Fesih Bozan
Fesih Bozan
Giriş Tarihi : 07-01-2020 20:00

Orta Doğu’da Fotoğrafın Tümünü Görmek

“3 Ocak 2020… “ABD,  İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’yi ABD Başkanı Trump’ın talimatı ile öldürdü.”

Günlerdir bütün dünya ABD’nin bu saldırısını ve öldürülen Kasım Süleymani’yi konuşuyor. Kimi lehte kimi aleyhte.  Kasım Süleymani, kimine göre “kahraman” kimine göre “Sünnilerin ve Kürtlerin katili”.

Bunun doğruluğu yanlışlığı ayrı bir konu. Elbette biz, mezhep, ırk, dil ve din farklılığından dolayı hiç kimse kimseyi öldürmesin, katliamlara uğramasın ve herkes mezhebi, ırkı, dili ve dini ne olursa olsun beraber yaşayabilsin istiyoruz.

Biz istiyoruz ki, Bölgedeki devletler ve halklar, birbirlerini savaşarak yok etmek için harcadıkları enerji ve gayreti, barış içinde beraber yaşamaya harcamalı ve bunun yolarını aramalıdır. Bundan dolayı öldürme ve katliamlar, kimden gelirse gelsin ve kime yapılırsa yapılsın, tasvip etmemiz mümkün değildir.

Ama eğer biz, bu saldırıya sadece Kasım Süleymani’nin öldürülmesi şeklinde bakarsak, çok eksik bakmış, doğru değerlendirmelerde bulunmamış ve yarın için gerekli tedbirleri almamış oluruz.

Herkes bilmeli ki, Kasım Süleymani, doğru olsa bile, ne Sünni katili ve ne de Kürt katili olduğu için öldürülmüş değildir.  ABD’nin esas meselesi terör devleti İsrail’in güvenliğidir. Bu saldırı, ABD ve İsrail’in düşman kabul ettiği ülke, örgüt veya fert, hiç fark etmez, bunları yok etmeye yönelik yaptığı bir hamledir.

Şimdi fotoğrafın tümünü görmek ve sonrasını tahmin etmek için bazı söylemleri ve olan olayları hatırlayalım.

İsrail’in, “Nil ve Fırat arasındaki “Arz-ı Mev’ud” ve “Büyük İsrail devletini kurma” inancı,

BOP,

“ABD’nin 1980 sonrası politikası, “Müslüman ülkeleri birbirleriyle veya kendi içinde savaştırmak,”

“22 İslâm ülkesinin sınırlarının yeniden çizilmesi”,

“Bölgedeki 5 devletten 14 yeni devlet oluşturulması”,

“Bölge ülkelerinde terör örgütlerinin kurdurulması, taşınması ve her türlü desteğin sağlanması”,

“Merhum Erbakan’ın “D8’i kurması sonrası darbeye uğraması”,

“Yemen üzerinden “Sünni ve Şii çatışması” bloğunun tesis edilmesi”,

“Türk-Kürt-Arap ve Fars halklarının karşı karşıya getirilmek istenmesi”,

“Bütün Emperyalist ülkelerin bölgede faaliyet göstermesi”,

“Bölgedeki Müslüman ülkeler arasında diyaloğun kurulmasının şu veya bu sebeplerle engellenmesi”,

“İslâm Coğrafyasının silah deposu haline getirilmesi”.

Bunların hepsini yan yana getirip beraber düşündüğümüzde bu olayların bir rastlantı olmadığını ve temel amacın “Büyük İsrail Devleti’nin” kurulması olduğudur. Bunun için de engel olabilecek güçlü ülkelerin bertaraf edilme gayretleri olduğu açıktır. Bununla beraber ülkeler küçüldükçe, emperyalist ülkeler tarafından idare edilmesi ve sömürülmesi daha kolaylaşmış olacaktır. Bundan dolayı var güçleriyle ırk ve mezhep üzerinde çatışmaların zemininin oluşturmak ve çeşitli örgütleri kurup her yönden beslemektedirler.

İşin acı tarafı, bunca oyuna rağmen halen Müslümanlar şaşkınlığı üzerlerinden atamamış ve kafaları karışık durumda... Müslüman ülkelerin liderleri, Müslümanları birbiriyle savaştıran kan emici ABD ve diğer emperyalist ülkelerin yaptıklarına dolaylı olarak destek verir, muhafazakâr Müslümanlar da onların şarkılarını söyler ve sevinçlerine ortak olur. Muhafazakârlar, Kasım Süleymani’nin ölümüyle sevinç çığlıkları atan Trump ve terör devleti İsrail’in Başbakanı Netanyahu ile aynı safa düşmüşlerdir. Ne garip değil mi?

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, “Yakın zamanda çıkan bir araştırmaya göre, son 25 yılda dünyadaki mücadele ve savaşlarda ölen Müslümanların sayısı 12,5 milyonu bulmuştur” diyor.

Vuran ABD, Rusya, İsrail, Fransa, İngiltere, Çin... Ölen Türk, Kürt, Arap, Fars, Afgan, Çeçen... Hepsi Müslüman… Manzara bu iken biz Müslümanlar, halen neyin tartışmasını yapıyoruz? Ne kadar acı bir durum!

Artık şunu görmek gerekir ki İsrail, bölgemizde varlığını koruduğu, Siyonistler inandıkları hedeflerden vazgeçmediği veya İslâm Birliği kurulmadığı sürece, bölgemizde barışın sağlanması mümkün değildir.

Tek çözüm, bölge ülkelerinin ve halklarının aralarındaki farklılıkları bir kenara bırakarak bir araya gelmeleri, “Medine Sözleşmesi” benzeri bir anlaşma yaparak öncelikle Bölgeden ABD ve diğer emperyalist ülkeleri topraklarından kovmaları ve sonrasında kendi aralarında var olan sorunları oturup kanuşmalarıdır. Yoksa ABD, Siyonizm, Rusya, Çin veya AB canavarları tarafından hepsi tek tek yutulacaklardır.

Vesselâm...

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA