Mustafa Tuncer
Mustafa Tuncer
Giriş Tarihi : 19-03-2020 09:14
Güncelleme : 19-03-2020 09:19

Virüs, Silahlanma ve Hollywood / Film Seti Değil Gerçek Hayat

Steven Soderbergh’in Salgın “Contagion”  filmi bir öksürükle başlıyor.

Minnesota’lı bir kadının, Hong Kong’daki iş gezisinden ABD’ye taşıdığı ölümcül bir virüs üzerine kurulu film. 2011 yapımı olmasına ragmen, bugünlerde bütün dünyayı etkisi altına alan Corona virüsü sonrası tekrar, tüm dünyada en çok seyredilen filmlerden birisi haline geldi.
 
Yaşanan bireysel dıramların ötesinde filmde üç şey dikkat çekiyor; Hastalığın kontrol edilemez bir hızla dünya geneline yayılışı, bilim insanlarının bu virüs karşısındaki çaresizliği ve sosyal/toplumsal  kaos.
 
Hemen hemen tüm Hollywood filmlerinde olduğu gibi “Güçlü Amerika” vurgusu işleniyor bilincaltına. Tüm dünyanın çaresizlik içinde kıvrandığı bir ortamda bir nevi “Süperman/ Rambo”  kurtarıcı propagandası sahneleniyor.  Amerikalı asker ve bilim insanlarının özverisiyle dünya bu virüsten temizleniyor. Filmin sonunda ise virüsün, Hong Kong’da bir yarasanın yediği  muzun küçük bir parçasının domuz çiftliğine düşmesi üzerinden, virüsün domuza, oradan da insana geçtiği gösteriliyor. Corona virüsü haberlerinin ilk çıktığı günlerde Çin’de yarasa vb canlıların yenmesi konularının da hiç de tesadüfi olmadığını getiriyor akıllara.
 
“Salgın” filmi gibi dünyayı etkisi altına alan, hayatı tamamen durduran, insanların yemek bulmak ve kişisel güvenliklerini sağlamak için birbirlerini öldürmeye çalıştığı sahnelerle dolu onlarca film sıralanabilir. Nitekim  bu içerikteki filmler, bugünlerde henüz resmi bir karar alınmasa da sokağa çıkmaktan kaçınan ABD halkının, evlerinde vakit geçirirken en çok seyrettiği yapımlar  arasında.
 
Bahsettiğim türdeki filmlerin beyaz perdede her zaman alıcısı olmuştur ve bu konular üzerine sürekli farklı senaryolar üretilerek çok sayıda film çekilmiştir. Fakat henüz başlayan ve bizi nereye sürükleyeceği belli olmayan “Corona” sonrası bu filmlerin toplum üzerindeki etkisi, saklanamaz bir biçimde kendisini göstermeye başladı.
 
ABD bir tüketim toplumudur. Ticari hayat, müşterileri/ tüketicileri, para harcarken rahat ettirme ve daha fazla tüketmelerini sağlamak üzerine kuruludur. Amerika’nın normal hayat koşullarında durum böyleyken, olağanüstü hallerde ise bu refleks kendisini daha saldırgan bir şekilde gösterir. Nitekim ne zaman yaklaşan bir kasırga  haberi olsa,  ya da kar yağışı mevsim standartlarının biraz üzerinde seyretse, marketlerde uzun kuyruklar oluşur ve temel gıda reyonlarında ürünler çabucak tükeniverir. Alışveriş sepetleri, ağzına kadar gerekli gereksiz birçok malzemeyle doldurulur. Yani Amerikan halkı, herhangi bir tehdide karşı hızlı bir refleks göstererek zaten geniş olan evlerinin bir bölümünü tuvalet kağıtları, su, hazır gıda, buzdolaplarını ve ise etle doldurmaya alışıktır.
 
Bugünlerdeyse durum çok daha farklı. Çin’de salgının hızla yayılışını televizyon ekranlarından seyreden ABD halkı, hastalığın kendi sınırlarına gelmesi sonrası marketler ve eczaneler önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Temizlik maddelerini sadece bir gün içerisinde stokladı, tuvalet kağıdı gibi ürünleri raflardan temizledi. Tavuk, et ve su gibi ürünleri alabilmek için sabahın erken saatlerde marketlerin önünde oluşan kuyruklar hayatın rutini haline geldi.

Başkan Donald Trump’ın temel gıda malzemelerinin düzenli olarak üretiminin devam ettiğini söylemesine ragmen, halk hala stok yapmaya çalışıyor. Ulusal Tavuk Üreticileri Derneği stoklarında 950 milyon pound (yaklaşık 430bin Ton) tavuğun hali hazırda bulunduğunu açıkladı. Benzeri açıklamalar toplumu rahatlatmak için diğer gıda üreticisi firma ve kurumlar tarafından da yapıldı.
 
Yine de yaşanan bu paniğin temel sebebi, muhtemel bir sokağa çıkma yasağına karşı hazırlık.  Fakat ABD’nin en saygın okullarından olan  Columbia Üniversitesi’nin araştırmacılarından Mark Cohen’in sözleri ise, daha büyük bir tehlikeye işaret ediyor. Cohen şöyle diyor. “24 saat içerisinde bir iki haftalık stok yapma niyetiyle raflar boşaltıldı, şüphesiz ki bu anlaşılabilir bir kaygı. Lakin hastalığın henüz baslaması ve, stoklama iştahının ne kadar daha devam edeceğinin bilinmemesi kaygı verici. Asıl sorun ise gıda üreticilerinin bu hıza yetişememesi durumunda halkin nasil bir tepki verecegi”
 
İşte tam da bu noktada dikkat çeken diğer bir husus, yazının başlığında da belirttiğim halkın “silahlanma” refleksi.
 
ABD’de silah alacak her kişi için adli bir soruşturma yapılır. Bu adli soruşturma silah dükkanlarında, bilgisayar üzerinden beş-on dakikada yapılabilen bir ön soruşturma. FBI’ın kamuyla paylaştığı kaynaklara göre, geçtiğimiz Ocak ve Şubat aylarında 5.5 milyon kişinin silah satışı sebebiyle adli soruşturması yapıldı. Şubat ayı baz alındığında ise 2019 yılına göre yüzde 38’lik bir artış olduğu belirtiliyor. Mart ayında ise bu rakamın, geçen seneye oranla çok daha yüksek bir seyir gösterdiğine dikkat çekiliyor.
 
Baska bir ifadeyle, zaten silahlanmaya karşı özel bir ilgisi olan Amerikan halkının, silahlanma talebinin adeta patlama noktasına gelmesi tehlike çanlarını çalıyor.
 
 New York Times gazetesinin yaptığı bir araştırmada, silah satış mağazalarına giden insanların büyük çoğunluğunun, ilk defa silah sahibi olmak isteyen insanlardan oluşması, vurgulanıyor. Yine aynı araştırmada dikkat çeken diğer bir nokta ise, insanların silah almak isteme sebepleri; Corona virüsü (Covid-19)  sonrası alışverişlerde çıkacak muhtemel kaos, raflarda ürünlerin bitmesi, evlerinin soyulma korkusu ve polis acil hattının “911” kitlenmesi sonrası çaresiz kalabilecekleri korkusu.

Bu konuda Philadelphia şehri polis departmanının önceki gün çalışanlarına yolladığı bir e-mail basına sızmıştı. İlgili elektronik postada soygun, oto hırsızlığı, uyuşturucu satışı vb. şiddet içermeyen suçlara, tutuklama yapılmayacağı ile ilgili bilgi veriliyordu. Yani oluşabilecek kaosun büyüklüğü karşısında kolluk kuvvetlerinin bazı suçları adeta görmezden gelebileceği vurgulanıyordu.
 
Yazımın başında bahsettiğim “Salgın”  filminde neredeyse birebir bu kurgular işlenmişti. Bireysel silahlanmanın en fazla olduğu ülke olan ABD’de gıdası, tuvalet kağıdı, ya da suyu tükenen halkın, elindeki silahlarla hem kendisine hem de çevresine nasıl bir tehdit oluşturabileceğini tahmin etmek çok da zor değil.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3266
  • 2Trabzonspor3262
  • 3Sivasspor3257
  • 4Beşiktaş3256
  • 5Galatasaray3252
  • 6Alanyaspor3251
  • 7Fenerbahçe3250
  • 8Gaziantep FK3242
  • 9Antalyaspor3241
  • 10Göztepe3239
  • 11Kasımpaşa3239
  • 12Gençlerbirliği3236
  • 13Denizlispor3235
  • 14Konyaspor3233
  • 15Yeni Malatyaspor3232
  • 16Çaykur Rizespor3232
  • 17Kayserispor3232
  • 18MKE Ankaragücü3229
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA