Fesih Bozan
Fesih Bozan
Giriş Tarihi : 04-06-2020 17:07
Güncelleme : 04-06-2020 17:17

Tarım ve çiftçi can çekişiyor

“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.” (Kızılderili atasözü)

“Son fabrika satıldığında, son üretici toprağını terk ettiğinde,  beyaz AK Partili adam beton ve asfaltın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak." (Temel Karamollaoğlu)

Günümüzde 3F  (Food, Fuel ve Finance) krizlerinden bahsedilmektedir. Bunlar, Gıda, Petrol ve Finans olarak isimlendirilmektedir. Petrol ve finans krizlerine açık olan ve zafiyetleri bulunan Türkiye, son dönemdeki yanlış tarım politikaları nedeniyle şu anda gıda krizine de kapı aralamıştır. Aşağıdaki bir kaç rakam, aklımızı bir an önce başımıza almamız gerektiğini göstermektedir. 

Tarım ve İnşaatın GSYH İçindeki Paylarında Değişimi 

'Tarım ve üretim mi yoksa betonlaşma mı?' sorusunun cevabında tarım ve inşaatın, 2002 yılından bu yana millî gelir içindeki paylarında ibrenin betonlaşma yönünde yükselişte olduğunu görmekteyiz.
  
 Tarımın ikinci plana itildiği, toprağın önemsizleştirildiği, buna karşılık betonun yüceltildiği politikaların bir sonucu olarak yüksek gıda enflasyonu yaşıyoruz. Gıdada dışa bağımlı hale geldik. Gıda arz güvenliğimiz ciddi riskler içeriyor. Dış ticaret dengesi tarım ve hayvancılık aleyhine işliyor. Cari açığımız artıyor. 

 Çifçinin, artan maliyetlere rağmen kendisine sağlanması gereken desteklerin mevzuatta öngörülen millî gelirin %1’lik tutarının çok altında kalması, çiftçinin tarlasını, ürününü ve ekmeğini her geçen gün azaltmaktadır. 2018'de çiftçimize dağıtılan destek 14 milyar 489  milyon TL, 2019'da 16 milyar 989 milyon TL... Hâlbuki, millî gelir 4 milyon 280 milyar TL olduğuna göre, çifçimize 42.8 milyar TL dağıtılması gerekirdi.

Tarım Arazisi Azalmaktadır

2002 yılında Türkiye nüfusu 66.401.851 kişi iken, 2019 yılında 83 154 997 kişi olmuştur. 2002-2019 döneminde Türkiye nüfusu %25,2 artış göstermiştir. 2002-2019 döneminde artan nüfus ve buna bağlı olarak artan gıda ihtiyacına rağmen tarım arazilerimiz %11,7 oranında azalmıştır. ÇKS’de kayıtlı çiftçi sayısı, 2002 yılında 2.588.666 iken 2017 yılında %17,6 azalarak 2.132.491’e düşmüştür. 2002 yılından 2019 yılına kadar tarım ve hayvancılık ABD doları bazında, ihracat %214,2 artmışken, aynı dönemde ithalat % 490,2 olarak gerçekleşmiştir. Tarım Bakanı'nın, “bizim paramız var, dışarıdan ithalat yapıyoruz” demesi garabettir.  Sayın Bakan, paranız varsa çifçinizi destekleyin!

İktidar: Her şeyden önce, tarım sektörüne hak ettiği önem verilmeli, üvey evlat muamelesi yapılmaktan vazgeçilmelidir. Beton yerine toprak, betonlaşma yerine üretim tercih edilmelidir. Rantın yerine adil bölüşüm almalıdır. 

Çiftçiye Sahip Çıkan Yok

Diyarbakırlı çifçilerimizin sorunları:

 1) Tedaş'ın çiftçinin parasına el koyması: Dicle Elektirik Kurumu, çiftçinin hesabına yatırılan pamuk, gübre, mazot, buğday destekleme primlerine borca mahsuben direkt el koymaktadır. Bu uygulama, bir trafodan 10 çifçi sulama yapıyorsa, şayet bu trafo sahibi olan çifçinin elektirik borcu varsa, o borcu tahsil etmek için 10 çifçinin de primlerine el koymaktadır. Bu durum borcu olmayan çifilerimizi zora sokmaktadır. Kaldı ki borcu olan çiftçiden tahsilatı yapmak için bu ülkenin icra daireleri ve mahkemeleri vardır. Alacağını bu şekilde takip eder, mahkeme karar verirse hesabına giren paraya el koyarsın. Suçlulukta şahsilik esastır.

 Bu konuyu Dicle Elektirik Kurumu yetkililerine sordum ve bu durumu teyit ettim. Bakanlar Kurulu kararıyla Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Siirt, Şırnak ve Batman illerini kapsayan altı il için, kendilerine bu yetkinin verildiğini ifade ettiler. Türkiye'nin 81 ilinden neden sadece 6 il?.. Bu vatandaşlar arasındaki eşitlik ilkesine ters değil midir?..

  2) Elektirik fiyatlarının çok yüksek olması: Çiftçimiz elektirik fiyatının  %55 ni ödediği hâlde bu, astronomik rakamları buluyor. 

 3) Tarım Sigortası (TARSİM): Tarım sigortasıyla çiftçinin oluşan zararını karşılanması gerekirken, yangın, dolu, aşırı yağış veya ürünün yanması gibi birçok kalemde çiftçin zararını ödemiyor. Tabiri yerinde ise, Tarım sigortası zararı ödememek için bin dereden su getiriyor. Sanki görevi çiftçiden sadece para kazanmaktır.

 4) Tarım sigortası olmayan çiftçilerimizin de herhangi bir afette zararı karşılanmıyor.

  5) Devletin, 2020 için buğdaya verdiği fiyat düşüktür. Yumuşak buğdaya 1.650  TL, sert buğdaya 1.800 TL fiyat açıklandı. Bu fiyatın 100-150 TL'si gidere gidiyor. Hâlbuki devlet fiyatı açıklamadan önce serbest piyasa fiyatı daha yüksekti. Bu açıklamada çifçinin aleyhinde olmuştur.

 6) Girdi fiyatları ciddi oranlarda artarken, çiftçilerin ürünlerine verilen fiyatlar çiftçimizi kurtarmamaktadır.

 7) Devletin fiyatları, regüle etmesi ve çiftçiyi koruması gerekirken maalesef çifçiler zamlara karşı korumasız durumda.

8) Diyarbakır, 4.5 milyon hektar ekilebilir alana sahip. Mercimekte 1. sırada, buğdayda 3-4. sırada tarımda önemli bir paya sahipken, tarım ve çifçilerin sorunlarını yerinde görmek, tespitler yapıp çözümler üretmek için 10 temmuz 2018 yılında göreve başlamış, yani 2 yıldır görevde bulunan Tarım Bakanı bugüne kadar Diyarbakır'a gelmiş değil. Neden? 

9) 2019 pamuk destekleme primi hâlâ ödenmemiş. Bu primin acilen ödenmesi gerekir.

10) 2019 yılında üretilmiş 2020 yılına ait serfitikalı tohum primi hâlâ ödenmemiş. En kısa zamanda ödemesi gerekir.

11) Sulama Birliği de esnafın hesabından otomatik para çekiyor. Devlet kurumları alacaklarının tahsili için her türlü kendisini garantiye alırken çiftçinin geliri giderini karşılamış mı karşılamamış mı? Umurunda değil. O alacağının derdinde. Çiftçinin canı çıkıyorsa çıksın kimsenin umurunda değil.

 Ne yapılmalı?

1) Devlet çiftçiden elektirik, gübre, ilaç, mazot vergisi almayacak ki,  girdileri azalsın, çiftçi gönül rahatlığı ve severek toprağını eksin hizmet etsin.

2) Devlet ürünü uygun fiyata almalı ki, fiyattaki spekülasonlara karşı çiftçi mağdur olmasın.

 3) Devletin ürün bazında fiyat politikaları belirlenmeli. Yani pamuk, buğday, pirinç sebze, meyve için ayrı ayrı politikalar geliştirilmelidir.

4) Bilimsel tarım işletmeciliği yapılmalıdır. Bilinçsiz tarım ekiliyor. Ekim, tohum, gübre, ilaçlama, sulama gibi her alanda ziraat mühendislerinden oluşan teknik elemanlar desteğinin verilmesi lazım.

5) Canlı hayvan ve et ithalatı yerine bölgede hayvancılık için verilen teşvik artırılmalıdır.

6) Tarım sigortası olmayan çifçimiz de herhangi bir zarara uğradığında zarar devlet tarafından karşılanmalıdır.

7) 21 tane ile yapılan tohum desteği projesinde Diyarbakır neden yok? Diyarbakır'ın da dahil edilmesini bekliyoruz. 

NELER SÖYLENDİ?
@
Fesih Bozan

Fesih Bozan

DİĞER YAZILARI Yozlaşma, çürümüşlük ve istismarcılık 02-05-2021 23:10 104 Amiral’den AK Parti iktidarına Cansuyu bildirisi 11-04-2021 14:18 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 08-03-2021 23:42 28 Şubat darbesinin düşündürdükleri 28-02-2021 15:26 Bugün bir yıldız kaydı 27-02-2021 18:31 Yeni anayasa, “Benim anayasam” mı, “Bizim anayasamız” mı olacak? 11-02-2021 01:02 Siyasiler ve Gazetecilere Yapılan Saldırılar 26-01-2021 09:15 2020 yılı kötü müydü? 07-01-2021 12:53 Mesele iç hukuk mu, AİHM mi? 31-12-2020 08:44 Covid-19 salgınının düşündürdükleri 07-12-2020 22:34 AKP iktidarının ekonomi ve yargıda reform sözleri ve Nasrattin Hoca 19-11-2020 18:12 Yanan ışıklar mı, sönen ocaklar mı? 19-10-2020 20:25 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -2 10-10-2020 23:21 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -1 03-10-2020 17:06 Sakarya ve benzeri saldırıların düşündürdükleri 17-09-2020 15:01 Algı üzerine kurulu bir yönetim anlayışı 30-08-2020 13:15 Geleceğe dair umudun var mı? 20-08-2020 12:22 Sosyal medyayı denetleme mi düzenleme mi? 05-08-2020 13:44 Darbelerin perde arkasını görebilmek 27-07-2020 19:37 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -2 06-07-2020 13:54 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -1 29-06-2020 12:45 Tedricen değişmek ya da değiştirilmek 12-06-2020 23:02 Tarım ve çiftçi can çekişiyor 04-06-2020 17:07 Diyarbakır’ın Fethi ve Anlamı 29-05-2020 00:48 1 Mayıs İşçi Bayramı (!) 01-05-2020 15:02 Yardım, Kutuplaştırma ve Her Alanda Tekelleşme 01-05-2020 07:46 Kovid-19’un ortaya çıkardığı gerçekler ve sosyal devlet anlayışı 13-04-2020 14:58 Ceza İnfaz Paketi 31-03-2020 22:33 Üçüncü Yargı Reformu ve İstanbul Sözleşmesi 27-03-2020 22:05 Kürtlere Yapılan Soykırımın Adı: HALEPÇE 18-03-2020 21:40 Corona Virüsün Ortaya Çıkardığı Virüsler (!) 16-03-2020 18:50 Kurtlar Sofrasındaki Menü: Suriye 04-03-2020 04:35 Adalet Konuşulmaz Yaşanır (2) 07-02-2020 23:12 Adalet konuşulmaz, yaşanır (1) 21-01-2020 15:38 Orta Doğu’da Fotoğrafın Tümünü Görmek 07-01-2020 20:00 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (2) 16-12-2019 21:33 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (1) 11-12-2019 19:02 Beştepe’ye Giden CHP’li Kim? 28-11-2019 14:10 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (2) 17-11-2019 11:39 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (1) 13-11-2019 19:19 Fırat’ın doğusuna müdahale (3) 30-10-2019 21:45 Fıratın doğusuna müdahale  (2) 21-10-2019 02:01 Fıratın Doğusuna Müdahale (1) 13-10-2019 18:15 Toplumsal uzlaşının kodları 02-10-2019 19:56
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA