Fesih Bozan
Fesih Bozan
Giriş Tarihi : 12-06-2020 23:02

Tedricen değişmek ya da değiştirilmek

Bazen sohbet ettiğimiz kişiler “Elhamdülillah, ailece bugüne kadar hiç sola oy vermedik, hep sağ partilere oy verdik” diyorlar.

Sağdaki partilere oy verildi de ne fark etti, ne değişti?  “Düzen aynı düzen; sadece uygulayan el ve uygulama şekli değişti. Sonuçta biz Müslümanlar ve toplum olarak duyarsızlaştık, dünyevileştik, değiştik ve değiştirildik.

Hatırlanacağı üzere, 1950’lerden bugüne sol partiler, hiçbir dönemde tek başına iktidar olamamış. 70 yıldır, hep ‘sağ’ ve ‘muhafazakâr’ diye tanımlanan Demokrat Parti, Adalet Partisi, ANAP ve AK Parti iktidar olmuş. Son 18 yılda da AK Parti tek başına ve güçlü bir şekilde iktidarda.

1950 öncesi, o zamanki CHP kadroları, medrese, tekke, zaviye ve bazı camileri kapatmış, ezanı Türkçe okutmuş, İslâmî adet, giyim ve kuşamı baskı altına almış, millete ciddi sıkıntılar yaşatmıştı. İnançlarımızla çelişip çelişmediğine bakılmaksızın, hayatı düzenleyen tüm kanunlar,

1926 Medeni Kanunu İsviçre,1926 Borçlar Kanunu İsviçe,

1926 Ceza Kanunu İtalya,

1926 Ticaret Kanunu Almanya,

1929 Ceza Mahkemeleri Kanunu Almanya,

1929 Deniz Ticaret Kanunu Almanya,

1929 İdare Kanunu Fransa,

1932 İcra ve İflas Kanunu İsviçre’den ithal edildi.

Bu “sağ ve muhafazakâr” denilen partiler neyi değiştirdi? Bu dönemlerde ezan tekrar Arapça okundu, baskılar nispeten kalkmaya başladı; ancak devrim ve batılılaşmayla ilgili diğer uyum yasaları, artan bir hızla bu dönemlerde de uygulanmaya hep devam etti.

Hatta Batılılaşma, AK Partili yıllarda daha da büyük bir hız kazandı. Öyle ki, Avrupa Bakanlığı kuruldu; Dışişleri Bakanı, “Son 20 yılda Avrupa Müktesebatı ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi standartları ile uyumlu 2 binden fazla yasa çıkardıklarını” söyledi.  

Sağ ve Muhafazakâr Partilerin eliyle Müslümanlar, daha kolay ve sorunsuz bir şekilde sisteme entegre edildi. Haramlara karşı Müslümanların direnci kırıldı, tepkileri yavaş yavaş azaldı, hatta kendileri işlemeye başladı. Haramlar sıradanlaştı. Dolaysıyla, “İnandığın gibi yaşamazsan yaşadığın gibi inanmaya başlarsın” sözünün gerçekleştiği bir toplum meydana geldi.

Sağ ve Muhafazakâr parti liderleri, seçim meydanlarında Allah’tan Peygamber’den Kur’ân’dan ve İslâm’dan bahsederek oy istediler; ancak seçim sonrası iktidara geldiklerinde Allah’ın hükümlerinin uygulanması için bir çaba içinde olmadılar; sadece haramların şekli ile ilgilendiler.

Örneğin, “Millî Piyango ‘kumardır’, kaldıralım’ demediler, topları çeken bayanların etek boylarını uzattılar. ‘Faizi kaldıralım’ demediler, faizin oranlarını düşürüp vadeleri uzattılar. Rüşveti hediye, yolsuzlukları ihale kılıfıyla yaygınlaştırdılar. Kısacası Allahın hükmü, yalnız camide, cenaze yıkamada, oruçta, zekâtta geçti.

Son dönemden bir örnek verecek olursak, seçim meydanlarında Kur’ân-ı Kerim’i havaya kaldıranlar, seçim sonrası iktidara geldiklerinde  “faiz alan ve veren Allah ve Resulüne savaş açmıştır” (Bakara, 278-279) ayetine binaen, hesap uzmanlarından bir komisyon kurarak faizsiz bir ekonomi ve faizsiz bankacılık nasıl olmalı diye alternatif aramamış, aksine hazırladıkları tüm ekonomik paketlerde milleti bankalardan faizli krediler kullanmaya teşvik etmişlerdir. Üstelik bir müjde ve büyük bir fırsat sunulmuş gibi, balandıra balandıra “maşallah”la, “Allah bereketini versin” “hayırlı olsun” dilekleriyle vatandaşa sunmuşlardır.

Kapitalizmin sömürü aracı olan faizi, bir serumun damlaları gibi, planlı ve programlı bir şekilde, “düşük faiz” sloganıyla, toplumun her kesimine yayma gayretinin içinde oldular.

Özetle Müslümanlar, sağ ve muhafazakâr kişilerin eliyle, başta faiz olmak üzere, İslâm’ın tedricen kaldırdığı tüm haramlara,  tedricen alıştırılmışlardır. Müslümanlara, sol partilerin eliyle ölümü gösterip, sağ ve muhafazakâr partilerin eliyle sıtmaya razı edilmişlerdir.

Diğer üzücü bir taraf da, adaletsizliklere, hukuksuzluklara, haksızlıklara ve her türlü gayri İslâmî ve gayri insanî icraatlara karşı itiraz edecek yeni Ebu Hanifelerin ve Ahmet B. Hanbellerin çıkmaması. Medrese ve camilerin açık olmasını, müderris ve alimlerin çoğunluğu tarafında yeterli görüldü. “Elhamdülillah medreselerimiz açık” diyen ve saray sofralarında yer bulan veya sultanın iltifatına mazhar olan alimler, müderrisler ve kanaat önderlerimiz, iktidarın tüm haramlarla ilgili icraatlarına karşı dilleri ve gözleri bağlanmış toplumun, “haramları” işlemesine göz yummuşlarıdır.

Bize düşen, İslâm’ı, Kur’ân ve sünnetten öğrenmek, İslâm’ı bir bütün olarak kabul etmek, İslâm’ın bir kısmının, tümü olmadığını, İslam’ın konuşulan değil yapılan ve yaşanan bir din olduğunu, kişinin konuşmasına değil, icraatlarına bakılması gerektiğini, bir Müslüman olarak, artık anlamamız gerekir.

Vesselâm.

NELER SÖYLENDİ?
@
Fesih Bozan

Fesih Bozan

DİĞER YAZILARI Yozlaşma, çürümüşlük ve istismarcılık 02-05-2021 23:10 104 Amiral’den AK Parti iktidarına Cansuyu bildirisi 11-04-2021 14:18 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 08-03-2021 23:42 28 Şubat darbesinin düşündürdükleri 28-02-2021 15:26 Bugün bir yıldız kaydı 27-02-2021 18:31 Yeni anayasa, “Benim anayasam” mı, “Bizim anayasamız” mı olacak? 11-02-2021 01:02 Siyasiler ve Gazetecilere Yapılan Saldırılar 26-01-2021 09:15 2020 yılı kötü müydü? 07-01-2021 12:53 Mesele iç hukuk mu, AİHM mi? 31-12-2020 08:44 Covid-19 salgınının düşündürdükleri 07-12-2020 22:34 AKP iktidarının ekonomi ve yargıda reform sözleri ve Nasrattin Hoca 19-11-2020 18:12 Yanan ışıklar mı, sönen ocaklar mı? 19-10-2020 20:25 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -2 10-10-2020 23:21 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -1 03-10-2020 17:06 Sakarya ve benzeri saldırıların düşündürdükleri 17-09-2020 15:01 Algı üzerine kurulu bir yönetim anlayışı 30-08-2020 13:15 Geleceğe dair umudun var mı? 20-08-2020 12:22 Sosyal medyayı denetleme mi düzenleme mi? 05-08-2020 13:44 Darbelerin perde arkasını görebilmek 27-07-2020 19:37 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -2 06-07-2020 13:54 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -1 29-06-2020 12:45 Tedricen değişmek ya da değiştirilmek 12-06-2020 23:02 Tarım ve çiftçi can çekişiyor 04-06-2020 17:07 Diyarbakır’ın Fethi ve Anlamı 29-05-2020 00:48 1 Mayıs İşçi Bayramı (!) 01-05-2020 15:02 Yardım, Kutuplaştırma ve Her Alanda Tekelleşme 01-05-2020 07:46 Kovid-19’un ortaya çıkardığı gerçekler ve sosyal devlet anlayışı 13-04-2020 14:58 Ceza İnfaz Paketi 31-03-2020 22:33 Üçüncü Yargı Reformu ve İstanbul Sözleşmesi 27-03-2020 22:05 Kürtlere Yapılan Soykırımın Adı: HALEPÇE 18-03-2020 21:40 Corona Virüsün Ortaya Çıkardığı Virüsler (!) 16-03-2020 18:50 Kurtlar Sofrasındaki Menü: Suriye 04-03-2020 04:35 Adalet Konuşulmaz Yaşanır (2) 07-02-2020 23:12 Adalet konuşulmaz, yaşanır (1) 21-01-2020 15:38 Orta Doğu’da Fotoğrafın Tümünü Görmek 07-01-2020 20:00 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (2) 16-12-2019 21:33 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (1) 11-12-2019 19:02 Beştepe’ye Giden CHP’li Kim? 28-11-2019 14:10 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (2) 17-11-2019 11:39 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (1) 13-11-2019 19:19 Fırat’ın doğusuna müdahale (3) 30-10-2019 21:45 Fıratın doğusuna müdahale  (2) 21-10-2019 02:01 Fıratın Doğusuna Müdahale (1) 13-10-2019 18:15 Toplumsal uzlaşının kodları 02-10-2019 19:56
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA