Fesih Bozan
Fesih Bozan
Giriş Tarihi : 27-07-2020 19:37
Güncelleme : 27-07-2020 19:47

Darbelerin perde arkasını görebilmek

27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 ve 15 Temmuz 2016 FETÖ hain darbesi. 

Darbelerin sebepleri ve arkasındaki güçler görülmeden darbelerin önlenmesi ve gerçek suçluların ortaya çıkarılması mümkün değildir.

Bilindiği gibi, başta ABD olmak üzere küresel güçler, gelişmekte olan ülkelerde sömürü düzenlerini kurmak veya sürdürmek için yandaş kadroları iktidara getirmeye çalışır veya daha önce iktidara getirmiş oldukları yandaş kadrolarda yorulma, yıpranma emarelerini gördüklerinde yeni kadroları iktidara getirmenin yoluna başvururlar. 

Yandaş kadroları, bazen para ve medya desteği vererek seçimler yoluyla, bazen de “darbe” yaptırarak iktidara taşırlar. Ama her şartta, sömürü planlarından hiç bir zaman vazgeçmezler.

Ülkemizde yapılan darbelere veya darbe teşebbüslerine bakıldığında darbenin arkasında hep NATO ve ABD çıktığı görülür. Son darbe girişimi olan FETÖ darbe kalkışmasının arkasında da ABD'nin olduğu kabul edilen bir gerçektir. FETÖ elebaşının halen ABD'de korunma altında olması ve  iade edilmemesi bunun açık delilidir.

Lübnanlı gazeteci İbrahim Musavi: Amerika'da neden hiçbir zaman darbe olmaz? Sorusuna, “çünkü orada darbeleri planlayan bir ABD Büyükelçiliği yoktur” demiştir. Yani “bir ülkeyi karıştıracak planlar genellikle o ülkedeki Amerika Büyükelçiliği'nde planlanır” demek istemiştir.

Elbette dünyadaki her devletle olduğu gibi Batılı ülkelerle de ilişkiler kurulacak ve ticaret yapılacaktır. Ancak  hiçbir zaman, Batılı ülkelere güvenilmemesi gerektiği unutulmamalıdır.

Hayatın her alanında, kişiler hata işleyebilir, ama devleti idare edenlerin hata yapma hakkının olmadığı kanısındayım. Çünkü onların hatasından, yalnız kendileri değil, millet ve ülke zarar görür. Devleti idare edenlerin, hatalarını kabul etmesi, onları mesuliyetten kurtarmaz.

Gelecekte, yeni darbe girişimleriyle karşılaşmamak için, 15 Temmuz'u ve diğer darbeleri, samimi ve ciddi bir şekilde araştırmalı, arka plan ve ilişkiler zinciri ortaya çıkarmalı ucu ve kuyruğu kime değerse değsin, şu parti bu parti, alt veya üst makam demeden gereği yapılmalıdır. 

Bütün olumsuzlukları dış güçlere bağlamak elbette doğru olmaz. İdareciler, söylemleriyle değil, icraatlarıyla yerli ve milli olduklarını göstermeli ve darbelere zemin oluşturmamalıdırlar.

Bunun için de; başta iktidar olmak üzere tüm siyasiler, vatandaşları kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı, ötekileştirici dil yerine, sevgi, barış, adalet, birlik ve beraberliği güçlendirecek, söylem ve icraatlarda bulunmalıdır. 

İktidar, vatandaşlar arasında milli gelirden adil paylaşım sağlamalı, siyasi görüş, ırk, dil, din, fikir ve düşünce gibi farklılıkları birer zengillik olarak kabul etmeli, baskı ve şiddetten uzak durmalı, fikir ve düşünce alanında özgürlükleri daraltmamalıdır. Ayrıca eğitimde de "önce ahlak ve maneviyat" prensibine önem vermelidir.

Darbe denilirken, genelde askeri darbeler kast edilir. Ancak, bir çoğumuzun ruhunun bile duymadığı,  alanlarda da  darbeler yapılır. Örneğin; “eğitimde” milli ve manevi değerlerden uzaklaşılması, nesillere yapılan bir darbe olduğu gibi, tarım, hayvancılık, sanayi ve teknolojide “yerli üretimi” engelleyici uygulamalar da bir darbedir. Hatta, cebimizdeki sigara, elimizdeki telefon, market raflarındaki ürünler, bindiğimiz otomobil, kullandığımız iş makinaları vs. eğer yabancı marka ise  “ekonomide”  darbe başarılı olmuş demektir.

Askeri darbelere karşı çıktığımız gibi, gençlerimizi milli ve manevi değerlerimize uygun müfredatla yetiştirerek, “eğitimdeki” darbeyi, yerli üretim için geniş kapsamlı yatırımlar yaparakta, “ekonomideki” darbeyi etkisiz hale getirmeliyiz. 

Rabbim! ülke ve milletimize, askeri darbe ve ihanetleri bir daha yaşatmasın, diğer alanlardaki darbeleri görecek feraset ve tedbirleri alacak iradeyi nasip etsin.

Vesselam...

NELER SÖYLENDİ?
@
Fesih Bozan

Fesih Bozan

DİĞER YAZILARI AKP iktidarının ekonomi ve yargıda reform sözleri ve Nasrattin Hoca 19-11-2020 18:12 Yanan ışıklar mı, sönen ocaklar mı? 19-10-2020 20:25 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -2 10-10-2020 23:21 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -1 03-10-2020 17:06 Sakarya ve benzeri saldırıların düşündürdükleri 17-09-2020 15:01 Algı üzerine kurulu bir yönetim anlayışı 30-08-2020 13:15 Geleceğe dair umudun var mı? 20-08-2020 12:22 Sosyal medyayı denetleme mi düzenleme mi? 05-08-2020 13:44 Darbelerin perde arkasını görebilmek 27-07-2020 19:37 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -2 06-07-2020 13:54 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -1 29-06-2020 12:45 Tedricen değişmek ya da değiştirilmek 12-06-2020 23:02 Tarım ve çiftçi can çekişiyor 04-06-2020 17:07 Diyarbakır’ın Fethi ve Anlamı 29-05-2020 00:48 1 Mayıs İşçi Bayramı (!) 01-05-2020 15:02 Yardım, Kutuplaştırma ve Her Alanda Tekelleşme 01-05-2020 07:46 Kovid-19’un ortaya çıkardığı gerçekler ve sosyal devlet anlayışı 13-04-2020 14:58 Ceza İnfaz Paketi 31-03-2020 22:33 Üçüncü Yargı Reformu ve İstanbul Sözleşmesi 27-03-2020 22:05 Kürtlere Yapılan Soykırımın Adı: HALEPÇE 18-03-2020 21:40 Corona Virüsün Ortaya Çıkardığı Virüsler (!) 16-03-2020 18:50 Kurtlar Sofrasındaki Menü: Suriye 04-03-2020 04:35 Adalet Konuşulmaz Yaşanır (2) 07-02-2020 23:12 Adalet konuşulmaz, yaşanır (1) 21-01-2020 15:38 Orta Doğu’da Fotoğrafın Tümünü Görmek 07-01-2020 20:00 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (2) 16-12-2019 21:33 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (1) 11-12-2019 19:02 Beştepe’ye Giden CHP’li Kim? 28-11-2019 14:10 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (2) 17-11-2019 11:39 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (1) 13-11-2019 19:19 Fırat’ın doğusuna müdahale (3) 30-10-2019 21:45 Fıratın doğusuna müdahale  (2) 21-10-2019 02:01 Fıratın Doğusuna Müdahale (1) 13-10-2019 18:15 Toplumsal uzlaşının kodları 02-10-2019 19:56
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA