Fesih Bozan
Fesih Bozan
Giriş Tarihi : 30-08-2020 13:15
Güncelleme : 30-08-2020 13:17

Algı üzerine kurulu bir yönetim anlayışı

Ak Parti iktidarının, vatandaşı ikna etme ve elinde tutmak için büyük bir çaba içinde olduğunu görüyoruz. Bunun için  vatandaşın piskolojisini etkileyecek bütün argümanları hiç çekinmeden kullanmaktadır.
Vatandaşın “evet” demesini etkileyecek faktörler nelerdir?
Vatandaş, kendilerine nasıl “itaat” edecek?
Vatandaş, inanç ve kültürüne ters gelen uygulamalara bile nasıl “evet” der ve göz yumar?
İktidar, bu taleplerini, gerçekleştirmek için, vatandaşın piskolojisini etkileyen bütün faktörleri medya ve devlet gücüyle çok etkili bir şekilde kullanabilmektedir.
İnsanı ikna etmek için, pek çok  etkili faktör vardır elbette. Ben bu yazımda iki tanesini hatarlatacağım. Biri, “otoritenin gücü”. Yani insan kendisinden daha bilgili ve yetkili olduğunu düşündüğü birilerinin sözlerini, hiç düşünmeden ve araştırma ihtiyacı duymadan doğru olarak kabul eder.
Vatandaşın iknasında bir diğer etkili faktör, “klik-pırr” yani “otomatik itaat tepkisidir.
Doğuştan itibaren, aile, okul, mahalle ve medya baskısıyla toplum, “otoriteye uymanın” doğru olduğuna inandırılır.  Böylece otoritenin yanlış olabileceğini sorgulamaz.
Oysaki her zaman bireyler, kendi aklını kullanmaya cesaret etmeli ve sorgulamaktan korkmamalıdır.
Ak Parti iktidarı, vatandaşın piskolojisini çok iyi tahlil ederek,  iknasında iki silahı çok iyi kullanmaktadır.

1) Korkutarak kendine çekme: Vatandaşı Muhalefet partilerinden uzaklaştırıp kendine yaklaştırma taktiği.
Bu taktiği özelikle seçim zamalarında çok kullanmıştır. Seçim zamanlarında  çok duyduğumuz bir kaç “klik-pırr” örneği verecek olursak;

“Zillet itifakı”
“Dış mihraklarla”, “Şer odaklarıyla işbirliği” yapıyorlar,
“Taksim kabemizdir” dediler
“Camiye ayakkabıyla girdiler”
“Camide içki içtiler”
“Bunlar Zerdüşt’tür”
“Ateist aday göstermişler”
“Bunlar bölücülerle anlaştı”
“Türkiye, Suriye ve Irak gibi mi olsun?
“İngiliz ajanı”
“Akp, kayb ederse ülke batar”
“Hocanın kemiklerini sızlatıyorlar” ... gibi.

2- Müjde ile kendine çekme,

Bir çok defa verilip unutulan, bu müjdelerden bir kaç örnek verecek olursak;

20 Kasım 2019 “Norveçli ve Kanadalı firmalar, Tekirdağ'ın Muratlı ilçesinde yürüttüğü keşif çalışmalarında bir köylünün tarlasında 286 milyar metreküplük doğal gaz rezervi tespit etti.”

16 Mayıs 2018: “Geçtiğimiz hafta Batman'ın Sason ilçesinde bulunan kaliteli petrol yatağından sonra bugün de Mardin ve Şırnak illerimizde kaliteli petrol yataklarının bulunması yüzleri güldürdü.”
20 Nisan 2016: “Adana'da, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yapılan aramada doğalgaz bulundu.”
24 Şubat 2016: “Sakarya'da özel bir firma tarafından yapılan sondaj çalışmaları sonucu Söğütlü, Serdivan ve Ferizli ilçelerinde 400 ve 450 metre derinlikte doğalgaz bulundu.”
14 Ekim 2015: “Karadeniz'de ortak olarak, petrol ve doğalgaz arayan Lukoil, PanAtlantic ve Romgaz şirketleri bugün yaptıkları basın açıklamasında 30 miyar metreküp gaz rezervi keşfettiklerini bildirdi.”
9 Ocak 2015: “Trakya'da faaliyet gösteren Kanada menşeli Marsa Enerji firmasınca, Poyraz sahasında yeni doğalgaz rezervi bulunduğu açıklandı. Marsa Enerji'den yapılan açıklamada, yeni keşfedilen doğalgaz rezervinin 600 milyon metreküp olduğu belirtildi.”
7 Şubat 2014: “Diyarbakır'da Türkiye'nin 40 yıl ihtiyacını karşılayacak kaya gazı bulunduğu ifade ediliyor. Güneydoğu Anadolu ve Trakya Bölgeleri’nin yanı sıra Karadeniz, Doğu Anadolu, Tuz Gölü civarı ve Toroslar, Türkiye’de kaya gazı olduğu düşünülen diğer alanlar olarak ön plana çıkıyor.”
9 Eylül 2004 Akçakocada doğalgaz bulundu. 2006, 2007, 2010, 2012, 2013... defalarca Akçakoca'da doğalgaz bulundu haberi yapılmış.  (Cumhurbaşkanın 21 Ağustos Cuma günü açıkladığı yer, yine aynı)
Sulamada da,  bir çok muhtelif yıllarda benzer vaadler ve “Gap sulama projesiyle Mardin ovasının suyla bulaşacağı müjdeleri verilmişti. Ama maalesef halen su bekleniyor.
Öte yandan Ekim 2009’da da ‘yerli uçak’ üretileceği açıklanmıştı ancak o günden bugüne yerli uçak üretimine dair ne bir AR-GE çalışmasını ne de bir gelişme yaşandığını duymadık.
Tamamı Yerli ve Milli diye büyük reklamlarla tanıtımı yapılan “TOGG” Ceo’su Gürcan Karakaş, “aracın motoru için Bosch ile görüştüklerini, batarya için Çin’le anlaşmak istediklerini, araç entegrasyonu için Alman EDAG’ı seçtiklerini” söylerken, tasarım için de "İtalyanlarla anlaştık" dedi.
Yine Atak Helikopterinin de motorunun yabancı olduğu öğrenildi. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ/TAI) tarafından üretilen ATAK helikopterinde Amerikan Honeywell ile İngiliz Rolls Royce’un ortak girişimi olan LHTEC şirketinin ürettiği CTS800 tipi motor kullanılıyor.
Elbette tüm vatandaşlar, kullandığımız her şeyin yerli ve milli olmasını ister ve bundan gurur duyar. Bununla beraber o mamülün kısmen ithal edilen parçalarla yapıldığı söylense yine kimse bir şey demez ve yüzde yüz yerli olması için dua ve destek verir. İşin yanlış tarafı, yüzde yüz yerli deyip, şatafatlı törenler ve reklam sonrası bilginin doğru çıkmamasıdır.
Türkiye'nin, dış politika, kovid-19, ekonomik kriz, yoksululuğun artması, TL'nin erimesiyle alım gücünün düşmesi ve işsizlik arasında sıkıştığı bu dönemde, iktidarın rahat nefes alması için müjdelere, özelikle 2023 yılı için (seçim yılı) umut vermeye ihtiyaçı vardı!
Kısacası iktidar, petrol, maden, doğalgaz, yerli otomobil ve yerli uçak gibi konuları, hep gündeme getirerek, hamasi söz ve geleceğe umut ekerek tabanını, kendisine bağlı, diri ve canlı tutmaya çalıştığını düşünüyorum.
İşin acı tarafı, faziletli ve hayırlı bir kurum olan siyaset kurumunun büyük darbe almasıdır. Genel olarak, siyasilerin müjde, vaad ve verdikleri sözleri doğru çıkmayınca, vatandaşın siyaset kurumuna ve siyasetçiye artık güveninin kalmadığını söyleyebiliriz.

Veselam

NELER SÖYLENDİ?
@
Fesih Bozan

Fesih Bozan

DİĞER YAZILARI Sakarya ve benzeri saldırıların düşündürdükleri 17-09-2020 15:01 Algı üzerine kurulu bir yönetim anlayışı 30-08-2020 13:15 Geleceğe dair umudun var mı? 20-08-2020 12:22 Sosyal medyayı denetleme mi düzenleme mi? 05-08-2020 13:44 Darbelerin perde arkasını görebilmek 27-07-2020 19:37 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -2 06-07-2020 13:54 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -1 29-06-2020 12:45 Tedricen değişmek ya da değiştirilmek 12-06-2020 23:02 Tarım ve çiftçi can çekişiyor 04-06-2020 17:07 Diyarbakır’ın Fethi ve Anlamı 29-05-2020 00:48 1 Mayıs İşçi Bayramı (!) 01-05-2020 15:02 Yardım, Kutuplaştırma ve Her Alanda Tekelleşme 01-05-2020 07:46 Kovid-19’un ortaya çıkardığı gerçekler ve sosyal devlet anlayışı 13-04-2020 14:58 Ceza İnfaz Paketi 31-03-2020 22:33 Üçüncü Yargı Reformu ve İstanbul Sözleşmesi 27-03-2020 22:05 Kürtlere Yapılan Soykırımın Adı: HALEPÇE 18-03-2020 21:40 Corona Virüsün Ortaya Çıkardığı Virüsler (!) 16-03-2020 18:50 Kurtlar Sofrasındaki Menü: Suriye 04-03-2020 04:35 Adalet Konuşulmaz Yaşanır (2) 07-02-2020 23:12 Adalet konuşulmaz, yaşanır (1) 21-01-2020 15:38 Orta Doğu’da Fotoğrafın Tümünü Görmek 07-01-2020 20:00 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (2) 16-12-2019 21:33 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (1) 11-12-2019 19:02 Beştepe’ye Giden CHP’li Kim? 28-11-2019 14:10 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (2) 17-11-2019 11:39 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (1) 13-11-2019 19:19 Fırat’ın doğusuna müdahale (3) 30-10-2019 21:45 Fıratın doğusuna müdahale  (2) 21-10-2019 02:01 Fıratın Doğusuna Müdahale (1) 13-10-2019 18:15 Toplumsal uzlaşının kodları 02-10-2019 19:56
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA