Advert
Mustafa Tuncer
Mustafa Tuncer
Giriş Tarihi : 13-10-2020 16:48

Maskeni Yak, Özgür Ol!

Türkiye gibi dünyanın birçok ülkesinde, Korona salgını sonrası maske kullanımı yetkililer tarafından tavsiye edilirken, hatta kullanımı mecbur tutulurken; Amerika’da maske tartışması toplum sağlığı ve bireysel özgürlük arasında alternatif bir siyasal tartışmaya dönüştü.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Covid-19 / Korona virüsüne yakalanmasından sonra dün Sanford, Florida’da katıldığı ilk seçim mitingine maskesiz çıkması, pandemiye karşı savunduğu argümanın arkasında durduğuna işaret olarak algılandı. Zira Trump’ın koronayı “dış mihrak” olarak işaret ederek “Çin virüsü” şeklinde tanımlaması siyasal motivasyonu olan bir çıkıştı. Factbase araştırma sitesine göre Trump, pandeminin bütün dünyayı kasıp kavurduğu 16 Mart ve 30 Mart tarihleri arasında yaptığı yirmi konuşmada covid-19 kelimesi yerine Çin virüsü tanımlaması yaptı. Mart ve Nisan ortalarına kadar ise, virüs hakkında yaptığı elliden fazla konuşmada  “gizli düşman” tanımlaması yapmıştı.

Kısacası Trump, seçmenini bir savaş içerisinde oldukları konusunda psikolojik olarak hazırlıyordu.

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da, Çin’in salgınla ilgili bilgileri gizleyerek, kendi hazırlıklarını yaptıktan sonra dünyaya Korona hakkında haber verdiğini ve diğer bütün ülkeleri riske attığını söylemişti. Pompeo da tıpkı başkan Trump gibi virüsü Covid-19, ya da Korona şeklinde tanımlamamış, onun yerine doğrudan laboratuvarlarda üretilmiş Wuhan virüsü olduğunu iddia etmişti..

ABD’de devletin en üst düzey isimlerinin kullandığı bu söylemin, seçmen üzerindeki etkisi kaçınılmaz. Sorunun kökenini hali hazırda ticaret savaşının yaşandığı Çin olarak işaret edip, pandeminin ise doğrudan kendilerine yönelik bir “dış mihrak” tehdidi olarak lanse edilmesi, maske kullanımını Trump’ci seçmen tarafından adeta hedef haline getirdi.

İpsos araştırma şirketinin, salgının ilk başladığı aylar ve yaz ayları sonunda yaptığı karşılaştırmalı araştırmaya göre, maske kullanımı ABD’de artmış durumda. Araştırmanın sonucuna göre, Yüzde 60 civarında Amerikalı Nisan ayında maske kullanırken, bu rakam Ağustos ayında yüzde 80 civarına yükseldi. Pew’ın konuya ilişkin araştırmasına göre ise maske kullanım oranı Demokratlar arasında yüzde seksenin üzerindeyken, Cumhuriyetçilerde  bu rakam yüzde ellinin biraz üzerinde.

Seçim arefesinde siyasal bir sembole dönüşen maske tartışması, Biden ve Trump’ın kampanya söylemlerinde de dikkat çekiyor, Biden maske kullanımı hakkında teşvik edici cümleler kurarken, Trump bu tartışmaya doğrudan girmek istemiyor. Kendisine sorulduğunda ise, cebinden çıkarıp kameralar önünde yüzüne takmayı tercih ediyor.

Politico’nun Biden ve Trump’ın seçim kampanya reklamları üzerine yaptığı araştırmaya göre ise, Eylül ayında Biden  ve yardımcısı Kamala Harris’in reklam videolarına maskeyle çıktığı gözlemlenirken, Trump’ın seçim reklamlarının sadece yüzde yirmisinde maske kullandığı kaydedildi.

Çin laboratuvarlarında hazırlandığı ve “dış mihrak” olduğu iddia edilen virüsün, ABD ekonomisini ve bireysel özgürlükleri esir almasına karşı, maske kullanmamak adeta bir direniş biçimine evriliyor.

Demokratların iş yerlerinin kapatılması baskısına karşı, Cumhuriyetçilerin piyasayı açık tutma gayreti, ciddi bir kavga sebebiydi. Özellikle ultra muhafazakâr eyaletlerde bu tartışma Cumhuriyetçi seçmenin “Maskeni yak, özgür ol!” şeklinde düzenlediği kampanyalarla ülke genelini kapsayan bir harekete dönüştü.

ABD Başkan Trump’ın siyasal söylemiyle belirtecek olursak, ülkeyi kaplamış liberal bir kültüre karşı varoluş mücadelesi veriliyor.

Trump kendisini bir kurtarıcı olarak tanımlarken, kullandığı dil bir savaş söylemi olmasının yanı sıra, sürekli bir zafer vaadi barındırıyor. Vaka sayısının sekiz milyonu, hayatını kaybedenlerin ise 200 bini aştığı ABD’de ölenler istatistiki değerden ve başkanlık yarışının enstrümanı olmaktan başka bir şey ifade etmiyor.

Dış mihraklar (!) tarafından ABD’yi hedef alan Çin virüsüne karşı, aşıyı bularak müthiş bir zafer elde edeceğini belirten Trump, başkanlık savaşında meydanlara maskesiz çıkarak küresel dış güçlere meydan okuduğu imajını vermeye çalışıyor.

V for Vandetta filmiyle otoriter anlayışlara karşı verilen savaşın maskeli versiyonunu izlemiştik, yeni filmde de küresel güçlere karşı Trump’ın maskesiz direnişini (!) izliyoruz. Filmin galası 3 Kasım’da.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA