Tuncer: Erdoğan’ın TASC ödülleri skandalı Türk basınına yansımadı

​​​​​​​Saadet Partisi GİK Üyesi Mustafa Tuncer, Türk Amerikan Yönlendirme Komitesi’nin (TASC) halk buluşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ödül alan kişilerin, kendi sosyal medya sayfalarında bu ödüllerden hiç bahsetmediklerine dikkati çekti.

SİYASET - 2021-09-26 20:41:58

(Haber: Yavuz Selim Sözer-Program Editörü)

Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Mustafa Tuncer, TV5’de yayınlanan ve Kazım Kazımov’un sunduğu ‘Dünya Gündemi’ programına görüntülü bağlantı yoluyla katıldı. Tuncer, TASC’ın düzenlediği halk buluşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verilen ödüllerin kriterlerini sorguladı.

“Büyük bir kumpas, büyük bir ihanet var

Mustafa Tuncer, TASC ile Ortodoks Yahudi Ticaret Odası arasında imzalanan anlaşma konusunda şu değerlendirmede bulundu:

Hiçbir Türk vatandaşı ya da bölgeyi bilen hiçbir sağ duyu sahibi insanlar, şu hakikati inkâr edemezler: İsrail işgalci bir devlettir. İsrail, Filistinlilere zulmetmektedir ve hem Birleşmiş Milletler (BM) kararlarını ihlal ederek, hem de insanlık onurunu ve haklarını zedeleyecek şekilde Filistinlilerin haklarını ihlâl etmeye devam etmektedir. Bu anlamda ‘BDS Hareketi’ dediğimiz anlayış, İsrail’in bu yapmış olduğu zulme ve haksız işgallere karşı İsrail’e, en azından İsrail’in mallarına karşı boykotu öngören bir kurgudur. Siz, TASC öncülüğünde atmış olduğunuz imza ile beraber, “Biz, Filistin mücadelesinin yanında olmayacağız” mesajını veriyorsunuz. Kime veriyorsunuz bu mesajı? Ortodoks Yahudi Ticaret Odası üzerinden Siyonist zihinlere veriyorsunuz. Peki, bu Siyonist zihinler nedir? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güney topraklarını, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni de arz-ı mev’udun bir parçası olarak gören Büyük İsrail Projesi’nin uzantısı olan zihin dünyası ile masaya oturuyorsunuz. Peki, masaya oturdunuz, bunu, sosyal medya hesaplarınızdan ilân etmediniz. Milli Gazete, bunu deşifre etmemiş olsa, belki de iptal dahi etmeyeceksiniz. Peki, ne oldu? Kim yaptı bu anlaşmayı? Hariciyenin tavrından anladığımız kadarıyla, biliyorsunuz Dışişleri Bakan Yardımcısının bu anlaşmayı tutarken bir resmi yayınlandı ve TASC’ın yapmış olduğu açıklamadan, Dışişleri Bakanlığının yetkililerinin dahi bu anlaşmadan haberdar edilmediklerini, bir anlamda bir kumpasa getirilerek bu anlaşmayla beraber fotoğraf verdiklerini görüyoruz. Burada büyük bir kumpas, büyük bir ihanet var, ihanetler zinciri var.

“Bu skandal, Türk medyasına yansımadı

Tuncer, bu konuyla ilgili olarak bir başka skandal daha yaşandığını ifade ederek, şunları söyledi:

“Bakın, TASC’ın yapmış olduğu halk buluşmasında, ki genelde buna Türk toplumunun mensupları ABD’deki yerleşik Müslüman toplumunun mensupları ve Müslüman liderler katılırlar, salonları doldurmak için, cami cemaatinden, salonları doldurmak için Amerika’daki Müslümanlardan yardım talebinde bulunurken, bir ilişki geliştirirken, kapalı kapılar ardında Siyonist zihinlerle nasıl bir anlaşma yaparsınız? Birileri, ısrarlı bir şekilde Türk-Amerikan toplumundaki Müslüman toplumlarla alâkalı ilişkileri sabote etmeye çalışmaktadır. Burada başka bir skandal ise şu: Bakın, Cumhurbaşkanının elinden bu toplantıda 4 kişiye ödül verildi. Şimdi ben, şu soruyu sorarım: Bu ödüller neydi? Türk-Amerikan toplumundaki çalışmalarından dolayı bu ödüller verildi. Kimlere verildi bu ödüller? Hangi çabalarından dolayı verildi bu ödüller? Türkiye’ye darbe teşebbüsünde bulunmuş olan, FETÖ Terör Örgütü’ne dönük, Amerikan kamuoyuna yapmış oldukları aydınlatıcı yayınlardan dolayı mı verildi? Türk toplumunun, Amerika’daki dertlerine, tasalarına dönük çözüm ürettiklerinden dolayı mı verildi?

“Cumhurbaşkanından ödül alıyorsunuz, paylaşım dahi yapmıyorsunuz. Neden?”

Tuncer, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden ödül alan isimlerin, kendi sosyal medya sayfalarında bu ödüllerden hiç bahsetmediklerine dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:

Size bir soru soracağım. İster muhalif olun, ister yandaş olun, ister sevin ya da ister sevmeyin, düşünün ki size bir ülkenin cumhurbaşkanı, ödül, bir plaket takdim ediyor ve siz, tenezzül edip kendi sosyal medyanızda, aldığınız ödülle alâkalı bir paylaşım dahi yapmıyorsunuz. Adama şu soruyu sorarlar: Ödülü mü beğenmediniz? Ödülü veren makamı mı beğenmediniz? Öyleyse bu ödülü size niye verdirttiler? Kime, hangi fotoğrafı vermek istediniz? Bu skandala kimler aracılığı ile imza attınız? Bu, Türk medyasına henüz yansımamış bir konu maalesef. Üzerinde durulması gereken bir konu.

“Bir tanesi gazeteci, bir tanesi Youtuber”

TASC’ın yapmış olduğu, Türk toplumuyla ve Müslüman toplumla Cumhurbaşkanının buluşma toplantısında, 4 kişiye ödül verildi. Bunlardan bir tanesi gazeteci. İsimlere girmek istemiyorum. Bugün, çok rahat Google’da bir search yaptığınız zaman, sosyal medyaya baktığınız zaman, TASC’ın toplantısında ‘Cumhurbaşkanının eliyle kimlere ödül verildi?’ sorusunu sorduğunuz zaman bunun cevabını görebilirsiniz. Bunlardan bir tanesi gazeteci ve bu gazeteci hanımefendi, almış olduğu ödülü kendi sosyal medyasında zikretmeye dahi tenezzül etmiyor. ‘Neden?’ sorusunu sormak lâzım. Bakın, bunlardan bir tanesi bir Youtuber, sosyal medya fenomeni. Siz, Youtuber olacaksınız, bir ülkenin cumhurbaşkanından ödül alacaksınız ama bununla alâkalı Youtube’da bir yayın bile yapmayacaksınız. Öyleyse bu ödül, size neden verilir? Kim verdirir? Bununla neyi amaçlar? Bir ülkenin cumhurbaşkanı, böyle bir skandala neden alet edilir? Bu anlamda, bu kurumların artık yandaş zihinlerle doldurularak tıkatılması, işlevsizleştirilmesinin belki de Amerika üzerinden bir örneğini yaşadık biz, TASC’ın yapmış olduğu skandallar ile.

Erdoğan’dan ödül alan isimler

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ödül verdiği isimlerden ikisinin, Bloomberg TV Temsilcisi Melike Ayan ile Youtube fenomeni İlkay Zaman olduğu öğrenildi.

Günün Diğer Haberleri