Marmara Denizi’ni etkisi altına alan müsilaj en son Büyükçekmece Gölü’nü de kapladı. Diğer adı deniz salyası olarak da bilinen müsilaj neden oluşur ve nasıl temizlenir?

Müsilaj nedir?

Sarı-beyaz renkte, kalın ve yapışkan bir maddedir. Bitkilerin çoğu zaman ve bazı mikroorganizmalar tarafından üretilir, amacı suyu dokulara hapsetmektir. Parçalanabilmek için suda çözünmüş oksijene ihtiyaç duyar.

Neden oluşur?

Biyolojik ve kimyasal süreçler sonucu oluşur. Ancak çoğalması ve salgın haline dönüşmesi tehlikelidir. İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte müsilaj oluşumunda rol oynayan faktörler şunlardır: Denizlerdeki atık miktarının çoğalması, mikroorganizmaların aşırı aratışı, deniz sıcaklığının ani artışı, oksijen seviyesinin düşmesi, alglerin besinlerle aşırı yükselmesi…  Ayrıca doğanın oksijen kaynağı olarak bilinen fitoplanktonlar, stres altında olduklarında deniz salyası üretirler.

Mustafa Kurdaş'ın acı günü Mustafa Kurdaş'ın acı günü

Etkileri nelerdir?

Denizdeki fauna ve floryayı siddi derecede etkiler Fotosentezi engeller. Canların yaşandığı üreyeceği oksijen miktarı sağlanamaz. Deniz içindeki besinleri içine hapseder. Yapışkan yapısıyla ışığı engeller, böylece deniz tabanındaki yaşamı da bağlar, Bunların sonucunda pek çök canlı türü ölür, kalanlarsa suları terk eder.  Ayrıca E. Coli gibi bakterilerin çoğalmasına neden olur. Bu da insan sağlığı açısından zehirlenme, hastalık yapma gibi yan etkiler taşıyabilir.

Nasıl engellenebilir?

Sanayi atıkları başta olmak üzere kirliğin azaltması, atık suların ve evrensel ve endüstriyel atıkların deşarj edilmesi, deniz çevresindeki arazilerinde iyi tarım uygulamasına geçilmesi müsilaj yoğunluğunu önleyebilir.

Müsilaf nasıl biter?

Müsilaj sorununun ortadan kalkması için atıkların tamamen arıtılarak denize verilmesi, denizdeki azot ve fosfor miktarının azaltılması gerekiyor.

Temizlik için neler yapılıyor?

Deniz yüzeyinden pompa sistemler aracılığıyla toplanan miüsülaj bertaraf edilmesi için arıtma tesislerine taşındı. Denizdeki oksijen seviyesinin artırmak için belirlenen pilot bölgelerde denizin 30 metre derinliğine oksijelendirme cihazı yerleştirildi