<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TV5</title>
    <link>https://www.tv5.com.tr</link>
    <description>Haberler... Türkiye ve Dünyadan Sıcak Gelişmeler Tv5 Canlı Yayın ve tv5.com.tr'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tv5.com.tr/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 00:31:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Altın fiyatları haftaya nasıl başladı? İşte rakamlar...]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/altin-fiyatlari-haftaya-nasil-basladi-iste-rakamlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/altin-fiyatlari-haftaya-nasil-basladi-iste-rakamlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gram altın, yeni haftaya değer kaybıyla başlamasının ardından 6 bin 840 liradan işlem görüyor. Çeyrek altın 11 bin 195 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 573 liradan satılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cuma günü ons altındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,74 azalışla 6 bin 897 liradan tamamlamıştı.</p>

<p>Yeni haftaya düşüşle başlayan gram altın, saat 09.25 itibarıyla önceki kapanışın hemen altında 6 bin 840 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalarda çeyrek altın 11 bin 195 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 573 liradan satılıyor.</p>

<p>Altının onsu, faiz artışı tahminleri ve güçlenen dolar endeksiyle yeni haftada yüzde 0,9 değer kaybederek 4 bin 389 dolardan alıcı buluyor.</p>

<p>Orta Doğu'daki askeri gerilimlerin henüz tam anlamıyla sönümlenmemesi, piyasalarda savaş riskine ilişkin endişelerin canlı kalmasına neden oluyor.</p>

<p>Öte yandan para piyasalarındaki fiyatlamalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek haftaki toplantısında politika faizini yüzde 58 ihtimalle 25 baz puan artırması, yüzde 42 ihtimalle ise sabit bırakması öngörülüyor.</p>

<p>Fed yetkililerinin açıklamaları da takip edilirken, Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, politikanın kısıtlayıcı olmadığını belirtti. Hammack, "Enflasyon çok yüksek ve hedefimizin üzerinde ne kadar uzun süre kalırsa geri düşürmek o kadar zor olacak. Şu anda duyduğum şey, harekete geçme zamanının geldiği." ifadesini kullandı.</p>

<p>Dolar endeksi ise Fed'e ilişkin belirsizliklerle güçlü duruşunu korurken, yeni haftaya yatay seyirle 99,2 seviyesinde başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde büyüme ve Almanya'da sanayi üretimi verilerinin takip edileceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/altin-fiyatlari-haftaya-nasil-basladi-iste-rakamlar</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/altin-34.JPG" type="image/jpeg" length="23352"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Yılmaz'dan Ocak zammı tahmini: İşçi ve BAĞ-KUR'a %9, memura %7 maaş artışı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/prof-dr-yilmazdan-ocak-zammi-tahmini-isci-ve-bag-kura-9-memura-7-maas-artisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/prof-dr-yilmazdan-ocak-zammi-tahmini-isci-ve-bag-kura-9-memura-7-maas-artisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program’ına (OVP) göre 2026 yılı enflasyon tahmininin yüzde 28,4 olduğunu belirterek, “Bu tutarsa işçi ve BAĞ-KUR emeklileri, 2027 yılı ocak ayında yüzde 9, memur ve emeklileri ise yüzde 7 zam alacak. En düşük emekli aylığı da 25 bin 671,68 TL olacak” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program’ına (OVP) göre 2026 yılı enflasyon tahmininin yüzde 28,4 olduğunu belirterek, “Bu tutarsa işçi ve BAĞ-KUR emeklileri, 2027 yılı ocak ayında yüzde 9, memur ve emeklileri ise yüzde 7 zam alacak. En düşük emekli aylığı da 25 bin 671,68 TL olacak” dedi. Yıl sonunda enflasyonun yüzde 31 düzeyinde gerçekleşmesinin daha gerçekçi görüldüğünü vurgulayan Yılmaz, “Buna göre memur ve memur emeklilerinin alacağı artış oranı yüzde 9,3, işçi ve BAĞ-KUR emeklilerinin alacağı zam yüzde 11,3 olmaktadır” dedi.</p>

<p>Yılmaz, dün açıklanan OVP bağlamında enflasyon tahminleri ve enerjideki fiyat artışlarının ekonomide yarattığı sonuçlarla ilgili ANKA Haber Ajansı'na açıklama yaptı.</p>

<p>Motorin ve benzin başta olmak üzere enerji fiyatlarındaki artışların enflasyonu yukarı yönlü etkilediğini belirten Yılmaz, ekim ve izleyen aylarda elektrik ve doğal gaza zam yapılması durumunda enflasyon açısından çok daha zor bir döneme girileceğine dikkati çekti.</p>

<p>Yılmaz, yeni OVP’de, 2026 yılı enflasyon tahmininin 28,4 olarak revize edildiğini anımsatarak, “2027 enflasyon hedefi ise yüzde 21 olarak belirlenmiştir. 2027 yılı enflasyon hedefinde önceki OVP’ye göre sapma oranı yüzde 133 gibi oldukça yüksektir. Gelişmeler 2026 enflasyonun enerji fiyatlarındaki artışla yüzde 31-32 bandında gerçekleşme ihtimalinin daha yüksek olacağını göstermektedir” diye konuştu.</p>

<p><strong>Risk büyüyor</strong></p>

<p>Enerji fiyatlarındaki artışın diğer mal ve hizmetlere zam olarak yansıma süresinin giderek kısaldığını vurgulayan Yılmaz, bunun fiyatlama davranışlarındaki bozulmayı hızlandırdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Rakamlar bu tabloyu daha açık gösteriyor. Motorinin litre fiyatı birçok yerde 90 lira sınırına ulaştı, bazı illerde bu seviyeyi geçti. Eşel mobil sistemi uygulanmamış olsaydı motorin fiyatı yaklaşık 101 lira düzeyine çıkacaktı. Motorinde, yılbaşından bugüne artış yüzde 67. Benzinin litre fiyatı 80 liraya yaklaşırken, eşel mobil olmasaydı fiyat 90 lira sınırına dayanacaktı. Benzinde, yılbaşından bu yana artış yaklaşık yüzde 47.”</p>

<p>Yılmaz, eylül ayında akaryakıt fiyatlarının hiç artmadığı ve mevcut seviyelerde kaldığı varsayımı üzerinden bir hesaplama yaptı. Yılmaz, bu durumda bile aylık ortalama fiyat artışının benzinde yaklaşık yüzde 10,1, motorinde yüzde 12,7 olacağını ifade ederek, “Bunun tüketici enflasyonuna yalnızca doğrudan aylık katkısı en az 0,3 puan, yılbaşından bugüne birikimli doğrudan katkısı yaklaşık 1,5 puandır” dedi.</p>

<p><strong>Sofrayı da fabrikayı da vuruyor</strong></p>

<p>Motorin fiyatlarındaki artışın ekonomide çok geniş bir etkide bulunduğunu kaydeden Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Tarladan fabrikaya, fabrikadan market rafına kadar ekonominin neredeyse bütün üretim ve dağıtım zincirinin maliyet unsurudur. Dolayısıyla enerji fiyatlarındaki yükselişin ikincil fiyatlara geçiş süresi kısaldıkça, zamlar yalnızca bugünün enflasyonunu değil, gelecek ayların enflasyonunu ve enflasyon beklentilerini de yukarı taşımaktadır. Bu nedenle mesele artık sadece akaryakıt üzerindeki vergilerin ne kadarının eşel mobil yoluyla erteleneceği değildir. Enerji fiyatlarının enflasyon programıyla uyumlu biçimde yönetilmesi, vergi politikasının bu amaçla daha etkin kullanılması ve elektrik, doğal gaz ve akaryakıt fiyat düzenlemelerinin birbirinden bağımsız kararlar olarak değil, tek bir enflasyon patikasının parçaları olarak ele alınması gerekiyor.”</p>

<p><strong>Maaş ve aylık zamları </strong></p>

<p>Yılmaz, OVP tahmini kapsamında emekli aylıklarına ve memur maaşlarına yapılacak zammı da hesapladı.</p>

<p>Yılmaz, yeni OVP’de 2026 yılı enflasyon tahmininin yüzde 28,4’e yükseltildiğini belirterek, “Bu tutarsa işçi ve BAĞ-KUR emeklileri, 2027 yılı ocak ayında yüzde 9, memur ve emeklileri ise yüzde 7 zam alacak. En düşük emekli aylığı da 25 bin 671,68 lira olacak” dedi.</p>

<p>Yıl sonunda enflasyonun yüzde 31 seviyesinde gerçekleşmesinin daha gerçekçi görüldüğünü yineleyen Yılmaz, “Buna göre memur ve memur emeklilerinin alacağı artış oranı yüzde 9,3, işçi ve BAĞ-KUR emeklilerinin alacağı zam yüzde 11,3 olmaktadır” dedi.</p>

<p><strong>Asgari ücret</strong></p>

<p>Yılmaz, asgari ücrete 2026 yılında yüzde 27 zam yapıldığını anımsatarak, “OVP’ye göre 2027’de yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 21 olması nedeniyle 2026 kaybı ile birlikte asgari ücret artış oranın yüzde 22-24 arasında olacağını söylemek mümkün” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/prof-dr-yilmazdan-ocak-zammi-tahmini-isci-ve-bag-kura-9-memura-7-maas-artisi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/3737cc4a-23bd-4391-8b2c-fc3e510e099d.png" type="image/jpeg" length="15393"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akaryakıt fiyatlarında son durum! Benzin, motorin ve LPG'ye zam, indirim var mı? (7 Eylül 2026)]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/akaryakit-fiyatlarinda-son-durum-benzin-motorin-ve-lpgye-zam-indirim-var-mi-7-eylul-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/akaryakit-fiyatlarinda-son-durum-benzin-motorin-ve-lpgye-zam-indirim-var-mi-7-eylul-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Döviz kuru ve petrol fiyatlarındaki hareketlilik ile vergilere yapılan zamlar akaryakıt fiyatlarını da etkilemeye devam ediyor. 7 Eylül 2026 benzin, motorin (mazot) fiyatları ne kadar, güncel akaryakıt fiyatları kaç TL? Benzin litre fiyatı ve motorin litre fiyatı kaç para?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brent petrol fiyatları ve dövizdeki değişikliklerle birlikte güncel benzin, motorin ve LPG (akaryakıt) fiyatları gündemdeki yerini koruyor.</p>

<p>Küresel piyasalardaki dalgalanma, döviz kurundaki oynaklık ve art arda gelen ÖTV zamları, akaryakıt fiyatları üzerindeki baskıyı sürdürüyor.</p>

<p>İstanbul, İzmir ve Ankara'da güncel benzin, motorin ve otogaz fiyatları ne kadar?</p>

<p><strong><u>İSTANBUL AVRUPA YAKASI:</u></strong></p>

<p>Benzin: 76.92 TL</p>

<p>Motorin: 88.89 TL</p>

<p>LPG: 34.99 TL</p>

<p><strong><u>İSTANBUL ANADOLU YAKASI:</u></strong></p>

<p>Benzin: 76.78 TL</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Motorin: 88.75 TL</p>

<p>LPG: 34.39 TL</p>

<p><strong><u>ANKARA:</u></strong></p>

<p>Benzin: 77.89 TL</p>

<p>Motorin: 90.02 TL</p>

<p>LPG: 35.09 TL</p>

<p><strong><u>İZMİR:</u></strong></p>

<p>Benzin: 78.17 TL</p>

<p>Motorin: 90.29 TL</p>

<p>LPG: 34.99 TL</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/akaryakit-fiyatlarinda-son-durum-benzin-motorin-ve-lpgye-zam-indirim-var-mi-7-eylul-2026</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/01/akaryakit-zam.jpg" type="image/jpeg" length="16531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Brent petrolün varili 97,82 dolardan işlem görüyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/brent-petrolun-varili-9782-dolardan-islem-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/brent-petrolun-varili-9782-dolardan-islem-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 97,82 dolardan işlem görüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cuma günü 96,57 dolara kadar yükselen Brent petrolün vadeli varil fiyatı, günü 96,28 dolardan tamamladı. Brent petrolün kasım vadeli varil fiyatı, bugün saat 09.00 itibarıyla kapanışa göre yüzde 1,6 yükselerek 97,82 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün ekim vadeli varil fiyatı da 92,80 dolar olarak belirlendi.</p>

<p>Petrol fiyatlarındaki yükselişte, ABD ile İran arasındaki gerilimin sürdüğüne işaret eden haber akışı ve çatışmaların yeniden tırmanabileceğine yönelik endişeler etkili oluyor.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Erbil kentinde ABD ordusuna ait PSS-T tipi sabit gözetleme balonunun Şahid-136 kamikaze insansız hava aracıyla (İHA) vurularak imha edildiğini bildirdi. ABD tarafından söz konusu iddiaya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.</p>

<p>Öte yandan İran, ABD'nin İran gemilerine yönelik deniz ablukasında görev alan bir uçak gemisini ve bir muhribini balistik füzelerle hedef aldığını duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamada, saldırıların ardından söz konusu gemilerin hasar aldığı ve bulundukları bölgeden çekildiği ifade edildi. Bildiride ayrıca, İran'ın "her zamankinden daha güçlü" olduğu ve ABD'nin girişimlerine kararlı bir şekilde karşılık verilmeye devam edileceği kaydedildi.</p>

<p>Bölgede son günlerde karşılıklı saldırıların yeniden yoğunlaşması, çatışmaların daha geniş bir alana yayılabileceğine ve başta Hürmüz Boğazı olmak üzere bölgedeki petrol sevkiyatlarının olumsuz etkilenebileceğine ilişkin endişeleri artırarak fiyatlarda yükselişi destekliyor.</p>

<p>ABD'nin İran'ın petrol ihracatına yönelik deniz ablukası ve yaptırım baskısı devam ederken, Tahran'ın Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri faaliyetleri de piyasalarda arz güvenliğine ilişkin risk algısını canlı tutuyor.</p>

<p>The New York Times'ın (NYT) ABD istihbarat raporlarına dayandırdığı haberinde, İran'ın Orta Doğu'daki hedefleri vurma kapasitesine ilişkin güveninin arttığı ve ABD üzerinde baskı oluşturmak amacıyla çatışmayı aylarca sürdürmeye kararlı göründüğü öne sürüldü.</p>

<p>Haberde, ABD istihbaratının son haftalardaki değerlendirmelerine göre, İran yönetiminin çatışmaları önemli ölçüde tırmandırmayı değerlendirebileceğine ilişkin işaretler bulunduğu belirtildi. Değerlendirmelerde, çatışmaların tamamen sona ermesini sağlayacak bir anlaşmaya varılmasının zor olabileceği de kaydedildi.</p>

<p><strong>OPEC+ grubu ekimde ilave üretim artışına gitmeyecek</strong></p>

<p>Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubu üyesi 7 ülkenin ekimde ilave üretim artışına gitmeme kararı da fiyatlar üzerinde etkili oluyor.</p>

<p>OPEC+ grubunun 7 üyesi, dün gerçekleştirdikleri toplantıda eylül için belirlenen üretim seviyelerini ekimde de koruma konusunda anlaştı.</p>

<p>Buna göre, ekimde Suudi Arabistan'ın günlük ham petrol üretim hedefi 10 milyon 478 bin varil, Rusya'nın 9 milyon 949 bin varil, Irak'ın 4 milyon 431 bin varil, Kuveyt'in 2 milyon 676 bin varil, Kazakistan'ın 1 milyon 628 bin varil, Cezayir'in 1 milyon 7 bin varil ve Umman'ın 841 bin varil olacak.</p>

<p>Böylece söz konusu 7 ülkenin ekim için toplam üretim hedefi günlük yaklaşık 31 milyon varil seviyesinde olarak belirlendi.</p>

<p>Suudi Arabistan, Rusya, Irak, Kuveyt, Kazakistan, Cezayir ve Umman, önceki toplantılarında eylül için günlük üretimi 188 bin varil artırma kararı almıştı. Son kararla ekimde ilave üretim artışına gidilmeyecek olması, küresel arzın artacağına yönelik beklentileri sınırlayarak fiyatları destekliyor.</p>

<p>Ülkelerin piyasa koşullarını değerlendirmek üzere aylık toplantılarını sürdüreceği, bir sonraki toplantının 4 Ekim'de yapılacağı bildirildi.</p>

<p><strong>Hürmüz'de yeni koridor beklentisi fiyatlardaki yükselişi sınırlıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan, İran ile Umman'ın Hürmüz Boğazı'nda yeni bir koridor oluşturulmasına yönelik anlaşmayı ilerleyen günlerde imzalayacağının açıklanması, bölgedeki petrol sevkiyatlarına ilişkin endişeleri kısmen hafifleterek fiyatlardaki yükselişi sınırlıyor.</p>

<p>İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Umman ile Hürmüz Boğazı'nın giriş ve çıkışının İran'ın kontrolünde olacağı yeni koridora ilişkin anlaşmanın gelecek günlerde imzalanacağını bildirdi.</p>

<p>Rızai, söz konusu alanın ABD'nin deniz ablukası uyguladığı alandan başlayarak Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ni kapsayacağını söyleyerek, ilan edilecek yeni alana "izinsiz" giren her geminin İran tarafından kara listeye alınacağı uyarısında bulundu. Rızai, ayrıca ABD'nin saldırı ve sabotaj düzenlememesi halinde boğazın açık kalacağını taahhüt edeceklerini ifade etti.</p>

<p>Brent petrolde teknik olarak 98,78 doların direnç, 96,07 doların ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/brent-petrolun-varili-9782-dolardan-islem-goruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/08/brentpetrol.JPG" type="image/jpeg" length="92657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da uyum haftası ve ilk iş gününde trafik yoğunluğu]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/istanbulda-uyum-haftasi-ve-ilk-is-gununde-trafik-yogunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/istanbulda-uyum-haftasi-ve-ilk-is-gununde-trafik-yogunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da okul öncesi, ilkokul 1. sınıf, ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin "Okula Uyum Haftası" kapsamında eğitime başladığı haftanın ilk iş gününde trafikte yoğunluk yaşanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Megakentte, okul servislerinin de trafiğe çıktığı sabah saatlerinde araçlar bazı yollarda güçlükle ilerliyor.</p>

<p>Avrupa Yakası'nda, D-100 kara yolunda Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Cevizlibağ, Haliç Köprüsü, Okmeydanı, Mecidiyeköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.</p>

<p>Basın Ekspres Caddesi, TEM Otoyolu ile bağlantı noktaları, Karaköy-Beşiktaş Sahil Yolu ile Barbaros Bulvarı’nda trafik ağır seyrediyor.</p>

<p>Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Kartal'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar sürüyor.</p>

<p>TEM Otoyolu'nda, Şile Yolu, Ümraniye Çakmak ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü arasında sürücüler araçlarıyla trafikte ağır ilerliyor.</p>

<p>Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametindeki trafik yoğunluğu Ümraniye'den köprü girişine kadar uzanıyor.</p>

<p>Şile Otoyolu'nda, Altunizade ile Ümraniye arasında yer yer yoğunluk görülüyor.</p>

<p>Öte yandan sabah saatlerinde işe ve okula giden bazı yolcular, tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yoğunluk oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cep Trafik Haritası'na göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 65'e kadar çıktı.</p>

<p>Anadolu Yakası'ndaki trafik yoğunluğu ise yüzde 75 olarak ölçüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/istanbulda-uyum-haftasi-ve-ilk-is-gununde-trafik-yogunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/ekran-alintisi-85.JPG" type="image/jpeg" length="95955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazzeli kız çocuğu, ilk okul gününde katil İsrail'in saldırısında şehit oldu]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/gazzeli-kiz-cocugu-ilk-okul-gununde-katil-israilin-saldirisinda-sehit-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/gazzeli-kiz-cocugu-ilk-okul-gununde-katil-israilin-saldirisinda-sehit-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze'nin zorlu şartları altında yeni eğitim-öğretim yılına adım atan 9 yaşındaki Filistinli Vefa Akile, heyecanla beklediği ilk okul gününde katil İsrail'in hava saldırısında şehit oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katil İsrail'in, insansız hava aracı (İHA) ile Gazze kent merkezindeki Şifa Caddesi'nde sivil bir araca düzenlediği saldırısında hayatını kaybeden Vefa Akile ve babası Yusuf Akile'nin (36) cenazeleri, Şifa Hastanesi’ne kaldırıldı.</p>

<p>Söz konusu saldırı, Filistinli Vefa'nın okula dönüş sevincini büyük bir trajediye dönüştürdü.</p>

<p>Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Vefa Akile'nin cansız bedeninin etrafına okul kitapları, defterleri ve kırtasiye malzemelerinin saçıldığı görülüyor.</p>

<p>Gazze'deki savaşın ortasında eğitime ve hayata tutunmaya çalışan binlerce çocuktan biri olan Vefa'dan geriye, okul formasıyla çekilmiş tebessüm eden bir fotoğrafı kaldı.</p>

<p><strong>Saldırıların gölgesinde bir eğitim mücadelesi</strong></p>

<p>Filistin Eğitim Bakanlığı, yeni ders yılının 16 Eylül'de başlayacağını duyursa da Gazze genelinde birçok okul ve alternatif eğitim noktası hazırlıklarını tamamlayarak ders başı yapmıştı.</p>

<p>İsrail’in neden olduğu ağır yıkım ve durmaksızın süren bombardımanı nedeniyle okul binalarının büyük kısmının kullanılamaz hale geldiği bölgede, çocuklar derslerini çoğunlukla çadırlardan oluşan geçici öğrenme merkezlerinde sürdürmeye çalışıyor.</p>

<p>Filistin İstatistik Merkezi verilerine göre, İsrail’in devam eden saldırılarında hayatını kaybedenlerin yüzde 30’undan fazlasını çocuklar oluştururken, yaşamını yitiren çocuk sayısı 21 bin 283'e yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayatını kaybedenlerin yaklaşık 19 bini okul çağındaki öğrencilerden oluşurken, 44 binden fazla çocuk ise yaralandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/gazzeli-kiz-cocugu-ilk-okul-gununde-katil-israilin-saldirisinda-sehit-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 08:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/gazzeli-kiz-cocugu-ilk-okul-gununde-katil-israilin-saldirisinda-sehit-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="88037"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2027-2029 dönemini kapsayan OVP, Resmi Gazete'de yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/2027-2029-donemini-kapsayan-ovp-resmi-gazetede-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/2027-2029-donemini-kapsayan-ovp-resmi-gazetede-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ekonomisinin 2027-2029 dönemine ilişkin hedef ve politikalarını içeren Orta Vadeli Program'ın (OVP) onaylanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Programda, makroekonomik istikrarın güçlendirilmesi, enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi, sürdürülebilir büyümenin sağlanması ve istihdamın artırılması temel öncelikler arasında yer aldı. OVP'ye göre, 2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesi beklenen ekonomik büyümenin 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e yükselmesi hedeflendi.</p>

<p>Yıl sonu enflasyonunun 2026'da yüzde 28,4 olması beklenirken, enflasyonun 2027'de yüzde 21'e, 2028'de yüzde 13,5'e ve 2029'da yüzde 9'a gerilemesi öngörüldü. Böylece program dönemi sonunda enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesi hedeflendi. İşsizlik oranının 2026'da yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesi beklenirken, bu oranın 2027'de yüzde 8'e, 2028'de yüzde 7,8'e ve 2029'da yüzde 7,6'ya düşürülmesi hedeflendi. Program döneminde yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması öngörüldü.</p>

<p>Program döneminin sonunda milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, kişi başına milli gelirin 25 bin dolara, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılması hedeflendi. Cari işlemler açığının milli gelire oranının 2027'de yüzde 1,9'a, 2028'de yüzde 1,8'e ve 2029'da yüzde 1,6'ya gerilemesi öngörülürken, bütçe açığının milli gelire oranının program dönemi sonunda yüzde 2,8'e düşürülmesi hedeflendi.</p>

<p>OVP kapsamında imalat sanayisinin desteklenmesi amacıyla 250 milyar liralık ilave kredi imkanı sağlanması, sanayide kullanılan elektrik ve doğal gaz maliyetlerini azaltıcı sübvansiyonların sürdürülmesi planlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda ayrıca fiyat istikrarının sağlanması, üretim kapasitesi ve verimliliğin artırılması, teknolojik dönüşümün hızlandırılması, kamu maliyesinde disiplinin güçlendirilmesi ve ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığının artırılması hedeflerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/2027-2029-donemini-kapsayan-ovp-resmi-gazetede-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/07/resmi-gazetede-bugun-7-temmuz-2025-resmi-gazete-kararlari-842x474-mix-g1w1pn-f.webp" type="image/jpeg" length="88559"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekonomide 3 yıllık yol haritası açıklandı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/ekonomide-3-yillik-yol-haritasi-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/ekonomide-3-yillik-yol-haritasi-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis etmek ve enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek için para, maliye ve gelirler politikalarının güçlü bir eş güdüm içerisinde uygulanmaya devam edileceğini belirterek, "2027 yılında yüzde 21’e, 2028'de 13,5’e ve 2029'da yüzde 9’a gerileyeceğini hedefliyoruz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık dönemine yön verecek 2027–2029 Orta Vadeli Programı'nı (OVP) kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p><strong>"Program, bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır"</strong></p>

<p>Cevdet Yılmaz konuşmasına şu sözlerle başladı:</p>

<p>"Sunumumda öncelikle dünya ekonomisindeki mevcut görünüme değinecek, ardından uygulamakta olduğumuz program kapsamında bugüne kadar kaydettiğimiz mesafe ve sonrasında 2027–2029 dönemine ilişkin makroekonomik hedeflerimizi sizlerle paylaşacağız. Bu hedeflere nasıl ulaşacağımıza dair öncelikli reform alanlarımızı, planlanan politika ve tedbirlerimizi ortaya koyacağız.</p>

<p>Önümüzdeki üç yıla ilişkin temel politika belgemiz olan Orta Vadeli Program, Kalkınma Planımız doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen üç yıllık bir politika çerçevesi sunmaktadır. Program, makroekonomik hedef ve tahminlerimizi, gelir ve gider ile borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemimizi ortaya koymakta; aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır.</p>

<p>Önümüzdeki üç yıla ilişkin temel politika belgemiz olan Orta Vadeli Program, Kalkınma Planımız doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen üç yıllık bir politika çerçevesi sunmaktadır.</p>

<p>Program, makroekonomik hedef ve tahminlerimizi, gelir ve gider ile borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemimizi ortaya koymakta; aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır."</p>

<p><strong>"Bölgemizden yaşanan gelişmeler birçok alanda hissediliyor"</strong></p>

<p>Dünya ekonomisinin son dönemde ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği, öngörülebilirliğin azaldığı ve risklerin tarihî yüksek seviyelere çıktığı yeni bir süreçten geçtiğini belirten Yılmaz şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Türkiye ekonomisi de elbette dünyadan ve bölgemizde yaşanan bu gelişmelerden bağımsız değildir. Özellikle bölgemizde yaşanan savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri; enerji ve emtia fiyatlarından küresel ticarete, enflasyon görünümünden büyüme beklentilerine kadar birçok alanda hissedilmektedir. Bunun yanında geleneksel tarife artışlarının yanında yeni nesil korumacılık eğilimleri ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler de küresel görünümü etkilemektedir."</p>

<p><strong>"Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir"</strong></p>

<p>Cevdet Yılmaz, programın makroekonomik çerçevesi geçtiğimiz yıl esas alınan varsayımlar bu yılın başında bölgedeki savaş başta olmak üzere içerisinde meydana gelen hadiseler doğrultusunda güncellendiğini söyledi:</p>

<p>"Geçtiğimiz OVP’deki varsayımların başında gelen küresel büyüme tahmini yüzde 3,1’den yüzde 3’e geriledi. Ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini yüzde 2,4’ten yüzde 1,6’ya, Avro Bölgesi büyümesi yüzde 1,2’den yüzde 0,9’a gerilerken bölgemizde yaşanan savaşın etkisinin en belirgin görüldüğü Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkelerinde ise yüzde 3,4 olarak öngörülen büyüme, yüzde eksi 0,5’e kadar geriledi.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl OVP’yi hazırlarken uluslararası kuruluşların tahminleriyle uyumlu olarak 2026 yılı için 64,3 dolar olarak varsaydığımız Brent petrol fiyatı ortalamada 89,3 dolara yükseldi. Enerji dışı emtia fiyatlarında yüzde 5,7 oranında düşüş beklerken bugün yüzde 18,6 oranında bir artış öngörülmektedir. Küresel enflasyon tahmini ise bu gelişmelere bağlı olarak yüzde 3,6’dan yüzde 4,7’ye yükselmiş durumdadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle savaşla birlikte enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskılar ve başlıca ticaret ortaklarımızdaki zayıflama, doğal olarak 2026 yılı tahminlerimize de yansımıştır. 2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz yüzde 2,3’e gerilerken yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 28,4’e yükseldi. Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış dengemiz üzerinde doğrudan etkisiyle enerji ithalatı tahminimiz 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselirken dış ticaret açığı tahminimiz 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkmıştır. Buna bağlı olarak cari işlemler açığının millî gelire oranına ilişkin tahminimizi de yüzde 2,6’ya güncelledik. Turizm gelirleri tahminimiz ise yine savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edilmiştir. Bu güncellemeler Programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir. Nitekim geçtiğimiz yıl öngörülmeyen ölçekte ortaya çıkan savaş ve beraberinde getirdiği enerji ve emtia şoku, dış talepteki zayıflamayla birlikte tüm ekonomiler üzerinde ilave bir yük oluşturmuştur. Buna rağmen Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir."</p>

<p><strong>"2027 yılına ilişkin beklentiler küresel görünümde yeniden bir toparlanmaya işaret etmektedir"</strong></p>

<p>2026 yılının hem küresel büyüme hem de dünya ticaretinin belirgin biçimde ivme kaybettiği bir yıl olduğunu belirten Yılmaz, "2027 yılına ilişkin beklentiler küresel görünümde yeniden bir toparlanmaya işaret etmektedir. Küresel büyümenin yüzde 3,4’e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise yüzde 4,3’e yükselmesi beklenmektedir. Özellikle küresel ticarette beklenen bu canlanmanın, dış talep koşullarının iyileşmesine ve ihracatçı ülkeler açısından daha destekleyici bir ortamın oluşmasına katkı sağlamasını bekliyoruz" dedi.</p>

<p><strong>'İhracat küresel şoklara karşı güçlendirilecek'</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ihracat konusuyla ilgili şunları aktardı:</p>

<p>"İhracatımızın yaklaşık yüzde 96’sını oluşturan başlıca ticaret ortaklarımızın ağırlıklı büyümesinin, 2025 yılındaki yüzde 2,4 seviyesinden 2026 yılında yüzde 1,6’ya gerilemesini bekliyoruz. 2027 yılında ise dış talep koşullarının yeniden iyileşmesiyle bu oranın yüzde 2,8’e yükselmesini öngörüyoruz.</p>

<p>Bu zayıflama, ihracatımızın yaklaşık yüzde 43’ünü gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliği ile yüzde 22’sini gerçekleştirdiğimiz MENA bölgesinde özellikle dikkat çekicidir. En büyük ihracat pazarımız olan Avrupa Birliği’nde 2025 yılında yüzde 1,6 olarak gerçekleşen büyümenin 2026 yılında yüzde 1,2’ye gerilemesi, 2027 yılında ise sınırlı bir toparlanmayla yüzde 1,4 seviyesine yükselmesi beklenmektedir.</p>

<p>MENA Bölgesinde ise savaşın ve jeopolitik gerilimlerin ekonomik faaliyet üzerindeki etkisi çok daha belirgindir. 2025 yılında yüzde 3,3 büyüyen bölge ekonomisinin, 2026 yılında yüzde 0,5 oranında daralacağı tahmin edilmektedir. 2027 yılında beklenen yüzde 7,3’lük güçlü büyümede ise 2026 yılındaki bu sert daralmanın oluşturacağı baz etkisinin önemli rol oynayacağını değerlendiriyoruz.</p>

<p>Dolayısıyla, AB ve MENA bölgelerinin toplam ihracatımızın yaklaşık üçte ikisini oluşturduğu dikkate alındığında 2026 yılında ihracatçılarımızın oldukça zorlu bir dış talep ortamına rağmen başarılı bir performans sergiledikleri görülmektedir. Yıllar içerisinde ihracat pazarlarını çeşitlendiren ülkemizin mevcut pazardaki güçlü konumunu korurken yeni pazarlara erişimini artırma, ihracatımızı bölgesel ve küresel şoklara karşı daha dayanıklı hâle getirme çabamız önümüzdeki dönemde de devam edecek."</p>

<p><strong>"Risklerin etkisini sınırlayıcı tedbirler alınıyor"</strong></p>

<p>Küresel ekonomik görünüm üzerinde belirleyici olan unsurlardan birinin de jeopolitik risklerde yaşanan belirgin artış olduğunu vurgulayan Yılmaz şöyle konuştu:</p>

<p>"Savaşın başlamasıyla birlikte jeopolitik risk endeksinin çok hızlı bir şekilde yükseldiğini görüyoruz. Savaş öncesinde uzun dönem ortalaması etrafında seyreden endeks, savaşın ardından tarihsel ortalamasının oldukça üzerine çıkmış ve yüksek bir oynaklık göstermiştir. Jeopolitik gerilimler enerji ve emtia piyasalarından ticaret ve lojistik hatlarına, yatırım kararlarından finansal piyasalara kadar birçok kanal üzerinden dünya ekonomisine yayılmaktadır. Bu gelişmeleri ve oluşturabilecekleri ilave riskleri yakından takip ediyor, etkileri sınırlandırıcı tedbirler alıyor, ekonomi politikalarımızı farklı senaryoları dikkate alan, dışsal şoklara karşı dayanıklılığı güçlendiren bir anlayışla yürütüyoruz."</p>

<p><strong>"Küresel arz koşulları fiyatları yukarı taşıdı"</strong></p>

<p>Yılmaz konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:</p>

<p>"2025 yılı ile kıyaslandığında, 2026 yılında özellikle enerji fiyatlarında çok kısa bir süre içerisinde son derece sert bir yükseliş gerçekleşmiş, bu artış küresel emtia fiyatları genelini de yukarı taşımıştır. Enerji dışı emtia fiyatlarında da savaş öncesinde başlayan yukarı yönlü eğilimin tedarik kesintileriyle savaş sonrasında daha da güçlendiğini görüyoruz. Küresel arz koşullarından kaynaklanan bu fiyat hareketleri bir taraftan enerji ithalat maliyetlerimizi ve dış ticaret dengemizi etkilerken diğer taraftan üretim ve ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyon görünümüne de yansımaktadır. Nitekim geçtiğimiz yıl 2026 yılı için 63 milyar dolar olarak öngördüğümüz enerji ithalatı tahminimizi bu yıl 71 milyar dolara güncellememizde de bu gelişmeler etkili olmuştur."</p>

<p><strong>"Temel önceliğimiz ekonomide dengelenmeyi sağlamak, enflasyonu kalıcı biçimde düşürmek"</strong></p>

<p>Cevdet Yılmaz, programın hayata geçirildiği günden bu yana temel önceliklerinin, makroekonomik istikrarı güçlendirmek, ekonomide dengelenmeyi sağlamak, enflasyonu kalıcı biçimde düşürmek ve kazanımları sürdürülebilir hâle getirmek olduğunu söyledi. Son dönemde karşı karşıya kalınan ilave dışsal şoklara rağmen programın temel alanlarda somut sonuçlar üretmeye devam ettiğini ortaya koyduğunun altını çizdi.</p>

<p>Yılmaz, tüketim ağırlıklı bir yapı yerine üretim kapasitesini artıran yatırımların öne çıkmasının, enflasyonla mücadeleyi destekleyen, dış denge üzerindeki baskıları sınırlayan ve potansiyel büyümemizi yükselten daha sağlıklı bir makroekonomik görünüm sunduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>"Uygulanan politikalarla TL'ye güven artmaya devam ediyor"</strong></p>

<p>Uygulanan politikalar çerçevesinde TL'ye güvenin artmaya devam ettiğini, TL mevduatın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesiyle izlenen politikaların isabetli olduğunun somut göstergesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>Koşullu yükümlülüklerden olan KKM’den çıkış kararının alındığı tarihten bu yana, YP mevduatın payı yüzde 38,5 düzeyinde gerçekleştiğini, buna karşın, KKM’den sorunsuz bir şekilde çıkış sürecinin tamamlandığını aktardı.</p>

<p><strong>"Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz de önemli ölçüde geriledi"</strong></p>

<p>Kararlılıkla uyguladığımız politikalarla küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerin 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaştığını ifade eden Yılmaz, "Rezervlerde sağlanan bu güçlü artış ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını desteklemektedir. Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz de önemli ölçüde gerilemiş ve 700’lü seviyelerden 220 seviyesinin de altına inmiştir. Bu önemli gelişme gerek kamu gerekse özel kesimin yabancı para cinsi borçlanmasında faiz yükünü azaltmıştır" dedi.</p>

<p><strong>"İhracatımız nitelik olarak da güçlendi"</strong></p>

<p>Kaydedilen mesafenin önemli göstergelerinden birinin de ihracattaki olumlu seyir ve ihracatın teknoloji kompozisyonundaki iyileşme olduğu söyleyen Cevdet Yılmaz şöyle konuştu:</p>

<p>"Yıllıklandırılmış ihracatımız, ticaret ortaklarımızdaki belirgin yavaşlamaya ve zorlu dış talep koşullarına rağmen Ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. İhracatımız nitelik olarak da güçlenmiş ve 2024 Ağustos’unda yüzde 40 seviyesinde olan orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracatımız içerisindeki payı, 2026 Ağustos ayı itibarıyla yüzde 44,1’e ulaşmıştır. Böylece bir taraftan ihracatımızı artırıyor, diğer taraftan ihracatımızı daha yüksek teknoloji ve katma değere dayalı bir yapıya dönüştürüyoruz."</p>

<p><strong>"Dış dengede baskının geçici olması bekleniyor"</strong></p>

<p>Yılmaz, ihracattaki güçlü performansa rağmen enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin dış denge üzerinde geçici bir baskı oluşturduğunu aktardı:</p>

<p>"Cari işlemler açığının millî gelire oranı 2024 yılı Haziran ayında yüzde 1,8, 2025 yılı Haziran ayında ise yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla bu oran yüzde 2,3’e yükselmiştir. Yaklaşık 0,7 puanlık fark savaş nedeniyle, ithalat fiyatlarında öngörülerimizin üzerinde gerçekleşen artışın cari denge üzerindeki ilave etkisini ortaya koymaktadır. Ayrıca mevcut seviyenin, 2000–2025 dönemi uzun dönem ortalaması olan yüzde 3,2’nin belirgin altında ve yönetilebilir seviyede olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Dolayısıyla dış dengede daha dayanıklı bir yapı söz konusudur. İhracatımızdaki seyir, turizm gelirlerimiz ve enerji fiyatlarında beklenen normalleşmeyle birlikte, bu geçici etkinin azalmasını ve cari işlemler açığının yeniden düşük seviyelere gerilemesini bekliyoruz."</p>

<p><strong>"Savaşın enflasyon üzerindeki etkisi 7 puan"</strong></p>

<p>Programın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildiğini altını çizen Cevdet Yılmaz şunları aktardı:</p>

<p></p>

<p>"2024 yılı Mayıs’ında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girmiştir. Bu güçlü düşüş eğilimi savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaşmış, 2026 Ağustos itibarıyla yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz.</p>

<p>TÜFE sepetinin yüzde 34,5’ini oluşturan gıda, akaryakıt, doğal gaz ve ulaştırma hizmetlerinden oluşturduğumuz endekste savaş kaynaklı belirgin bir yükseliş görmekteyiz. Enerji ve emtia fiyatlarındaki artış, ulaştırma maliyetleri ve gıda fiyatları üzerindeki baskılar bu gruptaki fiyat hareketini hızlandırmıştır. Buna karşılık, savaştan doğrudan etkilenen bu kalemleri dışarıda bıraktığımızda, enflasyonun ana eğilimindeki aşağı yönlü seyrin devam ettiğini görüyoruz. Dolayısıyla mevcut veriler bize, son dönemde manşet enflasyondaki düşüşün yavaşlamasında programın temel dinamiklerinden ziyade, savaşın doğrudan etkilediği ve TÜFE sepetinde önemli bir ağırlığa sahip olan kalemlerden gelen ilave fiyat baskılarının etkili olduğunu göstermektedir. Nitekim Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri yaklaşık 7 puan olarak hesaplanmıştır. Arz şoklarının etkisinin zayıflamasıyla birlikte, uyguladığımız sıkı ve koordineli politika çerçevesinin desteğiyle enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden belirginleşmesini bekliyoruz."</p>

<p>Geçtiğimiz OVP’de 2025 yılı için bütçe açığının millî gelire oranının yüzde 0,8 seviyesindeki deprem harcamalarına rağmen 2025 yıl sonunda yüzde 2,9 oranında gerçekleştiğini belirten Yılmaz, "Bu gelişmede, deprem kaynaklı harcamalar sürerken diğer harcamalar üzerinde alınan ilave tedbirler etkili olmuştur" dedi.</p>

<p><strong>"Tasarruf tedbirlerin uygulanmasına yönelik denetimler aralıksız sürüyor"</strong></p>

<p>Cevdet Yılmaz 260 kamu idaresinin tasarruf tedbirleri konusunda yakından takip edildiğini söyleyen Yılmaz şunları belirtti:</p>

<p>"Uyguladığımız Tasarruf Genelgesi’yle harcama disiplinini güçlendirdik. Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemimiz ile 260 kamu idaresini yakından takip ediyoruz. Tedbirlerin uygulanmasına yönelik denetimler de aralıksız sürdürülüyor. Bugüne kadar 2.016 harcama biriminde denetim gerçekleştirildi, denetim raporları Cumhurbaşkanlığı ve ilgili idarelerle paylaşılıyor. Genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6’dan, 2024 yılında 3,1’e 2025 yılında ise yüzde 2,9 seviyesine geriledi. Bu yönde kararlılığımızı sürdüreceğiz."</p>

<p><strong>"Türkiye’nin, 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğini aşmasını bekliyoruz"</strong></p>

<p>Türkiye'nin 2002 yılında 238 milyar dolar hacmi, 3600 dolar civarı kişi başı geliri olan bir ülke olduğunu ancak 2026 yılı sonunda millî gelirin Cumhuriyet tarihinde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına millî gelirin de yine ilk kez 20 bin doları aşmasını öngördüklerini ifade etti:</p>

<p>"Türkiye’nin, 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğini aşmasını bekliyoruz. Bu rakamlarla 2026 yılında nominal olarak 16; satın alma gücü paritesine göre ise 11’inci ekonomi konumunda olacağız. Bu tabloyu yalnızca rakamsal bir büyüme olarak değerlendirmiyoruz. Ülkemizin üretim kapasitesinin, girişimcilik gücünün ve ekonomik potansiyelinin ulaştığı seviyenin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz."</p>

<p><strong>"Arz şoklarına karşı yeni politikalar uygulanacak"</strong></p>

<p>Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı'nın güçlü liderliğiyle ortaya konan vizyonlu programla 2023 yılından bu yana kararlılıkla ve bütüncül bir anlayışla sürdürüldüğünü hatırlattı:</p>

<p>"Bu süreçte, kırılganlıkları azaltırken makroekonomik istikrarın sürdürülmesi ve büyümenin dengeli kompozisyonunun sağlanması, enflasyondaki belirgin gerileme, dış dengenin güçlendirilmesi, rezervlerin artırılması ve finansal dayanıklılığın güçlendirilmesi alanlarında önemli mesafeler kat ettik.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz, fiyat istikrarını kalıcı hâle getirerek enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek ve mali disiplinimizi güçlü bir şekilde muhafaza etmektir. Büyümenin toplumun tüm kesimlerine daha güçlü şekilde yansıması amacıyla istihdamı artıracak, atıl işgücünü azaltacak politikaları hayata geçireceğiz. Enerji başta olmak üzere kritik girdilerde arz güvenliğimizi güçlendirecek, üretim zincirlerimizin dayanıklılığını artıracak ve arz şoklarının ekonomi üzerindeki etkilerini en aza indirecek politikalarımızı sürdüreceğiz. Programda öngördüğümüz yapısal reformlarla verimlilik ve rekabet gücümüzü artıracağız."</p>

<p><strong>Türkiye'nin yatırım cazibesi artırılacak</strong></p>

<p>İstikrarsızlığın ve belirsizliğin arttığı bir küresel ortamda, siyasi istikrar ve öngörülebilir politikalar ile oluşan fırsatları değerlendirerek Türkiye'nin cazibesini artıracaklarını söyleyen Yılmaz, "Bu bağlamda, Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı ile vergi mimarisinde küresel ölçekte çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Yaptığımız düzenlemeler ile uluslararası doğrudan yatırımları artırmayı, rekabetçi bir transit ticaret merkezi oluşturmayı, küresel yeteneklerin, girişimcilerin, teknoloji şirketlerinin ve çok uluslu firmaların merkez operasyonlarını ülkemize çekmeyi amaçladık.</p>

<p>Ayrıca, vergiye uyumu güçlendirmek için ve yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilerek millî ekonomiye kazandırılmasını teşvik ettik" diye konuştu.</p>

<p><strong>OVP'nin makroekonomik hedefleri</strong></p>

<p>Cevdet Yılmaz, 2027-2029 Orta Vadeli Programın makroekonomik hedefleriyle ilgili şunları açıkladı:</p>

<p>"2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediğimiz büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2’ye, 2028 yılında yüzde 4,6’ya ve 2029 yılında yüzde 5’e ulaşmasını öngörüyoruz. Yeni Program döneminde makroekonomik istikrarla uyumlu, üretim kapasitesi ve verimliliği artıran, enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir büyüme anlayışı içindeyiz. Bunun için büyümenin niteliğini de dönüştüreceğiz. Tarımda teknoloji ve verimlilik artışını, sanayide üretim kapasitesi ile teknoloji yoğunluğunun yükselmesini, hizmetlerde ise bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin daha fazla öne çıkmasını sağlayacağız. Beşerî sermayemizi güçlendirirken kamu yatırımlarının özel sektör yatırımları açısından ön açıcı ve tamamlayıcı hâle getireceğiz. Bu yaklaşımın merkezinde verimlilik yer alıyor. Kaynaklarımızı daha etkin kullanan, teknolojiyi üretim süreçlerine güçlü biçimde dâhil eden ve toplam faktör verimliliğini kalıcı artıran bir ekonomik yapı oluşturmayı amaçlıyoruz."</p>

<p><strong>Program döneminde 2,1 milyon ilave istihdam hedefi</strong></p>

<p>Büyüme kadar öncelik verilen bir diğer temel alanın ise istihdam olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını, 2027’de yüzde 8’e, 2028’de yüzde 7,8’e ve 2029’da yüzde 7,6’ya düşürmeyi hedefliyoruz. Program döneminde ekonomimize yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırarak işgücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Enflasyonda 2027 hedefi yüzde 21</strong></p>

<p>Sürdürülebilir büyüme hedefiyle birlikte programın önceliğinin dezenflasyon sürecini kararlılıkla sürdürerek fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis etmek olduğunu vurgulayan Yılmaz, "2026’da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun; 2027 yılında yüzde 21’e, 2028 yılında yüzde 13,5’e ve 2029 yılında yüzde 9’a gerileyerek Program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz" dedi.</p>

<p><strong>Cari açığın kademeli olarak gerilemesi bekleniyor</strong></p>

<p>Dış dengede, küresel ticarette artan yeni nesil korumacılık eğilimlerine, jeopolitik gerilimlere ve ticaret politikalarındaki belirsizliklere rağmen cari işlemler açığının sürdürülebilir seviyelerde tutulduğunu belirten Yılmaz, "Program döneminde ise bölgemizdeki savaşın etkisinin azalmasıyla birlikte cari işlemler açığının yeniden kademeli olarak gerilemesini, 2027 yılında yüzde 1,9’a, 2028 yılında yüzde 1,8’e ve 2029 yılında yüzde 1,6’ya düşmesini öngörüyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>Bütçe açığında 2029 hedefi yüzde 2,8</strong></p>

<p>Programda, bütçe açığının kademeli olarak düşürülmesini hedeflediklerini söyleyen Cevdet Yılmaz şunları aktardı:</p>

<p>"Geçtiğimiz yıl 2026 için yüzde 3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığını aldığımız tedbirlerle yüzde 3,1 olarak gerçekleştirmeyi bekliyoruz. Kalan deprem harcamaları 2027 bütçesine de yansıyacak olmasına rağmen benzer bir yaklaşımla önümüzdeki yılda da hedeflenenden daha iyi bir bütçe açığı için gerekli çabayı göstereceğiz. Afet sonrası dönemde devam eden ihtiyaçlar süratle karşılanmaya devam ederken savunma, personel giderleri ve sosyal güvenlik harcamalarındaki artışa rağmen alacağımız ilave tedbirlerin etkisiyle disiplinli mali duruşumuzu sürdürmeyi öngörüyoruz. 2027’de yüzde 3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığımızın milli gelire oranını, program dönemi sonunda yüzde 2,8’e düşürmeyi hedefliyoruz."</p>

<p><strong>2027 bütçesinde deprem için ilave kaynak ayrılacak</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"2023-2026 yılları arasında depremin yol açtığı kayıp ve zararın telafi edilmesi ile afet risklerinin azaltılmasına yönelik 2026 yılı fiyatlarıyla toplam 5,4 trilyon TL (104 milyar dolar) tutarında harcama yapılmış olacağı tahmin edilmektedir. Burada ifade edilen tutar ilgili kamu harcamalarını ifade etmekte olup büyük ölçüde yeniden inşa edilen konut ve işyerleri ile yenilenen kamu altyapısı için yapılan harcamalardan oluşmaktadır. 2027 sonunda bu rakamın 116 milyar doları aşacağı tahmin edilmektedir.</p>

<p>Yıkılan konut ve işyerlerinin yerine aynı yapılar yapılmamış, daha güvenli, daha dayanıklı ve daha nitelikli yaşam alanları inşa edilmiştir. Aynı şekilde sağlık, eğitim gibi kamu altyapıları da daha modern standartlarla yeniden kurulmuştur. Yıkılan konut ve işyerlerine ilişkin olarak hak sahipleri için toplam 455 bin bağımsız bölümün inşası tamamlanmış olup bölgede ilave sosyal konutların inşası devam etmektedir. Depremle ilgili kalan ihtiyaçların karşılanması için 2027 yılında da ilave kaynak ayrılacak olup yıllara sâri azalmakla birlikte depremin yaralarının sarılması ve afetlere hazırlıklı olunması için bütçede önemli düzeyde kaynak ayrılmaya devam edilecektir.</p>

<p>Afete ilişkin harcamaların yanı sıra, özellikle personel giderleri ve sosyal güvenlik harcamalarında yaşanan artışın etkisiyle son yıllarda bir miktar yükselmiş olmakla birlikte, AB tanımlı genel yönetim borç stokunun millî gelire oranı tarihi düşük seviyelerde bulunmaktadır. Uluslararası kıyaslanabilir verilere göre kamu borcunun millî gelire oranı ülkemizde yüzde 20’ler seviyesinde iken bu oranın gelişmekte olan ülkelerde yüzde 70’ler ve gelişmiş ülkelerde yüzde 100’lerin üstünde olduğunu da ayrıca vurgulamak isterim. Küresel risklerin yükseldiği bir dönemde ülkemizin en önemli dayanaklarından biri düşük borçluluk seviyesi olacaktır."</p>

<p><strong>Üretim ve rekabet gücü artırılacak</strong></p>

<p>Programın kararlılıkla uygulanmasıyla, dönem sonunda daha fazla istihdam üreten, ekonomik ölçeğini büyüten ve oluşturduğu refahı toplumun geneline daha güçlü biçimde yansıtan bir Türkiye hedeflediklerini söyleyen Yılmaz açıklamasına şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu dönemde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasını ve işsizlik oranının yüzde 8’in altına gerilemesini öngörüyoruz. Böylece büyümenin istihdam oluşturma kapasitesini güçlendirirken, daha fazla vatandaşımızın üretim sürecine katılmasını sağlayacağız. Üretim kapasitemizi, verimliliğimizi ve rekabet gücümüzü artırmaya yönelik politikalarımızla ekonomimizin ölçeğini de önemli ölçüde büyüteceğiz. Program dönemi sonunda millî gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz. Esas hedefimiz, büyümeyi vatandaşlarımızın yaşam standartlarına yansıyan kalıcı bir refah artışına dönüştürmektir. Bu doğrultuda kişi başına millî gelirin 25 bin dolar seviyesine ulaşmasını, artan refahın geniş toplumsal kesimlere yansıtılmasını ve enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere gerilemesini öngörüyoruz."</p>

<p><strong>"Kaynaklarımızın daha etkin kullanılmasını sağlayacağız"</strong></p>

<p>Cevdet Yılmaz, OVP ile ilgili açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:</p>

<p>"Program döneminde büyümenin yalnızca hızına değil, kalitesine ve sürdürülebilirliğine odaklanacağız. Verimlilik artışlarını büyümenin temel itici güçlerinden biri hâline getirirken üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü güçlendirecek; kaynaklarımızın daha etkin kullanılmasını sağlayacağız. Bu politikaları fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikalarımızla eş güdüm içerisinde yürüterek dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme patikası tesis edeceğiz. Bu yaklaşımımızın en önemli ayaklarından birini imalat sanayiimizin üretim ve ihracat kapasitesinin korunması ve güçlendirilmesi oluşturuyor.</p>

<p>Sanayimizin kapasitesini korurken yeşil ve dijital dönüşümle rekabet gücünü artıracağız. Yapay zekâ destekli ve otonom üretim sistemleriyle enerji, hammadde, işgücü ve makine kullanımında verimliliği artırırken düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştıracağız. Bu dönüşümün gerektirdiği beşerî ve fiziki altyapıyı da eş zamanlı olarak güçlendireceğiz. Mesleki ve teknik eğitimi sektörlerimizin ihtiyaçlarıyla daha güçlü biçimde buluşturacak; stratejik teknoloji alanlarının gerektirdiği insan kaynağını yetiştirecek, sanayi bölgelerimizin lojistik ve dijital altyapısını geliştireceğiz."</p>

<p>"Bugün yalnızca Türkiye değil, dünyanın önde gelen sanayi ekonomileri de zorlu bir dönemden geçmektedir"</p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, dünyanın önde gelen sanayi ekonomilerinin de güçlüklerle karşılaştığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Türkiye ekonomisinin üretim gücü, ihracat kapasitesi ve teknolojik dönüşümünün temel taşı imalat sanayiimizdir. Bugün ihracatımızın yaklaşık yüzde 94'ünü imalat sanayii ürünleri oluşturmaktadır.</p>

<p>Bugün yalnızca Türkiye değil, dünyanın önde gelen sanayi ekonomileri de zorlu bir dönemden geçmektedir. Birçok ülkede sanayi politikaları yeniden gündemin merkezine yerleşmiş, üretim kapasitesinin korunması stratejik bir öncelik hâline gelmiştir. Bu amaçla, imalat sanayiimize yönelik veriye dayalı ve hedef odaklı kapsamlı bir İmalat Sanayii Güçlendirme Programını hayata geçiriyoruz.</p>

<p>Bu yılki OVP’nin en temel vurgularından biri bu yaklaşım olacaktır."</p>

<p><strong>"Yatırım yapan, üreten, istihdam sağlayan ve ihracat yapan sanayicinin her adımında yanında olacağız"</strong></p>

<p>KOBİ'lerin teminat ve işletme sermaye sorunlarını hafifleteceklerini aktaran Yılmaz uygulanacak destekleri şöyle anlattı:</p>

<p>"Finansmana erişimi kolaylaştıracak, yatırım, üretim ve ihracata yönelik seçici kredi imkânı sunacak, KOBİ'lerimizin teminat ve işletme sermayesi sorunlarını hafifleteceğiz. İmalat Sanayii Finansman Desteği Programı kapsamında 250 milyar TL büyüklüğünde ilave kredi desteği sağlıyoruz. İhracatçımıza düşük faizli reeskont kredisi sağlarken orta-yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı sanayi yatırımlarına yönelik olarak 3 yıl için ayırdığımız 750 milyar TL’lik YTAK kredilerini kullandırmaya devam edeceğiz. Genel finansal koşullarda iyileşmenin yanı sıra ihtiyaç duyulacak selektif uygulamaları geliştirmeyi öngörüyoruz.</p>

<p>Sanayide kullanılan elektrik ve doğalgaza maliyeti azaltıcı sübvansiyon uygulamalarımızı sürdüreceğiz. İmalat Sanayii İstihdamı Koruma Destek Programı kapsamında istihdamını koruyan işletmelere çalışan başına destek vermeye devam edeceğiz. Enerji verimliliği yatırımlarını hızlandıracak, lojistik ve üretim maliyetlerini azaltacak uygulamaları yaygınlaştıracağız. Organize sanayi bölgelerimizi yalnızca üretim alanları değil, aynı zamanda ortak altyapıların kullanıldığı daha güçlü üretim ekosistemleri hâline getireceğiz.</p>

<p>Sanayimizin en önemli meselelerinden biri haline gelen ara kademe teknik işgücü ihtiyacını karşılamak için sektör-okul işbirliklerini güçlendireceğiz. İhracatta yeni pazarlara erişimi güçlendirecek, Eximbank desteklerini ve ihracat sigortası imkânlarını genişletecek, ihracat finansmanını güçlendireceğiz.</p>

<p>Kamu alımlarını da stratejik bir araç olarak kullanacağız. Yerli üretime öngörülebilir talep oluşturacak, savunma sanayiinde başarıyla uygulanan uzun vadeli sipariş ve tedarik yaklaşımını sağlık teknolojileri, raylı sistemler, enerji ekipmanları, elektronik ve kritik sanayi girdileri gibi alanlarda da yaygınlaştıracağız. Hükümetimiz, yatırım yapan, üreten, istihdam sağlayan ve ihracat yapan sanayicisinin her adımında yanında olacaktır."</p>

<p>Yılmaz, istihdam politikalarını; işgücünün beceri uyumunun iyileştirilmesi, yeni nesil çalışma biçimleri ve sektörel dönüşümlere uyumun sağlanması, işgücüne katılımda güçlük yaşayan kesimlerin istihdamının desteklenmesi ve atıl işgücünün azaltılması üzerine inşa ettiklerini belirtti.</p>

<p>"Kaliteli gıdaya makul fiyatlarla erişimi kolaylaştıracağız"</p>

<p>Cevdet Yılmaz, atıl işgücünün azaltılmasının da üretim kültürü, mesleki eğitim ve bakım hizmetleri olduğunun altını çizdi.</p>

<p></p>

<p>Fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis etmek ve enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek için para, maliye ve gelirler politikalarının güçlü bir eş güdüm içerisinde uygulanmaya devam edileceğini aktaran Yılmaz şunları söyledi:</p>

<p>"Bu süreçte enflasyon beklentilerinin hedeflerimizle uyumlu biçimde çıpalanması özel önem taşımaktadır. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar ile tarımsal ürünlerin alım fiyatlarında da Program hedefleriyle uyumu gözeteceğiz. Vatandaşlarımızın günlük hayatında en doğrudan hissettiği alanlardan biri olan gıda fiyatlarında ise arz yönlü politikaları daha güçlü biçimde devreye alacağız. Tarımsal üretimde verimliliği artırarak üretim planlamasını güçlendirerek ve maliyet baskılarını azaltacak yapısal adımları hızlandırarak gıda fiyatlarındaki oynaklığı sınırlamayı hedefliyoruz. Böylece kaliteli gıdaya makul fiyatlarla erişimi kolaylaştırırken özellikle düşük gelirli vatandaşlarımızın bütçesindeki yükün hafifletilmesini sağlayacağız.</p>

<p>Program döneminde makroihtiyati politika araçlarını para politikası duruşunu destekleyecek şekilde etkin olarak kullanmayı sürdüreceğiz. Yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansmana erişim koşullarının iyileştirilmesini destekleyeceğiz. Aynı zamanda yurt içi tasarruflarımızı artırarak finansal sistemimizin kaynak tabanını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Finansal okuryazarlığı yaygınlaştıracak, uzun vadeli tasarrufları teşvik edecek mekanizmaları güçlendireceğiz. Finansal istikrarın güçlendirilmesinde bankacılık sektörüne ilişkin düzenlemelerde uluslararası normlarla uyumu gözetirken banka dışı finansal kuruluşlara yönelik düzenleyici çerçeveyi geliştireceğiz. Dijital Türk lirasının kullanıma sunulması ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürürken ödeme sistemlerinin ve finansal teknoloji ekosisteminin güvenli ve yenilikçi biçimde gelişmesini destekleyeceğiz."</p>

<p><strong>"Türkiye'yi küresel ekonominin merkezinde yer alan bir üretim, lojistik ve ticaret üssü hâline getirmeyi hedefliyoruz"</strong></p>

<p>Cevdet Yılmaz, dış ticarette önceliklerinin rekabet gücünü daha da artırmak, ihracatı da nitelik açısında daha güçlü bir yapıya kavuşturmak olduğunu söyledi:</p>

<p>"Bu doğrultuda ihracatımızda yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürün ve hizmetlerin payını artıracağız. Düşük ve orta teknolojili sektörlerimizin dönüşümünü desteklerken firmalarımızın yeşil ve dijital dönüşüme uyumunu hızlandıracak, küresel değer zincirlerindeki konumlarını güçlendireceğiz. Türk malı ve hizmetlerinin uluslararası pazarlardaki bilinirliğini ve marka değerini yükselterek ihracatımızdaki artışı daha yüksek katma değerle destekleyeceğiz. Mevcut ticaret anlaşmalarımızın etkinliğini artıracak, yeni pazarlara yönelik ilişkilerimizi geliştirecek ve ticaret diplomasisi araçlarını daha hedef odaklı kullanacağız. AB ile ilişkilerimizin derinleştirilmesinin yanı sıra Uzak Ülkeler Stratejisi, özellikle Afrika coğrafyasına yönelik stratejik açılım, Orta Asya ve Türk dünyasıyla ürün ve pazar çeşitliliğimizi artıracağız. Kritik girdi, ürün ve teknolojilerde yerli üretim kapasitemizi geliştirerek tedarik kaynaklarımızı ve stratejik ticaret koridorlarımızı çeşitlendireceğiz. Lojistik ve dağıtım altyapımızı güçlendirirken stratejik bağlantısallık projeleriyle Türkiye’nin bölgesel ve küresel ticaret ağlarındaki konumunu tahkim edeceğiz.</p>

<p>Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru, Orta Koridor, Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılmasına yönelik girişimler ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden yeni demiryolu bağlantılarıyla Türkiye, doğu-batı ve kuzey-güney eksenlerinde küresel ticaret akımlarının kesiştiği stratejik bir ulaştırma ağı inşa etmektedir. Bu projelerle transit geçişleri artırmanın ötesine geçerek limanlarımızı, lojistik merkezlerimizi, sanayi bölgelerimizi ve demiryolu ağlarımızı entegre ederek Türkiye'yi küresel ekonominin merkezinde yer alan bir üretim, lojistik ve ticaret üssü hâline getirmeyi hedeflemekteyiz.</p>

<p>Türkiye artık sadece farklı coğrafyaları bağlayan bir köprü ülke değil; Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika arasında ticaretin, üretimin ve lojistiğin yön değiştirdiği stratejik bir kavşak ve etrafında refah havzaları oluşturan stratejik bir çekim merkezi olacaktır."</p>

<p><strong>"İstanbul'u finans alanlarında daha güçlü bir merkez hâline getireceğiz"</strong></p>

<p>Cevdet Yılmaz OVP ile ilgili açıklamalarına şöyle devam etti:</p>

<p>"Program döneminde öngörülebilir, şeffaf, rekabetçi ve yatırımcı dostu bir iş ve yatırım ortamının güçlendirilmesini önceliklendiriyoruz. İdari süreçleri kolaylaştıracak ve düzenleyici çerçevenin kalitesini güçlendireceğiz. Şirketlerin kuruluşundan yatırım ve dış ticaret süreçlerine kadar karşılaştıkları idari yükleri azaltacak, mevzuatı sadeleştirecek ve kamu hizmetlerini daha hızlı, dijital ve bütünleşik bir yapıya kavuşturacağız. Yatırım süreçlerinde karşılaşılan sorunların daha etkin çözülmesini sağlayacak; yargılama ve uyuşmazlık çözüm süreçlerini hızlandırarak yatırımcı açısından öngörülebilirliği daha da artıracağız.</p>

<p>Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırımların yalnızca miktarını değil, niteliğini de artırmayı hedefliyoruz. Teknoloji ve bilgi transferi sağlayan, nitelikli istihdam oluşturan, verimliliğimizi yükselten ve ihracat kapasitemizi geliştiren yatırımlara öncelik vereceğiz. Güçlü Merkez Türkiye yaklaşımımızla İstanbul’u da uluslararası finansal hizmetler, bölgesel fon yönetimi, finansal teknolojiler, katılım finans ve sürdürülebilir finans alanlarında daha güçlü bir merkez hâline getireceğiz. İş ve yatırım ortamında bütün bu hedeflediğimiz dönüşümleri hayata geçirmek için özel sektörle düzenli istişare toplantıları gerçekleştirerek değişimin nabzını en iyi şekilde tutmaya devam edeceğiz."</p>

<p><strong>Ekonomik dayanıklılık için 4 alana odaklanılacak</strong></p>

<p>Program döneminde ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı önceleyerek kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltan ve ekonominin çoklu şoklara karşı direncini güçlendiren bir yaklaşımı esas aldıklarını ve 4 başlığa odaklandıklarını aktardı:</p>

<p>"Bu kapsamda enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliğimizi güçlendirecek, yerli kaynaklarımızın aranması, üretilmesi ve daha yüksek katma değerle ekonomiye kazandırılmasının yanı sıra enerji kaynaklarımızı çeşitlendirecek ve depolama kapasitemizi artıracağız.</p>

<p>Kritik minerallerden nükleer ve hidrojen teknolojilerine, enerji ve madencilikte kullanılan kritik ekipmanların yerlileştirilmesine kadar stratejik alanlarda Ar-Ge ve yerli üretim kapasitemizi geliştireceğiz.</p>

<p>Gıda arz güvenliğimizi ve tarımsal dayanıklılığımızı artıracak, stratejik girdilerde yerli kapasiteyi güçlendireceğiz. Kritik teknolojilerde yerli kapasiteyi geliştirecek, savunma sanayii, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zekâ başta olmak üzere stratejik alanlarda Ar-Ge, üretim ve yenilik kabiliyetimizi daha ileriye taşıyacağız. Kritik ürün ve teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltırken, savunma sanayiinde geliştirdiğimiz yetkinliklerin sivil alanlara aktarılmasını ve yüksek katma değerli üretim ile ihracata daha güçlü katkı vermesini sağlayacağız.</p>

<p>Ailenin güçlendirilmesini, demografik yapımızın korunmasını ve şehirlerimizin afetlere karşı daha dirençli hâle getirilmesini de ekonomik dayanıklılığın ayrılmaz unsurları olarak görüyoruz. Bu doğrultuda aile ve nüfus yapısını destekleyen politikaları güçlendirecek; sosyal konut ve kentsel dönüşüm çalışmalarımızı hızlandıracak, afetlere yönelik erken uyarı sistemlerinde yerli ve millî teknolojilerin geliştirilmesini destekleyeceğiz."</p>

<p><strong>Kamu harcamalarında tasarruf ve verimlilik artırılacak</strong></p>

<p>Kamu maliyesinde mali disiplinden taviz vermeden verimlilik ve etkinliği en üst düzeye çıkarmayı öncelediklerini vurgulayan Yılmaz şunları söyledi:</p>

<p>"Harcamalarda tasarruf sağlarken öte yandan afetlere karşı dirençliliğin artırılması kapsamında afetlerin önlenmesi için gerekli kaynağı ayırmaya devam edecek; başta İstanbul olmak üzere risk azaltıcı kentsel dönüşüm projelerine ivme kazandıracağız. Kayıt dışılıkla mücadeleyi hayati bir konu olarak görüyoruz. Önümüzdeki süreçte dijital denetim mekanizmalarını genişleterek vergi kayıp ve kaçaklarını en aza indirecek, mükelleflerin sisteme gönüllü uyumunu teşvik edeceğiz. Sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla prim gelirlerini artıracak, sistemi yeni nesil esnek çalışma modellerine uyumlu hâle getireceğiz. Sağlık alanında da harcamaları etkinleştirmeyi sürdüreceğiz. KİT’lerde yönetişim reformunu hayata geçireceğiz. Vergi sistemimizi yatırımı, istihdamı ve büyümeyi desteklerken aynı zamanda gelir dağılımında adaleti de gözeten bir yapıda güçlendiriyoruz."</p>

<p><strong>"Önceliklerimizi vatandaşların doğrudan hayatına dokunan alanları gözeterek şekillendiriyoruz"</strong></p>

<p>Yılmaz, öncelikleri, ülkenin stratejik ihtiyaçlarını ve vatandaşların doğrudan hayatına dokunan alanları gözeterek şekillendirdiklerini şu sözlerle açıkladı:</p>

<p>"Gıda arz güvenliği kapsamında sulama yatırımlarını yüzde 42, içme suyu yatırımlarını yüzde 71, organize tarım bölgesi yatırımlarını ise yüzde 103 oranında artırıyoruz. Enerji, savunma sanayii, yüksek teknoloji ve sanayimizin geleceği açısından kritik öneme sahip madenlerde dışa bağımlılığımızı azaltmak zorundayız. Bu doğrultuda Maden Tetkik ve Arama yatırımlarını yüzde 139 artırıyoruz.</p>

<p>Sanayi altyapımızı organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi siteleri başta olmak üzere güçlendiriyoruz. Bu kapsamda, altyapı yatırımlarını yüzde 54 oranında artırıyoruz. Savunma sanayiinde kendi teknolojisini geliştiren, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen ve yüksek katma değer üreten bir Türkiye hedefliyoruz. Bu kapsamda savunma harcamalarını yüzde 229 artırıyoruz.</p>

<p>Sağlık hizmetlerinin kapasitesini artırmak, sağlık altyapımızı güçlendirmek ve kaliteli sağlık hizmetine daha hızlı ve kolay erişimi sağlamak üzere sağlık yatırımlarımızı da yüzde 43 artırıyoruz. Özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlarımızın konuta erişiminin kolaylaştırılması için sosyal konut yatırımlarını yüzde 150 artırıyoruz. Program çerçevesinde İstanbul’da başlattığımız kiralık sosyal konut projelerimizi ülke sathına yaymayı hedefliyoruz.</p>

<p>Sanayi ve ticaretimizin hızlı bir biçimde gelişmesi, bireysel ulaşım konforunun artması için ulaştırma modlarımız içerisinde demiryollarının payını son yıllarda ciddi bir biçimde artırıyoruz. Nitekim Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı demiryolu projelerine ayırdığımız kaynağı yüzde 49 oranında artırdık."</p>

<p><strong>Türkiye'nin küresel ekonomideki konumu güçlendirilecek</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, OVP'nin Türkiye için hayırlı olmasını temenni etti ve konuşmasını teşekkür ederek sonlandırdı:</p>

<p>"Bugün sizlerle paylaştığımız 2027–2029 Orta Vadeli Programı, ekonomide sağladığımız kazanımları kalıcı hâle getirirken önümüzdeki dönemin ihtiyaçlarına güçlü bir şekilde cevap verecek politika çerçevemizi ortaya koymaktadır.</p>

<p>Temel amacımız, makroekonomik istikrarı daha da güçlendirirken üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü artırmak, ekonomimizin potansiyelini yükseltmek ve elde edilen kazanımların vatandaşlarımızın refahına daha güçlü biçimde yansımasını sağlamaktır. Önümüzdeki dönemin küresel ölçekte yeni sınamalar kadar yeni fırsatları da beraberinde getireceğinin farkındayız.</p>

<p>Türkiye olarak bu süreci yalnızca dış gelişmelere uyum sağlayan değil, sahip olduğu güçlü üretim altyapısı, girişimcilik kapasitesi ve stratejik avantajlarıyla değişen dünya ekonomisinde konumunu daha da güçlendiren bir ülke olarak değerlendirmekte kararlıyız.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde, ilgili bütün kurumlarımızla etkin bir eş güdüm içerisinde çalışarak Programımızda yer verdiğimiz politika ve reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bu vesileyle, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a tüm bu çalışmalarda ortaya koyduğu güçlü, kararlı ve dirayetli liderliği için şükranlarımızı sunuyorum.</p>

<p>İnanıyoruz ki, bu süreç sonunda daha fazla üreten, daha fazla ihraç eden, nitelikli istihdam oluşturan, rekabet gücü yüksek ve vatandaşlarımızın refahını kalıcı biçimde artıran bir ekonomik yapıya ulaşacağız. Bu vesileyle, konuşmama son verirken Orta Vadeli Programımızın hazırlık sürecini yürüten Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığımız başta olmak üzere, süreci müştereken yürüten Hazine ve Maliye Bakanlığımıza, katkı sunan tüm Bakanlıklarımıza, kamu kurum ve kuruluşlarımıza, meslek kuruluşlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza, özel sektör temsilcilerimize ve görüş ve önerileriyle Programımıza katkıda bulunan tüm taraflara teşekkür ediyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/ekonomide-3-yillik-yol-haritasi-aciklandi</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/10/cevdet-yilmaz-16102025.jpg" type="image/jpeg" length="69380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekonomide 3 yıllık yol haritasını içeren Orta Vadeli Program yarın kamuoyuyla paylaşılacak]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/ekonomide-3-yillik-yol-haritasini-iceren-orta-vadeli-program-yarin-kamuoyuyla-paylasilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/ekonomide-3-yillik-yol-haritasini-iceren-orta-vadeli-program-yarin-kamuoyuyla-paylasilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ekonominin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Programı yarın kamuoyuyla paylaşacaklarını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Yarın saat 11.00'de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ekonomimizin 3 yıllık yol haritası niteliğinde olan Orta Vadeli Programı detaylı şekilde kamuoyu ile paylaşacağız. Dünya ve bölgemizde risklerin ve belirsizliklerin yükseldiği bir dönemde, istikrar içinde öngörülebilir politikalar izlerken, yeni stratejik öncelikleri de güncellenmiş programımıza entegre edeceğiz. Ülkemizin kurumsal birikimini ve ortak aklını yansıttığımız programın şimdiden hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/ekonomide-3-yillik-yol-haritasini-iceren-orta-vadeli-program-yarin-kamuoyuyla-paylasilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 21:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/o-v-p.JPG" type="image/jpeg" length="38866"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Para piyasası fonlarında stopaj yüzde 10 oldu]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/para-piyasasi-fonlarinda-stopaj-yuzde-10-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/para-piyasasi-fonlarinda-stopaj-yuzde-10-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Para piyasası fonları ile unvanında "para piyasası" ibaresi bulunan serbest fonlardan elde edilen kazançlarda yüzde 0 olan stopaj oranı yüzde 10'a yükseltildi. Gerçek kişiler için uygulanan yüzde 17,5'lik oranda ise değişiklik yapılmadı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Para piyasası fonlarından elde edilen kazançlara yapılacak vergi kesintisiyle ilgili Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Kararla, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 67. maddesi uyarınca, yerli ve yabancı kurumsal yatırımcılar nezdinde uygulanan stopaj rejiminde yeni bir düzenlemeye gidildi. Bu kapsamda, yalnızca para piyasası fonları ile ünvanında "para piyasası" ibaresi yer alan serbest fonların katılma paylarından sağlanan kazançlara münhasır olmak üzere, daha önce yüzde 0 olarak uygulanan tevkifat oranı yüzde 10'a yükseltildi.</p>

<p>Yerli kurumsal yatırımcılar nezdinde kesilen bu tevkifat tutarları üçer aylık vergilendirme dönemlerinde beyan edilecek geçici vergiden mahsup edilebilecekken, yabancı kurumsal yatırımcılar bakımından söz konusu yüzde 10'luk kesinti nihai vergilendirme mahiyetini taşıyor. Yerli ve yabancı kurumsal yatırımcıların para piyasası fonları haricindeki diğer tüm kazançlarda ise oranın tevkifatın yüzde 0 olarak uygulanmasına aynen devam edilecek.</p>

<p><strong>Eski fon payları için kademeli uygulama</strong></p>

<p>Öte yandan, yerli ve yabancı gerçek kişilerin yatırım fonu katılma payı kazançlarına uygulanan yüzde 17,5 oranındaki tevkifat rejiminde herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Oran değişikliğinin zaman bakımından uygulanmasında ise kademeli bir esas benimsendi.</p>

<p>Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iktisap edilecek yeni katılma payı kazançları doğrudan bu orana tabi kılındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yürürlük tarihinden önce iktisap edilmiş katılma paylarında ise düzenlemenin yayımı tarihine kadar teşekkül eden kazançlar tevkifat kapsamı dışında tutularak sadece yayım tarihinden katılma paylarının elden çıkarıldığı tarihe kadar geçen süreye isabet eden kazanç kısmı tevkifat kapsamına alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/para-piyasasi-fonlarinda-stopaj-yuzde-10-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/para-44.JPG" type="image/jpeg" length="37388"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eylül ayı yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/eylul-ayi-yasli-ve-engelli-ayliklari-hesaplara-yatirilmaya-baslandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/eylul-ayi-yasli-ve-engelli-ayliklari-hesaplara-yatirilmaya-baslandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayı içerisinde toplam 9,3 milyar lira tutarındaki yaşlı ve engelli aylıklarını hak sahiplerinin hesaplarına yatırmaya başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, engelli ve yaşlı bireylerin hayatın her alanına tam katılımlarını sağlamak ve aynı zamanda bağımsız yaşam sürmelerine destek olmak amacıyla çalıştıklarını belirtti.</p>

<p>Eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata kadar her alanda yaşlı ve engelli vatandaşların yanında olduklarını aktaran Göktaş, hizmetleri insan odaklı ve hak temelli politikalar çerçevesinde yürüttüklerini vurguladı.</p>

<p>Engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik kapsayıcı ve düzenli sosyal yardım programları geliştirmeyi sürdürdüklerini ifade eden Göktaş, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu doğrultuda eylül ayında 5,3 milyar lira tutarında yaşlı aylığı ve 4 milyar lira tutarında engelli aylığı olmak üzere toplam 9,3 milyar lira yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hak sahiplerinin hesaplarına yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/eylul-ayi-yasli-ve-engelli-ayliklari-hesaplara-yatirilmaya-baslandi</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/07/para-37.jpg" type="image/jpeg" length="37134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Altının kilogram fiyatı 6 milyon 922 bin 900 liraya geriledi]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/altinin-kilogram-fiyati-6-milyon-922-bin-900-liraya-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/altinin-kilogram-fiyati-6-milyon-922-bin-900-liraya-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) standart altının kilogram fiyatı, günün sonunda 6 milyon 922 bin 900 liraya geriledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altın piyasasında en düşük 6 milyon 916 bin lira, en yüksek 6 milyon 945 bin lirayı gören standart altının kilogram fiyatı, günün sonunda yüzde 0,1 düşüşle 6 milyon 922 bin 900 lira oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Standart altının kilogram fiyatı dün günü 6 milyon 927 bin 300 liradan tamamlamıştı.</p>

<p>KMKTP'de altında toplam işlem hacmi 1 milyar 467 milyon 600 bin 236,02 lira, işlem miktarı ise 211,94 kilogram oldu.</p>

<p>Tüm metallerde toplam işlem hacmi ise 1 milyar 744 milyon 845 bin 367,86 lira olarak gerçekleşti.</p>

<p>Altın borsasında bugün en fazla işlem yapan kurumlar, Kuveyt Türk Katılım Bankası, NMGlobal Kıymetli Madenler, Garanti BBVA, Akbank ile Dünya Katılım Bankası olarak sıralandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/altinin-kilogram-fiyati-6-milyon-922-bin-900-liraya-geriledi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/03/altin-32.jpg" type="image/jpeg" length="22351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel gıda fiyatları, 2022 sonundan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/kuresel-gida-fiyatlari-2022-sonundan-bu-yana-en-yuksek-seviyeye-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/kuresel-gida-fiyatlari-2022-sonundan-bu-yana-en-yuksek-seviyeye-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel gıda fiyatlarındaki yükseliş ağustosta hız kazandı. FAO Gıda Fiyat Endeksi, aylık bazda yüzde 1,9 artarak 2022 sonundan bu yana en yüksek seviyeye ulaşırken, şeker fiyatlarındaki sert yükseliş dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel gıda fiyatlarındaki yukarı yönlü seyir ağustos ayında da sürdü. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) Gıda Fiyat Endeksi, ağustosta 2022 yılının sonundan bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.</p>

<p>FAO verilerine göre endeks, ağustos ayında temmuza kıyasla yüzde 1,9 yükseldi. Artışta özellikle tahıl, şeker ve süt ürünlerindeki fiyat hareketleri etkili oldu. Küresel gıda fiyatlarındaki yıllık yükseliş ise yüzde 2,5 olarak hesaplandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı dönemde Türkiye'deki gıda enflasyonu yüzde 33,4 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p><strong>Küresel gıda piyasalarında baskı sürüyor</strong></p>

<p>Dünya genelinde gıda piyasaları, artan üretim maliyetlerinin yanı sıra arz sorunları, ticarette yaşanan sıkıntılar ve iklim koşullarından kaynaklanan risklerin etkisi altında kalmaya devam ediyor.</p>

<p>Temmuz ortasından itibaren Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin yeniden yükselmesi de tahıl piyasalarını etkileyen başlıklardan biri oldu. Rusya'nın saldırılarını artırmaya yönelik hazırlıkları, Ukraynalı üreticilerin tahıl ihracatı konusunda karşılaştığı zorlukları artırıyor.</p>

<p><strong>Arz rekabeti güçleniyor</strong></p>

<p>ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerine yönelik beklentilerin zayıflaması piyasalardaki risk algısını artırırken, Avrupa'da rekoltenin düşük kalacağı yönündeki tahminler de bölgenin ithalat ihtiyacını gündemde tutuyor. Bu durumun küresel arz üzerindeki rekabeti artırdığı değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Şeker fiyatlarında dikkat çeken artış</strong></p>

<p>Ağustos ayında küresel buğday fiyatları yüzde 2,6 yükseldi. Şeker fiyatlarında ise çok daha belirgin bir hareket görüldü. Şeker fiyatları aynı dönemde yüzde 11,9 oranında artış kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/kuresel-gida-fiyatlari-2022-sonundan-bu-yana-en-yuksek-seviyeye-ulasti</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/thumbs-b-c-0de9c6df3f663c3e85d85c54fe93e80d.webp" type="image/jpeg" length="59481"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye dünyada enflasyonu en yüksek beşinci ülke]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/turkiye-dunyada-enflasyonu-en-yuksek-besinci-ulke</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/turkiye-dunyada-enflasyonu-en-yuksek-besinci-ulke" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in yüzde 31,51 olarak açıkladığı yıllık enflasyon esas alınarak yapılan sıralamaya göre Türkiye; Venezuela, İran Güney Sudan ve Arjantin’in ardından dünyada enflasyonu en yüksek beşinci ülke olarak öne çıkıyor. Ekonomistler, yılın ilk sekiz ayındaki yüzde 22,07 oranındaki enflasyona işaret ederek, "Merkez Bankası’nın yıl sonu hedefini tutturulabilmesi mümkün değil. Çünkü, Merkez Bankası’nın yeni hedefi olan yüzde 24’ün yüzde 92’si sekiz ayda aşıldı" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre ağustosta aylık enflasyon yüzde 1,84, yıllık enflasyon yüzde 31,51 oldu.</p>

<p>Bu yılın ocak-ağustos döneminde enflasyon geçen yılın aynı dönemindeki seviyesinin 0,57 puan üzerinde gerçekleşti. Bu yıl yüzde 22,07 olan sekiz aylık enflasyon geçen yıl yüzde 21,5 düzeyindeydi.</p>

<p><strong>HEDEFLER BİR TÜRLÜ TUTMUYOR</strong></p>

<p>İktidar, 2026 yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 16 olarak belirledi. Merkez Bankası ise yıl sonunda yüzde 15 ila yüzde 21 oranları arasında kalacağını belirterek, hedefi yüzde 16 olarak açıklamıştı. Banka, enflasyon hedefini yıl içinde yukarı yönlü revize etti ve yüzde 24’e yükseltti. Banka, yıl sonu enflasyon tahminini de önce yüzde 26’ya, geçen ay da yüzde 28’e yükseltti.</p>

<p>Ekonomistler, ANKA Haber Ajansı’na yaptıkları açıklamada, yılın ilk sekiz ayındaki yüzde 22,07 oranındaki enflasyona işaret ederek, "Merkez Bankası’nın yıl sonu hedefini tutturulabilmesi mümkün değil. Çünkü, Merkez Bankası’nın yeni hedefi olan yüzde 24’ün yüzde 92’si sekiz ayda aşıldı. Başlangıçtaki yüzde 16’lık hedef ise aylar önce zaten aşıldı" dedi</p>

<p>Ekonomistler, Merkez Bankası’nın yüzde 28 tahmininin tutabilmesi için de kalan dört ayda toplam enflasyonun yüzde 4,9’un, aylık ortalamanın da yüzde 1,3’ün altında kalması gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Ekonomistler, özellikle eylül ve ekim aylarında enflasyonun okul masrafları nedeniyle yüksek çıkacağını vurgulayarak, "Geçen yılın son dört ayında toplam yüzde 7,7 oranında enflasyon yaşanmıştı" dedi. Ekonomistler, 2026 sonunda yıllık enflasyonun yüzde 32’nin üzerinde gerçekleşebileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>TÜRKİYE, ENFLASYON LİGİNDE İLK 5’TE</strong></p>

<p>Türkiye, dünya enflasyon liginde ilk beşteki yerini koruyor. TÜİK’in yüzde 31,51 olarak açıkladığı yıllık enflasyon esas alınarak yapılan sıralamaya göre Türkiye, Venezuela (yüzde 576), İran (yüzde 87,9) Güney Sudan (yüzde 58,21) ve Arjantin’den (yüzde 33,8) sonra dünyada enflasyonu en yüksek beşinci ülke olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Türkiye, bu oranla Avrupa’da da açık ara birinci sırada bulunuyor. Türkiye’yi, ikinci sırada tek haneli enflasyonuyla Romanya (yıllık yüzde 8,2) izliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AVRUPA’DA ENFLASYON</strong></p>

<p>Avrupa’daki tüm ülkelerin yıllık enflasyonu Türkiye’nin bu yılın sekiz ayında yaşadığı yüzde 22,07 oranının altında kalıyor. Türkiye, G20 ülkeleri arasında da Arjantin’den sonra yüksek enflasyonda ikinci sırada bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/turkiye-dunyada-enflasyonu-en-yuksek-besinci-ulke</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/06/enflasyon-4.jpg" type="image/jpeg" length="17858"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye ekonomisinin 2027-2029 rotası pazar günü belli olacak]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/turkiye-ekonomisinin-2027-2029-rotasi-pazar-gunu-belli-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/turkiye-ekonomisinin-2027-2029-rotasi-pazar-gunu-belli-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ekonomisinin rotasını çizen yeni Orta Vadeli Program'ın (OVP) pazar günü kamuoyuna duyurulmasıyla fiyat istikrarından büyümeye, istihdamdan finansa kadar çeşitli konularda hedefler belli olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekonominin 2027-2029 dönemi yol haritası niteliğindeki OVP çalışmalarında sona gelindi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yeni OVP'nin detaylarının 6 Eylül Pazar günü kamuoyuyla paylaşılacağını açıklamasının ardından gözler göstergelere çevrildi.</p>

<p>Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, OVP hazırlıkları kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde iş dünyasının çatı kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve sanayicilerle bir araya geldiklerini belirtti.</p>

<p>Ekonominin gelecek 3 yıllık yol haritasını, temel makroekonomik hedeflerini, politika çerçevesini ve yapısal reform gündemini ortaya koyacak OVP'ye ilişkin iş dünyasının beklenti, görüş ve önerilerini dinlediklerini ifade eden Yılmaz, hazırlık sürecinde son aşamaya gelindiğini kaydetti.</p>

<p>Yılmaz, paylaşımında şu ifadelere yer verdi;</p>

<p>Strateji ve Bütçe Başkanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımızın koordinasyonunda, ilgili tüm bakanlık ve kurumlarımızın katkılarıyla yürütülen hazırlıklarımızda son aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Katılımcı ve istişareye dayalı bir anlayışla hazırladığımız 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programımızın detaylarını 6 Eylül Pazar günü kamuoyuyla paylaşmayı planlıyoruz. Programın uygulama sürecini ise belirlenen takvim çerçevesinde yakından takip edeceğiz.</p>

<p>Enflasyon, büyüme politikaları ve reformlar<br />
OVP ile finans ve fiyat istikrarı, büyüme, istihdam gibi kritik alanlarda nasıl bir rota izleneceği belirleniyor. Kamu idarelerinin ödenek teklif tavanları da OVP'de yer alacak.</p>

<p>Programda, enflasyon, büyüme politikaları ve yapısal reformların öne çıkacağı öngörülüyor.</p>

<p>OVP, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ortak çalışmalarla hazırlanıyor ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasının ardından Resmi Gazete'de yayımlanıyor. OVP ile makroekonomik politikaların belirlenmesi, temel ekonomik büyüklüklerin, gelir-gider tahminlerinin, bütçe dengesi ve borçlanma durumunun ortaya konulması amaçlanıyor. OVP, makroekonomik politika çerçevesi ve hedefleri ile öncelikli reform alanlarını ve takvimini gösteriyor.</p>

<p>Mevcut OVP'deki hedefler<br />
2026-2028 dönemini kapsayan OVP'de ekonominin 2026'da yüzde 3,8, 2027'de yüzde 4,3 ve 2028'de yüzde 5 büyümesi hedeflenmişti.</p>

<p>Enflasyonun bu yıl için yüzde 16, 2027 için yüzde 9, 2028 için yüzde 8 olması öngörülmüştü. Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2026'da yüzde 3,5, program dönemi sonunda ise yüzde 2,8 olarak gerçekleşeceği hesaplanmıştı. Söz konusu programda, işsizlik oranında 2026 için yüzde 8,4, 2027 yılı için yüzde 8,2 ve 2028 için yüzde 7,8 hedefi konulmuştu.</p>

<p>İhracatın bu yıl sonunda 282 milyar dolar, 2027'de 294 milyar dolar, program sonunda 308,5 milyar dolar olması hedeflenmişti. İthalatın ise 2026'da 378 milyar dolar, gelecek yıl 393 milyar dolar, 2028'de de 410,5 milyar dolar olması öngörülmüştü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/turkiye-ekonomisinin-2027-2029-rotasi-pazar-gunu-belli-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/turk-bayragi-h-d-r.jpg" type="image/jpeg" length="35257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akaryakıtta çifte zam tabelada: Motorin 90 TL'yi aştı, benzin 80 TL'ye yaklaştı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/akaryakitta-cifte-zam-tabelada-motorin-90-tlyi-asti-benzin-80-tlye-yaklasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/akaryakitta-cifte-zam-tabelada-motorin-90-tlyi-asti-benzin-80-tlye-yaklasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortadoğu'daki gerilim nedeniyle yükselen brent petrol fiyatları iç piyasada akaryakıt zamlarını beraberinde getirdi. Litre fiyatı motorinde 7,79 TL, benzinde ise 2,57 TL artan zamlı tarife pompaya yansıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortadoğu'da tırmanan gerilimin arz güvenliğine yönelik endişeleri artırmasıyla küresel piyasalarda brent petrolün varil fiyatı 95,87 dolar seviyelerine yükseldi. Petroldeki bu artışın ardından yurt içinde akaryakıt fiyatlarında yeni bir düzenlemeye gidildi.</p>

<p>Sektör temsilcilerinin aktardığına göre, motorinin litre fiyatına ortalama 7 lira 79 kuruş, benzinin litre fiyatına ise 2 lira 57 kuruş zam yapıldı.</p>

<p>Gece yarısından itibaren geçerli olan fiyat artışlarının detayları ve şehirlere göre oluşan güncel tablo şu şekilde:</p>

<p>Şehirlerde Güncel Pompa Fiyatları:</p>

<p>İstanbul (Avrupa): Benzin 76,92 TL; Motorin 88,89 TL; LPG 34,99 TL.</p>

<p>Ankara: Benzin 77,89 TL; Motorin 90,02 TL; LPG 35,09 TL.</p>

<p>İzmir: Benzin 78,17 TL; Motorin 90,29 TL; LPG 34,99 TL.</p>

<p>Adana: Benzin 78,73 TL; Motorin 90,84 TL; LPG 35,41 TL.</p>

<p>Bitlis: Benzin 79,53 TL; Motorin 91,75 TL; LPG 35,71 TL.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son artışların ardından motorinin litre fiyatı birçok ilde 90 TL eşiğini geçerken, benzin fiyatları da 80 TL bandına yaklaştı.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/akaryakitta-cifte-zam-tabelada-motorin-90-tlyi-asti-benzin-80-tlye-yaklasti</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/01/akaryakit-zam.jpg" type="image/jpeg" length="32153"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Brent petrolün varili 95,48 dolardan işlem görüyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/brent-petrolun-varili-9548-dolardan-islem-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/brent-petrolun-varili-9548-dolardan-islem-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 95,48 dolardan işlem görüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dün 97,62 dolara kadar yükselen Brent petrolün vadeli varil fiyatı, günü 95,52 dolardan tamamladı. Brent petrolün kasım vadeli varil fiyatı, bugün saat 09.30 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,04 gerileyerek 95,48 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün ekim vadeli varil fiyatı da 91,38 dolar olarak belirlendi.</p>

<p>Petrol fiyatları, ABD yönetiminin İran ile "süresiz bir savaş" yürütme niyetinde olmadığına yönelik açıklamalar ve Hürmüz Boğazı'ndan petrol sevkiyatının sürdüğüne ilişkin haber akışının jeopolitik risklerin devam ettiğine yönelik endişelerle dengelenmesiyle yatay seyrediyor.</p>

<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, dün Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, İran konusunda askeri, ekonomik ve diplomatik "tüm seçeneklerin" masada olduğunu, ancak Tahran ile "süresiz bir savaş" peşinde olmadıklarını belirtti.</p>

<p>ABD'de ve uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının yüksek seyretmesinden İran'ı sorumlu tutan Vance, İran ordusunun Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerine ateş açmayı bırakması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Vance, İran'a ticari gemilere yönelik saldırıları durdurması için baskı uyguladıklarını belirterek, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı petrol tankerlerine açık tutması sayesinde küresel bir enerji krizinin önüne geçildiğini savundu.</p>

<p>ABD'nin şu anda İran ile müzakere halinde olmadığını dile getiren Vance, Washington'ın Tahran'a yönelik bundan sonraki adımlarına ilişkin tüm seçeneklerin masada olduğunu ifade etti.</p>

<p>Vance, bu seçenekler arasında ekonomik, askeri, diplomatik ve gizli baskının bulunduğunu, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran konusunda karar verme alanını korumak amacıyla izlenecek politikaya ilişkin ayrıntı vermeyeceğini söyledi.</p>

<p>ABD'nin İran ile aktif müzakere yürütmediğine yönelik açıklamalar ve Trump'ın tüm seçenekleri elinde tuttuğunun vurgulanması jeopolitik risklerin sürdüğüne işaret ederek fiyatlardaki düşüşü sınırlarken, Vance'ın İran ile "süresiz bir savaş" niyetinde olmadıklarını ve aktif saldırı sürecini tamamladıklarını belirtmesi arz kesintilerine ilişkin endişeleri hafifleterek fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu.</p>

<p>- Hürmüz Boğazı'nda petrol sevkiyatının sürdüğü iddia edildi</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nda petrol sevkiyatının sürdüğüne ilişkin haber akışı da fiyatlardaki düşüşü destekledi.</p>

<p>CNN'in dün ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD güçleri Hürmüz Boğazı'ndan petrol sevkiyatının çatışmalar öncesindeki seviyelere yakın miktarlarda gerçekleşmesini sağladı.</p>

<p>Yetkililer, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'nda toplam 18 milyon varil petrol taşıyan 40 ticari gemiye refakat ettiğini, operasyonlar sırasında bölgedeki yaklaşık 60 İran askeri hedefinin de vurulduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Operasyonlarda İran'a ait hava savunma sistemleri, radarlar, deniz unsurları, mayın döşeme kapasitesi ve iletişim tesislerinin hedef alındığını öne süren yetkililer, çok sayıda gemisavar seyir füzesinin de imha edildiğini savundu.</p>

<p>Bununla birlikte yetkililer, İran güçlerinin askeri kapasitelerini hızla yeniden oluşturabildiğini belirterek, Hürmüz Boğazı çevresinde gelecek günlerde ilave saldırılar düzenlenebileceğini kaydetti.</p>

<p>Trump da daha önce Hürmüz Boğazı'nda kontrolü sağladıklarını savunarak, "Şu anda Hürmüz Boğazı'nı biz kontrol ediyoruz. Onlar hiçbir şey elde edemedi ve gemilerini etkisiz hale getirdik." ifadesini kullanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hürmüz Boğazı'ndan çatışmalar öncesinde günlük ortalama yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü taşınıyordu.</p>

<p>Söz konusu açıklamalara karşın İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan gemilere yönelik kısıtlamalarını sürdürüyor.</p>

<p>İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan ve "kurallara uymayan" 11 gemiyi daha kara listeye aldığını duyurarak, gelecekte Boğaz'dan geçmek isteyen adı geçen gemilerin "para cezası, alıkonulma veya el koyma" cezalarıyla karşılaşacağını bildirdi.</p>

<p>PGSA internet sitesinde, "Hürmüz Boğazı için İran protokollerini ihlal eden gemiler, gelecekteki geçişlerinde para cezası, alıkonulma veya el koyma da dahil olmak üzere kısıtlamalarla karşılaşacaklardır." ifadesi kullanıldı.</p>

<p>Brent petrolde teknik olarak 101 doların direnç, 90,23 doların ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/brent-petrolun-varili-9548-dolardan-islem-goruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/08/petrol-1476007-1.jpg" type="image/jpeg" length="37771"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Piyasaların gözü faiz kararına çevrildi]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/piyasalarin-gozu-faiz-kararina-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/piyasalarin-gozu-faiz-kararina-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası kararı yatırımcıların odağında bulunuyor. TCMB'nin yılın altıncı para politikası kararı 10 Eylül'de açıklanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fatih Karahan başkanlığındaki Para Politikası Kurulu, yılın altıncı faiz kararını 10 Eylül Perşembe günü saat 14.00’te kamuoyuna duyuracak.</p>

<p>Banka, temmuz ayında gerçekleştirilen son toplantıda politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 düzeyinde sabit tutma kararı almıştı.</p>

<p>Bankanın temmuz ayında gerçekleştirdiği toplantıda, jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarının yeniden yükselme eğilimine girdiği belirtilerek, yakın döneme ilişkin verilerin iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret ettiği kaydedildi.</p>

<p>Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiği bildirilen duyuruda, şu değerlendirmelere yer verildi:</p>

<p>"Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır."</p>

<p>Duyuruda, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Likidite koşullarının yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçlarının etkili şekilde kullanılmaya devam edileceği bildirilen duyuruda, "Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır." denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/piyasalarin-gozu-faiz-kararina-cevrildi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 08:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/08/merkez-bankasi-9.jpg" type="image/jpeg" length="45880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Motorin 90 TL’yi aştı: Bu gece yarısından itibaren 7,76 TL zam]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/motorin-90-tlyi-asti-bu-gece-yarisindan-itibaren-776-tl-zam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/motorin-90-tlyi-asti-bu-gece-yarisindan-itibaren-776-tl-zam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Motorinin litre fiyatı 90 TL’yi aştı. Motorine bu gece yarısından geçerli olmak üzere 7,76 TL, benzine ise 2,47 TL zam yapıldı. Akaryakıt tabelaları gece yarısından itibaren bir kez daha değişecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brent petrol, ABD’nin İran'a yönelik yeni saldırılarının ardından yüzde 2,5’e varan oranlarda yükseldi. Brent petrolün varil fiyatı 95-96 dolar düzeyine çıktı. Fiyat, daha sonra bir miktar gerilese de 94-95 dolar düzeyinde işlem görüyor.</p>

<p>Küresel piyasalarda motorin ve benzinin metrik ton fiyatları da yükseldi. Motorinin ton fiyatı, saldırı haberleriyle birlikte bin 257 dolardan bin 459 dolara kadar çıktı. Ardından bir miktar gerileyen motorinin tonu, bin 410 dolar düzeyinde seyrediyor.</p>

<p>Gerilim, rafine ürün piyasasına da fiyat artışı olarak yansıdı. Motorine yapılan 7,76 TL’lik zamla birlikte motorinin litre fiyatı 90 TL’yi aştı. Benzinde ise zam ihtiyacının bir bölümü Eşel mobil uygulaması kapsamında ÖTV’den karşılandı ve 2,47 TL'lik zam pompaya yansıyacak.</p>

<p>Motorin ve benzine gelen zamlarla birlikte akaryakıt tabelaları gece yarısı bir kez daha değişecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/motorin-90-tlyi-asti-bu-gece-yarisindan-itibaren-776-tl-zam</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/01/akaryakit-zam.jpg" type="image/jpeg" length="80822"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kademeli emeklilik Meclis’e sunuldu mu? Kademeli emeklilik çalışması var mı, çıkacak mı?]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/kademeli-emeklilik-meclise-sunuldu-mu-kademeli-emeklilik-calismasi-var-mi-cikacak-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/kademeli-emeklilik-meclise-sunuldu-mu-kademeli-emeklilik-calismasi-var-mi-cikacak-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kademeli emeklilik konusu yeniden milyonlarca çalışanın gündemine girdi. EMADDER’in son açıklamaları, özellikle 8 Eylül 1999 sonrası sigorta girişi bulunan çalışanların beklentisini artırırken, önerilen yaş ve prim günü şartları da yakından takip ediliyor. EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, “Asla EYT'deki gibi milyonlarca insan sisteme girmeyecek. Bunun hiçbir maliyeti, hiçbir yükü yok" dedi. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin yasalaşmasının ardından, 8 Eylül 1999 tarihini bir gün, birkaç ay veya birkaç yılla kaçıran çalışanlar için yeni bir formül gündeme geldi. İşe giriş tarihine göre emeklilik koşullarının basamaklı olarak belirlenmesini amaçlayan kademeli emeklilik önerisi, Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na iletildi.</p>

<p>Yeni Şafak'ta yer alan habere göre; EMADDER yönetiminin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın ile gerçekleştirdiği görüşmede masaya yatırılan taslak, yaklaşık 4,5 milyon çalışanın durumunu kapsıyor. EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, yaptığı açıklamada, kademeli emeklilik talebinin çıkış noktasının, EYT düzenlemesiyle 8 Eylül 1999 öncesinde sigorta girişi bulunanlarla sonrasında işe başlayanlar arasında oluşan emeklilik yaş farkı olduğunu söyledi.</p>

<p>Uğurlu, yaşanan farklılığı, şöyle anlattı: "8 Eylül 99 öncesi çalışanlar için bir EYT yasası çıktı. Yaş şartı ile emeklilik ve prim kademesiyle. Yani bu demek oluyor ki yaş şartı olsa, 38 yaşında bir kadın, 43 yaşında bir erkek emeklilik hakkı elde etti. Ama 9 Eylül'de bir gün sonra, bir ay sonra, bir yıl sonra işe girenlerin priminin daha fazla olmasına rağmen, yaşlarının daha büyük olmasına rağmen o insanlardan 20 sene sonra emekli olması isteniyor şu an. Bizim çıkış noktamız bu.</p>

<p>Diyoruz ki akranlar arasında neden 20 yıl fark koyuyorsunuz? Aynı iş yerinde 8 Eylül'de giren bir kadın 38 yaşında emekli oldu ama 9 Eylül'de giren kadın 58 yaşında emekli olacak. Anayasa diyor ki emeklilik yaşında akranlar arasında 2 yıldan fazla fark olamaz."</p>

<p>EMADDER olarak kademeli emekliliğin kamu maliyesine olası etkilerine ilişkin çalışma yaptıklarını aktaran Uğurlu, hazırladıkları raporu TBMM'deki tüm siyasilere ve bakanlıklara sunduklarını söyledi.</p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın ile gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin de bilgi veren Uğurlu, “Önce AK Parti Genel Merkezi'nin, daha sonra Çalışma Bakanlığı'nın kapıları kademeli emekliliğe açıldı" dedi. Uğurlu, görüşmelerde kendilerine somut bir çalışma veya takvim aktarılmadığını bildirdi.</p>

<p>EMADDER olarak kademeli emekliliğin kamu maliyesine olası etkilerine ilişkin çalışma yaptıklarını aktaran Uğurlu, hazırladıkları raporu TBMM'deki tüm siyasilere ve bakanlıklara sunduklarını söyledi.</p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın ile gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin de bilgi veren Uğurlu, “Önce AK Parti Genel Merkezi'nin, daha sonra Çalışma Bakanlığı'nın kapıları kademeli emekliliğe açıldı" dedi. Uğurlu, görüşmelerde kendilerine somut bir çalışma veya takvim aktarılmadığını bildirdi.</p>

<p><strong>Kademeli emeklilik tablosu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlanan kademeli emeklilik modelinde, EYT’de olduğu gibi yaş şartının tamamen kaldırılması yerine; sigorta başlangıç yılına göre kademeli olarak artan bir yaş ve prim sistemi öneriliyor. Önerilen modelin detaylarına göre, 1999-2000 yıllarında ilk kez sigortalı olan kadınların 43, erkeklerin ise 45 yaşından itibaren emeklilik hakkı kazanması talep ediliyor.</p>

<p>Kademeli emeklilik tablosuHazırlanan kademeli emeklilik modelinde, EYT’de olduğu gibi yaş şartının tamamen kaldırılması yerine; sigorta başlangıç yılına göre kademeli olarak artan bir yaş ve prim sistemi öneriliyor. Önerilen modelin detaylarına göre, 1999-2000 yıllarında ilk kez sigortalı olan kadınların 43, erkeklerin ise 45 yaşından itibaren emeklilik hakkı kazanması talep ediliyor.</p>

<p>İşe giriş yılı ilerledikçe emeklilik yaş sınırının kadınlarda 43’ten 51’e, erkeklerde ise 45’ten 53’e kadar basamaklı şekilde yükseltilmesi ve prim gün şartlarının da bu doğrultuda yeniden düzenlenmesi hedefleniyor. İşe giriş tarihi ilerledikçe emeklilik yaşı ve gerekli prim gün sayısının da aşamalı olarak artırılması öngörülüyor. Böylece 1999 sonrası farklı tarihlerde sigortalı olanların aynı emeklilik yaşına tabi tutulması yerine, kademeli bir geçiş oluşturulması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/kademeli-emeklilik-meclise-sunuldu-mu-kademeli-emeklilik-calismasi-var-mi-cikacak-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/12/para-2311790.jpg" type="image/jpeg" length="77322"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
