<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TV5</title>
    <link>https://www.tv5.com.tr</link>
    <description>Haberler... Türkiye ve Dünyadan Sıcak Gelişmeler Tv5 Canlı Yayın ve tv5.com.tr'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tv5.com.tr/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2026 23:48:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Genel Başkanı Bahçeli: Spor kisvesiyle terörsüz Türkiye hedefini zehirlemeye kimsenin hakkı yok]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-spor-kisvesiyle-terorsuz-turkiye-hedefini-zehirlemeye-kimsenin-hakki-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-spor-kisvesiyle-terorsuz-turkiye-hedefini-zehirlemeye-kimsenin-hakki-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bazı araştırma şirketlerince yayımlanan çalışmaları eleştirerek, "Terörsüz Türkiye hedefini, barış, huzur ve kardeşlik iklimini zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, son günlerde hedef kitlesi farklı olsa da "maksadı aynı olan, emperyalizmin kuklası sözde araştırmacılar" tarafından Terörsüz Türkiye'nin oluşturduğu barış ve kardeşlik iklimini zehirlemeye dönük girişimlerin olduğunu belirtti.</p>

<p>Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma işbirliğinde ve Friedrich-Ebert-Stiftung'un desteğiyle yürütülen "Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması"nın 28 Ağustos'ta açıklandığını hatırlatan Bahçeli, araştırmanın Amedspor taraftarlığı üzerinden bölücülük ihanetini zinde tutmaya çalıştığına dikkati çekti.</p>

<p>Güvenirliği sıfırlamış, ahlaken iflas etmiş bir araştırma ve danışmanlık şirketince kamuoyuna servis edilen bir başka ankette ise "Türk milletinin Allah'a, meleklere, Kur'an-ı Kerim'e, Peygambere, kadere, öldükten sonra dirileceğine ve hesaba çekileceğine olan inancının" sözde araştırılarak, olumsuz sonuçların ortaya konulduğunu anımsatan Bahçeli, "Türk milleti Müslüman bir millettir, manevi değerler üzerinde oynamalar ancak düşmanları sevindirecektir" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>İnsanlığı, özlemi duyulan adalete, huzura ve barışa kavuşturma ülküsüyle başlattıkları Terörsüz Türkiye hedefinin, TBMM'de kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile önemli bir aşamaya geldiğini belirten Bahçeli, Kanun'un 467 milletvekilinin oyu ile kabul edilmiş olmasının, milli iradenin izdüşümü, Terörsüz Türkiye'ye, barışa, kardeşliğe, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik kararlılığın ve kapsamlı mutabakatın göstergesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>Terörsüz Türkiye'nin kardeşlik, barış ve refah ümidinin, gelecek Türk asırlarının müjdesi olduğuna işaret eden Bahçeli, açıklamasında, "Kalkınma irademize pusu kuran, ekmeğimizi küçülten terör illetinden kurtulmak, kardeşliğimizin yeniden ve daha sağlam biçimde, Anadolu'nun her karışında kavileştirmektir. Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu Terörsüz Türkiye'de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkmış olacaktır" ifadesine yer verdi.</p>

<p>Bahçeli, Terörsüz Türkiye'nin terörsüz ve istikrarlı bölgeye açılan kapı, emperyalist senaryolara vurulan darbe, bölge halklarının kendi geleceklerine sahip çıkma iradesi olduğunun altını çizdi.</p>

<p><strong>"Ayrıştırıcı söylemlerden özenle kaçınılmalı"</strong></p>

<p>Cumhuriyet'in yeni yüzyılında, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa etme gayretinde ve kararlılığında olduklarını vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Nitekim ülkemiz, bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Türkiye ekonomik ve sosyal hayatın canlandığı, huzur, güven ve refahın arttığı, milletçe hep birlikte Türkiye olmanın hazzının alındığı, barış ve kardeşliğin kök saldığı bir iklimdedir. Emek emek, ilmek ilmek örülen, milli birlik ve dayanışmanın, toplumsal bütünleşmenin güçlendiği böylesi bir ortamda çeşitli araştırma adı altında Türk milletinin milli ve manevi dinamikleriyle oynanmak, hayırlı gelişmeler sabote edilmek istenmektedir.</p>

<p>Barış ve kardeşlik iklimini zehirlemek isteyen dinamikler devrededir. Spor, kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve toplumsal bütünleşmenin en güçlü araçlarından biridir. Bu nedenle spor alanının kimlik siyaseti, ayrıştırıcı söylemler veya siyasi amaçlarla kullanılmasından özenle kaçınılmalıdır. Sporun temelinde rekabetin yanı sıra ahlak, fair play, karşılıklı saygı ve toplumsal sorumluluk anlayışı bulunmalıdır. Başarı da kuşkusuz bu değerlerden taviz verilmeden elde edilmelidir."</p>

<p>Türkiye'nin toplumsal huzurunu, birlik ve beraberliğini güçlendirmeye yönelik hassasiyetin gözetilmesi ve spor kulüplerinin ve spor organizasyonlarının toplumsal barış konularında provokatif girişimlerin aracı haline getirilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, bu çerçevede Amedspor da dahil olmak üzere tüm spor kulüplerinin, sporun birleştirici ruhuna uygun hareket etmesi ve toplumsal gerilimleri artırabilecek tutum ve söylemlerden uzak durması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>"Sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir"</strong></p>

<p>Sporun, siyasetin ve ayrıştırıcı kimlik tartışmalarının değil, kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve ortak geleceğin meşru zemini olması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, şöyle devam etti:</p>

<p>"Spor kisvesiyle Terörsüz Türkiye hedefini, barış, huzur ve kardeşlik iklimini zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur. Haddi de olmamalıdır. Türk milletinin kritik ve hassas dönemini istismara kalkışanlar, zilleti toplumsal zemine indirmeye gayret edenler karşılarında Milliyetçi Hareket Partisini ve Cumhur İttifakı'nı bulacaklardır. Amedspor'un Süper Lig'e yükselme başarısı üzerine 4 Mayıs 2026 tarihinde Amedspor Başkanı Sayın Nahit Eren'e hitaben yaptığım açıklamada, '1990 yılında kurularak Türk sporuna renk, heyecan ve yeni bir soluk kazandıran Amedspor'un, kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig'e yükselme başarısı göstermesini memnuniyetle karşılıyorum. Bu anlamlı başarıyı Diyarbakır'ımız ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendiriyorum.' demiştim ve aynı kararlılıktayız.</p>

<p>Ne olduğu belirsiz bir araştırmadan mülhem siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söyleyerek sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir. Spora emek veren insanlara da büyük bir bühtandır. Siyasi görüşü, etnik kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun spor birleştiren, bütünleştiren herkesi kucaklaması gereken bir aktivitedir. Amedspor'un Süper Lig'e yükselmesinden ve burada başarılı olmasından milletimiz memnuniyet duymaktadır. Bir Anadolu takımının Süper Lig'de kalıcı olması geçmişte benzer takımlarımızda olduğu gibi büyük bir beklentidir."</p>

<p><strong>"Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin önüne geçilmelidir"</strong></p>

<p>Amedspor'u kirli projelerine alet etmek isteyenlerin olduğunun anlaşıldığını, bu provokasyona karşı en başta kulüp yetkililerinin ve Diyarbakır halkının tepki göstermesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Bu girişimler Terörsüz Türkiye'yi sabote planıdır. Kardeşlik iklimini ve barışı zehirleme girişimidir. Amedspor Süper Lig'deki oyunuyla, elde ettiği başarılarla takdirle takip edilen Türkiye'nin bir futbol kulübüdür ve öyle kalmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Futbolun kaliteli, ahlaklı, milli değerler etrafında dayanışmacı bir anlayışla ve uluslararası düzeyde yükselişlerle, milli takım başarılarına odaklanan bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine işaret eden Bahçeli, sporun siyasete ve karanlık emellere alet edilmemesi, edenlerden yasalar çerçevesinde hesap sorulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Başta Amedspor yöneticileri olmak üzere Terörsüz Türkiye'den yana olan herkesi bu konuda duyarlı olmaya ve acilen tedbir almaya davet eden Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Tribünler, Terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı haline getirilmemelidir. Taraftarlar arasına sızmalar önlenmelidir. Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin spor, siyaset ve kimlik gibi düzmece yönlendirmelerle barışı tehdit eden bir dil geliştirmesinin önüne geçilmelidir. 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un uygulama aşamasında bu gibi sabotajların önüne geçmek zorunludur. Mezkur kanunla kurulan komisyonlar bu tarz provokasyonları önleme konusunda titizlikle hareket etmeli, gerekli yaptırımlar ilgili kurumlarca uygulanmalıdır. Sporla beraber İslami anket adı altında bir başka tahrik, tahribat ve yönlendirme eş zamanlı olarak gündeme sokulmuştur. Yüzde 99'u Müslüman olan Türk milletini inancıyla, ibadetiyle, değerleriyle olduğundan farklı göstererek köklü medeniyetimizi inkar edecek bir tablo ile zihinler karıştırılmak istenmektedir. Türk milletini köklerinden kopmuş, türedi topluluklar gibi göstermek maksatlıdır."</p>

<p><strong>"Yanlış ve yanıltıcı bilgiler sunanlara cezai yaptırım getirilmeli"</strong></p>

<p>Türk milletini inanç ve değerlerinden yoksun lanse etmenin büyük kötülük olduğunun altını çizen Bahçeli, bunların kime ve hangi amaca hizmet ettiklerinin ifşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Bahçeli, şunları ifade etti:</p>

<p>"İslam, milletçe müşerref olduğumuz son dindir. Kutlu ceddimiz asırlar boyunca İslam'ın sancaktarı olmuştur. İki cihan serveri Peygamber Efendimiz rehberimizdir. Yahya Kemal Beyatlı'nın 'Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu, budur ya Rabbi.' mısralarında vurguladığı gibi Türk milleti zaferlerini şehit ve gaza ruhuyla, imanla, inançla kazanmıştır. Gelecek Türk asırları da bilimde, ekonomide, dış politikada bu inanç, iman ve sadakatle gerçekleştirilecektir. 'İslami araştırma' adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz, dinsiz bir toplum gibi gösterme gayreti büyük bir saptırma, önemli bir beşinci kol faaliyetidir. Türk milleti inançlıdır, ahlaklıdır, imanlıdır, dinine, diyanetine, geleneksel değerlerine, kültürel emanetlerine bağlı ve sadıktır. Türk milletinin böylesi bir üslupla itham edilmesi, töhmet altında bırakılması ayıplı ve ahlaksız bir komplodur."</p>

<p>Bahçeli, anket şirketlerinin toplumda yapmaya çalıştıkları yönlendirme ve tahribatın bütün yönleriyle araştırılması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>MHP'nin daha önce gündeme getirdiği üzere, "kamuoyu araştırması" adı altında bilimsellikten ve gerçeklikten uzak, toplumu yönlendirmeye dönük servis edilen çalışmaların önüne geçilmesi gerektiğine işaret eden Bahçeli, bilimsel ve hukuki temelde değerlendirilip, denetlenme ve uygulamada doğru standartların belirlenmesini sağlayacak bir yasal düzenleme yapılmasını öngördüklerini aktardı.</p>

<p>Bu çerçevede kamuoyu araştırma kuruluşları ve araştırmacıların nitelik ve yeterliliklerine ilişkin esas ve usullerin belirlenmesi gerektiğini belirten Bahçeli, yönlendirme veya etkileme amacıyla yanlış ve yanıltıcı bilgiler sunanlara cezai yaptırım getirilmesini gerekli gördüklerini vurguladı.</p>

<p><strong>"Milletimiz Terörsüz Türkiye'nin yanında duruyor"</strong></p>

<p>Dezenformasyonla ve algı operasyonlarıyla Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durdurmaya, toplumsal mühendislik hesaplarıyla Türkiye'yi kargaşa ve kaos iklimine sokmaya, Türkiye'nin rotasını değiştirmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini vurgulayan Bahçeli, "Terörsüz Türkiye'den geriye dönüş olmayacaktır. Muhatapları bilsin ki şer cephesinde kurulmaya çalışılan tuzakların farkındayız. Türkiye'nin yaklaşık 50 yıldır mücadele ettiği, birçok insanımızın canına ve malına sebep olan terörden ilelebet kurtulma fırsatı ihanet şebekelerini rahatsız etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kardeşliğin güçlendirilmesi, demokrasinin gelişmesi ve Türkiye'nin yükselişinin önündeki engellerin kaldırılmasıyla Türkiye'ye düşman olanların uykularının kaçtığını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:</p>

<p>"Terör, şiddet ve bölücülüğün zihinlerden de silinmesinden, birlik ve beraberliğin kök salmasından rahatsız olanlar sözde araştırmalar üzerinden toplumu enfekte etmeye çalışsa da milletimizin feraseti kirli oyunları bozacak güçtedir. Terörün tamamen tasfiye edildiği bir Türkiye öngörülebilirliği ve yatırımcı güvenini artıracak, üretim kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel ticaret ağlarının merkezinde vatandaşlarımızın refahını artıracaktır. Türkiye'nin terör meselesini, iç cephesini kuvvetlendirmiş, milli birliğini, siyasi ve ekonomik istikrarını sağlamış olarak, milli iradesi içinde çözüme kavuşturması, temel arzumuz ve hedefimizdir. O sebeple gerginlik ve kutuplaşmalara, toplumsal olaylara sebebiyet verebilecek girişimlerden kaçınılmasını hayati önemde görüyoruz.</p>

<p>Emperyalizmin etnik, dini, mezhep temelli ayrıştırıcılık ve kaosu süreklileştirerek siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarsızlık üretme çabası bilinmektedir. Terörsüz Türkiye, bölgemizdeki benzer tahriklere ve çatışmalara karşı da bölgesel istikrar ve barışı hedeflemektedir. Milletimiz Terörsüz Türkiye'nin yanında duruyor ve terörün bütün unsurlarıyla gündemimizden çıkmasını istiyor. Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor. Demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasını ve kucaklamasını arzu ediyor. İnanıyoruz ki milletçe provokasyonlara gelmeyecek, bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye hedefi, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekün milletimizin eseri olacaktır. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'yiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-spor-kisvesiyle-terorsuz-turkiye-hedefini-zehirlemeye-kimsenin-hakki-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/08/devlet-bahceli-16.jpg" type="image/jpeg" length="13554"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üsküdar Belediyesi soruşturmasında 2 şüpheli daha gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/uskudar-belediyesi-sorusturmasinda-2-supheli-daha-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/uskudar-belediyesi-sorusturmasinda-2-supheli-daha-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada, 2 şüpheli daha gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçu işlendiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında, Belediye Başkan Yardımcıları Amine Cansu Çelik ve Mithat Özdemir ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alındı.</p>

<p><strong>Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklanmıştı</strong></p>

<p>Başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı F.D, Başkan Danışmanı U.M, Özel Kalem A.K, Kent AŞ Genel Müdürü N.A. ve ilgili birim amirleri ile personelin yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı verilmesi sürecinde usulsüzlük yaptıkları yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ile bazı şüphelilerin ifadeleri üzerine Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında "rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.</p>

<p>Üsküdar Belediyesince yapı ruhsatı verilmesi sürecinde herhangi bir yetkisi olmamasına rağmen belediye iştiraki Kent AŞ görevlilerinin, kriptolu-kapalı devre e-posta üzerinden oluşturulan iletişim ağı ile ada parsel bazlı renklendirmeler yaparak hazırlanan Excel tablosuyla Üsküdar Belediyesi personelini talimatlandırmak suretiyle yapı ruhsatı verilmesi sürecini koordine ettiği belirlenmişti.</p>

<p>MASAK verilerine göre, Kent AŞ ile müteahhitler arasında toplamda 1 milyon 78 bin 870 lira bedelli çok sayıda paravan nitelikte "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmelerle 361 milyon 392 bin 264 liranın Üsküdar Belediyesi ve iştiraki Kent AŞ içerisindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gayriresmi olarak yapı ruhsatı almak isteyen müteahhitlerden icbar suretiyle elde edildiği tespit edilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam inşaat hacminin büyük olması halinde Dedetaş'ın danışmanı U.M. ve Kent AŞ Genel Müdürü N.A. koordinasyonunda müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı, rüşvet karşılığı mevzuata aykırı olmasına rağmen iskan ruhsatları verilirken paranın Üsküdar Belediye binasında Sinem Dedetaş'ın danışmanı U.M'ye parça parça teslim edildiği HTS, baz verileri ve şüpheli ifadeleriyle belirlenmişti.</p>

<p>Yapılan çalışma ve tespitlerin ardından 29 Temmuz'da 11 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, gözaltına alınan 6 şüpheli İstanbul Anadolu Adliyesine sevk edilmişti.</p>

<p>Şüphelilerden Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, özel kalem Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik ve müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmış, Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü ile iş takipçisi Adem Altıntaş ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/uskudar-belediyesi-sorusturmasinda-2-supheli-daha-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/uskudar-belediyesi-dha-2452833.jpg" type="image/jpeg" length="97938"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Batan geminin bulunduğu bölgede dalış yapılarak mevcut durum tespit edilecek]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/bakan-uraloglu-batan-geminin-bulundugu-bolgede-dalis-yapilarak-mevcut-durum-tespit-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/bakan-uraloglu-batan-geminin-bulundugu-bolgede-dalis-yapilarak-mevcut-durum-tespit-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpışması sonucu batan geminin bulunduğu bölgede dalış yapılarak mevcut durumun tespit edileceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Uraloğlu, Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel'i ziyaretinin ardından açıklamada bulundu.</p>

<p>Bugün İstanbul programı yaptıklarını belirten Uraloğlu, "İl başkanımız, yönetimimizle, çalışma arkadaşlarımızla beraber günün bu bölümünde de Beykoz belediyemizi, belediye başkanımızı ziyaret ettik." dedi.</p>

<p>Uraloğlu, geçmişte kara yolundan demir yoluna kadar ulaştırma adına neler yapabileceklerini konuştuklarını anımsatarak, "Bugün biraz daha ete kemiğe bürünmüş bir halini konuşmuş olduk. Başladığımız işler var, ilan ettiğimiz işler var. Onları değerlendirdik." diye konuştu.</p>

<p>Beykoz halkının uzun zamandır Ümraniye-Kavacık-Beykoz Raylı Sistem Hattı'nı beklediğine dikkati çeken Uraloğlu, projenin bakanlık tarafından üstlenildiğini hatırlattı.</p>

<p>Uraloğlu, detay projelerle beraber yatırım programına alıp 2027'de projeye başlamayı istediklerini belirterek, "Kesin tarihleri biraz daha ilerleyen zamanda görmüş olacağız. Bu bence en önemli projemizdi. Hayırlı olsun Beykoz'umuza. Özellikle kara yolu noktasında da 4-5 konu vardı. Bunların çoğunda mutabık kaldık ve bir kısmının da yapım çalışmalarına başladık." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı</strong></p>

<p>Çevreden dolayı alınması gereken bazı özel izinlerin olduğunu, bunun da Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla takip edildiğini söyleyen Uraloğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Beykoz'un ulaşım noktasındaki dertlerine bakanlık olarak, Cumhurbaşkan'ımızın talimatıyla beraber katkı sağlamış olacağız. Öncelikle iki tane kavşağı bitirmiş olacağız. Sonra bağlantı yolları var, onu bitirmiş olacağız. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz. Hastane yapılıyor. Hastanenin bağlantı yolunda bakanlığımızın sorumluluğunda, Karayollarında olmamasına rağmen ne yapabiliriz diye bir talepleri oldu. Onu da yerinde inceleyeceğiz. Bir işbirliği yapabilir miyiz onu değerlendireceğiz. Burada kıymetli olan şudur. Yerel yönetimle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde, merkezi yönetimin belediyelerde yaptığı güzel işlerin örneklerini biz İstanbul'daki belediyelerimizle beraber de vermeye gayret edeceğiz. Güzel bir işbirliğimiz var ve Beykoz'daki, Ümraniye'deki, Üsküdar'daki insanımız, İstanbul'daki insanımız bunu her geçen gün biraz daha üst seviyede hissetmiş olacak."</p>

<p><strong>"Cospas-Sarsat uydu sistemli acil çağrının düşmesiyle bilgi sahibi olduk"</strong></p>

<p>Bakan Uraloğlu, Marmara Denizi'nde tanker ile çarpışan ve 10 gemi insanının bulunduğu rulo sac taşıyan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin son durumuna ilişkin, "İki geminin çarpışması sonucu maalesef bir geminin batmış olması ve 10 mürettebata halen ulaşılamıyor olması durumu mevcut. Saat 03.26'da bizim ana arama kurtarma merkezimize Cospas-Sarsat (Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi) uydu sistemli acil çağrının düşmesiyle bilgi sahibi olduk." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk Radyo üzerinden yapılan çağrıya göre, geminin 03.15 sıralarında Tuğberk İmamoğlu gemisine çarptığını bildiren Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"03.26 bizim için net bir saat. Geminin battığını anlıyoruz. Çünkü o cihaz suya temas ettiğinde bu sinyali veriyor. Kaptanın verdiği bilgiyi doğru kabul edelim, 11 dakika gibi çok hızlı bir batma oldu maalesef. Bu aynı kara yolu şeritleri gibidir. Ayrı ayrı yolları var. Bir tanesinin yandan katılma süreci üzerine iki gemi zaten birbirini fark ediyor. İkisi birbiriyle haberleşiyor ve nasıl geçiş yapmaları gerektiği noktasında mutabık kalıyorlar. Bu telsiz konuşmalarında var. Ama maalesef buna rağmen çatışıyorlar. Bir tanesi muhtemelen taşıdığı yükün, o çatışmanın etkisiyle kuru yük gemisi olan battı. Çatışmanın etkisiyle içerisinde rulo sac olduğunu biliyoruz. Dengesi bozulmuş ve alabora olarak batmıştır diye düşünüyoruz. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüz, gerek Sahil Güvenlik gerekse Deniz Kuvvetleri ile gerekli istişareleri yaptık. Hem havadan hem de denizden arama çalışmaları devam ediyor. Ama maalesef şu ana kadar 10 personelimizden henüz birine ulaşmış değiliz."</p>

<p>Uraloğlu, bölgenin derinliğinin çalışmalara etkisine yönelik, "Elbette zorlaştırıyor. Deniz Kuvvetlerimizin 1000 metreye kadar dalış kabiliyeti var. Dolayısıyla ilgili gemi de oraya yönlendirildi. Bugün, yarın bir dalış da gerçekleştirilerek oradaki mevcut durumu tespit etme, olabilecekse de bir kurtarma çalışması yapma gayreti içerisindeyiz." açıklamasında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/bakan-uraloglu-batan-geminin-bulundugu-bolgede-dalis-yapilarak-mevcut-durum-tespit-edilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/1234567-33.JPG" type="image/jpeg" length="47837"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasanın uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-cerceve-yasanin-uygulanmasi-icin-orgutun-fiilen-silah-birakmasi-tasfiyesi-gerekir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-cerceve-yasanin-uygulanmasi-icin-orgutun-fiilen-silah-birakmasi-tasfiyesi-gerekir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(Çerçeve yasa) Uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir. Tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı belli, süreç adım adım ilerlemekte" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kırgızistan'daki temaslarının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.</p>

<p>Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un davetiyle Türkiye'nin, diyalog ortağı olduğu Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) bu yılki zirvesine şeref konuğu olarak katıldığını hatırlatan Erdoğan, ayrıca liderlerle birlikte 31 Ağustos akşamı 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın açılış törenine katıldığını söyledi.</p>

<p>Erdoğan, Kırgız halkının 31 Ağustos Bağımsızlık Günü'nü tebrik ederek, "Kıymetli kardeşim, Sayın Caparov nezdinde ev sahiplikleri için Kırgız halkına en kalbi şükranlarımı sunuyorum." sözlerini sarf etti.</p>

<p>Bundan 30 yıl önce "Şanghay Beşlisi" ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Örgütü'nün, zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline geldiğini belirten Erdoğan, Teşkilat'ın, Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu'yu bünyesinde buluşturan yegane bir yapı olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü'nün, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Bizim de sadece Teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşeri coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz 'Yeniden Asya' girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır. Şanghay İşbirliği Teşkilatı'yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve işbirliğini esas alan diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim.”</p>

<p>Zirve marjında mevkidaşlarıyla da görüştüğünü hatırlatan Erdoğan, "Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin de yer aldığı muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk." bilgisini paylaştı.</p>

<p>Erdoğan, en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak Türkiye ile aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceklerini vurgulayarak, "Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli tutumumuzu devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum." ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>“Türkiye'nin büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor”</strong></p>

<p>Bir gazetecinin, "Bişkek Zirvesi'nde alınan kararlar, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl etkiler? Türkiye'nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile işbirliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimali var mı?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:</p>

<p>“Değerli arkadaşlar, öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı'na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin'den Orta Asya'ya, Rusya'dan Güney Asya'ya uzanan geniş coğrafyada, Türkiye'nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye'nin bu yaklaşımı, küresel sorunlara işbirliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye'nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı'ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz, 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır.”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zirve kadar dikkat çeken konulardan bir tanesi de Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin'le görüşmeniz oldu. Zirve marjında yaptığınız görüşme genel anlamda nasıl geçti? Hangi konuları ele aldınız?" sorusu üzerine ise şunları aktardı:</p>

<p>“Sayın Putin ile ikili bir görüşme yaptık. Bu görüşmede de özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir işbirliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye'ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin'in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki, bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin'e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mekke Savunma İttifakı</strong></p>

<p>Bir diğer gazetecinin, "İstanbul'da Mekke İttifakı'nın ilk önemli toplantısı gerçekleştirildi. Biz biliyoruz ki bölgedeki bazı ülkeler bu ittifaktan fevkalade rahatsız. Geniş bir coğrafyada barışı inşa etme amacı olan bir savunma işbirliğinden neden bu kadar rahatsızlar?" sorusunu da yanıtlayan Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>“İstanbul'da gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli. Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları, Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşımımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayisi, önemli bir işbirliği alanı. Bir de askeri operasyonel işbirliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz."</p>

<p><strong>Terörsüz Türkiye süreci</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecinin ne kadar sürede tamamlanmasının öngörüldüğüne ilişkin soru üzerine, "Terörsüz Türkiye sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz. Olaya böyle bakacağız. Elbette devlet olarak bizim bir yol haritamız var, bir planımız, bir takvimlendirmemiz var." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Sürece dair ilgili kurumların eş güdüm içinde çalıştığını, bugün gelinen noktada Meclis'in ortaya koyduğu güçlü mutabakatın önemli ve çok kıymetli olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulu atılacak adımları, yasada tanımlanan görevler çerçevesinde planlamaya başlamıştır. Yasanın uygulanmaya başlanması için ise örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerekir. Bu konuda tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı ise bellidir. Süreç adım adım ilerlemektedir. Süreç, bütün her şeyiyle dar kalıplara hapsedilmemiştir. Bu yönde de bir rahatlık söz konusudur. Meseleye devlet ciddiyetiyle yaklaşıyor ve adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Milletimiz de Terörsüz Türkiye'ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir. Bu noktada Meclis Başkanımız da dahil olmak üzere Grup Başkanlarımız her türlü hassasiyeti gösteriyor ve yola da bu kararlılık içerisinde devam ediyoruz.”</p>

<p>Erdoğan, "Siz iç cephenin güçlendirilmesine çok önem veren bir lidersiniz. Siz önem verirken DEM Parti'den zaman zaman aykırı seslerin gelmesi 'toplumsal bütünleşmeye hizmet etmiyor' yorumlarına yol açıyor. Bunu aşacak yeni dil nasıl inşa edilecek? Tavsiye ve çağrınız ne olabilir?" sorusu üzerine, meseleye dar çerçeveden bakamayacaklarını, samimi, sorumlu ve sağduyulu olacaklarını ve kardeşliği koruyacaklarını belirtti.</p>

<p>Konuya en geniş perspektiften yaklaştıklarını ve hedefe de böyle odaklandıklarını anlatan Erdoğan, "Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Siyasi kimlik taşıyan bazı kimselerin birtakım ölçüsüz söylemlerinin olabileceğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Bunu, süreci enfekte etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz. Açıkçası, milletimizin bu tür tahriklere karşı ben bir direnç geliştirdiğini düşünüyorum. Bu süreci millet mayalamıştır ve maya da tutmuştur. İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir. Bunu boşuna söylemedik. İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Biz buna 'Büyük Türkiye Mutabakatı' diyoruz. Bunu unutmayalım. Biz menzile ulaşmak için ne yaptığımızı bilerek bu yolda ilerliyoruz.”</p>

<p><strong>“Amerika da artık Suriye'nin gerçeklerinin farkına vardı”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün Suriye'deki yapılanması YPG-PYD'nin fesih kararına" ilişkin soru üzerine, açıklanan karardan kardeş Suriye halkı adına memnuniyet duyduğunu söyledi.</p>

<p>Alınan kararı ve entegrasyonun sağlanmasını olumlu değerlendirdiklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Kararın sahada uygulamasını hem Suriye tarafı hem Suriye ile çok uzun bir sınır hattı bulunan bir komşu ülke olarak biz, elbette takip ediyoruz. Suriye'nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye'de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir. Bizler bunun için Suriyeli kardeşlerimizin hep yanında olduk, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, maşallah zor süreçleri başarıyla yönetmiştir ve yönetiyor. Hem entegrasyon sürecinden hem de Suriye halkının kısa sürede elde ettiği kazanımlardan ümitvarız. Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı.”</p>

<p>"Amerika'nın Suriye politikasıyla ilgili özellikle son dönemde Suriye'nin toprak bütünlüğünü vurguladığını görüyoruz. Hatta Amerikalılar da 'tek bayrak, tek ordu' söylemini vurgulamaya başladılar. Bu vesileyle Washington ile Türkiye'nin yıllardır savunduğu bu Suriye politikası arasında bir yakınlaşma görüyor musunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, Türkiye olarak Suriye konusunda dün ne söylediyseler bugün de aynısını söylediklerini ifade etti.</p>

<p>Suriye'nin terör örgütlerinin cirit attığı bir alan olamayacağını, buradaki istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılabileceğini söylediklerini ve neticede haklı çıktıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Demek ki Amerika da artık Suriye'nin gerçeklerinin farkına vardı. Suriye halkı çok ağır bedeller ödedi ama vatanlarına sahip çıktılar. Şimdi de bütün Suriye'yi inşa etmek için çalışıyorlar. Bu konuda bütün komşu ve Suriye'ye dost ülkeleri Suriye'nin yeniden inşa ve imarına yardımcı olmaya davet ediyorum ve bu çağrımızı yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Suriye'deki durum bizim vizyonumuzun ne kadar doğru, Suriye politikamızın ne kadar gerçekçi olduğunu kanıtlaması yönüyle de önemli. Provokasyonlarla mücadele konusu da önemli. Suriye'nin iç barışına darbe vurmak isteyenlere alan açılmaması şart. Suriye'nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer.”</p>

<p><strong>“Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesiyle bağlantılı olarak S-400'lerin üçüncü bir ülkeye devredilmesi yönünde adım atılabileceği iddialarının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşmesinde gündeme gelip gelmediğine ilişkin soru üzerine, Putin ile ikili gündemlerindeki her konuyu ele aldıklarını söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin, F-35 programının ortaklarından biri olduğunu ve program kapsamında ciddi katkılar sunduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye'nin programa tekrar dahil olması konusunda da görüşmelerimiz sürüyor. Amerika'daki süreçlerin bir an önce tamamlanmasıyla bu meselenin geride bırakılacağını düşünüyoruz. Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de KAAN'dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye'nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye budur. Güçlü Türkiye'nin yol haritası budur." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde Karadeniz'de ticari ve Türk gemilerinin hedef haline gelmesi konusunun Rusya Devlet Başkanı Putin'le görüşmesinde gündeme gelip gelmediği ve ortak bir çözüm geliştirilip geliştirilmeyeceğine ilişkin soruya da yalnız Türk bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemilerin değil, Karadeniz'deki bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliğinin Türkiye için önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Taraflar arasındaki mücadelenin, sivillerin ve ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak bir noktaya taşınmaması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "Bu nedenlerle çok daha geniş bir perspektifle hareket ediyoruz. Bu sorunu çözmemiz lazım. Çünkü artık verdiği zarar giderek katlanıyor. Karadeniz'de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Şunu açıkça söylemek isterim ki tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var." diye konuştu.</p>

<p><strong>“Türkiye'nin kimsenin toprağında gözü yoktur”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan'ın gayriaskeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmaya devam etmesi halinde Türkiye'nin izleyeceği tutuma ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:</p>

<p>“Ne yapalım? Bize düşen nedir? Gereğini yapmak. Yunanistan'la biz iyi komşuluk temelinde yürüyelim diyoruz. Kara parçamızdan, şöyle Kaş'tan Yunanistan'a bir ses versek duyarlar değil mi? Ama biz her konuda samimi olduk. Yapıcı davranan taraf olduk. Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik. Bir defa Yunanistan'ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye'nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye'nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir. Biz bölgemizde barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-cerceve-yasanin-uygulanmasi-icin-orgutun-fiilen-silah-birakmasi-tasfiyesi-gerekir</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/erdogan-44.JPG" type="image/jpeg" length="23141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: Gürcistan'da kırmızı bültenle aranan 22 kişi yakalandı, 11'i Türkiye'ye iade edildi]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/icisleri-bakani-ciftci-gurcistanda-kirmizi-bultenle-aranan-22-kisi-yakalandi-11i-turkiyeye-iade-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/icisleri-bakani-ciftci-gurcistanda-kirmizi-bultenle-aranan-22-kisi-yakalandi-11i-turkiyeye-iade-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türk Polis Teşkilatı ile Gürcistan makamlarının düzenlediği ortak operasyon sonucu kırmızı bültenle aranan 22 şahsın yakalandığını, bunlardan 11'inin Türkiye'ye iade edildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Gürcistan makamlarıyla Polis Teşkilatımızın gerçekleştirdiği ortak operasyonla, kırmızı bültenle aradığımız 22 şahıs yakalandı. Bu şahıslardan 11’i ülkemize iade edildi. Gürcistan’da işledikleri suçlar nedeniyle cezaevinde bulunan diğer 11 şahsın da cezalarını tamamlamalarının ardından ülkemize iadeleri sağlanacak. Bizim anlayışımız nettir; hiçbir ülke, başka bir ülkenin güvenliğini tehdit eden suçlular için güvenli bir bahçe olmamalıdır. Ülkemizde suç işleyip yurt dışına kaçanlar, başka ülkelere sığınarak Türk adaletinden kurtulabileceklerini sanmasınlar. Dünyanın neresine giderlerse gitsinler, hangi ülkeye kaçarlarsa kaçsınlar; takip edeceğiz, yakalayacağız ve Türk adaletine teslim edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/icisleri-bakani-ciftci-gurcistanda-kirmizi-bultenle-aranan-22-kisi-yakalandi-11i-turkiyeye-iade-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/mustafa-ciftci-1.jpg" type="image/jpeg" length="77943"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ücretsiz ders kitapları okul sıralarındaki yerini aldı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/ucretsiz-ders-kitaplari-okul-siralarindaki-yerini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/ucretsiz-ders-kitaplari-okul-siralarindaki-yerini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 2026-2027 eğitim öğretim yılında ücretsiz verilmek üzere hazırlanan 283 milyondan fazla ders kitabının okullardaki dağıtımına başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'nın Çankaya ilçesindeki Ümitköy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde görev yapan öğretmen ve görevliler, ders kitaplarını tek tek ayırarak sıraların üzerine yerleştirdi.</p>

<p><img alt="Aa Picture 20260902 42368763" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/09/aa-picture-20260902-42368763.jpg" width="753" /></p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) bu yıl okul öncesi, ilkokul 1, 2 ve 3, ortaokul 5, 6 ve 7 ile lise seviyesinde 9, 10 ve 11'inci sınıfların ders kitapları, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında kademeli olarak uygulanan müfredata göre hazırlandı.</p>

<p>Bu yıl okul öncesi için 10, ilköğretim için 420, ortaöğretim için 340, özel eğitim için 210 ve mesleki eğitim için 1045 olmak üzere toplam 2 bin 25 farklı dersten oluşan 283 milyon 354 bin 674 ders kitabı öğrenciler için hazır hale getirildi.</p>

<p><img alt="Aa Picture 20260902 42368764" class="detail-photo img-fluid" height="513" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/09/aa-picture-20260902-42368764.jpg" width="753" /></p>

<p><strong>Bugüne kadar 4,6 milyar ders kitabı dağıtıldı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2003-2004 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlanan "Ücretsiz Ders Kitabı Dağıtımı Projesi" kapsamında bugüne kadar 4 milyar 647 milyon 852 bin 247 ders kitabının dağıtımı yapıldı.</p>

<p>Bununla birlikte, ülke genelinde uygulama birliği sağlamak, öğretmenlere etkin kaynaklar sunmak ve okul-aile-çocuk etkileşimini güçlendirmek amacıyla okul öncesi eğitime başlayacak çocuklar ile birinci sınıf öğrencilerine yönelik "Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri" ile temel eğitim ve ortaöğretim kademelerine yönelik "Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" ile "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" materyalleri hazırlandı.</p>

<p>Hazırlanan kitaplar, ders kitaplarıyla birlikte öğrenci sıralarında yerini aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/ucretsiz-ders-kitaplari-okul-siralarindaki-yerini-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/kitap-aa-2486487.jpg" type="image/jpeg" length="95370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği: "Ücretli öğretmenleri yok sayarak eğitimi düzeltemezsiniz"]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/ucretli-ogretmenler-dayanisma-dernegi-ucretli-ogretmenleri-yok-sayarak-egitimi-duzeltemezsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/ucretli-ogretmenler-dayanisma-dernegi-ucretli-ogretmenleri-yok-sayarak-egitimi-duzeltemezsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği, MEB önünden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek, "Sayısız randevu talebini ilettik, hiçbirinde bizimle görüşmedi. Ücretli öğretmenleri yok sayarak eğitimi düzeltemezsiniz" dedi. Öğretmenlerin, bakanlık yetkilileriyle görüşme talebi kabul edilmedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği, MEB önünden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek, "Sayısız randevu talebini ilettik, hiçbirinde bizimle görüşmedi. Ücretli öğretmenleri yok sayarak eğitimi düzeltemezsiniz" dedi. Öğretmenlerin, bakanlık yetkilileriyle görüşme talebi kabul edilmedi.</p>

<p>Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği, sabah saatlerinde MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu ile görüştü. Görüşmede Osmanağaoğlu’nun, ücretli öğretmenlerin taleplerinin karşılanması konusunda destek olacağını ve öğretmenlerin yanında olduğunu ifade ettiği aktarıldı.</p>

<p>Görüşmenin ardından öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde "Ücretli öğretmenler için adalet! Kadro ve emeklilik istiyoruz" pankartı ardında toplanarak açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamayı Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği Başkanı Levent Atasoy yaptı. Atasoy, 69 kez MEB yetkilileriyle görüşme yaptıklarını belirterek, taleplerini şu şekilde sıraladı:</p>

<p>"Sayısız görüşmeler yaptık ama hiçbir sonuç alamadık. Ücretli öğretmenler bu toplumun en mağdur kesimidir. Bunu herkesin duyması gerekmektedir. Yeni eğitim öğretim yılında ücretli öğretmenlere bir statü verilmesi gerekmektedir. Bir öğretmen 25-30 bin liraya çalışmasın. Emeklilik haklarının iadesi için buradayız. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun ücretli öğretmenler için verdiği tavsiye kararının uygulanmasını istiyoruz. Emektar ücretli öğretmenlerin geçmişe dönük sigorta primlerinin kendilerine iade edilerek emeklilik haklarının kendilerine verilmesini istiyoruz. Yıllardır emek vermiş, köy okullarında sayısız emekleri olan bu değerli hocalarımıza kadro verilerek itibarlarının kendilerine verilmesini istiyoruz. Ücretli öğretmenler bu toplumun en boynu bükük kesimidir. Bir öğretmen 25-30 liraya yeni eğitim öğretim yılında çalışmasın, düzenlemeler yapılsın."</p>

<p><strong>"Ücretli öğretmenler toplumun en mağdur kesimidir"</strong></p>

<p>Atasoy, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek, "Sayısız randevu talebini ilettik, hiçbirinde bizimle görüşmedi. Ücretli öğretmenleri yok sayarak eğitimi düzeltemezsiniz. Eğitimin düzeltilmesi için ücretli öğretmenlik uygulamasının ya tamamen kaldırılması ya da revize edilerek ücretli öğretmenlere hakkının iade edilmesini istiyoruz. Haklarımızı alana kadar alanda çalışmalar yapmaya devam edeceğiz" dedi.</p>

<p>Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği olarak 6 Eylül Pazar günü Aksaray’dan Ankara’ya 3 gün sürecek bir yürüyüş başlatacaklarını duyuran Atasoy, "Milli Eğitim Bakanlığı’nın önünde haklarımızı almak için tekrar burada olacağız. Sayın Cumhurbaşkanı ve devletin önde gelenleri, kanser olmuş duruma çözüm bulsunlar. Ücretli öğretmenler toplumun en mağdur kesimidir. Bir öğretmen bu şartlar altında çalışmasın, düzenleme istiyoruz" diye konuştu.</p>

<p>Açıklamanın ardından öğretmenler, yetkililerle görüşmek üzere Milli Eğitim Bakanlığına geçti. Atama Daire Başkanlığı ve diğer birimlerle görüşmek için randevu talebinde bulunan öğretmenlerin görüşme talepleri kabul edilmedi. Öğretmenler bir MEB yetkilisinin kendilerine, "Siz bu görevi bilerek kabul ettiniz, bu şartlarla çalışmalısınız" dediğini ileri sürerek, "20 bin liraya çalıştırıp bunu bize reva görüp düzenleme yapmak yerine bize tepeden konuşan bir üslubu, ücretli öğretmenler olarak kınıyoruz" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/ucretli-ogretmenler-dayanisma-dernegi-ucretli-ogretmenleri-yok-sayarak-egitimi-duzeltemezsiniz</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/23rty.JPG" type="image/jpeg" length="69523"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Silivri’de batan gemide ulaşılamayan 10 kişilik mürettebatın kimlik bilgileri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/silivride-batan-gemide-ulasilamayan-10-kisilik-murettebatin-kimlik-bilgileri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/silivride-batan-gemide-ulasilamayan-10-kisilik-murettebatin-kimlik-bilgileri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazada batan gemide ulaşılamayan 10 kişilik mürettebatın kimlik bilgileri belli olurken, bölgedeki arama çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, "Saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde, Kocaeli'den Aliağa'ya intikal eden Türk bayraklı Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye intikal eden Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştır." ifadeleri kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay yerine Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığına bağlı çok sayıda deniz unsuru ve sahil güvenlik helikopterinin sevk edildiği belirtilen açıklamada, "Bölgeye intikal eden unsurların yaptığı ilk tespitlere göre Alsu isimli gemide gözle görünür bir hasar bulunmamakta olduğu görülmüştür. Ancak Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ve gemide bulunan 10 personelle an itibarıyla irtibat kurulamamakta olup, bölgedeki unsurların arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir." denildi.</p>

<p>Valilik tarafından kazaya ilişkin yapılan ikinci açıklamada ise şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Silivri'nin 18 deniz mili (35 km) açıklarında meydana gelen gemi kazasının ardından bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir. Rulo sac metal ve inşaat demiri yüklü Tuğberk İmamoğlu adlı gemiye yönelik sürdürülen çalışmalarda Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığına ait 2 helikopter, 9 deniz unsuru ile Kıyı Emniyeti'ne ait 3 deniz aracı görev yapmaktadır."</p>

<p>Açıklamada, çarpışmadan etkilenen Alsu isimli tankerin boş olduğu ve kazanın meydana geldiği bölgede deniz derinliğinin yaklaşık 800-900 metre olduğunun tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı da olaya ilişkin soruşturma başlatarak bir başsavcı vekili ile 2 cumhuriyet savcısı görevlendirildiğini bildirdi.</p>

<p><strong>Kriz masası oluşturuldu</strong></p>

<p>Kaza sonrasında, Silivri'de İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce kriz masası oluşturuldu. Silivri Kaymakamlığı koordinasyonunda yürütülen faaliyetler çerçevesinde, mürettebatın yakınlarına sağlık, beslenme, barınma ve psikososyal destek verilmeye başlandı.</p>

<p>Ayrıca, Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesindeki limandan çok sayıda deniz aracı, arama kurtarma çalışmalarına destek vermek üzere kaza bölgesine sevk edildi.</p>

<p>Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ait bazı deniz araçları da ihtiyaç halinde çalışmalara katılmak üzere Marmaraereğlisi Limanı'nda hazır bekletiliyor.</p>

<p>Havadan arama çalışmalarına katılan helikopterler de bölgeden görünüyor.</p>

<p><strong>Mürettebatın kimlik bilgileri</strong></p>

<p>Kazanın ardından batan Tuğberk İmamoğlu gemisinde bulunan ve arama çalışmaları süren 10 kişilik mürettebatın kimlikleri şöyle:</p>

<p>"Kaptan Yaşar Kayhan, 1. zabit Rahmi Temel, 3. kaptan Atakan Alagöz, başmakinist Aydın Demirci, 2. makinist Gencer Aydın, yağcı Eyüp Enes Cesur, güverte lostromosu Nidai Duman, usta gemici Nacican Keskin, gemici Onuralp Demir ve aşçı Abdulbaki Mirzaoğlu."</p>

<p>Bölgedeki arama çalışmaları sürerken, çalışmalara katılan sahil güvenlik helikopteri, TCSG Güven Gemisi'ne inerek yakıt ikmali yaptı, sonra tekrar havalanarak çalışmalara devam etti.</p>

<p>Öte yandan, kazaya karışan Alsu isimli tanker Silivri açıklarında demirletilirken, AA ekibi tarafından dronla görüntülendi. Görüntülerde, geminin yanı sıra gemi içinde bulunan mürettebat da görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/silivride-batan-gemide-ulasilamayan-10-kisilik-murettebatin-kimlik-bilgileri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/silivride-batan-gemide-ulasilamayan-10-kisilik-murettebatin-kimlik-bilgileri-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="52207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35 görüşmeleri sürüyor, KAAN'dan vazgeçmiyoruz]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-f-35-gorusmeleri-suruyor-kaandan-vazgecmiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-f-35-gorusmeleri-suruyor-kaandan-vazgecmiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü'ne ilişkin, "Türkiye'nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı'ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz, 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan ziyaretinin ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p>

<p>Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un davetiyle Türkiye'nin, diyalog ortağı olduğu Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) bu yılki zirvesine şeref konuğu olarak katıldığını hatırlatan Erdoğan, ayrıca liderlerle birlikte 31 Ağustos akşamı 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın açılış törenine katıldığını söyledi.</p>

<p>Erdoğan, Kırgız halkının 31 Ağustos Bağımsızlık Günü'nü tebrik ederek, "Kıymetli kardeşim, Sayın Caparov nezdinde ev sahiplikleri için Kırgız halkına en kalbi şükranlarımı sunuyorum." sözlerini sarf etti.</p>

<p>Bundan 30 yıl önce "Şanghay Beşlisi" ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Örgütü'nün, zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline geldiğini belirten Erdoğan, Teşkilat'ın, Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu'yu bünyesinde buluşturan yegane bir yapı olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü'nün, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bizim de sadece Teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşeri coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz 'Yeniden Asya' girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır. Şanghay İşbirliği Teşkilatı'yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve işbirliğini esas alan diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim."</p>

<p>Zirve marjında mevkidaşlarıyla da görüştüğünü hatırlatan Erdoğan, "Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin de yer aldığı muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk." bilgisini paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan, en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak Türkiye ile aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceklerini vurgulayarak, "Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli tutumumuzu devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum." ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>- "Türkiye'nin büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor"</strong></p>

<p>Bir gazetecinin, "Bişkek Zirvesi'nde alınan kararlar, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl etkiler? Türkiye'nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile işbirliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimali var mı?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:</p>

<p>"Değerli arkadaşlar, öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı'na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin'den Orta Asya'ya, Rusya'dan Güney Asya'ya uzanan geniş coğrafyada, Türkiye'nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye'nin bu yaklaşımı, küresel sorunlara işbirliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye'nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı'ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz, 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zirve kadar dikkat çeken konulardan bir tanesi de Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin'le görüşmeniz oldu. Zirve marjında yaptığınız görüşme genel anlamda nasıl geçti? Hangi konuları ele aldınız?" sorusu üzerine ise şunları aktardı:</p>

<p>"Sayın Putin ile ikili bir görüşme yaptık. Bu görüşmede de özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir işbirliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye'ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin'in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki, bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin'e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız."</p>

<p>Bir diğer gazetecinin, "İstanbul'da Mekke İttifakı'nın ilk önemli toplantısı gerçekleştirildi. Biz biliyoruz ki bölgedeki bazı ülkeler bu ittifaktan fevkalade rahatsız. Geniş bir coğrafyada barışı inşa etme amacı olan bir savunma işbirliğinden neden bu kadar rahatsızlar?" sorusunu da yanıtlayan Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>"İstanbul'da gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli. Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları, Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşımımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayisi, önemli bir işbirliği alanı. Bir de askeri operasyonel işbirliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecinin ne kadar sürede tamamlanmasının öngörüldüğüne ilişkin soru üzerine, "Terörsüz Türkiye sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz. Olaya böyle bakacağız. Elbette devlet olarak bizim bir yol haritamız var, bir planımız, bir takvimlendirmemiz var." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Sürece dair ilgili kurumların eş güdüm içinde çalıştığını, bugün gelinen noktada Meclis'in ortaya koyduğu güçlü mutabakatın önemli ve çok kıymetli olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulu atılacak adımları, yasada tanımlanan görevler çerçevesinde planlamaya başlamıştır. Yasanın uygulanmaya başlanması için ise örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerekir. Bu konuda tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı ise bellidir. Süreç adım adım ilerlemektedir. Süreç, bütün her şeyiyle dar kalıplara hapsedilmemiştir. Bu yönde de bir rahatlık söz konusudur. Meseleye devlet ciddiyetiyle yaklaşıyor ve adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Milletimiz de Terörsüz Türkiye'ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir. Bu noktada Meclis Başkanımız da dahil olmak üzere Grup Başkanlarımız her türlü hassasiyeti gösteriyor ve yola da bu kararlılık içerisinde devam ediyoruz."</p>

<p>Erdoğan, "Siz iç cephenin güçlendirilmesine çok önem veren bir lidersiniz. Siz önem verirken DEM Parti'den zaman zaman aykırı seslerin gelmesi 'toplumsal bütünleşmeye hizmet etmiyor' yorumlarına yol açıyor. Bunu aşacak yeni dil nasıl inşa edilecek? Tavsiye ve çağrınız ne olabilir?" sorusu üzerine, meseleye dar çerçeveden bakamayacaklarını, samimi, sorumlu ve sağduyulu olacaklarını ve kardeşliği koruyacaklarını belirtti.</p>

<p>Konuya en geniş perspektiften yaklaştıklarını ve hedefe de böyle odaklandıklarını anlatan Erdoğan, "Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Siyasi kimlik taşıyan bazı kimselerin birtakım ölçüsüz söylemlerinin olabileceğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bunu, süreci enfekte etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz. Açıkçası, milletimizin bu tür tahriklere karşı ben bir direnç geliştirdiğini düşünüyorum. Bu süreci millet mayalamıştır ve maya da tutmuştur. İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir. Bunu boşuna söylemedik. İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Biz buna 'Büyük Türkiye Mutabakatı' diyoruz. Bunu unutmayalım. Biz menzile ulaşmak için ne yaptığımızı bilerek bu yolda ilerliyoruz."</p>

<p><strong>- "Amerika da artık Suriye'nin gerçeklerinin farkına vardı"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün Suriye'deki yapılanması YPG-PYD'nin fesih kararına" ilişkin soru üzerine, açıklanan karardan kardeş Suriye halkı adına memnuniyet duyduğunu söyledi.</p>

<p>Alınan kararı ve entegrasyonun sağlanmasını olumlu değerlendirdiklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Kararın sahada uygulamasını hem Suriye tarafı hem Suriye ile çok uzun bir sınır hattı bulunan bir komşu ülke olarak biz, elbette takip ediyoruz. Suriye'nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye'de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir. Bizler bunun için Suriyeli kardeşlerimizin hep yanında olduk, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, maşallah zor süreçleri başarıyla yönetmiştir ve yönetiyor. Hem entegrasyon sürecinden hem de Suriye halkının kısa sürede elde ettiği kazanımlardan ümitvarız. Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı."</p>

<p>"Amerika'nın Suriye politikasıyla ilgili özellikle son dönemde Suriye'nin toprak bütünlüğünü vurguladığını görüyoruz. Hatta Amerikalılar da 'tek bayrak, tek ordu' söylemini vurgulamaya başladılar. Bu vesileyle Washington ile Türkiye'nin yıllardır savunduğu bu Suriye politikası arasında bir yakınlaşma görüyor musunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, Türkiye olarak Suriye konusunda dün ne söylediyseler bugün de aynısını söylediklerini ifade etti.</p>

<p>Suriye'nin terör örgütlerinin cirit attığı bir alan olamayacağını, buradaki istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılabileceğini söylediklerini ve neticede haklı çıktıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Demek ki Amerika da artık Suriye'nin gerçeklerinin farkına vardı. Suriye halkı çok ağır bedeller ödedi ama vatanlarına sahip çıktılar. Şimdi de bütün Suriye'yi inşa etmek için çalışıyorlar. Bu konuda bütün komşu ve Suriye'ye dost ülkeleri Suriye'nin yeniden inşa ve imarına yardımcı olmaya davet ediyorum ve bu çağrımızı yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Suriye'deki durum bizim vizyonumuzun ne kadar doğru, Suriye politikamızın ne kadar gerçekçi olduğunu kanıtlaması yönüyle de önemli. Provokasyonlarla mücadele konusu da önemli. Suriye'nin iç barışına darbe vurmak isteyenlere alan açılmaması şart. Suriye'nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer."</p>

<p><strong>- "Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesiyle bağlantılı olarak S-400'lerin üçüncü bir ülkeye devredilmesi yönünde adım atılabileceği iddialarının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşmesinde gündeme gelip gelmediğine ilişkin soru üzerine, Putin ile ikili gündemlerindeki her konuyu ele aldıklarını söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin, F-35 programının ortaklarından biri olduğunu ve program kapsamında ciddi katkılar sunduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye'nin programa tekrar dahil olması konusunda da görüşmelerimiz sürüyor. Amerika'daki süreçlerin bir an önce tamamlanmasıyla bu meselenin geride bırakılacağını düşünüyoruz. Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de KAAN'dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye'nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye budur. Güçlü Türkiye'nin yol haritası budur." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde Karadeniz'de ticari ve Türk gemilerinin hedef haline gelmesi konusunun Rusya Devlet Başkanı Putin'le görüşmesinde gündeme gelip gelmediği ve ortak bir çözüm geliştirilip geliştirilmeyeceğine ilişkin soruya da yalnız Türk bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemilerin değil, Karadeniz'deki bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliğinin Türkiye için önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Taraflar arasındaki mücadelenin, sivillerin ve ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak bir noktaya taşınmaması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "Bu nedenlerle çok daha geniş bir perspektifle hareket ediyoruz. Bu sorunu çözmemiz lazım. Çünkü artık verdiği zarar giderek katlanıyor. Karadeniz'de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Şunu açıkça söylemek isterim ki tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var." diye konuştu.</p>

<p><strong>- "Türkiye'nin kimsenin toprağında gözü yoktur"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan'ın gayriaskeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmaya devam etmesi halinde Türkiye'nin izleyeceği tutuma ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:</p>

<p>"Ne yapalım? Bize düşen nedir? Gereğini yapmak. Yunanistan'la biz iyi komşuluk temelinde yürüyelim diyoruz. Kara parçamızdan, şöyle Kaş'tan Yunanistan'a bir ses versek duyarlar değil mi? Ama biz her konuda samimi olduk. Yapıcı davranan taraf olduk. Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik. Bir defa Yunanistan'ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye'nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye'nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir. Biz bölgemizde barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-f-35-gorusmeleri-suruyor-kaandan-vazgecmiyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/08/recep-tayyip-erdogan-aa-2472823.jpg" type="image/jpeg" length="88350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dışişleri'nden Türkiye'nin Artemis Mutabakatı'nı imzalamasına ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/disislerinden-turkiyenin-artemis-mutabakatini-imzalamasina-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/disislerinden-turkiyenin-artemis-mutabakatini-imzalamasina-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Ay keşiflerinin güvenliğini artırmayı ve dış uzayın barışçıl kullanımını teşvik etmeyi amaçlayan Artemis Mutabakatı'nı imzaladığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık, Türkiye'nin Artemis Mutabakatı'nı imzalaması hakkında yazılı açıklama yayımladı.</p>

<p>Açıklamada, Türkiye'nin, Ay keşiflerinin güvenliğini artırmayı ve dış uzayın barışçıl, sürdürülebilir ve faydalı kullanımını teşvik etmeyi amaçlayan ilkeler bütünü niteliğindeki Artemis Mutabakatı’nı dün imzaladığı kaydedildi.</p>

<p>"Türkiye, Artemis Mutabakatı'yla da ortaya konulan anlayış çerçevesinde uzayın barışçıl amaçlarla keşfi ve kullanımına yönelik uluslararası işbirliğini desteklemeyi, uzay teknolojileri ve keşfi alanındaki çalışmalara uluslararası hukuk temelinde kapsayıcı ve yenilikçi bir yaklaşımla katkı sunmayı sürdürecektir." ifadesinin kullanıldığı açıklamada, Türkiye'nin 5-9 Ekim tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağı 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin de bu ortak vizyonun pekiştirilmesi için önemli bir zemin teşkil edeceği belirtildi.</p>

<p>- Artemis Mutabakatı</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Artemis Mutabakatı, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından, 2020'de 7 ülkeyle (Avustralya, Kanada, İtalya, Japonya, Lüksemburg, BAE ve Birleşik Krallık) birlikte başlatılan Ay keşiflerinin güvenliğini artırmaya, dış uzayın sürdürülebilir ve faydalı kullanımını teşvik etmeye matuf, bağlayıcılığı olmayan ilkeler manzumesi niteliğinde bir belge.</p>

<p>Halihazırda 70 ülkenin imzacı olduğu Artemis Mutabakatı'nın imzalanmasıyla, Türkiye'nin Artemis Programlarında ortak ülke olarak yer alması mümkün olabilecek. Türkiye'nin Artemis Programı'na dahil olması, gelişmekte olan uzay sanayisinin küresel uzay ekonomisine entegrasyonu ve Milli Uzay Programı'nın ilerletilmesi için katkı sunacak.</p>

<p>Artemis Mutabakatı, Türkiye'nin 2022-2030 Milli Uzay Programı Strateji Belgesi'nde belirlenen, uzay teknolojileri ile sanayilerinde yerli ve milli kapasite-kabiliyetlerin geliştirilmesi maksadıyla bölgesel ve uluslararası işbirliklerinin güçlendirilmesi hedefiyle de örtüşüyor.</p>

<p>Bu bağlamda, Türkiye'nin Artemis Mutabakatı'na katılımı, Türkiye Uzay Ajansı ile TÜBİTAK-UZAY işbirliğinde yürütülen Türkiye'nin ilk Ay görevi olacak "Ay Araştırma Projesi (AYAP)" ve NATO’da uzay ve havacılık alanında devam eden projelerdeki işbirlikleri bağlamında katkı sağlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağı 77. Uluslararası Uzay Kongresi de Artemis Mutabakatı ile ortaya konan anlayışın pekiştirilmesi için önemli bir zemin teşkil edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/disislerinden-turkiyenin-artemis-mutabakatini-imzalamasina-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/10/disisleri-bakanligi-logo-1.jpg" type="image/jpeg" length="37588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatih Akdağoğlu: “Bayburt’un en büyük meselesi göç ve genç nüfus kaybıdır”]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/fatih-akdagoglu-bayburtun-en-buyuk-meselesi-goc-ve-genc-nufus-kaybidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/fatih-akdagoglu-bayburtun-en-buyuk-meselesi-goc-ve-genc-nufus-kaybidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fatih Akdağoğlu, Bayburt’un geleceğinin ele alındığı çalıştayda yaptığı açıklamada, kentin en kritik sorununun dışa göç olduğunu belirterek; üretim, gençlik, kültür ve turizm odaklı "Ortak Akıl Şehir Meclisi" çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fatih Akdağoğlu, Bayburt’un geleceğine dair projelerin ele alındığı çalıştayda yaptığı konuşmada, kentin en temel meselesinin dışa göç ve genç nüfus kaybı olduğuna dikkati çekti. Akdağoğlu, sorunun çözümü için yerel potansiyelin harekete geçirilmesi ve “Ortak Akıl Şehir Meclisi” kurulması çağrısında bulundu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 01 At 14.15.26 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1500" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-01-at-141526-1.jpeg" width="2000" /></p>

<p>Bayburt’un nüfus verilerine değinerek konuşmasına başlayan Akdağoğlu, 2025 yılı verilerine göre kent nüfusunun 82 bin 836’ya gerilediğini ve Türkiye'nin nüfusu en düşük ili konumunda bulunduğunu belirtti. Aynı yıl 6 bin 388 kişinin şehirden göç ettiğini hatırlatan Akdağoğlu, "Bir genç Bayburt’tan ayrıldığında sadece bir nüfus kaybetmiyoruz; bir aileyi, bir geleceği, bir esnaf müşterisini ve bir kültür taşıyıcısını kaybediyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Kırsalı Ayakta Tutmadan Kalkınma Sağlanamaz"</strong></p>

<p>Kentte yaşamı cazip hale getirmenin yolunun yalnızca kamu istihdamından geçmediğini ifade eden Akdağoğlu, çözüm önerilerini beş ana başlık altında sıraladı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Üretici Kooperatifleri ve Markalaşma:</strong> Tarım ve hayvancılıkta maliyetlerin düşürülmesi ve üreticinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Akdağoğlu, "Et, süt, bal ve yöresel ürünlerimizin Bayburt markasıyla katma değer kazanması sağlanmalıdır. Üretici sadece üreten değil, kazanan taraf olmalıdır" ifadelerini kullandı.</li>
 <li><strong>Gençlik ve İstihdam:</strong> Gençlerin kentte kalabilmesi için Bayburt Üniversitesi, belediye, kamu kurumları ve STK’lar arasında iş birliği yapılması gerektiğini belirtti. Genç girişimciler için ortak çalışma alanları ve mentorluk desteği sunulmasını öneren Akdağoğlu, bir "Bayburt Gençlik Meclisi" kurulmasını teklif etti.</li>
 <li><strong>Yaşayan Kültür Projesi:</strong> Kadim el sanatları ve sözlü kültürün sadece müzelerde sergilenmemesi gerektiğini dile getiren Saadet Partili Akdağoğlu; bakırcılık, dokumacılık ve ahşap işçiliği gibi değerlerin üreten ve gelir sağlayan bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.</li>
 <li><strong>Bütüncül Turizm Planı:</strong> Çoruh Vadisi, kış turizmi ve tarihi mirasa yönelik çalışmaların tek bir marka altında birleştirilmesi gerektiğini savunarak, konaklamalı ve kent ekonomisine doğrudan katkı sağlayan bir turizm modeli önerdi.</li>
 <li><strong>Şehir Yaşam Kalitesi:</strong> Altyapı, ulaşım, sosyal alanlar ve güvenli mekanların artırılması gerektiğini belirten Akdağoğlu, "Güçlü şehir, insanın kendisini güvende, huzurlu ve değerli hissettiği şehirdir" mesajını verdi.</li>
</ul>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 01 At 14.15.26 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1500" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-01-at-141526-2.jpeg" width="2000" /></p>

<p><strong>"Ortak Akıl Şehir Meclisi Kurulmalı"</strong></p>

<p>Yönetimde şeffaflık, istişare ve hesap verilebilirliğin altını çizen Fatih Akdağoğlu, kararların tek merkezden değil, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Akdağoğlu, esnaf, çiftçi, akademisyen, genç ve STK temsilcilerinin aynı masada buluşacağı ve somut hedefler doğrultusunda çalışacak bir <strong>"Ortak Akıl Şehir Meclisi"</strong> kurulması çağrısında bulunarak sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/fatih-akdagoglu-bayburtun-en-buyuk-meselesi-goc-ve-genc-nufus-kaybidir</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-01-at-141526.jpeg" type="image/jpeg" length="28167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC'deki gemi kazasında hayatını kaybedenler son yolculuklarına uğurlanıyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/kktcdeki-gemi-kazasinda-hayatini-kaybedenler-son-yolculuklarina-ugurlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/kktcdeki-gemi-kazasinda-hayatini-kaybedenler-son-yolculuklarina-ugurlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC'nin Girne kenti açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu yaşamını yitiren Hüseyin Özdemir'in cenazesi Mersin'in Silifke ilçesinde Nihat Balyemez'in (56) cenazesi ise Gaziantep'te toprağa verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne Limanı'ndan Mersin'in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı'na gitmek için demir alan geminin 30 Ağustos'ta alabora olduğu kazada hayatını kaybeden Özdemir'in naaşı, Silifke'nin Nuru Mahallesi'ndeki mezarlığa götürüldü.</p>

<p><img alt="98767" class="detail-photo img-fluid" height="549" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/09/98767.JPG" width="969" /></p>

<p>Burada kılınan cenaze namazına Özdemir'in yakınları ile Vali Atilla Toros, Silifke Kaymakamı Eyüp Fırat, Silifke Belediye Başkan Vekili Oğuzhan Kökten ile vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Namazın ardından Özdemir'in naaşı, dualar eşliğinde toprağa verildi.</p>

<p><img alt="76879" class="detail-photo img-fluid" height="594" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/09/76879.JPG" width="909" /></p>

<p><strong>Düğünden dönüyorlardı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ölen Özdemir'in, eşi Şerif Özdemir, damadı Hakkı Şahin, kızları Şengül Şahin ve Kamuran Ünal ile bir yakınlarının düğününe katılmak için KKTC'ye gittikleri, Mersin'e dönmek için bindikleri yolcu gemisinde kazaya karıştıkları öğrenildi.</p>

<p>Hüseyin Özdemir'in eşinin kayıp olduğu, kızları ve damadının ise kurtarıldıkları belirtildi.</p>

<p><strong>Nihat Balyemez'in cenazesi Gaziantep'te defnedildi</strong></p>

<p>KKTC'nin Girne Limanı'ndan Mersin'in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı'na gitmek üzere hareket eden geminin 30 Ağustos'ta alabora olduğu kazada yaşamını yitiren Balyemez'in naaşı, Bahattin Nakıpoğlu Camisi'ne getirildi.</p>

<p>Burada düzenlenen törene Balyemez'in ailesi ve yakınlarının yanı sıra Vali Kemal Çeber, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Hakan Uğurlu, İl Emniyet Müdürü Celal Özcan, Şehitkamil Kaymakamı Ahmet Odabaş ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Balyemez'in cenazesi, kılınan namazın ardından Asri Mezarlık'ta toprağa verildi.</p>

<p><img alt="7654567-1" class="detail-photo img-fluid" height="602" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/09/7654567-1.JPG" width="905" /></p>

<p><strong>Arkadaşı olay anını anlattı</strong></p>

<p>Balyemez ile aynı gemide bulunan arkadaşı Mehmet Tuga, gazetecilere yaptığı açıklamada, ailecek görüştükleri Balyemez'in güler yüzlü bir insan olduğunu söyledi.</p>

<p>Geminin hareket etmesinin ardından sesler duymaya başladıklarını belirten Tuga, şunları kaydetti:</p>

<p>"Gemideki herkes ayaklandı, 'Bu ne böyle, olmaz' dediler, 'Geri dön' dediler. Biraz açıldıktan sonra gemi su almaya başladı. Kaptan geri dönmeye çalışırken ön taraf koptu ve su almaya başladı. Nihat ağabey can yeleğini giydi. Bulunduğu yerden çıkmak isterken kafasını bir yerlere vurdu, muhtemelen orada hayatını kaybetti. Çok büyük bir felaket atlattık."</p>

<p><strong>Girne açıklarında alabora olan gemi</strong></p>

<p>KKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan hatta bulunan "Filo Jet" isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamıştı. Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada alabora olan gemiden 241 kişi sağ kurtarılmış, 8 kişinin cenazesine ulaşılmış, kayıp 20 kişi için arama çalışması başlatılmıştı.</p>

<p>Geminin batan enkazının, denizin 514 metre derinliğinde bulunduğu bildirilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/kktcdeki-gemi-kazasinda-hayatini-kaybedenler-son-yolculuklarina-ugurlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/234-5.JPG" type="image/jpeg" length="76322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC'deki geminin alabora olması sonucu kaybolan 20 kişiyi arama çalışmalarına devam ediliyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/kktcdeki-geminin-alabora-olmasi-sonucu-kaybolan-20-kisiyi-arama-calismalarina-devam-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/kktcdeki-geminin-alabora-olmasi-sonucu-kaybolan-20-kisiyi-arama-calismalarina-devam-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında pazar günü yolcu gemisinin alabora olması sonucu kaybolan 20 kişinin aranmasına devam ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Girne açıklarında 1 uçak, 5 insansız hava aracı (İHA), 7 helikopter, 8 gemi ve 9 bot ile arama faaliyetleri sürdürülüyor. Faaliyetlere Türkiye'den gelen SAT komandoları ile Türk Deniz Kuvvetlerinin dalgıç ekipleri de katılıyor.</p>

<p><img alt="Tasarımsu (2)-217" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/09/tasarimsu-2-217.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerli ve milli imkanlarla yapılan ve bir kilometre derinliğe kadar arama kurtarma görevi icra eden TCG Işın gemisi de Girne açıklarında alabora olan geminin battığı alanda arama faaliyetlerini komuta ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/kktcdeki-geminin-alabora-olmasi-sonucu-kaybolan-20-kisiyi-arama-calismalarina-devam-ediliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/a-a-20260901-42358416-42358403-k-k-t-c-d-e-k-i-g-e-m-i-n-i-n-a-l-a-b-o-r-a-o-l-m-a-s-i-s-o-n-u-c-u-k-a-y-b-o-l-a-n-20-k-i-s-i-y-i-a-r-a-m-a-c-a-l-i-s-m-a-l-a-r-i-n-a-d-e-v-a-m-e-d-i-l-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="27009"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YKS'de ilk 1000'e giren öğrencilerin tercih ettikleri bölümler belli oldu]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/yksde-ilk-1000e-giren-ogrencilerin-tercih-ettikleri-bolumler-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/yksde-ilk-1000e-giren-ogrencilerin-tercih-ettikleri-bolumler-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS yerleştirme sonuçlarına göre, sayısalda ilk 1000'e giren adaylardan 490'ı tıp, 434'ü mühendislik programlarını tercih ederken sözelde ilk 1000'e girenler en fazla tarih, eşit ağırlıkta ise en fazla hukuk programlarına yerleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarına göre sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türlerinde ilk 1000'e giren adayların yerleştikleri programlar belli oldu.</p>

<p>Sayısal puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 490'ı tıp, 434'ü mühendislik programlarına yerleşti. Bu puan türünde ilk 1000'deki adaylardan 194'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliğine, 135'i Bilgisayar Mühendisliğine, 43'ü Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğine, 38'i Endüstri Mühendisliğine, 24'ü ise Uçak Mühendisliğine yerleşti.</p>

<p>Eşit ağırlık puan türünde ilk 1000'e giren adayların en fazla yerleştiği program hukuk oldu. Hukuk programına ilk 1000'deki adaylardan 185'i yerleşirken, bu programı 181 adayın yerleştiği işletme ve 171 adayın yerleştiği iktisat programları takip etti.</p>

<p>Eşit ağırlık puan türünde ilk 1000'e giren adayların sayısal programlara da yöneldiği görüldü. Bu adaylardan 57'si tıp, 14'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliği, 12'si Bilgisayar Mühendisliği, 9'u Endüstri Mühendisliği programlarına yerleşti.</p>

<p>Sözel puan türünde ilk 1000'e giren adayların en fazla yerleştiği program tarih oldu. Tarih programlarına 105 aday yerleşti. Tarih programlarını 83 adayla Özel Eğitim Öğretmenliği izledi. Sözel puan türünde ilk 1000'e giren 83 aday ise eşit ağırlık puanıyla öğrenci alan hukuk programlarına yerleşti. Türk Dili ve Edebiyatına 48, İlahiyat programına ise 46 aday yerleşti.</p>

<p><strong>Geleceğin mesleklerine yoğun talep</strong></p>

<p>Açıklamaya göre, YÖK'ün istihdam odaklı yükseköğretim vizyonu doğrultusunda açtığı yeni programlar öğrencilerden yoğun ilgi gördü.</p>

<p>2026-YKS tercih kılavuzunda ilk kez yer alan ve farklı disiplinlerle yapay zekayı bir araya getiren programlar yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci aldı.</p>

<p>Eşit ağırlık puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 10'u İşletme ve Yapay Zeka programına yerleşirken bu öğrencilerin 7'si ilk 500, biri ise ilk 100 içerisinde yer aldı.</p>

<p>Felsefe ve Yapay Zeka programını ilk 1000 içerisinden 3 öğrenci kazandı. Bu öğrencilerin 2'si ilk 500'de yer aldı. Sözel puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 3'ü İşletme ve Yapay Zeka, 2'si Felsefe ve Yapay Zeka, 2'si Tarih ve Yapay Zeka programlarını kazandı.</p>

<p>Sayısal puan türünde ilk 1000'e giren 9 aday ise geçen yıllarda açılan Yapay Zeka Mühendisliğine yerleşti.</p>

<p><strong>Siber güvenliğe ilk 150'den öğrenci</strong></p>

<p>YÖK'ün dijital dönüşüm ve istihdam odaklı yeni programları arasında yer alan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü de yüksek başarı sıralamasından öğrenci aldı.</p>

<p>Temel Yeterlilik Testi (TYT) puan türünde ilk 1000'de, eşit ağırlık puan türünde ise ilk 150'de yer alan bir aday, "geleceğin mesleklerine" yönelik açılan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü programına yerleşti.</p>

<p><strong>"Ülkemizin ihtiyaçlarına cevap veren programları sistemimize kazandırmaya devam edeceğiz"</strong></p>

<p>Açıklamada konuya ilişkin görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da yükseköğretimde istihdam odaklı programların yaygınlaştırılması ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni programların açılması için yürüttükleri çalışmaların öğrencilerin tercihlerine güçlü biçimde yansıdığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknolojik dönüşümün yükseköğretimde yeni bir program ve insan kaynağı planlamasını zorunlu kıldığının altını çizen Özvar, programları Türkiye'nin kalkınma hedefleri, iş gücü piyasasının değişen ihtiyaçları ve dünyadaki teknolojik gelişmeler doğrultusunda yeniden şekillendirdiklerini ifade etti.</p>

<p>Yapay zeka ve siber güvenlik başta olmak üzere geleceğin mesleklerine yönelik programların yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci almasını önemsediklerini vurgulayan Özvar, "İlk kez öğrenci alan programlarımızın daha ilk yıldan ilk 100, ilk 500 ve ilk 1000'deki gençlerimizin tercihlerinde yer bulması son derece kıymetli. Bu tablo, gençlerimizin dünyadaki değişimi çok iyi okuduğunu, geleceğin hangi alanlarda şekilleneceğini gördüğünü ortaya koyuyor." açıklamasını yaptı.</p>

<p>Üniversite programlarının değişen dünyaya ve istihdam piyasasına daha hızlı uyum sağlamasını hedeflediklerine işaret eden Özvar, şunları kaydetti:</p>

<p>"Biz gençlerimizi yalnızca bugünün işlerine hazırlayan bir yükseköğretim sistemiyle yetinmek istemiyoruz. Önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak bilgi ve becerileri bugünden kazandırmayı hedefliyoruz. İstihdamla bağı güçlü, teknolojik dönüşümü yakalayan ve ülkemizin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren yeni programları yükseköğretim sistemimize kazandırmaya devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/yksde-ilk-1000e-giren-ogrencilerin-tercih-ettikleri-bolumler-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/y-k-s.JPG" type="image/jpeg" length="17174"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Okul güvenliğini eğitimin asli şartlarından birisi olarak görüyoruz]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/bakan-tekin-okul-guvenligini-egitimin-asli-sartlarindan-birisi-olarak-goruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/bakan-tekin-okul-guvenligini-egitimin-asli-sartlarindan-birisi-olarak-goruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Öğretmenin sınıfına bütün dikkatini verebilmesi de mesleğini huzur içinde icra edebileceği bir çalışma ortamına bağlıdır. Bu sebeple okulun güvenliğini, eğitimin asli şartlarından birisi olarak görüyoruz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim öğretim yılı eylül dönemi mesleki çalışma programının başlaması dolayısıyla öğretmen ve okul yöneticilerine video mesajla hitap etti.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılının taşıdığı heyecana değinen Tekin, yıllar geçse de okulun ilk gününe hazırlanma, öğrencilere kavuşma ve yeni öğrencilerle tanışma heyecanının hiç eksilmediğini belirtti.</p>

<p>Tekin, eylül dönemi mesleki çalışmalarının öğretmenler için verimli ve faydalı geçmesini temenni etti.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, farklı şehirlerde, farklı ailelerde, farklı hayatların içinde büyüyen milyonlarca öğrenciyi aynı ülkenin, tarihin ve geleceğin mensupları olarak yetiştirdiklerini aktardı.</p>

<p>Maarifin en temel mesuliyetlerinden birinin çocukların birbirlerinin hukukunu kendi hukukları kadar aziz bilmelerini sağlamak olduğuna dikkati çeken Tekin, "Vatanına aidiyet duyan, beraber yaşamanın icaplarını gözeten ve müşterek geleceğimize sahip çıkan nesiller yetiştirmek istiyoruz." dedi.</p>

<p>Milli birlik ve beraberliğin eğitim yoluyla daha da güçlendirilmesinin önemine işaret eden Tekin, şöyle devam etti:</p>

<p>"Milletimizin tarih boyunca en büyük kudreti, müşterek bir kader duygusu etrafında kenetlenebilmesinden doğmuştur. Bugün de milli birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik hukukumuzu ve toplumsal bütünlüğümüzü güçlendirecek en kalıcı zeminin eğitim olduğunun farkındayız. Gazi Meclisimizin ortak iradesiyle kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'u da bu bakımdan son derece anlamlı buluyoruz.</p>

<p>Bizim muradımız açık. Her evladımız kendisini bu milletin kıymetli bir ferdi olarak görsün, arkadaşının kimliğine, inancına, ailesine ve özel hayatına hürmet etsin, farklılıklarımızı birbirimizi anlamanın ve müşterek hayatımızı zenginleştirmenin bir vesilesi bilsin. Çocuklarımız geçmişlerinden kuvvet alsınlar, bugünlerine mesuliyetle sahip çıksınlar ve Türkiye'nin yarınını birlikte kuracaklarına yürekten inansınlar istiyoruz. İşte yeni eğitim öğretim yılına böyle bir inançla başlıyoruz."</p>

<p><strong>"Karşılıklı güvenin hakim olduğu bir çalışma iklimini güçlendirmek konusunda kararlıyız"</strong></p>

<p>Bakan Tekin, eğitim politikalarının sahadaki uygulamasında öğretmenlerin tecrübesinin önemine dikkati çekerek, öğretmenlerin tecrübelerini dinlemenin, kendileri için eğitim politikası üretmenin vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirtti.</p>

<p>Okullarda öğretmenlerin görüşlerinin karar süreçlerine daha güçlü şekilde yansımasını istediklerini vurgulayan Tekin, "Bunun için okullarımızda öğretmenin sözünün kıymet gördüğü, meslektaşlar arasındaki dayanışmanın arttığı, yöneticilerimizle öğretmenlerimiz arasında karşılıklı güvenin hakim olduğu bir çalışma iklimini güçlendirmek konusunda kararlıyız. Öğretmen kurulları ve zümrelerin gerçek bir istişare zemini olarak işlemesini, görüş ve tekliflerinizin okulun kararlarına daha güçlü bir biçimde yansımasını özellikle arzu ediyoruz. Mesleki gelişiminizi de hayatın gerçek ihtiyaçlarıyla, sınıfta karşılaştığınız meselelerle ve kendi taleplerinizle irtibatlı biçimde desteklemeyi sürdüreceğiz." diye konuştu.</p>

<p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile yeni bir eğitim öğretim yılına daha hep birlikte başladıklarının altını çizen Bakan Tekin, geride kalan iki yılda modelin sınıftaki karşılığının öğretmenlerle birlikte tecrübe edildiğine işaret etti.</p>

<p>Öğrencilerin öğrendikleriyle düşünebilmesini, hüküm verebilmesini, üretebilmesini ve gerektiğinde vardıkları hükmü yeniden değerlendirebilmesini amaçladıklarını aktaran Tekin, matematikten tarihe, edebiyattan bilime kadar farklı alanlarda edinilen bilgi ve becerilerin öğrencilerin şahsiyetinde birbirinden kopuk parçalar olarak kalmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Modelin merkezinde "yetkin ve erdemli insan" anlayışının bulunduğunu anımsatan Tekin, çocukların sahip oldukları kabiliyetlerin yanı sıra bu kabiliyetleri kullanırken taşıdıkları sorumluluğun da farkında olmalarını istediklerini belirtti.</p>

<p><strong>"Bu yıl üzerinde özellikle duracağımız başlıklardan birisi de oyun olacak"</strong></p>

<p>Bakan Tekin, yeni eğitim öğretim yılında da sahadan gelen değerlendirmeleri dikkate alarak uygulamaları geliştirmeyi sürdüreceklerini, Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden erişime sunulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretmen Eğitimi paketleriyle modelin öğretim süreçlerine etkili biçimde yansıtılmasını ve uygulamada ortak bir anlayışın güçlendirilmesini destekleyeceklerini bildirdi.</p>

<p>Yusuf Tekin, konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p>"Modelimizin beceri temelli eğitim anlayışını, öğrencilerimizin öğrendiklerini gerçek hayatın içinde tecrübe edebilecekleri imkanlarla buluşturacağız. 'Yaşam Becerileri' projemizle gündelik hayatın gerektirdiği becerileri yaparak ve yaşayarak edinmelerini destekleyeceğiz. Okul dışı öğrenme ortamlarıyla da yaşadıkları şehri ve coğrafyayı, müzeleri, kütüphaneleri, bilim ve kültür mekanlarını eğitim süreçlerinin daha etkin bir parçası haline getireceğiz. Bu yıl üzerinde özellikle duracağımız başlıklardan birisi de oyun olacak. 'Maarifin Kalbinde Oyun' teması çerçevesinde oyuna, çocuklarımızın öğrenme ve gelişim süreçlerinde daha geniş bir yer açacağız.</p>

<p>Geleneksel çocuk oyunlarımızın da burada ayrı bir kıymeti var. Nesiller boyunca sokaklarımızda, mahallelerimizde ve okul bahçelerimizde oynanan bu oyunlar çocuklarımızın akranlarıyla yüz yüze ilişki kurmasına, beraber hareket etmesine, paylaşmasına ve kültürümüzü yaşayarak tanımasına imkan veriyor. Çocuklarımızın oyun kurabildiği, arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirebildiği, merak ettiği, keşfettiği, ürettiği ve öğrenmekten haz duyduğu bir okul iklimini sizlerle birlikte güçlendirmek istiyoruz."</p>

<p><strong>"Üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir diğer mesele, okullarımızdaki huzur ve güven ortamı"</strong></p>

<p>Bakan Tekin, bu çağda eğitimin amacının çocukları teknolojiden uzaklaştırmak değil, teknoloji karşısında irade sahibi olmalarını sağlamak olduğunu bildirdi.</p>

<p>Öğrencilerin doğru bilgiye ulaşabilmesi, karşılaştıkları içerikleri sorgulayabilmesi, dijital mahremiyetlerini koruyabilmesi ve teknolojiyi üreten bir araç olarak kullanabilmesinin önemine işaret eden Tekin, sınıflarda cep telefonu ve benzeri dijital araçların kullanımına yönelik tedbirlerin de çocukların dikkatini ve öğrenme zamanını koruma amacı taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılına hazırlanırken okullardaki huzur ve güven ortamına özel önem verdiklerini belirten Tekin, şunları kaydetti:</p>

<p>"Yeni eğitim öğretim yılına hazırlanırken üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir diğer mesele, okullarımızdaki huzur ve güven ortamıdır. Bir çocuğun zihnini öğrenmeye açabilmesi için önce kendisini emniyette hissetmesi gerekir. Öğretmenin sınıfına bütün dikkatini verebilmesi de mesleğini huzur içinde icra edebileceği bir çalışma ortamına bağlıdır. Bu sebeple okulun güvenliğini, eğitimin asli şartlarından birisi olarak görüyoruz. Okullarımızın ve çevresinin güvenliği konusunda gerekli bütün tedbirlerin eksiksiz uygulanmasını, muhtemel risklerin önceden tespit edilmesini ve en küçük bir ihmal alanının dahi oluşmamasını istiyoruz.</p>

<p>Veli görüşmelerinin Okul Randevu Sistemi üzerinden yürütülmesi dahil olmak üzere aldığımız tedbirlerin temelinde öğrencilerimizin güvenliğini ve sizlerin mesleki haklarını koruma iradesi bulunuyor fakat okulun huzuru, kapıda alınan tedbirlerle tamamlanmaz. Çocuğun arkadaşları arasında incinmekten çekinmediği, sözünün dinleneceğini bildiği, hata yaptığında yeniden deneyebildiği, öğretmenine güvenebildiği bir iklime ihtiyacı var.</p>

<p>Öğretmenin de meslektaşlarıyla dayanışma içinde olduğu, yöneticisiyle açık bir iletişim kurabildiği ve emeğinin karşılığında saygı gördüğü bir okulda çalışmasını arzu ediyoruz. Emniyet duygusu, insanın kendisini ait hissettiği yerde kök salar. Bu sebeple güvenli okul iklimini aynı zamanda aidiyetin, karşılıklı hürmetin ve mesuliyetin güçlendiği bir eğitim meselesi olarak ele alıyoruz."</p>

<p>Bu noktada öğretmenlere de önemli bir vazife düştüğünü ifade eden Tekin, öğretmenlerin öğrencilerdeki küçük davranış değişikliklerini fark etmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong>"Evlatlarımızın hazır olanla yetinmeyen, üreten insanlar olarak yetişmelerini desteklemenizi istiyoruz"</strong></p>

<p>Bakan Tekin, çocuğun eğitim hayatında okul ve aile arasında güçlü bir iletişim ve bütünlük bulunması gerektiğini, onların okulda kazandıkları bilgi ve becerileri eve, evde edindiklerini de okula taşıdıklarını ifade etti.</p>

<p>Velilerin öğretmenlerin mesleki alanına ve kararlarına saygı gösterdiği, öğretmenlerin de ailelerin çocuklarına ilişkin ilgilerini dikkatle dinlediği sağlıklı bir iletişimin öğrenciler için önemli bir imkan olduğunu belirten Tekin, "Ailemle Eğitim Yolculuğum" çalışmalarının da bu anlayışla sürdürüleceğini kaydetti.</p>

<p>Çocuklarda üretme şuurunun güçlendirilmesine önem verdiklerini vurgulayan Tekin, bir milletin kendi ihtiyaçlarını kendi aklı, emeği ve bilgisiyle karşılayabilmesinin istiklalini güçlendiren temel unsurlardan biri olduğunu aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin savunma sanayisi, otomotiv, havacılık ve uzay teknolojileri gibi alanlarda son yıllarda attığı adımlara bu açıdan baktığını belirten Tekin, kendi imkanlarıyla üretilen her teknolojinin, geliştirilen her aracın ve çözülen her meselenin Türkiye'nin geleceği üzerinde söz sahibi olma gücünü artırdığını vurguladı.</p>

<p>Öğretmenlere seslenen Tekin, "Sizlerden beklentimiz çocuklarımızda bu üretme şuurunu beslemeniz, onların kendi kabiliyetleriyle memleketimizin ihtiyaçları arasında bir bağ kurmalarına rehberlik etmenizdir. Evlatlarımızın hazır olanla yetinmeyen, merak eden, araştıran, deneyen, geliştiren ve üreten insanlar olarak yetişmelerini desteklemenizi istiyoruz. Bugün karşılarında gördükleri yerli ve milli eserlerin arkasındaki birikimi, emeği, iradeyi ve mesuliyeti onlara hissettirmenizi de çok kıymetli buluyoruz." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>"Eğitimi sürekli sıralayan ve çocuklarımızı birbirinin rakibi haline getiren bir anlayışa teslim edemeyiz"</strong></p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Tekin, mesleki ve teknik eğitimde öğrencilerin mesleki yeterliklerini geliştirirken güvenli bir ortamda eğitim almalarını, edindikleri bilgi ve becerileri çalışma hayatının gerçek şartları içinde tecrübe etmelerini ve meslekleriyle sahih bir ilişki kurmalarını önemsediklerini bildirdi.</p>

<p>Çocukların ölçme ve değerlendirme süreçlerinde de aynı hassasiyetle hareket ettiklerini belirten Tekin, "Eğitimi sürekli sıralayan, mukayese eden ve çocuklarımızı birbirinin rakibi haline getiren bir anlayışa teslim edemeyiz. Her öğrencinin gelişimini sağlıklı biçimde takip etmek ve ihtiyaç duyduğu desteği zamanında verebilmek istiyoruz. Bakanlığımızın belirlediği uygulamalar dışında öğrencilerimizi yarıştıran ve ailelerimize ilave mali yük getiren sınavlara okullarımızda yer vermeme irademizin arkasında da bu yaklaşım bulunuyor." dedi.</p>

<p>Yeni dönemde uygulanacak Eğitsel Tarama ve Değerlendirme Bataryası'nın yanı sıra destek eğitim odaları, bireyselleştirilmiş eğitim programları ve rehberlik çalışmalarıyla özel eğitim ihtiyacı bulunan çocukların ihtiyaçlarının mümkün olan en erken dönemde belirlenerek gerekli desteğin zamanında sunulmasına devam edileceğini aktaran Tekin, eğitim öğretim ortamlarının erişilebilirliğinin de güçlendirileceğini ifade etti.</p>

<p>Bakan Tekin, şöyle devam etti:</p>

<p>"Aynı ihtimamı çocuklarımızın bedenen ve ruhen sağlıklı yetişmelerinde, okula devamlarında ve okul hayatlarıyla kurdukları rabıtada da göstermek durumundayız. Sağlıklı beslenmeden fiziksel hareketliliğe, devamsızlığın yakından takibinden akran desteğine kadar aldığımız her tedbirle, bir çocuğun eğitimden uzaklaşmasının sonuçları ortaya çıktıktan sonra fark etmek yerine, bu uzaklaşmanın ilk işaretlerini zamanında görebilmeyi hedefliyoruz. Sizlerin dikkati, okul yönetimlerimiz, rehberlik hizmetlerimiz ve ailelerimizle zamanında kurulan irtibatla birleştiğinde, kimi zaman bir evladımızın hayatındaki çok daha büyük bir kırılmanın önüne geçebiliriz."</p>

<p>Bakanlık olarak öğretmenlerin mesleklerini huzur ve güven içinde icra edebilmeleri, mesleki müktesebatlarını geliştirebilmeleri ve emeklerinin hak ettiği itibarı görmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini aktaran Tekin, öğretmenlerden de sınıfa her girdiklerinde karşılarındaki her çocuğa, mesleklerinin vakarına ve milletin kendilerine emanet ettiği göreve aynı özenle sahip çıkmalarını istedi.</p>

<p><strong>"Bilginize, tecrübenize, muhakemenize ve çocuklarımız için gösterdiğiniz ihtimama güveniyoruz"</strong></p>

<p>Bakan Tekin, eğitim öğretim yılının hakiki manasının en açık biçimde sınıflarda görüldüğünü belirterek, sözlerini şu şekilde tamamladı:</p>

<p>"Bir eğitim öğretim yılının hakiki manasını da en açık biçimde sınıflarımızda görüyoruz. Her sabah açılan sınıf kapısının ardında bir çocuğun kendisini, insanı, memleketini ve dünyayı tanımasına imkan veren büyük bir emek var. Bizim maarif davamızın nihai hedefi, bir evladımızı bu milletin kıymetli bir ferdi olarak yetiştirmektir. Unutmayalım ki icra ettiğimiz meslek binlerce yıllık kadim medeniyetimizin başlangıcından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e kadar her devlet adamımızın, milletimizin her bir ferdinin kutsal kabul ettiği bir meslektir.</p>

<p>Şunu bir kere daha söylemek istiyorum, bilginize, tecrübenize, muhakemenize ve çocuklarımız için gösterdiğiniz ihtimama güveniyoruz. Yeni eğitim öğretim yılında da meslek ahlakı ve aynı müşterek gaye etrafında çalışacağımıza yürekten inanıyorum. Rabb'im niyetimizi hayra, gayretimizi berekete vesile kılsın. 2026-2027 eğitim öğretim yılının siz kıymetli meslektaşlarımıza, evlatlarımıza, ailelerimize ve aziz milletimize hayırlar getirmesini diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/bakan-tekin-okul-guvenligini-egitimin-asli-sartlarindan-birisi-olarak-goruyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/yusuf-tekinaa-2478742.jpg" type="image/jpeg" length="65584"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[135 Alo Adalet Hattı hayata geçti]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/135-alo-adalet-hatti-hayata-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/135-alo-adalet-hatti-hayata-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, 135 Alo Adalet Hattı ile 5 yılı aşan dava dosyaları, 3 yılı aşan soruşturma dosyaları için vatandaşların doğrudan başvuruda bulunabileceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı kılma hedefiyle yargı hizmetlerini daha erişilebilir, etkin ve hızlı hale getirecek yeni adımlar attıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr" dir="ltr">Cumhurbaşkanımız Sayın <a href="https://x.com/RTErdogan?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@RTErdogan</a>’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma hedefiyle yargı hizmetlerimizi daha erişilebilir, etkin ve hızlı hâle getirecek yeni adımlar atıyoruz.<br><br>Bu anlayışla 2026-2027 Adli Yılı’na, vatandaşlarımızın adalete erişimini… <a href="https://t.co/rpuudp7rP4" rel="nofollow">pic.twitter.com/rpuudp7rP4</a></p>&mdash; Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2094669985033465857?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 1, 2026</a></blockquote> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Bu anlayışla 2026-2027 Adli Yılı'na vatandaşların adalete erişimini kolaylaştıracak 135 Alo Adalet Hattı'nı hayata geçirdiklerini ifade eden Gürlek, "Yeni adli yılın ilk günü olan bugün saat 10.00 itibarıyla Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerimizde pilot olarak hizmet vermeye başlayacak 135 Alo Adalet ile 5 yılı aşan dava dosyaları, 3 yılı aşan soruşturma dosyaları için vatandaşlarımız doğrudan başvuruda bulunabilecek. Yeni adli yılla birlikte başlattığımız bu pilot uygulamayı, en kısa sürede Türkiye geneline yaygınlaştıracağız." bilgisini paylaştı.</p>

<p>Yargılamaların makul sürede tamamlanmasına katkı sağlamak ve adaletin vaktinde tecellisini temin etmek istediklerini açıklayan Gürlek, "Yeni adli yılın ülkemiz, milletimiz ve hukuk camiamız için adaletin daha hızlı ve etkin tecelli ettiği bir dönem olmasını, 135 Alo Adalet Hattı'nın da bu hedefe güçlü katkılar sunmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/135-alo-adalet-hatti-hayata-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/alo-adalet-2485792.jpg" type="image/jpeg" length="84778"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜBİTAK 660 personel alacak]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/tubitak-660-personel-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/tubitak-660-personel-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanlığı, farklı birimlerinde görevlendirmek üzere 660 personel istihdam edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>urumun Resmi Gazete'de yayımlanan ilanlarına göre, TÜBİTAK'ın Ankara, Kocaeli (Gebze) ve Bursa'daki birim ve enstitülerinde görev yapmak üzere 660 personel alınacak.</p>

<p>Bu kapsamda, AR-GE personeli (araştırmacı), uzman ve uzman yardımcısı, bilimsel programlar uzman yardımcısı, teknik ve destek personeli, AR-GE proje/destek teknisyeni, avukat, memur ile silahlı özel güvenlik görevlisi pozisyonlarına alım yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AR-GE personeli, uzman, teknik personel ve teknisyen kadroları için başvurular, 22 Eylül saat 17.00'ye kadar TÜBİTAK Kariyer Sistemi (<a href="https://kariyer.tubitak.gov.tr/" rel="nofollow"><strong>kariyer.tubitak.gov.tr</strong></a>) üzerinden gerçekleştirilecek.</p>

<p>Memur ve silahlı özel güvenlik görevlisi kadrolarına yönelik başvurular ise 7 Eylül saat 17.00'ye kadar Türkiye İş Kurumu internet sitesi üzerinden alınacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/tubitak-660-personel-alacak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/tubitak.JPG" type="image/jpeg" length="74936"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanghay İşbirliği Örgütünün (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te bulunan Erdoğan, zirve marjındaki temaslarına başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İş Birliği Örgütü 26'ncı Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'e gitti.</p>

<p>Şanghay İşbirliği Örgütünün (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te bulunan Erdoğan, zirve marjındaki temaslarına başladı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk olarak, konakladığı otelde Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile baş başa görüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan zirvede konuşacak</strong></p>

<p>Şanghay İş Birliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenleniyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26'ncısı düzenlenecek zirve oturumunda hitap edecek. Erdoğan ziyaretinde çok sayıda hükümet ve devlet başkanıyla da görüşme yapması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 08:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/erdogan-aliyev-2486147.jpg" type="image/jpeg" length="50026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni adli yıl bugün başlıyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/yeni-adli-yil-bugun-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/yeni-adli-yil-bugun-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adliyelerde ve yüksek yargı organlarında yeni dönemin bugün başlamasıyla birlikte kamuoyunun yakından takip ettiği çok sayıda dava yeniden gündeme gelecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugün itibarıyla yeni adli yıl başlayacak. Yeni dönemde, CHP kurultayında şaibe iddiasına ilişkin dava, Aleyna Çakır davası, Ankara Büyükşehir Belediyesi konser harcamaları davası gibi kamuoyunun yakından takip ettiği dosyalar görülecek.</p>

<p>Yargıtay'da ise Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığı'na dönüşüyle ilgili mutlak butlan dosyası gündemde olacak.</p>

<p>Kritik duruşmalardan biri 3 Eylül'de Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında görülecek. Ardından 16 Eylül'de, CHP kurultayında şaibe olduğu iddiasıyla açılan ceza davasının altıncı duruşması yapılacak.</p>

<p>Kamuoyunda “Aleyna Çakır” olarak bilinen Sema Esen'in ölümüne ilişkin davanın duruşması ise 22 Eylül'de gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Umut Davası, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde sürüyor</strong></p>

<p>16 Ekim'de ise Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin 2021-2024 dönemindeki konser harcamalarına ilişkin 14 sanığın yargılandığı dava görülecek.</p>

<p>Gazeteci Uğur Mumcu başta olmak üzere Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı'nın da aralarında bulunduğu 22 faili meçhul cinayeti kapsayan Umut Davası, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde sürüyor.</p>

<p>Geçtiğimiz günlerde Mumcu ailesinin Adalet Bakanı Akın Gürlek'i ziyaret etmesinin ardından yeniden dikkatlerin çevrildiği dava, 2 Aralık'ta görülecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mutlak Butlan Dosyası Yargıtay'da</strong></p>

<p>Yeni adli yılda Yargıtay'ın gündeminde ise Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı'na döndüğü mutlak butlan dosyası var.</p>

<p>Dosya, yüksek mahkemenin 3. Hukuk Dairesi tarafından ön incelemeye alınmıştı. Bundan sonraki süreçte tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor heyete sunulacak. Ardından dosyanın esasına ilişkin değerlendirme yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/yeni-adli-yil-bugun-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 08:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/anayasa-mahkemesi-stok-aa-2162415.jpg" type="image/jpeg" length="12297"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balıkçılar "vira bismillah" diyerek denize açıldı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/balikcilar-vira-bismillah-diyerek-denize-acildi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/balikcilar-vira-bismillah-diyerek-denize-acildi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkçılar, yaklaşık 5 ay süren av yasağının sona ermesiyle "vira bismillah" diyerek denize açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin önemli balıkçılık kentlerinden Sinop'ta, balıkçılar su ürünleri av sezonunun başlamasıyla "vira bismillah" diyerek denize açıldı.</p>

<p>Sinop Limanı'nda düzenlenen sezon açılış töreninde konuşan Vali Mustafa Özarslan, balıkçıların Sinop'un üretim gücünün en önemli unsurları arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Balıkçılığın alın teri, sabır, cesaret ve fedakarlık isteyen çok eski bir meslek dalı olduğunu anlatan Özarslan, kentte şu an itibarıyla 428 balıkçı teknesinin ve su ürünleri yetiştiriciliği alanında faaliyet gösteren 43 şirketin bulunduğunu aktardı.</p>

<p>Sinop'un ülkenin en önemli balıkçılık merkezlerinden birisi olduğuna dikkati çeken Özarslan, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bu rakamların her birinin arkasında gemilerde hazır bekleyen emekçi kardeşlerimiz var, emek var, alın teri var. ​Denizden çıkan bereket balıkçılarımızdan, kooperatiflerimize, su ürünleri işletmelerimizden nakliye ve pazarlama sektörüne, esnafımızdan vatandaşlarımızın sofrasına kadar uzanan büyük bir ekonomik değer oluşturmaktadır. Dolayısıyla denizin bereketi Sinop'un zenginliğidir. Sinop kıyı şeridiyle, doğal koyları ve zengin deniz kaynaklarıyla önemli bir potansiyele sahiptir. Hamsiden palamuda, istavritten mezgite, barbundan kalkanına kadar Karadeniz'in bereketi şehrimizin ekonomisine ve kültürüne çok değer katmaktadır. Bunun yanında Sinop, su ürünleri yetiştiriciliğinde de ülkemizin önde gelen şehirleri arasında yer almaktadır."</p>

<p>Özarslan, su ürünleri zenginliklerinin korunarak, sürdürebilirliğinin devam ettirilmesi için herkese önemli sorumluluklar düştüğünü belirterek, "Denizlerimiz bize geçmişten kalan bir miras değil, çocuklarımıza emanet edeceğimiz büyük bir zenginliktir. Bu nedenle bugün denizden kazanırken yarını da düşünmek zorundayız. Sürdürülebilir balıkçılığa da balıkçılara da davet etmek fayda vardır. Denizlerimizi ve su ürünleri kaynaklarımızı korumalı, kaçak ve kuralsız avcılıkla mücadelenizle hep birlikte beraber yapmalıyız." diye konuştu.</p>

<p><strong>Balıkçılar yeni sezondan umutlu</strong></p>

<p>Balıkçı İlkay Uçan geçen yıla oranla bu sezonun güzel geçmesini beklediklerini söyledi.</p>

<p>Tüm emekçiler olarak bereketli bir kazanç elde etmeyi arzu ettiklerini dile getiren Uçan, "Reisler ve tayfalar olarak bu sene umutlu bir bekleyiş içindeyiz. Sezonun bereketli geçmesini bekliyoruz. Herkesin evine yüzü gülerek gitmesini nasip eder inşallah Allah’ımız." dedi.</p>

<p>Adem Ekşi ise bu sezon palamuttan umutlu olduklarını vurgulayarak, "Allah tüm balıkçılarımıza kazasız belasız bir sezon versin inşallah. Vira bismillah diyerek nasibimizin peşine düşeceğiz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Kurban kesiminin ardından balıkçılar dualarla denize uğurlandı.</p>

<p><strong>Kocaeli</strong></p>

<p>Kocaeli'nin Karadeniz'e kıyısı olan Kandıra ilçesinde hazırlıklarını tamamlayan balıkçılar, av yasağının sona ereceği saati beklemek üzere törenle denize açıldı.</p>

<p>Kefken Balıkçı Barınağı'nda düzenlenen programda konuşan Vali İlhami Aktaş, yeni av sezonunun bereketli ve kazasız geçmesi temennisinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu da denizciliğin sabır ve cesaret gerektirdiğini belirterek, bu mesleğin zorluklarını bildiklerini söyledi.</p>

<p>Denizleri korumanın önemine değinen Katırcıoğlu, kurallara uygun bir av sezonu geçirmenin sürdürülebilir gelecek açısından önemli olduğunu kaydetti.</p>

<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ise yeni av sezonunun hayırlı ve bereketli olması dileğinde bulundu.</p>

<p>Konuşmaların ardından av sezonunun kazasız, hayırlı ve bereketli geçmesi için dua edildi. Daha sonra protokol üyelerinin katılımıyla sembolik olarak ilk ağ denize bırakıldı.</p>

<p>Programa, Kandıra Kaymakamı Ömer Lütfi Yaran, Belediye Başkanı Erol Ölmez, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Ulvi Özerdem, Kefken Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hayri Uçar, balıkçılar ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Yeni av sezonunun ilk gecesinde saat 00.00'da denize açılarak ağlarını bırakacak balıkçıların, sabahın ilk ışıklarıyla limana dönmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Bartın</strong></p>

<p>Bartın’da, 2026-2027 balıkçılık av sezonunun başlaması dolayısıyla Karadeniz kıyısındaki Amasra ilçesinde tören düzenlendi.</p>

<p>Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce Amasra Büyük Liman’da düzenlenen törene, Bartın Valisi Nurtaç Arslan, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, protokol üyeleri, balıkçılar ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Vali Arslan, burada yaptığı konuşmada, Bartın’ın köklü denizcilik geçmişine ve denizle güçlü bağlarına dikkati çekerek, "Deniz, kıyısında yaşayan toplumlar için tarih boyunca önemli bir geçim kaynağı olmanın yanında, kültürün ve günlük hayatın da önemli bir parçası olmuştur. Bartın’ımız da sahip olduğu köklü denizcilik geçmişiyle, denizle güçlü bağ kurmuş şehirlerimizden biridir." dedi.</p>

<p>Balıkçılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığına işaret eden Arslan, denize açılan her teknenin ardında büyük emek, sabır ve fedakarlık bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Arslan, sürdürülebilir balıkçılığın önemini vurgulayarak, denizlerin korunması ve kurallara uygun avcılık yapılmasının balıkçılığın geleceği açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi.</p>

<p>Yeni av sezonunun tüm balıkçılar için hayırlı ve bereketli olmasını dileyen Arslan, denize açılacak balıkçıların sevdiklerine ve yuvalarına sağ salim dönmeleri temennisinde bulundu.</p>

<p><strong>“Balıkçımızın kazancı Bartın’ın kazancıdır”</strong></p>

<p>Milletvekili Aldatmaz da yeni av sezonunun Bartın, ülke ve balıkçılar için hayırlı olmasını diledi.</p>

<p>Türkiye’nin 2025 yılında 1 milyon 37 bin tonun üzerinde su ürünleri üretimiyle tüm zamanların rekoruna ulaştığını belirten Aldatmaz, sektörün üretim, istihdam ve ihracat açısından önemli bir ekonomik değer oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Aldatmaz, küçük ölçekli balıkçılığın desteklenmeye devam edildiğini, 2025 yılında Bartın’da 12 metreden küçük 156 balıkçı gemisine toplam 1 milyon 406 bin lira destekleme ödemesi yapıldığını bildirdi.</p>

<p>Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Türkmen, ilde 74 kilometrelik sahil şeridi bulunduğunu, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce ruhsatlandırılmış 181 balıkçı gemisinin faaliyet gösterdiğini kaydetti.</p>

<p>Türkmen, Bartın’da 2025 yılında avcılık yoluyla yaklaşık 1450 ton deniz balığı, 240 ton diğer deniz ürünleri üretildiğini, yetiştiricilik yoluyla gerçekleştirilen üretimin ise 17,5 ton olduğunu söyledi.</p>

<p>Katılımcılara balık ekmek ikram edilen programda, dua edilmesinin ardından protokol üyeleri ve balıkçılar teknelerle denize açıldı.</p>

<p><strong>Samsun</strong></p>

<p>Samsun'da balıkçılar, av yasağının sona ermesiyle "Vira bismillah" diyerek denize açıldı.</p>

<p>Canik Balıkçı Barınağı'nda düzenlenen törende, balıkçılar sezonun başlamasını horon teperek kutladı.</p>

<p>Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş, yaptığı konuşmada, tüm balıkçılara hayırlı ve bereketli bir sezon diledi.</p>

<p>Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz da balıkçıların yaklaşık 5 aydır teknelerinin bakım ve onarımını yaptığını, ağlarını tamir ettiğini belirterek, yeni sezonun hayırlı ve bereketli olması dileğinde bulundu.</p>

<p>Su ürünleri potansiyeli yüksek Samsun'da 5 balıkçı barınağı ve 2 çekek yerinin olduğunu belirten Yılmaz, şehirde 639 ruhsatlı balıkçı gemisinin bulunduğunu, bunların 498'inin denizlerde, 141'inin ise iç sularda faaliyet gösterdiğini kaydetti.</p>

<p>Denizde faaliyet gösteren 498 teknenin 197'sinin 12 metrenin üzerinde olduğunu ifade eden Yılmaz, "Bunlar da gırgır ve trol avcılığı yapmak suretiyle faaliyet gösteren teknelerimiz. Tabii bu teknelerde çalışan ruhsatlı gerçek kişiler mevcut. 4 bin 335 kişi de bu teknelerde ruhsatlı faaliyet gösteren gerçek kişilerden oluşuyor." dedi.</p>

<p>Samsun'da 2025 yılında avcılıktan 59 bin ton, yetiştiricilikten 14 bin 400 ton olmak üzere toplam 73 bin 400 ton su ürünü elde edildiğini vurgulayan Yılmaz, su ürünlerinin kentteki tesislerde işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürüldüğünü anlattı.</p>

<p>Katma değerli ürünlerin farklı ülkelere ihraç edildiğinin altını çizen Yılmaz, "Başta AB ülkelerine ihracat gerçekleştiriyoruz. Rusya'ya ihracatımız var. Japonya'ya ihracatımız var. Amerika Birleşik Devletleri ve Kore'ye su ürünleri ihracatımız var. 2025 yılında ihracatını yaptığımız su ürünleri miktarı 19 bin ton. Ve bu ihracatın bu ilin ekonomisine olan katkısı ne kadar biliyor musunuz? 122 milyon dolar." diye konuştu.</p>

<p>Sürdürülebilir avcılığın sağlanmasının önemine dikkati çeken Yılmaz, balık neslinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Av yasaklarına ve balıkçılıkla ilgili getirilen kısıtlamalara uyan balıkçılara teşekkür eden Yılmaz, aynı hassasiyetin bu sezon da gösterilmesini isteyerek, hayırlı bir sezon geçirmeleri temennisinde bulundu.</p>

<p>Yılmaz, balıkçıların meteoroloji verilerini dikkate almaları gerektiğini dile getirerek, balıkçıların can güvenliğinin her şeyden önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Programa, Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Nihat Soğuk ve Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Gökmen Gücüyen katıldı.</p>

<p>Havai fişek gösterisinin ardından gırgır ve küçük balıkçı tekneleri dualarla uğurlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/balikcilar-vira-bismillah-diyerek-denize-acildi-2</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 08:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/balikcilsarrr.JPG" type="image/jpeg" length="36405"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
