<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TV5</title>
    <link>https://www.tv5.com.tr</link>
    <description>Haberler... Türkiye ve Dünyadan Sıcak Gelişmeler Tv5 Canlı Yayın ve tv5.com.tr'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tv5.com.tr/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 19:28:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP'nin kurucusu Alparslan Türkeş'in vefatının 29. yılı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/mhpnin-kurucusu-alparslan-turkesin-vefatinin-29-yili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/mhpnin-kurucusu-alparslan-turkesin-vefatinin-29-yili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP'nin Kurucu Genel Başkanı ve ülkücü hareketin lideri Alparslan Türkeş'in vefatının üzerinden 29 yıl geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkeş, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşkerli köyünden 1860 yılında, toprak meselesi yüzünden yaşanan kavganın ardından Sultan Abdülaziz'in fermanıyla Kıbrıs'a sürgün edilen Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ve eşi Fatma Zehra Hanım'ın oğlu olarak 25 Kasım 1917'de Lefkoşa'da dünyaya geldi.</p>

<p>Türkeş'in "Ali Arslan" olan ismi, orta öğretim yıllarında öğretmeni Osman Zeki Bey tarafından "Sultan Alpaslan'a denk bir yiğit Türk ol" denilerek "Alparslan" olarak değiştirildi.</p>

<p>Ailesiyle 1933'te İstanbul'a yerleşen Türkeş, Kuleli Askeri Lisesine kaydoldu. 1936'da Kuleli Askeri Lisesini "pekiyi" derecesiyle bitiren Türkeş'in, Ankara ve Harp Akademisi yılları başladı. Türkeş, 1938'de genç bir teğmen olarak Harbiyeden mezun oldu.</p>

<p>Türkeş, 1944'te "Muzaffer Şükriye" ile evlendi. Bu evlilikten Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul adlı çocukları olan Türkeş 1974'te eşini kaybetti.</p>

<p>Daha sonra Seval Hanım ile ikinci evliliğini yapan Türkeş'in, Ayyüce ve Ahmet Kutalmış adlı iki çocuğu daha dünyaya geldi.</p>

<p>1944'te üsteğmen rütbesindeyken Nihal Atsız ve Nejdet Sançar ile "Irkçılık-Turancılık" davasından yargılanan Türkeş, 9 ay 10 gün Tophane Askeri Hapishanesi'nde kaldı. 1945'te de Askeri Yargıtay kararıyla tahliye edilen Türkeş 1947'de bu davadan beraat etti.</p>

<p>Türkeş, 1947'de 15 Türk subayıyla ABD Kara Harp Akademisi ve Piyade Okulunda iki yıl eğitim gördü. 1951'de kurmaylık sınavını kazanan Türkeş, 1955'te Harp Akademisinden Kurmay Binbaşı olarak mezun oldu.</p>

<p>Daha sonra dış görev için açılan sınavı kazanarak ABD Pentagon'da NATO Türk Temsil Heyeti üyeliğine atanan Türkeş, bu arada ekonomi eğitimi de aldı.</p>

<p>1957'de Türkiye'ye dönen Türkeş, 1959'da Almanya'ya Atom ve Nükleer Okuluna gönderildi. Alparslan Türkeş, bu okulu başarıyla bitirmesinin ardından kurmay albaylığa yükseldi.</p>

<p><strong>- 27 Mayıs darbesi</strong></p>

<p>27 Mayıs 1960'da Milli Birlik Komitesinin ülke yönetimine el koyduğunu açıklayan bildiriyi radyodan okuyan Türkeş, ihtilal hükümetinde Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlendi. Türkeş, bu vazifesi sırasında Devlet Planlama Teşkilatı ve Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurum ve kuruluşları kurdu.</p>

<p>Milli Birlik Komitesinde ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle 13 Kasım 1960'da Türkeş ve "ondörtler" olarak bilinen arkadaşları, emekliye sevk edilerek tasfiye edildi ve zorla evlerinden alınıp yurt dışında görevlendirilmek suretiyle sürgüne gönderildi. Türkeş, Türkiye'nin Hindistan Büyükelçiliği müşaviri sıfatıyla sürgün edildi.</p>

<p>Alparslan Türkeş, 1963'te yurda dönerek arkadaşlarıyla kadro oluşturup partileşmek amacıyla "Huzur ve Yükseliş Derneği"ni kurdu.</p>

<p>Kısa bir süre sonra Talat Aydemir'in giriştiği darbe teşebbüsüne karıştığı iddiasıyla tutuklanan ve Mamak Askeri Cezaevi'nde 4 ay hücre hapsinde yatan Türkeş yargılandı ve beraat etti.</p>

<p><strong>- CKMP Genel Başkanlığı'na seçildi</strong></p>

<p>Alparslan Türkeş, 1965'te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisine (CKMP) katıldı. Partinin Büyük Kurultayında Genel Başkanlığa seçilen Türkeş, aynı yıl yapılan genel seçimlerde ise Ankara milletvekili oldu.</p>

<p>CKMP'nin adı 1969'da Milliyetçi Hareket Partisi, amblemi de üç hilal olarak değiştirilirken, Türkeş o yıl yapılan genel seçimlerde Adana milletvekili seçildi.</p>

<p>Türkeş, ilki 31 Mart 1975-13 Haziran 1977 yılları, ikincisi de 1 Ağustos-31 Aralık 1977 tarihlerinde, Süleyman Demirel başkanlığında kurulan koalisyon hükümetlerinde MHP Genel Başkanı olarak, başbakan yardımcılığı ve devlet bakanlığı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de 1968'den itibaren Marksist ve komünist gençlik hareketlerinin üniversitelerde yer almaya başlamasıyla Türkeş, toplanan çok az sayıdaki gence verdiği seminerlerde "Millet ve ülkemizi bölüp yıkmak isteyen her türlü yabancı ideoloji zehirlerinin panzehiri Türk milliyetçiliği ideolojisidir." vurgusu yaparak Türk toplumculuğu ve milliyetçiliğini anlattı. Kısa zamanda çoğalan ve örgütlenen gençler, "Dokuz Işık" etrafında toplandı.</p>

<p><strong>- 12 Eylül askeri darbesi</strong></p>

<p>12 Eylül 1980'de gerçekleşen askeri darbeden 3 gün sonra teslim olan Türkeş, önce Uzunada'da daha sonra da Ankara Askeri Dil Okulu ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastanesi'nde 4,5 yıl hapis yattı. Bu süreçte Türkeş ve 218 ülkücünün idamı istendi. Türkeş, 9 Nisan 1985'te tahliye oldu ve beraat etti.</p>

<p>Türkeş, 1987'de siyaset yapma yasağının kalkmasının ardından Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) olağanüstü kongresinde partinin Genel Başkanı oldu. Türkeş, 1991'deki genel seçimlerde MÇP'nin, Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi ile yaptığı seçim ittifakı neticesinde Yozgat milletvekili seçildi.</p>

<p>1992'de 12 Eylül'ün kapattığı partilerin tekrar açılabilmesine ilişkin değişikliğin ardından MHP'nin son kurultay delegeleri, MHP'nin isim ve amblemini MÇP'nin kullanabilmesine karar verdi.</p>

<p>Bu çerçevede, 1992'de yapılan MÇP'nin 4. Olağanüstü Kurultayı'nda partinin adı MHP, amblemi üç hilal olarak değiştirildi, genel başkanlığa tekrar Alparslan Türkeş seçildi.</p>

<p>Türkeş, 4 Nisan 1997'de geçirdiği kalp krizi sonucu 80 yaşında hayatını kaybetti. Türkeş için 8 Nisan 1997'de düzenlenen cenaze törenine yoğun katılım oldu. Türkeş'in naaşı, Beşevler'deki anıt mezara defnedildi. Türkiye'nin tüm illeri ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırım, Balkanlar ve Türkistan'daki Hoca Ahmet Yesevi'nin türbesinden getirilen topraklar, Türkeş'in mezarına konuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/mhpnin-kurucusu-alparslan-turkesin-vefatinin-29-yili</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/04/thumbs-b-c-90ef5814273fff3264a99f0cb8f760ec.jpg" type="image/jpeg" length="88356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Travmaları bir kenara koyup Terörsüz Türkiye yolunu zorlayacağız]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/bakan-gurlek-travmalari-bir-kenara-koyup-terorsuz-turkiye-yolunu-zorlayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/bakan-gurlek-travmalari-bir-kenara-koyup-terorsuz-turkiye-yolunu-zorlayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Geçmişteki tüm kesimlerin travmalarını bir kenara koyup, güçlü Türkiye davamıza hizmet eden Terörsüz Türkiye yolunu zorlayacağız" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır'a giden Bakan Gürlek, Vali Murat Zorluoğlu'nu makamında ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Valilik Şeref Defteri'ni imzalayan Bakan Gürlek, Zorluoğlu'ndan kentte yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi aldı.</p>

<p>Bakan Gürlek, ziyaretin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Diyarbakır'da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>"Burada övünerek ifade etmek isterim ki eşim muhterem hanımefendi, bu coğrafyanın insanı bir hemşehriniz olarak bölgenin kültürünü ve geleneklerini evime taşımakta, bizlere de bu kültürü ve gelenekleri yaşatmaktadır. Bu nedenle bölgemizde, aramızda sadece bir hizmet ilişkisi değil aynı zamanda güçlü bir gönül ve aile bağı da bulunmaktadır." ifadelerini kullanan Gürlek, bugün Diyarbakır'a bir bakan olarak ilk ziyaretini yapmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti.</p>

<p>Gürlek, "Sizlerle birlikteliğim yalnızca bir ziyaret amacı taşımamaktadır. Adalet Bakanı olarak, demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin adalet ve huzurunun sağlanması konusunda kararlı duruşunu ve geleceğe dair inancını da paylaşmak için buradayız." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Bu coğrafyada akan her kan damlası bizlerden düşmektedir"</strong></p>

<p>Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin artık sadece bölgesel meseleler olmaktan çıktığını ifade eden Gürlek, bugün yaşananların sadece sınırların ötesinde değil insanlığın tam kalbinde hissedildiğini kaydetti.</p>

<p>Masum sivillerin hedef alındığı, çocukların, kadınların katledildiği, şehirlerin yerle bir edildiği bir tabloyla karşı karşıya olduklarını anlatan Gürlek, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bu tabloyu açıkça ifade etmek gerekirse bu bir savaş değil bir zulümdür ve ne yazık ki bugün dünya adaletin değil gücün hakim olduğu bir düzene hızla sürüklenmektedir. Ne tesadüf ki bu zulmün muhatabı bizim dinimizden, bizim akraba topluluklarımızdan, kader birliği yaptığımız coğrafyamızdan insanlar olmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın da her seferinde vurguladığı gibi Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi ve her kesimden insanımızın kardeşlik bağlarıyla yaşadığı bu coğrafyada akan her kan damlası bizlerden düşmektedir."</p>

<p>Küresel sistemin, güçlünün haklı sayıldığı, zayıfın ise ezildiği bir yapıya dönüştüğünü, buna razı olmadıklarını ve hiçbir zaman olmayacaklarını vurgulayan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Çünkü biz biliyoruz ki adalet gücün değil hakkın yanında olandır. Yaşanan bu zulüm ve istikrarsızlık sadece proje savaş bölgeleriyle sınırlı kalmamaktadır. Tıpkı bir pandemi gibi etkisini sınırların ötesine taşımakta, toplumsal yaşamın her alanını derinden sarsmaktadır. Pandemi nasıl tüm dünyayı etkilediyse bugün yaşanan bu işgaller de benzer şekilde yayılmakta, toplumları yıpratmakta, geleceğe dair umutları zedelemektedir ancak burada altını özellikle çizmek isterim ki Türkiye tüm bu olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan ve güçlenmeye devam eden bir ülkedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dünya liderliği, bölgesel stratejik hamleleri ve ülkemizin devlet aklıyla, sınırlarımız içerisindeki huzurumuzu ve güvenliğimizi korumaya, güçlendirmeye ve şehrimizdeki yangınları, yangınların olumsuz etkilerini bertaraf etmeye Allah'ın yardımı ve inayetiyle devam edeceğiz. Coğrafyamızın üzerine çöken bu karanlık, ülkemizden yükselen barış, kardeşlik ve demokratik Türkiye ışığıyla aydınlanmaya devam edecek. Bugünleri görüp tedbirleri önceden alma iradesi ortaya koyan, tüm ezberleri bozan, cesur duruşuyla ülkemizi bu savaş sarmalının dışında tutan Cumhur İttifakı'mızın duruşunun ülkemiz ve bölgemiz için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Bu noktada milli birlik ve kardeşlik vurgusunu her zaman güçlü bir şekilde ortaya koyan Sayın Devlet Bahçeli'ye sürece katkılarından dolayı şahsım adına şükranlarımı sunuyorum."</p>

<p>Bakan Gürlek, "Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birliktelikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir. Biz birlikte güçlüyüz. Geçmişteki tüm kesimlerin travmalarını bir kenara koyup, güçlü Türkiye davamıza hizmet eden Terörsüz Türkiye yolunu zorlayacağız. Zira her kesimin geçmişle alakalı fedakarlık yapmaya hazır olduğuna şahitlik ediyoruz. Bu doğrultuda ülkemizin ulaşabileceği en yüksek demokratik hukuk devleti standartlarına erişmesi amacıyla Bakanlık olarak üzerimize düşen sorumluluğun ve bilincin farkındayız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>TBMM'nin ortaya koyduğu irade ve belirttiği istikamet doğrultusunda reform süreçlerini hızlandırmaya ve gerekli tüm adımları atmaya kararlı olduklarını dile getiren Gürlek, "Adalet Bakanı olarak, her bir vatandaşımızın adalet hizmetlerine zamanında ve etkin erişim hakkının, omuzlarımızda en temel sorumluluklardan biri olduğunun bilincindeyiz." ifadesini kullandı. Gürlek, bu doğrultuda adalete erişimin korunması ve güçlendirilmesi yönünde iradeyi kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti.</p>

<p>Bu iradenin yalnızca bugünün değil yarının da temini olduğunu kaydeden Gürlek, hükümetin, adalet sisteminin en ileri ve etkin şekilde işlemesi için gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürdüğünü, hukukun üstünlüğünü temin etmeye yönelik azim ve kararlılığını tavizsiz biçimde ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p><strong>"Terörsüz Türkiye vizyonu, milli birlik ve kardeşlik ruhunun en güçlü tezahürüdür"</strong></p>

<p>Bu anlayışla, hükümetin geçmişten bugüne görev yapan adalet bakanlarının, adalet sisteminin güçlendirilmesi adına ortaya koyduğu kıymetli çalışmaların devamını sağlama ve birikimi daha ileri götürme kararlılıklarını sürdüreceklerini anlatan Gürlek, bu minvalde büyüyen, gelişen ve modern bir yapıya kavuşan Diyarbakır'ın adalet altyapısını daha da güçlendirmek, hizmet kalitesini artırmak ve vatandaşlara sunulan adalet hizmetlerini yerinde takip etmek amacıyla bugün kentte bulunduklarını bildirdi.</p>

<p>Bakan Gürlek, Diyarbakır'ın bölge açısından taşıdığı stratejik önemin farkında olduklarına işaret ederek, Bakanlığın görev ve sorumluluklarının sahadaki uygulamalarını yakından izlemek ve gözlemlemek amacıyla tüm adımları istikrarlı şekilde takip edeceklerini belirtti.</p>

<p>TBMM'de yürütülen çalışmaların somut sonuçlarını gördüklerini dile getiren Gürlek, TBMM çatısı altında yapılan kanuni düzenlemelerin siyasi partilerin büyük ekseriyetle ve desteğiyle milletin ihtiyaçlarına doğrudan cevap vereceğini gözlemlediklerini anlattı.</p>

<p>Gürlek, Bakanlık olarak milletin her kesimini ilgilendiren, her vatandaşa dokunan adalet ve hukuk sistemini daha hızlı, etkin ve erişilebilir kılan düzenlemeler için büyük heyecan içerisinde olduklarını vurguladı.</p>

<p>Vatandaşların beklentisini bildiklerini, ihtiyaçlarını gördüklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Gereğini yapmak için elimizden geldiğince çalışıyoruz. Bu kapsamda biliyorsunuz 12. yargı paketimiz inşallah kısa sürede Meclis'e sunulacak. Adalet Bakanı olarak şunu ifade etmek istiyorum. Milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye yolunda her kesimin aldığı sorumlulukları provoke etmeye çalışan karanlık dehlizlerin farkında olmaya ve sabırla ilerleyen sürece katkı sunmaya devam etmeliyiz. Zira coğrafyamıza kurulan küresel tuzaklardan korunmanın tek yolu, birbirimize sıkı sıkıya bağlanmak, kardeşlik hukukumuzu ilerletmektir. Milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye vizyonu, milli birlik ve kardeşlik ruhunun en güçlü tezahürüdür. Bizler bu topraklarda binlerce yıldır süregelen birlik ve beraberliğimizi korumak, terörün her türlüsüne karşı kararlılıkla mücadele etmek için buradayız ve buna devam edeceğiz çünkü biliyoruz ki milli birlik ve kardeşliğin hakim olduğu bir Türkiye, terör ve fitneye asla yer vermeyecektir. Bu anlayışla devletimizin tüm kurumlarıyla, milletimizle omuz omuza vererek huzurun, güvenliğin ve adaletin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.</p>

<p>Bu topraklarda binlerce yıllık kardeşlik, ortak kaderin ve köklü devlet geleneğinin güçlü taşıyıcısıdır. Bu birlik devam ettiği sürece hiçbir güç bizi yolumuzdan ayıramaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal huzuru esas alan çalışmaları inançla sürdüreceğiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti her şartta vatandaşının yanındadır, adaletle, kararlılıkla ve güçlü iradeyle yoluna devam edecektir. Bugün sizlerden ayrılsak da gönlümüz Diyarbakır'da kalacak. Ancak bağlarımızı daha da güçlendirecek ve sizlerle de sık sık bir araya geleceğiz."</p>

<p>Ziyarette, Adalet Bakan yardımcıları Sedat Ayyıldız ve Abdullah Aydoğdu ile AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu ve Mehmet Sait Yaz, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Erdal Kuruçay, AK Parti İl Başkanı Ömer İler ve MHP İl Başkanı Miktat Arslan da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/bakan-gurlek-travmalari-bir-kenara-koyup-terorsuz-turkiye-yolunu-zorlayacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/04/akin-gurlek-7.jpg" type="image/jpeg" length="83981"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Numan Kurtulmuş, DEM Parti heyetini kabul etti]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/numan-kurtulmus-dem-parti-heyetini-kabul-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/numan-kurtulmus-dem-parti-heyetini-kabul-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı kabul etti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ve DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar'ı kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Kurtulmuş'un makamındaki kabul, basına kapalı gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/numan-kurtulmus-dem-parti-heyetini-kabul-etti-1</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/04/tv5comtrrr-107.jpg" type="image/jpeg" length="77903"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı ile ilgili çevrimiçi toplantıya katıldı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/bakan-fidan-hurmuz-bogazi-ile-ilgili-cevrimici-toplantiya-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/bakan-fidan-hurmuz-bogazi-ile-ilgili-cevrimici-toplantiya-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan İngiltere öncülüğünde düzenlenen Hürmüz Boğazı ile ilgili çevrimiçi toplantıya katıldı. Toplantıda seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması, mahsur kalan gemi ve mürettebatın güvenliği ile enerji ve temel emtia taşımacılığının yeniden başlatılmasına yönelik başlıklar ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı krizine çözüm için 40 ülke çevrim içi toplandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da katıldığı toplantıda, Hürmüz Boğazı'nın açılması için atılabilecek adımlar görüşüldü.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 2781632F36F4F15C16Ae3D397D5F1378" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/04/thumbs-b-c-2781632f36f4f15c16ae3d397d5f1378.jpg" width="864" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantının ana hedefi; seyrüsefer özgürlüğünü yeniden sağlayarak petrol ve doğal gaz sevkiyatını yeniden başlatmak oldu.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nda yaklaşık bin gemi bekliyor. Savaş öncesinde dünya petrol ve gazının yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazda trafik neredeyse durma noktasında.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/bakan-fidan-hurmuz-bogazi-ile-ilgili-cevrimici-toplantiya-katildi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/04/hakan-fidan-32.jpg" type="image/jpeg" length="19940"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Petrol için yapılan mücadele gelecekte su için yapılacak]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-petrol-icin-yapilan-mucadele-gelecekte-su-icin-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-petrol-icin-yapilan-mucadele-gelecekte-su-icin-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, suyun dikkatli kullanılması gerektiğini belirterek, "Türkiye, dünyada su stresi çeken ülkeler arasında. Su kaynaklarımızı verimli ve bilinçli şekilde kullanmalıyız. Petrol için yapılan mücadele gelecekte su için yapılacak" diye konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde, Devlet Su İşleri tarafından tamamlanan 563 tesisin toplu açılış töreninde konuştu.</p>

<p><strong>"Tamamladığımız bu tesisler ekonomimize yıllık 22 milyar lira katkı yapacak"</strong></p>

<p>Güncel yatırım bedeli 137 milyar TL olan eserlerle 896 milyon metreküp su geliştirme kapasitesini açmış oluyoruz. Açılan yatırımlarla 52 bin 400 dekar araziyi taşkının yol açtığı zararlardan koruyacağız. Tamamladığımız bu tesisler ekonomimize yıllık 22 milyar lira katkı yapacak. Hamuru şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulan bu topraklar her veçhesiyle bir su medeniyetidir. İnancına dört elle sarılan bu millet için su temizliğin, saflığın, bereketin simgesidir. Medeniyetimizde, kültürümüzde, mühendislik faaliyetlerimizde önemli bir yere sahip olan su, ihtiyaç sahipliğinin çok ötesine geçmiştir.</p>

<p><strong>"Bu yıl filomuza 14 yeni helikopter ekledik"</strong></p>

<p>Üretim ve enerjinin de ana kaynağı olan sudur. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda bunun işaretlerini görebiliyoruz. Dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp suyun yalnızca yüzde 2,5'u tatlı sulardan oluşuyor. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken kullanım ve kirlilik sebebiyle hızla azalıyor. 2050 yılında yaklaşık 6 milyar insanın temiz suya erişemeyeceği öngörülüyor. İklim krizi suyu tehdit ediyor. Biz bu durumla en sert şekilde yüzleşen ülkelerden biriyiz. Sadece geçtiğimiz sene 2334 orman yangınına müdahale ettik. Yangınlara karşı hazırlıklarımızı en hızlı şekilde yapıyoruz. Bu yıl filomuza 14 tane yeni helikopter ekleyerek 119'a çıkartıyoruz. Havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık. 28 uçağımız, 14 İHA'mız, 2 bin 766 ilk müdahale aracımızla bu sene yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz.</p>

<p><strong>"Sıfır Atık hareketimizle ekonomimize 365 lira katkı sağladık"</strong></p>

<p>Türkiye, dünyada su stresi çeken ülkeler arasında. Su kaynaklarımızı verimli ve bilinçli şekilde kullanmalıyız. Petrol için yapılan mücadele gelecekte su için yapılacak. Sadece musluktan akan suyu değil, nehirden gürül gürül akan suyu da dikkatli kullanmalıyız. Sıfır Atık hareketimiz 9 seneyi geride bıraktı. 90 milyon ton atığı geri kazandık, ekonomimize 365 milyar lira katkı sağladık. Su yatırımlarımızı zirveye çıkarttık. 4 trilyon 700 milyar lira değerinde olan tesisi milletimizin emrine verdik. Toplam 2,2 milyon insanımıza tarımsal istihdam oluşturduk. 2026'ya yağış bereketiyle girdik. Barajlarımız doluyor, su kaynaklarımız yenileniyor. Bu bereketi üretime yansıtmayı hedefliyoruz. Biz bahane bulanlardan değil bir şekilde bulup iş yapanlardan olduk. Bir bardak suda fırtına koparmaya çalışan fırsatçılara rağmen taşı sıkıp suyunu çıkartacağız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ankara Büyükşehir Belediyesine su tepkisi</strong></p>

<p>Kış mevsiminin ortasında başkent halkını günlerce susuzluğa ve su kuyruklarına mahkum eden beceriksiz zihniyetle, ülkemize yatırım kazandıran anlayış arasındaki en temel fark azimdir. Biz bahane bulanlardan değil, bir yolunu bulup iş yapanlardan olduk.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-petrol-icin-yapilan-mucadele-gelecekte-su-icin-yapilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-aa-2450760.jpg" type="image/jpeg" length="59425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek: Sadece hukuka değil, insanlığın ortak vicdanına da aykırıdır]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/adalet-bakani-gurlek-sadece-hukuka-degil-insanligin-ortak-vicdanina-da-aykiridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/adalet-bakani-gurlek-sadece-hukuka-degil-insanligin-ortak-vicdanina-da-aykiridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "İsrail Parlamentosunun yalnızca Filistinlilere uygulanması öngörülen idam cezasını kabul etmesi, evrensel hukuk normlarıyla açıkça çelişmekte; hukuk devleti ilkesini ve insan onurunu açıkça ihlal eden bir düzenleme niteliği taşımaktadır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İsrail Parlamentosunun yalnızca Filistinlilere uygulanması öngörülen idam cezasını kabul etmesi, evrensel hukuk normlarıyla açıkça çelişmekte; hukuk devleti ilkesini ve insan onurunu açıkça ihlal eden bir düzenleme niteliği taşımaktadır" dedi.</p>

<p>Bakan Gürlek paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bugüne kadar uluslararası hukuku sistematik biçimde ihlal eden işgalci İsrail’in bu kararı, işlediği ağır insan hakları ihlalleri zincirinin yeni bir halkasıdır. Filistin halkını hedef alan bu düzenleme, sadece hukuka değil, insanlığın ortak vicdanına da aykırıdır.</p>

<p>Bu açık hukuksuzluğu şiddetle kınıyor; Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası toplumu, temel insan haklarını yok sayan bu uygulamaya karşı daha etkin, somut ve kararlı bir tutum almaya davet ediyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/adalet-bakani-gurlek-sadece-hukuka-degil-insanligin-ortak-vicdanina-da-aykiridir</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/04/akin-gurlek-aa-2448738.jpg" type="image/jpeg" length="65062"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Ürdünlü mevkidaşı Safedi ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/disisleri-bakani-fidan-urdunlu-mevkidasi-safedi-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/disisleri-bakani-fidan-urdunlu-mevkidasi-safedi-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan'ın Safedi ile görüşmesinde, Filistin meselesi dahil bölgedeki mevcut durum ve savaşın sonlandırılmasına yönelik yürütülen çok yönlü diplomatik girişimler ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/disisleri-bakani-fidan-urdunlu-mevkidasi-safedi-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/04/safedi-fidan-aa-2221138.jpg" type="image/jpeg" length="59289"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MİT Başkanı Kalın, Hamas heyeti ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/mit-baskani-kalin-hamas-heyeti-ile-gorustu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/mit-baskani-kalin-hamas-heyeti-ile-gorustu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Ankara’da Hamas Siyasi Bürosu Müzakere Heyeti Başkanı Halil Hayye ve beraberindeki Hamas heyeti ile bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Ankara’da Hamas Siyasi Bürosu Müzakere Heyeti Başkanı Halil Hayye ve beraberindeki Hamas heyeti ile bir araya geldi.</p>

<p>Yapılan görüşmede Gazze'de devam eden İsrail saldırıları ve süregelen insani krize değinildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Batı Şeria'da yaşanan yerleşimci terörü ve Kudüs’te Mescid-i Aksa'ya uygulanan kısıtlamalar gündeme geldi.</p>

<p><strong>Hamas heyetinden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür</strong></p>

<p>İsrail’in Gazze Barış Planı'nın birinci aşamasından kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesinin sağlanması gerektiğinin altı çizildi. Ayrıca Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasının uygulanmasına dair detaylı değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Hamas heyeti, Türkiye’nin Gazze’de barışın sağlanması için bugüne kadar gösterdiği çabalar için Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a da teşekkürlerini iletti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/mit-baskani-kalin-hamas-heyeti-ile-gorustu-1</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 23:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/03/mit-baskani-ibrahim-kalin-2059755-1.jpg" type="image/jpeg" length="52186"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Numan Kurtulmuş, İsrail'in idam cezası yasasını değerlendirdi: Tehlikeli bir eşik]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/numan-kurtulmus-israilin-idam-cezasi-yasasini-degerlendirdi-tehlikeli-bir-esik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/numan-kurtulmus-israilin-idam-cezasi-yasasini-degerlendirdi-tehlikeli-bir-esik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail Meclisi'nin Filistinli esirleri hedef alacak skandal 'idam cezası yasası'nı onaylamasını, "Bu durum devlet gücünü ölüm yetkisine dönüştüren tehlikeli bir eşiktir" sözleriyle değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail Meclisi'nin Filistinli esirleri hedef alacak skandal 'idam cezası yasası'nı onaylamasını sosyal medya hesabından değerlendirdi.</p>

<p>Kurtulmuş, yasaya tepkisini şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p>"Knesset, Filistinli mahkûmlara idam cezası getiren düzenlemeyi savaş suçlusu Netanyahu’nun da desteğiyle yasalaştırdı. Düzenleme, Batı Şeria’da ölümle sonuçlandığı iddia edilen “terör” eylemlerinde Filistinliler için idam yolunu açarken, İsrail vatandaşları bakımından farklı bir ceza rejimi öngörüyor. İsrail’de son idam infazı 1962’de uygulanmıştı ve yasa muhtemeldir ki Yüksek Mahkeme denetimine götürülecek. Knesset’te kabul edilen bu düzenleme fiili işgali ceza hukuku kisvesi altında kalıcılaştırma girişimidir. Bu durum, kimlikleri esas alarak devlet gücünü ölüm yetkisine dönüştüren tehlikeli bir eşiktir. Etnik aidiyete göre işleyen ayrımcı ceza rejimi tahkim edilmektedir. Aynı fiil bakımından bir topluluğa idam, diğerine başka bir yaptırım öngören yaklaşım hukuki değildir; apaçık bir zulümdür."</p>

<p><strong>"Tüm devletler safını belli etmelidir"</strong></p>

<p>Kararı "barbarlık ve insanlık dışı" olarak değerlendiren Kurtulmuş şunları ifade etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İsrail yönetimi, Gazze’de sürdürdüğü soykırımı şimdi de yargı düzeni üzerinden Batı Şeria’ya taşıma niyetini açıkça ortaya koymuştur. İşgal altında yaşayan Filistinlilere karşı ölüm cezasını uygulamaya teşebbüs etmek, adil yargılanma ilkesi başta olmak üzere tüm temel prensiplere açık saldırıdır. Netanyahu hükûmeti, bir kez daha meselenin Filistin halkını hukuk önünde de eşit insan saymayan bir tahakküm düzenini kalıcı hâle getirmek olduğunu göstermiştir. Bu yasa, uluslararası sistemin meşruiyet krizini daha da derinleştirecektir. Uluslararası toplum, İsrail parlamentosunun bu menfur kararını birkaç cılız açıklamayla geçiştirirse, İsrail hükümetini ve benzer ırkçı, ayrımcı, apartheid uygulamalarını da cesaretlendirmiş olacaktır. Mesele artık ahlâkî, siyasi ve medeni bir turnusol kâğıdıdır. Tüm devletler safını belli etmelidir. Ya insan hayatını evrensel bir değer olarak savunacaklar ya da kimliğe göre değişen bir hukuk sistemine sessiz kalacaklar. Biz, bu barbar, insanlık dışı kararın takipçisi olacağız. Parlamentolar, uluslararası kuruluşlar ve hukuk mercileri nezdinde gerekli tüm girişimlerin yürütülmesi için çağrımızı açık biçimde yineliyoruz. İsrail hükûmeti şunu bilmelidir ki işgali kalıcılaştıran her adım, insaf ve vicdan sahibi geniş kitlelerce lanetlenecek, İsrail’in meşruiyetini ortadan kaldıracaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/numan-kurtulmus-israilin-idam-cezasi-yasasini-degerlendirdi-tehlikeli-bir-esik</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/03/numan-krtulmus.jpg" type="image/jpeg" length="40024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh yarın Türkiye'ye geliyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/filistin-devlet-baskan-yardimcisi-seyh-yarin-turkiyeye-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/filistin-devlet-baskan-yardimcisi-seyh-yarin-turkiyeye-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, yarın Türkiye'yi ziyaret ederek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh, yarın Dışişleri Bakanı Fidan ile görüşecek.</p>

<p>Bakan Fidan'ın Şeyh ile yapacağı görüşmede, Türkiye'nin, Filistin Devleti ile halkının haklarının korunması ve iki devletli çözüm vizyonuna tam desteğini yinelemesi bekleniyor.</p>

<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin, işgal altındaki Filistin topraklarındaki hukuk dışı eylem ve ilhak politikalarının iki devletli çözüme yönelik bölgesel ve uluslararası çabaları sekteye uğratmasına izin verilmeyeceğini vurgulaması öngörülen Fidan'ın, Gazze'deki insani krizin daha da derinleşmemesi için uluslararası toplumun sorumluluk üstlenmesinin önem taşıdığını belirtmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>"Uluslararası toplum somut adımlar atmalı"</strong></p>

<p>Fidan'ın Gazze için oluşturulan Barış Kurulu ve bu kurula bağlı mekanizmaların çalışmaları, sahadaki durum ile gelecek süreçte atılabilecek adımlar hakkında istişarelerde bulunması ve İsrail'in, Barış Kurulunun faaliyetlerini akamete uğratmaya yönelik çabalarına dikkat çekmesi öngörülüyor.</p>

<p>Gazze'de toparlanma ve yeniden imar faaliyetlerinin bir an evvel başlatılması gerektiğini aktarması planlanan Fidan'ın, Batı Şeria'da İsraillilerin Filistin topraklarını gasbetmesi ve bu yönde artan faaliyetlerin engellenmesi için uluslararası toplumun somut adımlar atması gerektiğine işaret etmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fidan'ın İsrail'in Kudüs'te, başta Mescid-i Aksa olmak üzere, kutsal mekanları ibadete kapatmasının kabul edilemez olduğunu ifade etmesi planlanıyor.</p>

<p>Filistin meselesi çözülmeden bölgede kalıcı istikrarın tesis edilemeyeceği gerçeğinin altını çizmesi beklenen Fidan'ın, Filistin halkının karşılaştığı tarihi sınamalar karşısında Filistinliler arası uzlaşı sürecinin yeniden canlandırılmasının önemini vurgulaması öngörülüyor.</p>

<p>Fidan'ın Türkiye'nin, bölgede süren savaşın barışçıl yollarla bir an evvel sona erdirilmesi amacıyla bölge ülkeleriyle yürüttüğü çabalar ile temaslar hakkında bilgi paylaşması ve İsrail'in Lübnan'a yönelik artan saldırıları ile işgal politikalarıyla bölgedeki istikrarsızlık alanını daha da genişletmeyi amaçladığına dikkat çekmesi bekleniyor.</p>

<p>Bakan Fidan, Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh'i, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) İcra Komitesi Genel Sekreteri sıfatıyla 19 Mart 2025'te Ankara'da kabul etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/filistin-devlet-baskan-yardimcisi-seyh-yarin-turkiyeye-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/03/huseyin-es-seyh-aa-2449749.jpg" type="image/jpeg" length="35954"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Güler İranlı mevkidaşı ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/bakan-guler-iranli-mevkidasi-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/bakan-guler-iranli-mevkidasi-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve İran Savunma Bakan Vekili Tuğgeneral Seyyid Mecid İbn’ül Rıza bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, görüşmede son gelişmeler başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüş alışverişinde bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/bakan-guler-iranli-mevkidasi-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 19:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/03/yasar-guler-2449486.jpg" type="image/jpeg" length="82629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: Bu tek başına İsrail'in savaşı değil, bütün dünya bunun bedelini ödüyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/bakan-fidan-bu-tek-basina-israilin-savasi-degil-butun-dunya-bunun-bedelini-oduyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/bakan-fidan-bu-tek-basina-israilin-savasi-degil-butun-dunya-bunun-bedelini-oduyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Amerika ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan savaşın tüm dünyayı etkilediğini söyledi, "Bu anlamsız savaş bitmeli" dedi. Türkiye'nin diplomasiden yana olduğunu yineleyen Bakan Fidan, müzakere sürecinin bir an önce başlaması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026'nın ikinci gününde açılış konuşmasını yaptı.</p>

<p>STRATCOM'u "çok anlamlı" bir toplantı olarak niteleyen Fidan, mevcut durumun sadece istikrarsızlık değil, aynı zamanda sistematik bir çöküşte olduğunu vurguladı.</p>

<p>Fidan, bunun aslında çok daha derin bir çöküşün sonucu olduğu değerlendirmesini yaparak "Çünkü çöküş dediğimizde uluslararası sistem vicdani pusulasını kaybetmiş durumdadır ve meşruiyet noktasında da sıkıntı yaşamaktadır" diye konuştu.</p>

<p>Krizlerin bunun ardından geldiğini belirten Fidan, kurumların artık güvenliği sürdüremediği bir noktaya gelindiğini, gerilimlerin önlenemediğini ve barışla ilgili sorunlarla karşı karşıya kalındığını ifade etti.</p>

<p>Hakan Fidan, uluslararası sistemin hala yetkinliği olup olmadığı meselesine bakılması gerektiğini belirterek bunun adalet, öngörülebilirlik ve güven noktasında değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.</p>

<p>Küresel yönetimin artık fonksiyonel ve sürdürülebilir olmadığının görüldüğünü aktaran Bakan Fidan, bunun bir gecede olmadığı mesajını verdi.</p>

<p>Fidan, durumun yapısal bir sürecin sonucu olduğunun altını çizerek şunları söyledi:</p>

<p>"Bu, yapısal bir sürecin sonucu ve Türkiye de aslında yıllardır bunlara maruz kaldı. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan uluslararası kurumların reformuna yönelik çağrılarda bulunduğunda bu yalnızca politik bir slogan değildi aslında. Bu, bir nevi tanı niteliğindeydi ve bu tanı da aslında bu krizler daha yaşanmadan karşımıza çıkmıştı, daha kapımızda bu krizler yaşanmaya başlamadan görülmeye başlamıştı. BM'nin aslında pusulasını kaybetmesiyle birlikte bunu ortaya koymaya çalıştık."</p>

<p>Birçok aktörün jeopolitik anlamda rahat oldukları konfor alanlarını artık "kaybettikleri" tespitini yapan Fidan, kendi kendine hizmet eden bir statüko ile karşı karşıya olunduğunu ancak bu illüzyonun artık yıkılmış duruma geldiğini söyledi.</p>

<p>Fidan, "Rahat bir şekilde adil olmayan sistemden yararlananlar, şimdi nihayet tam da kendi kurdukları bu yapının sonuçlarını görmekteler" diye konuştu. Sisteme daha net sorular sorulmasının önemine değinen Fidan, sorulardan örnek vererek bunların gerçek çatışma sahalarından çıktığını belirtti.</p>

<p><strong>Bölgedeki mevcut durum</strong></p>

<p>Fidan, "İsrail'in yarattığı gerilimlerle aslında daha büyük bir savaşa doğru yöneliyoruz" ifadesini kullanarak Ankara'nın, bölge ülkelerini ciddi bir çatışmaya sürükleyecek her türlü duruma karşı olduğunu bildirdi.</p>

<p>İran'ın girişimlerinin de Körfez bölgesini etkilediğine dikkati çeken Fidan, "Net bir şekilde ifade etmemiz gerekiyor ki bu, İsrail'in savaşı değil aslında tek başına. Bütün dünya bunun bedelini ödemekte ve jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artmakta, çok ciddi seviyeye ulaşmakta" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fidan, Türkiye'nin ilk günden itibaren "tehlikeli tabloyu" gördüğünü belirterek savaşın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "siyasi bekası" için yürütüldüğü tespitini yaptı.</p>

<p><img alt="Hakanım Fidanım-4" class="detail-photo img-fluid" height="502" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/03/aa-picture-20260328-40947762.jpg" width="753" /></p>

<p>Savaşın bütün dünyayı etkilediğini hatırlatan Fidan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu nedenle de işte bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Çünkü bu çatışma çok ciddi şekilde yaraları derinleştirebilir ve birbirine kaderleri geçmiş ülkeleri ciddi şekilde etkileyebilir. Yalnızca şehirlerde değil ama aynı zamanda insanların kalplerinde ve yüreklerinde ve zihinlerinde ciddi etkiler yaratabilir. Tek bir çıkış yolumuz var bu noktada; bu da gerilimin azaltılması ve diplomasi. İşte tam bu sebeple Türkiye bölgedeki ortaklarıyla koordine halinde diplomatik çözümler için hareket etmektedir."</p>

<p>Fidan, yakın zamanda bölge ülkelerine yaptığı ziyaretleri anımsatarak buralarda bir dayanışma ortaya koymaya çalıştıklarını ve devam eden çatışma ile İsrail'in genişleyici politikalarına karşı da durulduğunu ifade ettiklerini söyledi.</p>

<p>Özellikle Lübnan'a yönelik bu çabaların daha operasyonel hale getirilmesi hususunda üst düzey diyalog sürdürmeye çalışıldığını aktaran Fidan, "Buradaki amacımız eyleme geçirilebilir adımları atmak ve bu çatışmanın bir an önce sona erdirilmesini sağlamak. Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor ki daha fazla büyümesin, daha fazla yayılmasın ve küresel ekonomi daha fazla geri dönülemez şekilde hasar almasın" diye konuştu.</p>

<p>Fidan, süreçte diyalog kanallarının açık olması gerektiğini anımsatarak sonuç odaklı bir müzakere sürecinin "hızlı şekilde başlaması" gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Barış'a doğru giden yolda yürümeye çalışılırken Netanyahu'nun fundamentalist ve farklı yaklaşımlarının tekrar ortaya koyulmasına izin verilmemesi gerektiğinin altını çizen Fidan, "Çok uzun bir süre boyunca biz bu tasarlanmış kaosu yaşadık. Burada uzun süren çatışmaların bu şekilde tasarlanması bölgeyi zayıflaştırmakta, bölmekte veya savunmasız hale getirmektedir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan, istikrarın engellenmesinin durdurulması gerektiğini belirterek şu tespiti yaptı:</p>

<p>"Öyle bir mantaliteyle karşı karşıyayız ki insani çalışanlara, arabuluculara, diplomatlara karşı yine de saldırılar düzenlemekteler ve bu aslında yapısal olarak küresel düzenin ne noktaya geldiğini bize göstermekte. Bunun arkasında ciddi bir şekilde uluslararası toplumun da etkisi var. Çünkü diplomasi kurumu dediğimiz zaman bu böylesi bir yangın ateş hattının içerisine girdiğinde en ciddi ve en tehlikeli aşamasına gelmiş demek oluyor."</p>

<p>Böyle anlarda netlik ve sağduyu gibi kavramların çok önemli olduğunu söyleyen Fidan, Türkiye'nin, her türlü diplomatik aracı seferber etmek niyetinde olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>"Enformasyon bir savaş alanı"</strong></p>

<p>Enformasyonun da bir savaş alanı olduğunu ve anlatıların hayati değer taşıdığını söyleyen Fidan, anlatıların algıları yönlendirmeye, gerçekleri değiştirmeye ve hakikati yanıltmaya çalıştığına dikkati çekti.</p>

<p>Hakan Fidan, "Bunun başlangıcı aslında İsrail'in Gazze'deki soykırımıyla gözlerimizin önünde başladı. Çok uzun bir süredir sivillerin hedef alınması çok net bir şekilde üretilmiş bir anlatıyla karşımıza çıkmakta ve bu vahşeti doğrulamaya çalışmakta." diyerek politik ve diplomatik araçların yıllardır İsrail'in yayılmacı yaklaşımı için algı çalışmasında kullanıldığını belirtti.</p>

<p>Haber manşetlerinin aldatıcı olduğuna ve çifte standarda dayandığına işaret eden Fidan, "Yasal olmayan istilalar her zaman bizim karşımıza manşetlerde çıkmakta ve buradaki vahşet aslında bir nevi 'meşru öz savunma' olarak ifade edilmekte." dedi.</p>

<p>Fidan, fabrikasyon manşetlerin farkına varan küresel kamuoyunun artık bu anlatılarla manipüle edilemediğinin altını çizerek propaganda makinesinin kendi adaletsizliğini yayma çabasında olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Ahlaki vicdan ve yeni dijital ekosistem</strong></p>

<p>"Filistin davası noktasında küresel ve ahlaki vicdan giderek büyümekte ve toplumlar arasında, jenerasyonlar arasında ve politik sınırları aşarak gelişmekte" diyen Fidan, ortak vicdanın bastırılamayacağını vurguladı.</p>

<p>Fidan, küresel anlatının şekillendirilmesinin sadece söylenenden ibaret olmadığı, aynı zamanda nasıl ve nerede söylendiğiyle de ilgili olduğunu dile getirerek birkaç nesil içerisinde geleneksel yayıncılıktan dijital ekosisteme geçildiğini söyledi.</p>

<p>Veri üretiminin çok büyük bir şekilde hızlanmasının önyargılı ve zararlı içeriğin yayılmasına yol açtığını belirten Fidan, ancak sağlıklı veri yayılması ve dağıtılmasıyla dayanıklı ve dirençli bir toplumun var olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan, Büyük Selçuklu Devleti Veziri Nizamülmülk'ten alıntı yaparak söz ve düşüncenin ulaşabileceği yerin sınırsız olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bölgedeki anlatıların istikrar bakımından önem arz ettiğine değinen Fidan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kendi tarihimize bakacak olursak medeniyetin mirasının geleceği şekillendirme kapasitesi bulunmakta ama öncelikle bu yangını söndürmek durumundayız. Bölgemizde barış ve istikrarın korunması gerekiyor. Gerginliklerin azaltılması gerekiyor ve bu da diplomasiyle yapılabilir. Önümüzdeki en acil ve en önemli görev budur. Ancak bundan sonra refah gelebilir, bölgesel işbirliği genişleyebilir, istikrar yayılabilir daha geniş anlamda ve bu da bizim aslında yeni düzen arayışımızın yoludur."</p>

<p>Fidan, dışarıdan ve geçmişten gelen modellerin bölgeye empoze edilmesine karşı uyarıda bulunarak, kısa vadeli hesaplardan ziyade uzun vadeli sonuçlara bakılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bir şeyi yıkmanın hemen gerçekleşebileceğini ancak yeniden inşanın uzun zaman alacağını dile getiren Hakan Fidan, "Bu nedenle de bölgesel anlamda koordinasyonun derinleştirilmesi önemli. Bizim bölgemiz, biliyoruz ki artık asla eskisi gibi olmayacak, aynı olmayacak. Son dönemdeki çatışmalar halihazırda bölge içerisindeki dayanışmayı etkilemiştir" diye konuştu.</p>

<p>Bakan Fidan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın mevcut güvenlik düzenlemelerini etkilediğinin altını çizerek "Hepimiz güvenlik anlamında sorumluluğumuzu bölgemizde almak durumundayız. Çünkü bizler birlikte refaha ulaşabiliriz, eğer barış ve istikrar varsa... Ancak yoksa hepimiz birlikte zarar görürüz ve bundan bu muzdarip oluruz" dedi.</p>

<p>Bölgenin dış müdahalelere karşı hassas olmaması gerektiğinin altını çizen Fidan, "Çünkü bu örüntü her 20 yılda bir tekrarlanan bir hale gelmiş durumda. Bunu da ortak bir vizyonla ve birlikte yürüttüğümüz çabalarla gerçekleştirebiliriz ve bunu da bölgemize sahip çıkarak yapabiliriz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fidan, gerilimleri geride bırakarak işbirliğini bölgedeki herkesin yararına olacak şekilde yürütmek gerektiğini söyleyerek Türkiye'nin bu ortak vizyonu bölgesel dayanışma bağlamında sürdürme taahhüdünü devam ettirdiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/bakan-fidan-bu-tek-basina-israilin-savasi-degil-butun-dunya-bunun-bedelini-oduyor</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/03/hakan-fidan-aa-2449477.jpg" type="image/jpeg" length="70042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: Amerika ve İsrail'in hukuksuz olarak başlattığı bu savaş bölgesel yayılma tehlikesiyle baş başa]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/bakan-fidan-amerika-ve-israilin-hukuksuz-olarak-baslattigi-bu-savas-bolgesel-yayilma-tehlikesiyle-bas-basa</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/bakan-fidan-amerika-ve-israilin-hukuksuz-olarak-baslattigi-bu-savas-bolgesel-yayilma-tehlikesiyle-bas-basa" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları konusunda, "Maalesef Amerika'nın ve İsrail'in hukuksuz, uluslararası hukuka aykırı olarak başlattığı bu savaş, giderek daha da bölgesel yayılma tehlikesiyle baş başa." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı A Haber yayınında gündemi değerlendirdi, Haktan Uysal ve Banu El'in sorularını yanıtladı.</p>

<p>ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının hem bölgeye hem de küresel politikaya çok ciddi yıkıcı etkileri olduğuna işaret eden Fidan, "Maalesef Amerika'nın ve İsrail'in hukuksuz, uluslararası hukuka aykırı olarak başlattığı bu savaş, giderek daha da bölgesel yayılma tehlikesiyle baş başa." uyarısında bulundu.</p>

<p>Fidan, Türkiye'nin başından beri hedefinin; savaşın çıkmaması, çıkarsa durdurulması, savaşın yayılmasının engellenmesi ve Türkiye'nin bunun dışında tutulması olduğunu belirterek, günlük politikaları uygularken, temasları yaparken ve inisiyatifleri geliştirirken bu çerçeve içinde hareket ettiklerini dile getirdi.</p>

<p>Maalesef mazisi çok önceki yıllara dayanan, özellikle nükleer mesele ve diğer konulardan dolayı olan bu artık birikmiş enerjinin bir savaş halinde ortaya çıktığına dikkati çeken Fidan, "Bir numaralı hedefimiz; savaşın durması. Bunu yaparken de savaşın daha büyük yaygınlık göstermemesi önemli bizim için. Burada diğer ülkelere sıçramaması, bölgede kalıcı düşmanlıkların ve istikrarsızlıkların oluşmaması önemli. İnşallah öyle veya böyle bir noktada biter." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Hakan Fidan, savaşlardan sonra ülkeler arasındaki husumetin yıllarca devam edebileceğini vurgulayarak, "Orada artık işbirliğini, kalkınmayı, refahı esas alacak bir ortam kuramıyorsunuz. Biz bunun olmasını istemiyoruz. Bütün çabamız aslında bunu önlemeye yönelik." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Savaşın ortaya koyduğu tehditleri diğer aktörlerin de gördüğünü belirten Fidan, "Şimdi müzakerelerde bir aşamaya gelindi gibi. En azından müzakereler başladı. Pakistan üzerinden mesaj aktarımı var. Bunu Amerikalılar bizimle de koordine ediyorlar, konuşuyoruz. İranlıları da bu konuda bilgilendiriyoruz." diye konuştu.</p>

<p><img alt="2026 Mart Fidanahaber" class="detail-photo img-fluid" height="608" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/03/2026-mart-fidanahaber.jpg" width="864" /></p>

<p><strong>"Umudumuzu kaybetmeden çalışmaya devam"</strong></p>

<p>Fidan, mevcut müzakere pozisyonlarının iki tarafın da savaş önceki müzakere pozisyonlarından farklı olduğuna işaret ederek, "Şimdi aslında savaş, epey bir noktaya geldi. Belli bir yıkım oldu İran üzerinde de. Artık müzakereden talep edilenler tabii ki daha farklı olacak. Bu da aradaki arabulucuların biraz daha işini zorlaştıran bir durum ama inşallah umudumuzu kaybetmeden çalışmaya devam." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Tarafların müzakerelerde taleplerini yukarıda tutmalarının yönetilebilir bir tavır olduğuna dikkati çeken Fidan, "Benim iki tarafa da ifadem yani bu açılış pozisyonlarını çok fazla ciddiye almayın ama gerçekte bir niyet varsa iki tarafta da onlar muhakkak bir yerde buluşturulabilir. Yani burada önemli olan müzakerenin devam etmesi, tarafların müzakereden çekilmemesi, sahici olması ve birbirlerine güvenmeleri." ifadesini kullandı.</p>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan, İran'ın haklı olarak bir güven kaybı içinde olduğunu belirterek "Biz diyoruz zaten, 'korkulan savaş var ama şu anda bunu durdurmak önemli'. Amerikalılar da bu noktada isteklilik gösteriyorlar ama öngörülemez problemler çıkabilir mi? Tarafların niyetlerinden bağımsız olabilir." dedi.</p>

<p>Pakistan'ın müzakerelerde merkezi bir rol oynadığının altını çizen Fidan, kendisinin de Mısırlı, Avrupalı ve bölgeden mevkidaşlarıyla çok sık konuştuğunu aktardı.</p>

<p>Fidan, bütün dünyanın beklentisinin bu haksız savaşın bir an önce durması ve olumsuz etkisinin artık son bulması olduğunun altını çizerek, "Onu bizim işte birkaç tane kilit ülkenin bir pratiğe dönüştürmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.</p>

<p>Bölgenin adım adım İsrail'in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmekte olduğunu vurgulayan Fidan, "Şimdi geldiğimiz noktada; aslında İran'a savaş açılırken, bir İsrail yayılmacılığı üzerinden bölgede çok kalıcı, bölgedeki Müslümanların artık bir daha bir araya gelmesini neredeyse çok zor hale getirecek bir fitne tohumunun da maalesef atıldığını görüyoruz. Yani bizim Türkiye olarak bir numaralı hedefimiz; bir defa bu fitnenin ortaya çıkmasını önlemek." diye konuştu.</p>

<p><strong>İsrail'in senaryosu uyarısı</strong></p>

<p>Körfez ülkelerindeki izlenimlerine ilişkin Fidan, bölgedeki 7-8 ülkenin İran füzelerinin hedefi olduğuna ve bu ülkelere 8 bin civarında füze ve SİHA saldırısı olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Biz Türkiye olarak nasıl İran'a bir tavsiyede bulunuyorsak onlara da tavsiyemiz toplantı esnasında, 'aman sabredin, bir reaksiyon göstermeyin'. Bu reaksiyon daha sonra uzun süreli kalıcı unsurlar bırakır. Bu da tam İsrail'in istediği bir senaryo.Yani işte İslam ülkelerinin bölgede birbiriyle uzun süreli bir kavgaya girmesi. Aman deyin bunu yapmayın, hem İran'a tavsiyemiz hem diğer ülkelere tavsiyemiz."</p>

<p>Bakan Fidan, Riyad'daki toplantının gündeminin, İran'ın saldırdığı ülkeler olduğuna dikkati çekerek "Bizim yaptığımız orada esas itibarıyla bu kendilerine yönelik saldırının aslında bir boşluk içerisinde olmadığı, Amerikan ve İsrail saldırganlığıyla başlayan daha büyük bir resmin yansıması olarak bunun olduğu, her ne kadar biz bunu haksız bulsak da Türkiye olarak bizim pozisyonumuz hiçbir şekilde provoke etmeyen bu ülkelere saldırılmamasıydı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Orta Doğu'da birçok ülke ile temas kurarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajını ilettiğini anlatan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Bizim bölgeye yönelik kapsayıcı bir çözümü getirmede bir vizyonumuz var ama bunu pratiğe geçirmede daha fazla işbirliğine ihtiyacımız var ve şartlar giderek daha da aslında karmaşık hale gelmiş durumda ama çok şükür en azından biz öncelik sonralık sırasını burada görüyoruz ama dediğim gibi inşallah bölgesel yayılmayı burada görmeyiz. O biraz daha savaşı daha sıkıntılı hale getirir. Şu anda müzakereler bir zemine oturursa inşallah iyi bir haber alırız. Bütün gayretimiz bu yönde."</p>

<p><strong>"Barışın önündeki şu anda en büyük engel, İsrail’in durduğu yer"</strong></p>

<p>Hakan Fidan, barışın gelmesi konusunda her tarafın niyetini okuyabildiklerinin altını çizerek şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu konularda aslında hiçbir tarafta problem yok bence, niyet konusunda, şu aşama itibarıyla, bir aktör hariç, İsrail. İsrail'in Amerikan siyaseti üzerindeki yapısal etkisini kullanmaya devam etmesi ve bu konuda bölgenin geleceğine ilişkin farklı bir hesap ve arayış içerisinde olması, mevcut savaşın gidişatından çıkardığı dersler ve analizlerle eğer daha fazla suistimal edilebilecek yerler, kanatılabilecek yerler, noktalar düşünürse bu yola devam eder. Barışın önündeki şu anda en büyük engel, İsrail’in durduğu yer."</p>

<p>ABD'nin seçime gideceğini ve bu konuda büyük bir tepki altında olduğunu belirten Fidan, "İlk başta söylediği askeri hedeflerin yerine getirildikten sonra savaşın devam ettirilmesine ilişkin gerekçeyi de kimse anlayabilmiş değil. Bir gerekçe değiştirmesi lazım, onun için şu anda barış arayışları da bir noktada aslında devam ediyor." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fidan, 2025'te ilan edilen savaşın hedefinin "nükleer kapasiteyi yok etmek" olduğunu anımsatarak bunun yapıldığına dair bir deklarasyonda bulunulduğunu kaydetti.</p>

<p>Bakan Fidan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu sefer de başlanırken füze ve askeri sanayi altyapılarının yok edilmesiyle ilgili bir hedef deklare edildi kamuoyuna. Bunun da yerine getirildiğine ilişkin büyük ölçüde bir izahla karşı karşıyayız. Dolayısıyla onların kamuoyu ve dünya kamuoyu da soruyor, 'madem böyle bir şey var bütün dünyaya çok ciddi ekonomik geri dönüşümü olan, negatif manada bu savaşı niye devam ettiriyorsunuz?' Orada o baskı var. Fakat sorun, Gazze meselesinde olduğu gibi ve diğer konularda olduğu gibi dünyanın, İsrail üzerinde bir baskı mekanizması uygulayamaması. Burada tabii Amerika'nın eğer İran'la bir anlaşmaya, müzakereye varacaksa İsrail üzerinde çok ciddi bir etki kullanmayı da göze alması gerekiyor, burada kim kimin bileğini bükecek onu göreceğiz, ben bu yapısal sorunu tabii ki ifade etmek zorundayım."</p>

<p>İsrail'in karşı olduğu barışın, ABD tarafından tesis edilip edilmeyeceğine yönelik soru üzerine Bakan Fidan, "Bu, Amerika'nın kendi siyasal sisteminde yapısal bir sorun. Kim kimi ne kadar yönetiyor, ne kadar etki edecek onu göreceğiz. Burada her şey, uluslararası kamuoyunun önünde cereyan ediyor. Bir de Gazze'den bu yana şöyle bir fark var. İsrail'in aslında siyaset üzerindeki etkisi, aslında ortaya koyduğu manipülasyon giderek daha fazla ifşa edilmiş, deşifre edilmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan, ABD'nin de bunu kendi içinde ciddi şekilde tartıştığını belirterek bunun, halk arasında dillendirilen bir komplo teorisi olmaktan çıktığını, entelektüellerin gerekçeleriyle beraber ortaya koyduğu ciddi bir husus olduğunu kaydetti.</p>

<p>İsrail'in bu kadar deşifre edilmişken İsrail'i destekleyen özellikle Evanjelist tabanın giderek daha fazla ses çıkarmaya başlandığının da görüleceğini vurgulayan Fidan, şunları söyledi:</p>

<p>"Bu aslında Amerikan sisteminde bizim aslında gözetlemeye devam edeceğimiz bir iç siyasi mücadele olacak. Amerika, burada böyle bir vesayetten kurtulabilecek mi, kurtulamayacak mı? Böyle bir şey var, sorunu var, Amerikan siyaseti büyük bir vesayet altında esas itibarıyla. Buradan kurtulacak mı kurulmayacak mı onun mücadelesi var. Bazı siyasetçiler vesayet altında olduklarını kabul etmiyorlar. Bazıları İsrail'in vesayetinden olduğuna ilişkin çok ciddi izah getirenler var, açıklama getirenler var. Bunu göreceğiz, bu mücadele, devam eden mücadele sistem içerisinde, bunun yansıması olarak sadece İran'daki müzakere değil, aslında Gazze, Suriye Filistin devletinin geleceği vesaire bu konular da aslında şekillenecek kendi içinde."</p>

<p><strong>Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan toplantısı</strong></p>

<p>Fidan, diplomasi trafiğinin devam ettiğini, sürecin sıkıntılı ve sancılı olduğunu vurgulayarak "Bizim aslında planlı bir toplantımız vardı, bunu ilk başta Türkiye'de yapmayı düşünüyorduk. Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan toplantısını...Fakat Pakistanlı kardeşimiz, ülkesinde kalmak zorunda kaldığı için onu Pakistan'a kaydırdık. Belki hafta sonu orada bir araya geleceğiz. Özellikle yürüyen bu savaştaki müzakere meselesi nereye gidiyor, bu 4 ülke konuları nasıl değerlendiriyor, neler yapabilir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Arabuluculuk sürecinin, Türkiye'de yapılma ihtimaline ilişkin konuşan Fidan, "Bizim getirdiğimiz teklifin can alıcı kısmı, nerede yapılacağından ziyade, kurduğumuz mekanizma, nasıl olacağıydı." dedi.</p>

<p>Bakan Fidan, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi'nin kendisini ziyaret ettiğinde, ABD ile müzakerelerin kilitlenmiş durumda olduğunu anımsatarak, ABD'nin 4 ayrı konuyu aynı anda tartışmak istediğini, İranlıların 2 konuyu ele almak istediğini aktardı.</p>

<p>Bunun üzerine ABD'nin askeri harekat hazırlığına başladığını anımsatan Fidan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Cumhurbaşkanımızın müdahalesi, aradaki arabuluculukla vesaire bizi ocak ayının sonuna doğru olması mümkün harekatı bir nebze durdurduk. Hatta o günlerde dedik, 'önümüzdeki günlerde biz çok acil bir şey beklemiyoruz' diye. Daha sonra olay, müzakere zeminine dönmesi için biz bir şey getirdik, dedik ki Abbas Erakçi geldiğinde, 'biz Gazze'de bir yöntem geliştirdik 8 ülke bir araya geldik, Amerika'yla masaya oturduk, böyle bir sorun var, bu sorunu beraber çözelim hem sizin lehinize hem bizim lehimize. Ve oradan bir mesafe almaya doğru gitmeye çabalıyoruz, aynı yöntemi burada da kullanabiliriz, zaten iki konuyu sen Amerikalılarla konuş, biz onu Amerikalılarla konuşuruz. Geri kalan iki konuyu da sen bölge ülkeleriyle konuş, zaten bölgenin sorunu ağırlıklı olarak bunlar, biz bölge ülke olarak bu konuyu kendi içimizde hallettiğimiz zaman yani Amerikalılar da bu konuda çok fazla bir şey söyleyecek hali kalmaz'."</p>

<p>Hakan Fidan, 8 ülkenin konunun içindeyken ABD'nin askeri hayata geçmesinin daha zor olacağını aktardığını ve Umman örneğinin yakın zamanda görüldüğünü belirtti.</p>

<p>Umman’ın aziz ve saygın bir millet olduğuna işaret eden Fidan, "Onların hukukunun çiğnenmesinde hiç kimse bir zarar görmedi. O yaşanmış bir örnek, ondanda hareketle biz bunu söyledik. Bizim getirdiğimiz bu teklif hayata geçseydi, Allahu alem...Ben netice alınabilir diye düşünüyordum." diye konuştu.</p>

<p>Fidan, İran’ın karar alma mekanizmalarında farklı yöntemler olduğuna dikkati çekti.</p>

<p><strong>"Bu noktada çok yoğun bir diplomatik trafiğimiz var"</strong></p>

<p>Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta herkesin kolektif çaba göstermesinin uygulanabilir olduğunu söyleyerek "Ben şu aşamada arabulucuların içeriklere çok fazla müdahil olduğunu düşünmüyorum. Çünkü çok erken bir dönem, tartışma aşamasına geçilmedi. (Müzakere konusunda) Sadece bir tarafın talebi diğer tarafa iletilmiş durumda. Diğer taraf da kendi cevabını buna iletecek ve pozisyonlar görüldükten sonra, arabulucuların bu pozisyonlara ilişkin eğer uyuşmuyorlarsa kendileri daha yaratıcı fikirleri, çözümleri varsa orada devreye girme imkanları açıkçası oluyor." diye konuştu.</p>

<p>Müzakerelerin başlaması için ilk andan itibaren çok yoğun bir trafik olduğunu belirten Fidan, "Uluslararası kamuoyunda çok ciddi bir beklenti var, istek var ama bu isteğin bir pratiğe dönüşmesi gerekiyor. Biz de o noktada elimizden gelen gayreti gösteriyoruz." dedi.</p>

<p>Hakan Fidan, Avrupa'daki, Rusya, Çin ve diğer Asya ülkelerindeki mevkidaşlarının kendisini sık sık aradığını aktararak, şunları söyledi:</p>

<p>"İki tane husus var: Birincisi ne oluyor? Türkiye olayı nasıl görüyor? Olanı anlamaya çalışıyorlar ve olanı anlamada ve izah etmede de en objektif aktörlerden Türkiye'yi görüyorlar ve onun için bizim olayla ilgili görüşümüze başvuruyorlar. İkincisi, nasıl durdurabilirsiniz? Umutlanmalı mıyız, umutlanmamalı mıyız? Herkesin kendi ekonomisine, iç politikasına ciddi maliyetler getiren, yükler getiren bir noktada yani herkes kendi ayağını yorganına göre uzatacak. O yorganın ebadı ne olacak? Şimdi onu hesaplamaya çalışıyor herkes."</p>

<p>Fidan, hiç kimsenin kendi toplumuna panik havası yansıtmamaya çalıştığını vurgulayarak "Ama Avrupa'da ve Asya'da birçok ülkenin esas itibarıyla ifade ettiğiniz gibi özellikle enerji krizinden kaynaklı sanayi maliyetlerine yansıyan, tüketici fiyatlarına yansıyan çok ciddi ekonomik problem alanlarının olduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Piyasaların henüz uzun vadeli bir kriz satın alımına gitmek istemediğini söyleyen Bakan Fidan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Esas itibarıyla ülkeler bu görüntüyü vermek istemiyorlar. Dolayısıyla gerçek resimleri bizden duymak istiyorlar. Görüşlerini paylaşıyorlar. Arabuluculuk veya çözüme katkı noktasında beraber neler yapabiliriz, o noktada yoğun öneriler, teklifler geliyor. Hepsiyle görüşüyoruz. Biz de onların görüşlerini alıyoruz. Bu türden bir niyet birliğinin, görüş birliğinin olduğunu görmek, esas itibarıyla bizim sırtımıza daha fazla yük bindiriyor. Daha fazla mesuliyet hissediyoruz. Genel manada bu noktada çok yoğun bir diplomatik trafiğimiz var."</p>

<p><strong>"(Hürmüz'de) Türk gemileri de bu konuda belli noktada istifade edebilir dendi"</strong></p>

<p>Fidan, Hürmüz Boğazı'nın işleyişine ve kalıcı çözüme ilişkin çalışmalar olduğunu belirterek "Amerika'nın başlattığı başka bir tartışma var; buradaki sorunu aşmak için eğer barış olmazsa bir askeri imkan gerekecekse bunu nasıl mobilize edeceğiz? (ABD'nin) Ülkelere yönelik bir çağrısı var." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avrupa'da Hürmüz'le ilgili sorunu, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaştan ayrıştırma eğilimi başladığını söyleyen Fidan, "Orada bazı ülkelerin söylemde de olsa bir destek verebileceğine ilişkin bazı yeni söylemler geliştirdiğini görüyoruz. Bir de ABD'nin görüşmeler esnasında ufak miktarlarda da olsa belli bayrak taşıyan ülkelerin buradan gemilerinin geçmesine izin verilmesinin bir iyi niyet göstergesi olacağını da ifade ettikleri konular oldu." dedi.</p>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan, İran'ın da konuya ilişkin pozitif cevabı olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Türk gemileri de bu konuda belli noktada istifade edebilir dendi. Ben burada daha fazla açıkçası detaya girmek istemiyorum çünkü bugünlerde de bir paket üzerinde çalışıyoruz taraflarla beraber ama önemi ortada, getirdiği etki ortada ve inşallah bunun çözümü de sulh yoluyla, diyalog yoluyla, diplomasi yoluyla olur. Güç kullanımına gerek kalmaz. Çünkü ülkelerin geri kalanı eğer sorun uzun sürerse, ağır ağır İran karşıtı, çok daha geniş, başka ülkelerin de katıldığı bir koalisyona doğru gidecek Hürmüz'de."</p>

<p><strong>Hürmüz'deki durum</strong></p>

<p>Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı'ndan dünyadaki enerjinin yüzde 20'lik kısmının geçtiğini hatırlatarak, boğaz etrafındaki bütün ülkelerin ortak anlayışına ihtiyaç olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Hürmüz'ün uluslararası ticareti tamamıyla etkileyen bir noktada olduğunu aktaran Fidan, burada uluslararası ticaretin ve aktörlerin baktığı noktanın, geçişin engelsiz olması olduğunu belirtti.</p>

<p>Fidan, fiziki engel olmaması, ticaretin, enerji ve gemi akışının öngörülebilir olmasının önemine değinerek, Hürmüz'den petrol ve gazın yanı sıra birçok ürünün geçtiğine işaret etti.</p>

<p>Aynı zamanda Hürmüz'ün gıda ve diğer tüketici maddeleri açısından da önemini vurgulayan Hakan Fidan, Körfez ülkelerinde kendisine yapılan bilgilendirmelerde bölgede gıda fiyatlarında artış olduğunun dile getirildiğini aktardı.</p>

<p><strong>Türkiye'nin önemi</strong></p>

<p>Fidan, bunun nedeninin ithal edilen gıdaların artık farklı yollardan gelmesi olduğuna dikkati çekerek "Türkiye, bu noktada önemli bir rol oynamaya başladı." dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın baştan beri ortaya koyduğu bu bağlantısallık meselesinin ne kadar önemli olduğunun görüldüğünün altını çizen Fidan, Kalkınma Yolu Projesi'ne ilişkin bilgiler verdi.</p>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, savaştan sonra Türkiye üzerinden geçebilecek enerji hatlarına değinerek, Türkiye'den uluslararası piyasalara transferler yapılmasına şahit olunacağını dile getirdi.</p>

<p>Enerji krizinin "ciddi" olduğunu vurgulayan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve ekibinin çok yoğun çalıştığını ve bakanlıklar ve kurumlar arasında koordinasyon olduğunu bildirdi.</p>

<p>Fidan, Türkiye'nin, uzun zamandır çevre ülkelerdeki enerji kaynaklarını "kendi üzerinden bir hub olarak" hem kendi kullanımına hem de dünyanın hizmetine verme konusundaki vizyonunun haklı çıktığının altını çizdi.</p>

<p>Enerji meselesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da vizyon netliği ve iradesi olduğuna dikkati çeken Fidan, "Çoğu zaman olmayışlar; bizim muhataplarımızın aslında ya yetersizliklerinden, ya karar alamayışlarından, ya başka imkansızlıklardan oluyor." ifadesini kullandı.</p>

<p>Fidan, gelecekteki olası projelerden bahsederek savaşın bağlantısallığın önemini gösterdiği ve dünya enerji piyasalarına ve kaynakların çeşitlendirilmesine etkisi olacağı tespitini yaptı.</p>

<p>Ucuz enerji talep eden ülkelerin farklı arayışlara girebileceğini aktaran Bakan Fidan, nükleer enerjiye daha fazla kayış olabileceğine atıfta bulundu.</p>

<p><strong>İran'daki Kürt gruplar</strong></p>

<p>Fidan, İran'daki durumu çok yakından takip ettiklerini vurgulayarak "(İran) Bölgedeki Kürt kardeşlerimizin belli bir noktada suistimal edilmesi ve bu oyuna alet edilmesi meselesi, bizim tabii ki görmek istemediğimiz bir husus. Belli örgütlerin bu noktada Mossad tarafından temas edildiğini de biz biliyoruz." dedi.</p>

<p>Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) bunu çok hassas bir şekilde takip ettiğini söyleyen Hakan Fidan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Her zaman bizim hem Suriye'de hem Irak'taki hem İran'daki Kürt kardeşlerimizin durumuyla ilgili perspektifimiz belli. Cumhurbaşkanımızın durduğu yer belli, bizim durduğumuz yer. Ne oradaki insanların ezilmesine müsaade ederiz ne de başka ülkelerin suistimal etmesine, kendi işlerine karşı."</p>

<p>Fidan, belli Kürt gruplarının suistimal edilerek başkalarının amaçları etrafında kullanılmalarının ve daha sonra daha büyük sıkıntılara yol açılmasının, bölgesel istikrarsızlığa hizmet eden bir husus olduğunu belirtti.</p>

<p>Bakan Fidan, "Bu yakından takip ettiğimiz bir husus olduğu için mümkün olduğunca kontrol altında tutuyoruz ama diğer taraftan İsrail'in bu konudaki arayışı bitmiyor. Bu konudaki temas ve açıklanan teklifleri de hiç saklamadan devam ediyor. Buna yönelik de bizim karşı duruşumuz devam edecek." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Kim o anda daha büyük kartı elinde tutuyorsa kullandığı dil değişiyor"</strong></p>

<p>İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatarak stratejik bir üstünlük elde ettiğini belirten Fidan, İran petrolünün yüzde 70 veya 80'inin ihraç edildiği Ada'nın ele geçirilmesi durumunda, ABD'nin de stratejik bir avantaj kazanacağını söyledi.</p>

<p>Fidan, karşı tarafa daha fazla baskı uygulamak ve savaşta stratejik üstünlüğü elde tutmak için bu gibi hamlelerin sürekli yapıldığına işaret ederek, bunun "savaşın doğasında olduğunu" dile getirdi.</p>

<p>Kalıcı etki yaratacak operasyonlar devreye girmeden önce ateşkes ve barış müzakerelerinde ilerleme sağlanmasının önemine dikkati çeken Fidan, bu tür askeri adımların atılması halinde sürecin geri dönüşünün zorlaşabileceği ve müzakere masasındaki dengelerin ciddi şekilde etkilenebileceğini belirtti.</p>

<p>Fidan, tarafların sahadaki güç dengelerine bağlı olarak söylem ve taleplerini yeniden şekillendirdiğini vurgulayarak, "Kim o anda daha büyük kartı elinde tutuyorsa kullandığı dil, ortaya koyduğu şartlar değişiyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Türkiye'nin siyasi çizgisi</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakan olduğu günden itibaren devlet içerisinde sorunları çözmeye yönelik çok farklı yaratıcı yaklaşımlar geliştirdiğinin altını çizen Fidan, bu yaklaşımların ağırlıklı olarak sonuç odaklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Fidan, Türkiye'nin coğrafi konumundan dolayı farklı kültürlerle etkileşim halinde olduğunu ve hepsine ilişkin bölgesel analiz, duruş ve eylem geliştirmesi gerektiğini vurgulayarak, "Şimdi bizim durduğumuz yerde, siyasal çizgimiz belli. Türkiye'nin tarihi yolculuğu, bu coğrafyadaki kültürlerle, milletlerle, halklarla kurduğu ilişki belli ve dünyadaki modern olaylardan çıkardığımız dersler ortada. Dünyanın başka yerinde olan yani kalkınma, refah, mutluluk, istikrar, huzur bizim yaşadığımız bölgelerde niye olmasın?" diye konuştu.</p>

<p>Türkiye'nin çevresindeki tüm ülkelerin kendilerine has imkanları, fırsatları, krizleri ve sıkıntıları olduğuna işaret eden Fidan, Türkiye'nin kendisini bunlardan ayıramayacağını dile getirdi.</p>

<p>Fidan, Türkiye'nin siyasal kültüründe dominasyona değil her alanda işbirliğine gittiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p>

<p>"İşbirliği ve barış çağrısı politikalarımızın kıymet kazanmasındaki en önemli sebep şu; güçlü bir ülkesiniz, bu türden olayları başka araçlar kullanarak yapma imkanınız da var. Diğer ülkelerin olduğu gibi. Kaba güç ve daha hilekar yollar, daha örtülü faaliyetlerle...Ama biz bunu istemiyoruz. Daha açık, daha şeffaf, herkesin faydasına olacak. Herkesin gönüllü katılımıyla. Çünkü açıkçası baktığınız zaman, bölgemizdeki ülkelerin hepsi kendi menfaatlerini düşünmek zorundalar."</p>

<p>Hem kendisinin hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bölgedeki diğer aktörleri uzun süredir tanıyor olmasının önemine işaret eden Fidan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bu devamlılık, bölge liderlerinin Cumhurbaşkanımızı yıllardır tanıyor oluşu, orada oluşan güven, istikrar, bu gerçekten ulusal ilişkilere çok fazla etki eden bir faktör. İnsanların gelip sözünü dinlediği, güven duyduğu, tırnak içinde 'racon kesmesini istediği' veya 'Reis, sen bize söyle' dediği, ben bunları yüzlerce kez duydum, 'siz ne derseniz biz onu yapacağız' diye çok gelindiği, ülkelerin tabii ki adını vermek doğru olmaz, yani bu Afrika'dan olur, başka bir yerden olur, oradan olur. Cumhurbaşkanımız da gerçekten büyük bir mütevazilikle bu sorunlara vukufiyetle eğilerek çözme iradesi her zaman göstermiştir ve bu da Türkiye'yi bölgede güvenilir ve istikrarlı bir aktör yapmıştır. Eğer görseler ki, biz belli olayları kendi lehimize eğip büküyoruz, buradan ucuz çıkarlar veya sürekli suistimaller peşindeyiz, halkları birbirine kırdırma, mezhep savaşı çıkartma, etnik savaş çıkartma peşindeyiz veya birini diğerine tercih edip öbürünü ezme peşindeyiz, bu politikaların hiçbiri başarılı olmazdı. Yani sözümüz neyse, amelimiz de yıllardır o."</p>

<p><strong>Türkiye, Filistin konusunda tek ses</strong></p>

<p>Türkiye'deki tüm siyasi partilerin, Gazze ve Filistin konusunda aynı görüşü paylaştığını belirten Fidan, "Türkiye'de her konuda bir görüş ayrılığı, ihtilaf olabilir ama gerçekten insanın gurur duyduğu bir manzara. Bütün renklerden siyasi partilerin hepsi bu konuda tek bir ses oluyorlar." dedi.</p>

<p>Fidan, demokraside eleştiri yapılması gerektiğini vurgulayarak, "Muhalefetin aslında eleştiri dışında bir silahı olmayabiliyor haklı olarak. Onu da nitelikli yapıldığı zaman başımızın üstünde yeri var. Ama benim söylediğim bir cümlenin yarısını alıp, yarısını kesip diğerine bakmadan muhalefet yapanların...Bu, başka bir konu. Bu oluyor dediğim gibi ama genel itibarıyla ben hem Filistin meselesinde hem bölgesel diğer konularda ortak duruş olduğunu görüyorum. Bu bize daha fazla mesuliyet veriyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Riyad'daki toplantıda da bu durumu dile getirdiğini aktaran Fidan, "Yani bizim milletimiz, İsrail'in ortaya çıkardığı fitnenin büyüklüğü karşısında çok ciddi bir duruş içerisinde. Aynı zamanda Pakistanlılar da var. Yani burada siz, eğer bir duruşa geçecekseniz, bunu Müslüman kamuoyuna çok ciddi anlatmanız, ikna etmeniz, kazanmanız lazım." dedi.</p>

<p>Fidan, Türkiye'nin bu konuda hemfikir olmasından memnuniyet duyduğuna işaret ederek, "Umarım Türkiye, hayati birçok konuda bu birlikteliği yakalar. Güzel olan şey, fikir birlikteliğimiz var. Biraz da eylem birlikteliğine, anlayış birlikteliğine gidersek daha fazla etki üreteceğiz diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Gazze gündemi</strong></p>

<p>Fidan, Barış Kurulu kapsamındaki Komite'nin Gazze konulu çevrim içi toplantısına katıldığı bilgisini paylaşarak, atılacak adımları görüştüklerini bildirdi.</p>

<p>İnsani yardımlar, barınma ve sınır kapıları gibi konulara ilişkin bazı hususların hayata geçmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, Gazze'nin hiçbir zaman Türkiye'nin gündeminden düşmediğini kaydetti.</p>

<p>Fidan, "Bizim için Gazze'deki bir numaralı tehlike Gazze'nin insansızlaştırılması, Filistinsizleştirilmesi." diyerek, bunun önüne geçmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarının altını çizdi.</p>

<p>İsrail'in "Hizbullah ile savaşma" adı altında Lübnan'da düzenlediği saldırılarla bölgesel yayılmacı politikalarını sürdürdüğüne değinen Fidan, uluslararası kamuoyunun Lübnan'da yaşananlara dikkatini vermesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Fidan, Lübnan ve Gazze konusuna ilgi gösteren Suudi Arabistan, Katar, Umman ve Ürdün gibi ülkelerin kendilerini "başka bir ateşin içinde" bulduğunu dile getirerek, Körfez bölgesindeki ülkeleri, "İsrail'in işini kolaylaştıracak konulara girmemesi" ve kriz alanlarını dikkatinden kaçırmaması konusunda uyardığını aktardı.</p>

<p>Bir Dürzi liderin, Türk Büyükelçi'yle temasa geçerek Suriye'ye geri dönen Dürzilere Türkiye'nin konteyner göndererek yardım etmesi konusunda talepte bulunduğunu açıklayan Fidan, bu konuda çalışmaları olduğu bilgisini verdi.</p>

<p><strong>Avrupa ülkelerinin tutumu</strong></p>

<p>Fidan, Avrupalıların İsrail'in Gazze'den itibaren başlayarak bölgede yürüttüğü politikaların küresel krizlere yol açtığını tecrübe ettiğini dile getirerek, "Gazze'deki soykırımın Avrupa başkentlerinde nasıl bir sosyal kırılmaya yol açtığını, fay hatlarını harekete geçirdiğini, siyaset üzerinde etki oluşturduğunu gördüler. İran'da devam eden operasyonların, savaşın, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının nasıl bir enerji maliyetine dönüştüğünü gördüler." diye konuştu.</p>

<p>"ABD-İsrail ve İran savaşı 3'üncü haftasındayken, bu 5 yıldır devam eden savaştan (Rusya-Ukrayna Savaşı) daha fazla etkisi oldu." diyen Fidan, enerji piyasasındaki sorunlar ve ticari konuların bu duruma etkisine işaret etti.</p>

<p>Fidan, İsrail'in eylemlerinin tüm dünyayı etkilediğine dikkati çekerek, "Bu Siyonist şebekenin bir noktada azgınlığının küresel bir birliktelikle durdurulması gerekiyor." dedi.</p>

<p><strong>Bölgedeki mezhepler arası çatışma riski</strong></p>

<p>Irak'ta Haşdi Şabi'nin bazı unsurlarının, İran'ın yanında savaşa girme konusunda tavır aldığını belirten Fidan, "Tabii savaşa girdiğiniz zaman da mukabele ediliyorsunuz. Dolayısıyla İsrail ve Amerika'nın hedefi olmuş durumdalar. Böyle bir karşılıklı şey var. Özellikle Irak'a komşu Arap ülkelerine atılan füzelerin çoğu buralardan atılıyor. İnşallah burada bir an önce ateşkes ilan edilir de Irak'taki bu sıçrama daha fazla olmaz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fidan, mezhep savaşlarının artık geçmişte kalması gerektiğini, Amerikalı, Kürt, Arap ve İranlı liderlerin yanı sıra Haşdi Şabi liderleriyle temas ederek savaşın yayılmasını önlemeye çalıştıklarını anlattı.</p>

<p>Türkiye'nin bölgedeki hedefinin savaş öncesi ile aynı olduğunu vurgulayan Fidan, işbirliğinin önemine dikkati çekti.</p>

<p>Fidan, bölgesel hedeflerle ilgili şunları kaydetti:</p>

<p>"Şimdi biz, İran'ın Körfez'de, Körfez'in kendi içerisinde, Türkiye'nin, Pakistan'ın ve Mısır'ın da yer aldığı büyük bir coğrafyada aslında bir işbirliği, bir güvenlik havzasının, bir istikrar havzasının olabileceğine yürekten inanıyoruz. Bunun imkanları mevcut. Bunun olması durumunda ortaya çıkacak birliktelik muazzam bir ekonomik güç üretecek, siyasi güç üretecek ve askeri yeterlilik üretecek. Enerji altyapıları, market genişliği, coğrafi genişlik, çeşitlilik inanılmaz olacak. Hem kendi bölgesel istikrarımızın hem de küresel istikrarının katkısına muazzam bir destek vermiş olacağız. Buna biz aslında, şu anda uzak gözüküyoruz ama bir o kadar da yakınız. Olmaması için hiçbir sebep yok."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/bakan-fidan-amerika-ve-israilin-hukuksuz-olarak-baslattigi-bu-savas-bolgesel-yayilma-tehlikesiyle-bas-basa</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-63cf3b85ebf04e3d6453fd693d667f9e.jpg" type="image/jpeg" length="51391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Numan Kurtulmuş: Bölgemiz huzur ve güvenlik istiyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/numan-kurtulmus-bolgemiz-huzur-ve-guvenlik-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/numan-kurtulmus-bolgemiz-huzur-ve-guvenlik-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Artık bu bölge huzur istiyor, güvenlik istiyor. Türkiye de bölgenin en güvenli ülkesi olarak, terörsüz Türkiye meselesini tamamıyla neticelendirecek bir güce, kuvvete, kudrete ama hepsinden önemlisi niyete sahiptir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Romanya’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında temaslarını tamamlayarak, TRT Haber'e gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Zagreb’de düzenlenen Üç Deniz Girişimi Zirvesi ve bölgesel gelişmelere ilişkin konuşan Kurtulmuş, Türkiye’nin bu platformdaki stratejik rolünün altını çizdi.</p>

<p><strong>"Türkiye ilk kez stratejik ortak olarak yer aldı"</strong></p>

<p>Adriyatik, Karadeniz ve Baltık denizi arasındaki ülkelerin oluşturduğu Üç Deniz Girişimi'nin Zagreb’deki toplantısını "fevkalade önemli" olarak nitelendiren Kurtulmuş, Türkiye'nin bu süreçte yeni bir safhaya geçtiğini belirtti. Kurtulmuş, "Türkiye olarak biz burada stratejik ortak olarak ilk kez yer aldık. Hem genel konferans hem de ikili görüşmelerimiz oldukça verimli geçti." dedi.</p>

<p><strong>NATO ve AB’ye "fonksiyon" eleştirisi</strong></p>

<p>Küresel sistemin içerisinde bulunduğu tıkanıklığa işaret eden Kurtulmuş, Avrupa ve Transatlantik ilişkilerindeki çatlakların yeni arayışları beraberinde getirdiğini vurguladı. Mevcut uluslararası kurumların yetersiz kaldığını savunan Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>Dünyadaki son gelişmeler; NATO’nun ve Avrupa Birliği’nin artık eskisi gibi fonksiyonlarını yerine getiremiyor olması, özellikle Ukrayna savaşıyla birlikte NATO’nun tamamıyla fonksiyonsuz hale gelmesi ve Avrupa Birliği’nin ciddi bir türbülans içerisinde bulunması tabloyu netleştiriyor. Hele ki Euro-Atlantik ekseninde, yani Amerika ile Avrupa arasındaki çelişkiler, ülkeleri ister istemez yeni birtakım arayışlara itiyor.</p>

<p>Kurtulmuş, şöyle devam etti;</p>

<p>Bunların en başında da madem böyle topluca Avrupa Birliği ve NATO herhangi bir şekilde bizim güvenliğimizi sağlayacak imkanlara sahip değil, dolayısıyla ikili ilişkilerin artırılması konusunda da, biz de bunu sürekli tavsiye ediyoruz, telkin ediyoruz, bir arayış içerisinde oldukları görülüyor. Tabii ki bu bölgenin önemli bir ülkesi, istikrar içerisinde olan bir ülke ve sürekli gelişmekte olan bir ülke olarak da Türkiye bütün bu saydığımız ülkeler için ciddi şekilde dikkat çeken bir ülke.</p>

<p><strong>"Türkiye ilişkilerin artırılmasına değer bir ülke"</strong></p>

<p>Bugün burada iki gündür devam ettiğimiz temaslarda hem Senato Başkanı, hem Başbakan, hem de bugün Romanya Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmelerde de Türkiye’nin önemini ne kadar yakinen kavradıklarını bir kere daha biz de anlamış olduk. Bunlarla zaten Romanya ile stratejik ittifakımız var ve NATO kapsamında ortak bir takım misyonlarımız var. Ayrıca ikili ticaret hacmimizin fevkalade güçlü olduğu 13,5 milyar dolar seviyelerine çıktığını görüyoruz. Dolayısıyla burada Türkiye güven veren bir ülke olarak, istikrar telkin eden, itimat telkin eden bir ülke olarak bütün ülkeler için de, bu bölgedeki ülkeler için de dikkat çeken ve ilişkilerin artırılmasına değer bir ülke olarak telakki ediliyor.</p>

<p><strong>"Terörsüz Türkiye çalışmalarına tam vaktinde başlamışız"</strong></p>

<p>(Terörsüz Türkiye süreci) Bölgedeki gelişmelere baktığımız zaman her gün karşılaştığımız yeni türbülanslar, yeni bir takım kırılganlıklar bize "Ya iyi ki Terörsüz Türkiye çalışmalarına tam vaktinde başlamışız" dedirtiyor. Bölgedeki bu gelişmeler, özellikle İsrail’in Amerika’yı da yanına çekerek ortaya koyduğu saldırganlık gerçekten artık tahammül sınırlarının çok ötesindedir. Ve bu bölgede Amerika’nın Irak’ı işgaliyle birlikte başlayan süreçte etnik ve mezhebi fay hatları kışkırtılarak çatışmalar körüklenmeye çalışılıyor. Türkiye olarak biz kendimizi sağlama almak mecburiyetindeydik. Tam da bu amaçla başlamış olan bir çalışmadır.</p>

<p>Türkiye’nin yüz yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihimizin yaklaşık 50 yılını terörün gölgesinde geçirmişiz, büyük bedeller ödemişiz. Bunun ortadan kaldırılması ve artık terör meselesinin Türkiye Cumhuriyeti bakımından tamamen ortadan kaldırılması gerekir. Tam vaktinde, tam zamanında ve büyük bir kararlılıkla başlanmış olan teşebbüstür. Ve çok şükür işin özellikle siyasi kısmını oluşturan Türkiye Büyük Millet Meclisi kısmı çok kısa süre içerisinde başarıyla sonuçlandı. Bütün partilerin bir araya gelerek, çok farklı fikirleri olmasına rağmen bu konuyla ilgili ortak bir raporda buluşmuş olmaları; bunu ittifakla, neredeyse ittifakla, 50 milletvekilinin sadece ikisinin şerhiyle geçmiş olması fevkalade büyük bir başarıdır.</p>

<p>Şimdi bunun gereklerinin yerine getirilmesi lazım. En önemli mesele tabii ki burada terör örgütünün kendisini feshettiğinin ve silahları bıraktığının tespit ve tesciliyle birlikte yasal düzenlemeler meselesine süratle geçilebilir. Bundan sonraki süreçte iş Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan siyasi partilerin üzerindedir. Ve bu siyasi partilerimiz çok samimi bir şekilde komisyonda ortaya koydukları samimi yaklaşımların benzerini ortaya koydukları takdirde kısa süre içerisinde yasal düzenlemeler gerçekleşir diye ümit ediyorum.</p>

<p>Bununla da bitmez, bu düzenlemeler bitmekle birlikte artık terörü ortaya çıkaran mantalitenin, teröre zemin hazırlayan ortamların tamamen ortadan kalkmasının temin edilmesi; bunun da hiç şüphesiz ilk işi tam manasıyla birlik, beraberlik ve kardeşliğin gönülden tesis edilmesidir. Sözlerle ifade edilmesi değil. Bunun için de Türkiye çok büyük bir ivme yakaladı, çok önemli bir merhale katetti. Bu attığımız adımlardan asla geri dönüş olmayacaktır. Türkiye’de bir daha insanlarımız "Türktür, Kürttür" vesaire diyerek ayrışmayacaklar ve asla bunların ayrıştırılmasına dönük siyasetin üretilmesine de müsaade etmeyecektir bu millet. Çünkü artık bu bölge huzur istiyor, güvenlik istiyor. Türkiye de bölgenin en güvenli ülkesi olarak bu terörsüz Türkiye meselesini tamamıyla neticelendirecek bir güce, kuvvete, kudrete ama hepsinden önemlisi niyete sahiptir.</p>

<p><strong>"Her zaman barış umudu var"</strong></p>

<p>(ABD, İsrail - İran savaşı) Her zaman barış umudu var. Yani hiçbir savaş ilelebet devam etmez. Kaldı ki bu savaş, bugün dönseniz Amerika Birleşik Devletleri tarafında burada iki taraf var. Yani İsrail’in tarafı veya yaklaşımı başka, Amerika’nın tarafının başka olduğunu zannediyorum, düşünüyorum. Çünkü Amerika’nın esas niyeti İran’ı bir şekilde dengelemek, oradaki nükleer silahlar başta olmak üzere diğer kabiliyetlerini ortadan kaldırmak, İran yönetimini ya değiştirmek ya da kabiliyetlerini çok kısıtlı hale getirmek gibi niyetlerle yola çıktı.</p>

<p>Ama İsrail öyle değil. İsrail’in İran’la bir derdi yok aslında. İsrail’in derdi bölgede Büyük İsrail’i kurmak, Tanrı’nın kendilerine vadettiklerine inandıkları "Arz-ı Mevud"u gerçekleştirmek. Hazır bunun için de İslam dünyasını bu kadar bölünmüş parçalanmış, bölge ülkelerini de hele hele 1992’de Amerika’nın işgaliyle birlikte, Irak işgaliyle birlikte darmadağınık halde bulmuşken; Amerika’yı da bir şekilde ikna edip kendi yanına tamamıyla yüzde yüz çekmeyi başarmışken artık son vuruşu yapıp bölgede bir Arz-ı Mevud gerçekleştirmek istiyor.</p>

<p>Ama bunun da gerçekleşmeyeceğini bilmeleri lazım. Bu ham bir hayaldir, mesiyanik bir paranoyadır. Bunun üzerine siyaset inşa edilemez. Bu evet bir takım efsane kitaplarında belki yer alabilir, bir takım çağ dışı orta çağa ilişkin bir takım kitaplarda belki yer alabilir ama bugünün dünyasında böyle bir safsata dünya siyasetine yön veremez. İsrail’in bunu, Netanyahu yönetiminin bunu görmesi lazım ve gerçekten böyle baktığınız zaman irrasyonel bir bakış açısıyla davranışları hakikaten bölgeye büyük bir tedirginlik veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Son derece karışık, kırılgan ve karanlık bir tablo ortada"</strong></p>

<p>Bölge ülkelerinin hemen hemen tamamına saldırdı. Yani Lübnan’a saldırdı, Suriye’ye saldırdı, Yemen’e saldırdı, Katar’a saldırdı, İran’a saldırdı... Yani bütün bölge ülkelerine karşı saldırılarını düzenliyor ve hiçbir egemenlik haklarına saygı duymuyor. Ve ne yazık ki dünyada da böyle bir saldırganlığı durduracak küresel bir sistemin olmadığını da görüyor. Hazır Amerika’yı da Epstein dosyaları üzerinden kendi tarafına çekmeyi başarmışken son vuruşu yapıp işi bitirmeye çalışıyor. Burasından baktığınız zaman son derece karışık, kırılgan ve karanlık bir tablo ortada. Ama ben Sayın Trump’ın özellikle "Ya beni bu savaşa kim itti?" diye sözlerini arka arkaya koyduğunuz zaman böyle bir anlayışa doğru geldiğini görüyorum. Yani kolay değil. İran teslim olmayacağını ortaya koyuyor. Ümit ederiz ki bu senaryo karşısında tekrar bir müzakere imkanı doğar ve bu anlamda da özellikle Amerika ile İran arasında yapılan müzakerelerle bir barış ümidi ortaya çıkar diye temenni ediyorum.</p>

<p>Aksi takdirde bu savaşın böyle zaten ilelebet sürmez ama uzun bir süre devam etmesi sonucu başta Amerikan ekonomisi olmak üzere dünyanın bütün büyük ekonomilerinin hak ile yeksan olacağı, olması muhtemeldir. Yani petrolün 120 doların üstüne çıkmış olan bir petrol piyasasının dünya ne kadar buna tahammül edebilir? Ne kadar bunu finanse edebilir? Yani bunu hangi ideolojik gerekçeyle bunları örtebilir? Dolayısıyla bu savaşın sürdürülemez bir savaş olduğunu en azından Amerika'da da makul birtakım çevrelerin anlamaya başladığını görüyorum. Ümit ederim çok kısa süre içerisinde bir müzakere masası kurulur. Türkiye olarak da bizim başından beri bölgedeki bütün diğer çatışmalarda olduğu gibi burada da müzakereye yol verilmesi gerektiğini ilgili herkese tavsiye ediyoruz, telkin ediyoruz. Ümit ederiz ki bu müzakere yeniden başlatılır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/numan-kurtulmus-bolgemiz-huzur-ve-guvenlik-istiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 20:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/03/numankurtulmus-1.jpg" type="image/jpeg" length="80336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Güler Katar heyetini kabul etti]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/milli-savunma-bakani-guler-katar-heyetini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/milli-savunma-bakani-guler-katar-heyetini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin kardeşleri Şeyh Joaan bin Hamad Al Sani ve Şeyh Thani Hamad Al Sani ile görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Katar Emiri'ni temsilen gerçekleşen ziyarette, Bakan Yaşar Güler'in beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da yer aldı.</p>

<p>Katar heyeti ziyarette, Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin'e, ASELSAN Teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can'a Allah'tan rahmet, Türk milletine başsağlığı ve sabır temennilerini sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milli Savunma Bakanı Güler Katar heyetini kabul etti</p>

<p>Bakan Güler de aynı kazada şehit düşen Katarlı askerlere Allah'tan rahmet, Katar halkına da başsağlığı ve sabır diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/milli-savunma-bakani-guler-katar-heyetini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 19:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/03/bakan-guler-katar-heyet-2449397.jpg" type="image/jpeg" length="94696"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MSB: Bağdat'taki TSK personelinin tahliyesi gerçekleşti]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/msb-bagdattaki-tsk-personelinin-tahliyesi-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/msb-bagdattaki-tsk-personelinin-tahliyesi-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Irak'ın başkenti Bağdat'ta görev yapan TSK personelinin tahliyesinin gerçekleştirildiğini bildirdi. Bakanlık, bölgedeki son gelişmelerin dikkate alındığını belirterek, "NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır." bilgisini verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından haftalık basın bilgilendirme toplantısı yapıldı.</p>

<p>MSB'den yapılan açıklamada şu bilgiler verildi:</p>

<p><strong>NATO Irak misyonu Avrupa’ya çekildi</strong></p>

<p>"Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam etmektedir.</p>

<p>NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında, “NATO Irak Misyonu”nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır."</p>

<p>"Ortadoğu’daki gelişmeler kapsamında; ​ABD/İsrail ile İran arasındaki çatışmalar ve İsrail’in devam eden saldırganlığı Orta Doğu’daki barış ve istikrarı tehdit etmeye devam etmektedir. ​Türkiye; tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumunu sürdürmektedir.</p>

<p><strong>İsrail'in Lübnan’a saldırısına tepki</strong></p>

<p>​Diğer yandan İsrail’in; Lübnan’da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarını hedef alan saldırıları, siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurmakta olup uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliği taşımakta; Litani Nehri güneyine yaptığı kara harekâtı ve nehir üzerindeki köprüleri imha etmesi, önümüzdeki dönemde Lübnan’a yönelik yürüteceği işgal politikasını da göstermektedir.</p>

<p><strong>Katar'daki askerlerin güvenliği</strong></p>

<p>Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı ve orada görev yapan personelimizin güvenliği, mevcut bölgesel gelişmeler ve artan güvenlik hassasiyeti gözetilerek, Katar makamları ile tam bir eşgüdüm içerisinde alınan ilave tedbirlerle en üst düzeyde sağlanmaktadır. Şuana kadar olumsuz bir durum yaşanmamıştır.</p>

<p><strong>Katar'daki helikopter kazası</strong></p>

<p>İlk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle gerçekleştiği değerlendirilen olayın meydana geliş nedeni Katar makamlarınca yapılacak inceleme sonucunda kesinleşecektir.</p>

<p><strong>Eurofighter imza</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sözleşme; pilot ve öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarınıkapsamaktadır.</p>

<p>Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/msb-bagdattaki-tsk-personelinin-tahliyesi-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/09/msb-9.webp" type="image/jpeg" length="26651"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nı sonlandırmaya yönelik telefon diplomasisini sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/bakan-fidan-abdisrail-iran-savasini-sonlandirmaya-yonelik-telefon-diplomasisini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/bakan-fidan-abdisrail-iran-savasini-sonlandirmaya-yonelik-telefon-diplomasisini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Fidan, 18-20 Mart'ta Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni ziyaretinin ardından ABD ile İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaşı sona erdirmeye yönelik telefon diplomasisine devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı sonlandırmaya yönelik birçok mevkidaşıyla telefonda görüşüyor.</p>

<p>Bu kapsamda Bakan Fidan, 22 Mart'ta İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve ABD'li yetkililerle telefon görüşmeleri yaptı.</p>

<p>Aynı tarihte Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Pakistanlı yetkililerle telefon görüşmelerinde "savaşı sona erdirmek üzere yürütülen çalışmaları" değerlendirdi.</p>

<p>Bölgedeki son gelişmelerle ilgili yürüttüğü telefon diplomasisi kapsamında Fidan, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile telefonda görüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Fidan, 23 Mart'ta Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ile ayrı ayrı telefonda görüştü.</p>

<p>Aynı tarihte Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Ferhan ile telefonda görüşen Fidan, "savaşı sonlandırmaya" yönelik devam eden çalışmaları değerlendirdi.</p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile de telefonda görüşerek "savaşa son vermek" amacıyla yürütülen temaslar konusunda görüş alışverişi yapan Fidan, 25 Mart'ta Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Al Sani, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>Çin Dışişleri Bakanı Vang ile görüşme</strong></p>

<p>Fidan, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile telefonda bölgedeki son gelişmeleri ele aldı. Savaşın bir an önce sona erdirilmesi gerektiği vurgulanan görüşmede bu doğrultuda yürütülen çalışmalar değerlendirildi.</p>

<p>Görüşmede, ulaştırma hatlarının, enerji arzının ve tedarik zincirlerinin kesintisiz işlemesinin kritik önem taşıdığı kaydedildi. Taraflar, ekonomik ve ticari ilişkiler ile karşılıklı yatırımlar başta olmak üzere ikili gündem maddelerini de değerlendirdi.</p>

<p><strong>Fidan-Erakçi telefon görüşmesi</strong></p>

<p>Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile de telefonda görüşerek ABD-İsrail ile İran arasındaki "savaşla ilgili son durumu" ele aldı.</p>

<p>Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile de telefonda görüşen Fidan, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeye dönük çabaları mevkidaşıyla değerlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/bakan-fidan-abdisrail-iran-savasini-sonlandirmaya-yonelik-telefon-diplomasisini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/03/hakan-fidan-31.jpg" type="image/jpeg" length="54664"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ömer Çelik: "Özel'in kullandığı dil Türkiye karşıtlarının dilidir"]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/omer-celik-ozelin-kullandigi-dil-turkiye-karsitlarinin-dilidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/omer-celik-ozelin-kullandigi-dil-turkiye-karsitlarinin-dilidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dış politika iradesine karşı kullandığı dilin "Türkiye karşıtlarının dili" olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan sözlerine sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile tepki gösterdi.</p>

<p>Çelik, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dış politika iradesinin, dünyanın içinde bulunduğu kaos karşısında milletin ve devletin güvencesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>Çelik, “Bütün dünya Cumhurbaşkanımızın siyasetinin kapsayıcı ve sonuç alıcı dinamiklerini ilgiyle ve takdirle izlemektedir. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanımızın dış politika iradesine karşı kullandığı dil ise Türkiye karşıtlarının dilidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Son bir haftadır dünya basınında Türkiye karşıtlığı yapanların söylemlerinin Özgür Özel'in söylemleri ile aynı olduğunu belirten Ömer Çelik şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Dünya büyük sorunların içinden geçerken, hala dünyada olup biteni anlayamayan ve kendi parti içi sorunlarına mahkum olmuş Özgür Özel’in söylediklerinin bir hükmü yoktur.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/omer-celik-ozelin-kullandigi-dil-turkiye-karsitlarinin-dilidir</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 18:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/12/omer-celik-2415982.jpg" type="image/jpeg" length="24558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Suriyeli, Katarlı ve Özbek mevkidaşlarıyla telefonda görüştü]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/disisleri-bakani-fidan-suriyeli-katarli-ve-ozbek-mevkidaslariyla-telefonda-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/disisleri-bakani-fidan-suriyeli-katarli-ve-ozbek-mevkidaslariyla-telefonda-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Fidan'ın, Şeybani, Al Sani ve Saidov ile yaptığı telefon görüşmelerinde, "bölgedeki savaşın gidişatı ve saldırıları durdurmaya yönelik çabalar" ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/disisleri-bakani-fidan-suriyeli-katarli-ve-ozbek-mevkidaslariyla-telefonda-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/03/thumbs-b-c-273379c578720a2945c36cbd4d48b9cb.jpg" type="image/jpeg" length="17701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mahmut Arıkan: D-8 harekete geçmeyi bekliyor!]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/mahmut-arikan-d-8-harekete-gecmeyi-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/mahmut-arikan-d-8-harekete-gecmeyi-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’deki grup toplantısında dış politika ve iç gündeme ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kınayan Arıkan, “Biz İran ile aynı taraftayız” ifadelerini kullandı. Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasına sessiz kalan Müslüman ülke liderlerini eleştiren Arıkan, bölgesel krizlerin çözümünde D-8’in etkin şekilde devreye alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mahmut Arıkan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar:</p>

<p><strong>“Amerika ve İsrail bölgenin halklarını kendisine köle yapmak istiyor”</strong></p>

<p>“İslam dünyasının en kutsal ayı Ramazan’da; İslam dünyasının en kutsal mabetlerinden Mescid-i Aksa, ibadete kapatıldı! Tam 59 yıl aradan sonra ilk kez, bu bayram, Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınmadı! Şairin “İnsanların ruhundan yapılmıştır” dediği Beyrut; Ramazan’da bombalarla yakıldı, yıkıldı! İran’da çocuklar öldü, vicdanlarda insanlık öldü! Elbette bütün bunların tek bir sebebi var! Ne nükleer program, ne balistik füzeler, ne kadın hakları ne şu ne bu. Amerika ve İsrail; Bu bölgenin halklarını kelimenin tam anlamıyla “kendisine köle” yapmak istiyor.”</p>

<p><strong>Amerika neye bakar?</strong></p>

<p>“Bugün başta İran olmak üzere bölge ülkelerine yönelik haydutluğun “özgürlük” söylemiyle servis edilmesine hiç kimse kanmamalı! Afganistan’dan Irak’a, Libya’dan Suriye’ye; ABD’nin kirli postallarıyla girdiği her coğrafyada yıllardır yaşananlar ortada! ABD’nin bombardıman uçakları; dünyanın neresine özgürlük vaadiyle gittiyse, geriye kalan sadece kan kokan topraklar, gözü yaşlı anneler, yetim kalan evlatlar oldu… Şunu da unutmayalım; Bir ülkenin rejiminin ne olup olmadığı ABD’nin hiçbir zaman umurunda olmamıştır. ABD bir ülkenin; petrolüne, doğalgazına, nadir toprak elementlerine çökebiliyorsa, topraklarına istediği gibi askeri üsler, radar istasyonları kurabiliyorsa, o ülkede; Demokrasi varmış-yokmuş, kim yönetmiş, nasıl yönetmiş hiç problem etmez! Çünkü! ABD savaş gemileriyle geldiği, savaş uçaklarıyla bombalar yağdırdığı coğrafyalardan maden dolu şileplerle, petrol dolu tankerlerle geri dönmenin hesabını yapar. İşte tüm bu sebeplerle; İran’a yönelik saldırılara, mezhepçiliğin ve ırkçılığın dar kalıplarından değil, bu coğrafyada yaşayan insanların huzuru, güvenliği ve ortak geleceği açısından bakmalıyız.</p>

<p><strong>“Biz İran ile aynı taraftayız”</strong></p>

<p>“Şunu net olarak ifade etmek isterim! Biz, İran taraftarı değiliz! Biz, İran’la aynı taraftayız. Ne anlatıyorum: Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesinde, Türkiye ile İran’ın hiçbir farkı yoktur! İsrail’in Arz-ı Mev’ud hedefinde Türkiye ile İran’ın farkı yoktur! Günün sonunda; Siyonizm’in gözünde İran ne kadar hedefse, Türkiye o kadar hedeftir! O yüzden; Türkiye ile İran, aynı tarafta olmak mecburiyetindedir!”</p>

<p><strong>“Mesele bir disipline sığdırılamaz”</strong></p>

<p>“Meseleleri doğru bir yerden okumamız gerekiyor. Bugün İran meselesi; Birtakım çevrelerin ısrarla kaşıdığı, Mezhepler üzerinden ele alınacak Bir “ilahiyat” meselesi değildir.</p>

<p>Yine birtakım çevrelerin ısrarla üzerinde durduğu tarihsel farklılıklar üzerinden ele alınacak bir “tarih” meselesi de değildir. Bugün bu mesele, Jeopolitik, ekonomik ve demografik bir meseledir. Türkiye, bu üç konuda da İran’daki savaşın olumsuz etkileriyle karşı karşıyadır. Komşularımızın iç barışı, istikrarı ve güvenliği bölgemizin geleceği için kıymetlidir.</p>

<p>Bir örnek vermek istiyorum: Lübnan, İsrail’in işgal tehlikesiyle karşı karşıya… Amerika ve İsrail bir taraftan, Lübnan’ı bombalarken; Diğer taraftan ülke içerisindeki toplumsal fay hatlarını tetikliyor. Dün; İsrail’in yoğun bombardımanı altındaki Lübnan, İran büyükelçisini “istenmeyen kişi” ilan etti ve ülkeyi terk etmesini istedi.</p>

<p>Lübnan’da çıkacak bir iç savaş, sadece Lübnan’la sınırlı kalmayacaktır! Suriye böyle bir tabloya kayıtsız kalmayacak, Suriye’nin dahil olduğu bu denklemde, Irak’ta bu ateşin içine girecektir. Bu zincirleme reaksiyon; Amerika ve İsrail’in körüklemesiyle Bölgemizde yeni bir mezhep savaşının kapısını aralayacaktır. Bu nedenle bu mesele; Ne uzaktan izlenecek bir kriz,</p>

<p>Ne de başkalarının planlarına bırakılacak bir süreçtir.”</p>

<p><strong>“Savaşın seyrine Trump karar veremez”</strong></p>

<p>“Daha iki gün önce Trump bir açıklama yaptı! Neymiş;“İran’daki enerji tesislerine yönelik saldırıları beş gün erteliyormuş.”! Bir dakika ya! sen kim oluyorsun? Kime ne süresi veriyorsun? Eyy Trump; bunlar daha iyi günlerin! yakında kaçacak delik bulamayacaksın…Senin bu açıklamaların; Köşeye sıkışmanın verdiği çaresizlikle zaman kazanma çabasından başka bir şey değildir.</p>

<p>Niye? Çünkü, Washington’daki hesap Tahran’da tutmadı. Bölgedeki üsleri tarumar oldu, Demir kubbeleri kevgire döndü, Hürmüz’ün sularında boğuldu. Şimdi bir Pirus Zaferi uydurmaya çalışıyor. Neden? Çünkü kasımda seçim var, Trump seçimlerde rezil olmaktan korkuyor.</p>

<p>Bölgemizin seyrini; İsrail’in Arz-ı Mevud hedeflerine Trump’ın seçim hesaplarına teslim edemeyiz.</p>

<p>Tam da bu yüzden; Bu meseleyi akıl, feraset ve tarihî sorumlulukla doğru okumalı, Amerika ve İsrail’in karşısına Hep birlikte, konumlanmalıyız!”</p>

<p><strong>“Mescid-i Aksa değil, tüm İslam coğrafyası kundaklanıyor!”</strong></p>

<p>“1969’da bir meczup Mescid-i Aksa’yı kundakladığında, bugün 57 üyesi olan İslam İş birliği Teşkilatı, o yangının, küllerinden doğmuştu. Amaç neydi? Sorumluluk almak, birlikte hareket etmek Kudüs’ü korumak, Filistin davasını omuzlamaktı!</p>

<p>Aradan tam 57 yıl geçti…Gazze’den Lübnan’a kadar Yemen’den İran’a kadar sadece Mescid-i Aksa değil, tüm İslam coğrafyası kundaklanıyor!</p>

<p>Ama ortada ne ortak bir irade var ne de haysiyetli bir duruş var! Bundan 57 yıl önce Mescidi Aksa kundaklandığında bir araya gelen İslam ülkelerinden, şimdi bırakın 57 ülkeyi 7 ülke dahi bir araya gelip ciddi bir irade ortaya koyamıyor.</p>

<p>Burada bir özeleştiri yapmak zorundayız. Bugün İslam ülkeleri İspanya kadar cesur olamıyorsa; kendi kutsallarını korumak için bir kınama metninden öteye geçemiyorsa, durup düşünmemiz gerekir. İslam ülke liderlerinin esas görevi; kürsülerde hamaset yapıp kınamak değildir, Liderlerin görevi; İslam dünyasını ateşe vermek isteyen o kirli elleri kırmaktır!</p>

<p>Evet! Sorumluluğumuz ağır! Ama aynı zamanda sahip olduğumuz imkanlar da o nispette büyüktür. Yeter ki; bu imkan ve potansiyeli etkin bir şekilde kullanabilelim.”</p>

<p><strong>“D-8 harekete geçmeyi bekliyor!”</strong></p>

<p>“O İmkân ve potansiyel nerede diye soranlar olabilir! İşte D-8! Harekete geçmeyi bekliyor! Bakınız; D-8 sadece bir ekonomik organizasyon değildir. D-8 aynı zamanda Asya’dan Afrika’ya, Afrika’dan Avrupa’ya uzanan, stratejik bir güç potansiyelidir. D-8, dünyanın en kritik enerji üretim alanlarının üzerindedir. Küresel ticaretin ana damarları olan; ulaşım ve nakil hatlarını kontrol edebilecek konumdadır. İstanbul Boğazı’ndan Çanakkale’ye, Süveyş Kanalı’ndan Aden Körfezi’ne, Hürmüz Boğazı’ndan Basra Körfezi’ne kadar uzanan Hayati jeostratejik merkezlerin tam kalbinde yer almaktadır. Ama asıl güç buradan da büyüktür! 1 milyarı aşan nüfusu ile, 5 trilyon dolara yaklaşan ekonomik hacmi ile, eşi benzeri az bulunan bir potansiyeli temsil etmektedir. Bu kadar kaynağa ve stratejik güce sahip, daimi sekreterliği İstanbul’da bulunan bu kuruluşu Tozlu raflarda bırakan iktidara soruyorum: Bu kadar olan biten olaylar karşısında;</p>

<p>“Ne zaman harekete geçeceksiniz? Ne zaman harekete geçireceksiniz?”</p>

<p><strong>“Dünya üzerindeki enerji ve gıda krizinin reçetesi D-8’dir” </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“İktidar bugün D-8’e neden dört elle sarılmalıdır? Çünkü, Dünya üzerindeki enerji ve gıda krizinin reçetesi D-8’dir. Öncelikle; D-8 ülkeleri kendi arasında enerjide güç birliği oluşturmalıdır!</p>

<p>D-8 coğrafyası enerji damarlarının tam merkezindedir. Petrol ve doğalgazda; ortak fiyatlama ve koordinasyon mekanizması kurulmalıdır, Enerji nakil hatları birlikte korunmalıdır ve enerji arzı üzerinden yapılan küresel manipülasyonlara karşı ortak refleks geliştirilmelidir.</p>

<p>Enerjiye sahip olup da karar verici olmamak kabul edilemez! İkincisi, gıda güvenliği için ortak tarım hamlesi başlatılmalıdır! Bugün savaşlar sadece silahla değil, gıda ile de yapılıyor. D-8 ülkeleri; Tarım üretiminde ortak planlama yapmalıdır, Stratejik ürünlerde birbirini tamamlayan üretim modeli kurmalıdır ve D-8 Gıda Güvenliği Ağı oluşturmalıdır. Hiçbir D-8 ülkesi açlıkla tehdit edilmemelidir! Şu unutulmamalıdır! İster enerji, ister gıda, ister güvenlik…</p>

<p>Küresel kuşatmalara ancak, küresel ve bölgesel ittifaklar oluşturarak karşı konulabilir.</p>

<p>Ama ittifakın adresi asla Amerika olmamalıdır. İşte D-8 bu ittifakın ta kendisidir! D-8’i harekete geçirmek başta olmak üzere, Bölgede Türkiye’nin omuzlarında ağır ve tarihî sorumluluklar vardır. Türkiye sıradan bir ülke değildir! Türkiye; Krizi doğru okuyan, Doğru yerde konumlanan doğru işi yapan bir öncü olmak zorundadır.”</p>

<p><strong>Erdoğan ve Bahçeli’ye teşekkür</strong></p>

<p>“Gazze’de yaşanan insanlık dramının ilk gününden itibaren ve İran’a saldırılar başladığından bu tarafa Türkiye’de toplumsal hassasiyetin oluşmasına katkı sunan liderlerden</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli’ye; İran ile ilgili gelişmelerin başladığı ilk andan itibaren etnik ve mezhep temelli gerilimlerin oluşmaması için mesajlar veren Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a Teşekkür ediyorum.</p>

<p>İnanıyoruz ki; gerilimlerin arttığı böylesi hassas dönemlerde itidal, basiret ve ortak akıl, her zamankinden daha büyük bir önem taşımaktadır.”</p>

<p><strong>“Dış politikada akıl tutulması yaşanıyor”</strong></p>

<p>“Fakat böylesi önemli bir dönemde, Bu ümit verici mesajlara rağmen, Asla kabul edemeyeceğimiz gelişmelere de şahit oluyoruz! Mesela! Dışişleri Bakanı Sayın Fidan’ın Riyad’da altına imza attığı o bildirge, tarihe bir “utanç vesikası” olarak geçmiştir. Mesela! ABD ve İsrail bölgeyi kan gölüne çevirirken, tüm faturayı getirip İran’a kesmeye kalkmak, "suçlu budur" diye parmak sallamak ne devlet ciddiyetine sığar ne de bölge gerçeklerine!</p>

<p>Mesela! Daha bu hafta Ordu ilimizin sahiline vurmuş, bomba yüklü, ABD yapımı bir insansız deniz aracı tespit edildi ve kontrollü bir şekilde imha edildi… Soruyoruz: Bunun hesabını kim verecek?</p>

<p>NATO’nun imha ettiği füzenin parçası düştüğünde anında İran Büyükelçisini apar topar çağıran Dışişleri Bakanlığı, bu tehdit karşısında ABD ya da Ukrayna’nın büyükelçisini Dışişleri’ne çağırdı mı? Bu hadisenin izahı talep edildi mi? Cevap; Maalesef hayır!”</p>

<p><strong>“Tarihin doğru tarafında durun”</strong></p>

<p>“Buradan açıkça uyarıyoruz! Sözlerinizde itidal çağrısı yaparken, eylemlerinizle bunun tam tersini sergilemeyin! Gelin; Bu kez olsun, söylem ile eylem arasındaki bu çelişkiyi ortadan kaldırın! Gelin; dış politikada savrulmayı değil, şahsiyetli bir dış politikayı esas alın! Unutmayın; böylesi kritik bir dönemde tarafsız kalmak değil, doğru tarafta durmak esastır! Gelin, bu sefer olsun, Tarihin doğru tarafında yer alın!”</p>

<p><strong>“O “fantastik” projeden vazgeçin!”</strong></p>

<p>“İktidara iki önemli çağrıda daha bulunmak istiyorum. Bugün Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler bize bir gerçeği haykırıyor: Boğazlar sadece birer su yolu, birer coğrafi geçit değildir. Bundan 100 yıl önce; Dönemin “küresel zorbaları” bütün güçleriyle Çanakkale Boğazı’na saldırdılar. Ama o iradeyi aşamadılar! Bugün aynı “küresel zorbalar”, yine bütün güçleriyle Bu kez Hürmüz Boğazı üzerinden Bölgemizi kuşatmaya çalışıyorlar. Görüyoruz ki;</p>

<p>Boğazlar bir bölgenin can damarı, küresel baskılardan kurtulmanın anahtarıdır. Bizim ülke olarak buradan bir ders çıkartmamız gerekiyor. Çanakkale ve İstanbul boğazları da Türkiye’nin egemenliği ve dünya barışı için stratejik öneme sahiptir. Bu statü güçlendirilmeli, zarar verecek her türlü adımdan kaçınılmalıdır. Boğazların stratejik önemini tartışmaya açabilecek; Kanal İstanbul denilen, Ekonomik ve politik akılla izah edilemeyecek O “fantastik” projeden vazgeçin! Boğazlar milletimizin egemenlik belgesidir! Montrö Antlaşması ile güvence altına alınmış boğazları tartışmaya açmanın, bu tapuyu zayıflatmanın kimseye faydası yoktur!</p>

<p><strong>“Üsleri tam kontrolümüze alın!”</strong></p>

<p>“Değerli arkadaşlar; İkinci çağrımız çok daha stratejiktir! Kürecik başta olmak üzere, ülkemizdeki ABD üslerini Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tam kontrolüne alın. Yıllardır “müttefiklik” adı altında yürütülen politikaların Bu coğrafyaya huzur değil, kaos getirdiğini artık görün. Bir devletin kendi toprağında, kontrolü tam olarak kendisinde olmayan askeri yapılar barındırması, tam bağımsızlık ilkesiyle bağdaşmaz. Kürecik Radar Üssü üzerinden akan verilerin, İsrail’in güvenliğine hizmet ettiği bilinen bir gerçek. Bu ne anlama geliyor; Bu topraklardan elde edilen istihbarat, Amerika’yı ve İsrail’i koruyan bir kalkana dönüştü! Bunu kabul edemeyiz! Bu topraklar; Komşu halklara, mazlumlara yönelen saldırıların Ne lojistik üssü olabilir, Ne de istihbarat merkezi olabilir! Artık vakit gelmiştir: Yabancı postalların bu topraklardaki varlığına son verilmeli, Siyonizm’in çıkarları için çalışan radar ekranları kapatılmalıdır! Bu üsler; Tamamen Türk askerinin konuşlandığı, Emir-komuta zincirinin %100 Ankara’ya bağlı olduğu Gerçek anlamda millî karargâhlara dönüştürülmelidir!”</p>

<p><strong>“İktidarın radarları: Füzeye değil, plakaya ayarlı!”</strong></p>

<p>“Dünyanın hali ortada, tüm komşularımız kaygı içinde gökyüzünü izliyor. Bölge ülkelerinin radarları; sınırlarına yaklaşan füzelere, insansız hava araçlarına kilitlenmiş durumda… Peki, bizim iktidarın radarları neye ayarlı? Söyleyeyim: Vatandaşın araç plakalarına ayarlı! Dünya; çok başlıklı füzelere odaklanmışken, bizimkiler araç içi ses sistemine odaklandı. Dünya; hipersonik teknolojileri konuşurken, bizimkiler plakaların harfleri kalın mı olacak ince mi olacak onu konuşuyor. Bu iktidar, Milli İrade, Milli İrade diye meydanlarda nutuk attığı günleri unuttu.</p>

<p>Milleti artık irade sahibi olarak değil bütçe açıklarını kapatacak bir kaynak olarak görüyor.</p>

<p>Bir ülkede sabah zamla uyanacaksın, öğlen vergi yüküyle boğuşacaksın, akşam da ceza tehdidiyle evin yolunu tutacaksın! Bu vatandaş devletini nasıl yanında hissetsin!</p>

<p>Bir ülkede; bütçe bozulduğunda ilk fedakârlık vatandaştan bekleniyorsa,</p>

<p>Yolsuzlukların, faturası millete kesiliyorsa, tasarruf denildiğinde garibanın sofrası küçülürken, imtiyaz sahiplerinin düzeni bozulmuyorsa, orada adil düzen değil, “alavere dalavere Mehmetler nöbete” düzeni vardır.</p>

<p>Bu iktidar: Ne zaman açığı kapatamasa, çözümü milletin cebinde arıyor. Ne zaman hesabı tutturamasa, faturayı vatandaşa çıkarıyor. Ne zaman denge kuramasa, millete sabır tavsiye ediyor. Buradan soruyoruz: Siz bütçeyi millet için mi yapıyorsunuz, yoksa milleti bütçe açığını kapatacak bir araç olarak mı görüyorsunuz? Devlet, vatandaşına tuzak kuran bir tahsilat kapısı değildir! Devlet; adaletin kapısıdır, merhametin gücüdür, hakkaniyetin teminatıdır!</p>

<p>Bu millet; trafik tabelalarının arkasına saklanmış cezalarla, her geçen gün ağırlaşan vergilerle, her gün yeni bir ödeme kalemiyle tehdit edilmekten yoruldu! Bu millet cezayla yönetilmek istemiyor! Bu millet adalet istiyor! Vergide adalet istiyor! Bölüşümde adalet istiyor! Denetimde adalet istiyor! Yükün paylaşımında adalet istiyor!</p>

<p>Peki, iktidar ne yapıyor? Vergiyle, harçla, cezayla, zamla, tuzakla… Milletin alın teri üzerinden bütçe açığını kapatmaya çalışıyor, Devlet dediğiniz şey, Bütçe açığını, milletin cebinden tamamlayan bir tahsilat makamı değildir. Devlet; adaletle yöneten, hakkaniyetle bölüşen, yükü adil dağıtan kurumdur. Peki “Adalet” nedir? Adalet; bütçe açığı olduğunda; ilk fedakârlığı dar gelirliye yüklememektir. Adalet; Yolsuzluğu önleyip, vatandaşa kemer sıktırmamaktır.</p>

<p>Adalet; Beceriksizliğin bedelini maaşlıya, emekliye, çiftçiye, esnafa yıkmamaktır.</p>

<p>Adalet; vergide de, harcamada da, denetimde de eşit davranmaktır.</p>

<p>Ama bugün tablo bu saydıklarımın tam tersinedir. Onun için diyoruz ki: Bu millet cezayla değil, adaletle yönetilmek istiyor.”</p>

<p><strong>“Temiz evler” seferberliği başlatalım”</strong></p>

<p>“Dünyada sınırlar değişiyor, haritalar yeniden çiziliyor… Peki biz Türkiye’de günlerdir neyi konuşmak zorunda kaldık? “Kimin kaç tapusu var? Kimin nerede dairesi var?” İktidara ve muhalefete sesleniyorum; Gelin bu krizi bir fırsata çevirelim! İtalya’da 90’lı yıllarda yapılan o meşhur "Temiz Eller" operasyonunu hatırlarsınız. Biz de Türkiye’de "TEMİZ EVLER SEFERBERLİĞİ” başlatalım! Siyasetçisinden bürokratına, hakiminden valisine kadar herkesin mal varlığını, şeffaf bir şekilde milletin denetimine açalım. "Nereden buldun?" yasasını derhal çıkaralım. Yanlış anlaşılma olmasın! Biz; kimin kaç tapusu, kaç evi, kaç dairesi olduğuyla değil o dairelerin, tapularının nasıl alındığıyla ilgileniyoruz. Yoksa Helal yolla kazanılmış hiçbir tapuyla, zenginlikle problemimiz olamaz. Bugün, “Terörsüz bir Türkiye” ile birlikte</p>

<p>“Şaibesiz bir Türkiye’yi” de inşa etmek zorundayız.”</p>

<p><strong>“ABD’si bir Ortadoğu denklemi kurulmalıdır”</strong></p>

<p>“Bilinmesini isterim ki; Biz ümitsiz değiliz… Biz, bu coğrafyanın; bin yıllık birikimine, Selçuklu’nun ferasetine, Osmanlı’nın adaletine, Cumhuriyet’in azmine Yürekten inanıyoruz, güveniyoruz! Artık, ABD’siz bir Ortadoğu denklemi kurulmalıdır. Türkiye bu denklemi kuracak kudrete sahiptir. Yeter ki bu irade ortaya konulsun! Yeter ki doğru bir duruş sergilensin!</p>

<p>Bu coğrafyada; Kendi egemenliğini başkalarının planlarına terk eden değil, Kendi geleceğini kendi tayin eden bir Türkiye olmalıdır! Bu nedenle; Türkiye bekleyen değil, harekete geçen olmalıdır. Seyreden değil, yön veren olmalıdır. Tepki veren değil, inisiyatif alan olmalıdır. İşte biz; Böyle bir Türkiye’yi teklif ediyoruz!”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/mahmut-arikan-d-8-harekete-gecmeyi-bekliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-25-at-125350-1.jpeg" type="image/jpeg" length="93632"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
