<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TV5</title>
    <link>https://www.tv5.com.tr</link>
    <description>Haberler... Türkiye ve Dünyadan Sıcak Gelişmeler Tv5 Canlı Yayın ve tv5.com.tr'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tv5.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 03 Aug 2026 23:15:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uçakta rahatsızlanan yolcuya ilk müdahaleyi Bakan Memişoğlu yaptı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/ucakta-rahatsizlanan-yolcuya-ilk-mudahaleyi-bakan-memisoglu-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/ucakta-rahatsizlanan-yolcuya-ilk-mudahaleyi-bakan-memisoglu-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, seyahat ettiği uçakta rahatsızlanan yolcuya ilk müdahaleyi yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, Batman ve Siirt'teki İl Değerlendirme Programları'nın ardından İstanbul'a dönüş yolculuğundaki Sağlık Bakanı Memişoğlu'nun seyahat ettiği uçakta, bir yolcu rahatsızlandı.</p>

<p>Kabin ekibinin, 'sağlık personeli' çağrısı üzerine Memişoğlu, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol ve beraberindekilerle hastanın yanına giderek, ilk müdahaleyi yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerçekleştirilen müdahalenin ardından yolcunun sağlık durumunun kontrol altına alındığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/ucakta-rahatsizlanan-yolcuya-ilk-mudahaleyi-bakan-memisoglu-yapti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/02/kemal-memisogluaa-2438290.jpg" type="image/jpeg" length="75072"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Estetiği Nedir? Estetik Bir Gülüş İçin Merak Edilen Tüm Detaylar]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/dis-estetigi-nedir-estetik-bir-gulus-icin-merak-edilen-tum-detaylar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/dis-estetigi-nedir-estetik-bir-gulus-icin-merak-edilen-tum-detaylar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş estetiği yalnızca daha beyaz dişlere sahip olmak anlamına gelmez. Sağlıklı, doğal ve yüz hatlarıyla uyumlu bir gülüş oluşturmak için dişlerin yanı sıra dudak yapısı, diş eti seviyesi, yüz şekli ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilir. Bu nedenle başarılı bir estetik diş tedavisi, tek tip bir uygulamadan ziyade ayrıntılı bir planlama sürecini gerektirir.</p>

<p>Diş estetiği yaptırmayı düşünen kişilerin en çok merak ettiği konular arasında hangi işlemlerin uygulandığı, tedavinin ne kadar sürdüğü, sonuçların kalıcı olup olmadığı ve <a href="https://www.dokuclinic.com/dis-estetigi" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>diş estetiği</strong></span></a> fiyatlarının nasıl belirlendiği yer alır. Uygulanacak tedavinin kişiden kişiye değişmesi nedeniyle bütün bu soruların yanıtları da hastanın ağız ve diş yapısına göre farklılaşabilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Nedir?</h2>

<p>Diş estetiği, dişlerin görünümünü ve gülüşün genel uyumunu iyileştirmeyi amaçlayan işlemlerin bütünüdür. Bu uygulamalar sırasında dişlerin rengi, boyutu, şekli, sıralanışı ve birbirleriyle olan oranı değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde diş etlerine yönelik işlemler de tedavi planına dahil edilebilir.</p>

<p>Diş estetiğinin temel amacı yalnızca dikkat çekici derecede beyaz veya kusursuz görünen dişler oluşturmak değildir. Asıl hedef, kişinin yüz hatlarına uygun ve doğal görünümünü koruyan bir gülüş tasarlamaktır. Bu nedenle diş rengi ve formu belirlenirken kişinin yaşı, ten rengi, dudak yapısı ve yüz oranları dikkate alınır.</p>

<h2>Diş Estetiği Hangi Sorunlara Çözüm Sunar?</h2>

<p>Diş estetiği farklı nedenlerle ortaya çıkan birçok görünüm probleminin düzeltilmesinde kullanılabilir. Dişlerin doğal rengini kaybetmesi, ön dişlerde kırık veya çatlak bulunması, dişler arasında istenmeyen boşlukların oluşması ve diş boylarının birbirinden farklı görünmesi estetik tedavilerin en sık uygulandığı durumlardır.</p>

<p>Hafif çapraşıklıklar, aşınmış diş yüzeyleri, şekil bozuklukları ve düzensiz diş eti seviyeleri de gülüş estetiğini etkileyebilir. Hangi sorunun hangi yöntemle düzeltileceği ise ayrıntılı muayene sonucunda belirlenir. Bazı kişilerde tek bir işlem yeterli olurken daha kapsamlı vakalarda birden fazla uygulamanın birlikte planlanması gerekebilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Kimler İçin Uygundur?</h2>

<p>Dişlerinin görünümünden rahatsız olan ve daha dengeli bir gülüşe sahip olmak isteyen yetişkinler diş estetiği uygulamalarından yararlanabilir. Ancak estetik işlemlere başlamadan önce ağız ve diş sağlığının uygun olması gerekir.</p>

<p>Aktif diş eti hastalığı, çürük, enfeksiyon veya ciddi kemik kaybı bulunan kişilerde öncelikle mevcut sağlık sorunları tedavi edilir. Ağız sağlığı kontrol altına alındıktan sonra estetik işlemler planlanabilir. Bu yaklaşım, hem elde edilen görünümün korunmasına hem de uzun vadede daha sağlıklı sonuçlar alınmasına yardımcı olur.</p>

<h2>Diş Estetiği Nasıl Planlanır?</h2>

<p>Diş estetiği planlaması ayrıntılı muayeneyle başlar. Diş hekimi öncelikle dişlerin, diş etlerinin ve çene yapısının genel durumunu inceler. Hastanın hangi görünümden rahatsız olduğu ve tedavi sonrasında nasıl bir sonuç beklediği de bu aşamada değerlendirilir.</p>

<p>Fotoğraf çekimleri, ağız içi taramalar ve dijital ölçümler kullanılarak dişlerin yüzle olan ilişkisi analiz edilebilir. Ardından hangi işlemlerin uygulanacağı, tedavinin ne kadar süreceği ve elde edilebilecek sonuçlar hastayla paylaşılır. Kişinin beklentilerinin gerçekçi biçimde değerlendirilmesi, tedavi memnuniyeti açısından büyük önem taşır.</p>

<h2>Diş Estetiğinde Hangi Yöntemler Kullanılır?</h2>

<p>Diş estetiğinde uygulanacak yöntem, kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Diş beyazlatma, porselen lamine, zirkonyum kaplama, bonding, estetik dolgu ve diş eti düzenlemeleri en sık kullanılan uygulamalar arasında yer alır.</p>

<p>Bazı hastalarda dişlerin konumunu düzeltmek için ortodontik tedavi gerekebilir. Şeffaf plaklar veya farklı ortodontik yöntemler sayesinde dişler daha düzgün bir sıralamaya getirilebilir. Estetik sonucun sağlıklı biçimde korunabilmesi için tedavi planı yalnızca görünüm değil, çiğneme ve kapanış fonksiyonları dikkate alınarak hazırlanmalıdır.</p>

<h2>Estetik Dolgu ile Bonding Aynı İşlem midir?</h2>

<p>Estetik dolgu ve bonding benzer malzemelerle gerçekleştirilebilir ancak uygulamanın amacı ve kapsamı farklılık gösterebilir. Estetik dolgular genellikle çürük veya madde kaybı bulunan bölgeleri onarmak için kullanılır. Bonding ise daha çok dişin görünümünü, şeklini veya boyutunu değiştirmeyi hedefler.</p>

<p>Her iki uygulamada da diş rengindeki kompozit materyaller tercih edilebilir. Hangi işlemin gerekli olduğu dişin mevcut durumuna göre belirlenir.</p>

<h2>Diş Eti Estetiği Neden Yapılır?</h2>

<p>Gülüş sırasında diş etlerinin gereğinden fazla görünmesi veya diş eti seviyelerinin düzensiz olması estetik bütünlüğü etkileyebilir. Diş eti estetiği, dişlerin daha simetrik ve dengeli görünmesini sağlamak amacıyla uygulanabilir.</p>

<p>Bazı kişilerde diş eti dokusunun yeniden şekillendirilmesi yeterli olurken bazı durumlarda daha kapsamlı periodontal işlemler gerekebilir. Diş eti sağlığı korunmadan yapılan estetik uygulamalar uzun vadede istenilen sonucu vermeyebilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Doğal Görünür mü?</h2>

<p>Doğru planlanan diş estetiği uygulamaları doğal bir görünüm sağlayabilir. Bunun için dişlerin yalnızca beyaz olması yeterli değildir. Dişlerin boyutu, formu, yüzey özellikleri ve ışığı yansıtma biçimi doğal görünüm üzerinde etkilidir.</p>

<p>Aşırı beyaz, yüz yapısıyla uyumsuz veya birbirinin tamamen aynısı görünen dişler yapay bir görüntü oluşturabilir. Başarılı bir tedavide kişinin doğal yüz ifadesinin korunması ve dişlerin çevre dokularla uyumlu olması hedeflenir.</p>

<h2>Diş Estetiği Ne Kadar Sürer?</h2>

<p>Tedavi süresi uygulanacak işlemlere göre değişir. Diş beyazlatma veya küçük bonding uygulamaları daha kısa sürede tamamlanabilirken porselen lamine, zirkonyum kaplama ve kapsamlı gülüş tasarımı işlemleri birkaç seans gerektirebilir.</p>

<p>Diş eti tedavileri, çürüklerin giderilmesi veya ortodontik düzeltmeler gerekiyorsa toplam tedavi süresi uzayabilir. Bu nedenle net süre ancak muayene sonrasında hazırlanan tedavi planıyla belirlenebilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Ağrılı mıdır?</h2>

<p>Estetik diş işlemlerinin büyük bölümü lokal anestezi desteğiyle konforlu biçimde uygulanabilir. Yüzeysel işlemlerde anesteziye ihtiyaç duyulmayabilir. Dişlerde aşındırma veya diş eti müdahalesi yapılacaksa işlem öncesinde lokal anestezi uygulanabilir.</p>

<p>Tedavi sonrasında kısa süreli hassasiyet oluşabilir. Bu hassasiyetin süresi ve seviyesi yapılan işleme göre değişir. Uzun süren veya giderek artan ağrı durumunda diş hekimine başvurulmalıdır.</p>

<h2>Diş Estetiği Kalıcı mıdır?</h2>

<p>Diş estetiği uygulamalarının kullanım süresi yapılan işleme, kullanılan malzemeye ve kişinin ağız bakım alışkanlıklarına göre değişir. Porselen restorasyonlar uzun süre kullanılabilirken bonding uygulamaları daha erken bakım veya yenileme gerektirebilir.</p>

<p>Diş sıkma, sert cisimleri dişle kırma, yetersiz ağız bakımı ve düzenli kontrollerin ihmal edilmesi restorasyonların ömrünü kısaltabilir. Bu nedenle estetik tedavi sonrasında bakım alışkanlıklarının sürdürülmesi gerekir.</p>

<h2>Diş Estetiği Sonrasında Dişler Zarar Görür mü?</h2>

<p>Uygun yöntem seçildiğinde ve işlem doğru biçimde uygulandığında diş dokusunu mümkün olduğunca korumak hedeflenir. Ancak her tedavinin diş üzerinde oluşturduğu müdahale miktarı aynı değildir. Beyazlatma, bonding, lamine ve kaplama işlemleri farklı uygulama aşamalarına sahiptir.</p>

<p>Gereksiz aşındırmadan kaçınılması ve hastanın ihtiyacına uygun yöntem belirlenmesi önemlidir. Bu nedenle sağlıklı dişlere yalnızca görünüm amacıyla kapsamlı müdahale yapılmadan önce alternatiflerin değerlendirilmesi gerekir.</p>

<h2>Diş Estetiği Öncesinde Ağız Sağlığı Neden Önemlidir?</h2>

<p>Estetik tedavinin başarısı sağlıklı diş ve diş eti yapısına bağlıdır. Aktif çürüklerin, enfeksiyonların veya diş eti hastalıklarının üzerine yapılan estetik uygulamalar ilerleyen dönemde sorun oluşturabilir.</p>

<p>Tedavi öncesinde gerekli temizlik, dolgu, kanal tedavisi veya diş eti işlemleri tamamlanmalıdır. Sağlıklı bir temel üzerine yapılan estetik restorasyonlar daha uzun süre korunabilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?</h2>

<p>Tedavi sonrasında düzenli diş fırçalama ve diş arası temizliği ihmal edilmemelidir. Kullanılan restorasyonlara uygun bakım ürünleri konusunda diş hekiminin önerileri dikkate alınmalıdır.</p>

<p>Çok sert yiyecekleri ön dişlerle kırmak, tırnak yemek ve dişleri araç gibi kullanmak restorasyonlara zarar verebilir. Diş sıkma problemi bulunan kişilerde gece plağı kullanımı önerilebilir. Düzenli kontroller sayesinde küçük sorunlar büyümeden fark edilebilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Sonrası Kahve ve Çay İçilebilir mi?</h2>

<p>Kahve, çay, sigara ve yoğun renk pigmenti içeren içecekler doğal dişlerde ve bazı estetik materyallerde zamanla renklenmeye neden olabilir. Özellikle diş beyazlatma sonrasındaki ilk günlerde hekimin beslenme önerilerine uyulması önemlidir.</p>

<p>Uzun vadede bu içeceklerin tamamen bırakılması gerekmeyebilir ancak tüketim sıklığının azaltılması, sonrasında su içilmesi ve ağız bakımının düzenli yapılması renklenmenin kontrol edilmesine yardımcı olabilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Fiyatları Neye Göre Belirlenir?</h2>

<p><a href="https://www.dokuclinic.com/dis-estetigi" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>Diş estetiği fiyatları</strong></span></a> uygulanacak işlemlerin sayısına ve kapsamına göre değişir. Yalnızca diş beyazlatma uygulanmasıyla çok sayıda dişe lamine veya kaplama yapılması aynı maliyete sahip değildir.</p>

<p>Kullanılan malzemenin türü, işlem yapılacak diş sayısı, laboratuvar çalışmaları, ek tedavi ihtiyaçları ve kliniğin sunduğu hizmet kapsamı fiyatlandırmayı etkileyebilir. Bu nedenle yalnızca internet üzerinden görülen rakamlara göre karar vermek doğru olmaz.</p>

<h2>Diş Estetiği Fiyat Teklifinde Nelere Dikkat Edilmelidir?</h2>

<p>Fiyat teklifi alınırken hangi işlemlerin ücrete dahil olduğu açıkça öğrenilmelidir. Geçici dişler, ölçüm işlemleri, kontroller, laboratuvar çalışmaları ve gerekli ek tedaviler toplam maliyeti değiştirebilir.</p>

<p>Kullanılacak malzemenin türü ve işlemin kaç dişe uygulanacağı da netleştirilmelidir. Sadece en düşük fiyatı tercih etmek yerine tedavi planının kapsamı, hekimin deneyimi ve kullanılan materyaller birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<h2>Diş Estetiği İçin Doğru Klinik Nasıl Seçilir?</h2>

<p>Klinik seçiminde hijyen koşulları, kullanılan teknolojiler, hekimin deneyimi ve tedavi öncesinde yapılan bilgilendirme dikkate alınmalıdır. Hastaya muayene yapılmadan standart bir işlem önerilmesi kişiye özel tedavi yaklaşımıyla örtüşmez.</p>

<p>Önceki çalışmalar incelenebilir ancak her hastanın ağız yapısının farklı olduğu unutulmamalıdır. Başka bir kişide elde edilen sonuç, aynı işlemin herkeste aynı görüneceği anlamına gelmez.</p>

<h2>Diş Estetiği Sonrası Kontroller Neden Önemlidir?</h2>

<p>Kontroller sırasında diş etlerinin durumu, restorasyonların uyumu ve ağız bakım alışkanlıkları değerlendirilir. Erken dönemde fark edilen küçük aşınmalar, renklenmeler veya uyum sorunları daha kolay çözülebilir.</p>

<p>Düzenli kontroller yalnızca estetik görünümün değil, ağız sağlığının korunmasına da yardımcı olur. Kontrol aralığı yapılan işleme ve kişinin ağız sağlığına göre diş hekimi tarafından belirlenir.</p>

<p>Sık Sorulan Sorular</p>

<h3><strong>Diş estetiği kaç seansta tamamlanır?</strong></h3>

<p>Seans sayısı uygulanacak işleme göre değişir. Basit beyazlatma ve bonding uygulamaları kısa sürede tamamlanabilirken kapsamlı gülüş tasarımları birkaç seans gerektirebilir.</p>

<h3><strong>Diş estetiği kalıcı mıdır?</strong></h3>

<p>Uygulamanın kullanım süresi tercih edilen yönteme, ağız bakımına ve kişinin alışkanlıklarına bağlıdır. Düzenli kontroller estetik sonuçların daha uzun süre korunmasına yardımcı olur.</p>

<h3><strong>Diş estetiği fiyatları neden farklıdır?</strong></h3>

<p>İşlem yapılacak diş sayısı, kullanılacak malzeme, tedavinin kapsamı ve ek sağlık ihtiyaçları fiyatların değişmesine neden olabilir.</p>

<h3><strong>Diş estetiği yaptırmak için dişlerin kesilmesi gerekir mi?</strong></h3>

<p>Her uygulamada dişlerin kesilmesi gerekmez. Bonding ve beyazlatma gibi işlemler daha koruyucu olabilirken bazı kaplama tedavilerinde diş yüzeyinde hazırlık yapılabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Diş estetiği sonrası normal yemek yenebilir mi?</strong></h3>

<p>Yapılan işleme göre kısa süreli beslenme kısıtlamaları uygulanabilir. Diş hekiminin verdiği önerilere uyulduktan sonra normal beslenme düzenine dönülebilir.</p>

<h3><strong>Diş estetiği herkese uygulanabilir mi?</strong></h3>

<p>Genel ağız sağlığı uygun olan birçok kişiye uygulanabilir. Çürük, enfeksiyon veya diş eti hastalığı varsa öncelikle bu sorunların tedavi edilmesi gerekir.</p>

<h3><strong>Diş estetiğinde en doğal yöntem hangisidir?</strong></h3>

<p>Tek bir yöntem herkes için en doğal sonucu sağlamaz. Doğal görünüm, kişinin diş ve yüz yapısına uygun tedavinin seçilmesine bağlıdır.</p>

<h3><strong>Diş estetiği dişlere zarar verir mi?</strong></h3>

<p>Gereksiz müdahaleden kaçınılarak doğru yöntem uygulandığında diş dokusunu korumak hedeflenir. Tedavi planının uzman diş hekimi tarafından hazırlanması önemlidir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/dis-estetigi-nedir-estetik-bir-gulus-icin-merak-edilen-tum-detaylar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/tasarimsu-246.jpg" type="image/jpeg" length="41515"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin En İyi 10 Diş Hekimi ve Ağız Diş Sağlığı Merkezi]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/turkiyenin-en-iyi-10-dis-hekimi-ve-agiz-dis-sagligi-merkezi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/turkiyenin-en-iyi-10-dis-hekimi-ve-agiz-dis-sagligi-merkezi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı dişler, yalnızca estetik bir gülümseme için değil, günlük yaşam kalitesinin korunması açısından da büyük önem taşır. Diş ağrısı, eksik dişler, renk değişimleri veya çapraşıklık gibi sorunlar; yemek yeme alışkanlıklarından konuşmaya, sosyal ilişkilerden özgüvene kadar pek çok alanı etkileyebilir. Bu nedenle doğru diş hekimini ve güvenilir bir ağız diş sağlığı merkezini seçmeniz, tedavi sürecinin en önemli aşamalarından biridir.</p>

<p>Türkiye’de genel diş tedavilerinden estetik uygulamalara kadar geniş bir alanda hizmet veren çok sayıda klinik bulunuyor. Özellikle implant tedavisi, diş kaplama, kanal tedavisi, ortodonti, gülüş tasarımı ve diş beyazlatma gibi işlemler için İstanbul, İzmir, Ankara ve Antalya’daki merkezler yoğun ilgi görüyor.</p>

<p>Ancak bir kliniğin popüler olması, her hasta için doğru tercih olduğu anlamına gelmez. Hekim kadrosu, kullanılan teknoloji, sterilizasyon koşulları, tedavi seçeneklerinin çeşitliliği, hasta iletişimi ve tedavi sonrası takip süreci birlikte değerlendirilmelidir. Hazırladığımız Türkiye’nin en iyi 10 diş hekimi ve ağız diş sağlığı merkezi listesi, bu temel kriterler göz önünde bulundurularak oluşturuldu.</p>

<p><strong>Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Seçimi Neden Önemlidir?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diş tedavileri kişiye özel planlanmalıdır. Aynı şikâyetle kliniğe başvuran iki hastaya farklı tedaviler uygulanabilir. Örneğin eksik bir diş için bazı hastalarda implant uygun bir seçenek olurken, kemik yoğunluğu veya diş eti sağlığı yeterli olmayan kişilerde öncelikle destekleyici tedaviler gerekebilir.</p>

<p>Benzer şekilde, dişlerindeki renk değişiminden şikâyet eden herkes için aynı diş beyazlatma yöntemi kullanılmaz. Diş minesinin durumu, mevcut dolgular, kaplamalar, hassasiyet problemi ve renklenmenin nedeni işlem öncesinde değerlendirilmelidir. Çay, kahve veya sigara kaynaklı yüzeysel renklenmeler ile dişin iç yapısından kaynaklanan renk değişimleri farklı yaklaşımlar gerektirebilir.</p>

<p>İyi bir ağız ve diş sağlığı merkezi yalnızca mevcut şikâyetin giderilmesine odaklanmaz. Dişler, diş etleri, çene kemiği ve kapanış ilişkisi bir bütün olarak incelenir. Panoramik röntgen, üç boyutlu görüntüleme sistemleri ve ağız içi tarayıcılar da tedavi planlamasının daha ayrıntılı yapılmasına yardımcı olur.</p>

<p><strong>Türkiye’nin En İyi 10 Diş Hekimi ve Diş Kliniği</strong></p>

<p><strong>1. Işık Diş Ağız ve Diş Sağlığı Grubu</strong></p>

<p>Listenin ilk sırasında yer alan Işık Diş, İstanbul’da Bakırköy ve Kadıköy şubeleriyle hizmet veriyor. İlk şubesini 2013 yılında Bakırköy’de açan merkez, farklı diş hekimliği alanlarında çalışan hekimleri aynı çatı altında buluşturuyor. Avrupa ve Anadolu yakasında şubelerinin bulunması, İstanbul’un farklı bölgelerinde yaşayan hastalar için ulaşım kolaylığı sağlıyor.</p>

<p>Işık Diş’in hizmet alanları arasında <a href="https://isikdis.com.tr/implant-tedavisi/" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>implant tedavisi</strong></span></a>, implant üstü protezler, estetik diş hekimliği, E-max kaplamalar, zirkonyum uygulamaları, ağız ve çene cerrahisi, kanal tedavisi ve genel diş tedavileri bulunuyor. Merkezde estetik beklentilere yönelik gülüş tasarımı ve <a href="https://isikdis.com.tr/dis-beyazlatma/" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>diş beyazlatma</strong></span></a> uygulamaları da gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Birden fazla uzmanlık alanını ilgilendiren tedavilerde ekip yaklaşımına önem verilmesi, merkezin dikkat çeken yönlerinden biri. Özellikle implant ve protez uygulamalarının birlikte planlanması gereken vakalarda farklı branşların koordinasyon içinde çalışması tedavi sürecini kolaylaştırabilir.</p>

<p><strong>2. YesSmile</strong></p>

<p>İstanbul’da hizmet veren YesSmile, estetik diş hekimliği ve uluslararası hasta hizmetleriyle öne çıkan klinikler arasında yer alıyor. Kliniğin sunduğu tedaviler arasında diş implantları, porselen kaplamalar, zirkonyum kronlar, kanal tedavisi, dolgu, gülüş tasarımı ve profesyonel diş beyazlatma bulunuyor.</p>

<p>YesSmile, özellikle İstanbul dışından veya yurt dışından gelecek hastalar için ön değerlendirme süreci sunuyor. Hastaların mevcut röntgenleri ve ağız fotoğrafları incelenerek tahmini bir tedavi programı hazırlanabiliyor. Ancak kesin tedavi planının klinik muayene ve radyolojik değerlendirme sonrasında oluşturulması gerekiyor.</p>

<p>Estetik işlemlerle birlikte implant tedavisi yaptırmak isteyen hastalar için de farklı seçenekler değerlendirilebiliyor. Eksik dişlerin tamamlanmasının ardından kaplama veya beyazlatma gibi uygulamaların planlanması, gülüşün daha dengeli görünmesine yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>3. Hospitadent Dental Group</strong></p>

<p>Hospitadent, Türkiye’de geniş şube ağına sahip ağız ve diş sağlığı gruplarından biridir. Farklı şehir ve ilçelerde bulunan klinikleri sayesinde çok sayıda hastaya ulaşan kurum, genel diş hekimliğinden cerrahi işlemlere kadar kapsamlı bir hizmet sunuyor.</p>

<p>Merkezlerde ağız ve çene cerrahisi, çocuk diş hekimliği, ortodonti, periodontoloji, kanal tedavisi, protez uygulamaları ve estetik diş hekimliği alanlarında hizmet veriliyor. İmplant tedavisi de kurumun öne çıkan uygulamalarından biri.</p>

<p>Geniş şube ağı, özellikle düzenli kontrol gerektiren tedaviler açısından avantaj sağlayabilir. Tedaviye başlamadan önce tercih edeceğiniz şubede görev yapan hekimlerin uzmanlık alanlarını ve kliniğin sunduğu teknolojik imkânları incelemeniz yararlı olacaktır.</p>

<p><strong>4. Dentgroup Diş Klinikleri</strong></p>

<p>Dentgroup, dijital diş hekimliği uygulamalarını tedavi sürecine yoğun biçimde dahil eden merkezlerden biri olarak biliniyor. Ağız içi tarayıcılarla alınan dijital ölçüler, üç boyutlu tedavi planlamaları ve dijital protez tasarımları kliniğin öne çıkan özellikleri arasında bulunuyor.</p>

<p>Kliniklerde implant tedavisi, porselen lamina, zirkonyum kaplama, şeffaf plak, kanal tedavisi, çocuk diş hekimliği ve gülüş tasarımı gibi hizmetler sunuluyor. Ofis tipi diş beyazlatma uygulamaları da kısa sürede daha aydınlık bir gülüş elde etmek isteyen hastalar tarafından tercih edilebiliyor.</p>

<p>İstanbul’un farklı bölgelerinde kliniklerinin bulunması, kontrol randevularını kolaylaştıran bir unsur. Özellikle ortodonti ve implant gibi uzun süre takip gerektiren tedavilerde kliniğe ulaşım önemli bir tercih kriteri olabilir.</p>

<p><strong>5. DentAkademi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi</strong></p>

<p>İstanbul Maltepe’de bulunan DentAkademi, farklı diş hekimliği branşlarını aynı merkezde bir araya getiren kapsamlı bir yapıya sahip. Ağız, diş ve çene cerrahisi, restoratif tedaviler, ortodonti, protez, çocuk diş hekimliği ve estetik uygulamalar merkezin çalışma alanları arasında yer alıyor.</p>

<p>Merkezde eksik dişlerin tamamlanmasına yönelik implant tedavisi uygulanırken, dişlerin görünümünü iyileştirmek isteyen hastalar için kaplama, bonding, gülüş tasarımı ve diş beyazlatma seçenekleri de sunuluyor.</p>

<p>Haftanın farklı günlerinde ve geniş çalışma saatleriyle hizmet verilmesi, yoğun iş temposuna sahip hastalar için randevu planlamasını kolaylaştırabilir. Maltepe ve çevresinde kapsamlı bir diş kliniği arayanlar açısından değerlendirilebilecek seçeneklerden biridir.</p>

<p><strong>6. Dişyeri Grup Diş Kliniği</strong></p>

<p>Dişyeri Grup, İstanbul’da Mecidiyeköy ve Esenyurt’taki merkezleriyle hizmet veriyor. Kliniğin önemli özelliklerinden biri, dijital diş laboratuvarının kendi bünyesinde yer almasıdır. Bu durum özellikle protez, kaplama ve gülüş tasarımı gibi laboratuvar aşaması bulunan işlemlerde hekim ile teknik ekip arasındaki iletişimi kolaylaştırabilir.</p>

<p>Kliniğin başlıca hizmetleri arasında implant tedavisi, implant üstü protezler, zirkonyum kaplamalar, porselen laminalar, diş eti tedavileri ve estetik diş hekimliği uygulamaları bulunuyor.</p>

<p>Diş renginden memnun olmayan hastalar için profesyonel diş beyazlatma seçenekleri de değerlendirilebiliyor. Beyazlatma işleminin kaplama veya implant gibi restorasyonlardan önce planlanması, hazırlanacak yeni dişlerin renginin daha doğru seçilmesini sağlayabilir.</p>

<p><strong>7. Dentakay Dental Clinics</strong></p>

<p>Dentakay; İstanbul, Ankara ve Antalya’daki klinikleriyle hizmet veren bir ağız ve diş sağlığı grubudur. Estetik diş hekimliği, kapsamlı ağız rehabilitasyonu ve uluslararası hasta hizmetleriyle tanınan merkez, farklı uzmanlık alanlarında çalışan geniş bir hekim kadrosuna sahiptir.</p>

<p>Kliniğin tedavi seçenekleri arasında implant tedavisi, All-on-4 uygulamaları, porselen veneer, zirkonyum kron, kanal tedavisi, diş eti tedavileri ve diş beyazlatma yer alıyor. Tam ağız rehabilitasyonu gerektiren vakalarda cerrahi ve protetik aşamalar birlikte planlanabiliyor.</p>

<p>Birden fazla şehirde klinik bulunması, farklı bölgelerde yaşayan hastalar için seçenek oluşturuyor. Bununla birlikte tedaviyi gerçekleştirecek hekimin kim olduğu ve kontrol randevularının hangi merkezde yapılacağı başlangıçta netleştirilmelidir.</p>

<p><strong>8. Sevil Smile Studio</strong></p>

<p>Sevil Smile Studio; İstanbul, Antalya ve Didim’de bulunan klinikleriyle özellikle gülüş tasarımı ve estetik diş hekimliği alanında faaliyet gösteriyor. Kron, veneer, kompozit bonding, şeffaf plak ve implant uygulamaları merkezin öne çıkan hizmetleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Eksik dişleri bulunan hastalar için implant tedavisi uygulanabilirken, mevcut dişlerinin rengini değiştirmek isteyen kişiler için profesyonel diş beyazlatma alternatifleri sunuluyor. Ancak estetik bir gülüş planlanırken yalnızca diş renginin değil, yüz şeklinin, dudak yapısının, diş eti seviyesinin ve kapanış ilişkisinin de değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle kaplama yaptırmayı düşünen hastaların, doğal diş dokusunun ne ölçüde korunacağını ve alternatif tedavilerin bulunup bulunmadığını ayrıntılı biçimde öğrenmesi önem taşıyor.</p>

<p><strong>9. DentaGlobal Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği</strong></p>

<p>İzmir Bayraklı’da bulunan DentaGlobal, 2017 yılından bu yana faaliyet gösteriyor. Merkezde oral diagnoz, radyoloji, endodonti, ağız ve çene cerrahisi, protez, ortodonti, çocuk diş hekimliği ve diş eti tedavileri gibi farklı branşlarda hizmet sunuluyor.</p>

<p>Birden fazla dişini kaybetmiş veya hareketli protez kullanmak istemeyen hastalar için implant tedavisi seçenekleri değerlendiriliyor. Estetik beklentileri bulunan hastalara ise kaplama, gülüş tasarımı ve diş beyazlatma gibi uygulamalar sunulabiliyor.</p>

<p>Farklı uzmanlık alanlarının aynı klinikte bulunması, birden fazla tedaviye ihtiyaç duyan hastalar için koordineli planlama imkânı sağlayabilir. İzmir’de kapsamlı bir ağız ve diş sağlığı merkezi arayanlar için dikkat çeken seçeneklerden biridir.</p>

<p><strong>10. WestDent İzmir</strong></p>

<p>İzmir Bayraklı’da hizmet veren WestDent; implant, All-on-4, ağız cerrahisi, ortodonti, çocuk diş hekimliği, diş eti tedavileri ve estetik uygulamalar gibi geniş bir tedavi yelpazesine sahip.</p>

<p>Merkezde tek diş eksikliğinden tam dişsizliğe kadar farklı durumlara yönelik implant tedavisi planlamaları yapılabiliyor. Estetik diş hekimliği kapsamında zirkonyum kaplama, gülüş tasarımı ve diş beyazlatma uygulamaları da sunuluyor.</p>

<p>Hafta sonu hizmet verilmesi ve çalışma saatlerinin akşam saatlerine kadar devam etmesi, randevu planlamasında esneklik arayan hastalar açısından avantaj sağlayabilir.</p>

<p><strong>En İyi Diş Hekimini Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?</strong></p>

<p>Bir kliniğin modern görünmesi veya sosyal medyada sık paylaşım yapması tek başına yeterli bir tercih ölçütü değildir. Öncelikle tedavinizi gerçekleştirecek hekimin eğitimi, uzmanlık alanı ve ilgili tedavideki deneyimi değerlendirilmelidir.</p>

<p>Özellikle implant tedavisi planlanıyorsa çene kemiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir. İmplantın markası, yüzey özellikleri, cerrahi yöntemi, üzerine yapılacak protez ve tedavi sonrası kontrol programı hakkında bilgi almanız önemlidir. Kemik kaybı bulunan hastalarda ek cerrahi işlemlerin gerekip gerekmediği de muayene sırasında açıklanmalıdır.</p>

<p>Diş beyazlatma yaptırmayı düşünüyorsanız kullanılan yöntemi ve ürünün içeriğini öğrenmelisiniz. Kontrolsüz uygulamalar geçici hassasiyete veya diş eti tahrişine yol açabilir. Bu nedenle işlem öncesinde çürük, çatlak, diş eti çekilmesi veya eski dolgu gibi sorunların değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>Kararınızı yalnızca fiyat üzerinden vermemelisiniz. En düşük fiyat her zaman en ekonomik tedavi anlamına gelmediği gibi, en yüksek ücret de tek başına başarılı bir sonucu garanti etmez. Tedavinin uzun vadeli sürdürülebilirliği, hekime ulaşılabilirlik ve kontrol süreci de maliyet kadar önemlidir.</p>

<p><strong>Sık Sorulan Sorular</strong></p>

<p><strong>Türkiye’nin en iyi diş kliniği hangisidir?</strong></p>

<p>Herkes için tek bir en iyi diş kliniğinden söz etmek mümkün değildir. Doğru tercih; ihtiyaç duyduğunuz tedaviye, yaşadığınız şehre, hekimin uzmanlığına ve kliniğin takip sistemine göre değişir. İmplant konusunda güçlü bir merkez, ortodonti veya çocuk diş hekimliği açısından beklentilerinize uygun olmayabilir.</p>

<p><strong>İmplant tedavisi ne kadar sürer?</strong></p>

<p>İmplant tedavisi süresi hastanın kemik yapısına, uygulanacak implant sayısına ve ek cerrahi işlem gerekip gerekmediğine göre değişir. İmplantın çene kemiğiyle kaynaşması genellikle birkaç ay sürebilir. Uygun vakalarda geçici dişler daha erken hazırlanabilir.</p>

<p><strong>İmplant tedavisi ağrılı mıdır?</strong></p>

<p>İşlem genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Bu nedenle uygulama sırasında belirgin ağrı hissedilmez. Tedavi sonrasında hafif şişlik, hassasiyet veya ağrı görülebilir. Hekiminizin önerdiği ilaçları kullanmanız ve bakım talimatlarına uymanız iyileşme sürecini kolaylaştırır.</p>

<p><strong>Diş beyazlatma dişlere zarar verir mi?</strong></p>

<p>Diş hekimi kontrolünde ve uygun ürünlerle gerçekleştirilen diş beyazlatma işlemleri genel olarak güvenli kabul edilir. Ancak işlem sonrasında geçici hassasiyet oluşabilir. Evde kontrolsüz kullanılan yüksek konsantrasyonlu ürünler ise diş eti tahrişine ve hassasiyetin artmasına neden olabilir.</p>

<p><strong>Diş beyazlatma etkisi ne kadar sürer?</strong></p>

<p>Beyazlatma işleminin kalıcılığı kişinin beslenme ve ağız bakım alışkanlıklarına göre değişir. Çay, kahve, kırmızı şarap ve sigara tüketimi dişlerin yeniden renklenmesini hızlandırabilir. Düzenli bakım ve belirli aralıklarla yapılan kontroller, etkinin daha uzun süre korunmasına yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>Kaplama yaptırmadan önce diş beyazlatma yapılır mı?</strong></p>

<p>Doğal dişlerle kaplamaların aynı renkte görünmesi isteniyorsa diş beyazlatma işlemi kaplama hazırlığından önce yapılabilir. Beyazlatma sonrasında rengin dengelenmesi için bir süre beklenir ve kaplama rengi buna göre belirlenir. Mevcut kaplamaların ve dolguların beyazlatma işlemiyle renk değiştirmediği unutulmamalıdır.</p>

<p><strong>Diş kliniği seçmeden önce hangi sorular sorulmalıdır?</strong></p>

<p>Tedaviyi hangi hekimin uygulayacağını, işlem öncesinde hangi tetkiklerin yapılacağını, kullanılacak malzemeleri ve tedavinin kaç seans süreceğini sorabilirsiniz. Olası riskler, alternatif yöntemler, toplam maliyet ve tedavi sonrası kontrol programı hakkında da bilgi almanız gerekir.</p>

<p><strong>İlk diş hekimi randevusunda neler yapılır?</strong></p>

<p>İlk randevuda ağız içi muayene gerçekleştirilir ve mevcut şikâyetleriniz dinlenir. Gerekli görülürse panoramik röntgen veya üç boyutlu görüntüleme istenir. Ardından implant tedavisi, kaplama, dolgu veya diş beyazlatma gibi uygun tedavi seçenekleri hakkında bilgi verilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/turkiyenin-en-iyi-10-dis-hekimi-ve-agiz-dis-sagligi-merkezi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/turkiyenin-en-iyi-10-dis-hekimi-ve-agiz-dis-sagligi-merkezi.jpg" type="image/jpeg" length="82062"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akrep zehri laboratuvarda hayat kurtaran seruma dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/akrep-zehri-laboratuvarda-hayat-kurtaran-seruma-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/akrep-zehri-laboratuvarda-hayat-kurtaran-seruma-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de akrep sokmalarına bağlı zehirlenmelerin tedavisinde kullanılan panzehir, çok aşamalı biyolojik üretim sürecinin ardından hayat kurtaran seruma dönüşüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü bünyesindeki Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları ve Biyolojik Ürünler Dairesi Başkanlığında yürütülen üretim kapsamında yılda yaklaşık 10 bin doz antivenom (panzehir) hazırlanıyor.</p>

<p>Laboratuvar sorumlusu Veteriner Hekim Mehmet Ali Kanat, AA muhabirine, panzehir üretiminde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden temin edilen akreplerden yararlanıldığını söyledi.</p>

<p>Laboratuvara getirilen akreplerin kontrollü koşullarda bakılıp beslendiğini belirten Kanat, "Antivenomu, yani akrep panzehrini, akreplerden belirli aralıklarla zehir sağımı yaparak elde ediyoruz." dedi.</p>

<p>Kanat, doğrudan elde edilen venomun üretimde kullanılmadığını belirterek, "Akrepten alınan zehrin içinde farklı doku kalıntıları da bulunuyor. Bunların ayrıştırılması gerekiyor. Aksi halde venom kısa sürede bozulabiliyor. Bu nedenle uzun ve titiz bir saflaştırma sürecinden geçiyoruz." bilgisini paylaştı.</p>

<p><strong>Panzehir üretiminde 10 at kullanılıyor</strong></p>

<p>Saflaştırılan venomun protein ve enzim analizleriyle kalite kontrol testlerinden geçirildiğini aktaran Kanat, "Bizim akrep panzehri ürettiğimiz atlarımız var. Şu anda panzehir üretiminde kullandığımız 10 atımız var. Bu atlara düşük dozlarda enjeksiyonlar yapıyoruz. Bu enjeksiyonlardan sonra belli aralıklarda bu atlarımızın kanındaki panzehir miktarını ölçüyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Atların bağışıklık sisteminin oluşturduğu antikor seviyesinin düzenli olarak takip edildiğini dile getiren Kanat, şöyle konuştu:</p>

<p>"Yeterli düzeye ulaşıldığında atlardan plazma alıyoruz. Daha sonra bu plazmayı tamamen saflaştırıyoruz. Son üründe yalnızca akrep zehrine karşı etkili antikorlar kalıyor. Tüm kontroller yapıldıktan sonra sağlık müdürlüklerimize veriyoruz ve bütün illere dağıtıyoruz. Şu anda Türkiye'nin her yerinde bol miktarda akrep panzehrimiz bulunmakta ve vakaların tedavisinde kullanılmaktadır."</p>

<p><strong>Kuzey Afrika ve Orta Doğu'daki akrep türlerine karşı daha etkili</strong></p>

<p>Türkiye'de üretilen panzehrin özelliğine dikkati çeken Kanat, "Bizim özellikle panzehir üretiminde kullandığımız akreplerimiz, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki 'androctonus crassicauda' adında bir akrep türü. Bunun zehri çok zengin bir protein yapısı bulunuyor. Bu nedenle buna karşı ürettiğimiz bir panzehir neredeyse Kuzey Afrika'da, Orta Doğu'daki birçok akrep sokma vakalarının tedavisinde kullanılmaya uygun bir panzehir. Böyle de bir avantajı var aynı zamanda." açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Panzehir ihtiyacı yılda 10 bin doz</strong></p>

<p>Yaz döneminde özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile Adana çevresinde akrep sokması vakalarının arttığını ifade eden Kanat, kırsal bölgelerde çadırda veya damda uyuyanların daha fazla risk altında bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Kanat, "Panzehrimiz çok etkili ve bütün merkezlerde bulunduğu için herhangi bir ölüm vakası şu ana kadar görülmüyor. Son yıllarda da ciddi bir ölüm vakası görülmedi." dedi.</p>

<p>Bir yıllık bir emek sonunda ancak bir antivenomun üretilebildiğini ifade eden Kanat, "Ülkemizin akrep panzehri ihtiyacı yılda 10 bin doz. Biz bunu rahatlıkla üretiyoruz. Gerekli olduğu durumlarda kapasitemizi de artırabiliriz." diye konuştu.</p>

<p><strong>Çadırda kalanlar ve dışarıda yatanlar dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Kanat, akrep sokmalarına karşı uyarılarda da bulundu.</p>

<p>Özellikle yaz dönemi dışarıda yatanlar ve kırsalda çadırda kalanların kıyafetlerine, ayakkabılarına dikkat etmesi gerektiğine dikkati çeken Mehmet Ali Kanat, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kıyafet içindeki akreplerin sokma vakaları daha şiddetli oluyor. Birkaç yerden sokabiliyorlar. Çizme ve ayakkabı içinde birkaç defa sokabiliyor. Bu da vatandaşın aldığı zehir miktarının artmasına ve daha ciddi sorunlara sebep oluyor. Kıyafetlerini akreplerin giremeyecekleri yerlere asmaları ya da giyerken dikkatli bir şekilde temizlemeleri veya kontrol etmelerini tavsiye ediyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/akrep-zehri-laboratuvarda-hayat-kurtaran-seruma-donusuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/akrep.JPG" type="image/jpeg" length="27245"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstirahat raporlarında yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/istirahat-raporlarinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/istirahat-raporlarinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "e-Rapor" sistemi ile vatandaşların sağlık kuruluşlarından aldıkları istirahat raporları belirli istisnalar dışında elektronik ortamda düzenlenmeye başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yeni uygulamayla daha önce sistemde dijital karşılığı bulunmayan istirahat raporlarının da elektronik ortamda düzenlenmesi sağlandı.</p>

<p>e-Rapor sisteminden öğrenciler, 18 yaşını doldurmamış kişiler, memurlar, kamu görevlileri, esnaf ve serbest meslek sahipleri yararlanabilecek. Vatandaşlar, istirahat raporlarına e-Devlet üzerinden kolayca erişebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni düzenleme, işlemlerin daha hızlı ve pratik şekilde yürütülmesine olanak sağlayacak.</p>

<p>Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen tüm sağlık hizmet sunucularında görev yapan hekimler tarafından düzenlenebilecek istirahat raporları, elektronik ortamda güvenli şekilde kayıt altına alınırken, raporlar "e-Rapor Doğrulama Servisi" üzerinden de doğrulanabilecek.</p>

<p>Ayrıca elektronik ortamda düzenlenen istirahat raporları için basılı çıktı alınmasına gerek kalmadan işlemler daha hızlı şekilde gerçekleştirilebilecek.</p>

<p>Açıklamada ayrıca "Sağlık Bakanlığının hayata geçirdiği e-Rapor sistemi ile SGK tarafından düzenlenen istirahat raporları kapsam olarak farklıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında geçici iş göremezlik ödeneği alma hakkına sahip 4/A sigortalı işçiler ile isteğe bağlı 4/B sigortalılarının istirahat raporları, yine SGK sistemi üzerinden düzenlenmeye devam edecektir." ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/istirahat-raporlarinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/06/saglik-bakanligi.jpg" type="image/jpeg" length="70483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyku apnesi robotik cerrahiyle tedavi ediliyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi ile ağız içi ve gırtlak tümörlerinin tedavisinde robotik cerrahi tedavisi önemli avantajlar sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anatolia Hastanesi kulak burun boğaz uzmanı Op. Dr. Mehmet Akdağ, AA muhabirine, uyku apnesinin tanı ve tedavisinde robotik cerrahinin avantajlarına ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Uyku sırasında horlama ve nefes durması şikayetiyle başvuran hastalarda öncelikle muayene ile ayrıntılı değerlendirme yaptıklarını anlatan Akdağ, kulak burun boğaz muayenesi ve üst solunum yolları endoskopik incelemenin ardından daha önce uyku testi yapılmamış hastalara uyku esnasında vücut fonksiyonlarının gece boyunca kesintisiz kaydedildiği "polisomnografi"yi uyguladıklarını söyledi.</p>

<p>Uyku testi sonucunu detaylı şekilde değerlendirip, özellikle sırtüstü yatıldığında şikayetleri artan orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi saptanan hastalarla tedavi seçeneklerini paylaştıklarını dile getiren Akdağ, ağır uyku apnesinde altın standart tedavinin maske tedavisi olduğunu ancak bazı hastaların bunu düzenli kullanamadığını ifade etti.</p>

<p>Maske tedavisini kullanamayan hastalarda cerrahi seçeneklerin gündeme geldiğini belirten Akdağ, şöyle konuştu:</p>

<p>“Eğer hastanın gece uykusunda dil kökü düzeyinde tıkanıklığı varsa, biz bunu muayenede de özellikle uyku endoskopisi yaparak görebiliyoruz. Ya da buna ek olarak da uyku testinde pozisyonel dediğimiz sırtüstü yattığında apne-hipopne indeksinde artma ile uyku testi verilerinde şikayetlerinin çok artması, kandaki oksijen düzeyindeki düşmenin çok artmasıyla tespit ediyoruz. Arkasından tedavi seçeneklerimizi hastamızla paylaşıyoruz.”<img alt="8888-4" class="detail-photo img-fluid" height="495" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/07/8888-4.JPG" width="893" /></p>

<p><strong>"Hiçbir kesi olmadan hastamızın ameliyatını hassasiyetle yapıyoruz"</strong></p>

<p>Akdağ, dil kökünün büyümesine bağlı hava yolu tıkanıklığının gece boyunca nefes durmalarına neden olabildiğini, bunun kandaki oksijen düzeyini düşürdüğünü, hastaların derin uykuya dalamadığını, sabah yorgun uyandığını ve gün içinde uyku hali ile unutkanlık gibi şikayetler yaşayabildiğini kaydetti.</p>

<p>Robotik cerrahinin sağladığı teknik avantajlara değinen Akdağ, ameliyat sırasında yüksek çözünürlüklü kamera ve çok fonksiyonlu aletler kullanıldığını dile getirdi.</p>

<p>Da Vinci robotu kullanarak, ağız içinden gerçekleştirdikleri operasyonlarda boyunda kesi yapılmadığını vurgulayan Akdağ, "Yüksek çözünürlüklü bir kamera var. Ağız içerisine giren mikro cerrahi aletlerle ağız içerisinden dışarıda boyunda hiçbir kesi olmadan hastamızın ameliyatını hassasiyetle yapıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Robotik cerrahinin cerrahın elinin ulaşmasının zor olduğu bölgelere yüksek manevra kabiliyetiyle erişim sağladığını aktaran Akdağ, çevre dokulara zarar vermeden patolojik dokunun çıkarılabildiğine işaret etti.</p>

<p><strong>"İyileşme süresi çok daha kısa"</strong></p>

<p>Akdağ, sistemin entegre zeka tabanlı algoritmalarla çalıştığını belirterek, "Mesela cerrahın elinin titremesini bile hastaya yansıtmıyor. Anlık hareketlerimizi takip ediyor. Biz robotik cerrahi ile ameliyat yaparken kafamızı çok hafif kaldırsak bile alet hemen o anda duruyor. İnsan üzeri refleksleri olan bir sistem." diye konuştu.</p>

<p>Cihazın kendi kendine karar veren veya ameliyat yapan bağımsız yapay zekaya sahip olmadığına dikkati çeken Akdağ, tamamen cerrahın komutlarıyla eş zamanlı çalıştığını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Robotik cerrahinin hasta ve cerrah açısından önemli kolaylıklar sunduğunu ifade eden Akdağ, şunları kaydetti:</p>

<p>"Robotik cerrahinin özellikle bize en büyük avantajı, cerrahi alanda daha yüksek hassasiyetle ve daha geniş görüş açısı sunması, hasta konforu açısından kesi olmadan ameliyat yapmamız, daha az kanamalı ve daha az ödemli ameliyat yapmamız. Ve en önemlisi de iyileşme süresinin çok daha kısa olması, bizler için de hasta için de çok büyük bir konfor sağlıyor. Operasyon süremizi de kısaltmakta ve operasyona hakimiyetimizi cerrahi açıdan da yüksek miktarda artırmaktadır. Bizim için kulak burun boğazda cerrahinin geleceği değil bugünü şu anda robotik cerrahi."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/2222-15.JPG" type="image/jpeg" length="93071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayati KKKA uyarısı: Kene müdahalesinde bunları yapmayın]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/hayati-kkka-uyarisi-kene-mudahalesinde-bunlari-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/hayati-kkka-uyarisi-kene-mudahalesinde-bunlari-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, kene ısırması durumunda kolonya dökme, sigara basma veya keneyi ezme gibi hatalı müdahalelerin KKKA bulaşma riskini artırdığı uyarısında bulundu. Vücuda tutunan kenenin çıplak elle temas etmeden çıkarılması ve sonrasındaki 10 günlük belirti takibinin hayati önem taşıdığı vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Merve Kaplan, bahar ve yaz aylarında artan kene vakalarına ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı vatandaşları uyardı.</p>

<p>Kaplan, yaptığı yazılı açıklamada, kene ısırmasının KKKA gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkati çekerek, özellikle tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi riskli bölgelerde tedbirli olunması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlara doğaya çıkarken açık renkli ve uzun kollu giysiler tercih etmelerini tavsiye eden Kaplan, pantolon paçalarının da çorap içine sokulmasının kenenin vücuda ulaşmasını zorlaştıracağını ifade etti.</p>

<p>Kenelerin uçmadığını ve zıplamadığını, yerde yürüyerek vücuda tutunduğunu anımsatan Kaplan, eve dönüldüğünde kıyafetlerin ve vücudun detaylıca incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Kendinizi ve çocuklarınızı özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi ve diz arkası olmak üzere kene açısından mutlaka kontrol edin." uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>"Kenenin üzerine kolonya veya alkol dökmeyin"</strong></p>

<p>Vücuda tutunan kenenin fark edilmesi halinde panik yapılmaması gerektiğinin altını çizen Kaplan, müdahale sırasında yapılan yanlışlara dikkati çekti.</p>

<p>Kenenin kesinlikle çıplak elle tutulmaması gerektiğini vurgulayan Kaplan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Keneyi eldiven, bez veya poşet gibi bir malzeme kullanarak deriye en yakın yerden dikkatlice çıkarın. Eğer çıkaramıyorsanız vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Keneyi kesinlikle ezmeyin veya patlatmayın. Üzerine sigara basmayın, kolonya, alkol, gaz yağı veya benzeri maddeler dökmeyin. Erken fark etmek ve doğru müdahale etmek, hastalık riskini önemli ölçüde azaltır."</p>

<p>Kaplan, kene vücuttan çıkarıldıktan sonra da tedbirin elden bırakılmaması gerektiğini belirterek, kişinin 10 gün boyunca kendisini takip etmesi, bu süreçte ateş, halsizlik, kas ve baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal veya iştahsızlık gibi belirtilerden birinin görülmesi halinde derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/hayati-kkka-uyarisi-kene-mudahalesinde-bunlari-yapmayin</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/kene-2241600.jpg" type="image/jpeg" length="54802"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan yaz sıcaklarına karşı "su ve beslenme" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-yaz-sicaklarina-karsi-su-ve-beslenme-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-yaz-sicaklarina-karsi-su-ve-beslenme-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, yaz aylarında artan sıcaklık ve nem nedeniyle vatandaşlara sıvı tüketimi ve beslenme konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yaz aylarında artan sıcaklık ve nem nedeniyle vücut ısısı yükselirken, metabolizma bu duruma uyum sağlamaya çalışıyor. Aşırı terlemeye bağlı olarak başta sıvı olmak üzere, mineral kayıpları yaşanabiliyor buna bağlı olarak bayılma hissi, bulantı ve baş dönmesi gibi sağlık sorunları görülebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kronik hastalığı bulunanlar, küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki bireyler, hamileler ile açık alanda çalışanlar, sıcaklık değişimlerinden daha fazla etkileniyor.</p>

<p>Bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi, yeterli sıvı tüketiminin sağlanması ve besin güvenliği kurallarına uyulması sağlığın korunması açısından önem taşıyor.</p>

<p>Yaz aylarında susamayı beklemeden gün boyunca yeterli miktarda su tüketilmesi öneriliyor.</p>

<p>Günlük su ihtiyacı, vücut ağırlığının her kilogramı için yaklaşık 35 mililitre olarak hesaplanıyor. Bu miktar yetişkin bir bireyin günde ortalama 2,5 ila 3 litre su tüketimine karşılık geliyor.</p>

<p>Sıvı ihtiyacının karşılanmasında çay, kahve ve gazlı içecekler yerine, yarım yağlı süt, ayran ve meyve suyu gibi içeceklerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor.</p>

<p>Yaz aylarında egzersiz yapan bireylere de egzersiz sırasında kaybedilen sıvının yerine konulması amacıyla yeterli miktarda su tüketmeleri öneriliyor.</p>

<p>Aşırı sıcaklardan korunmak amacıyla bol, hafif ve açık renkli giysilerin tercih edilmesi, serinlemek için ılık duş alınması ve sıcağa bağlı hastalık belirtileri hissedildiğinde vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerekiyor.</p>

<p>Yaz aylarında da yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzelere yer verilmesi, kafein içeren içecekler yerine yarım yağlı süt, meyve suyu ile ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çaylarının tercih edilmesi önerisinde bulunuluyor.</p>

<p>Yağlı yiyecekler, kızartmalar ve hamur işlerinden mümkün olduğunca kaçınılması uyarısı yapılan açıklamada, yemeklerin haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme yöntemleriyle hazırlanması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Ayrıca meyve ve sebze tüketiminin artırılması, tam buğday ekmeği, yulaf ve bulgur gibi lif içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesi, yüksek kalorili hamur işi tatlıları yerine sütlü ve meyveli tatlılar ile dondurmanın tüketilmesi öneriliyor.</p>

<p>Besin zehirlenmeleri yaz aylarında daha sık görüldü için açıkta satılan yiyeceklerin tüketilmemesi, et, süt, yumurta ve balık gibi kolay bozulan gıdaların açıkta bekletilmemesi, besinlerin hazırlanması, saklanması ve pişirilmesi sırasında hijyen kurallarına özen gösterilmesi, besin kaynaklı hastalıkların önlenmesi açısından önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-yaz-sicaklarina-karsi-su-ve-beslenme-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/04/saglik-bakanligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="50760"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan son 2 yıldaki uygulamalara ilişkin açıklama:]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-son-2-yildaki-uygulamalara-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-son-2-yildaki-uygulamalara-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, son 2 yılda "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda sağlık sistemini güçlendirmek için hayata geçirdiği kapsamlı uygulamaları açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun 2 Temmuz 2024'te göreve başlamasıyla, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda sağlık sistemini güçlendirecek kapsamlı uygulamalar hayata geçirildi.</p>

<p>Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran, hizmet kalitesini yükselten ve koruyan, geliştiren, üreten sağlık modelini esas alan bu dönüşüm süreciyle sağlıkta yeni bir dönem başlatıldı.</p>

<p>Bakan Memişoğlu'nun göreve başladığı tarihten bugüne kadar küresel işbirliklerini geliştirecek 38 uluslararası belgeye imza atılırken, sağlık diplomasisini güçlendirmek adına 12 ülkeye resmi ziyaret gerçekleştirildi.</p>

<p>Son iki yılda 126 yeni Sağlıklı Hayat Merkezi ve 598 Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ile 100 adet ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesisi inşa edildi. Ülke genelinde bugün, toplam 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 8 bin 350 ASM ile birinci basamak sağlık hizmeti sunuluyor.</p>

<p>Koruyucu sağlık vizyonu ile 45 milyon vatandaşın kronik hastalık taraması ve izlemi gerçekleştirilirken, taramalar sonucunda aile hekimliği birimlerinde yaklaşık 12 milyon vatandaşa ilk kez tanı konularak tedavi süreçleri başlatıldı.</p>

<p>- Randevu bekleyen vatandaş sayısında yüzde 92 oranında düşüş sağlandı</p>

<p>Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nde (MHRS) bekleyen randevu talebi sayısı yaklaşık 4 milyondan 322 bin seviyesine gerileyerek, randevu bekleyen vatandaş sayısında yüzde 92 oranında rekor düşüş elde edildi.</p>

<p>Sigara bırakma polikliniklerinin sayısı 3 kat artarak 1577'ye yükselirken, polikliniklerde 497 bin 622 muayene gerçekleştirildi. ALO 171 hattı ile 888 bin 810, sahadaki mobil ekipler ile 875 bin 247 vatandaşımıza sağlık hizmeti sunuldu.</p>

<p>Bağımlılıkla mücadele kapsamında ALO 191 hattı üzerinden de 581 bin 730 vatandaşa rehberlik sağlandı.</p>

<p>Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik yayımlanan yönetmelikle bakım sürekliliğini esas alan entegre bir hizmet modeli belirlendi, evde sağlık hizmetlerinin kapsamı genişletilerek başvuru kanalları artırıldı, palyatif bakım ve evde sağlık koordinasyon birimleri oluşturulmasına yönelik düzenlemeler yapıldı.</p>

<p>Yeni yönetmelikle geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama ünitesi ve uygulama merkezi açma koşulları kolaylaştırılırken, verilen hizmetin daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya ulaşması hedeflendi.</p>

<p>Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarında sağlık hizmet sunumunun genişletildiği bu dönemde, uygulamalarda Bakanlığın yayımlandığı 15 kılavuzun esas alınması gerekliliği ortaya konuldu.</p>

<p>Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin usul ve esaslarda düzenleme yapılarak aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edildi.</p>

<p>2025'te hayata geçirilen "İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası" ile vatandaşlar yaklaşık 513 bin kilo verdi. Kampanyanın devamı niteliğinde bu yıl hayata geçirilen "Hareket Yaşını Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası" da vatandaşların hastalanmadan sağlığını korumasını ve hareketli olmasını amaçlıyor.</p>

<p>- Vatandaşlar, SMS ile kanser taramalarına davet edildi</p>

<p>"Ulusal Kanser Tarama Programı" kapsamında vatandaşlar, kısa mesajla kanser taramalarına davet edildi. Bu kapsamda gönderilen SMS sayısı 99 milyonu buldu.</p>

<p>Öte yandan bu süreçte, 1 milyon 723 bin anne adayına gebelik ve doğum sürecinde eğitim ve danışmanlık hizmeti verildi. "Her Gebeye Ebe" uygulaması kapsamında görev yapan koordinatör ebeler ise 722 bin 629 gebeye rehberlik etti.</p>

<p>Sağlık hizmet sunumunda karşılaşılan gerek finansal gerekse insan sağlığı açısından riskli olabilecek durumları veri analiz yöntemiyle tespit ederek önlemeye çalışan yeni nesil teftiş sistemi REDES ile denetimler gerçekleştirilirken, tespit edilen sorunlar çözülerek sağlıkta hizmet kalitesi yükseltildi.</p>

<p>İran'a iki kez insani amaçlı tıbbi malzeme gönderildi. İlk etapta, 8 Nisan'da İran'a Ağrı Doğubayazıt Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden 3 tır (60 palet) tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzemesi İran'a ulaştırıldı. İkinci etapta ise 25 Nisan'da 6 tır (107 palet) yardım malzemesi olarak bölgeye sevk edildi.</p>

<p>- Hepatit A aşısı 81 ilde kullanıma sunuldu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşların ilaca erişimini kolaylaştırmak için son iki yılda 782 yeni ilaç geri ödeme kapsamına alındı.</p>

<p>Dijital organ bağışı uygulaması da bu süreçte hayata geçirilen uygulamalardan biri oldu. Uygulama ile organ bağışı süreçleri e-Devlet ve e-Nabız üzerinden kolay ve erişebilir hale getirildi. Bu kapsamda 136 bin 884 vatandaş dijital organ bağışçısı olurken, uygulama sayesinde aylık organ bağış sayısı 2 bin 500'den 14 bine yükseldi.</p>

<p>Yerli aşı çalışmaları kapsamında hepatit A ve suçiçeği aşıları teknoloji transferiyle üretilmeye başlandı. Hepatit A aşısı 81 ilin tamamında kullanıma sunulurken, Altı Bileşenli Karma Aşı ve gebelere yönelik Tdab aşısı da programa dahil edildi.</p>

<p>e-Nabız sistemine entegre edilen "İlacım Nerede?" uygulamasıyla aylık ortalama 900 bin vatandaşa yönlendirme desteği sunuldu. Vatandaşlar zaman kaybetmeden sorgulama yaparak reçetesindeki ilaçların bulunduğu eczanelere erişim imkanı buldu.</p>

<p>Koruyan, geliştiren ve üreten sağlık vizyonu ile yapılan çalışmalar doğrultusunda genel sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı son bir yılda 6,2 puan artarak yüzde 69,4'e yükseldi.</p>

<p>Sağlık hizmet sunumunun daha etkin, şeffaf ve sürdürülebilir şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla mevzuat altyapısı sürekli olarak güçlendiriliyor. Son iki yıldaki 136 mevzuat düzenlemesiyle hayata geçirilen değişikliklerin hukuki altyapısı oluşturuldu.</p>

<p>- Yerli Kalp- Akciğer Makinesi ile ilk açık kalp ameliyatı gerçekleştirildi</p>

<p>Yerli kalp akciğer makinesi LIFELINE HLM, ilk kez Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde gerçekleştirilen açık kalp ameliyatında başarıyla kullanıldı.</p>

<p>ASELSAN tarafından geliştirilen, hayvan deneyleri ve klinik çalışmaları ise Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından yapılan makine, operasyon süresince sergilediği yüksek performansla sağlık teknolojilerinde önemli bir eşiğin geride bırakılmasını sağladı.</p>

<p>Bu süre zarfında ayrıca hematolojik kanserlerde kullanılan CAR-T hücre tedavisi tamamen yerli imkanlarla geliştirildi. Tedavi, geçtiğimiz yıl aralık ayında ilk kez Etlik Şehir Hastanesi'nde yapıldı ve bugüne kadar 12 hastaya CAR-T hücre tedavisi uygulandı.</p>

<p>Meme kanserinin erken teşhisi amacıyla geliştirilen Mamografi Tarama Raporlama Sistemi hayata geçirildi. 2024'ten bu yana 2 milyondan fazla tarama sonucu bu sistemle değerlendirildi. Şüpheli bulguların önceliklendirilmesi sayesinde erken tanı ve raporlama süreçlerinin etkinliği artırıldı.</p>

<p>- Yerli renkli Doppler Ultrasonografi Cihazı üretim çalışmaları başladı</p>

<p>Yerli Renkli Doppler Ultrasonografi cihazının geliştirilmesine yönelik proje çağrısı kapsamında sözleşme ve imza süreçleri tamamlandı ve üretim çalışmalarına başlandı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu'nun "Türkiye'nin sağlık vizyonunda tarihi bir eşik" olarak nitelendirdiği Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları ülke genelinde kullanılmaya başlandı. Ani kalp durmalarında erken ve etkili müdahale imkanı sağlayan cihazlar, ölüm ve kalıcı sakatlık riskini azaltarak acil sağlık hizmetlerinin etkinliğine önemli katkı sunuyor.</p>

<p>- Yerli Mobil Dijital Röntgen Cihazının kullanımına başlandı</p>

<p>ASELSAN işbirliğiyle geliştirilen "Mobil Dijital Röntgen Cihazı" kamu hastanelerinde kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Sağlık alanındaki bilimsel çalışmaların yenilikçi teknolojilere dönüştürülmesi amacıyla hayata geçirilen TÜSEB Teknoloji Transfer Ofisi yapılanması kapsamında, üniversitelerde ve şehir hastanelerinde 25 Teknoloji Transfer Ofisi kuruldu.</p>

<p>- 3 GÖKBEY Hava Ambulansı sağlık filosuna katılacak</p>

<p>Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen GÖKBEY ambulans helikopterinin test uçuşları yapıldı. En zorlu coğrafi ve iklim koşullarında sağlık hizmetine erişimi destekleyecek olan GÖKBEY, vatandaşlara hızlı ve etkin acil müdahale imkanı sunacak. Yılı sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterinin sağlık filosuna katılması öngörülüyor.</p>

<p>"Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek" programı kapsamında 2 bin 639 okulda yaklaşık 825 bin öğrenciye ulaşıldı.</p>

<p>Bakan Memişoğlu'nun 10 Nisan 2025'te ilk dersine katıldığı Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) eğitimleri kapsamında bugüne kadar 397 bin 140 kişiye sağlık okuryazarlığı eğitimi verildi.</p>

<p>- "Hedefimiz net: Sağlıklı Türkiye Yüzyılı"</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, NSosyal hesabından, "Hedefimiz net: Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" başlığıyla Bakanlığın son 2 yıldaki çalışmalarına ilişkin paylaşımda bulundu.</p>

<p>Paylaşımında bu süredeki çalışmaların yer aldığı video klibe de yer veren Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'nı 'Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli' ile ilmek ilmek işlemeye devam ediyoruz. Büyük sağlık ailemizle omuz omuza hep daha ilerisini hedefleyecek, 'Küresel Sağlıkta Öncü Türkiye' idealimiz için sarsılmaz bir azim, sevgi ve adanmışlıkla yürümeye devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-son-2-yildaki-uygulamalara-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 20:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/04/saglik-bakanligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="56902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme Süreci]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/tup-mide-ameliyati-sonrasi-beslenme-sureci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/tup-mide-ameliyati-sonrasi-beslenme-sureci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüp mide ameliyatı, obezite ile mücadelede kalıcı ve etkili bir çözüm sunarak binlerce insanın hayatını değiştirmeye devam ediyor. Ancak bu operasyonun başarısı sadece cerrahi müdahale ile sınırlı değildir. Ameliyat masasında başlayan bu değişim yolculuğu, operasyon sonrasındaki doğru beslenme disiplini ve kritik tıbbi kontrollerle tamamlanır. Birçok hastanın en çok merak ettiği ve endişelendiği konuların başında ise ameliyat sonrası beslenme evreleri ve "kaçak testi" süreci gelmektedir.</p>

<p><strong>Ameliyat Sonrası Güvencemiz: Kaçak Testi Nedir?</strong></p>

<p>Mide küçültme operasyonlarında, midenin büyük bir kısmı kesilerek çıkarılır ve kalan kısım özel tıbbi zımbalarla (stapler) kapatılır. Kaçak testi, bu zımba hattında herhangi bir sızıntı olup olmadığını kontrol etmek amacıyla yapılan hayati bir prosedürdür.</p>

<p>Genellikle ameliyat sırasında ameliyathanede yapılan ilk testin ardından, operasyondan 24 ila 48 saat sonra (hasta henüz sıvı gıdaya geçmeden önce) ikinci bir test daha uygulanır. Hastaya özel bir kontrast sıvı içirilerek röntgen (skopi) altında sıvının mideden geçişi izlenir. Bu testin başarıyla tamamlanması, hastanın güvenle sıvı beslenmeye geçebileceğinin en net kanıtıdır ve hem hekim hem de hasta için büyük bir konfor sağlar.</p>

<p><strong>Tüp Mide Sonrası Beslenme Evreleri</strong></p>

<p>Kaçak testinden olumlu sonuç alındıktan sonra, hastanın yeni ve küçük midesini yormayacak, iyileşme sürecini destekleyecek kademeli bir beslenme programı başlar. Bu program genellikle dört ana evreden oluşur:</p>

<p>Berrak Sıvı Dönemi (İlk 1-2 Hafta): Mideyi yormayacak et/tavuk suyu, tanesiz kompostolar ve özel protein takviyeleri tüketilir. Bu dönemde dehidrasyonu (susuzluğu) önlemek için yudum yudum su içmek çok önemlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Püre Dönemi (3-4. Haftalar): Mide yavaş yavaş katılara hazırlanır. Blenderdan geçirilmiş pürüzsüz sebze püreleri, ezilmiş peynir ve yoğurt gibi protein zengin gıdalar listeye eklenir.</p>

<p>Yumuşak Katı Dönemi: İyice çiğnemek kaydıyla yumuşak pişmiş köfte, balık ve yumuşak sebze yemeklerine geçiş yapılır.</p>

<p>Normal Beslenme Dönemi: Yaklaşık iki ayın sonunda hasta normal ama çok daha küçük porsiyonlarla beslenmeye başlar. Katı-sıvı ayrımı kuralı (yemeklerle birlikte sıvı tüketmeme) artık bir yaşam tarzı haline gelir.</p>

<p><strong>Sağlığın ve Güvenliğin Maliyeti</strong></p>

<p>Tüp mide ameliyatı planlarken hastaların en çok araştırdığı konulardan biri de süreç maliyetleridir. Ancak <a href="https://www.drhasanerdem.com/tup-mide-ameliyati/" rel="dofollow"><strong>tüp mide ameliyatı fiyatı</strong></a> değerlendirilirken, operasyonun yapılacağı hastanenin kaçak test teknolojileri, kullanılan zımba malzemelerinin kalitesi ve ameliyat sonrasında verilecek olan diyetisyen desteğinin bu ücrete dahil olup olmadığı mutlaka sorgulanmalıdır. Unutulmamalıdır ki obezite cerrahisinde kalite ve güvenlik, maliyetten çok daha önceliklidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/tup-mide-ameliyati-sonrasi-beslenme-sureci</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/resim1-33.png" type="image/jpeg" length="76665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muayene katılım payına yüzde 246 oranında zam]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/muayene-katilim-payina-yuzde-246-oraninda-zam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/muayene-katilim-payina-yuzde-246-oraninda-zam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nde yapılan değişiklikle muayene katılım paylarında yüzde 246 oranında zam yapıldı. Muayene katılım ücreti özel hastanelerde 100 TL, ikinci basamak devlet hastanelerinde 50 TL, eğitim araştırma hastaneleri ve üniversite hastanelerinde 90 TL olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nde değişiklik yapıldı. Yılın başında 20 TL'den 26 TL'ye çıkartılan ikinci basamak resmi sağlık kurumlarında hekim ve diş hekimi muayenelerinde katılım payı 50 TL'ye çıkartıldı.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı'na bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri ile bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri, üçüncü basamak olarak adlandırılan Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler ile devlet üniversitelerine ait tıp fakültesi ve diş hekimliği fakülteleri hastanelerinde ocak ayında 20 TL'den 26 TL'ye çıkartılan katılım payı 90 TL'ye çıkartıldı.</p>

<p>Özel üniversitelere ait tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültelerinde ocak ayında 26 TL'ye yükseltilen muayene katılım payı 100 TL'ye çıkartıldı. İkinci ve üçüncü basamak özel hastanelerde 60 TL olan katılım payı ise 100 TL'ye yükseltildi.</p>

<p>Aile hekimleri veya iş yeri hekimlerince sevk edilen hastalardan alınan katılım payına yüzde 50 indirim yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Muayene katılım payında zamlı fiyatlar bugünden itibaren yürürlüğe girecek.</p>

<p>Acil haller hariç olmak üzere on gün içerisinde aynı uzmanlık dalında farklı hastanelere yapılan başvurularda muayene katılım paylarından ilave 30 TL alınacak. Daha önce ilave alınan tutar 5 TL idi.</p>

<p>Uzun süre zam yapılmayan muayene katılım payları geçen yıl 5-6 kata varan oranlarda artırılarak 45 TL'ye yükseltilmişti. Yapılan bu artış kamuoyundan tepki çekerken, enflasyonu da artırıcı etkisi olduğu tespiti yapılmıştı. Bunun üzerine zamlar geri alınarak muayene katılım payı 20 TL'ye indirilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YURT HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/muayene-katilim-payina-yuzde-246-oraninda-zam</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/thumbs-b-c-e6e83de0faa58f0c1188a9d3ee40d705.webp" type="image/jpeg" length="81310"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGK'den SUT'ta kapsamlı değişiklik]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/sgkden-sutta-kapsamli-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/sgkden-sutta-kapsamli-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Kararı ile Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) ilaç listeleri, geri ödeme kuralları, SMA tedavi kriterleri, tanı ve tedavi işlemleri, fizik tedavi uygulamaları ile çok sayıda tıbbi malzemenin fiyat ve kullanım esaslarında değişikliğe gidildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu'nun kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararla birlikte Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) çok sayıda düzenleme yapıldı.</p>

<p>Düzenleme kapsamında EK-4/C ilaç listesinde yer alan çok sayıda ilacın fiyatı güncellendi. Bazı ilaçların barkod ve isim bilgileri değiştirilirken, maliyet gerekçesiyle bazı ürünler listeden çıkarıldı ve yerine yeni ürünler eklendi. MeCasermin, amifampridin, pegaspargase, flekainid asetat, tetrabenazin, dapson, kolşisin ve rufinamid başta olmak üzere çok sayıda ilaca ilişkin fiyat, isim ve liste kayıtları yeniden düzenlendi.</p>

<p>Kararla birlikte SUT'un 4.2.49 numaralı "Spinal Musküler Atrofi hastalığında nusinersen sodyum ve risdiplam kullanım ilkeleri" başlıklı maddesinde değişikliğe gidildi. SMA hastalarının bu tedavilere erişimine ilişkin geri ödeme ve kullanım kriterleri yeniden belirlendi.</p>

<p>Hizmet Başı İşlem Puan Listesi ile Tanıya Dayalı İşlem Puan Listesi'ne de çok sayıda yeni işlem eklendi. Bunlar arasında;</p>

<p>• Sezaryen sonrası vajinal doğum,<br />
• Polisomnografi ve çoklu uyku latansı testi,<br />
• Tanısal kolanjioskopi, biyopsi, taş çıkarılması ve lazer litotripsi işlemleri,<br />
• Actinyum-225 PSMA tedavisi,<br />
• KBT ile kemik mineral yoğunluğu ölçümü,<br />
• Bronkoskopik kriyobiyopsi,<br />
• Endobronşiyal ultrason eşliğinde transbronşiyal kriyobiyopsi,<br />
• Bronşiyal termoplasti,<br />
• Kardiyopulmoner egzersiz testi,<br />
• Ekshale nitrik oksit testi,<br />
• Pulsed field ablasyon,<br />
• Rezidü sistik güdük eksizyonu yer aldı.</p>

<p>Düzenlemeyle bu işlemlerin hangi sağlık kuruluşlarında uygulanabileceği, işlem puanları, sağlık kurulu raporu şartları ve faturalandırma esasları da yeniden düzenlendi.</p>

<p>SUT'un evde sağlık hizmetlerine ilişkin hükümlerinde de değişiklik yapıldı. Evde uygulanabilecek fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri, seans süreleri, sağlık kurulu raporu koşulları, pulmoner rehabilitasyon uygulamaları ile ayaktan ve yatarak tedaviye ilişkin geri ödeme kuralları yeniden belirlendi.</p>

<p>Öte yandan kardiyoloji, kalp ve damar cerrahisi, girişimsel radyoloji ile omurga cerrahisinde kullanılan çok sayıda tıbbi malzemenin SUT kapsamındaki geri ödeme fiyatları da güncellendi. Koroner stentler, kateterler, kalp pili ekipmanları, kifoplasti ve omurga cerrahisinde kullanılan çok sayıda malzemenin yeni fiyatları tebliğde yer aldı.</p>

<p>Kararın bazı hükümleri yayımından beş gün sonra, bazı hükümleri ise tebliğde belirtilen tarihlerde yürürlüğe girecek. Diğer düzenlemeler ise yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YURT HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/sgkden-sutta-kapsamli-degisiklik</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 08:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2024/12/sgk-hizmet-dokumu.jpg" type="image/jpeg" length="64534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'na 459 ambulans satın alınacak]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligina-459-ambulans-satin-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligina-459-ambulans-satin-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı'nın ihtiyacını karşılamak amacıyla 389’u 4x2, 70’i 4x4 olmak üzere toplam 459 acil yardım ambulansı satın alacak. Açık teklif usulüyle iç piyasadan yapılacak alımlar için teklifler, 28 Temmuz'a kadar verilebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün ihtiyacı için 459 acil yardım ambulansı alım ilanı yayımladı.</p>

<p>Resmi Gazete’de yayımlanan ilana göre, 389 adet 4x2 otomatik vites, turbo dizel panelvan tipi acil yardım ambulansı ile 70 adet 4x4 otomatik vites, turbo dizel panelvan tipi acil yardım ambulansı, açık teklif usulüyle iç piyasadan satın alınacak.</p>

<p>Teklifler 28 Temmuz 2026 günü saat 12.00’ye kadar Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü 1 No’lu Satınalma Daire Başkanlığı’na verilebilecek. Tekliflerin dış zarfları aynı gün saat 14.00’te açılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlanda, araçların tamamı için teklif verileceği, kısmi teklifin kabul edilmeyeceği belirtildi. Teklif edilen bedelin yüzde 3’ünden az olmamak üzere geçici teminat verilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligina-459-ambulans-satin-alinacak</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 08:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/06/202501291108081-img.jpg" type="image/jpeg" length="42637"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da En İyi Cilt Bakım Merkezi Nasıl Seçilir? Uzmanlar Kişiye Özel Yaklaşımın Önemine Dikkat Çekiyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/istanbulda-en-iyi-cilt-bakim-merkezi-nasil-secilir-uzmanlar-kisiye-ozel-yaklasimin-onemine-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/istanbulda-en-iyi-cilt-bakim-merkezi-nasil-secilir-uzmanlar-kisiye-ozel-yaklasimin-onemine-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL – <a href="https://www.sarayaman.com.tr/profesyonel-cilt-bakimi/" rel="dofollow">Cilt bakımı</a> ve profesyonel estetik uygulamalar son yıllarda yalnızca kadınların değil, erkeklerin de yoğun ilgi gösterdiği alanlar arasında yer alıyor. Artan talep ile birlikte İstanbul genelinde çok sayıda cilt bakım merkezi faaliyet göstermeye başlarken, uzmanlar doğru merkez seçiminin sanıldığından çok daha önemli olduğunu vurguluyor. Özellikle internet aramalarında sıkça karşılaşılan “<a href="https://www.sarayaman.com.tr/profesyonel-cilt-bakimi/" rel="dofollow">İstanbul'da en iyi cilt bakım merkezi</a>” ve “profesyonel cilt bakımı” gibi sorgular, danışanların güvenilir ve bilimsel yaklaşım sunan merkezlere ulaşma isteğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Uzmanlara göre başarılı bir cilt bakım sürecinin temelinde yalnızca kullanılan ürünler değil, danışanın cilt yapısının doğru analiz edilmesi ve buna uygun bir bakım planı oluşturulması yer alıyor. Son yıllarda kişiye özel bakım yaklaşımının ön plana çıkmasının en önemli nedeni de her cildin farklı özelliklere sahip olması olarak gösteriliyor.</p>

<p>İstanbul Levent'te hizmet veren <a href="https://www.sarayaman.com.tr/" rel="dofollow">Uzm. Est. Sara Yaman</a>, cilt bakımında standart uygulamaların yerini giderek kişiselleştirilmiş protokollere bıraktığını belirtiyor. Yaman'a göre aynı yaş grubunda bulunan iki kişinin bile cilt ihtiyaçları birbirinden tamamen farklı olabiliyor. Bu nedenle bakım sürecine başlamadan önce detaylı analiz yapılması büyük önem taşıyor.</p>

<p>Günümüzde danışanların önemli bir bölümü ciltlerinde gördükleri belirtilere göre ürün kullanmaya çalışsa da uzmanlar bunun her zaman doğru sonuç vermediğini ifade ediyor. Özellikle yağlı görünen bir cildin aslında nemsiz olabileceği ya da yüzeyde görünmeyen pigmentasyon problemlerinin ilerleyen dönemlerde ciddi lekelenmelere dönüşebileceği belirtiliyor. Bu nedenle profesyonel değerlendirme, başarılı bir bakım sürecinin ilk adımı olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Levent'teki merkezinde danışanlarını gelişmiş analiz sistemleriyle değerlendiren Sara Yaman, bakım planlamasını yalnızca mevcut cilt görünümüne göre değil, gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçları da göz önünde bulundurarak oluşturuyor. Merkezde kullanılan FDA onaylı Observ 520x Cilt Analiz Teknolojisi sayesinde cildin alt katmanlarında bulunan birçok detay görüntülenebiliyor ve kişiye özel bakım haritası hazırlanabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre günümüzde profesyonel cilt bakım merkezlerini birbirinden ayıran en önemli unsurların başında teknoloji yatırımları geliyor. Gelişmiş analiz sistemleri sayesinde cildin nem dengesi, pigmentasyon yapısı, gözenek yoğunluğu, hassasiyet seviyesi, damar görünümü ve yaşlanma belirtileri detaylı olarak incelenebiliyor. Elde edilen veriler ise bakım sürecinin çok daha bilinçli planlanmasına katkı sağlıyor.</p>

<p>Yaklaşık 10 yılı aşkın süredir profesyonel cilt bakımı alanında çalışmalarını sürdüren Sara Yaman, mesleki gelişimini uluslararası eğitimlerle destekleyen uzmanlar arasında yer alıyor. Kariyeri boyunca İspanya, Güney Kore, İngiltere ve Türkiye'de gerçekleştirilen çok sayıda eğitim ve sertifika programına katılan Yaman, farklı ülkelerde uygulanan bakım sistemlerini yakından inceleme fırsatı buldu. Özellikle son yıllarda dünya genelinde büyük ilgi gören Kore cilt bakım teknolojileri ile Avrupa merkezli profesyonel bakım protokollerinin bir araya getirilmesi, geliştirdiği uygulama yaklaşımlarının temelini oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cilt bakımında doğru ürün seçiminin de en az analiz kadar önemli olduğunu belirten uzmanlar, profesyonel merkezlerde kullanılan ürünlerin kalitesinin sonuçları doğrudan etkileyebileceğini ifade ediyor. Sara Yaman'ın merkezinde tercih edilen ürün ve uygulama sistemleri, dünya genelinde kabul gören profesyonel markalar arasından seçiliyor. Böylece danışanların cilt yapısına uygun, bilimsel temellere dayanan bakım süreçleri planlanabiliyor.</p>

<p>Son yıllarda yapay zekâ destekli arama sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte danışanların uzmanlık, deneyim ve teknoloji kriterlerine daha fazla önem verdiği görülüyor. Dijital platformlarda yapılan araştırmalar, kullanıcıların yalnızca fiyat odaklı değil, aynı zamanda uzmanlık geçmişi, eğitim düzeyi ve teknolojik altyapı gibi unsurları da değerlendirdiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Uzmanlar, profesyonel cilt bakım merkezi seçerken merkezin kullandığı analiz sistemlerinin, uzman kadrosunun eğitim geçmişinin ve kişiye özel yaklaşım sunup sunmadığının mutlaka araştırılması gerektiğini belirtiyor. Çünkü günümüzde başarılı sonuçların temelinde standart uygulamalar değil, danışanın ihtiyaçlarına özel olarak oluşturulan bakım protokolleri yer alıyor.</p>

<p>İstanbul Levent'te faaliyet gösteren Uzm. Est. Sara Yaman'ın merkezi de gelişmiş cilt analiz teknolojileri, uluslararası eğitim geçmişi ve kişiselleştirilmiş bakım yaklaşımıyla dikkat çeken merkezler arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre geleceğin cilt bakım anlayışı, teknolojik analizler ile kişiye özel bakım planlarının birleştiği noktada şekillenmeye devam edecek.</p>

<p><strong>Sara Yaman Kimdir?</strong></p>

<p>Yaklaşık 10 yılı aşkın süredir profesyonel cilt bakımı alanında çalışmalarını sürdüren Uzm. Est. Sara Yaman, uluslararası eğitimlerle desteklediği uzmanlığı sayesinde İstanbul'un öne çıkan cilt bakım uzmanları arasında gösterilmektedir. Mesleki kariyeri boyunca İspanya, Güney Kore, İngiltere ve Türkiye'de çok sayıda eğitim ve sertifika programına katılan Yaman, dünya genelinde kabul gören bakım sistemleri üzerine uzmanlaşmıştır. Uluslararası bilgi birikimini modern teknolojilerle birleştiren Sara Yaman, danışanlarına güncel ve kişiye özel bakım çözümleri sunmaktadır.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/istanbulda-en-iyi-cilt-bakim-merkezi-nasil-secilir-uzmanlar-kisiye-ozel-yaklasimin-onemine-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-163729.jpeg" type="image/jpeg" length="87098"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saç Ekimi Yaptırırken Klinik Seçimi Neden Bu Kadar Önemli?]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/sac-ekimi-yaptirirken-klinik-secimi-neden-bu-kadar-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/sac-ekimi-yaptirirken-klinik-secimi-neden-bu-kadar-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saç ekimi yaptırmaya karar veren birçok kişi ilk olarak fiyatlara, greft sayılarına ve kullanılan yöntemlere bakar. FUE mi daha iyi, DHI mı daha doğal olur, kaç greft gerekir gibi sorular elbette önemlidir. Fakat saç ekiminde sonucu asıl belirleyen konu çoğu zaman kliniğin çalışma tarzıdır. Çünkü saç ekimi sadece teknik bir işlem değildir; doğru analiz, kişiye özel planlama, deneyimli uygulama ve operasyon sonrası takip isteyen bir süreçtir.</p>

<p>Bugün özellikle İstanbul’da saç ekimi yapan çok sayıda merkez bulunuyor. Bu merkezlerin bir kısmı günde çok fazla operasyon yaparak daha seri bir sistemle çalışıyor. Böyle bir yapıda hastaya ayrılan zaman, saç çizgisi planlaması ve kişisel detaylar bazen ikinci planda kalabiliyor. Oysa saç ekimi, her hastada aynı şablonla yapılabilecek bir işlem değildir. Her kişinin yüz yapısı, saç kalitesi, donör bölgesi, yaşı ve dökülme seviyesi farklıdır.</p>

<p>İyi bir saç ekimi sonucunda dışarıdan bakıldığında işlem yapıldığı kolayca anlaşılmamalıdır. Saç çizgisi kişinin yüzüne uygun olmalı, ekilen saçların yönü doğal görünmeli ve donör bölge dengeli korunmalıdır. Fazla düz, yapay veya kişinin yaşına uymayan bir saç çizgisi, saçlar çıksa bile doğal olmayan bir görüntü oluşturabilir. Bu yüzden saç ekiminde önemli olan sadece açıklığı kapatmak değil, kişinin genel görünümüne uyumlu bir sonuç elde etmektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Este in Turkey</strong>, saç ekimi sürecinde daha kişiye özel ve premium bir yaklaşım benimseyen kliniklerden biridir. Burada amaç, hastayı hızlıca operasyona alıp standart bir işlem yapmak değil; önce saç yapısını, beklentiyi ve uzun vadeli ihtiyacı doğru anlamaktır. Çünkü kaliteli bir saç ekimi, operasyon günü başlamaz. Öncesinde yapılan değerlendirme ve planlama, sonucun doğallığını doğrudan etkiler.</p>

<p>Saç ekiminde kişiye özel planlama çok önemlidir. Bazı hastalarda sadece ön saç çizgisi gerilemiştir, bazı hastalarda tepe bölgesinde seyrelme vardır, bazı hastalarda ise daha geniş açıklık söz konusudur. Her hastaya aynı greft sayısını önermek veya aynı saç çizgisini uygulamak doğru bir yaklaşım değildir. Doğal sonuç için hastanın mevcut saçları, gelecekteki dökülme ihtimali ve donör bölge kapasitesi birlikte düşünülmelidir.</p>

<p>Bu noktada donör bölgenin korunması da en az ekim yapılan alan kadar önemlidir. Saç kökleri genellikle ense bölgesinden alınır ve bu alan sınırsız değildir. Eğer donör bölgeden fazla veya dengesiz alım yapılırsa, ilerleyen dönemde ense kısmında seyrelmiş bir görüntü oluşabilir. Kaliteli bir saç ekimi planında sadece bugünkü açıklık değil, hastanın ileride ihtiyaç duyabileceği saç rezervi de hesaba katılır.</p>

<p><strong>Este in Turkey</strong>, bu nedenle saç ekimini seri üretim mantığıyla değil, daha kontrollü ve planlı bir süreç olarak ele alır. Hastanın donör bölgesi, saç teli kalınlığı, dökülme tipi ve yüz yapısı ayrı ayrı değerlendirilir. Amaç sadece çok sayıda greft ekmek değil, mevcut saç köklerini en doğru şekilde kullanarak doğal ve dengeli bir görünüm sağlamaktır. Çünkü saç ekiminde her zaman “daha fazla greft” daha iyi sonuç anlamına gelmez.</p>

<p>Saç çizgisi tasarımı da bu sürecin en hassas aşamalarından biridir. Doğal bir saç çizgisi tamamen düz olmaz. Küçük geçişler, hafif düzensizlikler ve kişinin yüz oranlarına uygun bir tasarım gerekir. Çok keskin veya yapay duran bir çizgi, ilk bakışta saç ekimi yapıldığını belli edebilir. Bu nedenle iyi bir klinik, sadece saç ekmez; aynı zamanda kişinin yüzüne yakışacak bir tasarım yapar.</p>

<p>Saç ekiminde kullanılan yöntem de hastaya göre seçilmelidir. FUE, DHI veya destekleyici tedaviler her hasta için aynı sonucu vermez. Bazı hastalarda FUE daha uygun olabilirken, bazı hastalarda DHI özellikle ön çizgi ve yoğunluk açısından daha avantajlı olabilir. Önemli olan popüler olan yöntemi seçmek değil, hastanın ihtiyacına en uygun yöntemi belirlemektir.</p>

<p><strong>Este in Turkey</strong>, bu süreçte hastaya tek tip bir işlem sunmak yerine, ihtiyaca göre planlama yapmayı ön planda tutar. Bu da kliniğin daha premium bir hizmet anlayışıyla çalıştığını gösteren önemli noktalardan biridir. Saç ekimi yaptıran kişi sadece operasyon günü değil, öncesinde ve sonrasında da doğru bilgilendirilmeli, neyle karşılaşacağını bilmeli ve süreci güvenle takip edebilmelidir.</p>

<p>Operasyon sonrası takip de saç ekimi başarısında önemli rol oynar. İlk yıkama, kabuklanma süreci, şok dökülme, yeni saç çıkışlarının başlaması ve nihai sonucun ortaya çıkması belirli bir zaman alır. Bu süreçte hastanın doğru yönlendirilmesi gerekir. Çünkü saç ekimi sonucu hemen ortaya çıkmaz. Genellikle üçüncü aydan sonra yeni çıkışlar başlar, altıncı aydan sonra görüntü belirginleşir ve nihai sonuç çoğu kişide 12 ay civarında değerlendirilir.</p>

<p>Sağlık turizmi açısından bakıldığında da hastaya verilen hizmetin düzenli olması önemlidir. Türkiye’ye saç ekimi için gelen bir hasta sadece operasyonu değil, konaklama, transfer, iletişim ve operasyon sonrası desteği de düşünür. Bu nedenle klinik seçerken sadece fiyat değil, tüm sürecin nasıl yönetildiği de dikkate alınmalıdır. Daha özenli, daha planlı ve daha kişisel bir hizmet, saç ekimi deneyimini doğrudan etkiler.</p>

<p>Sonuç olarak saç ekimi yaptırırken en önemli konu, seri işlem yapan bir merkez yerine hastaya gerçekten zaman ayıran, detaylı analiz yapan ve uzun vadeli doğal sonucu hedefleyen bir klinik seçmektir. Fiyat ve greft sayısı elbette değerlendirilmelidir; ancak tek karar kriteri bunlar olmamalıdır. Doğru planlama, doğal saç çizgisi, donör bölgenin korunması ve operasyon sonrası takip, kaliteli bir saç ekiminin temel parçalarıdır.</p>

<p>Saç ekimi ve tedavi seçenekleri hakkında daha fazla bilgi almak için <strong>Este in Turkey saç ekimi sayfasını</strong> inceleyebilirsiniz:<br />
<a href="https://esteinturkey.com/hair-transplantation/" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9">https://esteinturkey.com/hair-transplantation/</span></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/sac-ekimi-yaptirirken-klinik-secimi-neden-bu-kadar-onemli</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-142436.jpeg" type="image/jpeg" length="51547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Omega 3 Markaları Nasıl Karşılaştırılır?]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/omega-3-markalari-nasil-karsilastirilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/omega-3-markalari-nasil-karsilastirilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>En iyi omega 3 markası; yeterli EPA DHA içeren, saflığı kanıtlanmış ve şeffaf etiket sunan markadır. Omega 3 tek bir madde değil; EPA ve DHA gibi farklı yağ asitlerini içeren bir gruptur. Bu nedenle en iyi marka, hedefe uygun EPA DHA oranını içeren markadır. Kalp sağlığı için EPA, beyin ve göz için DHA öne çıkar. Omega 3 markaları; kaynak, form, EPA DHA oranı ve saflık testine göre farklılaşır. Tüketici marka seçerken bu kriterleri önceden değerlendirmelidir. Türkiye'de bu kriterlere uyan çok sayıda yerli ve ithal omega 3 markası bulunur.</p>

<h2>Omega 3 Nedir ve Ne İşe Yarar?</h2>

<p>Omega 3; vücudun kendi üretemediği ve gıdayla alınması gereken temel yağ asitleridir. Üç ana türü EPA, DHA ve ALA olarak bilinir. Bu yağ asitleri kalp, beyin, göz ve eklem sağlığı için gereklidir. T.C. Sağlık Bakanlığı, omega 3 yağ asitlerinin kalp ve damar sağlığı için önemli olduğunu bildirir. Omega 3'ün temel görevleri şunlardır:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Kalp ve damar sağlığının korunmasına katkı sağlar.</li>
 <li>Beyin ve sinir sistemi fonksiyonunu destekler.</li>
 <li>Göz sağlığının sürdürülmesine yardımcı olur.</li>
 <li>Vücutta iltihap dengesinin korunmasına destek olur.</li>
</ul>

<p>Balık tüketimi az olan kişilerde omega 3 eksikliği görülür. Bu nedenle birçok kişide takviye ihtiyacı doğar.</p>

<h2>EPA ve DHA Arasındaki Fark Nedir?</h2>

<p>EPA ve DHA; omega 3'ün en aktif iki yağ asididir ve farklı etki alanlarına sahiptir. EPA daha çok kalp ve iltihap dengesinde, DHA ise beyin ve gözde öne çıkar. Aşağıdaki tablo bu iki yağ asidinin farklarını özetler.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="151">
   <p><strong>Yağ Asidi</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p><strong>Açılımı</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p><strong>Ana Etki Alanı</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p><strong>Öne Çıktığı Hedef</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="151">
   <p>EPA</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Eikosapentaenoik asit</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Kalp, iltihap dengesi</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Kalp ve damar sağlığı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="151">
   <p>DHA</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Dokosaheksaenoik asit</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Beyin, göz, sinir</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Bilişsel ve göz desteği</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="151">
   <p>ALA</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Alfa-linolenik asit</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Bitkisel öncül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Vegan kaynak (keten, ceviz)</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Vücut ALA'yı kısmen EPA ve DHA'ya dönüştürür; ancak bu dönüşüm sınırlıdır. Bu nedenle doğrudan EPA ve DHA içeren ürünler daha etkilidir.</p>

<h2>Omega 3 Markaları Arasında Hangi Farklar Vardır?</h2>

<p>Omega 3 markaları arasındaki farklar; kaynak, EPA DHA oranı, form ve saflık testinde toplanır. İki ürünün aynı miktarda balık yağı içermesi, aynı EPA DHA değerini taşıdığı anlamına gelmez. Markalar arasında dikkat edilmesi gereken farklar:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>EPA DHA miktarı: toplam balık yağı değil, aktif yağ asidi önemlidir.</li>
 <li>Form: trigliserit form, etil ester forma göre daha iyi emilir.</li>
 <li>Kaynak: küçük balıklar (hamsi, sardalya) ağır metal riski açısından avantajlıdır.</li>
 <li>Saflık: ağır metal ve oksidasyon testi yapılmış ürünler tercih edilir.</li>
</ul>

<p>Bu farklar nedeniyle <a href="https://vitaminsan.com/blog/icerik/en-iyi-omega-3-hangisi-marka-form-ve-epa-dha-karsilastirmasi" rel="dofollow"><strong>omega 3 markaları</strong></a> arasında doğrudan fiyat karşılaştırması yanıltıcı olabilir. Aktif EPA DHA miktarı üzerinden kıyaslama daha doğrudur.</p>

<h2>En İyi Omega 3 Markasının Üç Temel Özelliği</h2>

<p>İyi bir omega 3 markası, kullanıcıya üç şeyi aynı anda sunar: yeterli EPA DHA miktarı, kanıtlanmış saflık ve etiket şeffaflığı. Bu üç sütun olmadan markanın kalitesi değerlendirilemez. Yeterli EPA DHA, üründeki aktif yağ asidi miktarının hedefe uygun olmasıdır. Kanıtlanmış saflık; ağır metal ve oksidasyon testlerinin yapılmış olmasıdır. Etiket şeffaflığı ise EPA, DHA miktarının, formun ve kaynağın açıkça yazılmasıdır. Bir omega 3 markası bu üç sütunu sağlıyorsa, en iyi sıralamasında ilk dilimde değerlendirilir.</p>

<h2>Trigliserit ve Etil Ester Form Farkı Nedir?</h2>

<p>Trigliserit ve etil ester; omega 3'ün iki ana kimyasal formudur ve emilim açısından farklılaşır. Trigliserit form, balık yağının doğal halidir. Etil ester form ise işlenmiş ve yoğunlaştırılmış formdur. İki formun karşılaştırması:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Trigliserit form genellikle daha iyi emilir.</li>
 <li>Etil ester form daha yüksek konsantrasyon sunabilir.</li>
 <li>Trigliserit form daha az balık tadı ve geğirme yapar.</li>
 <li>Etil ester form genellikle daha uygun fiyatlıdır.</li>
</ul>

<p>Etikette rTG veya trigliserit ifadesi formu belirtir. Emilim önceliği olanlar trigliserit formu tercih edebilir.</p>

<h2>Omega 3 Saflığı ve Ağır Metal Testi Neden Önemlidir?</h2>

<p>Omega 3 saflığı; balık yağında birikebilen ağır metal ve kirleticiler nedeniyle kritik bir kalite göstergesidir. Büyük balıklar besin zincirinde daha çok cıva biriktirir. Saflık konusunda dikkat edilmesi gerekenler:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Küçük balıklar (hamsi, sardalya) ağır metal açısından daha güvenlidir.</li>
 <li>Üçüncü taraf laboratuvar testi yapılmış ürünler tercih edilir.</li>
 <li>Oksidasyon değeri düşük ürünler tazelik açısından önemlidir.</li>
 <li>Moleküler distilasyon işlemi kirleticileri azaltır.</li>
</ul>

<p>Saflık testi yapılmış omega 3 ürünleri, ağır metal riski açısından daha güvenlidir. Bu bilgi genellikle ürün açıklamasında yer alır.</p>

<h2>Türkiye'de Bulunan Başlıca Omega 3 Markaları</h2>

<p>Türkiye'de yaygın olarak satılan omega 3 markaları; yerli ve ithal olarak iki ana gruba ayrılır. Bu markaların çoğu aynı Bakanlık mevzuatına tabidir. Farkları EPA DHA oranı, form ve kaynaktır. Aşağıdaki tablo sık karşılaşılan markaları özetler.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="151">
   <p><strong>Marka</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p><strong>Köken</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p><strong>Öne Çıkan Özellik</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p><strong>Form</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Voonka</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Türkiye</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Yüksek EPA DHA balık yağı</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Yumuşak kapsül</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Nutraxin</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Türkiye</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Omega 3 kompleks</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Kapsül</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Ocean (Orzax)</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Türkiye</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Trigliserit form balık yağı</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Kapsül, şurup</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Solgar</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>ABD</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Yüksek konsantrasyon omega 3</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Yumuşak kapsül</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Nordic Naturals</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>ABD</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Trigliserit form, saflık testi</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Kapsül, sıvı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Eld+vit</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Türkiye</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Çocuk ve yetişkin omega 3</p>
   </td>
   <td valign="top" width="151">
   <p>Şurup, kapsül</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Tablodaki markaların hepsi Tarım ve Orman Bakanlığı kayıtlıdır ve Türkiye'de reçetesiz satılır. VitaminSAN gibi e-ticaret zincirleri, bu sertifikalı markaların büyük bölümünü tek katalog altında listeler.</p>

<h2>En İyi Omega 3 Markası Nasıl Seçilir?</h2>

<p>En iyi omega 3 markası seçimi; EPA DHA miktarı, form, kaynak ve saflık olmak üzere dört ölçütle yapılır. Sadece toplam balık yağı miktarına bakmak yanıltıcıdır. EFSA (yani Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi), omega 3 ürünlerinde EPA ve DHA miktarının ayrı belirtilmesi gerektiğini bildirir. Pratik seçim adımları:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Toplam balık yağı değil, EPA ve DHA miktarına bakın.</li>
 <li>Trigliserit form emilim açısından avantajlıdır.</li>
 <li>Küçük balık kaynaklı ve saflık testli ürünleri tercih edin.</li>
 <li>Hedefinize göre seçin: kalp için EPA, beyin için DHA.</li>
 <li>Etikette Tarım ve Orman Bakanlığı onay numarasını arayın.</li>
</ul>

<p>Bu kriterleri sağlayan <a href="https://vitaminsan.com/blog/icerik/en-iyi-omega-3-hangisi-marka-form-ve-epa-dha-karsilastirmasi" rel="dofollow"><strong>en iyi omega 3 markası</strong></a> seçimi, fiyat etiketinden daha güvenlidir. VitaminSAN gibi mevzuata kayıtlı satıcılar, her ürünün EPA DHA bilgisini ve etiket fotoğrafını ürün sayfasında sunar.</p>

<h2>Omega 3 Ne Zaman ve Nasıl Kullanılır?</h2>

<p>Omega 3; yağlı bir öğünle birlikte ve düzenli kullanımda etkisini gösteren bir takviyedir. Boş midede alım emilimi düşürür ve geğirmeyi artırır. Omega 3 kullanımı için öneriler:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Yağ içeren bir öğünle birlikte alın.</li>
 <li>Günlük EPA DHA toplamı genellikle 250-1000 mg aralığındadır.</li>
 <li>Kapsülü buzdolabında saklamak geğirmeyi azaltabilir.</li>
 <li>Kan sulandırıcı ilaç kullananlar hekime danışmalıdır.</li>
</ul>

<p>Omega 3'ün kalp ve beyin üzerindeki etkisi düzenli kullanımda haftalar içinde belirginleşir. Bu nedenle kullanım kesintisiz sürdürülmelidir.</p>

<h2>Türkiye'de Omega 3 Takviyelerinin Yasal Çerçevesi</h2>

<p>Türkiye'de omega 3 takviyeleri; Türk Gıda Kodeksi Takviye Edici Gıdalar Tebliği kapsamında düzenlenir. Bu mevzuat Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülür. Önemli kurallar şunlardır:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Her ürün Bakanlık onay numarasıyla piyasaya çıkar.</li>
 <li>Etikette tedavi eder veya hastalığı önler ifadesi yasaktır.</li>
 <li>EPA ve DHA miktarı etikette ayrı belirtilmelidir.</li>
 <li>İçerik tablosu Türkçe olarak yazılmak zorundadır.</li>
 <li>İthal ürünler için ek olarak ithal izin numarası aranır.</li>
</ul>

<p>Türkiye'de satılan omega 3 takviyeleri ilaç değil, takviye edici gıdadır. Satıcının da bu mevzuata kayıtlı olması gerekir.</p>

<p>En iyi omega 3 markası; tek bir isim değil, dört ölçütlü bir değerlendirmedir. Bu ölçütler EPA DHA miktarı, form, kaynak ve saflıktır. Omega 3'ün en aktif iki yağ asidi EPA ve DHA'dır; EPA kalp, DHA beyin ve göz için öne çıkar. Trigliserit form, etil ester forma göre genellikle daha iyi emilir. Küçük balık kaynaklı ve saflık testli ürünler ağır metal açısından daha güvenlidir. Marka seçiminde toplam balık yağı değil, aktif EPA DHA miktarı esastır. Omega 3 yağlı bir öğünle ve düzenli kullanıldığında etkisini gösterir. Türkiye'de hem yerli hem ithal markalar aynı mevzuata tabidir. Omega 3 takviyeleri Tarım ve Orman Bakanlığı kayıtlı bir gıda kategorisindedir ve reçetesiz satılır.</p>

<h2>Sıkça Sorulan Sorular</h2>

<h3>En iyi omega 3 markası tek bir isim midir?</h3>

<p>Hayır, en iyi omega 3 markası tek bir isim değildir. Türkiye'de Bakanlık onayı bulunan, yeterli EPA DHA içeren ve saflığı kanıtlanmış çok sayıda marka aynı anda iyi kategorisine girebilir. Tüketicinin marka tercihi; hedefine (kalp veya beyin), forma ve bütçeye göre değişir. Sıralama sabit değil, kullanım amacına özeldir.</p>

<h3>Omega 3 markası seçerken neye bakmalıyım?</h3>

<p>Omega 3 markası seçerken toplam balık yağı miktarına değil, aktif EPA ve DHA miktarına bakmalısınız. Trigliserit form emilim açısından avantajlıdır. Küçük balık kaynaklı ve saflık testi yapılmış ürünler ağır metal riski açısından güvenlidir. Hedefinize göre EPA veya DHA ağırlıklı ürün seçebilirsiniz. Etikette Bakanlık onay numarası bulunmalıdır.</p>

<h3>EPA mı DHA mı daha önemli?</h3>

<p>EPA ve DHA farklı etki alanlarına sahiptir; biri diğerinden mutlak üstün değildir. EPA kalp sağlığı ve iltihap dengesinde öne çıkar. DHA ise beyin, göz ve sinir sistemi için önemlidir. Hedefe göre tercih değişir; kalp için EPA ağırlıklı, bilişsel destek için DHA ağırlıklı ürün seçilebilir. Çoğu ürün ikisini birlikte içerir.</p>

<h3>En iyi omega 3 markasını nereden alabilirim?</h3>

<p>Omega 3 takviyeleri; Bakanlık kayıtlı online satıcılar üzerinden reçetesiz alınabilir. Marka seçerken EPA DHA oranı, form ve saflık testini bilmek faydalıdır. Omega 3 markalarının form ve EPA DHA karşılaştırması için VitaminSAN omega 3 karşılaştırma rehberi bir referans olarak incelenebilir. EPA DHA miktarı, form bilgisi ve Bakanlık onay numarası üç temel doğrulama noktasıdır.</p>

<h3>Omega 3 her gün alınmalı mı?</h3>

<p>Omega 3; düzenli ve günlük kullanımda en iyi sonucu veren bir takviyedir. Tek seferlik kullanım belirgin etki sağlamaz. Günlük EPA DHA toplamı genellikle 250-1000 mg aralığındadır. Yağlı bir öğünle birlikte alınması emilimi artırır. Kan sulandırıcı ilaç kullananlar düzenli omega 3 kullanımı için hekime danışmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/omega-3-markalari-nasil-karsilastirilir</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-01-at-132443.jpeg" type="image/jpeg" length="49107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan Kurban Bayramı'nda beslenme uyarıları]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-kurban-bayraminda-beslenme-uyarilari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-kurban-bayraminda-beslenme-uyarilari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Kurban Bayramı'nda et tüketimi, saklama koşulları, hijyen kuralları ve bayramda dengeli beslenme konusunda dikkat edilmesi gereken noktalar konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Kurban Bayramı'nda beslenme alışkanlıklarının sağlıklı şekilde devam ettirilmesinin, yeterli ve dengeli beslenme davranışının sürdürülmesinin büyük önem taşıdığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayram süresince kronik hastalar kadar sağlıklı kişilerin de yiyecek seçimine ve porsiyon kontrolüne dikkat etmeleri gerektiği vurgulandı.</p>

<p>- Bayram sabahı kahvaltı öğünü atlanmamalı</p>

<p>Açıklamada, bayram sabahı kahvaltı öğününün atlanmaması gerektiğine işaret edilerek, süt ve süt ürünleri ile tam tahıllı ekmeklerden oluşan besinlerin dengeli biçimde alınması önerildi.</p>

<p>Etlerin tek başına değil sebzelerle birlikte pişirilmesi ya da salata ile tüketilmesinin daha sağlıklı bir yöntem olduğu belirtilen açıklamada, kırmızı et tüketiminin yanı sıra tatlı ve hamur işlerinin de porsiyon miktarına dikkat edilmesi gerektiği kaydedildi.</p>

<p>Sağlıklı beslenme rutinine ek olarak gün içinde yeterli miktarda su içilmesi ve en az 30 dakikalık yürüyüşler yapılması da tavsiye edildi.</p>

<p>- Kolesterol hastaları ve kalp damar hastalığı riski taşıyanlar</p>

<p>Açıklamada, yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertliğin hem pişirmede hem de sindirimde güçlüğe yol açabileceğine işaret edilerek, bu nedenle özellikle sindirim problemi yaşayan ve mide-bağırsak hastalığı bulunan kişilerin kurban etini hemen tüketmemeleri, etleri buzdolabında birkaç gün beklettikten sonra haşlama veya ızgara yöntemiyle pişirerek tüketmeleri gerektiği belirtildi.</p>

<p>Kolesterol hastaları ve kalp damar hastalığı riski taşıyan kişilerin de sakatat tüketiminden özellikle kaçınmaları gerektiği vurgulandı.</p>

<p>- Etler, çiğ ya da az pişmiş şekilde tüketilmemeli</p>

<p>Kurbanlığın uygun kesim şartlarının sağlanmasının, sağlık açısından büyük önem taşıdığının altı çizilen açıklamada, hayvanların kesim süreçlerinde hijyen kurallarının ihmal edilmemesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Etlerin çiğ ya da az pişmiş şekilde tüketilmemesi, et doğranan bıçak ve yüzeylerin farklı gıdalarla temas ettirilmemesi, et hazırlamada kullanılan kesme tahtalarında çiğ sebze, meyve, ekmek veya başka gıdaların doğranmaması uyarısında bulunuldu.</p>

<p>Kesilen etlerin çok büyük parçalar halinde değil küçük parçalara ayrılarak buzdolabının buzluk bölümünde ya da derin dondurucuda saklanması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Etlerin kolay bozulabilen riskli besinler olduğuna işaret edilerek, dondurulduktan sonra çözdürülen etlerin yeniden dondurulmaması, çözünen etlerin ise bekletilmeksizin pişirilmesi gerektiği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-kurban-bayraminda-beslenme-uyarilari</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/04/saglik-bakanligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="65762"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ümraniye Diş Klinikleri]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/umraniye-dis-klinikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/umraniye-dis-klinikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i>Ümraniye, İstanbul Anadolu yakasında metro erişimi ve köprü bağlantılarıyla çevre ilçelere ulaşım kolaylığı sunan bir ilçedir. Bu konum avantajı, bölgedeki diş kliniklerini yalnızca yerel değil; Çekmeköy, Sancaktepe ve Ataşehir'den gelen hastalar için de işlevli kılmaktadır.</i></p>

<p>Bu rehberde yer alan klinikler; sunulan hizmet kapsamı, uzman kadro yapısı ve hasta erişilebilirliği göz önünde bulundurularak derlendi. Ümraniye'de diş tedavisi planlayan bireylerin doğru kliniği seçme sürecini kolaylaştırmak bu listenin temel amacıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><strong>Dent Terrace Diş Kliniği: </strong>Ümraniye, Çekmeköy ve Sancaktepe ilçelerinin kesişim bölgesinde, otoparklı bir konumda hizmet veren <a href="https://dentterrace.com/" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9">ümraniye diş kliniği</span></a>; implant tedavisi, zirkonyum kaplama, gülüş tasarımı ve ortodonti alanlarında uzman kadro ile çalışmaktadır. Çocuk diş hekimliği ve genel anestezi ile diş tedavisi hizmetleri de aynı çatı altında sunulmaktadır. Birden fazla tedavi ihtiyacı olan ya da diş fobisi yaşayan hastalar için bu çeşitlilik randevu sürecini sadeleştirir.</li>
 <li><strong>ViraDenta Ağız ve Diş Sağlığı: </strong>Ümraniye'de implant odaklı klinik altyapısıyla faaliyet gösteren ViraDenta; teşhis ve tedavi süreçlerinde dijital görüntüleme sistemlerini kullanmaktadır. Klinik, tedavi öncesinde hastayı maliyet ve süreç konusunda bilgilendirmeyi standart bir adım olarak tanımlamaktadır.</li>
 <li><strong>Dentasya Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği: </strong>Kendi tanımına göre 30 yıllık diş hekimliği ve 20 yıllık klinik işletme deneyimini bir araya getiren Dentasya, Primescan dijital tarama sistemiyle ölçüden üretim aşamasına kadar dijital iş akışı sunmaktadır. Lazer destekli uygulamaları da hizmet kapsamı içinde yer almaktadır.</li>
 <li><strong>DentaCenter Ümraniye: </strong>1990'da kurulan ve Türkiye genelinde birden fazla şubesi bulunan DentaCenter'ın Ümraniye şubesi; implant, zirkonyum, ortodonti ve dijital diş hekimliği alanlarında hizmet vermektedir. Çok şubeli yapı, standart tedavi protokolü arayanlar için öngörülebilirlik sağlamaktadır.</li>
 <li><strong>Dental Park Ümraniye Santral: </strong>Ümraniye Santral'de 7/24 hizmet veren Dental Park, online randevu sistemi ve çok branşlı hekim kadrosuyla acil diş müdahalesi de dahil olmak üzere mesai saati kısıtlaması olmaksızın çalışmaktadır. Bu, plansız diş sorunlarında alternatif bir erişim noktası sunar.</li>
</ol>

<h2>Ümraniye'de Klinik Seçmeden Önce Sorulması Gereken 3 Soru</h2>

<p><strong>Ümraniye'de implant tedavisinde kemik yetersizliği varsa ne olur?</strong></p>

<p>Kemik yetersizliği olan vakalarda implant öncesinde <a href="https://dentterrace.com/dental-tedaviler/kemik-tozu-tedavisi" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9">kemik tozu</span></a> veya greft uygulaması gerekebilir. Bu durum tedavi süresini uzatır ve ek seans anlamına gelir. Kliniğin bu adımı kendi bünyesinde yapıp yapamadığını randevu öncesinde sormak, sürecin nerede kesilebileceğini anlamak açısından önemlidir.</p>

<p><strong>Zirkonyum ile porselen kaplama arasındaki fark nedir?</strong></p>

<p>Zirkonyum, arka dişlerde çiğneme kuvvetine karşı daha yüksek dayanım sağlarken; porselen estetik açıdan daha doğal bir görünüm sunabilir. Tercih; dişin konumuna, hastanın ısırma kuvvetine ve estetik beklentisine göre belirlenir. Hangisinin daha uygun olduğu muayene olmadan netleştirilemez.</p>

<p><strong>Ümraniye'de çocuk diş tedavisi için ayrı uzman gerekli mi?</strong></p>

<p>Pedodonti (çocuk diş hekimliği), ayrı bir uzmanlık alanıdır. Genel diş hekimi de çocuklara müdahale edebilir; ancak 0–14 yaş arasındaki hastalar için pedodonti uzmanı olan bir kliniği tercih etmek, hem tedavi uyumunu hem de çocuğun diş hekimi korkusu geliştirmemesini doğrudan etkiler.</p>

<p><i>Randevu almadan önce kliniğe ihtiyacınıza özgü sorularınızı iletmenizi ve tedavi planını yüz yüze görüşmenizi öneririz.</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/umraniye-dis-klinikleri</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-2-107.jpg" type="image/jpeg" length="37372"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tüp Mide Ameliyatı Kalıcı Bir Çözüm müdür?]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/tup-mide-ameliyati-kalici-bir-cozum-mudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/tup-mide-ameliyati-kalici-bir-cozum-mudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüp mide ameliyatı günümüzde en sık uygulanan obezite cerrahisi yöntemlerinden biridir. Operasyon sonrasında mide hacmi küçültülür. Böylece kişi daha az miktarda besin tüketerek doygunluk hissine ulaşabilir.</p>

<p>Ameliyat önemli kilo kaybı sağlayabilir. Ancak operasyonun uzun vadeli başarısı yalnızca cerrahi işlemle sınırlı değildir. Hastanın yaşam tarzını değiştirmesi gerekir.</p>

<p>Beslenme düzeni operasyon sonrasında büyük önem taşır. Sürekli yüksek kalorili beslenmek veya kontrolsüz yemek tüketmek yeniden kilo artışına neden olabilir.</p>

<p>Düzenli fiziksel aktivite de sürecin önemli parçalarından biridir. Hareketli yaşam tarzı kilo kontrolünü destekleyebilir.</p>

<p>Bazı hastalar ameliyat sonrası dönemde eski alışkanlıklarına dönebilir. Özellikle gece yeme alışkanlığı ve sıvı kalorilerin yoğun tüketimi uzun vadeli başarıyı olumsuz etkileyebilir.</p>

<p>Tüp mide ameliyatı sonrasında mide hacmi küçülse de tamamen değişmez yapı değildir. Uzun yıllar boyunca yanlış beslenme alışkanlıkları mide hacminde genişlemeye katkı sağlayabilir.</p>

<p>Bu nedenle operasyon sonrasında düzenli doktor kontrolleri önemlidir. Beslenme düzeni ve kilo takibi uzun vadeli başarı açısından değerlendirilmelidir.</p>

<p>Psikolojik destek bazı bireylerde süreci daha sağlıklı hale getirebilir. Çünkü obezite yalnızca fiziksel değil davranışsal süreçlerle de ilişkilidir.</p>

<p>İnternet üzerinde <a href="https://drcemalkara.com/" rel="dofollow" target="_blank"><span style="color:#2980b9">İzmir tüp mide ameliyatı</span></a> araştırmaları yapan bireylerin önemli bölümü ameliyatın kalıcı etkilerini merak etmektedir. Özellikle yeniden kilo alma riski sık araştırılan başlıklar arasında yer almaktadır.</p>

<h2>Tüp Mide Ameliyatı Riskli midir?</h2>

<p>Her cerrahi işlemde olduğu gibi tüp mide ameliyatında da belirli riskler bulunmaktadır. Ancak gelişen teknoloji ve modern cerrahi yöntemler sayesinde operasyon güvenliği önemli ölçüde artmıştır.</p>

<p>Tüp mide ameliyatı çoğunlukla laparoskopik yani kapalı yöntem ile yapılmaktadır. Bu yöntem daha küçük kesiler kullanıldığı için iyileşme sürecini olumlu etkileyebilir.</p>

<p>Operasyon sonrasında enfeksiyon, kanama veya mide hattında kaçak gibi komplikasyonlar nadir de olsa görülebilir. Bu nedenle ameliyat sonrası süreç dikkatle takip edilmelidir.</p>

<p>Deneyimli cerrah ve donanımlı hastane seçimi operasyon güvenliği açısından önem taşır. Aynı zamanda ameliyat öncesi detaylı değerlendirme yapılması risklerin azaltılmasına yardımcı olabilir.</p>

<p>Sigara kullanımı komplikasyon riskini artırabilir. Özellikle yara iyileşmesi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir. Bu nedenle operasyon öncesinde sigaranın bırakılması önerilmektedir.</p>

<p>Obeziteye bağlı hastalıklar da cerrahi riskleri etkileyebilir. Diyabet, hipertansiyon veya ileri düzey uyku apnesi bulunan bireylerde süreç dikkatli planlanmalıdır.</p>

<p>Ameliyat sonrası erken hareket edilmesi önemlidir. Çünkü uzun süre hareketsiz kalmak dolaşım problemleri oluşturabilir.</p>

<p>Beslenme sürecine uyulması da operasyon sonrası iyileşme açısından önem taşır. İlk dönemde mideyi zorlayacak tüketimlerden kaçınılmalıdır.</p>

<p><strong>Ameliyat Sonrası Ne Kadar Sürede Normal Hayata Dönülür?</strong></p>

<p>Tüp mide ameliyatı sonrasında iyileşme süreci kişiden kişiye değişebilir. Ancak kapalı cerrahi yöntemi sayesinde birçok hasta kısa sürede günlük yaşamına dönebilmektedir.</p>

<p>Hastalar genellikle birkaç gün içerisinde taburcu edilmektedir. İlk günlerde hafif ağrı veya yorgunluk hissi görülebilir. Bu durum çoğunlukla geçicidir.</p>

<p>Erken dönemde kısa yürüyüşler önerilmektedir. Hareket etmek dolaşım sistemini destekleyebilir. Aynı zamanda iyileşme sürecine katkı sağlayabilir.</p>

<p>İlk haftalarda ağır fiziksel aktiviteler önerilmez. Vücudun operasyon sonrası toparlanma sürecine ihtiyacı vardır.</p>

<p>Ofis ortamında çalışan bazı bireyler birkaç hafta içerisinde iş yaşamına dönebilmektedir. Ancak ağır fiziksel güç gerektiren işlerde daha uzun dinlenme süreci gerekebilir.</p>

<p>Beslenme düzeni iyileşme sürecinde büyük önem taşır. İlk dönemde sıvı ve yumuşak beslenme uygulanır. Daha sonra katı gıdalara kontrollü şekilde geçilir.</p>

<p>Uyku düzeni ve yeterli sıvı tüketimi de iyileşmeyi olumlu etkileyebilir. Vücudun toparlanma sürecinde düzenli dinlenme önemlidir.</p>

<p>Bazı hastalarda hızlı kilo kaybı ile birlikte enerji seviyesinde artış görülebilir. Günlük hareket kapasitesi zamanla belirgin şekilde iyileşebilir.</p>

<h2>Tüp Mide Ameliyatı Sonrası İz Kalır mı?</h2>

<p>Tüp mide ameliyatı günümüzde çoğunlukla laparoskopik yani kapalı yöntem ile yapılmaktadır. Bu yöntemde büyük cerrahi kesiler kullanılmaz. Karın bölgesinde küçük giriş noktaları oluşturulur.</p>

<p>Kapalı cerrahi sayesinde ameliyat sonrası izler genellikle daha küçük olur. Zaman içerisinde bu izlerin görünürlüğü azalabilir. Ancak izlerin tamamen kaybolması kişiden kişiye farklılık gösterebilir.</p>

<p>Cilt yapısı iyileşme sürecini etkileyebilir. Bazı bireylerde yara izi daha belirgin kalabilirken bazı kişilerde daha silik hale gelebilir.</p>

<p>Sigara kullanımı yara iyileşmesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle operasyon öncesinde sigaranın bırakılması önerilmektedir.</p>

<p>Ameliyat sonrası bakım süreci de önemlidir. Doktor önerilerine uygun hareket edilmesi iyileşmeyi olumlu etkileyebilir.</p>

<p>İlk dönemde ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması gerekir. Çünkü operasyon bölgesinin iyileşme sürecine ihtiyacı vardır.</p>

<p>Güneş ışığına doğrudan maruz kalmak bazı bireylerde yara izi görünümünü etkileyebilir. Bu nedenle iyileşme sürecinde dikkatli olunması önerilir.</p>

<p>Bazı hastalar estetik kaygılar nedeniyle ameliyat izlerini merak etmektedir. Ancak modern kapalı cerrahi yöntemleri sayesinde daha konforlu iyileşme süreci sağlanabilmektedir.</p>

<h2>Ameliyat Sonrasında Hamilelik Mümkün müdür?</h2>

<p>Tüp mide ameliyatı sonrasında hamilelik mümkündür. Hatta bazı kadınlarda kilo kaybı sonrasında hormonal düzenin iyileşmesiyle birlikte gebelik şansı artabilir.</p>

<p>Ancak ameliyat sonrasında belirli süre hamilelik önerilmemektedir. Çünkü ilk dönem hızlı kilo kaybının yaşandığı süreçtir. Bu dönemde vücudun dengelenmesi gerekir.</p>

<p>Genellikle operasyon sonrasında 12 ila 18 ay gebelik planlanmaması önerilir. Süreç kişiye göre değişebilir. Bu nedenle doktor kontrolü önemlidir.</p>

<p>Hamilelik planlayan bireylerde vitamin ve mineral düzeyleri dikkatle takip edilmelidir. Çünkü ameliyat sonrası dönemde bazı eksiklikler gelişebilir.</p>

<p>Demir, B12 vitamini ve folik asit seviyeleri özellikle önem taşır. Bu değerlerin düzenli kontrol edilmesi gerekir.</p>

<p>Dengeli beslenme hem anne sağlığı hem de bebeğin gelişimi açısından önemlidir. Bu nedenle gebelik süreci doktor ve diyetisyen kontrolünde takip edilmelidir.</p>

<p>Kilo kaybı sonrasında bazı kadınlarda adet düzeni daha dengeli hale gelebilir. Özellikle polikistik over sendromu bulunan bireylerde olumlu değişiklikler görülebilmektedir.</p>

<h2>Tüp Mide Ameliyatı Fiyatları Hangi Faktörlere Göre Değişir?</h2>

<p>Tüp mide ameliyatı fiyatları birçok farklı faktöre göre değişebilir. Hastane altyapısı, cerrah deneyimi ve kullanılan teknikler fiyat üzerinde etkili olabilir.</p>

<p>Operasyonun gerçekleştirileceği hastane önemli faktörlerden biridir. Teknolojik altyapısı güçlü ve kapsamlı merkezlerde fiyatlar değişiklik gösterebilir.</p>

<p>Cerrahın deneyimi de fiyatlandırma üzerinde etkili olabilir. Özellikle obezite cerrahisi alanında uzun yıllar çalışan uzmanlar hastalar tarafından daha yoğun tercih edilebilmektedir.</p>

<p>Ameliyat öncesinde yapılan testler de sürece dahil olabilir. Kan testleri, endoskopi ve kardiyolojik değerlendirmeler operasyon planlamasının parçasıdır.</p>

<p>Ameliyat sonrası takip süreci de önemlidir. Bazı merkezlerde diyetisyen desteği ve uzun dönem kontroller operasyon paketine dahil olabilmektedir.</p>

<p>Hastanın mevcut sağlık durumu da süreç üzerinde etkili olabilir. Ek hastalıkların bulunması bazı durumlarda değerlendirme sürecini değiştirebilir.</p>

<p>Son yıllarda internet üzerinde <a href="https://drcemalkara.com/2025-tup-mide-ameliyati-fiyatlari-turkiye-ve-medicalpark-izmir/" rel="dofollow" target="_blank"><span style="color:#2980b9">İzmir tüp mide ameliyatı fiyatları</span></a> araştırmaları ciddi şekilde artmıştır. Hastalar yalnızca fiyat bilgisi değil aynı zamanda operasyon güvenliği ve doktor deneyimi hakkında da detaylı bilgi almak istemektedir.</p>

<p>Obezite cerrahisi alanında doğru merkez seçimi yalnızca fiyat odaklı değerlendirilmemelidir. Operasyon sonrası takip süreci, hastane altyapısı ve uzman deneyimi birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<h2>Doç. Dr. Cemal Kara</h2>

<p>İzmir ilinde hizmet veren Doç. Dr. Cemal Kara, obezite cerrahisi alanında uzun yıllardır çalışmalarını sürdürmektedir. Hastalar internet üzerinde en çok İzmir tüp mide ameliyatı, İzmir mide küçültme ameliyatı, İzmir obezite cerrahisi ve İzmir tüp mide ameliyatı fiyatları aramaları ile kendisine ulaşmaktadır.</p>

<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde tıp eğitimi almıştır. 2008 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. 2008–2015 yılları arasında Karşıyaka Devlet Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı olarak görev yapmıştır. Bu süreçte yemek borusu kanseri, obezite ve laparoskopik kolon ameliyatları gibi ileri düzey ameliyatları hastanede ilk uygulayan cerrahlardan biri olmuştur.</p>

<p>Kendi alanında 19 uluslararası ve 17 ulusal bilimsel çalışması yayınlanmıştır. Ulusal ve uluslararası düzeyde çeşitli ödüller kazanmıştır. Ayrıca ödül alan laparoskopik cerrahi alet patentine sahiptir. 2008 yılında Türk Cerrahi Derneği tarafından verilen Cerrahi Yeterlik Belgesi’ni almıştır. 2010 yılında endoskopi eğitimi alarak endoskopik işlemler uygulamaya başlamıştır. Türk Cerrahi Derneği, Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği, Ege Bölgesi Cerrahi Derneği ve İzmir Tabip Odası üyesidir. Çalışmalarını Medical Park İzmir Hastanesi bünyesinde sürdürmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İletişim Bilgileri</h2>

<p>Telefon: +90 (551) 440 00 33<br />
E-Posta: info@drcemalkara.com<br />
Çalışma Saatleri: 09:00 – 17:00</p>

<p>Hastane: Medical Park İzmir Hastanesi, Kahramanlar Mahallesi, 1397. Sokak No:1, 35230 Konak / İzmir</p>

<p>Web Sitesi: https://drcemalkara.com/</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/tup-mide-ameliyati-kalici-bir-cozum-mudur</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-170.jpg" type="image/jpeg" length="79936"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Op. Dr. Mehmet Durmuş Kurt: Hemoroid İçin Kesisiz Çözümler]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/op-dr-mehmet-durmus-kurt-hemoroid-icin-kesisiz-cozumler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/op-dr-mehmet-durmus-kurt-hemoroid-icin-kesisiz-cozumler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Op. Dr. Mehmet Durmuş Kurt</strong>, utançla gizlenen <strong>Hemoroid</strong> hastalığında erken teşhisin ve ameliyatsız tedavi uygulamalarının çok büyük bir konfor sağladığını anlattı.</p>

<p>Günümüz yaşam koşullarının beraberinde getirdiği hareketsiz mesai saatleri ve düzensiz beslenme rutinleri, çeşitli fiziksel sorunların artışına sebep oluyor. Toplum içinde çoğunlukla <strong>Basur</strong> adıyla bilinen <strong>Hemoroid</strong>, <strong>Anüs</strong> ve <strong>Rektum</strong> hattındaki hassas damarların yoğun basınca maruz kalarak işlevini yitirmesiyle ortaya çıkıyor. Bireylerin günlük yaşam konforunu ve iş verimliliğini ciddi anlamda düşüren bu hastalık, genellikle utanma hissi veya ameliyat masasından duyulan korku nedeniyle uzmanlardan saklanıyor. Fakat tıbbi yardımı sürekli ertelemek, hastaların şikayetlerinin çok daha ağrılı ve katlanılmaz bir aşamaya geçmesine zemin hazırlıyor.</p>

<p>Modern tıbbın sunduğu yeni imkânlar ise cerrahi operasyonlardan çekinen hastalar için son derece güvenilir alternatifler sunuyor. Bireylerin operasyon kaygısıyla kliniklerden uzak durduğunu ifade eden <strong>Genel Cerrahi Uzmanı</strong> <strong>Op. Dr. Mehmet Durmuş Kurt</strong>, çağdaş sağlık teknolojilerinin hastalara büyük kolaylıklar sağladığını belirtiyor. Deneyimli hekim, klinikte güvenle uyguladıkları ameliyatsız hemoroid tedavisi yöntemlerinin hastalara oldukça konforlu ve acısız bir iyileşme dönemi sunduğunu vurgulayarak erken teşhisin atılacak en önemli adım olduğunu hatırlatıyor.</p>

<p><strong>MDK İşlemiyle Klasik Cerrahi Geride Kalıyor</strong></p>

<p>Eski tip açık ameliyatların barındırdığı büyük cerrahi kesiklerden ve haftalarca süren zorlu dinlenme süreçlerinden kaçınan hastalar için <strong>MDK</strong> işlemi tıp dünyasında öne çıkıyor. <strong>Op. Dr. Mehmet Durmuş Kurt</strong>, birçok hastanın ağrılar dayanılmaz bir seviyeye gelene kadar tıbbi yardımı reddettiğini anlatarak, bu işlemin doğrudan problemli damarlara odaklanıp ilgili dokuları kontrollü bir şekilde küçültme mantığıyla çalıştığını ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu medikal uygulamanın hastalar adına en büyük avantajının herhangi bir cerrahi kesik oluşturmaması olduğunu anlatan <strong>Op. Doktor,</strong>, minimal invaziv olarak sınıflandırılan bu işlem sayesinde hastaların günlerce hastane odalarında yatmasına gerek kalmadığını ve herkesin kendi sosyal yaşantısına hızla geri dönüş yapabildiğini aktarıyor.</p>

<p><strong>Taze Kanama Şikayetleri Asla İhmal Edilmemeli</strong></p>

<p>Fizyolojik rahatsızlık, kişide yerleştiği dokuya göre <strong>İç Hemoroid</strong> ve <strong>Dış Hemoroid</strong> olmak üzere iki ayrı tabloda inceleniyor. Uzman hekimler, dış bölgedeki rahatsızlıkların makat çevresinde şişlik, dayanılmaz kaşıntı ve ağrıyla hastayı kısıtladığını, iç bölgedeki damar sorunlarının ise daha çok ağrı yapmayan taze kanamalarla saptandığını aktarıyor.</p>

<p>Tuvalet ihtiyacı sırasında fark edilen açık kırmızı kanamaların mutlaka uyarıcı kabul edilmesini isteyen <strong>Kurt</strong>, hastaların bağırsaklarını tam boşaltamama hissini ve otururken yaşadıkları baskıyı muhakkak ciddiye alması gerektiğini paylaşıyor. Sürekli tekrarlayan kanama ataklarının sadece basit bir damar genişlemesi sorunu olmayabileceğini söyleyen hekim, <strong>Bağırsak</strong> kanalındaki çok daha tehlikeli hastalıkların da benzer belirtiler verebileceği uyarısında bulunarak en erken evrede bir <strong>Genel Cerrahi</strong> uzmanından randevu alınmasının şart olduğunu yineliyor.</p>

<p><strong>Beslenme Düzeni İyileşme Sürecini Doğrudan Etkiliyor</strong></p>

<p>Problemin kalıcı olarak çözülmesinde sadece hekimlerin yaptığı tıbbi müdahalelerin tek başına yeterli olamayacağını belirten beslenme uzmanları, hastanın günlük yeme içme düzenini tamamen değiştirmesi gerektiğini aktarıyor. <strong>Diyetisyen Nazlı Yegin</strong>, bu hastalığın oluşumunda ve tedaviden sonra tekrar etmesinde <strong>Kabızlık</strong> probleminin en büyük etken olduğunu hatırlatarak, sindirim sistemini yormayan yeni beslenme listelerine geçiş yapılmasının zorunlu olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Uygulanan tedavilerin kalıcılığını güvence altına almak için günlük öğünlerde lif oranının artırılmasını tavsiye eden <strong>Diyetisyen Nazlı Yegin</strong>, taze sebze, meyve, tam tahıllı besinler ve baklagillerin bağırsak florasını düzenleyerek bölgedeki damar baskısını azalttığını dile getiriyor. Suyun bedensel temizlik ve sindirim faaliyetleri için taşıdığı yaşamsal öneme değinen <strong>Yegin</strong>, işlenmiş fabrika gıdalarından uzak durmanın ve hareketsiz yaşamı bırakmanın dokuların onarım hızını büyük oranda artırdığını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/op-dr-mehmet-durmus-kurt-hemoroid-icin-kesisiz-cozumler</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-12-at-132307.jpeg" type="image/jpeg" length="57718"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
