<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TV5</title>
    <link>https://www.tv5.com.tr</link>
    <description>Haberler... Türkiye ve Dünyadan Sıcak Gelişmeler Tv5 Canlı Yayın ve tv5.com.tr'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tv5.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 18 Sep 2026 12:23:00 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp krizine karşı "tansiyon, şeker, kolesterol gibi risk faktörlerinin farkında olun" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/kalp-krizine-karsi-tansiyon-seker-kolesterol-gibi-risk-faktorlerinin-farkinda-olun-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/kalp-krizine-karsi-tansiyon-seker-kolesterol-gibi-risk-faktorlerinin-farkinda-olun-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Umuttan Doğan, "Kalp krizine karşı önlem alıp ömrümüzü uzatabiliriz. Tansiyon, şeker, kolesterol gibi risk faktörlerini ölçtürün, kontrol altına alın. Unutmayın ki bu risk faktörleri genellikle semptoma neden olmaz." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Amerikan Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Umuttan Doğan, AA muhabirine, son yıllarda dünyada ölümlerin en sık nedeninin kalp ve damar hastalıkları olduğunu söyledi.</p>

<p>Kalp krizlerini daha genç yaşlarda da görmeye başladıklarını belirten Doğan, "Özellikle son yıllarda '40 yaşındaydı, spor yapıyordu, sağlıklıydı kalp krizinden aniden öldü' sözlerini sık duyuyoruz. Aslında kalp damar hastalıkları dünyada en sık ölüm nedeni ama son yıllarda kalp krizlerini daha genç yaşlarda görüyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Doğan, bunun temel nedeninin hipertansiyon, şeker, kolesterol yüksekliği, kilo ve sigara ya da elektronik sigara kullanımı gibi risk faktörlerinin giderek daha genç yaşlara inmesinden kaynaklandığını dile getirdi.</p>

<p>Hastaların belirti vermediği zaman kalp krizi geçirmeyeceğini düşündüğüne işaret eden Doğan, "Kalp krizinin temelleri aslında hasta bize göğüs ağrısıyla başvurduğu zaman değil, 30 yıl önce atılıyor. Damar sertliği yaklaşık 5 ila 10 yaşlarında başlıyor." dedi.</p>

<p>Sigara ve sigara ürünlerinden uzak durmak gerektiğini ifade eden Doğan, elektronik sigaranın da kalp krizi ve damar hastalıklarında büyük risk olduğunu vurguladı.</p>

<p>Homosistein, high sensitive, vücuttaki iltihabı gösteren CRP yüksekliği, interlökin gibi bazı biyokimyasal belirteçlerin kalp krizi riskini arttırdığını bildiren Doğan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Kulak memesindeki çapraz çizgi olarak bilinen 'Frank işareti'nin kalp damar hastalıkları ve kalp krizi ile bağlantısının olduğunu biliyoruz. Kulak memesinde 'Frank çizgisi' görülen kişiler daha çok kalp krizi geçirebiliyor ancak Frank çizgisini bir tanı belirteci olarak kabul etmemek gerekiyor. Frank çizgisi yerine tansiyon, şeker, kolesterol gibi risk faktörlerine baktırmak gerekiyor."</p>

<p>Bel çevresinde toplanan yağın, aslında vücutta olan damar sertliğini ve artmış iltihap riskini gösterdiğini belirten Doğan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Yürüyüş yaparak, bel çevresini incelterek, insülin direncini kırarak, kalp krizi riskini belirgin derecede azaltabiliriz. Kalp krizi aslında deprem gibidir, önceden bilinemez ama deprem için nasıl önlem alabiliyorsak kalp krizine karşı önlem alıp ömrümüzü uzatabiliriz. Tansiyon, şeker, kolesterol gibi risk faktörlerinin farkında olun. Bunları ölçtürün, kontrol altına alın. Unutmayın ki bu risk faktörleri genellikle semptoma neden olmaz. Haftada en az 5-6 gün, 20-30 dakika 2 ila 3 kilometre tempolu yürüyüşler yapın."</p>

<p><strong>"İhmal edilirse geriye dönüşü olmayan hasarlanmalara sebep oluyor"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğan, özellikle göğsün orta bölgesinde veya kalbin üzerinde baskı, yanma veya ağırlık hissi, bunlara eşlik eden soğuk terleme, bulantı, kusma gibi şikayetler varsa "Duş alayım, biraz uzanayım geçer" düşüncesine kapılmadan, zaman kaybetmeden hastaneye başvurmak gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kalp krizi geçiren hastaya ne kadar hızlı müdahale edilirse o kadar fazla kalp kasını kurtarabildiklerine dikkati çeken Doğan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Kalp krizi belirtileri ihmal edilirse geriye dönüşü olmayan hasarlanmalara sebep oluyor. Kalp krizinde zaman eşittir kas. Semptomlar olduğunda hızlıca en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak, EKG çektirmek hayat kurtarıcı olabilir. Stent koyduğumuzda, su tesisatının sadece tıkanıklığı olan bölümü ortadan kaldırarak, geçici bir su tesisatını açarak, hastanın hayatını kurtarmış oluyoruz ama su tesisatını değiştiremiyoruz. Damar sistemimizdeki hasarlanmaların oluşturduğu etkiler devam ediyor. Stent sonrası da riskler devam ediyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/kalp-krizine-karsi-tansiyon-seker-kolesterol-gibi-risk-faktorlerinin-farkinda-olun-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/kalp-krizi-1.JPG" type="image/jpeg" length="63097"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En İyi Eksozom Tedavisi Merkezleri: Türkiye’de Öne Çıkan 10 Merkez]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/en-iyi-eksozom-tedavisi-merkezleri-turkiyede-one-cikan-10-merkez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/en-iyi-eksozom-tedavisi-merkezleri-turkiyede-one-cikan-10-merkez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eksozom tedavisi son yıllarda özellikle cilt gençleştirme, saç dökülmesine yönelik uygulamalar ve rejeneratif medikal estetik alanlarında dikkat çeken yöntemlerden biri haline geldi. Hücreler arasında iletişim sağlayan mikroskobik veziküller olan eksozomlar; proteinler, lipitler ve çeşitli biyolojik sinyaller taşıyabilir. Bu nedenle eksozom temelli uygulamalar, dokunun yenilenme ve onarım süreçlerini desteklemeye yönelik protokollerde değerlendirilmektedir.</p>

<p>Türkiye’de özellikle İstanbul’da çok sayıda klinik ve hastane eksozom uygulamalarını hizmetleri arasına eklemeye başladı. Ancak en iyi eksozom tedavisi merkezleri araştırılırken yalnızca fiyat veya sosyal medya paylaşımlarına bakmak yeterli değildir. Kullanılan ürünün kaynağı, uygulamayı gerçekleştiren hekimin deneyimi, sterilizasyon koşulları, kişiye özel değerlendirme ve işlem sonrası takip gibi faktörlerin birlikte ele alınması gerekir.</p>

<p>Aşağıdaki Top 10 listesi; medikal estetik ve dermatoloji altyapısı, eksozom uygulamalarına ilişkin hizmet görünürlüğü ve hasta değerlendirme süreçleri göz önüne alınarak hazırlanmıştır.</p>

<h2>1. DNZ Poliklinik</h2>

<p><a href="https://www.dnzpoliklinik.com/eksozom-cilt-genclestirme/" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9">Eksozom tedavisi</span></a> uygulamalarını saç ve cilt odaklı farklı ihtiyaçlara göre planlayan DNZ Poliklinik, İstanbul Levent’te medikal estetik alanında hizmet veriyor. Merkezin uygulamaları arasında eksozom saç tedavisi ve eksozom cilt gençleştirme seçenekleri bulunuyor. DNZ Poliklinik’in resmi bilgilerinde medikal estetik alanındaki faaliyetlerinin 2008 yılına kadar uzandığı belirtiliyor.</p>

<p>Eksozom saç tedavisi, saç köklerinin bulunduğu biyolojik ortamın desteklenmesi ve mevcut saç kalitesinin korunmasına yönelik planlanabilen uygulamalardan biridir. DNZ Poliklinik’te saç dökülmesinin seviyesi, saçlı derinin mevcut durumu ve kişinin tedaviden beklentileri değerlendirilerek kişiye özel bir uygulama planı oluşturulabilir. Özellikle saç ekimi sonrasında destekleyici uygulama arayan veya mevcut saçlarını güçlendirmek isteyen kişiler açısından değerlendirilebilir.</p>

<p>Eksozom cilt tedavisi ise cilt kalitesinin, yenilenme süreçlerinin ve daha canlı bir görünümün desteklenmesi amacıyla uygulanabilir. Saç ve cilt alanında farklı eksozom protokollerinin değerlendirilebilmesi, DNZ Poliklinik’i İstanbul’da eksozom tedavisi araştıran kişiler için öne çıkan merkezlerden biri haline getiriyor.</p>

<h2>2. DRM Poliklinik</h2>

<p><a href="https://drmpoliklinik.com/eksozom-cilt-genclestirme/" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9">Eksozom tedavisi</span></a> uygulamalarını hem saç hem de cilt odaklı protokoller kapsamında değerlendiren DRM Poliklinik, medikal estetik ve cilt uygulamaları alanında hizmet veriyor. Merkezin güncel içeriklerinde eksozom saç tedavisi, cilt yenileme uygulamaları, saç dökülmesi ve kişiye özel uygulama planlaması hakkında ayrıntılı bilgiler yer alıyor.</p>

<p>Eksozom saç tedavisi planlanırken saç dökülmesinin nedeni, saç köklerinin mevcut durumu ve dökülmenin tipi birlikte değerlendirilmelidir. DRM Poliklinik de saç uygulamalarında öncelikle bu faktörlerin analiz edilmesini önemsiyor. Eksozom gibi rejeneratif uygulamalar her saç dökülmesi türünde aynı şekilde değerlendirilemeyeceği için mevcut tedaviler ve kişinin saç yapısı uygulama planında dikkate alınmalıdır.</p>

<p>Cilt eksozom uygulaması, cilt yenilenmesi ve cilt kalitesinin desteklenmesine yönelik medikal estetik seçeneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Kadıköy’de eksozom saç tedavisi veya cilt eksozom tedavisi hakkında değerlendirme almak isteyen kişiler için DRM Poliklinik öne çıkan merkezlerden biridir.</p>

<p></p>

<h2>3. Medical Park Florya</h2>

<p>Medical Park, eksozom konusunda hem genel rejeneratif uygulamalar hem de altın eksozom saç tedavisi hakkında güncel sağlık içerikleri bulunan büyük sağlık gruplarından biridir. Medical Park'ın resmi kaynaklarında eksozomların saç dökülmesine yönelik destekleyici uygulamalarda kullanılabildiği ve işlem öncesinde saçlı derinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir.</p>

<p>Medical Park Florya'yı bu listede öne çıkaran unsurlardan biri geniş hastane altyapısıdır. Saç kaybının altında dermatolojik, hormonal veya başka tıbbi faktörlerin bulunabileceği durumlarda farklı branşlardan değerlendirme alınabilmesi avantaj sağlayabilir. 2026 tarihli bağımsız eksozom saç tedavisi karşılaştırmalarında da Medical Park Florya üst sıralarda gösterilmektedir.</p>

<h2>4. Esteworld</h2>

<p>Esteworld, saç ekimi ve medikal estetik alanındaki hizmetleriyle İstanbul'da bilinen sağlık kuruluşlarından biridir. Kurumun güncel hizmet sayfalarında hem eksozom saç tedavisi hem de eksozom cilt tedavisi ayrı uygulamalar olarak yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saç dökülmesiyle birlikte saç ekimi seçeneklerini de değerlendirmek isteyen kişiler açısından aynı merkez içerisinde cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemlerin karşılaştırılabilmesi önemli olabilir. Cilt tarafında ise eksozom uygulamaları yaşlanma belirtileri, cilt kalitesi ve yenilenme odaklı medikal estetik protokolleri kapsamında sunulmaktadır.</p>

<h2>5. Liv Hospital</h2>

<p>Liv Hospital, eksozomları yalnızca estetik bir uygulama başlığı altında değil, rejeneratif tıbbın daha geniş çerçevesi içinde ele alan sağlık kuruluşlarından biridir. Hastanenin güncel bilgilendirme sayfalarında eksozomların hücreler arasında sinyal ve biyolojik materyal taşıyan doğal veziküller olduğu; saç dökülmesi ve dermakozmetik uygulamalar dahil farklı alanlarda araştırıldığı belirtilmektedir.</p>

<p>Liv Hospital ayrıca dermatolojide eksozom tedavisini cilt gençleştirme ve saç dökülmesine yönelik uygulamalar arasında değerlendiriyor. Güncel dermatoloji hekim profillerinde de saç dökülmesinde eksozom ve kök hücre uygulamaları ilgi alanları arasında yer alıyor.</p>

<h2>6. Memorial Sağlık Grubu</h2>

<p>Memorial Sağlık Grubu, dermatoloji ve estetik dermatoloji kapsamında eksozom uygulamalarına ilişkin kapsamlı bilgilendirme içeriğine sahip sağlık kuruluşlarından biridir. Memorial'ın Dermatoloji Bölümü tarafından hazırlanan içeriklerde eksozom tedavisinin cilt gençleştirme, saç dökülmesi, akne izleri ve bazı cilt sorunlarında destekleyici amaçlarla değerlendirilebildiği aktarılmaktadır.</p>

<p>Memorial'ı eksozom tedavisi yapan hastaneler arasında değerlendirirken hastane altyapısı önemli bir avantajdır. Özellikle saç dökülmesinin veya cilt problemlerinin altında farklı bir sağlık sorunu bulunabileceği düşünüldüğünde dermatolojik değerlendirmeyle başlanması, işlem seçiminin kişiselleştirilmesini kolaylaştırabilir.</p>

<h2>7. İstanbul Cerrahi Hastanesi</h2>

<p>İstanbul Cerrahi Hastanesi de dermatoloji alanında eksozom tedavisine yer veren kurumlar arasında bulunuyor. Hastanenin 2026 tarihli güncel eksozom içeriğinde uygulamanın hem cilt hem de saç sağlığını desteklemek amacıyla kullanılabildiği ve işlem öncesinde kişinin ihtiyaçlarının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir.</p>

<p>Eksozom tedavisinde uygulanacak bölge, kullanılacak ürün ve seans planının kişiden kişiye farklılaşabilmesi nedeniyle hastane veya klinik seçerken yalnızca standart paketlere odaklanılmamalıdır. İstanbul Cerrahi Hastanesi, dermatoloji temelli değerlendirme arayan kişiler için Top 10 listemizde yer alan seçeneklerden biridir.</p>

<h2>8. Hisar Hospital Intercontinental</h2>

<p>Hisar Hospital Intercontinental, İstanbul'da farklı tıbbi branşları tek hastane içerisinde sunan sağlık kuruluşlarından biridir. 2026 yılında yayımlanan Türkiye eksozom tedavisi karşılaştırmalarında da eksozom uygulamalarının değerlendirilebildiği merkezlerden biri olarak listelenmektedir.</p>

<p>Özellikle hastane ortamında değerlendirme almak isteyen kişiler açısından dermatoloji ve diğer branşlara erişim önemli olabilir. Eksozom tedavisi planlanırken kullanılan ürünün özelliklerinin, uygulama yönteminin ve kişinin mevcut sağlık durumunun hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.</p>

<h2>9. Çevre Hastanesi</h2>

<p>Çevre Hastanesi, İstanbul'da uzun yıllardır sağlık hizmeti sunan özel hastanelerden biridir ve medikal estetik, plastik cerrahi ve saç uygulamalarıyla ilgili hizmetleri de bulunmaktadır. Güncel eksozom merkezi karşılaştırmalarında hastanenin özellikle cilt gençleştirme amaçlı eksozom uygulamalarıyla değerlendirildiği görülmektedir.</p>

<p>Eksozom uygulamasında yalnızca tedavinin ismine değil; kullanılan içeriğin kaynağı, saklama koşulları, uygulamayı gerçekleştiren sağlık profesyoneli ve işlem sonrası takip gibi ayrıntılara da dikkat edilmesi önemlidir.</p>

<h2>10. Memorial Göztepe Hastanesi</h2>

<p>Memorial Sağlık Grubu'nun geniş dermatoloji altyapısı ve grubun eksozom uygulamalarına ilişkin mevcut tıbbi içerikleri, hastane ortamında değerlendirme isteyen kişiler açısından dikkate alınabilecek bir seçenek oluşturuyor. Memorial Göztepe de 2026 tarihli İstanbul eksozom tedavisi merkezi karşılaştırmalarında yer almaktadır.</p>

<p>Tedavinin uygunluğu kişiden kişiye değiştiği için özellikle saç dökülmesi veya kronik cilt problemi bulunan kişilerde ilk aşamanın tanı ve hekim değerlendirmesi olması gerekir.</p>

<h2>En İyi Eksozom Tedavisi Merkezi Nasıl Seçilir?</h2>

<p><a href="https://www.dnzpoliklinik.com/eksozom-cilt-genclestirme/" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9">En iyi eksozom tedavisi</span></a> merkezleri araştırılırken ilk bakılması gereken noktalardan biri uygulamayı kimin yaptığıdır. Eksozom tedavisi standart bir cilt bakımı gibi düşünülmemeli; kullanılacak ürünün kaynağı, uygulama yöntemi, sterilizasyon şartları ve kişinin sağlık geçmişi değerlendirilmelidir.</p>

<p>Merkeze başvurmadan önce “Hangi eksozom ürünü kullanılıyor?”, “Ürünün içeriği ve kaynağı nedir?”, “İşlemi kim uygulayacak?”, “Benim durumumda neden bu tedavi öneriliyor?” ve “İşlem sonrası takip nasıl gerçekleştiriliyor?” gibi soruların yanıtlanması yararlı olur.</p>

<h2>Eksozom Tedavisi Hangi Alanlarda Kullanılır?</h2>

<p>Eksozom uygulamaları özellikle medikal estetik ve dermatoloji alanında saç dökülmesi, saç kalitesinin desteklenmesi, cilt gençleştirme ve cilt kalitesinin iyileştirilmesi gibi amaçlarla gündeme gelmektedir. Bunun yanında rejeneratif tıp alanında farklı hastalıklar ve doku onarımı süreçleri için de eksozom araştırmaları devam etmektedir.</p>

<p>Ancak estetik amaçlı bir uygulamayla farklı hastalıkların tedavisine yönelik araştırmalar aynı kapsamda değerlendirilmemelidir. Kullanım alanına göre bilimsel kanıt, uygulama protokolü ve düzenleyici durum değişebilir.</p>

<h2>Eksozom Tedavisi Fiyatları 2026</h2>

<p>Eksozom tedavisi fiyatları 2026 yılında kullanılan ürünün içeriğine, uygulama bölgesine, merkez veya hastaneye, uygulamanın saç ya da cilt için yapılmasına ve ihtiyaç duyulan seans sayısına göre değişmektedir.</p>

<p>Bu nedenle yalnızca en düşük fiyatı sunan merkezi tercih etmek yerine kullanılan eksozom ürününün niteliği, uygulamayı yapan sağlık profesyoneli ve işlem sonrası takip süreci birlikte değerlendirilmelidir. Kesin fiyat çoğu zaman muayene ve kişiye özel tedavi planının oluşturulmasından sonra belirlenir.</p>

<h2>Eksozom Tedavisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular</h2>

<h3>Eksozom tedavisi nedir?</h3>

<p>Eksozom tedavisi, hücreler arasında biyolojik mesaj taşıyan küçük hücre dışı veziküllerin kullanıldığı rejeneratif uygulamalara verilen genel isimdir. Eksozomların içerisinde proteinler, lipitler ve çeşitli biyolojik sinyaller bulunabilir.</p>

<h3>En iyi eksozom tedavisi merkezleri hangileridir?</h3>

<p>Merkez seçimi kişinin ihtiyacına göre değişir. Bu listede DNZ Poliklinik ilk, DRM Poliklinik<strong> </strong>ikinci sırada yer almakta; Medical Park, Esteworld, Liv Hospital, Memorial ve diğer hastaneler de eksozom uygulamaları açısından değerlendirilebilecek seçenekler arasında bulunmaktadır.</p>

<h3>Eksozom tedavisi saç çıkarır mı?</h3>

<p>Eksozom saç tedavisinin amacı genellikle mevcut saç köklerini ve saçlı deri ortamını desteklemektir. Tamamen işlevini kaybetmiş saç köklerinin bulunduğu bölgelerde yeni saç oluşturacağı garanti edilemez. Saç dökülmesinin nedeni ve saç köklerinin mevcut durumu sonuç açısından önemlidir. Erken insan çalışmaları olumlu sonuçlar bildirse de klinik kanıtlar hâlen gelişmektedir.</p>

<h3>Eksozom tedavisi cilde uygulanabilir mi?</h3>

<p>Evet. Eksozom uygulamaları medikal estetikte cilt kalitesi, yenilenme süreçleri, ince çizgiler ve bazı cilt problemlerinde destekleyici protokollerin bir parçası olarak kullanılabilmektedir. Uygunluk dermatolojik değerlendirme sonrasında belirlenmelidir.</p>

<h3>Eksozom tedavisi kaç seans yapılır?</h3>

<p>Seans sayısı standart değildir. Kullanılan ürün, uygulama alanı, saç veya cilt probleminin seviyesi ve merkezin uygulama protokolüne göre değişebilir. Bu nedenle kişiye özel planlama yapılması daha doğru bir yaklaşımdır.</p>

<h3>Eksozom tedavisi ile PRP aynı şey midir?</h3>

<p>Hayır. PRP kişinin kendi kanından hazırlanan trombositten zengin plazmayı kullanırken eksozom tedavisinde hücreler arası iletişimde görev alan hücre dışı veziküller içeren ürünler kullanılmaktadır. Uygun yöntemin belirlenmesi kişinin ihtiyacına göre yapılmalıdır.</p>

<h3>Eksozom tedavisi saç ekimi sonrasında yapılabilir mi?</h3>

<p>Bazı merkezler eksozom uygulamalarını saç ekimi sonrasında saçlı deri ve mevcut saç köklerinin desteklenmesine yönelik protokollerin bir parçası olarak kullanmaktadır. Uygulamanın zamanı ve gerekli olup olmadığı saç ekimini gerçekleştiren hekim tarafından belirlenmelidir. DNZ ve DRM'nin güncel içeriklerinde de saç odaklı eksozom uygulamalarına yer verilmektedir.</p>

<h3>Eksozom tedavisinin sonuçları ne zaman görülür?</h3>

<p>Sonuçların ortaya çıkma süresi uygulama alanına ve kişisel özelliklere göre farklılık gösterebilir. Saç büyüme döngüsü uzun olduğu için saç uygulamalarında değerlendirme genellikle kısa süreli değişimlerden ziyade ilerleyen aylarda yapılır.</p>

<h3>Eksozom tedavisi herkes için uygun mudur?</h3>

<p>Hayır. Kişinin sağlık durumu, aktif enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar, gebelik gibi durumlar işlem öncesinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle eksozom uygulaması yaptırmadan önce hekim muayenesi önemlidir.</p>

<h3>Eksozom tedavisi merkezi seçerken nelere dikkat edilmelidir?</h3>

<p>Merkezin sağlık kuruluşu niteliği, uygulamayı gerçekleştiren kişinin yetkinliği, kullanılan ürünün kaynağı ve içeriği, saklama koşulları, kişiye özel planlama ve işlem sonrası takip süreci birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle “kesin sonuç” veya herkese aynı protokolü vaat eden yaklaşımlara karşı temkinli olmak gerekir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/en-iyi-eksozom-tedavisi-merkezleri-turkiyede-one-cikan-10-merkez</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/en-iyi-eksozom-tedavisi-merkezleri-turkiyede-one-cikan-10-merkez.jpg" type="image/jpeg" length="73993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gebeler ve lohusalar için "Riskli Takip Sistemi" 81 ilde devreye alındı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/gebeler-ve-lohusalar-icin-riskli-takip-sistemi-81-ilde-devreye-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/gebeler-ve-lohusalar-icin-riskli-takip-sistemi-81-ilde-devreye-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gebelerin ve lohusaların takip süreçlerini daha etkin ve güvenli yürütmek amacıyla Riskli Takip Sistemi'ni (RİTAS) 81 ilde devreye aldıklarını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memişoğlu, NSosyal hesabından RİTAS'a ilişkin yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kıymetli anne ve anne adayları, bu numarayı bir yere not edin: 0312 577 78 78. Gebelerimizin ve lohusalarımızın takip süreçlerini daha etkin ve güvenli yürütmek amacıyla Riskli Takip Sistemi'ni 81 ilimizde devreye aldık. Artık koordinatör ebelerimiz, anne ve bebeklerimizin sağlık süreçlerini yakından takip etmek için sizleri 0312 577 78 78 numaralı hattımız üzerinden arayacak. Sağlıklı nesiller için gebelikten lohusalığa uzanan bu özel yolculukta annelerimizin daima yanındayız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/gebeler-ve-lohusalar-icin-riskli-takip-sistemi-81-ilde-devreye-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/04/saglik-bakanligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="41388"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dent Aden Çocuklarda Diş Teli Tedavisinde Doğru Zamanlama Neden Önemli?]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/dent-aden-cocuklarda-dis-teli-tedavisinde-dogru-zamanlama-neden-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/dent-aden-cocuklarda-dis-teli-tedavisinde-dogru-zamanlama-neden-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların diş ve çene gelişimi, yalnızca estetik bir gülüş açısından değil, ilerleyen yıllardaki ağız sağlığı açısından da yakından takip edilmesi gereken konular arasında bulunuyor. Süt dişlerinin değişmeye başlaması, kalıcı dişlerin ağızda yerini alması ve çene gelişiminin hızlanmasıyla birlikte bazı çocuklarda çapraşıklıklar, dişler arasında boşluklar veya kapanış problemleri ortaya çıkabiliyor.</p>

<p>Ankara’nın Eryaman bölgesinde de ailelerin çocuklarının diş gelişimini daha yakından takip ettiği ve ortodontik muayene konusunda daha fazla bilgi aradığı görülüyor. Uzmanlar ise ortodontik değerlendirmenin yalnızca dişler belirgin şekilde çapraşık hale geldikten sonra yapılmasının gerekli olmadığını, gelişim döneminin takip edilmesinin de önemli olduğunu belirtiyor.</p>

<h2>Her Ortodontik Muayene Diş Teliyle Sonuçlanmıyor</h2>

<p>Ebeveynlerin ortodontik muayeneyle ilgili en sık yaşadığı endişelerden biri, çocuğun muayene edildiği anda diş teli tedavisine başlanacağı düşüncesi oluyor. Oysa ortodontik kontrolün temel amacı öncelikle dişlerin, çenelerin ve kapanış ilişkisinin mevcut durumunu değerlendirmektir.</p>

<p>Bazı çocuklarda herhangi bir müdahaleye gerek görülmeden gelişimin belirli aralıklarla takip edilmesi yeterli olabiliyor. Bazı vakalarda ise gelişim döneminden yararlanılarak farklı ortodontik yaklaşımlar değerlendirilebiliyor.</p>

<p>Dent Aden, çocuk ve genç hastalarda tedavi planlamasının mevcut diş dizilimi ve çene gelişimi değerlendirilerek kişiye özel oluşturulmasına önem veriyor. Böylece gereksiz veya erken bir uygulama yerine ihtiyaç duyulan zamanda uygun yöntemin belirlenmesi hedefleniyor.</p>

<h2>Dişlerdeki Çapraşıklık Erken Dönemde Fark Edilebiliyor</h2>

<p>Kalıcı dişler sürmeye başladığında ağız içerisinde yeterli alan bulunmaması, bazı dişlerin olması gereken konumdan farklı bir noktada çıkmasına neden olabiliyor. Dişlerin üst üste binmesi veya düzensiz şekilde sıralanması zamanla daha belirgin hale gelebiliyor.</p>

<p>Çapraşıklığın yalnızca görüntü açısından değerlendirilmemesi gerekiyor. Birbirine çok yakın veya üst üste konumlanmış dişlerin arasının temizlenmesi daha zor olabiliyor. Bu durum günlük ağız bakımının yeterli şekilde yapılmasını güçleştirebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle <a href="https://dentadenpoliklinik.com.tr/tr/tedaviler/ortodonti" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9">eryaman diş teli</span></a> tedavisi araştıran ailelerin öncelikle çocuklarının ortodontik muayenesini yaptırması ve gerçekten tedavi gerekip gerekmediğini öğrenmesi önem taşıyor.</p>

<h2>Çene Kapanışındaki Problemler de Değerlendiriliyor</h2>

<p>Ortodonti yalnızca eğri veya çapraşık dişlerin düzeltilmesiyle sınırlı bir alan değil. Alt ve üst çenenin birbiriyle ilişkisi, dişlerin kapanış sırasında nasıl temas ettiği ve çene gelişiminin yönü de muayene sırasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Bazı çocuklarda üst çenenin veya alt çenenin diğerine göre daha önde görünmesi dikkat çekebiliyor. Bazı vakalarda ise ön dişler kapanırken arada açıklık kalması veya arka dişlerin farklı şekilde temas etmesi gibi durumlarla karşılaşılabiliyor.</p>

<p>Bu tür problemler her çocukta aynı nedene bağlı gelişmediği için tedavi yaklaşımı da kişiye göre değişiyor.</p>

<p>Ortodontik değerlendirmenin gelişim döneminde yapılması, hekimin çene gelişimini takip edebilmesine ve ihtiyaç halinde uygun zamanı belirleyebilmesine yardımcı oluyor.</p>

<h2>Parmak Emme ve Ağızdan Solunum Takip Edilmeli</h2>

<p>Çocukluk dönemindeki bazı alışkanlıklar diş ve çene gelişimini etkileyebiliyor. Uzun süre devam eden parmak emme, dudak veya kalem ısırma gibi alışkanlıkların yanı sıra sürekli ağızdan solunum da ortodontik değerlendirme sırasında dikkate alınabilen konular arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu tür alışkanlıkların her çocukta mutlaka ortodontik problem oluşturacağı söylenemez. Ancak uzun süre devam eden durumlarda dişlerin konumu ve çene gelişiminin bir uzman tarafından değerlendirilmesi yararlı olabiliyor.</p>

<p>Ailelerin yalnızca dişlerdeki görünür çapraşıklığa değil, çocuğun çiğneme, konuşma ve ağızdan solunum gibi günlük alışkanlıklarına da dikkat etmesi gerekiyor.</p>

<h2>Ergenlik Döneminde Diş Teli Tedavileri Yaygınlaşıyor</h2>

<p>Kalıcı dişlerin önemli bölümünün ağızda yerini aldığı ergenlik dönemi, ortodontik tedavilerin sık uygulandığı dönemlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu süreçte metal braketler veya hastanın durumuna göre farklı ortodontik sistemler değerlendirilebiliyor. Tedavide temel amaç dişlerin kontrollü şekilde hareket ettirilerek daha düzenli bir dizilim ve uygun kapanış elde edilmesidir.</p>

<p>Diş teli takıldıktan sonra tedavinin düzenli şekilde takip edilmesi gerekiyor. Belirlenen aralıklarla gerçekleştirilen kontrollerde dişlerin hareketi değerlendirilerek gerekli düzenlemeler yapılıyor.</p>

<p>Dent Aden bünyesinde de çocuk ve yetişkin hastalar için sabit ortodontik tedaviler ile plak seçenekleri değerlendiriliyor. Kullanılacak yönteme ise hastanın ihtiyaçları ve ortodontik problemin özellikleri dikkate alınarak karar veriliyor.</p>

<h2>Diş Teli Kullanırken Temizlik Alışkanlıkları Değişiyor</h2>

<p>Ortodontik tedavide en fazla dikkat edilmesi gereken konulardan biri ağız hijyeni oluyor. Sabit braketler dişlerin üzerinde ek yüzeyler oluşturduğu için yiyecek kalıntılarının tutulabileceği alanlar artabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle çocukların diş fırçalama alışkanlıklarının tedavi süresince daha dikkatli hale getirilmesi gerekiyor. Braketlerin çevresi ve diş araları yeterli şekilde temizlenmediğinde plak birikimi meydana gelebiliyor.</p>

<p>Ortodontik ara yüz fırçaları ve hekimin önerdiği farklı yardımcı ürünler günlük bakımın bir parçası haline gelebiliyor.</p>

<p>Burada ailelerin desteği de önem taşıyor. Özellikle tedavinin ilk dönemlerinde çocuğun doğru fırçalama alışkanlığı geliştirmesine yardımcı olmak, ağız hijyeninin korunmasını kolaylaştırabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Beslenme Konusunda da Dikkat Gerekiyor</h2>

<p>Sabit diş teli kullanan çocuklarda çok sert veya yapışkan yiyecekler braket ve teller üzerinde istenmeyen etkilere neden olabiliyor. Bu nedenle tedavi başlangıcında ailelere beslenme konusunda bazı öneriler verilebiliyor.</p>

<p>Sert gıdaların doğrudan ön dişlerle ısırılması yerine uygun şekilde parçalanarak tüketilmesi ve braketlere zarar verebilecek yiyecekler konusunda dikkatli olunması tedavinin kesintisiz devam etmesine yardımcı oluyor.</p>

<p>Braketin kopması veya telde problem meydana gelmesi halinde ise bir sonraki rutin kontrolü beklemek yerine ortodonti kliniğiyle iletişime geçilmesi daha doğru oluyor.</p>

<h2>Dijital Teknolojiler Tedavi Planlamasını Destekliyor</h2>

<p>Günümüzde ortodontide kullanılan dijital tarama ve görüntüleme yöntemleri sayesinde hastaların diş yapısı daha ayrıntılı değerlendirilebiliyor.</p>

<p>Ağız içerisinin dijital olarak taranması, dişlerin mevcut konumlarının modellenmesine yardımcı olurken farklı görüntüleme yöntemleri çene ve kapanış ilişkilerinin değerlendirilmesini destekliyor.</p>

<p>Dent Aden, ortodontik tedavi planlamasında modern görüntüleme ve dijital diş hekimliği imkanlarından yararlanıyor. Ancak teknolojik imkanların yanında tedavinin kişiye özel değerlendirilmesi ve düzenli takip edilmesi sürecin temel unsurları arasında bulunuyor.</p>

<h2>Doğru Başlangıç Zamanı Her Çocukta Farklı</h2>

<p>Diş teli tedavisine kaç yaşında başlanacağı konusunda bütün çocuklar için geçerli tek bir yaş sınırı bulunmuyor. Dişlerin gelişimi, çenenin büyüme süreci ve mevcut ortodontik problem başlangıç zamanını etkileyebiliyor.</p>

<p>Bir çocukta yalnızca takip yeterli olabilirken başka bir çocukta daha erken bir ortodontik müdahale değerlendirilebilir. Bazı hastalarda ise kalıcı dişlerin daha fazla sürmesinin beklenmesi gerekebilir.</p>

<p>Bu nedenle ailelerin başka çocukların tedavi başlangıç yaşlarını kendi çocukları için doğrudan ölçüt olarak kullanmaması gerekiyor.</p>

<p>Eryaman’da çocuğu için diş teli tedavisi araştıran aileler açısından en sağlıklı yaklaşım, öncelikle ortodontik değerlendirme yaptırarak mevcut durumu öğrenmek oluyor. Gelişimin zamanında takip edilmesi, gerekli tedavinin doğru dönemde planlanmasına ve çocuğun ağız sağlığının uzun vadeli şekilde korunmasına katkıda bulunabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/dent-aden-cocuklarda-dis-teli-tedavisinde-dogru-zamanlama-neden-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/dent-aden-cocuklarda-dis-teli-tedavisinde-dogru-zamanlama-neden-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="78237"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kulak memesindeki çizgi tek başına kalp krizi habercisi değil]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/kulak-memesindeki-cizgi-tek-basina-kalp-krizi-habercisi-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/kulak-memesindeki-cizgi-tek-basina-kalp-krizi-habercisi-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, kulak memesindeki çapraz çizgi olarak bilinen "Frank işareti"nin koroner arter hastalığıyla ilişkilendirildiğini ancak tek başına kalp hastalığı anlamına gelmediğini ve kalp krizi belirteci olarak değerlendirilemeyeceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Komedyen Cem Yılmaz'ın geçirdiği kalp rahatsızlığının ardından gündeme gelen Frank işaretine ilişkin, Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Cevat Tanalp ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çelik, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Prof. Dr. Tanalp, kulak memesindeki çapraz çizgi olarak bilinen "Frank işareti"nin koroner arter hastalığıyla ilişkilendirildiğini ancak tek başına kalp hastalığı veya kalp krizi tanısı anlamına gelmediğini belirtti.</p>

<p>Kulak memesindeki çapraz kıvrımın uzun yıllardır koroner arter hastalığıyla ilişkilendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Tanalp, ancak bu bulgunun toplumda gereksiz endişeye yol açacak şekilde yorumlanmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Frank çizgisinin özellikle yaşla birlikte ortaya çıkabildiğine dikkati çeken Tanalp, bağ dokusundaki yaşlanmanın hem kulak memesinde hem de damar duvarlarında görülebileceğini anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Tanalp, "Kulak memesinde nasıl bu çizgileri ortaya çıkaran bir bağ dokusu yaşlanması varsa, aynı durum kalp damarlarımızda da eş zamanlı olarak ortaya çıkabiliyor. Bu ikisi arasında bir bağlantı kurmak mümkün. Kulak memesindeki çizginin tek başına kalp hastalığı anlamına geldiğini söyleyemeyiz." dedi.</p>

<p><strong>"Kulağında çizgi gören herkes endişelenmemeli"</strong></p>

<p>Yaşlanan pek çok kişide Frank işareti görülebileceğini ancak bu kişilerin önemli bölümünde kalp hastalığının ortaya çıkmayabileceğini belirten Tanalp, hekimlerin kalp-damar hastalıkları açısından değerlendirme yaparken çok daha güçlü risk faktörlerine odaklandığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanalp, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, diyabet, hipertansiyon ve kronik böbrek yetmezliği gibi risk faktörlerinin koroner arter hastalığı açısından çok daha önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:</p>

<p>"Kulak memesine bakıp 'Gel seni koroner arter hastalığı açısından araştıralım' diye kimseyi biz töhmet altında bırakmıyoruz. Biz daha çok hastanın kuvvetli risk faktörlerine odaklanıyoruz. Kolesterol seviyeleri, sigara kullanımı, diyabet, hipertansiyon kronik böbrek yetmezliği gibi risk faktörleri bunların varlığı olan durumlarda asıl hastayı biz koroner hastalığı açısından araştırmamız lazım."</p>

<p>Prof. Dr. Tanalp, kulak memesindeki her kıvrımın Frank işareti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Kulak memesindeki kıvrımın iki taraflı derin olması, 45 derece eğimle gitmesi gerekiyor. Her kulak memesinde kıvrım gören bir hastanın endişelenmemesi lazım." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Frank işareti kalp krizi belirteci değil"</strong></p>

<p>Frank işareti ile koroner arter hastalığı arasındaki ilişkinin bazı araştırmalarda gözlemsel olarak ortaya konulduğunu anlatan Tanalp, bunun kesin bir neden-sonuç ilişkisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Ali Cevat Tanalp, kulak memesinde Frank işareti bulunan hastalarda koroner arter hastalığının daha fazla görüldüğünü ortaya koyan bazı araştırmalar olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Ancak bu, sebep-sonuç ilişkisi şeklinde değil. Gözlemsel olarak Frank çizgisi olan hastalarda tıkayıcı koroner arter hastalığı bulunma ihtimali daha fazla diyebiliyoruz. Koroner arter hastalığı demek ayrı bir şey, kalp krizi demek ayrı şey. Bu ikisi aynı şey değil. Pek çok insanın koroner damarlarında darlıklar vardır. Göğüs ağrısı olur biz anjiyo yaparız müdahale ederiz. Bunların hepsi kalp krizi geçirmiyor. Kalp krizi belirtecidir gibi kullanmıyoruz."</p>

<p>Toplum sağlığının korunmasında Frank işaretinden ziyade kalp-damar hastalığı risk faktörlerine odaklanılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tanalp, kişilerin sigara kullanımı, diyabet, tansiyon ve kolesterol düzeylerinin kontrol altında tutulmasının önem taşıdığını söyledi.</p>

<p><strong>"Çizginin derinliği veya iki taraflı olması bugün kullanılan standart kalp-damar risk hesaplamalarının bir parçası değildir"</strong></p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çelik ise tıbbi adı "diagonal earlobe crease" olan Frank çizgisinin ilk kez 1973 yılında Dr. Sanders T. Frank tarafından koroner arter hastalığıyla olası ilişkisi nedeniyle tanımlandığının bilgisini verdi.</p>

<p>Yaşlanmaya bağlı ince kırışıklıklar, uyku pozisyonuna bağlı katlantılar, küpe kullanımına bağlı değişiklikler veya kulak memesinin doğal anatomik yapısının Frank çizgisiyle karıştırılabileceğine işaret eden Prof. Dr. Çelik, şöyle devam etti:</p>

<p>"Frank çizgisiyle özellikle koroner arter hastalığı ve genel olarak ateroskleroz arasında çok sayıda gözlemsel çalışmada ilişki gösterilmiştir. Bazı meta-analizlerde Frank çizgisi bulunan kişilerde koroner arter hastalığı görülme olasılığının birkaç kat daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Örneğin bir sistematik derleme ve meta-analizde Frank çizgisi bulunanlarda koroner arter hastalığı olasılığı yaklaşık dört kat daha yüksek bulunmuştur. Ancak burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekir. İlişki bulunması, Frank çizgisinin kalp krizini öngören güvenilir bir bulgu olduğu anlamına gelmez. Frank çizgisi tek başına koroner arter hastalığını teşhis etmek veya dışlamak için yeterli olmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla 'Frank çizgisi kalp krizinin habercisidir' demek fazla iddialıdır. Daha doğru ifade, bazı kişilerde artmış aterosklerotik riskle ilişkili olabilecek yardımcı bir fizik muayene bulgusudur şeklindedir."</p>

<p>Prof. Dr. Çelik, kulak memesinin çok küçük damarlarla beslenen bir bölge olduğunu ve kan dolaşımını destekleyecek alternatif damar yollarının sınırlı olduğunu, bu nedenle küçük damarlarda oluşabilecek yaşlanma ve dolaşım bozukluklarının kulak memesindeki dokularda daha belirgin iz bırakabileceğinin düşünüldüğünü söyledi.</p>

<p>Frank çizgisi bulunan kişilerin kulak memesinden alınan doku örneklerinde, küçük damarlarda ve çevre dokularda yaşlanma ve yıpranmayı düşündüren değişikliklerin görüldüğünü aktaran Çelik, "Ancak bu değişikliklerin kalp damarlarındaki aterosklerozla doğrudan bağlantılı olduğu henüz kesin olarak gösterilememiştir. Bir başka görüşe göre ise Frank çizgisi ve damar sertliği, aynı yaşlanma ve damar yıpranması sürecinin farklı bölgelerde ortaya çıkan iki ayrı belirtisi olabilir. Yani kulaktaki çizgi damar hastalığına yol açmaz, ikisi de ortak bir sürecin sonucu olabilir." dedi.</p>

<p>Çelik, bazı çalışmaların Frank çizgisinin iki kulakta birden bulunmasının, daha derin ve belirgin olmasının kalp-damar hastalığıyla daha güçlü bir ilişki gösterebileceğini düşündürdüğüne dikkati çekerek, "Tek kulakta bulunan çizgiye göre iki kulakta birden görülmesi bazı araştırmalarda daha yüksek kalp-damar riskiyle ilişkilendirilmiş. Ancak bu bulgular tek başına tanı koydurmaz. Çizginin derinliği veya iki taraflı olması bugün kullanılan standart kalp-damar risk hesaplamalarının bir parçası değildir. Bu nedenle 'çizgi iki kulakta ve derinse damar hastalığı kesin vardır' demek doğru değildir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Bugün kullanılan standart kalp-damar risk hesaplamalarında Frank çizgisi yer almamaktadır"</strong></p>

<p>Yaşın önemli bir faktör olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çelik, hem damar sertliğinin hem de kulak memesindeki kırışıklıkların yaş ilerledikçe daha sık görüldüğünün altını çizdi.</p>

<p>Çelik, genç yaşta, özellikle iki kulakta birden bulunan, derin ve belirgin bir Frank çizgisinin daha fazla dikkat çekebileceğini ancak genç bir kişide bile yalnızca kulaktaki bu çizgiye bakarak kalp-damar hastalığı olduğu söylenemeceğini, mutlaka diğer risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>"Bugün kullanılan standart kalp-damar risk hesaplamalarında Frank çizgisi yer almamaktadır. Yani bu çizgi tek başına bir tarama ya da tanı ölçütü değildir." bilgisini veren Çelik, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, diyabet, fazla kilo ve ailede erken yaşta kalp hastalığı bulunmasının kalp-damar hastalıkları açısından çok daha güçlü ve kanıtlanmış risk faktörleri olduğunu belirtti.</p>

<p>Çelik, Frank çizgisinin bunlardan biri veya birkaçıyla birlikte bulunması halinde kişinin kalp-damar riskinin daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Kulakta Frank çizgisinin görülmesinin tek başına acil bir durum ya da 'kalp damarlarım tıkalı' anlamına gelmediğini vurgulayan Çelik, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Kişinin asıl dikkat etmesi gereken şey, kalp-damar risk faktörleridir. Tansiyonunu, kolesterolünü ve kan şekerini bilmek, sigara kullanmamak, sağlıklı kiloyu korumak, düzenli hareket etmek ve ailede erken yaşta kalp hastalığı olup olmadığını bilmek çok daha önemlidir. Özellikle eforla ortaya çıkan göğüste baskı veya sıkışma, nefes darlığı, kola, sırta ya da çeneye yayılan ağrı ve daha önce rahat yapılan işleri yaparken çabuk yorulma gibi şikayetler varsa bunlar kulaktaki çizgiden çok daha önemli uyarı işaretleridir ve tıbbi değerlendirme gerekir. Sadece kulaktaki bir çizgiye bakarak kişinin kalp krizi geçirip geçirmeyeceğini söylemek mümkün değildir. Frank çizgisi bazı çalışmalarda kalp-damar hastalıklarıyla ilişkili bulunmuş bir fizik muayene bulgusudur, ancak tek başına yeterli değildir. Asıl önemli olan kişinin yaşı, şikayetleri, tansiyonu, kolesterolü, kan şekeri, sigara kullanımı, kilosu ve ailede kalp hastalığı öyküsü gibi bilinen risk faktörlerinin birlikte değerlendirilmesidir. Kulaktaki çizgiye bakıp kalp krizi tahmini yapmak mümkün değildir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/kulak-memesindeki-cizgi-tek-basina-kalp-krizi-habercisi-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/09/345678-4.JPG" type="image/jpeg" length="64294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eklem içi enjeksiyon genelgesi sonrası uygulama nasıl işliyor?]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/eklem-ici-enjeksiyon-genelgesi-sonrasi-uygulama-nasil-isliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/eklem-ici-enjeksiyon-genelgesi-sonrasi-uygulama-nasil-isliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığının kamu hastanelerinde hastaların <strong>PRP ve hyalüronik asit ürünlerini</strong> dışarıdan reçeteyle temin etmesinin önüne geçmeye yönelik düzenlemesinin ardından, bazı sağlık kuruluşlarında kolajen içerikli enjeksiyonların hastalara dışarıdan temin ettirildiğine ilişkin iddialar yeni bir tartışmayı gündeme getirdi.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelge ile kamu hastanelerinde kullanılan hyalüronik asit ve Plateletten Zengin Plazma (PRP) ürünlerinin kontrollü tedarik sistemi üzerinden hastanelerce temin edilmesi, ürünlerin izlenebilirliğinin artırılması ve hastaların dışarıdan ürün satın almak zorunda bırakılmasının önüne geçilmesi amaçlandı.</p>

<p>Düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından ise bazı sağlık kuruluşlarında eklem rahatsızlığı bulunan hastaların kolajen içerikli enjeksiyonlara yönlendirildiği ve bu ürünlerin dışarıdan temin edilmesinin istendiğine ilişkin iddialar gündeme geldi.</p>

<p><strong>Tartışma kolajen değil, tedarik yöntemi</strong></p>

<p>Söz konusu tartışmanın, kolajen enjeksiyonlarının tıbbi niteliğinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Hangi tedavinin hangi hastaya uygulanacağının, hastanın klinik durumu ve hekimin tıbbi değerlendirmesi doğrultusunda belirlenmesi gerektiği ifade edilirken, gündeme gelen asıl konunun tedarik yöntemi olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Tartışmanın temelinde, Bakanlığın hastalara dışarıdan enjeksiyon ürünü aldırılmasının önüne geçmeyi amaçlayan düzenlemesinin ardından, farklı içerikteki enjeksiyonların dışarıdan temin ettirilmesinin uygulamada yeni bir boşluk oluşturup oluşturmadığı sorusu yer alıyor.</p>

<p>Bu noktada, düzenlemenin kendisinden kaynaklanan bir sorun bulunduğuna yönelik herhangi bir değerlendirme bulunmazken, tartışmanın sahadaki uygulamada ortaya çıkabilecek farklı yorum ve yöntemler üzerinde yoğunlaştığı ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Genelgenin amacının korunması önem taşıyor</strong></p>

<p>Kolajen içerikli bir enjeksiyonun tıbbi gereklilik doğrultusunda tercih edilmesi ile hastanın belirli bir ürünü dışarıdan satın almaya yönlendirilmesinin birbirinden ayrı konular olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle tartışmanın ürünlerin birbirlerine karşı üstünlüğü üzerinden değil; hasta yararı, tıbbi gereklilik, mevzuata uygunluk, şeffaflık ve tedarik yöntemi çerçevesinde ele alınmasının önem taşıdığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın genelgeyle oluşturmayı hedeflediği kontrollü ve izlenebilir sistemin, uygulamada farklı ürün gruplarına geçilmesi nedeniyle amacından uzaklaşmaması gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Uygulama esaslarının netleştirilmesi bekleniyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortaya çıkan tartışmanın, Sağlık Bakanlığı'na yönelik bir sorumluluk değerlendirmesinden ziyade, sahadaki uygulamanın genelgenin amacıyla ne ölçüde örtüştüğü sorusunu gündeme getirdiği belirtiliyor.</p>

<p>Özellikle hastaların dışarıdan kolajen enjeksiyonu temin etmeye yönlendirildiğine ilişkin iddiaların bulunması, uygulama esaslarının daha açık şekilde ortaya konulmasının yararlı olabileceği yönündeki değerlendirmeleri beraberinde getiriyor.</p>

<p>Tartışmanın merkezinde ise kolajen ya da başka bir ürün grubundan ziyade, hastalara dışarıdan ürün aldırılmasının önüne geçmek amacıyla oluşturulan sistemin farklı ürün kategorileri üzerinden fiilen devam ettirilip ettirilmediği sorusu yer alıyor.</p>

<p>Bu konunun açıklığa kavuşmasının; hastaların korunması, hekimlerin uygulamada tereddüt yaşamaması ve kamu hastanelerinde eşit, şeffaf ve izlenebilir bir sistemin sürdürülmesi açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/eklem-ici-enjeksiyon-genelgesi-sonrasi-uygulama-nasil-isliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-29-at-122725.jpeg" type="image/jpeg" length="97266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGK geri ödeme listesine 3 ilaç daha eklendi]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/sgk-geri-odeme-listesine-3-ilac-daha-eklendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/sgk-geri-odeme-listesine-3-ilac-daha-eklendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2 Hemofili B ve bir kanser ilacının daha Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) geri ödeme listesine alındığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Işıkhan, NSosyal hesabından, Resmi Gazete'de yayımlanan "Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"e ilişkin paylaşımda bulundu.</p>

<p>Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmaya devam ettiklerini belirten Işıkhan, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"2 adet Hemofili B ilacı ve bir adet kanser ilacı olmak üzere biri yerli üretim 3 ilacı geri ödeme kapsamımıza aldık. Eczanelerde üretilen majistral ilaçlarda kurumumuzca ödenen tutarı yüzde 40 oranında artırdık. Çocuk cerrahisinde uygulanan işlemlerin kapsamını genişlettik. Kemik iliği nakli süreçlerinde önemli iyileştirmeleri hayata geçirdik. Kemik iliği nakli bekleyen hastalarımız için uygun verici bulunmasına yönelik tarama süreçlerini güncelledik, tedavi ve ilaç uygulamalarına ilişkin düzenlemeler yaptık. Hastalarımıza acil şifalar temenni ediyor, hayırlı olmasını diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/sgk-geri-odeme-listesine-3-ilac-daha-eklendi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2024/12/sgk-hizmet-dokumu.jpg" type="image/jpeg" length="30211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çağımızın Gizli Salgını: Panik Atak Gerçeği, Belirtileri ve Çözüm Yolları]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/cagimizin-gizli-salgini-panik-atak-gercegi-belirtileri-ve-cozum-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/cagimizin-gizli-salgini-panik-atak-gercegi-belirtileri-ve-cozum-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern yaşamın getirdiği yoğun stres, ekonomik belirsizlikler, metropol hayatının kaosu ve günlük koşturmacalar, son yıllarda toplum ruh sağlığını derinden etkiliyor. Bu tablonun en çarpıcı sonuçlarından biri ise acil servislere "kalp krizi" veya "nefes darlığı" şüphesiyle başvuran hastaların sayısındaki dramatik artış. Yapılan tetkiklerde fizyolojik hiçbir soruna rastlanmayan bu kişilerin büyük bir çoğunluğu aslında çağımızın gizli salgını olarak adlandırılan "panik atak" ile mücadele ediyor. Doğru anlaşılamadığı için yıllarca gizli bir kâbusa dönüşebilen bu rahatsızlık, doğru uzman desteğiyle tamamen tarihe karışabiliyor.</p>

<p>Bu alandaki yenilikçi yaklaşımları ve başarılı klinik çalışmalarıyla dikkat çeken, özellikle panik atak tedavisi üzerine kendini kapsamlı bir şekilde geliştirmiş <a href="https://www.neclaakcicek.com/" rel="nofollow">Uzman Klinik Psikolog Necla Akçiçek</a>, toplumda giderek yaygınlaşan bu sorunun anatomisini ve çözüm yollarını anlattı.</p>

<p><strong>"Bedenin Yanlış Çaldığı Bir Tehlike Alarmı"</strong></p>

<p>Panik atağın aniden ve görünürde hiçbir belirgin tetikleyici olmadan ortaya çıkan, kişiye yoğun bir dehşet hissi yaşatan bir kaygı nöbeti olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Necla Akçiçek, kriz anında yaşananları şu sözlerle özetledi:</p>

<p>"Danışanlarımız, genellikle on ile yirmi dakika arasında zirveye ulaşan o atak sırasında kalp krizi geçirdiklerine, beyin kanaması geçireceklerine, çıldıracaklarına veya nefessiz kalıp öleceklerine dair çok güçlü ve sarsılmaz bir inanç geliştirirler. Çarpıntı, göğüs kafesinde sıkışma, aşırı terleme, titreme, baş dönmesi, uyuşma ve midede kasılmalar en yaygın bedensel belirtilerdir. Ancak toplum olarak bilmemiz gereken en önemli gerçek şudur: Bu durum bedensel ve ölümcül bir hastalık değil, beynin ortada hiçbir gerçek tehdit yokken verdiği yanlış bir 'savaş veya kaç' alarmıdır. Zihin yanlış bir sinyal gönderir ve beden de bu sinyale son derece doğal bir hayatta kalma tepkisi verir."</p>

<p><strong>Kaçınma Davranışları Hayatı Zindana Çeviriyor</strong></p>

<p>Panik atağın kendisinden ziyade, "Acaba tekrar atak geçirir miyim?" korkusunun kişinin hayatını kısıtladığını belirten Akçiçek, bu döngünün kırılmaması halinde agorafobi gibi farklı kısıtlamaların da tabloya eklenebileceği konusunda uyarıyor. Kişilerin yeni bir kriz yaşama korkusuyla kalabalık ortamlardan, toplu taşımadan, kapalı alanlardan, tünellerden veya yalnız kalmaktan kaçınmaya başladığını belirten uzman, bu kaçınma davranışlarının kişinin sosyal ve mesleki hayatını zamanla felç ettiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Kalıcı İyileşme ve Özgür Bir Yaşam Mümkün</strong></p>

<p>Panik atakla yaşamaya alışmanın veya hayatı bu korkuya göre dizayn etmenin bir zorunluluk olmadığını belirten Akçiçek, tedavi sürecine dair umut verici açıklamalarda bulundu:</p>

<p>"Psikoterapi süreçlerimizde danışanlarımıza öncelikle bu yanlış alarm mekanizmasını nasıl tanıyacaklarını ve bedensel belirtileri felaketleştirmeden nasıl doğru yorumlayacaklarını öğretiyoruz. Bilişsel ve davranışsal müdahalelerle sorunun yüzeyindeki semptomları hafifletirken, aynı zamanda bu kaygıyı besleyen kök inançlara inerek kalıcı çözümler üretiyoruz. Panik atak kesinlikle çözümsüz bir hastalık, bir karakter zayıflığı veya ömür boyu çekilecek bir çile değildir. Doğru yapılandırılmış bir psikoterapi süreciyle kişi eski özgür, huzurlu ve güvende hissettiği hayatına tamamen geri dönebilir."</p>

<p>Ruh sağlığının da en az beden sağlığı kadar hayati bir önem taşıdığı günümüzde, bu tür şikayetler yaşayan kişilerin durumu kabullenip eve kapanmak yerine, vakit kaybetmeden alanında yetkin bir klinik psikoloğa başvurması sağlıklı ve kaliteli bir yaşama atılacak en değerli adım olarak öne çıkıyor. Kadıköy’de danışanlarına yüz yüze ve online seans imkanı sunan Uzman Klinik Psikolog Necla Akçiçek, bu süreçte danışanlarının her zaman yanında olduğunu ve istedikleri zaman ona ulaşabileceklerini bildiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/cagimizin-gizli-salgini-panik-atak-gercegi-belirtileri-ve-cozum-yollari</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/08/necla-akcicek.jpg" type="image/jpeg" length="95736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastane, Klinik ve Doktorlar İçin En İyi Sağlık Reklam Ajansları]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/hastane-klinik-ve-doktorlar-icin-en-iyi-saglik-reklam-ajanslari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/hastane-klinik-ve-doktorlar-icin-en-iyi-saglik-reklam-ajanslari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık sektöründe reklam ve dijital pazarlama, standart bir ürün veya hizmetin pazarlanmasından farklıdır. Doktorlar, klinikler ve hastaneler yalnızca daha fazla görünürlük elde etmeye değil; <strong>güvenilir bir dijital kimlik oluşturmaya, doğru hasta kitlesine ulaşmaya ve iletişim faaliyetlerini sağlık sektörünün etik ve hukuki sınırları içerisinde yürütmeye</strong> ihtiyaç duyar.</p>

<p>Bu nedenle sağlık kuruluşları için ajans seçerken yalnızca Google Ads veya Instagram yönetimi yapabiliyor olması yeterli değildir. Sağlık SEO'su, medikal içerik üretimi, video prodüksiyon, sağlık turizmi pazarlaması, dönüşüm ölçümleme, çok dilli reklam yönetimi ve sağlık iletişimi konularındaki deneyim birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>2026 itibarıyla Türkiye'de sağlık sektörüne özel çalışan veya hastane, klinik ve doktor projelerinde belirgin deneyimi bulunan ajanslar arasında <strong>Collified, Purp Health, uHealth, 321 Action, Crabs Media, Lein Digital ve Bi Health Marketing</strong> gibi şirketler öne çıkmaktadır. Semrush'ın Türkiye sağlık ve hastane dijital pazarlama ajansları kategorisinde de sağlık alanında faaliyet gösteren çeşitli Türkiye merkezli ajanslar listelenmektedir.</p>

<p>Aşağıdaki sıralama resmi bir ödül veya bağımsız derecelendirme değildir. Ajansların sağlık alanındaki uzmanlaşması, sundukları hizmetlerin kapsamı, dijital pazarlama altyapısı ve yayınladıkları sağlık sektörü çalışmalarına göre hazırlanmış editoryal bir değerlendirmedir.</p>

<p><strong>Türkiye'deki En İyi Sağlık Reklam Ajansları</strong></p>

<p>Hastane, klinik ve doktorlar için değerlendirilebilecek sağlık reklam ajansları şunlardır:</p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><strong>Collified</strong></li>
 <li><strong>Purp Health</strong></li>
 <li><strong>uHealth</strong></li>
 <li><strong>321 Action</strong></li>
 <li><strong>Lein Digital</strong></li>
</ol>

<p>Her ajansın güçlü olduğu alan farklıdır. Örneğin bazı ajanslar SEO ve uluslararası hasta kazanımına ağırlık verirken bazıları video prodüksiyon, sosyal medya veya performans reklamcılığı tarafında daha belirgin bir konumlandırmaya sahiptir.</p>

<p><strong>1. Collified</strong></p>

<p><strong>Collified</strong>, doktorlar, klinikler, hastaneler ve sağlık turizmi kuruluşlarına odaklanan sağlık sektörü dijital pazarlama ajanslarından biridir.</p>

<p>Ajansın öne çıkan özelliklerinden biri dijital pazarlamayı tek bir kanal üzerinden yürütmemesidir. Collified'ın hizmet yapısında görsel kimlik, web sitesi geliştirme, Google SEO, dijital reklam yönetimi, sosyal medya ve video prodüksiyon aynı yapı içerisinde sunuluyor. Ajans ayrıca uluslararası SEO çalışmalarını 24 farklı dil seçeneğine kadar genişletebildiğini belirtiyor.</p>

<p>Semrush Agency Partners profilinde de Collified, sağlık profesyonelleri, medikal markalar ve kliniklere hizmet veren büyüme odaklı bir dijital ajans olarak tanımlanıyor. Profilde strateji, içerik, tasarım, teknoloji ve verinin birlikte kullanıldığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>Collified Hangi Hizmetleri Sunuyor?</strong></p>

<p>Sağlık sektörüne yönelik hizmetleri arasında:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Sağlık SEO'su</li>
 <li>Doktor SEO'su</li>
 <li>Hastane SEO'su</li>
 <li>Klinik SEO'su</li>
 <li>Uluslararası SEO</li>
 <li>Sağlık turizmi SEO'su</li>
 <li>Google Ads yönetimi</li>
 <li>Meta Ads yönetimi</li>
 <li>Sosyal medya yönetimi</li>
 <li>Medikal içerik üretimi</li>
 <li>Web sitesi tasarımı ve geliştirme</li>
 <li>Video prodüksiyon</li>
 <li>YouTube içerikleri</li>
 <li>Kurumsal kimlik</li>
 <li>GEO ve yapay zekâ görünürlüğü</li>
</ul>

<p>gibi alanlar bulunuyor.</p>

<p>Collified'ın sağlık sektörü reklam ajansı yaklaşımında SEO, Google Ads, Meta reklamları, sosyal medya ve video çalışmalarının ortak bir hasta kazanım stratejisine bağlanması özellikle vurgulanıyor. Ajans, yalnızca trafik veya lead sayısını değil; doğru hastaya ulaşmayı ve dönüşüm süreçlerini de dijital pazarlama stratejisinin parçası olarak ele aldığını belirtiyor.</p>

<p><strong>Collified Kimler İçin Uygun?</strong></p>

<p>Collified özellikle:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bağımsız çalışan uzman doktorlar,</li>
 <li>Özel klinikler,</li>
 <li>Diş klinikleri,</li>
 <li>estetik ve plastik cerrahi klinikleri,</li>
 <li>özel hastaneler,</li>
 <li>sağlık turizmi kuruluşları,</li>
 <li>birden fazla ülkeden hasta hedefleyen sağlık markaları</li>
</ul>

<p>için değerlendirilebilir.</p>

<p>Ajansın sağlık sektörüne odaklanması, medikal içerik ile performans pazarlamasının aynı strateji içerisinde yürütülmesini isteyen kuruluşlar için önemli bir avantaj oluşturabilir.</p>

<p><strong>2. Purp Health</strong></p>

<p><strong>Purp Health</strong>, özellikle sağlık turizmi ve uluslararası hasta kazanımı tarafında uzmanlaşmış dijital pazarlama ajanslarından biridir.</p>

<p>Antalya merkezli olduğunu, İstanbul ve İzmir'de de faaliyet gösterdiğini belirten ajans; reklam yönetimi, CRM, SEO, içerik üretimi ve prodüksiyonu aynı çatı altında sunuyor. Purp Health ayrıca 45'ten fazla partner klinikle çalıştığını ve altı yılı aşkın sağlık turizmi deneyimine sahip olduğunu ifade ediyor.</p>

<p>Ajansın öne çıkan hizmetlerinden biri sağlık turizmi lead yönetimidir.</p>

<p>Yurt dışındaki hasta adaylarının reklamlardan elde edilmesi tek başına yeterli değildir. Gelen taleplerin CRM sistemine aktarılması, satış ekibinin takibi ve dönüşüm oranlarının ölçülmesi gerekir.</p>

<p>Purp Health'in hizmet yapısında bu nedenle dijital reklamların yanında CRM kurulumu da yer alıyor.</p>

<p><strong>Purp Health Hangi Alanlarda Öne Çıkıyor?</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Sağlık turizmi reklamları</li>
 <li>Google Ads</li>
 <li>Meta Ads</li>
 <li>CRM</li>
 <li>SEO</li>
 <li>Sosyal medya</li>
 <li>Video prodüksiyon</li>
 <li>Klinik marka danışmanlığı</li>
 <li>Uluslararası hasta kazanımı</li>
</ul>

<p>Ajans özellikle saç ekimi, estetik cerrahi, diş tedavileri ve benzeri uluslararası hasta potansiyeli yüksek alanlarda faaliyet gösteren klinikler için değerlendirilebilir.</p>

<p><strong>3. uHealth</strong></p>

<p><strong>uHealth</strong>, kendisini hastane, klinik, doktor, sağlık turizmi işletmeleri ve sağlık markalarına hizmet veren uçtan uca sağlık sektörü reklam ajansı olarak konumlandırıyor.</p>

<p>Ajansın hizmetleri arasında Google Ads ve Meta reklamlarından sosyal medya yönetimine, video prodüksiyondan çok dilli web tasarımına kadar geniş bir alan bulunuyor. Global SEO, içerik üretimi, marka çalışmaları ve CRM yönetimi de hizmet kapsamına dahil edilmiş durumda.</p>

<p><strong>uHealth'in Hizmetleri</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Google Ads</li>
 <li>Meta Ads</li>
 <li>Sosyal medya yönetimi</li>
 <li>Video çekimi</li>
 <li>Web sitesi</li>
 <li>Global SEO</li>
 <li>Medikal içerik</li>
 <li>Markalaşma</li>
 <li>CRM yönetimi</li>
 <li>Sağlık turizmi pazarlaması</li>
</ul>

<p>uHealth özellikle pazarlama faaliyetlerinin yanında hasta adaylarının CRM üzerinden takip edilmesini isteyen klinik ve sağlık turizmi şirketleri açısından değerlendirilebilir.</p>

<p><strong>4. 321 Action</strong></p>

<p><strong>321 Action</strong>, İzmir merkezli ve doktorlar ile kliniklere yönelik sosyal medya, video prodüksiyon, SEO ve dijital reklam hizmetleri sunan sağlık reklam ajanslarından biridir.</p>

<p>Ajans özellikle kreatif üretim ve doktor video içerikleri tarafında belirgin biçimde konumlanıyor.</p>

<p>Web sitesinde doktorlar, diş hekimleri, klinikler ve sağlık markalarına yönelik sosyal medya yönetimi, Reels video çekimi, web tasarımı, SEO ve dijital reklam süreçlerinin ortak bir strateji altında planlandığı belirtiliyor.</p>

<p>Ajansın yayınladığı sağlık referansları arasında genel cerrahi, kalp ve damar cerrahisi, çocuk sağlığı, gastroenteroloji ve iç hastalıkları gibi farklı branşlardan doktorlar bulunuyor.</p>

<p><strong>321 Action'ın Öne Çıkan Hizmetleri</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Doktor sosyal medya yönetimi</li>
 <li>Reels çekimi</li>
 <li>Doktor video prodüksiyonu</li>
 <li>Klinik tanıtım filmi</li>
 <li>YouTube kanal yönetimi</li>
 <li>SEO</li>
 <li>Web sitesi</li>
 <li>Dijital reklam</li>
 <li>Sağlık iletişimi</li>
</ul>

<p>Özellikle sosyal medyada düzenli video üretmek isteyen doktorlar ve fiziksel çekim süreçlerinin ajans tarafından yönetilmesini isteyen klinikler için değerlendirilebilir.</p>

<p><strong>5. Lein Digital</strong></p>

<p><strong>Lein Digital</strong>, genel dijital pazarlama faaliyetlerinin yanı sıra SEO ve özellikle GEO alanındaki konumlandırmasıyla dikkat çeken İstanbul merkezli ajanslardan biridir.</p>

<p>Ajansın hizmetleri arasında:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>GEO</li>
 <li>SEO yönetimi</li>
 <li>Google Ads</li>
 <li>Meta Ads</li>
 <li>sosyal medya</li>
 <li>yapay zekâ danışmanlığı</li>
 <li>web tasarımı</li>
</ul>

<p>bulunuyor. Ajansın yayınlanan vaka çalışmaları arasında Vialife Clinic ve Apera Health gibi sağlık alanında faaliyet gösteren markalar da yer alıyor.</p>

<p>Semrush profilinde Lein Digital'in 2016 yılında kurulduğu ve SEO, GEO, performans pazarlaması, teknoloji ve kreatif üretimi bütünleşik bir yapı içerisinde sunduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>Lein Digital'in Farklılaştığı Alan</strong></p>

<p>Lein Digital özellikle yapay zekâ aramalarında görünürlük konusuna odaklanıyor.</p>

<p>Google'daki klasik SEO çalışmalarına ek olarak ChatGPT, Gemini, Perplexity ve Google AI Overviews gibi sistemlerin marka ve içerikleri nasıl yorumladığı sağlık kuruluşları açısından da giderek önem kazanıyor.</p>

<p>Bu nedenle klasik SEO'nun yanında GEO çalışması yürütmek isteyen hastane ve büyük klinikler için değerlendirilmesi mümkün.</p>

<p><strong>Sağlık Reklam Ajansı Hangi Hizmetleri Vermelidir?</strong></p>

<p>İyi bir sağlık ajansının bütün hizmetleri kendisinin üretmesi zorunlu değildir. Ancak hasta kazanım yolculuğunun temel bileşenlerini anlayabilmesi gerekir.</p>

<p><strong>Sağlık SEO'su</strong></p>

<p>Hasta adaylarının önemli bir bölümü ilk araştırmasını Google üzerinden yapar.</p>

<p>Örneğin:</p>

<p>"İstanbul üroloji doktoru"</p>

<p>"burun estetiği doktoru"</p>

<p>"kalp kapak ameliyatı"</p>

<p>"TAVI nedir?"</p>

<p>gibi sorgular farklı arama niyetlerine sahiptir.</p>

<p>Sağlık SEO'sunda yalnızca tedavi isimlerini hedeflemek yeterli değildir. Doktor profilleri, hastalık içerikleri, tedavi sayfaları, yerel SEO, Google Business Profile, YouTube ve marka aramaları birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>Google Ads</strong></p>

<p>Google Ads özellikle aktif olarak doktor veya tedavi arayan kullanıcıya ulaşmak açısından önemli bir kanaldır.</p>

<p>Ancak sağlık sektöründe her kelime aynı hasta değerine sahip değildir.</p>

<p>Ajansın:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>arama niyeti,</li>
 <li>negatif kelimeler,</li>
 <li>coğrafi hedefleme,</li>
 <li>dönüşüm takibi,</li>
 <li>telefon aramaları,</li>
 <li>WhatsApp talepleri,</li>
 <li>form gönderimleri</li>
</ul>

<p>gibi verileri birlikte değerlendirebilmesi gerekir.</p>

<p><strong>Meta ve Instagram Reklamları</strong></p>

<p>Instagram ve Facebook sağlık sektöründe marka bilinirliği ve hasta yolculuğunun erken aşamaları açısından kullanılabilir.</p>

<p>Ancak sağlık reklamlarında agresif satış dili, yanıltıcı vaatler veya kişinin sağlık durumuna yönelik uygunsuz hedeflemeler önemli riskler doğurabilir.</p>

<p>Bu nedenle sağlık iletişimi deneyimi olan ekiplerle çalışılması önemlidir.</p>

<p><strong>Doktorlar İçin Video Prodüksiyon</strong></p>

<p>Video özellikle doktorların uzmanlığını anlatabilmesi açısından güçlü bir içerik formatıdır.</p>

<p>Sık sorulan hasta sorularının doktor tarafından açıklanması:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Instagram Reels,</li>
 <li>YouTube Shorts,</li>
 <li>uzun YouTube videoları,</li>
 <li>web sitesi içerikleri</li>
</ul>

<p>için kullanılabilir.</p>

<p>Tek bir profesyonel çekimden farklı platformlara uygun çok sayıda içerik üretmek mümkün olabilir.</p>

<p><strong>Medikal İçerik Üretimi</strong></p>

<p>Sağlık içerikleri YMYL kapsamında değerlendirildiği için doğruluk büyük önem taşır.</p>

<p>Yapay zekâ ile hızlı biçimde binlerce içerik üretmek yerine tıbbi terminolojisi doğru, arama niyetini karşılayan ve gerektiğinde uzman hekim kontrolünden geçen içerik oluşturulmalıdır.</p>

<p>Sağlık ajansının SEO ekibiyle medikal içerik ekibinin koordineli çalışması bu nedenle önemlidir.</p>

<p><strong>Hastaneler İçin Reklam Ajansı Nasıl Seçilmeli?</strong></p>

<p>Bir hastanenin ihtiyaçları bağımsız bir doktorun ihtiyaçlarından çok daha geniştir.</p>

<p>Hastanelerde:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>onlarca uzmanlık alanı,</li>
 <li>yüzlerce doktor,</li>
 <li>binlerce web sayfası,</li>
 <li>birden fazla lokasyon,</li>
 <li>çağrı merkezi,</li>
 <li>Google Business profilleri,</li>
 <li>CRM sistemleri</li>
</ul>

<p>aynı anda yönetilebilir.</p>

<p>Bu nedenle hastane reklam ajansının teknik SEO, veri analitiği ve proje yönetimi kapasitesi özellikle önemlidir.</p>

<p>Ayrıca farklı branşların birbirleriyle rekabet etmeden ortak bir dijital mimari içerisinde konumlandırılması gerekir.</p>

<p><strong>Klinikler İçin Reklam Ajansı Nasıl Seçilmeli?</strong></p>

<p>Kliniklerde temel konu çoğu zaman <strong>lead sayısından çok doğru lead kalitesidir</strong>.</p>

<p>100 adet ilgisiz form almak yerine tedavi ihtiyacı gerçekten bulunan daha az sayıda hasta adayı çok daha değerli olabilir.</p>

<p>Bu nedenle klinik reklam ajansı:</p>

<p>reklam maliyetini, lead kalitesini, tedavi türünü, satış sürecini ve gerçek hasta dönüşümünü mümkün olduğunca birlikte değerlendirmelidir.</p>

<p>Sağlık turizmi yapan kliniklerde buna farklı ülkeler ve diller de eklenir.</p>

<p><strong>Doktorlar İçin Reklam Ajansı Nasıl Seçilmeli?</strong></p>

<p>Bağımsız doktorların pazarlamasında kişisel marka önemli bir faktördür.</p>

<p>Ajans doktorun uzmanlık alanını doğru analiz etmeli ve her konuda görünmeye çalışmak yerine stratejik öncelikler belirlemelidir.</p>

<p>Örneğin bir üroloji doktorunun:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>prostat,</li>
 <li>böbrek taşı,</li>
 <li>ürolojik kanserler,</li>
 <li>androloji</li>
</ul>

<p>alanlarının tamamında aynı yoğunlukta çalışma yapması gerekmeyebilir.</p>

<p>Doktorun klinik pratiğinde büyütmek istediği alanlara göre SEO, video ve reklam öncelikleri belirlenmelidir.</p>

<p><strong>Sağlık Turizmi Reklam Ajansı Seçerken Nelere Bakılmalı?</strong></p>

<p>Sağlık turizminde dijital pazarlama daha karmaşık bir yapıdadır.</p>

<p>Türkiye'deki bir kliniğin yalnızca İngilizce web sitesi hazırlaması uluslararası hasta kazanmak için yeterli değildir.</p>

<p>Ajansın:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>ülke bazlı pazar araştırması,</li>
 <li>çok dilli SEO,</li>
 <li>uluslararası Google Ads,</li>
 <li>Meta reklamları,</li>
 <li>landing page geliştirme,</li>
 <li>lokalizasyon,</li>
 <li>CRM,</li>
 <li>lead takibi,</li>
 <li>satış süreci analizi</li>
</ul>

<p>konularında deneyimli olması önemlidir.</p>

<p>Almanya, Birleşik Krallık, Fransa veya Orta Doğu pazarlarında aynı mesaj ve kreatiflerin kullanılması genellikle doğru yaklaşım değildir.</p>

<p><strong>Sağlık Ajansında SEO mu Reklam mı Daha Önemlidir?</strong></p>

<p>Tek bir cevap yoktur.</p>

<p>Google Ads kısa vadede aktif hasta talebine ulaşmayı kolaylaştırırken SEO orta ve uzun vadeli organik görünürlük oluşturabilir.</p>

<p>Video ve sosyal medya ise doktor veya klinik hakkında araştırma yapan kişinin güven oluşturma sürecinde rol oynayabilir.</p>

<p>Bu nedenle ideal yapı genellikle:</p>

<p><strong>SEO + Google Ads + içerik + video + dönüşüm analitiği</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>gibi kanalların birbirini desteklediği bir sistemdir.</p>

<p>Her kliniğin bütün kanalları aynı anda kullanması ise gerekli değildir. Bütçe ve hedeflere göre önceliklendirme yapılmalıdır.</p>

<p><strong>Sağlık Reklam Ajansı Seçerken Sorulması Gereken Sorular</strong></p>

<p>Ajansla çalışmadan önce şu soruların cevapları alınabilir:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Daha önce doktor veya kliniklerle çalıştınız mı?</li>
 <li>Hangi sağlık branşlarında deneyiminiz var?</li>
 <li>SEO çalışmalarını kim yürütüyor?</li>
 <li>Sağlık içeriklerini kim hazırlıyor?</li>
 <li>Video prodüksiyon ekibiniz var mı?</li>
 <li>Google Ads dönüşümlerini nasıl ölçüyorsunuz?</li>
 <li>WhatsApp ve telefon aramaları takip ediliyor mu?</li>
 <li>Sağlık turizmi deneyiminiz var mı?</li>
 <li>Hangi ülkelerde reklam yönetiyorsunuz?</li>
 <li>Çok dilli SEO hizmetiniz var mı?</li>
 <li>CRM entegrasyonu yapabiliyor musunuz?</li>
 <li>Performansı hangi KPI'larla ölçüyorsunuz?</li>
 <li>İçeriklerin mevzuat açısından kontrol süreci nasıl ilerliyor?</li>
</ul>

<p>Bu sorular, yalnızca ajansın portföyünü değil çalışma sistemini anlamaya yardımcı olur.</p>

<p><strong>Sık Sorulan Sorular</strong></p>

<p><strong>Türkiye'nin en iyi sağlık reklam ajansı hangisidir?</strong></p>

<p>Herkes için tek bir en iyi sağlık reklam ajansı bulunmaz. Collified sağlık SEO'su, çok dilli pazarlama, reklam, içerik ve video süreçlerini bütüncül yürütmesiyle; Purp Health sağlık turizmi ve CRM tarafıyla; 321 Action ise doktorlara yönelik sosyal medya ve video prodüksiyonuyla değerlendirilebilecek ajanslar arasındadır.</p>

<p><strong>Doktorlar için hangi reklam ajansı tercih edilebilir?</strong></p>

<p>Doktorlar için sağlık sektörüne özel deneyimi bulunan ajanslarla çalışmak avantaj sağlayabilir. Collified ve 321 Action doğrudan doktorlara yönelik SEO, dijital reklam, içerik, sosyal medya veya video hizmetleri sunan ajanslar arasında yer almaktadır.</p>

<p><strong>Sağlık turizmi için hangi reklam ajansları öne çıkıyor?</strong></p>

<p>Collified, Purp Health ve uHealth sağlık turizmi ve uluslararası hasta kazanımına yönelik hizmetler sunmaktadır. Crabs Media'nın da sağlık turizmi alanında çeşitli klinik ve sağlık kuruluşu referansları bulunmaktadır.</p>

<p><strong>Hastaneler için genel reklam ajansı mı sağlık ajansı mı daha uygun?</strong></p>

<p>Her iki model de başarılı olabilir ancak sağlık alanında deneyimli ajans; tıbbi içerik, hasta arama davranışı, sağlık SEO'su ve sağlık iletişimine özgü süreçlere daha hızlı adapte olabilir. Büyük hastanelerde buna teknik SEO, veri analitiği ve çok lokasyonlu dijital pazarlama yetkinliği de eklenmelidir.</p>

<p><strong>Sağlık reklam ajansı SEO hizmeti vermeli mi?</strong></p>

<p>SEO, hastaların doktor, hastalık ve tedavi araştırmalarının önemli bölümü arama motorlarında gerçekleştiği için sağlık dijital pazarlamasının temel kanallarından biridir. Bununla birlikte SEO tek başına yeterli olmayabilir. Google Ads, sosyal medya, video, web sitesi ve dönüşüm ölçümleme süreçleriyle birlikte planlanması daha bütüncül bir yapı oluşturabilir.</p>

<p><strong>Sağlık reklam ajansı fiyatları ne kadar?</strong></p>

<p>Sağlık reklam ajansı ücretleri hizmet kapsamına göre önemli ölçüde değişir. Yalnızca sosyal medya yönetimi alan bir doktorla; SEO, Google Ads, Meta Ads, video prodüksiyon ve çok dilli sağlık turizmi pazarlaması kullanan bir klinik aynı bütçeye sahip olmaz. Bu nedenle fiyat karşılaştırmasının aylık ücret yerine verilen hizmetlerin kapsamına göre yapılması daha anlamlıdır.</p>

<p><strong>Sağlık sektöründe GEO önemli mi?</strong></p>

<p>GEO, ChatGPT, Gemini, Perplexity ve benzeri yapay zekâ tabanlı sistemlerde sağlık kuruluşlarının dijital olarak nasıl temsil edildiğiyle ilgilenen yeni optimizasyon alanlarından biridir. SEO'nun yerine geçmez; ancak özellikle güçlü organik içerik altyapısına sahip doktor, klinik ve hastaneler için tamamlayıcı bir görünürlük kanalı olarak değerlendirilebilir.</p>

<p><strong>Sağlık reklam ajansı seçerken en önemli kriter nedir?</strong></p>

<p>En önemli kriter, ajansın yaptığı işin sağlık kuruluşunun gerçek hedefleriyle örtüşmesidir. Çok yüksek trafik veya milyonlarca gösterim tek başına başarı anlamına gelmez. Ajansın doğru hasta kitlesine ulaşma, güven oluşturma, dönüşüm ölçümleme ve sürdürülebilir dijital görünürlük oluşturma kapasitesi birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/hastane-klinik-ve-doktorlar-icin-en-iyi-saglik-reklam-ajanslari</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 20:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/08/doktor-hastane-ve-klinikler-icin-en-iyi-reklam-ajanslari-listesijpg.jpeg" type="image/jpeg" length="83262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Sıkı Takipte: Genelgeye Uymayanlar Hakkında Gereği Yapılacak]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligi-siki-takipte-genelgeye-uymayanlar-hakkinda-geregi-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligi-siki-takipte-genelgeye-uymayanlar-hakkinda-geregi-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, eklem tedavisinde kullanılan hyalüronik asit ve PRP ürünlerinin hastanelerce temin edilmesini zorunlu kıldı. Hastaya dışarıdan ürün aldıran personele idari işlem yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü, 21 Temmuz 2026 tarihinde yayımladığı yeni genelge ile hastanelerdeki tıbbi sarf malzeme temini konusunda önemli bir düzenlemeye gitti. Yeni yayımlanan belgeye göre, özellikle eklem rahatsızlıklarında sıkça başvurulan Plateletten Zengin Plazma (PRP) ve hyalüronik asit içeren eklem içi enjeksiyon sıvıları, artık hastalar aracılığıyla dışarıdan reçete ile temin ettirilemeyecek.</p>

<p><strong>Devlet Malzeme Ofisi ile Ortak Sistem </strong></p>

<p>Bakanlık ile Devlet Malzeme Ofisi (DMO) arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında, sağlık tesislerinin ihtiyaç duyduğu bu tıbbi sarf malzemeleri "Sağlık Market" sistemi üzerinden temin edilecek. Başvuruda bulunan firmalara ait ürünler, Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından ön inceleme ve Bilimsel Değerlendirme Komisyonu süzgecinden geçirildikten sonra kataloğa eklenerek hastanelerin doğrudan siparişine açıldı.</p>

<p><strong>Hastanelere Sıkı Stok ve Takip Talimatı </strong></p>

<p>Genelgede hastane yönetimlerine, uygulama birliğinin sağlanması ve ürünlerin doğru stok birimlerinde izlenmesi için spesifik kurallar getirildi. Sağlık tesisleri bu ihtiyaçlarını Sağlık Market üzerinden, sistemde yer alan uygun barkodları seçerek karşılamakla yükümlü kılındı. Hastanelerin stok durumlarını dikkatli bir şekilde planlamaları ve mükerrer ya da ihtiyaç fazlası talep oluşturmamaları gerektiği özellikle vurgulandı.</p>

<p><strong>Tedavi Ücretleri Tarife Üzerinden Tahsil Edilecek </strong></p>

<p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında karşılanmayan ürünler ve tedaviler için ise Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi (KSHFT) devreye girecek. Hastaneler, genel sağlık sigortası kapsamında olmayan veya SGK'nın ödeme listesinde bulunmayan bu işlemler için belirlenen resmi tarife üzerinden işlem yaparak tedavi bedelini ilgilisinden tahsil edecek.</p>

<p><strong>Personele Kesin Uyarı: İdari İşlem Başlatılacak </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık, yayımladığı belgenin son bölümünde çok net bir uyarıda bulundu. Eklem içi enjeksiyon uygulamalarında kullanılacak ürünlerin kesinlikle hastalar aracılığıyla dışarıdan reçete ile temin ettirilmemesi gerektiği hatırlatıldı. Bu kurala uymayarak hastaya kendi imkanlarıyla dışarıdan tıbbi ürün temin ettiren personel veya birimler tespit edildiğinde, haklarında gerekli idari işlemlerin ve yasal takiplerin taviz verilmeden yürütüleceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligi-siki-takipte-genelgeye-uymayanlar-hakkinda-geregi-yapilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-04-at-122827-1.jpeg" type="image/jpeg" length="10906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uçakta rahatsızlanan yolcuya ilk müdahaleyi Bakan Memişoğlu yaptı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/ucakta-rahatsizlanan-yolcuya-ilk-mudahaleyi-bakan-memisoglu-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/ucakta-rahatsizlanan-yolcuya-ilk-mudahaleyi-bakan-memisoglu-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, seyahat ettiği uçakta rahatsızlanan yolcuya ilk müdahaleyi yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, Batman ve Siirt'teki İl Değerlendirme Programları'nın ardından İstanbul'a dönüş yolculuğundaki Sağlık Bakanı Memişoğlu'nun seyahat ettiği uçakta, bir yolcu rahatsızlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kabin ekibinin, 'sağlık personeli' çağrısı üzerine Memişoğlu, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol ve beraberindekilerle hastanın yanına giderek, ilk müdahaleyi yaptı.</p>

<p>Gerçekleştirilen müdahalenin ardından yolcunun sağlık durumunun kontrol altına alındığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/ucakta-rahatsizlanan-yolcuya-ilk-mudahaleyi-bakan-memisoglu-yapti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/02/kemal-memisogluaa-2438290.jpg" type="image/jpeg" length="13459"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Estetiği Nedir? Estetik Bir Gülüş İçin Merak Edilen Tüm Detaylar]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/dis-estetigi-nedir-estetik-bir-gulus-icin-merak-edilen-tum-detaylar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/dis-estetigi-nedir-estetik-bir-gulus-icin-merak-edilen-tum-detaylar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş estetiği yalnızca daha beyaz dişlere sahip olmak anlamına gelmez. Sağlıklı, doğal ve yüz hatlarıyla uyumlu bir gülüş oluşturmak için dişlerin yanı sıra dudak yapısı, diş eti seviyesi, yüz şekli ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilir. Bu nedenle başarılı bir estetik diş tedavisi, tek tip bir uygulamadan ziyade ayrıntılı bir planlama sürecini gerektirir.</p>

<p>Diş estetiği yaptırmayı düşünen kişilerin en çok merak ettiği konular arasında hangi işlemlerin uygulandığı, tedavinin ne kadar sürdüğü, sonuçların kalıcı olup olmadığı ve <a href="https://www.dokuclinic.com/dis-estetigi" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>diş estetiği</strong></span></a> fiyatlarının nasıl belirlendiği yer alır. Uygulanacak tedavinin kişiden kişiye değişmesi nedeniyle bütün bu soruların yanıtları da hastanın ağız ve diş yapısına göre farklılaşabilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Nedir?</h2>

<p>Diş estetiği, dişlerin görünümünü ve gülüşün genel uyumunu iyileştirmeyi amaçlayan işlemlerin bütünüdür. Bu uygulamalar sırasında dişlerin rengi, boyutu, şekli, sıralanışı ve birbirleriyle olan oranı değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde diş etlerine yönelik işlemler de tedavi planına dahil edilebilir.</p>

<p>Diş estetiğinin temel amacı yalnızca dikkat çekici derecede beyaz veya kusursuz görünen dişler oluşturmak değildir. Asıl hedef, kişinin yüz hatlarına uygun ve doğal görünümünü koruyan bir gülüş tasarlamaktır. Bu nedenle diş rengi ve formu belirlenirken kişinin yaşı, ten rengi, dudak yapısı ve yüz oranları dikkate alınır.</p>

<h2>Diş Estetiği Hangi Sorunlara Çözüm Sunar?</h2>

<p>Diş estetiği farklı nedenlerle ortaya çıkan birçok görünüm probleminin düzeltilmesinde kullanılabilir. Dişlerin doğal rengini kaybetmesi, ön dişlerde kırık veya çatlak bulunması, dişler arasında istenmeyen boşlukların oluşması ve diş boylarının birbirinden farklı görünmesi estetik tedavilerin en sık uygulandığı durumlardır.</p>

<p>Hafif çapraşıklıklar, aşınmış diş yüzeyleri, şekil bozuklukları ve düzensiz diş eti seviyeleri de gülüş estetiğini etkileyebilir. Hangi sorunun hangi yöntemle düzeltileceği ise ayrıntılı muayene sonucunda belirlenir. Bazı kişilerde tek bir işlem yeterli olurken daha kapsamlı vakalarda birden fazla uygulamanın birlikte planlanması gerekebilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Kimler İçin Uygundur?</h2>

<p>Dişlerinin görünümünden rahatsız olan ve daha dengeli bir gülüşe sahip olmak isteyen yetişkinler diş estetiği uygulamalarından yararlanabilir. Ancak estetik işlemlere başlamadan önce ağız ve diş sağlığının uygun olması gerekir.</p>

<p>Aktif diş eti hastalığı, çürük, enfeksiyon veya ciddi kemik kaybı bulunan kişilerde öncelikle mevcut sağlık sorunları tedavi edilir. Ağız sağlığı kontrol altına alındıktan sonra estetik işlemler planlanabilir. Bu yaklaşım, hem elde edilen görünümün korunmasına hem de uzun vadede daha sağlıklı sonuçlar alınmasına yardımcı olur.</p>

<h2>Diş Estetiği Nasıl Planlanır?</h2>

<p>Diş estetiği planlaması ayrıntılı muayeneyle başlar. Diş hekimi öncelikle dişlerin, diş etlerinin ve çene yapısının genel durumunu inceler. Hastanın hangi görünümden rahatsız olduğu ve tedavi sonrasında nasıl bir sonuç beklediği de bu aşamada değerlendirilir.</p>

<p>Fotoğraf çekimleri, ağız içi taramalar ve dijital ölçümler kullanılarak dişlerin yüzle olan ilişkisi analiz edilebilir. Ardından hangi işlemlerin uygulanacağı, tedavinin ne kadar süreceği ve elde edilebilecek sonuçlar hastayla paylaşılır. Kişinin beklentilerinin gerçekçi biçimde değerlendirilmesi, tedavi memnuniyeti açısından büyük önem taşır.</p>

<h2>Diş Estetiğinde Hangi Yöntemler Kullanılır?</h2>

<p>Diş estetiğinde uygulanacak yöntem, kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Diş beyazlatma, porselen lamine, zirkonyum kaplama, bonding, estetik dolgu ve diş eti düzenlemeleri en sık kullanılan uygulamalar arasında yer alır.</p>

<p>Bazı hastalarda dişlerin konumunu düzeltmek için ortodontik tedavi gerekebilir. Şeffaf plaklar veya farklı ortodontik yöntemler sayesinde dişler daha düzgün bir sıralamaya getirilebilir. Estetik sonucun sağlıklı biçimde korunabilmesi için tedavi planı yalnızca görünüm değil, çiğneme ve kapanış fonksiyonları dikkate alınarak hazırlanmalıdır.</p>

<h2>Estetik Dolgu ile Bonding Aynı İşlem midir?</h2>

<p>Estetik dolgu ve bonding benzer malzemelerle gerçekleştirilebilir ancak uygulamanın amacı ve kapsamı farklılık gösterebilir. Estetik dolgular genellikle çürük veya madde kaybı bulunan bölgeleri onarmak için kullanılır. Bonding ise daha çok dişin görünümünü, şeklini veya boyutunu değiştirmeyi hedefler.</p>

<p>Her iki uygulamada da diş rengindeki kompozit materyaller tercih edilebilir. Hangi işlemin gerekli olduğu dişin mevcut durumuna göre belirlenir.</p>

<h2>Diş Eti Estetiği Neden Yapılır?</h2>

<p>Gülüş sırasında diş etlerinin gereğinden fazla görünmesi veya diş eti seviyelerinin düzensiz olması estetik bütünlüğü etkileyebilir. Diş eti estetiği, dişlerin daha simetrik ve dengeli görünmesini sağlamak amacıyla uygulanabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı kişilerde diş eti dokusunun yeniden şekillendirilmesi yeterli olurken bazı durumlarda daha kapsamlı periodontal işlemler gerekebilir. Diş eti sağlığı korunmadan yapılan estetik uygulamalar uzun vadede istenilen sonucu vermeyebilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Doğal Görünür mü?</h2>

<p>Doğru planlanan diş estetiği uygulamaları doğal bir görünüm sağlayabilir. Bunun için dişlerin yalnızca beyaz olması yeterli değildir. Dişlerin boyutu, formu, yüzey özellikleri ve ışığı yansıtma biçimi doğal görünüm üzerinde etkilidir.</p>

<p>Aşırı beyaz, yüz yapısıyla uyumsuz veya birbirinin tamamen aynısı görünen dişler yapay bir görüntü oluşturabilir. Başarılı bir tedavide kişinin doğal yüz ifadesinin korunması ve dişlerin çevre dokularla uyumlu olması hedeflenir.</p>

<h2>Diş Estetiği Ne Kadar Sürer?</h2>

<p>Tedavi süresi uygulanacak işlemlere göre değişir. Diş beyazlatma veya küçük bonding uygulamaları daha kısa sürede tamamlanabilirken porselen lamine, zirkonyum kaplama ve kapsamlı gülüş tasarımı işlemleri birkaç seans gerektirebilir.</p>

<p>Diş eti tedavileri, çürüklerin giderilmesi veya ortodontik düzeltmeler gerekiyorsa toplam tedavi süresi uzayabilir. Bu nedenle net süre ancak muayene sonrasında hazırlanan tedavi planıyla belirlenebilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Ağrılı mıdır?</h2>

<p>Estetik diş işlemlerinin büyük bölümü lokal anestezi desteğiyle konforlu biçimde uygulanabilir. Yüzeysel işlemlerde anesteziye ihtiyaç duyulmayabilir. Dişlerde aşındırma veya diş eti müdahalesi yapılacaksa işlem öncesinde lokal anestezi uygulanabilir.</p>

<p>Tedavi sonrasında kısa süreli hassasiyet oluşabilir. Bu hassasiyetin süresi ve seviyesi yapılan işleme göre değişir. Uzun süren veya giderek artan ağrı durumunda diş hekimine başvurulmalıdır.</p>

<h2>Diş Estetiği Kalıcı mıdır?</h2>

<p>Diş estetiği uygulamalarının kullanım süresi yapılan işleme, kullanılan malzemeye ve kişinin ağız bakım alışkanlıklarına göre değişir. Porselen restorasyonlar uzun süre kullanılabilirken bonding uygulamaları daha erken bakım veya yenileme gerektirebilir.</p>

<p>Diş sıkma, sert cisimleri dişle kırma, yetersiz ağız bakımı ve düzenli kontrollerin ihmal edilmesi restorasyonların ömrünü kısaltabilir. Bu nedenle estetik tedavi sonrasında bakım alışkanlıklarının sürdürülmesi gerekir.</p>

<h2>Diş Estetiği Sonrasında Dişler Zarar Görür mü?</h2>

<p>Uygun yöntem seçildiğinde ve işlem doğru biçimde uygulandığında diş dokusunu mümkün olduğunca korumak hedeflenir. Ancak her tedavinin diş üzerinde oluşturduğu müdahale miktarı aynı değildir. Beyazlatma, bonding, lamine ve kaplama işlemleri farklı uygulama aşamalarına sahiptir.</p>

<p>Gereksiz aşındırmadan kaçınılması ve hastanın ihtiyacına uygun yöntem belirlenmesi önemlidir. Bu nedenle sağlıklı dişlere yalnızca görünüm amacıyla kapsamlı müdahale yapılmadan önce alternatiflerin değerlendirilmesi gerekir.</p>

<h2>Diş Estetiği Öncesinde Ağız Sağlığı Neden Önemlidir?</h2>

<p>Estetik tedavinin başarısı sağlıklı diş ve diş eti yapısına bağlıdır. Aktif çürüklerin, enfeksiyonların veya diş eti hastalıklarının üzerine yapılan estetik uygulamalar ilerleyen dönemde sorun oluşturabilir.</p>

<p>Tedavi öncesinde gerekli temizlik, dolgu, kanal tedavisi veya diş eti işlemleri tamamlanmalıdır. Sağlıklı bir temel üzerine yapılan estetik restorasyonlar daha uzun süre korunabilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?</h2>

<p>Tedavi sonrasında düzenli diş fırçalama ve diş arası temizliği ihmal edilmemelidir. Kullanılan restorasyonlara uygun bakım ürünleri konusunda diş hekiminin önerileri dikkate alınmalıdır.</p>

<p>Çok sert yiyecekleri ön dişlerle kırmak, tırnak yemek ve dişleri araç gibi kullanmak restorasyonlara zarar verebilir. Diş sıkma problemi bulunan kişilerde gece plağı kullanımı önerilebilir. Düzenli kontroller sayesinde küçük sorunlar büyümeden fark edilebilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Sonrası Kahve ve Çay İçilebilir mi?</h2>

<p>Kahve, çay, sigara ve yoğun renk pigmenti içeren içecekler doğal dişlerde ve bazı estetik materyallerde zamanla renklenmeye neden olabilir. Özellikle diş beyazlatma sonrasındaki ilk günlerde hekimin beslenme önerilerine uyulması önemlidir.</p>

<p>Uzun vadede bu içeceklerin tamamen bırakılması gerekmeyebilir ancak tüketim sıklığının azaltılması, sonrasında su içilmesi ve ağız bakımının düzenli yapılması renklenmenin kontrol edilmesine yardımcı olabilir.</p>

<h2>Diş Estetiği Fiyatları Neye Göre Belirlenir?</h2>

<p><a href="https://www.dokuclinic.com/dis-estetigi" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>Diş estetiği fiyatları</strong></span></a> uygulanacak işlemlerin sayısına ve kapsamına göre değişir. Yalnızca diş beyazlatma uygulanmasıyla çok sayıda dişe lamine veya kaplama yapılması aynı maliyete sahip değildir.</p>

<p>Kullanılan malzemenin türü, işlem yapılacak diş sayısı, laboratuvar çalışmaları, ek tedavi ihtiyaçları ve kliniğin sunduğu hizmet kapsamı fiyatlandırmayı etkileyebilir. Bu nedenle yalnızca internet üzerinden görülen rakamlara göre karar vermek doğru olmaz.</p>

<h2>Diş Estetiği Fiyat Teklifinde Nelere Dikkat Edilmelidir?</h2>

<p>Fiyat teklifi alınırken hangi işlemlerin ücrete dahil olduğu açıkça öğrenilmelidir. Geçici dişler, ölçüm işlemleri, kontroller, laboratuvar çalışmaları ve gerekli ek tedaviler toplam maliyeti değiştirebilir.</p>

<p>Kullanılacak malzemenin türü ve işlemin kaç dişe uygulanacağı da netleştirilmelidir. Sadece en düşük fiyatı tercih etmek yerine tedavi planının kapsamı, hekimin deneyimi ve kullanılan materyaller birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<h2>Diş Estetiği İçin Doğru Klinik Nasıl Seçilir?</h2>

<p>Klinik seçiminde hijyen koşulları, kullanılan teknolojiler, hekimin deneyimi ve tedavi öncesinde yapılan bilgilendirme dikkate alınmalıdır. Hastaya muayene yapılmadan standart bir işlem önerilmesi kişiye özel tedavi yaklaşımıyla örtüşmez.</p>

<p>Önceki çalışmalar incelenebilir ancak her hastanın ağız yapısının farklı olduğu unutulmamalıdır. Başka bir kişide elde edilen sonuç, aynı işlemin herkeste aynı görüneceği anlamına gelmez.</p>

<h2>Diş Estetiği Sonrası Kontroller Neden Önemlidir?</h2>

<p>Kontroller sırasında diş etlerinin durumu, restorasyonların uyumu ve ağız bakım alışkanlıkları değerlendirilir. Erken dönemde fark edilen küçük aşınmalar, renklenmeler veya uyum sorunları daha kolay çözülebilir.</p>

<p>Düzenli kontroller yalnızca estetik görünümün değil, ağız sağlığının korunmasına da yardımcı olur. Kontrol aralığı yapılan işleme ve kişinin ağız sağlığına göre diş hekimi tarafından belirlenir.</p>

<p>Sık Sorulan Sorular</p>

<h3><strong>Diş estetiği kaç seansta tamamlanır?</strong></h3>

<p>Seans sayısı uygulanacak işleme göre değişir. Basit beyazlatma ve bonding uygulamaları kısa sürede tamamlanabilirken kapsamlı gülüş tasarımları birkaç seans gerektirebilir.</p>

<h3><strong>Diş estetiği kalıcı mıdır?</strong></h3>

<p>Uygulamanın kullanım süresi tercih edilen yönteme, ağız bakımına ve kişinin alışkanlıklarına bağlıdır. Düzenli kontroller estetik sonuçların daha uzun süre korunmasına yardımcı olur.</p>

<h3><strong>Diş estetiği fiyatları neden farklıdır?</strong></h3>

<p>İşlem yapılacak diş sayısı, kullanılacak malzeme, tedavinin kapsamı ve ek sağlık ihtiyaçları fiyatların değişmesine neden olabilir.</p>

<h3><strong>Diş estetiği yaptırmak için dişlerin kesilmesi gerekir mi?</strong></h3>

<p>Her uygulamada dişlerin kesilmesi gerekmez. Bonding ve beyazlatma gibi işlemler daha koruyucu olabilirken bazı kaplama tedavilerinde diş yüzeyinde hazırlık yapılabilir.</p>

<h3><strong>Diş estetiği sonrası normal yemek yenebilir mi?</strong></h3>

<p>Yapılan işleme göre kısa süreli beslenme kısıtlamaları uygulanabilir. Diş hekiminin verdiği önerilere uyulduktan sonra normal beslenme düzenine dönülebilir.</p>

<h3><strong>Diş estetiği herkese uygulanabilir mi?</strong></h3>

<p>Genel ağız sağlığı uygun olan birçok kişiye uygulanabilir. Çürük, enfeksiyon veya diş eti hastalığı varsa öncelikle bu sorunların tedavi edilmesi gerekir.</p>

<h3><strong>Diş estetiğinde en doğal yöntem hangisidir?</strong></h3>

<p>Tek bir yöntem herkes için en doğal sonucu sağlamaz. Doğal görünüm, kişinin diş ve yüz yapısına uygun tedavinin seçilmesine bağlıdır.</p>

<h3><strong>Diş estetiği dişlere zarar verir mi?</strong></h3>

<p>Gereksiz müdahaleden kaçınılarak doğru yöntem uygulandığında diş dokusunu korumak hedeflenir. Tedavi planının uzman diş hekimi tarafından hazırlanması önemlidir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/dis-estetigi-nedir-estetik-bir-gulus-icin-merak-edilen-tum-detaylar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/tasarimsu-246.jpg" type="image/jpeg" length="71918"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin En İyi 10 Diş Hekimi ve Ağız Diş Sağlığı Merkezi]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/turkiyenin-en-iyi-10-dis-hekimi-ve-agiz-dis-sagligi-merkezi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/turkiyenin-en-iyi-10-dis-hekimi-ve-agiz-dis-sagligi-merkezi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı dişler, yalnızca estetik bir gülümseme için değil, günlük yaşam kalitesinin korunması açısından da büyük önem taşır. Diş ağrısı, eksik dişler, renk değişimleri veya çapraşıklık gibi sorunlar; yemek yeme alışkanlıklarından konuşmaya, sosyal ilişkilerden özgüvene kadar pek çok alanı etkileyebilir. Bu nedenle doğru diş hekimini ve güvenilir bir ağız diş sağlığı merkezini seçmeniz, tedavi sürecinin en önemli aşamalarından biridir.</p>

<p>Türkiye’de genel diş tedavilerinden estetik uygulamalara kadar geniş bir alanda hizmet veren çok sayıda klinik bulunuyor. Özellikle implant tedavisi, diş kaplama, kanal tedavisi, ortodonti, gülüş tasarımı ve diş beyazlatma gibi işlemler için İstanbul, İzmir, Ankara ve Antalya’daki merkezler yoğun ilgi görüyor.</p>

<p>Ancak bir kliniğin popüler olması, her hasta için doğru tercih olduğu anlamına gelmez. Hekim kadrosu, kullanılan teknoloji, sterilizasyon koşulları, tedavi seçeneklerinin çeşitliliği, hasta iletişimi ve tedavi sonrası takip süreci birlikte değerlendirilmelidir. Hazırladığımız Türkiye’nin en iyi 10 diş hekimi ve ağız diş sağlığı merkezi listesi, bu temel kriterler göz önünde bulundurularak oluşturuldu.</p>

<p><strong>Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Seçimi Neden Önemlidir?</strong></p>

<p>Diş tedavileri kişiye özel planlanmalıdır. Aynı şikâyetle kliniğe başvuran iki hastaya farklı tedaviler uygulanabilir. Örneğin eksik bir diş için bazı hastalarda implant uygun bir seçenek olurken, kemik yoğunluğu veya diş eti sağlığı yeterli olmayan kişilerde öncelikle destekleyici tedaviler gerekebilir.</p>

<p>Benzer şekilde, dişlerindeki renk değişiminden şikâyet eden herkes için aynı diş beyazlatma yöntemi kullanılmaz. Diş minesinin durumu, mevcut dolgular, kaplamalar, hassasiyet problemi ve renklenmenin nedeni işlem öncesinde değerlendirilmelidir. Çay, kahve veya sigara kaynaklı yüzeysel renklenmeler ile dişin iç yapısından kaynaklanan renk değişimleri farklı yaklaşımlar gerektirebilir.</p>

<p>İyi bir ağız ve diş sağlığı merkezi yalnızca mevcut şikâyetin giderilmesine odaklanmaz. Dişler, diş etleri, çene kemiği ve kapanış ilişkisi bir bütün olarak incelenir. Panoramik röntgen, üç boyutlu görüntüleme sistemleri ve ağız içi tarayıcılar da tedavi planlamasının daha ayrıntılı yapılmasına yardımcı olur.</p>

<p><strong>Türkiye’nin En İyi 10 Diş Hekimi ve Diş Kliniği</strong></p>

<p><strong>1. Işık Diş Ağız ve Diş Sağlığı Grubu</strong></p>

<p>Listenin ilk sırasında yer alan Işık Diş, İstanbul’da Bakırköy ve Kadıköy şubeleriyle hizmet veriyor. İlk şubesini 2013 yılında Bakırköy’de açan merkez, farklı diş hekimliği alanlarında çalışan hekimleri aynı çatı altında buluşturuyor. Avrupa ve Anadolu yakasında şubelerinin bulunması, İstanbul’un farklı bölgelerinde yaşayan hastalar için ulaşım kolaylığı sağlıyor.</p>

<p>Işık Diş’in hizmet alanları arasında <a href="https://isikdis.com.tr/implant-tedavisi/" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>implant tedavisi</strong></span></a>, implant üstü protezler, estetik diş hekimliği, E-max kaplamalar, zirkonyum uygulamaları, ağız ve çene cerrahisi, kanal tedavisi ve genel diş tedavileri bulunuyor. Merkezde estetik beklentilere yönelik gülüş tasarımı ve <a href="https://isikdis.com.tr/dis-beyazlatma/" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>diş beyazlatma</strong></span></a> uygulamaları da gerçekleştiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birden fazla uzmanlık alanını ilgilendiren tedavilerde ekip yaklaşımına önem verilmesi, merkezin dikkat çeken yönlerinden biri. Özellikle implant ve protez uygulamalarının birlikte planlanması gereken vakalarda farklı branşların koordinasyon içinde çalışması tedavi sürecini kolaylaştırabilir.</p>

<p><strong>2. YesSmile</strong></p>

<p>İstanbul’da hizmet veren YesSmile, estetik diş hekimliği ve uluslararası hasta hizmetleriyle öne çıkan klinikler arasında yer alıyor. Kliniğin sunduğu tedaviler arasında diş implantları, porselen kaplamalar, zirkonyum kronlar, kanal tedavisi, dolgu, gülüş tasarımı ve profesyonel diş beyazlatma bulunuyor.</p>

<p>YesSmile, özellikle İstanbul dışından veya yurt dışından gelecek hastalar için ön değerlendirme süreci sunuyor. Hastaların mevcut röntgenleri ve ağız fotoğrafları incelenerek tahmini bir tedavi programı hazırlanabiliyor. Ancak kesin tedavi planının klinik muayene ve radyolojik değerlendirme sonrasında oluşturulması gerekiyor.</p>

<p>Estetik işlemlerle birlikte implant tedavisi yaptırmak isteyen hastalar için de farklı seçenekler değerlendirilebiliyor. Eksik dişlerin tamamlanmasının ardından kaplama veya beyazlatma gibi uygulamaların planlanması, gülüşün daha dengeli görünmesine yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>3. Hospitadent Dental Group</strong></p>

<p>Hospitadent, Türkiye’de geniş şube ağına sahip ağız ve diş sağlığı gruplarından biridir. Farklı şehir ve ilçelerde bulunan klinikleri sayesinde çok sayıda hastaya ulaşan kurum, genel diş hekimliğinden cerrahi işlemlere kadar kapsamlı bir hizmet sunuyor.</p>

<p>Merkezlerde ağız ve çene cerrahisi, çocuk diş hekimliği, ortodonti, periodontoloji, kanal tedavisi, protez uygulamaları ve estetik diş hekimliği alanlarında hizmet veriliyor. İmplant tedavisi de kurumun öne çıkan uygulamalarından biri.</p>

<p>Geniş şube ağı, özellikle düzenli kontrol gerektiren tedaviler açısından avantaj sağlayabilir. Tedaviye başlamadan önce tercih edeceğiniz şubede görev yapan hekimlerin uzmanlık alanlarını ve kliniğin sunduğu teknolojik imkânları incelemeniz yararlı olacaktır.</p>

<p><strong>4. Dentgroup Diş Klinikleri</strong></p>

<p>Dentgroup, dijital diş hekimliği uygulamalarını tedavi sürecine yoğun biçimde dahil eden merkezlerden biri olarak biliniyor. Ağız içi tarayıcılarla alınan dijital ölçüler, üç boyutlu tedavi planlamaları ve dijital protez tasarımları kliniğin öne çıkan özellikleri arasında bulunuyor.</p>

<p>Kliniklerde implant tedavisi, porselen lamina, zirkonyum kaplama, şeffaf plak, kanal tedavisi, çocuk diş hekimliği ve gülüş tasarımı gibi hizmetler sunuluyor. Ofis tipi diş beyazlatma uygulamaları da kısa sürede daha aydınlık bir gülüş elde etmek isteyen hastalar tarafından tercih edilebiliyor.</p>

<p>İstanbul’un farklı bölgelerinde kliniklerinin bulunması, kontrol randevularını kolaylaştıran bir unsur. Özellikle ortodonti ve implant gibi uzun süre takip gerektiren tedavilerde kliniğe ulaşım önemli bir tercih kriteri olabilir.</p>

<p><strong>5. DentAkademi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi</strong></p>

<p>İstanbul Maltepe’de bulunan DentAkademi, farklı diş hekimliği branşlarını aynı merkezde bir araya getiren kapsamlı bir yapıya sahip. Ağız, diş ve çene cerrahisi, restoratif tedaviler, ortodonti, protez, çocuk diş hekimliği ve estetik uygulamalar merkezin çalışma alanları arasında yer alıyor.</p>

<p>Merkezde eksik dişlerin tamamlanmasına yönelik implant tedavisi uygulanırken, dişlerin görünümünü iyileştirmek isteyen hastalar için kaplama, bonding, gülüş tasarımı ve diş beyazlatma seçenekleri de sunuluyor.</p>

<p>Haftanın farklı günlerinde ve geniş çalışma saatleriyle hizmet verilmesi, yoğun iş temposuna sahip hastalar için randevu planlamasını kolaylaştırabilir. Maltepe ve çevresinde kapsamlı bir diş kliniği arayanlar açısından değerlendirilebilecek seçeneklerden biridir.</p>

<p><strong>6. Dişyeri Grup Diş Kliniği</strong></p>

<p>Dişyeri Grup, İstanbul’da Mecidiyeköy ve Esenyurt’taki merkezleriyle hizmet veriyor. Kliniğin önemli özelliklerinden biri, dijital diş laboratuvarının kendi bünyesinde yer almasıdır. Bu durum özellikle protez, kaplama ve gülüş tasarımı gibi laboratuvar aşaması bulunan işlemlerde hekim ile teknik ekip arasındaki iletişimi kolaylaştırabilir.</p>

<p>Kliniğin başlıca hizmetleri arasında implant tedavisi, implant üstü protezler, zirkonyum kaplamalar, porselen laminalar, diş eti tedavileri ve estetik diş hekimliği uygulamaları bulunuyor.</p>

<p>Diş renginden memnun olmayan hastalar için profesyonel diş beyazlatma seçenekleri de değerlendirilebiliyor. Beyazlatma işleminin kaplama veya implant gibi restorasyonlardan önce planlanması, hazırlanacak yeni dişlerin renginin daha doğru seçilmesini sağlayabilir.</p>

<p><strong>7. Dentakay Dental Clinics</strong></p>

<p>Dentakay; İstanbul, Ankara ve Antalya’daki klinikleriyle hizmet veren bir ağız ve diş sağlığı grubudur. Estetik diş hekimliği, kapsamlı ağız rehabilitasyonu ve uluslararası hasta hizmetleriyle tanınan merkez, farklı uzmanlık alanlarında çalışan geniş bir hekim kadrosuna sahiptir.</p>

<p>Kliniğin tedavi seçenekleri arasında implant tedavisi, All-on-4 uygulamaları, porselen veneer, zirkonyum kron, kanal tedavisi, diş eti tedavileri ve diş beyazlatma yer alıyor. Tam ağız rehabilitasyonu gerektiren vakalarda cerrahi ve protetik aşamalar birlikte planlanabiliyor.</p>

<p>Birden fazla şehirde klinik bulunması, farklı bölgelerde yaşayan hastalar için seçenek oluşturuyor. Bununla birlikte tedaviyi gerçekleştirecek hekimin kim olduğu ve kontrol randevularının hangi merkezde yapılacağı başlangıçta netleştirilmelidir.</p>

<p><strong>8. Sevil Smile Studio</strong></p>

<p>Sevil Smile Studio; İstanbul, Antalya ve Didim’de bulunan klinikleriyle özellikle gülüş tasarımı ve estetik diş hekimliği alanında faaliyet gösteriyor. Kron, veneer, kompozit bonding, şeffaf plak ve implant uygulamaları merkezin öne çıkan hizmetleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Eksik dişleri bulunan hastalar için implant tedavisi uygulanabilirken, mevcut dişlerinin rengini değiştirmek isteyen kişiler için profesyonel diş beyazlatma alternatifleri sunuluyor. Ancak estetik bir gülüş planlanırken yalnızca diş renginin değil, yüz şeklinin, dudak yapısının, diş eti seviyesinin ve kapanış ilişkisinin de değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle kaplama yaptırmayı düşünen hastaların, doğal diş dokusunun ne ölçüde korunacağını ve alternatif tedavilerin bulunup bulunmadığını ayrıntılı biçimde öğrenmesi önem taşıyor.</p>

<p><strong>9. DentaGlobal Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği</strong></p>

<p>İzmir Bayraklı’da bulunan DentaGlobal, 2017 yılından bu yana faaliyet gösteriyor. Merkezde oral diagnoz, radyoloji, endodonti, ağız ve çene cerrahisi, protez, ortodonti, çocuk diş hekimliği ve diş eti tedavileri gibi farklı branşlarda hizmet sunuluyor.</p>

<p>Birden fazla dişini kaybetmiş veya hareketli protez kullanmak istemeyen hastalar için implant tedavisi seçenekleri değerlendiriliyor. Estetik beklentileri bulunan hastalara ise kaplama, gülüş tasarımı ve diş beyazlatma gibi uygulamalar sunulabiliyor.</p>

<p>Farklı uzmanlık alanlarının aynı klinikte bulunması, birden fazla tedaviye ihtiyaç duyan hastalar için koordineli planlama imkânı sağlayabilir. İzmir’de kapsamlı bir ağız ve diş sağlığı merkezi arayanlar için dikkat çeken seçeneklerden biridir.</p>

<p><strong>10. WestDent İzmir</strong></p>

<p>İzmir Bayraklı’da hizmet veren WestDent; implant, All-on-4, ağız cerrahisi, ortodonti, çocuk diş hekimliği, diş eti tedavileri ve estetik uygulamalar gibi geniş bir tedavi yelpazesine sahip.</p>

<p>Merkezde tek diş eksikliğinden tam dişsizliğe kadar farklı durumlara yönelik implant tedavisi planlamaları yapılabiliyor. Estetik diş hekimliği kapsamında zirkonyum kaplama, gülüş tasarımı ve diş beyazlatma uygulamaları da sunuluyor.</p>

<p>Hafta sonu hizmet verilmesi ve çalışma saatlerinin akşam saatlerine kadar devam etmesi, randevu planlamasında esneklik arayan hastalar açısından avantaj sağlayabilir.</p>

<p><strong>En İyi Diş Hekimini Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?</strong></p>

<p>Bir kliniğin modern görünmesi veya sosyal medyada sık paylaşım yapması tek başına yeterli bir tercih ölçütü değildir. Öncelikle tedavinizi gerçekleştirecek hekimin eğitimi, uzmanlık alanı ve ilgili tedavideki deneyimi değerlendirilmelidir.</p>

<p>Özellikle implant tedavisi planlanıyorsa çene kemiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir. İmplantın markası, yüzey özellikleri, cerrahi yöntemi, üzerine yapılacak protez ve tedavi sonrası kontrol programı hakkında bilgi almanız önemlidir. Kemik kaybı bulunan hastalarda ek cerrahi işlemlerin gerekip gerekmediği de muayene sırasında açıklanmalıdır.</p>

<p>Diş beyazlatma yaptırmayı düşünüyorsanız kullanılan yöntemi ve ürünün içeriğini öğrenmelisiniz. Kontrolsüz uygulamalar geçici hassasiyete veya diş eti tahrişine yol açabilir. Bu nedenle işlem öncesinde çürük, çatlak, diş eti çekilmesi veya eski dolgu gibi sorunların değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>Kararınızı yalnızca fiyat üzerinden vermemelisiniz. En düşük fiyat her zaman en ekonomik tedavi anlamına gelmediği gibi, en yüksek ücret de tek başına başarılı bir sonucu garanti etmez. Tedavinin uzun vadeli sürdürülebilirliği, hekime ulaşılabilirlik ve kontrol süreci de maliyet kadar önemlidir.</p>

<p><strong>Sık Sorulan Sorular</strong></p>

<p><strong>Türkiye’nin en iyi diş kliniği hangisidir?</strong></p>

<p>Herkes için tek bir en iyi diş kliniğinden söz etmek mümkün değildir. Doğru tercih; ihtiyaç duyduğunuz tedaviye, yaşadığınız şehre, hekimin uzmanlığına ve kliniğin takip sistemine göre değişir. İmplant konusunda güçlü bir merkez, ortodonti veya çocuk diş hekimliği açısından beklentilerinize uygun olmayabilir.</p>

<p><strong>İmplant tedavisi ne kadar sürer?</strong></p>

<p>İmplant tedavisi süresi hastanın kemik yapısına, uygulanacak implant sayısına ve ek cerrahi işlem gerekip gerekmediğine göre değişir. İmplantın çene kemiğiyle kaynaşması genellikle birkaç ay sürebilir. Uygun vakalarda geçici dişler daha erken hazırlanabilir.</p>

<p><strong>İmplant tedavisi ağrılı mıdır?</strong></p>

<p>İşlem genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Bu nedenle uygulama sırasında belirgin ağrı hissedilmez. Tedavi sonrasında hafif şişlik, hassasiyet veya ağrı görülebilir. Hekiminizin önerdiği ilaçları kullanmanız ve bakım talimatlarına uymanız iyileşme sürecini kolaylaştırır.</p>

<p><strong>Diş beyazlatma dişlere zarar verir mi?</strong></p>

<p>Diş hekimi kontrolünde ve uygun ürünlerle gerçekleştirilen diş beyazlatma işlemleri genel olarak güvenli kabul edilir. Ancak işlem sonrasında geçici hassasiyet oluşabilir. Evde kontrolsüz kullanılan yüksek konsantrasyonlu ürünler ise diş eti tahrişine ve hassasiyetin artmasına neden olabilir.</p>

<p><strong>Diş beyazlatma etkisi ne kadar sürer?</strong></p>

<p>Beyazlatma işleminin kalıcılığı kişinin beslenme ve ağız bakım alışkanlıklarına göre değişir. Çay, kahve, kırmızı şarap ve sigara tüketimi dişlerin yeniden renklenmesini hızlandırabilir. Düzenli bakım ve belirli aralıklarla yapılan kontroller, etkinin daha uzun süre korunmasına yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>Kaplama yaptırmadan önce diş beyazlatma yapılır mı?</strong></p>

<p>Doğal dişlerle kaplamaların aynı renkte görünmesi isteniyorsa diş beyazlatma işlemi kaplama hazırlığından önce yapılabilir. Beyazlatma sonrasında rengin dengelenmesi için bir süre beklenir ve kaplama rengi buna göre belirlenir. Mevcut kaplamaların ve dolguların beyazlatma işlemiyle renk değiştirmediği unutulmamalıdır.</p>

<p><strong>Diş kliniği seçmeden önce hangi sorular sorulmalıdır?</strong></p>

<p>Tedaviyi hangi hekimin uygulayacağını, işlem öncesinde hangi tetkiklerin yapılacağını, kullanılacak malzemeleri ve tedavinin kaç seans süreceğini sorabilirsiniz. Olası riskler, alternatif yöntemler, toplam maliyet ve tedavi sonrası kontrol programı hakkında da bilgi almanız gerekir.</p>

<p><strong>İlk diş hekimi randevusunda neler yapılır?</strong></p>

<p>İlk randevuda ağız içi muayene gerçekleştirilir ve mevcut şikâyetleriniz dinlenir. Gerekli görülürse panoramik röntgen veya üç boyutlu görüntüleme istenir. Ardından implant tedavisi, kaplama, dolgu veya diş beyazlatma gibi uygun tedavi seçenekleri hakkında bilgi verilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/turkiyenin-en-iyi-10-dis-hekimi-ve-agiz-dis-sagligi-merkezi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/turkiyenin-en-iyi-10-dis-hekimi-ve-agiz-dis-sagligi-merkezi.jpg" type="image/jpeg" length="82229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akrep zehri laboratuvarda hayat kurtaran seruma dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/akrep-zehri-laboratuvarda-hayat-kurtaran-seruma-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/akrep-zehri-laboratuvarda-hayat-kurtaran-seruma-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de akrep sokmalarına bağlı zehirlenmelerin tedavisinde kullanılan panzehir, çok aşamalı biyolojik üretim sürecinin ardından hayat kurtaran seruma dönüşüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü bünyesindeki Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları ve Biyolojik Ürünler Dairesi Başkanlığında yürütülen üretim kapsamında yılda yaklaşık 10 bin doz antivenom (panzehir) hazırlanıyor.</p>

<p>Laboratuvar sorumlusu Veteriner Hekim Mehmet Ali Kanat, AA muhabirine, panzehir üretiminde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden temin edilen akreplerden yararlanıldığını söyledi.</p>

<p>Laboratuvara getirilen akreplerin kontrollü koşullarda bakılıp beslendiğini belirten Kanat, "Antivenomu, yani akrep panzehrini, akreplerden belirli aralıklarla zehir sağımı yaparak elde ediyoruz." dedi.</p>

<p>Kanat, doğrudan elde edilen venomun üretimde kullanılmadığını belirterek, "Akrepten alınan zehrin içinde farklı doku kalıntıları da bulunuyor. Bunların ayrıştırılması gerekiyor. Aksi halde venom kısa sürede bozulabiliyor. Bu nedenle uzun ve titiz bir saflaştırma sürecinden geçiyoruz." bilgisini paylaştı.</p>

<p><strong>Panzehir üretiminde 10 at kullanılıyor</strong></p>

<p>Saflaştırılan venomun protein ve enzim analizleriyle kalite kontrol testlerinden geçirildiğini aktaran Kanat, "Bizim akrep panzehri ürettiğimiz atlarımız var. Şu anda panzehir üretiminde kullandığımız 10 atımız var. Bu atlara düşük dozlarda enjeksiyonlar yapıyoruz. Bu enjeksiyonlardan sonra belli aralıklarda bu atlarımızın kanındaki panzehir miktarını ölçüyoruz." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atların bağışıklık sisteminin oluşturduğu antikor seviyesinin düzenli olarak takip edildiğini dile getiren Kanat, şöyle konuştu:</p>

<p>"Yeterli düzeye ulaşıldığında atlardan plazma alıyoruz. Daha sonra bu plazmayı tamamen saflaştırıyoruz. Son üründe yalnızca akrep zehrine karşı etkili antikorlar kalıyor. Tüm kontroller yapıldıktan sonra sağlık müdürlüklerimize veriyoruz ve bütün illere dağıtıyoruz. Şu anda Türkiye'nin her yerinde bol miktarda akrep panzehrimiz bulunmakta ve vakaların tedavisinde kullanılmaktadır."</p>

<p><strong>Kuzey Afrika ve Orta Doğu'daki akrep türlerine karşı daha etkili</strong></p>

<p>Türkiye'de üretilen panzehrin özelliğine dikkati çeken Kanat, "Bizim özellikle panzehir üretiminde kullandığımız akreplerimiz, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki 'androctonus crassicauda' adında bir akrep türü. Bunun zehri çok zengin bir protein yapısı bulunuyor. Bu nedenle buna karşı ürettiğimiz bir panzehir neredeyse Kuzey Afrika'da, Orta Doğu'daki birçok akrep sokma vakalarının tedavisinde kullanılmaya uygun bir panzehir. Böyle de bir avantajı var aynı zamanda." açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Panzehir ihtiyacı yılda 10 bin doz</strong></p>

<p>Yaz döneminde özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile Adana çevresinde akrep sokması vakalarının arttığını ifade eden Kanat, kırsal bölgelerde çadırda veya damda uyuyanların daha fazla risk altında bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Kanat, "Panzehrimiz çok etkili ve bütün merkezlerde bulunduğu için herhangi bir ölüm vakası şu ana kadar görülmüyor. Son yıllarda da ciddi bir ölüm vakası görülmedi." dedi.</p>

<p>Bir yıllık bir emek sonunda ancak bir antivenomun üretilebildiğini ifade eden Kanat, "Ülkemizin akrep panzehri ihtiyacı yılda 10 bin doz. Biz bunu rahatlıkla üretiyoruz. Gerekli olduğu durumlarda kapasitemizi de artırabiliriz." diye konuştu.</p>

<p><strong>Çadırda kalanlar ve dışarıda yatanlar dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Kanat, akrep sokmalarına karşı uyarılarda da bulundu.</p>

<p>Özellikle yaz dönemi dışarıda yatanlar ve kırsalda çadırda kalanların kıyafetlerine, ayakkabılarına dikkat etmesi gerektiğine dikkati çeken Mehmet Ali Kanat, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kıyafet içindeki akreplerin sokma vakaları daha şiddetli oluyor. Birkaç yerden sokabiliyorlar. Çizme ve ayakkabı içinde birkaç defa sokabiliyor. Bu da vatandaşın aldığı zehir miktarının artmasına ve daha ciddi sorunlara sebep oluyor. Kıyafetlerini akreplerin giremeyecekleri yerlere asmaları ya da giyerken dikkatli bir şekilde temizlemeleri veya kontrol etmelerini tavsiye ediyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/akrep-zehri-laboratuvarda-hayat-kurtaran-seruma-donusuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/akrep.JPG" type="image/jpeg" length="38085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstirahat raporlarında yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/istirahat-raporlarinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/istirahat-raporlarinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "e-Rapor" sistemi ile vatandaşların sağlık kuruluşlarından aldıkları istirahat raporları belirli istisnalar dışında elektronik ortamda düzenlenmeye başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yeni uygulamayla daha önce sistemde dijital karşılığı bulunmayan istirahat raporlarının da elektronik ortamda düzenlenmesi sağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>e-Rapor sisteminden öğrenciler, 18 yaşını doldurmamış kişiler, memurlar, kamu görevlileri, esnaf ve serbest meslek sahipleri yararlanabilecek. Vatandaşlar, istirahat raporlarına e-Devlet üzerinden kolayca erişebilecek.</p>

<p>Yeni düzenleme, işlemlerin daha hızlı ve pratik şekilde yürütülmesine olanak sağlayacak.</p>

<p>Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen tüm sağlık hizmet sunucularında görev yapan hekimler tarafından düzenlenebilecek istirahat raporları, elektronik ortamda güvenli şekilde kayıt altına alınırken, raporlar "e-Rapor Doğrulama Servisi" üzerinden de doğrulanabilecek.</p>

<p>Ayrıca elektronik ortamda düzenlenen istirahat raporları için basılı çıktı alınmasına gerek kalmadan işlemler daha hızlı şekilde gerçekleştirilebilecek.</p>

<p>Açıklamada ayrıca "Sağlık Bakanlığının hayata geçirdiği e-Rapor sistemi ile SGK tarafından düzenlenen istirahat raporları kapsam olarak farklıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında geçici iş göremezlik ödeneği alma hakkına sahip 4/A sigortalı işçiler ile isteğe bağlı 4/B sigortalılarının istirahat raporları, yine SGK sistemi üzerinden düzenlenmeye devam edecektir." ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/istirahat-raporlarinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/06/saglik-bakanligi.jpg" type="image/jpeg" length="27104"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyku apnesi robotik cerrahiyle tedavi ediliyor]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi ile ağız içi ve gırtlak tümörlerinin tedavisinde robotik cerrahi tedavisi önemli avantajlar sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anatolia Hastanesi kulak burun boğaz uzmanı Op. Dr. Mehmet Akdağ, AA muhabirine, uyku apnesinin tanı ve tedavisinde robotik cerrahinin avantajlarına ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Uyku sırasında horlama ve nefes durması şikayetiyle başvuran hastalarda öncelikle muayene ile ayrıntılı değerlendirme yaptıklarını anlatan Akdağ, kulak burun boğaz muayenesi ve üst solunum yolları endoskopik incelemenin ardından daha önce uyku testi yapılmamış hastalara uyku esnasında vücut fonksiyonlarının gece boyunca kesintisiz kaydedildiği "polisomnografi"yi uyguladıklarını söyledi.</p>

<p>Uyku testi sonucunu detaylı şekilde değerlendirip, özellikle sırtüstü yatıldığında şikayetleri artan orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi saptanan hastalarla tedavi seçeneklerini paylaştıklarını dile getiren Akdağ, ağır uyku apnesinde altın standart tedavinin maske tedavisi olduğunu ancak bazı hastaların bunu düzenli kullanamadığını ifade etti.</p>

<p>Maske tedavisini kullanamayan hastalarda cerrahi seçeneklerin gündeme geldiğini belirten Akdağ, şöyle konuştu:</p>

<p>“Eğer hastanın gece uykusunda dil kökü düzeyinde tıkanıklığı varsa, biz bunu muayenede de özellikle uyku endoskopisi yaparak görebiliyoruz. Ya da buna ek olarak da uyku testinde pozisyonel dediğimiz sırtüstü yattığında apne-hipopne indeksinde artma ile uyku testi verilerinde şikayetlerinin çok artması, kandaki oksijen düzeyindeki düşmenin çok artmasıyla tespit ediyoruz. Arkasından tedavi seçeneklerimizi hastamızla paylaşıyoruz.”<img alt="8888-4" class="detail-photo img-fluid" height="495" src="https://tv5comtr.teimg.com/tv5-com-tr/uploads/2026/07/8888-4.JPG" width="893" /></p>

<p><strong>"Hiçbir kesi olmadan hastamızın ameliyatını hassasiyetle yapıyoruz"</strong></p>

<p>Akdağ, dil kökünün büyümesine bağlı hava yolu tıkanıklığının gece boyunca nefes durmalarına neden olabildiğini, bunun kandaki oksijen düzeyini düşürdüğünü, hastaların derin uykuya dalamadığını, sabah yorgun uyandığını ve gün içinde uyku hali ile unutkanlık gibi şikayetler yaşayabildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Robotik cerrahinin sağladığı teknik avantajlara değinen Akdağ, ameliyat sırasında yüksek çözünürlüklü kamera ve çok fonksiyonlu aletler kullanıldığını dile getirdi.</p>

<p>Da Vinci robotu kullanarak, ağız içinden gerçekleştirdikleri operasyonlarda boyunda kesi yapılmadığını vurgulayan Akdağ, "Yüksek çözünürlüklü bir kamera var. Ağız içerisine giren mikro cerrahi aletlerle ağız içerisinden dışarıda boyunda hiçbir kesi olmadan hastamızın ameliyatını hassasiyetle yapıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Robotik cerrahinin cerrahın elinin ulaşmasının zor olduğu bölgelere yüksek manevra kabiliyetiyle erişim sağladığını aktaran Akdağ, çevre dokulara zarar vermeden patolojik dokunun çıkarılabildiğine işaret etti.</p>

<p><strong>"İyileşme süresi çok daha kısa"</strong></p>

<p>Akdağ, sistemin entegre zeka tabanlı algoritmalarla çalıştığını belirterek, "Mesela cerrahın elinin titremesini bile hastaya yansıtmıyor. Anlık hareketlerimizi takip ediyor. Biz robotik cerrahi ile ameliyat yaparken kafamızı çok hafif kaldırsak bile alet hemen o anda duruyor. İnsan üzeri refleksleri olan bir sistem." diye konuştu.</p>

<p>Cihazın kendi kendine karar veren veya ameliyat yapan bağımsız yapay zekaya sahip olmadığına dikkati çeken Akdağ, tamamen cerrahın komutlarıyla eş zamanlı çalıştığını anlattı.</p>

<p>Robotik cerrahinin hasta ve cerrah açısından önemli kolaylıklar sunduğunu ifade eden Akdağ, şunları kaydetti:</p>

<p>"Robotik cerrahinin özellikle bize en büyük avantajı, cerrahi alanda daha yüksek hassasiyetle ve daha geniş görüş açısı sunması, hasta konforu açısından kesi olmadan ameliyat yapmamız, daha az kanamalı ve daha az ödemli ameliyat yapmamız. Ve en önemlisi de iyileşme süresinin çok daha kısa olması, bizler için de hasta için de çok büyük bir konfor sağlıyor. Operasyon süremizi de kısaltmakta ve operasyona hakimiyetimizi cerrahi açıdan da yüksek miktarda artırmaktadır. Bizim için kulak burun boğazda cerrahinin geleceği değil bugünü şu anda robotik cerrahi."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/2222-15.JPG" type="image/jpeg" length="62277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayati KKKA uyarısı: Kene müdahalesinde bunları yapmayın]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/hayati-kkka-uyarisi-kene-mudahalesinde-bunlari-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/hayati-kkka-uyarisi-kene-mudahalesinde-bunlari-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, kene ısırması durumunda kolonya dökme, sigara basma veya keneyi ezme gibi hatalı müdahalelerin KKKA bulaşma riskini artırdığı uyarısında bulundu. Vücuda tutunan kenenin çıplak elle temas etmeden çıkarılması ve sonrasındaki 10 günlük belirti takibinin hayati önem taşıdığı vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Merve Kaplan, bahar ve yaz aylarında artan kene vakalarına ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı vatandaşları uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaplan, yaptığı yazılı açıklamada, kene ısırmasının KKKA gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkati çekerek, özellikle tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi riskli bölgelerde tedbirli olunması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Vatandaşlara doğaya çıkarken açık renkli ve uzun kollu giysiler tercih etmelerini tavsiye eden Kaplan, pantolon paçalarının da çorap içine sokulmasının kenenin vücuda ulaşmasını zorlaştıracağını ifade etti.</p>

<p>Kenelerin uçmadığını ve zıplamadığını, yerde yürüyerek vücuda tutunduğunu anımsatan Kaplan, eve dönüldüğünde kıyafetlerin ve vücudun detaylıca incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Kendinizi ve çocuklarınızı özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi ve diz arkası olmak üzere kene açısından mutlaka kontrol edin." uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>"Kenenin üzerine kolonya veya alkol dökmeyin"</strong></p>

<p>Vücuda tutunan kenenin fark edilmesi halinde panik yapılmaması gerektiğinin altını çizen Kaplan, müdahale sırasında yapılan yanlışlara dikkati çekti.</p>

<p>Kenenin kesinlikle çıplak elle tutulmaması gerektiğini vurgulayan Kaplan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Keneyi eldiven, bez veya poşet gibi bir malzeme kullanarak deriye en yakın yerden dikkatlice çıkarın. Eğer çıkaramıyorsanız vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Keneyi kesinlikle ezmeyin veya patlatmayın. Üzerine sigara basmayın, kolonya, alkol, gaz yağı veya benzeri maddeler dökmeyin. Erken fark etmek ve doğru müdahale etmek, hastalık riskini önemli ölçüde azaltır."</p>

<p>Kaplan, kene vücuttan çıkarıldıktan sonra da tedbirin elden bırakılmaması gerektiğini belirterek, kişinin 10 gün boyunca kendisini takip etmesi, bu süreçte ateş, halsizlik, kas ve baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal veya iştahsızlık gibi belirtilerden birinin görülmesi halinde derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/hayati-kkka-uyarisi-kene-mudahalesinde-bunlari-yapmayin</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/kene-2241600.jpg" type="image/jpeg" length="94355"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan yaz sıcaklarına karşı "su ve beslenme" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-yaz-sicaklarina-karsi-su-ve-beslenme-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-yaz-sicaklarina-karsi-su-ve-beslenme-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, yaz aylarında artan sıcaklık ve nem nedeniyle vatandaşlara sıvı tüketimi ve beslenme konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yaz aylarında artan sıcaklık ve nem nedeniyle vücut ısısı yükselirken, metabolizma bu duruma uyum sağlamaya çalışıyor. Aşırı terlemeye bağlı olarak başta sıvı olmak üzere, mineral kayıpları yaşanabiliyor buna bağlı olarak bayılma hissi, bulantı ve baş dönmesi gibi sağlık sorunları görülebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kronik hastalığı bulunanlar, küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki bireyler, hamileler ile açık alanda çalışanlar, sıcaklık değişimlerinden daha fazla etkileniyor.</p>

<p>Bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi, yeterli sıvı tüketiminin sağlanması ve besin güvenliği kurallarına uyulması sağlığın korunması açısından önem taşıyor.</p>

<p>Yaz aylarında susamayı beklemeden gün boyunca yeterli miktarda su tüketilmesi öneriliyor.</p>

<p>Günlük su ihtiyacı, vücut ağırlığının her kilogramı için yaklaşık 35 mililitre olarak hesaplanıyor. Bu miktar yetişkin bir bireyin günde ortalama 2,5 ila 3 litre su tüketimine karşılık geliyor.</p>

<p>Sıvı ihtiyacının karşılanmasında çay, kahve ve gazlı içecekler yerine, yarım yağlı süt, ayran ve meyve suyu gibi içeceklerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor.</p>

<p>Yaz aylarında egzersiz yapan bireylere de egzersiz sırasında kaybedilen sıvının yerine konulması amacıyla yeterli miktarda su tüketmeleri öneriliyor.</p>

<p>Aşırı sıcaklardan korunmak amacıyla bol, hafif ve açık renkli giysilerin tercih edilmesi, serinlemek için ılık duş alınması ve sıcağa bağlı hastalık belirtileri hissedildiğinde vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerekiyor.</p>

<p>Yaz aylarında da yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzelere yer verilmesi, kafein içeren içecekler yerine yarım yağlı süt, meyve suyu ile ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çaylarının tercih edilmesi önerisinde bulunuluyor.</p>

<p>Yağlı yiyecekler, kızartmalar ve hamur işlerinden mümkün olduğunca kaçınılması uyarısı yapılan açıklamada, yemeklerin haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme yöntemleriyle hazırlanması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Ayrıca meyve ve sebze tüketiminin artırılması, tam buğday ekmeği, yulaf ve bulgur gibi lif içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesi, yüksek kalorili hamur işi tatlıları yerine sütlü ve meyveli tatlılar ile dondurmanın tüketilmesi öneriliyor.</p>

<p>Besin zehirlenmeleri yaz aylarında daha sık görüldü için açıkta satılan yiyeceklerin tüketilmemesi, et, süt, yumurta ve balık gibi kolay bozulan gıdaların açıkta bekletilmemesi, besinlerin hazırlanması, saklanması ve pişirilmesi sırasında hijyen kurallarına özen gösterilmesi, besin kaynaklı hastalıkların önlenmesi açısından önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-yaz-sicaklarina-karsi-su-ve-beslenme-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/04/saglik-bakanligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="29024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan son 2 yıldaki uygulamalara ilişkin açıklama:]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-son-2-yildaki-uygulamalara-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-son-2-yildaki-uygulamalara-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, son 2 yılda "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda sağlık sistemini güçlendirmek için hayata geçirdiği kapsamlı uygulamaları açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun 2 Temmuz 2024'te göreve başlamasıyla, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda sağlık sistemini güçlendirecek kapsamlı uygulamalar hayata geçirildi.</p>

<p>Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran, hizmet kalitesini yükselten ve koruyan, geliştiren, üreten sağlık modelini esas alan bu dönüşüm süreciyle sağlıkta yeni bir dönem başlatıldı.</p>

<p>Bakan Memişoğlu'nun göreve başladığı tarihten bugüne kadar küresel işbirliklerini geliştirecek 38 uluslararası belgeye imza atılırken, sağlık diplomasisini güçlendirmek adına 12 ülkeye resmi ziyaret gerçekleştirildi.</p>

<p>Son iki yılda 126 yeni Sağlıklı Hayat Merkezi ve 598 Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ile 100 adet ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesisi inşa edildi. Ülke genelinde bugün, toplam 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 8 bin 350 ASM ile birinci basamak sağlık hizmeti sunuluyor.</p>

<p>Koruyucu sağlık vizyonu ile 45 milyon vatandaşın kronik hastalık taraması ve izlemi gerçekleştirilirken, taramalar sonucunda aile hekimliği birimlerinde yaklaşık 12 milyon vatandaşa ilk kez tanı konularak tedavi süreçleri başlatıldı.</p>

<p>- Randevu bekleyen vatandaş sayısında yüzde 92 oranında düşüş sağlandı</p>

<p>Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nde (MHRS) bekleyen randevu talebi sayısı yaklaşık 4 milyondan 322 bin seviyesine gerileyerek, randevu bekleyen vatandaş sayısında yüzde 92 oranında rekor düşüş elde edildi.</p>

<p>Sigara bırakma polikliniklerinin sayısı 3 kat artarak 1577'ye yükselirken, polikliniklerde 497 bin 622 muayene gerçekleştirildi. ALO 171 hattı ile 888 bin 810, sahadaki mobil ekipler ile 875 bin 247 vatandaşımıza sağlık hizmeti sunuldu.</p>

<p>Bağımlılıkla mücadele kapsamında ALO 191 hattı üzerinden de 581 bin 730 vatandaşa rehberlik sağlandı.</p>

<p>Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik yayımlanan yönetmelikle bakım sürekliliğini esas alan entegre bir hizmet modeli belirlendi, evde sağlık hizmetlerinin kapsamı genişletilerek başvuru kanalları artırıldı, palyatif bakım ve evde sağlık koordinasyon birimleri oluşturulmasına yönelik düzenlemeler yapıldı.</p>

<p>Yeni yönetmelikle geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama ünitesi ve uygulama merkezi açma koşulları kolaylaştırılırken, verilen hizmetin daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya ulaşması hedeflendi.</p>

<p>Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarında sağlık hizmet sunumunun genişletildiği bu dönemde, uygulamalarda Bakanlığın yayımlandığı 15 kılavuzun esas alınması gerekliliği ortaya konuldu.</p>

<p>Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin usul ve esaslarda düzenleme yapılarak aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edildi.</p>

<p>2025'te hayata geçirilen "İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası" ile vatandaşlar yaklaşık 513 bin kilo verdi. Kampanyanın devamı niteliğinde bu yıl hayata geçirilen "Hareket Yaşını Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası" da vatandaşların hastalanmadan sağlığını korumasını ve hareketli olmasını amaçlıyor.</p>

<p>- Vatandaşlar, SMS ile kanser taramalarına davet edildi</p>

<p>"Ulusal Kanser Tarama Programı" kapsamında vatandaşlar, kısa mesajla kanser taramalarına davet edildi. Bu kapsamda gönderilen SMS sayısı 99 milyonu buldu.</p>

<p>Öte yandan bu süreçte, 1 milyon 723 bin anne adayına gebelik ve doğum sürecinde eğitim ve danışmanlık hizmeti verildi. "Her Gebeye Ebe" uygulaması kapsamında görev yapan koordinatör ebeler ise 722 bin 629 gebeye rehberlik etti.</p>

<p>Sağlık hizmet sunumunda karşılaşılan gerek finansal gerekse insan sağlığı açısından riskli olabilecek durumları veri analiz yöntemiyle tespit ederek önlemeye çalışan yeni nesil teftiş sistemi REDES ile denetimler gerçekleştirilirken, tespit edilen sorunlar çözülerek sağlıkta hizmet kalitesi yükseltildi.</p>

<p>İran'a iki kez insani amaçlı tıbbi malzeme gönderildi. İlk etapta, 8 Nisan'da İran'a Ağrı Doğubayazıt Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden 3 tır (60 palet) tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzemesi İran'a ulaştırıldı. İkinci etapta ise 25 Nisan'da 6 tır (107 palet) yardım malzemesi olarak bölgeye sevk edildi.</p>

<p>- Hepatit A aşısı 81 ilde kullanıma sunuldu</p>

<p>Vatandaşların ilaca erişimini kolaylaştırmak için son iki yılda 782 yeni ilaç geri ödeme kapsamına alındı.</p>

<p>Dijital organ bağışı uygulaması da bu süreçte hayata geçirilen uygulamalardan biri oldu. Uygulama ile organ bağışı süreçleri e-Devlet ve e-Nabız üzerinden kolay ve erişebilir hale getirildi. Bu kapsamda 136 bin 884 vatandaş dijital organ bağışçısı olurken, uygulama sayesinde aylık organ bağış sayısı 2 bin 500'den 14 bine yükseldi.</p>

<p>Yerli aşı çalışmaları kapsamında hepatit A ve suçiçeği aşıları teknoloji transferiyle üretilmeye başlandı. Hepatit A aşısı 81 ilin tamamında kullanıma sunulurken, Altı Bileşenli Karma Aşı ve gebelere yönelik Tdab aşısı da programa dahil edildi.</p>

<p>e-Nabız sistemine entegre edilen "İlacım Nerede?" uygulamasıyla aylık ortalama 900 bin vatandaşa yönlendirme desteği sunuldu. Vatandaşlar zaman kaybetmeden sorgulama yaparak reçetesindeki ilaçların bulunduğu eczanelere erişim imkanı buldu.</p>

<p>Koruyan, geliştiren ve üreten sağlık vizyonu ile yapılan çalışmalar doğrultusunda genel sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı son bir yılda 6,2 puan artarak yüzde 69,4'e yükseldi.</p>

<p>Sağlık hizmet sunumunun daha etkin, şeffaf ve sürdürülebilir şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla mevzuat altyapısı sürekli olarak güçlendiriliyor. Son iki yıldaki 136 mevzuat düzenlemesiyle hayata geçirilen değişikliklerin hukuki altyapısı oluşturuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Yerli Kalp- Akciğer Makinesi ile ilk açık kalp ameliyatı gerçekleştirildi</p>

<p>Yerli kalp akciğer makinesi LIFELINE HLM, ilk kez Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde gerçekleştirilen açık kalp ameliyatında başarıyla kullanıldı.</p>

<p>ASELSAN tarafından geliştirilen, hayvan deneyleri ve klinik çalışmaları ise Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından yapılan makine, operasyon süresince sergilediği yüksek performansla sağlık teknolojilerinde önemli bir eşiğin geride bırakılmasını sağladı.</p>

<p>Bu süre zarfında ayrıca hematolojik kanserlerde kullanılan CAR-T hücre tedavisi tamamen yerli imkanlarla geliştirildi. Tedavi, geçtiğimiz yıl aralık ayında ilk kez Etlik Şehir Hastanesi'nde yapıldı ve bugüne kadar 12 hastaya CAR-T hücre tedavisi uygulandı.</p>

<p>Meme kanserinin erken teşhisi amacıyla geliştirilen Mamografi Tarama Raporlama Sistemi hayata geçirildi. 2024'ten bu yana 2 milyondan fazla tarama sonucu bu sistemle değerlendirildi. Şüpheli bulguların önceliklendirilmesi sayesinde erken tanı ve raporlama süreçlerinin etkinliği artırıldı.</p>

<p>- Yerli renkli Doppler Ultrasonografi Cihazı üretim çalışmaları başladı</p>

<p>Yerli Renkli Doppler Ultrasonografi cihazının geliştirilmesine yönelik proje çağrısı kapsamında sözleşme ve imza süreçleri tamamlandı ve üretim çalışmalarına başlandı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu'nun "Türkiye'nin sağlık vizyonunda tarihi bir eşik" olarak nitelendirdiği Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları ülke genelinde kullanılmaya başlandı. Ani kalp durmalarında erken ve etkili müdahale imkanı sağlayan cihazlar, ölüm ve kalıcı sakatlık riskini azaltarak acil sağlık hizmetlerinin etkinliğine önemli katkı sunuyor.</p>

<p>- Yerli Mobil Dijital Röntgen Cihazının kullanımına başlandı</p>

<p>ASELSAN işbirliğiyle geliştirilen "Mobil Dijital Röntgen Cihazı" kamu hastanelerinde kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Sağlık alanındaki bilimsel çalışmaların yenilikçi teknolojilere dönüştürülmesi amacıyla hayata geçirilen TÜSEB Teknoloji Transfer Ofisi yapılanması kapsamında, üniversitelerde ve şehir hastanelerinde 25 Teknoloji Transfer Ofisi kuruldu.</p>

<p>- 3 GÖKBEY Hava Ambulansı sağlık filosuna katılacak</p>

<p>Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen GÖKBEY ambulans helikopterinin test uçuşları yapıldı. En zorlu coğrafi ve iklim koşullarında sağlık hizmetine erişimi destekleyecek olan GÖKBEY, vatandaşlara hızlı ve etkin acil müdahale imkanı sunacak. Yılı sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterinin sağlık filosuna katılması öngörülüyor.</p>

<p>"Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek" programı kapsamında 2 bin 639 okulda yaklaşık 825 bin öğrenciye ulaşıldı.</p>

<p>Bakan Memişoğlu'nun 10 Nisan 2025'te ilk dersine katıldığı Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) eğitimleri kapsamında bugüne kadar 397 bin 140 kişiye sağlık okuryazarlığı eğitimi verildi.</p>

<p>- "Hedefimiz net: Sağlıklı Türkiye Yüzyılı"</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, NSosyal hesabından, "Hedefimiz net: Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" başlığıyla Bakanlığın son 2 yıldaki çalışmalarına ilişkin paylaşımda bulundu.</p>

<p>Paylaşımında bu süredeki çalışmaların yer aldığı video klibe de yer veren Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'nı 'Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli' ile ilmek ilmek işlemeye devam ediyoruz. Büyük sağlık ailemizle omuz omuza hep daha ilerisini hedefleyecek, 'Küresel Sağlıkta Öncü Türkiye' idealimiz için sarsılmaz bir azim, sevgi ve adanmışlıkla yürümeye devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/saglik-bakanligindan-son-2-yildaki-uygulamalara-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 20:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2025/04/saglik-bakanligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="67677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme Süreci]]></title>
      <link>https://www.tv5.com.tr/tup-mide-ameliyati-sonrasi-beslenme-sureci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tv5.com.tr/tup-mide-ameliyati-sonrasi-beslenme-sureci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüp mide ameliyatı, obezite ile mücadelede kalıcı ve etkili bir çözüm sunarak binlerce insanın hayatını değiştirmeye devam ediyor. Ancak bu operasyonun başarısı sadece cerrahi müdahale ile sınırlı değildir. Ameliyat masasında başlayan bu değişim yolculuğu, operasyon sonrasındaki doğru beslenme disiplini ve kritik tıbbi kontrollerle tamamlanır. Birçok hastanın en çok merak ettiği ve endişelendiği konuların başında ise ameliyat sonrası beslenme evreleri ve "kaçak testi" süreci gelmektedir.</p>

<p><strong>Ameliyat Sonrası Güvencemiz: Kaçak Testi Nedir?</strong></p>

<p>Mide küçültme operasyonlarında, midenin büyük bir kısmı kesilerek çıkarılır ve kalan kısım özel tıbbi zımbalarla (stapler) kapatılır. Kaçak testi, bu zımba hattında herhangi bir sızıntı olup olmadığını kontrol etmek amacıyla yapılan hayati bir prosedürdür.</p>

<p>Genellikle ameliyat sırasında ameliyathanede yapılan ilk testin ardından, operasyondan 24 ila 48 saat sonra (hasta henüz sıvı gıdaya geçmeden önce) ikinci bir test daha uygulanır. Hastaya özel bir kontrast sıvı içirilerek röntgen (skopi) altında sıvının mideden geçişi izlenir. Bu testin başarıyla tamamlanması, hastanın güvenle sıvı beslenmeye geçebileceğinin en net kanıtıdır ve hem hekim hem de hasta için büyük bir konfor sağlar.</p>

<p><strong>Tüp Mide Sonrası Beslenme Evreleri</strong></p>

<p>Kaçak testinden olumlu sonuç alındıktan sonra, hastanın yeni ve küçük midesini yormayacak, iyileşme sürecini destekleyecek kademeli bir beslenme programı başlar. Bu program genellikle dört ana evreden oluşur:</p>

<p>Berrak Sıvı Dönemi (İlk 1-2 Hafta): Mideyi yormayacak et/tavuk suyu, tanesiz kompostolar ve özel protein takviyeleri tüketilir. Bu dönemde dehidrasyonu (susuzluğu) önlemek için yudum yudum su içmek çok önemlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Püre Dönemi (3-4. Haftalar): Mide yavaş yavaş katılara hazırlanır. Blenderdan geçirilmiş pürüzsüz sebze püreleri, ezilmiş peynir ve yoğurt gibi protein zengin gıdalar listeye eklenir.</p>

<p>Yumuşak Katı Dönemi: İyice çiğnemek kaydıyla yumuşak pişmiş köfte, balık ve yumuşak sebze yemeklerine geçiş yapılır.</p>

<p>Normal Beslenme Dönemi: Yaklaşık iki ayın sonunda hasta normal ama çok daha küçük porsiyonlarla beslenmeye başlar. Katı-sıvı ayrımı kuralı (yemeklerle birlikte sıvı tüketmeme) artık bir yaşam tarzı haline gelir.</p>

<p><strong>Sağlığın ve Güvenliğin Maliyeti</strong></p>

<p>Tüp mide ameliyatı planlarken hastaların en çok araştırdığı konulardan biri de süreç maliyetleridir. Ancak <a href="https://www.drhasanerdem.com/tup-mide-ameliyati/" rel="dofollow"><strong>tüp mide ameliyatı fiyatı</strong></a> değerlendirilirken, operasyonun yapılacağı hastanenin kaçak test teknolojileri, kullanılan zımba malzemelerinin kalitesi ve ameliyat sonrasında verilecek olan diyetisyen desteğinin bu ücrete dahil olup olmadığı mutlaka sorgulanmalıdır. Unutulmamalıdır ki obezite cerrahisinde kalite ve güvenlik, maliyetten çok daha önceliklidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tv5.com.tr/tup-mide-ameliyati-sonrasi-beslenme-sureci</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tv5comtr.teimg.com/crop/1280x720/tv5-com-tr/uploads/2026/07/resim1-33.png" type="image/jpeg" length="14239"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
