Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaretinden sonra düzenlenen ortak basın toplantısında, son ekonomik durumu değerlendirdi.

Bir soru üzerine, Merkez Bankası (MB) tarafından bugün yapılan “Merkez Bankasının kur seviyesine ilişkin bir kur taahhüdü yoktur. Döviz kurları arz ve talep koşullarınca belirlenmektedir. Merkez Bankası, sadece aşırı oynaklığa müdahale etmektedir.” açıklamasını değerlendiren Davutoğlu, oynaklıktan söz edilebilecek bir nirengi noktasının bile kalmadığını söyledi.

MB’nin hem fiyat istikrarını hem de Türk Lirasının değerini korumakla sorumlu olduğunu belirten Davutoğlu, MB’nin “Biz gerekeni yaptık ama birileri müdahale ediyor” imasında bulunduğunu ifade etti. Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Birileri müdahale mi ediyor? O zaman gösterin gücünüzü. Dışarıdan bir müdahale varsa işte er meydanı burası. Verin dersini. Türk Lirası’nın değerini artırın. Niye veremiyorsunuz? Çünkü Türk Lirası’nın değerini artırmak için elinizde dolar olması lâzım. MB’nin rezervi olması lâzım. Tükettiniz o rezervi. Neden tükettiniz? Türk Lirası’nın değerini korumak iddiasıyla. Şimdi de diyorsunuz ki ‘Arz talep dengesi. Dolayısıyla Türk Lirası değer kaybederse kimse telâşa kapılmasın. Peki, bu arz talep dengesini kim bozdu? Bunu söyleyen MB, ‘Ekonomi 101’ dersinden geçemez arkadaşlar. Kim bozdu arz talep dengesini?”

Dışarıdan bir müdahale yapıldığı iddiası varsa, bunu kimin nasıl yaptığının açıklanmasını isteyen Davutoğlu, aksi halde MB Başkanının istifa etmesi gerektiğini ifade etti.

Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Eğer mandacılık varsa, bakın çok ağır bir ifade olacak ama işte mandacılık bugünlerde yapılıyor. Nasıl oluyor mandacılık? Gelir sizin ekonomik kaynaklarınızın üzerine çöker birileri. İşte biraz önce bir bankamızdan örnek verdim. 2,25 milyar Euro olan değeri, şimdi 1,7 milyar Euro’ya düştü. Peki, kim kazandı buradan? Birileri, art niyetli olarak elinde belli dolar biriktirip Türk Lirası’nın değeri karşılığı gelip Türkiye’nin on yıllar boyunca ürettiği fabrikaları, işletmeleri ucuz fiyatlarla alırsa, bunun adı nedir? Bunun adı, ekonomik mandacılıktır. Bugün yaptıkları iş, ‘ekonomik kurtuluş savaşı’ falan değil, Türk Lirası’nı yerlerde süründürerek Türkiye’yi bir ekonomik manda anlayışına teslim etmektir. Buna asla izin vermeyiz.”

Ahmet Davutoğlu'ndan 3. ittifak yaklaşımı: Babacan'ın kararına saygı duyarım, bu karar 6'lı masayı etkilemez Ahmet Davutoğlu'ndan 3. ittifak yaklaşımı: Babacan'ın kararına saygı duyarım, bu karar 6'lı masayı etkilemez

“Arkadaşlar, bu sıradan bir kriz değil. Türkiye’deki gelir dağılımını yerle bir eden, fakiri daha fazla fakir yapan, küçük bir eliti gittikçe zenginleştiren ve dolar zenginlerini Türk Lirası zenginlerine karşı destekleyen bir süreçten geçiyoruz. Burada milliyetçilik de yok, burada muhafazakârlık da yok, burada yerlilik de yok burada millîlik de yok. Kimse ‘kurtuluş savaşı’ gibi retoriklerle bunu örtemez. Feryat ederek sesleniyorum bir kez daha: Hamaset yapmayın! Doğru dürüst yönetim sergileyin.”

Davutoğlu, 2016’da asgarî ücretin 476 dolarken bugün 220 dolara kadar düştüğünü belirterek, milletin Avrupa’nın en düşük asgarî ücretine mahkûm edildiğini söyledi.

Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“İşte buradan birileri, hâlâ o kafalarındaki dogmatik modellerle Beştepe’de oturan bazı çağ dışı ekonomi anlayışına sahip otoriter yönetim meraklıları, işte ‘Çin gibi ucuz emek olursa burada da ucuz üretim yaparız, Avrupa’ya satarız’ gibi hezeyanlarla Türk halkını yoksullaştırmaya dayalı bir ekonomik model sunuyorlarsa, Türk halkı bunu kabul etmez. Türkiye, ucuz emek köleliğinin yapıldığı bir ülke asla olmayacak.”

Davutoğlu, Türk Lirası’nın tasarruf aracı olma niteliğinin yanı sıra değişim aracı olma niteliğini bile kaybettiğini belirterek, “Dolar bazlı fiyatlandırmalar başladı” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘ekonomik kurtuluş savaşı’ tābirine atıfta bulunan Davutoğlu, tārumār edilen bir Türk Lirası üzerinden kurtuluş savaşı verilemeyeceğini ifade etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Merkez Bankası’nın bugünkü açıklamasının, “Benim müdahale edeceğim kasamda bir sentim bile yok; tamamen teslim olmuş vaziyetteyim” anlamına geldiğini söyledi.

Liderler, hemen seçim yapılması için hükümete çağrıda bulundular.