ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ve Bakan Yardımcısı Todd Blanche’ın Kongre üyelerine gönderdiği mektupta, Epstein davası kapsamında bakanlık bünyesinde bulunan tüm “kayıtlar, belgeler, yazışmalar ve soruşturma materyallerinin” yayımlandığı belirtildi. Mektupta, hiçbir belgenin “utanç, itibar zedelenmesi ya da siyasi hassasiyet” gerekçesiyle saklanmadığı vurgulandı.
“Kurum içi notlar da açıklanmalı”
Epstein’e ilişkin belgelerin kamuoyuna açıklanması yönündeki siyasi baskıyı artırmak üzere geçen yıl hazırlanan Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası’na katkı sunan temsilcilerden biri olan Cumhuriyetçi Thomas Massie, yayımlanan belgelerin yeterli olmadığını belirtti. Massie, Epstein ve bağlantılı kişiler hakkında dava açılıp açılmamasına ilişkin geçmiş karar süreçlerini içeren kurum içi notların da açıklanması gerektiğini, bakanlığın bazı belgeleri yayımlamamak için ABD hukukunda “karar alma süreci gizliliği” olarak bilinen bir ayrıcalığı kullandığını öne sürdü.
California’lı Demokrat Temsilci Ro Khanna da Adalet Bakanlığı’nı “kimin fail, kimin yalnızca bir belgede adı geçen kişi olduğu konusunu bilinçli şekilde bulanıklaştırmakla” suçladı. Khanna, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, dosyaların tamamının yayımlanması çağrısında bulunarak yalnızca mağdurların isimlerinin gizlenmesi gerektiğini belirtti.
Daha önce de ABD’li bir dizi milletvekili, yayımlanan Epstein belgelerinin usulsüz şekilde sansürlendiğini belirtmişti. Epstein’ın mağdurlarını temsil eden avukatlar ise son yayımlanan belgelerde, mağdurların kimliklerinin tespit edilebileceği e-posta adresleri ve çıplak fotoğrafların yer aldığını belirtmişti. Adalet Bakanlığı ise söz konusu hataların “teknik ya da insan hatasından” kaynaklı olduğunu açıklamış ve işaretlenen dosyaların yayından kaldırıldığını duyurmuştu.