İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) renk uyarı kodlarının doğru anlaşılmasının aşırı hava olaylarında can ve mal kayıplarını azaltmada kritik rol oynadığını belirterek, "Uyarı kodlarını bilen toplum afetlere karşı daha hazırlıklı olur, bu da kayıpları azaltıp toparlanma süresini kısaltır." dedi.
İklim değişikliğiyle aşırı hava olaylarının hem sıklığı hem de şiddeti artarken, her türlü uyarı sistemi büyük önem kazanıyor. Meteorolojik renk kodları da riskin sade ve hızlı aktarılmasına ve doğru zamanda doğru adımın atılmasına yardımcı oluyor.
Kadıoğlu, MGM tarafından yürütülen MeteoUYARI sistemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Meteorolojik uyarı sistemlerinin doğru anlaşılmasının can ve mal kayıplarını önlemede kritik rol oynadığına işaret eden Kadıoğlu, Türkiye'de kullanılan renk kodlarının yalnızca bir hava durumu bilgisi değil, doğrudan bir risk yönetimi rehberi olduğunu söyledi.
Kadıoğlu, sistemin Avrupa'daki 34 ülkenin kullandığı MeteoAlarm altyapısına dayandığına dikkati çekerek, meteorolojik hadiselerin şiddeti, süresi, etki alanı ve görülme sıklığına göre renklerle sınıflandırıldığını aktardı. Kadıoğlu, "Bu sistem, vatandaşın tehlikeyi hızlı ve sade bir şekilde anlaması için geliştirildi. Ancak renklerin ne anlama geldiği ve buna karşılık hangi davranışın sergilenmesi gerektiği yeterince bilinmiyor." ifadesini kullandı.
Türkiye haritası üzerinde il ve ilçelerin risk durumuna göre renklendirildiğini hatırlatan Kadıoğlu, "Vatandaşların MGM'nin resmi kaynaklarını ve mobil uygulamasını düzenli takip etmesi hayati önem taşıyor." diye konuştu.
Her renk bir eylem çağrısı
Kadıoğlu, meteorolojik uyarı renk kodlarının yalnızca teknik bir sınıflandırma olmadığını, aynı zamanda vatandaş için bir eylem rehberi niteliği taşıdığını vurgulayan Kadıoğlu, "yeşil", "sarı", "turuncu" ve "kırmızı" kodların her birinin farklı bir risk seviyesine karşılık geldiğini aktardı.
"Yeşil" kodun "tehlike yok" anlamına geldiğini belirten Kadıoğlu, bu durumda normal hayatın sürdürülebileceğini ancak hava tahminlerinin takip edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Kadıoğlu, "sarı" kodun Türkiye'de en sık verilen uyarı seviyesi olduğuna dikkati çekerek, "Sarı kodda hava potansiyel olarak tehlikelidir. Yağış, sis, rüzgar gibi olaylar günlük hayatı etkileyebilir. Vatandaşın planlarını gözden geçirmesi ve güncel tahminleri takip etmesi gerekir." ifadesini kullandı.
"Turuncu" kodun daha ciddi risklere işaret ettiğini dile getiren Kadıoğlu, "Bu seviyede kuvvetli sağanak, yoğun kar, fırtına gibi hadiseler görülebilir. Hasar ve kayıplar oluşabilir. Zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamalı, seyahatler ertelenmelidir." bilgisini verdi.
Kadıoğlu, "kırmızı" kodun ise en yüksek risk seviyesi olduğunun altını çizerek, "Bu durum hayati tehlike anlamına gelir. Büyük afet boyutunda olaylar beklenir. Vatandaşların kesinlikle dışarı çıkmaması, resmi kurumların talimatlarına uyması gerekir." dedi.
12 farklı meteorolojik hadise izleniyor
MeteoUYARI sistemi kapsamında 12 farklı meteorolojik hadisenin takip edildiğine dikkati çeken Kadıoğlu, bunlar arasında aşırı sıcak ve soğuk dalgaları, kuvvetli yağış, rüzgar, kar, buzlanma, çığ ve toz taşınımı gibi olayların yer aldığını söyledi.
Kadıoğlu, özellikle gök gürültülü sağanaklar ve ani sel riskine karşı vatandaşların dere yataklarından uzak durması gerektiğini belirterek, "Kuvvetli rüzgarda ağaç ve direk altlarında bulunmamak, yoğun siste araç kullanırken hız düşürmek gibi basit önlemler hayat kurtarabilir." diye konuştu.
"Riskin doğru algılanmasını engelliyor"
Medyanın da çoğu zaman uyarıları genel ifadelerle aktardığını belirten Kadıoğlu, "Fırtına geliyor deniyor ama bunun sarı mı, turuncu mu olduğu ve vatandaşın ne yapması gerektiği anlatılmıyor. Bu da riskin doğru algılanmasını engelliyor." ifadesini kullandı.
“Sarı kod, okul tatili anlamına geliyor gibi yanlış eşleştirmeler var"
Kadıoğlu, sosyal medyada yanlış bilgilerin yayılmasının da önemli bir sorun olduğunun altını çizerek, "Örneğin sarı kod, okul tatili anlamına geliyor gibi yanlış eşleştirmeler var. Oysa renk kodu bir idari karar değil, meteorolojik risk seviyesidir." şeklinde konuştu.
Kadıoğlu, meteorolojik uyarı sistemlerinin doğru anlaşılmasının yalnızca bireysel değil, toplumsal fayda da sağladığını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Uyarı kodlarını bilen bir toplum, afetlere karşı daha hazırlıklı olur. Bu da can kayıplarını azaltır, ekonomik zararları düşürür ve afet sonrası toparlanma süresini kısaltır. Aynı zamanda AFAD ve yerel yönetimlerin üzerindeki yük de azalır. Farkındalığın artırılması için eğitim müfredatına bu konunun dahil edilmesi, medya dilinin geliştirilmesi ve MGM'nin dijital uygulamalarının daha yaygın kullanılması gerekiyor. Her vatandaş bulunduğu bölgedeki uyarı seviyesini bilmeli ve buna uygun davranmalıdır. Bu bir tercih değil, bir zorunluluktur."
Renk kodlarının anlamı: