GÜNDEM

Ankara'daki öğretmenlerin açlık grevi 8'inci gününde: 'Hakkımızı almadan Ankara'yı terk etmeyeceğiz'

Ankara'da 8 gündür açlık grevini sürdüren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenler, talepleri karşılanana kadar eylemlerini sürdüreceklerini belirtti. Öğretmenler, özel sektör öğretmenleri için taban maaş hakkının geri verilmesini ve 1611 mülakat mağduru öğretmenin atama hakkının iade edilmesini isterken, dünkü polis müdahalesine de tepki gösterdi.

Abone Ol

Ankara'da 8 gündür açlık grevini sürdüren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenler, talepleri karşılanana kadar eylemlerini sürdüreceklerini belirtti. Öğretmenler, özel sektör öğretmenleri için taban maaş hakkının geri verilmesini ve 1611 mülakat mağduru öğretmenin atama hakkının iade edilmesini isterken, dünkü polis müdahalesine de tepki gösterdi.

Ankara'da 8 gündür açlık grevinde olan öğretmenler Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası önündeki bekleyişini sürdürüyor. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi öğretmenler ile mülakat mağduru öğretmenler, taleplerinin karşılanması ve verilen sözlerin tutulması için 15 Haziran'da süresiz açlık grevine başlamıştı. Sendika önünden Madenci Anıtı'na yapmak istedikleri yürüyüşleri engellenen öğretmenlere dün polis müdahale etmişti.

Sendika binası önünde bugün de nöbetlerini sürdüren öğretmenler ANKA Haber Ajansı'na konuştu.

8 gündür açlık grevindeki öğretmen Ayşenur Çalışkan, özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenlerinin taleplerinin çok net olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

'Özel sektör öğretmenleri, 2014 öncesine kadar sahip oldukları taban maaş haklarını istiyor. Mülakat mağduru öğretmenler ise 2025 KPSS'de zaten atanmıştı ama mülakatlarla atama hakları ellerinden çalındı. Bu 1611 mülakat mağduru öğretmen de atama hakkının iade edilmesini istiyor.'

'SÖZLER TUTULMADIĞI İÇİN BU DURUMDAYIZ'

Açlık grevine devam edeceklerini vurgulayan öğretmen Çalışkan, 'Hiç kimse açlık grevi yöntemine başvurmak istemez. Bunun sağlığa zararlı olduğunun hepimiz farkındayız. Ama biz buna zorunda bırakıldık. Bize sözler verildi. Bu sözler tutulmadığı için şu anda bu durumdayız. Dün de gerçekten polisin şiddeti ile karşılaştık. Pek çok arkadaşımız darp edildi, işkenceye maruz kaldı, biber gazı sıkıldı' diye konuştu.

'YILLARCA İNŞAATTA ÇALIŞTIM'

Diyarbakır'dan gelen ve 8 gündür açlık grevinde olan öğretmen Abdullah Tunç, mülakat mağduru öğretmenlerden birisi olduğunu kaydetti. Tunç, 'Ben yıllarca inşaatta çalıştım. Cunhurbaşkanı'nın 2023 yılında 'mülakatı kaldıracağız' açıklamasından sonra ben KPSS'ye çalıştım mülakat olmayacağı için. Sınavda derece yaptık ama sonra mülakatın kaldırılmadığını, her komisyonun farklı puanlar verdiğini gördükten sonra elendim' dedi. Sınıf öğretmeni olduğunu belirten Tunç, alanında 3 bin 392 kişilik kontenjan açıldığını ve KPSS sıralamasında 3 bin 361'inci sırada yer almasına rağmen sözlü sınav sonuçlarının ardından 3 bin 811'inci sıraya gerilediğini belirterek, '2023 yılından beri haklı bir mücadeleye devam ediyoruz. Bizi buraya ister kabul etsinler, ister etmesinler onlara yalvarmaya gelmedik. Biz hakkımızı mutlaka alacağımızı haber etmeye geldik' dedi.

'DEPREMDE HAYATIMIZI KAYBETMEDİK AMA...'

6 Şubat depremlerini yaşadığını söyleyen Tunç, 'Depremde biz hayatımızı kaybetmedik ama Yusuf Tekin'in yapmış olduğu mülakattan dolayı hayatımızı kaybetme eğilimine düştük. Açlık grevimiz devam edecek. Hakkımızı almadan Ankara'yı terk etmeyeceğiz' ifadelerini kullandı.

Açlık grevindeki öğretmenlerden Sevgi Şule de dünkü polis müdahalesine tepki gösterdi. Şule, 'Bizler buraya hakkımızı almak için geldik. Bizler aslında yeni bir hak kazanmak için burada değiliz. Bizler kaybettiğimiz hakları almak için geldik. Mülakat mağdurları gasp edilen haklarını, kazanmış oldukları hakları almak istiyorlar. Özel sektör öğretmenleri de 2014'te ellerinden alan taban maaş hakkını geri istiyorlar. Yani bizim olanı almak için geliyoruz, daha önce var olan hakkımızı almak için geliyoruz' dedi.

'KORKUMUZ YOK, HAKKIMIZI ALMADAN EVE DÖNÜŞ YOK'

Mülakatlarda pek çok hata ve eksiklik olduğunu da ifade eden Şule, 'Bakan ile görüştüğümüzde belgelere bakmayı reddetti çünkü ne kadar hata yaptığını biliyordu. İstifa eden Nazif Yılmaz'ın zaten bir itirafı vardı. Aslında haklarımızı verseydi bu kadar gündem olmayacaktı. O da kendince herhalde 'ben beceriksizce bir mülakat yaptım. Onlara hakkını verirsem mülakatlar tartışılır, benim beceriksizliğim ortaya çıkar' diye düşünüp bizi muhatap almamaya çalışıyor. Ama şu an tüm Türkiye biliyor. Mülakatlar beceriksizce yapıldı' şeklinde konuştu. Açlık grevine devam edeceklerini bildiren Şule, 'Korkumuz yok, hakkımızı almadan eve dönüş yok' dedi.

'HAKLARI İÇİN MÜCADELE ETMEYEN ÖĞRETMENLER OLMAK İSTEMİYORUZ'

Dün yapılan polis müdahalesini anlatan öğretmen Merve Balta da şunları söyledi:

'Arkadaşlarımızın arasında bayılanlar oldu. Biber gazı sıkıldı. Yumruklarla saldırdılar. Sendika binasına sağlık ekiplerinin girmesine uzun bir süre izin verilmedi. Korkunç bir akşam geçirdik aslında ama bütün bunlar bizi yıldırmayacak. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Çünkü bizim taleplerimiz meşru. Biz taban maaş hakkımızı istiyoruz. 2014'e kadar var olan ve sonrasında bir anda hukuksuzca elimizden alınan taban maaş hakkımızı özel sektör öğretmenleri olarak geri istiyoruz. 1611 mülakat mağduru arkadaşımızın atanma talebini istiyoruz. İşkencelerle, saldırılarla, hukuksuzca, haksızca darp edilmelerle bizi korkutamayacaklar. Çünkü biz günü sonunda öğretmeniz ve öğretmenler artık şunu öğretmek zorunda halkımıza ve ülkemize. Mücadele etmek zorundayız haklarımız için. Hakları için mücadele etmeyen öğretmenler olmak istemiyoruz. Bunu yapmaya çalışıyoruz. Açlık grevine, sendika önündeki nöbetimize devam ediyoruz.'