Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen 702 sayfalık iddianamede, şüphelilerin zincirleme suç hükümleri kapsamında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme", "nüfuz ticareti", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması", "nitelikli dolandırıcılık" ve "iftira'' suçlarından cezalandırılması istendi.
İddianamede, 11 ayrı bölümde ele alınan suçlamalara dayanak olarak çok sayıda tanık ve şüpheli beyanı, banka kayıtları, MASAK raporları, HTS analizleri ve dijital materyaller yer aldı.
İddianamede, belediye ile iş ilişkisi bulunan kişi ve şirketlerden yapılan yüksek tutarlı para transferlerinin banka kayıtlarıyla tespit edildiği, bu işlemlerin bir kısmının kira, bağış ve altın bozdurma açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ancak mali incelemelerde bu açıklamaların ekonomik ve fiili karşılığının bulunmadığı belirtildi.
MASAK’tan temin edilen finansal veriler doğrultusunda Muhittin Böcek’in kişisel hesaplarına 2020-2025 döneminde 20 milyon lirayı aşan para girişleri olduğu ve döviz hesaplarının bulunduğu bilgisine yer verilen iddianamede, buna karşılık mal bildirimleriyle uyumlu bir altın hareketi tespit edilemediği kaydedildi.
Bazı ödemelerin ardından belediyeden hak ediş ve iskan işlemlerinin sonuçlandırıldığına ilişkin zaman uyumlu para transferleri bulunduğu, bu durumun icbar suretiyle irtikap iddiasını destekleyen deliller arasında yer aldığına işaret edildi.
İddianamede ayrıca, şüphelilere ait cep telefonu mesajları, ses kayıtları ve dijital materyallerin, tanık anlatımlarıyla örtüştüğü, BTK’dan alınan HTS kayıtlarının taraflar arasındaki yoğun ve düzenli iletişimi doğruladığı ifade edildi.
Mali bilirkişi raporları, banka dekontları, tapu kayıtları ve para hareketleri birlikte değerlendirildiğinde, bazı taşınmaz alımlarının kaynağı belirsiz gelirlerle gerçekleştirildiği aktarılan iddianamede, bu işlemlerin suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik olduğunun değerlendirildiği bildirildi.
- İşlemler suçtan elde edilen gelirlerin gizlenmesine yönelik
İddianamede, Muhittin Böcek ve yakın çevresine ilişkin suçlamalara konu olaylar ayrıntılı şekilde anlatıldı.
Belediyeyle iş yapan bazı kişi ve şirketlerin, Belediye Başkanı ve yakınlarıyla kurdukları ilişkiler üzerinden çeşitli tarihlerde para transferleri gerçekleştirdiği kaydedilen iddianamede, bu süreçlerde belediyedeki görev ve yetkilerin nüfuz aracı olarak kullanıldığı iddia edildi.
İddianamede iş insanı M.Y. tarafından 30 Ekim 2024’te yapılan yüksek tutarlı para transferinin, önce Mustafa Gökhan Böcek’e ulaştırıldığı, ardından paranın bir kısmının üçüncü kişiler aracılığıyla fiziki teslim ve altın alım-satımı görüntüsü altında yeniden sisteme sokulduğu bilgisine yer verildi.
Bu süreçte bazı döviz ve kuyumculuk işletmelerinin aracı olarak kullanıldığı anlatılan iddianamede, söz konusu para trafiğinin bir bölümünün boşanma tazminatı, avukatlık ücreti ve araç alımı gibi gerekçelerle dağıtıldığı, bir kısmının ise lüks araç ve taşınmaz ediniminde kullanıldığı belirtildi. Bu işlemlerin suçtan elde edilen gelirlerin gizlenmesine yönelik olduğu kaydedildi.
İddianamede belediyeyle bağlantılı organizasyon, reklam ve hizmet alımı işlerinde, bazı şirketler üzerinden gerçekte yapılmayan veya farklı şekillerde yürütülen işler için fatura düzenlendiği, bu yolla haksız kazanç sağlandığı, bazı tanıkların bu süreçlerin belediye başkanının bilgisi ve katkısıyla yürütüldüğünü beyan ettiği aktarıldı.
İddianamede ayrıca, belediye çalışanlarının ve aracı konumdaki bazı kişilerin, para ve menfaat temininde kullanıldığı, şüpheliler arasındaki iletişimin yoğunluğunun HTS kayıtlarıyla tespit edildiği ifade edildi.
- Genel değerlendirme ve sonuç bölümü
İddianamenin genel değerlendirme ve sonuç bölümüne bazı eylemlerin icbar suretiyle irtikap, bazılarının nüfuz ticareti ve haksız mal edinme kapsamında değerlendirildiği, suçtan elde edildiği öne sürülen gelirlerin ise taşınır, taşınmaz ve nakdi varlıklara dönüştürülerek aklandığı yönünde yeterli şüphe oluştuğu belirtildi.
Muhittin Böcek’in eylemlerinin icbar suretiyle irtikap, nüfuz ticareti ve haksız mal edinme suçlarını oluşturduğu, eylemlerin zincirleme şekilde işlendiği yönünde yeterli şüphenin bulunduğu da kaydedildi.
Değerlendirme bölümünde, söz konusu menfaatlerin doğrudan ya da dolaylı olarak Muhittin Böcek’e ulaştırıldığı, bir kısmının yakın çevresi ve üçüncü kişiler aracılığıyla taşınır ve taşınmaz malvarlığına dönüştürüldüğü, bu durumun icbar suretiyle irtikap ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarına ilişkin kuvvetli şüphe oluşturduğu ifade edildi.
İddianamenin sonuç bölümünde, Muhittin Böcek’in savunmalarına rağmen, mevcut delil durumu itibarıyla kamu davası açmaya yeterli şüphenin oluştuğu belirtilerek, şüphelinin isnat edilen suçlardan ayrı ayrı cezalandırılması ve suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlığı değerlerinin müsaderesi talep edildi.
İddianamede Muhittin Böcek'in "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçlarından 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Cezaların zincirleme suç hükümleri kapsamında artırılması talep edildi.
Şüphelilerden eski Antalya Emniyet Müdürü İlker Arslan'a "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" ve "haksız mal edinme", Muhittin Böcek'in oğlu Mustafa Gökhan Böcek'e yardım eden sıfatıyla "icbar suretiyle irtikap" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması'', "yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme" ile "nüfuz ticareti" suçlarından ceza verilmesi talep edildi.
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek ve eski gelini Z.K'nin de zincirleme suç hükümleri kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçundan cezalandırılmaları istendi. Diğer zanlıların da benzer suçlardan cezalandırılması talep edildi.
- Muhittin Böcek'in ifadesi
İddianamede yer alan ifadesinde Muhittin Böcek, belediye başkanlığı görevi süresince hiçbir kişi ya da şirketten baskı yoluyla menfaat temin etmediğini, belediyedeki ihale ve işlemlerin ilgili birimlerce mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü savundu.
Böcek, kendisine isnat edilen para transferleri ve malvarlığı hareketlerinden haberdar olmadığını, bu işlemlerin kendisiyle ilişkilendirilmesinin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Böcek, bazı para hareketlerinin aile içi borç-alacak ilişkileri, kişisel tasarruflar ve üçüncü kişiler arasındaki ticari işlemlerden kaynaklandığını, belediye faaliyetleriyle bağlantılı olmadığını belirterek suçlamaları kabul etmediğini kaydetti.