POLİTİKA

Bakan Hakan Fidan: ABD ve İran'ı müzakere masasına çağırıyoruz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz" dedi.

Abone Ol

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile düzenlediği ortak basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Bakan Fidan, mevkidaşı Arakçi ve heyetini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, geçtiğimiz Kasım ayında Tahran’a gerçekleştirdiği ziyareti anımsattı.

İkili ilişkiler ve bölgesel gelişmelere ilişkin süreçlerin yakın takip edildiğini belirten Fidan, "Daha sonrasında hem ikili ilişkilere hem bölgesel gelişmelere ilişkin konular ortaya çıktıkça kendisiyle sürekli iletişim halindeyiz. Yani iki günde bir muhakkak hemen hemen konuşmamız gerekebiliyor bölgede olan gelişmelerden dolayı." ifadelerini kullandı.

"Bölgesel sahiplenme vurgusu"

Görüşmede birçok bölgesel ve ikili konunun etraflıca tartışıldığını kaydeden Fidan, Türkiye’nin dış politika önceliklerine dikkat çekti. Bölgemizin istikrar ve güvenliğinin temel öncelikler arasında yer aldığını vurgulayan Bakan Fidan, şunları söyledi;

Bölgesel sorunlara bölgesel sahiplenme anlayışıyla çözümler üretmemiz gerektiğini biliyorsunuz her zaman savunuyoruz. Gerek Orta Doğu’da, gerek Balkanlar’da, gerekse Güney Kafkasya’daki çalışmalarımızı da bütünüyle bu prensip üzerinden yürütmeye çalışıyoruz.

Bakan Fidan, şöyle devam etti;

Bu çerçevede komşumuz İran’ın huzuru ve refahı bizim için de bölge için de büyük önem taşımakta. İran’da yaşanmakta olan gelişmeleri yakından takip etmekteyiz. Protestolarda meydana gelen ölümler nedeniyle derin üzüntü duyduğumuzu ve İran halkına başsağlığı dileklerimizi yinelemek isterim, dostuma da yineledim. Hadiselerin büyük ölçüde yatışmış olması memnuniyet vericidir. Sükunetin kalıcı olmasını diliyoruz. İran’ın iç meselelerinin dış müdahale olmaksızın İran halkı tarafından barışçıl şekilde çözülmesini temenni ediyoruz. Diğer taraftan PKK terör örgütünün son gelişmelerden istifade etmeye çalıştığını gördük. Bu durum PKK/PJAK terör örgütünün sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike oluşturduğunu bir kez daha göstermiştir. PKK’ya karşı ortak mücadele sergilememiz gerektiğini bu vesileyle tekrar hatırlatmak istiyoruz.

"İlişkiler yeni bir anlaşma zemininde normalleşmelidir"

İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakereler aynı zamanda İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasının ve İran’ın uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmesinin yolunu açacaktır. Bu adımlar tüm taraflara önemli kazanımlar sağlayacaktır. Gelinen noktada ilişkilerin yeni bir anlaşma zemininde normalleşmesi gerekmektedir.

Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere İran’a yönelik bir askeri müdahale karşı olduğumuzu her fırsatta tüm muhataplarımıza aktardık. Sayın Cumhurbaşkanımız bu sabah da Sayın Pezeşkiyan’la telefonda görüştüler. Buradan tekrar ediyoruz, sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız. Bunun çok fazla işe yarayacağına da inanmıyoruz. Müzakereyi ve diplomasiyi savunuyoruz. Suriye'de, Irak'ta, Afganistan'da, Gazze'de yaşananlar hafızamızda tazeliğini korumakta. Geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken bölgemizde başka bir yaranın açılması hiç kimseye fayda getirmeycektir. Bölge ülkeleri huzur, istikrar ve barış istemektedir. Bu bağlamda tarafları müzakere masasına çağırıyoruz. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz.

"İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir"

Bugün yaptığımız görüşmede bu hususları değerli kardeşim Sayın Arakçi'ye bizzat aktardım. Türkiye'nin sorunların barışçıl yollarla çözümü için her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu yineledim. Öte yandan İsrail'in ABD'yi İran'a askeri saldırı yapmaya ikna etmeye çalıştığını da görmekteyiz. İsrail'in bu çabaları bölgemizin kırılgan durumdaki istikrarına büyük zarar verme potansiyeli taşımaktadır. ABD yönetiminin sağduyuyla hareket ederek buna fırsat vermeyeceğini ümit ediyoruz. İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir.

Kıymetli mevkidaşımla bugün Gazze'ye ilişkin son gelişmeleri de ele almaktayız. Bugün önümüzdeki acil mesele Gazze'deki kardeşlerimizin acılarının dindirilmesi ve geleceğe umutla bakmalarını sağlamaktır. Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçilmiştir. Gazze'de ateşkesin sağlanmasına ülkemiz ciddi katkı sağlamıştır. Bundan sonraki süreçte de aktif şekilde yer almaya devam edeceğiz. Barış Kurulu'nun mekanizmalarında yer almaktayız. Ben de Gazze'nin Yönetimi Ulusal Komitesi'ni ve yüksek temsilcisinin çalışmalarına destek vermek üzere Gazze Yürütme Kurulu çalışmalarına katılacağım. Gazze'deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir. Gazze'nin sınırları değiştirilmemelidir. Gazze'de yeniden imar, Gazze halkının ihtiyaçları ve geleceği esas alınarak Gazzeliler için gerçekleştirilmelidir. Türkiye olarak bu esaslar temelinde sorumluluk almakta ve inisiyatif üstlenmekteyiz.

Bugün gündem maddelerimiz arasında Suriye de yer almakta. Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her türlü çabanın karşısında kararlılıkla durmayı sürdürüyoruz. Bilindiği gibi 24 Ocak'ta uzatılmış bulunan bir çatışmasızlık süreci yaşanmakta. Bugün de entegrasyon konusunda bir mutabakata varıldığını duyduk; gece itibariyle bize mesajlar gelmişti. Bu mutabakatı tabii ki yakından inceliyoruz. Gerçek bir entegrasyon Suriye'nin yararınadır. Bunun şartlarını zaten taraflar biliyor. Cezaevlerindeki tutukluların güvenli şekilde Irak'a transferinin tamamlanması büyük önem taşımakta.

"Türkiye ve İran coğrafyanın iki önemli aktörüdür"

Diğer taraftan ortak komşumuz Irak'ta parlamento seçimleri sonrasında yeni hükümetin kurulmasına yönelik süreci de yakından takip etmekteyiz. Değerli dostumla Irak'taki güvenlik ve istikrar ortamının idamesinin hem ülkelerimiz hem bölgemiz için taşıdığı önemin altını da çizdik. Yeni kurulacak Irak hükümetiyle bu doğrultuda yakın çalışma arzusu ve iradesine sahibiz.

Türkiye ve İran bulundukları coğrafyanın iki önemli aktörüdür. Bu çerçevede temasların devamlılığının sadece ikili ilişkilerimiz bakımından değil; bölgesel güvenlik ve refah için de yararlı olduğuna yürekten inanıyorum. Değerli dostum Sayın Arakçi'ye bugünkü ziyareti kapsamında yaptığı katkılar için teşekkür ediyorum. Bugün toplantımızdan sonra Cumhurbaşkanımız da kendilerini kabul edecekler. Ben bir kez daha bu vesileyle İstanbul'a, ülkemize hoş geldiniz diyorum.