Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Toplantıda adalet, ekonomi, şehircilik ve sokakların daha emniyetli hale getirilmesi başta olmak üzere birçok önemli konuyu istişare ettiklerini belirten Erdoğan, vatandaşların refah, huzur ve güvenliğini artıracak kararlar aldıklarını söyledi.
Bunlara geçmeden önce son toplantıdan bu yana millete hizmet mücadelelerinde neler yaptıklarını hatırlatmak istediğini dile getiren Erdoğan, "Biz tarihine sırt çeviren değil, 'Mazisi olmayanın istikbali olmaz' düsturuyla hareket eden bir kadroyuz. Bu topraklarda kurduğumuz son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti'ni bir kopuş olarak değil, maziden atiye uzanan binlerce yıllık yolculuğumuzun en nadide halkası olarak görüyoruz. Milletimizin, medeniyetimizin yüzyıllara sari köklü tarihini 100-150 sene öncesiyle başlatan inkarcı yaklaşımları kabul etmiyoruz. Selçuklu'yu, Osmanlı'yı yok sayıp eski Türk tarihinden tek hamlede Cumhuriyet'e atlayan tarih okumalarını da kesinlikle iyi niyetli bulmuyoruz. Bunlar, Türkiye'yi ve Türk milletini asli kimliğine yabancılaştırmaya çalışan ruhsuz, köksüz ve hatta İslamsız bir millet hayali gören son derece tehlikeli, son derece art niyetli toplumsal mühendislik projeleridir." ifadelerini kullandı.
- "Ecdadın ayak izlerini takip etmeyi sürdüreceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek parti döneminde bu tarz projelerin uygulanmak istendiğine işaret ederek "Ama milletimizi ruh kökünden koparmayı amaçlayan bu projelerin hiçbiri muvaffak olamamıştır. Bundan sonra da milletimiz asli kimliğine, zaferlerle dolu görkemli tarihine bir bütün olarak sahip çıkmaya devam edecektir. Biz de inşallah ecdadın ayak izlerini takip etmeyi sürdüreceğiz." diye konuştu.
Bu anlayışla son yıllarda Ahlat ve Malazgirt'te Okçular Vakfı'nın öncülüğünde çok anlamlı etkinlikler düzenlediklerini hatırlatan Erdoğan, bu sene de Kabine olarak, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve diğer siyasi parti liderlerinin katılımıyla Ahlat ve Malazgirt'te muhteşem bir buluşmaya imza attıklarını söyledi.
Erdoğan, Muş ve Bitlis başta olmak üzere farklı illerden gelenlerle Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünü bir kez daha gururla kutladıklarını, Sultan Alparslan ve kahraman ordusuyla birlikte "ilayi kelimetullah davası" uğrunda can veren tüm şehitleri şükranla yad ettiklerini belirtti.
- "Türkiye, her hukuksuzluğun karşısındadır"
Malazgirt'ten verdikleri mesajların muhataplarına ulaştığını sonrasında çıkan seslerden gördüklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şunu bir defa açık ve net söylemek isterim; bizim vakur, soğukkanlı tavrımız kimseyi farklı hayallere sürüklemesin. Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız. Aynı şekilde bölgemizde ülkemizi çevrelemeye dönük hasmane adımları tribünden seyretmeyiz.
Türkiye, hiçbir ülkenin, hiçbir toplumun, hiçbir inanç ve kültürün karşısında değildir. Olması da zaten düşünülemez. Fakat Türkiye, her hukuksuzluğun, her haksızlığın, her zorbalığın, kimden gelirse gelsin her haydutluğun karşısındadır. Olmaya da devam edecektir. Tekrar söylüyorum, kategorik olarak kimseye düşmanlık beslemiyoruz. Tam tersine, içinde bulunduğumuz zor coğrafyada bağımsız, istikrarlı ve müreffeh bir devlet olarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Bunun önünün kesilmesine asla fırsat vermeyeceğiz. Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde barış ve istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler. Hiç şüpheniz olmasın, tarihin akışını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. Türkiye, dostlarıyla el sıkışacak, akrabalarıyla kucaklaşacak, kardeşleriyle yeniden kenetlenecektir. Türkiye'ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecektir. İttifak ve ittihat siyasetimiz doğrultusunda gönül coğrafyamızın tamamında birlik ve dirliğin kök salması için çalışmakta kararlıyız. Bunda da en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz."
Diyanet İşleri Başkanlığının 28 Ağustos'ta Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle İstanbul'da düzenlediği programa iştirak ettiğini anımsatan Erdoğan, "Siret ve suretiyle, veladet ve nübüvvetiyle kurtuluşa susayan gönüllere ferahlık veren Hatemül Enbiya Efendimizin güzel ahlakını Kur'an ve sünnet ışığında bir kez daha tefekkür ettik. Bu vesileyle Peygamber Efendimizin yeryüzüne teşriflerinin 1501. sene-i devriyesinin milletimiz, ülkemiz, İslam coğrafyası ve tüm insanlık için hayırlara kapı aralamasını Rabb'imden niyaz ediyorum." dedi.
- Girne ve Silivri açıklarındaki gemi kazaları
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden gelen bir kaza haberinin gölgesinde kutladıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:
"Girne'den Taşucu'na giden bir yolcu gemisinin alabora olması sebebiyle yaşanan elim kazada 239 kardeşimiz kurtulurken maalesef 14 kardeşimiz vefat etti. 14 kardeşimiz ise halen kayıp durumda. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile işbirliği içerisinde halihazırda 9 gemi ve 11 hava aracıyla arama çalışmalarına destek veriyoruz. Kaza sonrasında Kuzey Kıbrıs makamları tarafından soruşturma açılmış, geminin kaptanı dahil 8 mürettebat gözaltına alınmıştır. Yargı süreci, resmi kurumlarımızca yakından takip edilmektedir.
Aynı şekilde 2 Eylül'de, Silivri açıklarında insan kaynaklı hatalar nedeniyle meydana geldiği anlaşılan çarpışma sonucu batan kuru yük gemisindeki 10 mürettebatla ilgili arama kurtarma çalışmalarımız da devam ediyor. Bugün bir kez daha kazazedelerimize geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum."
Bu yıl 104'üncü yıl dönümü kutlanan Büyük Zafer'in zorluklar karşısında milletin mücadele azmini gösteren önemli bir referans olduğunu belirten Erdoğan, milletin 30 Ağustos'ta istiklal ve istikbalinden asla taviz vermeyeceğini, namusunu kimseye çiğnetmeyeceğini tüm dünyaya gösterdiğini söyledi.
Erdoğan, 26 Ağustos 1071'de Sultan Alparslan ve ordusunun açtığı Anadolu kapısının 30 Ağustos 1922'de müstevlilerin yüzüne ilanihaye kapandığını ve ebediyen kapalı kalacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Türkiye, tarihi ve kültürel birikimiyle büyük iktisadi ve beşeri potansiyeliyle dünyada yıldızı giderek parlayan bir ülkedir. Millet olarak üç kıtaya yayılmış büyük bir imparatorluğun mirasçılarıyız. Çok geniş bir coğrafyayla tarihi bağlarımız, akrabalık ilişkilerimiz var. Günümüzün dünyasında toplumlar arası yakınlaşmanın ticari ve kültürel bağları güçlendirmenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla dış politikada Türkiye'yi ve Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan bir yaklaşımla tüm ülkelerle işbirliğimizi ilerletmenin gayretindeyiz. Diyalog ortağı olduğumuz Şanghay İşbirliği Teşkilatı, son yıllarda ilişkilerimizin yoğunlaştığı bölgesel kuruluşların başında gelmektedir."
- "Türkiye'nin teşkilat için taşıdığı önemi vurguladık"
Şanghay İşbirliği Örgütü'nün 4 milyarı bulan nüfusu ve 35 trilyon dolara varan ekonomisiyle çok güçlü bir potansiyeli bünyesinde barındırdığına dikkati çeken Erdoğan, şunları ifade etti:
"Bizim de sadece teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Bu rakamı daha dengeli bir yapıda artırmak istiyoruz. Teşkilatın 1 Eylül tarihinde Bişkek'te icra edilen liderler zirvesine iştirak ederek, bu irademizi teyit etmiş olduk. Bizim açımızdan verimli geçen zirvede enerji güvenliği ve bağlantısallık başta olmak üzere Türkiye'nin teşkilat için taşıdığı önemi vurguladık. Tehdit ve sınamaların etkisinde yeniden şekillenen uluslararası sistemde teşkilatın çok kutupluluğa yaptığı katkıları detaylıca değerlendirdik. Zirve kapsamında ayrıca aralarında Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin'in de bulunduğu birçok devlet ve hükümet başkanıyla görüşmelerimiz oldu. Birleşmiş Milletler'in tamamlayıcısı olarak gördüğümüz Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile münasebetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz."
- "Birçok ülkede petrol fiyatları tarihi seviyeleri görmüş durumda"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geride kalan haftada ekonomiye dair önemli verilerin açıklandığını anımsatarak, şöyle konuştu:
"İhracatta yakaladığımız ivmenin devam etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ağustos ayı mal ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolara yükseldi. Bu rakamla Ağustos ayı ihracatında rekor kırdık. İhracatımız 2026 yılının 8 ayında yüzde 4 artışla 185 milyar dolara çıktı. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise yüzde 4,2 artışla 280,3 milyar dolara ulaştı. Sene sonu hedefimiz olan 282 milyar dolara sadece 1,7 milyar dolarlık fark kalmış oldu. Ağustos ayı ihracat rakamlarının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu başarıda emeği geçen ihracatçılarımızı gönülden tebrik ediyorum. Enflasyon tarafında İran merkezli küresel krizin etkilerini tüm dünya gibi biz de hissediyoruz. Amerika dahil dünyanın birçok ülkesinde petrol fiyatları tarihi seviyeleri görmüş durumda. Bilhassa dizel fiyatlarında daha önce görülmedik artışlar yaşanıyor."
- "İsrail'in tahrikleriyle başlayan savaşın faturasını herkes ödemekte"
Hürmüz Boğazı'ndaki düğüm çözülmediği sürece petrol fiyatlarındaki artışın herkesi zorlamaya devam edeceğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Burada şunu bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum. İsrail'in tertip ve tahrikleriyle başlayan savaşın faturasını sadece İran halkı, sadece kardeş körfez ülkeleri değil, ilgili ilgisiz herkes ödemektedir. Tüm bölgemize rahat bir nefes aldıran İslamabad Mutabakatı'nı akim bırakan da yine İsrail'in yalanları ve sabotajlarıdır. En küçük bir barış ihtimalini bile kendisine tehdit gören bu radikal zihniyet değişmedikçe, bölgemizdeki kriz fırtınası dinmeyecektir. Bu gerçekler ışığında hedeflerimizde bazı ayarlamalar yapıyor olsak da Türkiye ekonomisini kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı sürdürüyoruz. Dün açıkladığımız Orta Vadeli Program bunun en son örneğidir."
- "Üretimi önceleyen politikalarımızda değişiklik söz konusu değil"
Erdoğan, Orta Vadeli Program'la ekonomide gelecek 3 yıla ait yol haritasını kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatarak, şunları kaydetti:
"Orta Vadeli Program ile tarım ve sanayi sektörleriyle turizm başta olmak üzere hizmetler sektörümüzün güçlendirilmesi, yüksek teknoloji ve katma değere dayalı üretimin artırılması, ihracat kapasitemizin geliştirilmesi ve ekonomimizin rekabet gücünün daha ileri seviyelere taşınması yönündeki politikalarımızı ortaya koyduk. Jeopolitik risk ve belirsizliklerden kaynaklanan sıkıntılara rağmen yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı önceleyen politikalarımızda hiçbir değişiklik söz konusu değildir. Aynı şekilde, enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşumuz sürecektir. Milletimizin refahını artıracak, ekonomimizin yapısal sorunlarına kalıcı çözümler üretecek adımları atmaya devam edeceğiz. Ekonomik güvenlikten iş ve yatırım ortamına, imalat sanayinden fiyat istikrarına, kamu maliyesinden ticaret, istihdam ve beşeri sermayeye Türkiye ekonomisini her alanda daha güçlü, daha rekabetçi ve daha dayanıklı bir yapıya kavuşturmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Önümüzdeki 3 senenin makro ekonomik rotasını belirleyen Orta Vadeli Program'ın hazırlanmasına katkı sunan herkesi tebrik ediyor, programın ülkemiz, milletimiz ve ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum."
Kabine Toplantısı'nda 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31 Zirvesi ile sosyal konut projesini ele aldıklarını belirten Erdoğan, dünyanın en büyük iklim diplomasisi platformlarından biri olan COP31'e başarıyla ev sahipliği yapmak için yürüttükleri hazırlıkların devam ettiğini söyledi.
Erdoğan, organizasyonun toplam 1,1 milyon metrekare büyüklüğe sahip Antalya EXPO alanında gerçekleştirileceğini hatırlatarak, "Bu alanı yeniliyor, altyapıdan ulaşıma, güvenlikten konaklamaya kadar her türlü hazırlığı yapıyoruz. Bu kapsamda Antalya'mızda trafiği de çok rahatlatacak bir adımı attık ve TOKİ'mizle 38 kilometrelik yol çalışmasını tamamladık." ifadelerini kullandı.
Tüm bunların sadece COP31 için yapılmadığını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"Misafirlerimiz gidecek, zirve bitecek, ama bu yollar, bu yatırımlar, Ankara'da olduğu gibi milletimize kalacak, milletimiz tarafından uzun yıllar kullanılacak. EXPO alanı yenilenmiş haliyle Antalya'nın yeni cazibe noktası olacak. Dolayısıyla turizmcimiz, esnafımız, vatandaşımız, Antalya'mız, yani tüm ülkemiz kazanacak. 190'dan fazla ülkenin katılacağı, 100 bini aşkın ziyaretçinin beklendiği iklim zirvesini, tıpkı NATO Zirvesi gibi inşallah ülkemize yakışır şekilde icra edeceğiz."
- "Evleri, piyasa rayiçlerinin altında kullanımına sunacağız"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ev Sahibi Türkiye" diyerek yeni bir sosyal konut kampanyası başlattıklarını ve 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa etmek için kuraları çektiklerini anımsattı.
Gelecek yılın mart ayı itibarıyla anahtarları teslim etmeye başlayacaklarını belirten Erdoğan, "Tabii bu proje kapsamında bir de kiralık konut projemizi açıklamıştık. İstanbul'da yapacağımız 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızla buluşturacağız. Kiralık konutlarımızla ilgili başvuruları 14 Eylül'de almaya başlıyoruz. İnşallah ekim ayında ilk 1000 kiralık konutumuzun kurasını çekeceğiz. Evleri, piyasa rayiçlerinin altında kira bedelleriyle vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız." diye konuştu.
Erdoğan, "Yarısı Bizden" kampanyasıyla İstanbul'daki riskli yapıların dönüşümünü hızlandırdıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Bugüne kadar 108 bin 881 bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. Yani 500 bine yakın vatandaşımızı sağlam konutlarına kavuşturduk. 435 bin 683 bağımsız bölümün de yapım süreçlerini başlattık. Yıl sonuna kadar bu sayıyı 500 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece sadece bu kampanyayla İstanbul'daki 2 milyon vatandaşımızı güvenli ve afetlere dirençli yuvalarına kavuşturmuş olacağız. İstanbullulara bir müjde daha vermek istiyorum, bu yıl sonu bitmesi planlanan 'Yarısı Bizden' projemizin süresini 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıyoruz. Gelecek yıl da kentsel dönüşümden yararlanmak isteyen vatandaşlarımız 'Yarısı Bizden' kampanyamızdan faydalanabilecekler. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum."
- "Her bir yavrumuza başarılar niyaz ediyorum"
Erdoğan, Trendyol 2026 CEV Kadınlar Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya'yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olan "Filenin Sultanları"nı tebrik etti.
Okullarda uyum haftasının başlamasına işaret eden Erdoğan, "Uyum haftası kapsamında bugün dersbaşı yapan okul öncesi, ilkokul ve ortaokul birinci sınıf öğrencilerimizin tek tek gözlerinden öpüyor, her bir yavrumuza Rabb'imden üstün başarılar niyaz ediyorum." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"14 Eylül'de başlayacak 2026-2027 eğitim-öğretim yılının evlatlarımız, ailelerimiz, hocalarımız ve maarif teşkilatımız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Geçtiğimiz aylarda yaşanan müessif hadiselerin tekrarlanmaması için aldığımız güvenlik tedbirlerini okullarımızda kararlılıkla uygulayacağımızı da altını çizerek ifade etmek istiyorum."