Bağımsız Maden İş Sendikası, yazılı bir açıklama yaparak Doruk Madencilik tarafından Ankara'da yapılan ve 28 Nisan'da eylemi sonlandırdıktan sonra şirket tarafından kendilerini verilen sözlerin tutulmadığını belirterek, yeniden haklarını arayacaklarını duyurdu. Yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"12 Nisan Pazar akşamı başlattığımız ve Türkiye kamuoyunun yakından takip ederek sahiplendiği kesintisiz mücadelemiz; 28 Nisan günü İçişleri Bakanı ve Yardımcısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı, ilgili bakanlıkların yüksek bürokratları, Emniyet Genel Müdürü, Ankara Emniyet Müdürü, SSS Yıldızlar Holding Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yıldız, Holding CEO’su Ali Vahit Atıcı ile sendikamız ve işçi temsilcilerinden oluşan heyetin yaptığı görüşme neticesinde, tüm taleplerimizin kabul edilmesi ve 15 Mayıs’a kadar tüm hak ediş ile alacakların ödeneceği taahhüdü üzerine son bulmuştur. Bu süreçte; ödenmeyen üç ila yedi aylık ücretler ödenmiş, TİS farkları yatırılmış ve yalnızca bir kısım işçinin kesinleşmiş tazminat alacakları karşılanmıştır.
"HERHANGİ BİR SOMUT ADIM ATILMADIĞI GÖRÜLMÜŞTÜR"
Gelinen aşamada, üç ayrı bakanlığın garantörlüğü ve denetimiyle sonuçlandırılması gereken müzakere süreci; sendikamızın hukukçularının hazırlığı ve denetimi ile Türkiye kamuoyunun desteği doğrultusunda yürütülmeye çalışılmıştır. Ancak holding tarafından aynı ölçüde bir hazırlık ve çaba ortaya konulmamıştır. Nihayetinde holding, son tarih olarak verilen 15 Mayıs günü verdiği sözü yerine getirmemiştir. 15 Mayıs tarihine kadar Holding CEO’su ile gün aşırı kurulan diyaloglarda herhangi bir sorun olmadığı görülmesine rağmen, holding bünyesinde somut bir adım atılmamış; verilen sözler yerine getirilmemiş, sürekli yeni gün ve tarihler verilmiş ancak bu tarihlerde de herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
Keza 18 Mayıs günü holding merkezinde, İnsan Kaynakları Koordinatörü, holding hukuk müşavirliği ve hukukçularıyla yapılan görüşmede de tarafımızca ciddi bir iç koordinasyon eksikliği gözlemlenmiş; tüm ödemelerin bayramdan önce tamamlanacağı tarafımıza bildirilmiştir. Ancak yapılan en son görüşmede bayram öncesi ödeme yapılamayacağı ve tüm ödemelerin bayram sonuna sarkıtıldığı tarafımıza iletilmiştir. Görünen odur ki, verilen sözlerin tutulmaması artık bir alışkanlık hâline gelmiştir. Bu durum garantör olarak bulunan bakanlıklara da defalarca kez bildirilmesine rağmen aktif bir denetim ve garantörlük mahiyetini kapsayan herhangi bir somut çözüme yönelik adım atılmadığı görülmüştür.
"VERİLEN SÖZLERİN NE EHEMMİYETİ NE CİDDİYETİ KALMADI"
Üstelik bu süreçte alacağı kesinleşmiş, ayrıca bir hesap yapılmasına gerek olmayan ödemeler bile tamamlanmadan şirketin sarı sendikaya 10 milyon TL ödemesi; sürecin suistimal edildiğini açığa çıkaran bir diğer nokta olmuştur. Bu 10 milyon TL’lik ödeme, yıllardır sarı sendikanın işçileri baskı ve denetim altına alarak haklarına çökülmesine aracılık etmesinin ödülüdür. Sarı sendikaya verilen sus payı borcunun işçinin çoktan hak kazandığı alacaklardan önce ödenmiş olmasının hiçbir izahatı yoktur. Bununla beraber verilen sözlerin ne ehemmiyeti ne de ciddiyeti kalmıştır. Bu nedenle, garantör olan bakanlıkları da göreve davet ederek direnişimizi kaldığı yerden daha güçlü bir şekilde sürdürme kararı almış bulunmaktayız. Bu saatten sonra ne herhangi bir sözü ne de herhangi bir garantörlüğü kabul etmeyeceğimizin altını kalın harflerle çiziyoruz.
Tüm muhatapların aktif denetimiyle sonuçlandırılması gereken süreçte gelinen aşama yeniden en büyük ve en önemli garantöre yani çözüm zeminini sonsuz dayanışmasıyla açan halka başvurmayı zorunlu hale getirmiştir. Söz halka verilmiştir, bu sözün tutulmamasını asla kabul etmiyoruz. Bu açıklamamız itibarıyla; halen ödenmemiş bulunan tazminatlar, ücretsiz izin günlerine ilişkin ücretler ve bu günlere ait primler ile eksik kalan tüm alacaklar eksiksiz biçimde ödeninceye kadar hem garantör kurumların önü hem de holding merkezinin önü direniş alanıdır. Bayram sonrası, 1 Haziran tarihinde başta Doruk Maden işçileri ve mağdur edilen aileler olmak üzere Ankara’da çok güçlü bir direnişi ortaya koyacağımızı ilan ediyoruz."