Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TRT Haber'de gündemi değerlendirdi, soruları yanıtladı.
Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde bir sorunu olmadığını vurgulayan Şimşek, fiyat artışlarına karşı alınan Eşel Mobil önlemini şu sözlerle anlattı:
"Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bütçe imkanlarımız elverdiği için petrol fiyatlarındaki artışın pompa Eşel mobilde biz bir adım attık. Cumhurbaşkanımızın yine liderliğinde bütçe imkanlarımız elverdiği için biz dedik ki bu petrol fiyatlarındaki artışın pompa fiyatlarına yansımasını %75 oranında bütçe olarak biz karşılayalım. Yani bizim biliyorsunuz akaryakıt ürünlerinde maktu ÖTV'miz var. Yani fiyatın içinde bir miktar özel tüketim vergisi var. O özel tüketim vergisinden feragat edip Eşel Mobil sistemi üzerinden aslında vatandaşa bu şokun yansımasını sınırladık.
Ben size müsaade ederseniz en son rakamları söyleyeyim. Eşel mobil olmasaydı bugün mazot 89,4 lira olurdu burada. Yani yaklaşık 90 lira olacaktı. Halbuki şu anda eşel mobil sayesinde fiyat 72,7 lira, yani 73 lira diyelim. Yani yuvarlıyorum, yani 90 lira olacak olan 1 litre mazot bugünkü küresel fiyatlarda aslında 73 liranın altında bir fiyatla şu anda milletimize arz ediliyor. Benzer şekilde benzinde de benzin fiyatı yani eşel mobil olmasaydı yaklaşık 79 lira olacaktı, şu anda 64,6, 65 lira diyelim. Dolayısıyla dikkat ederseniz yani şokun önemli bir kısmını biz vatandaşlarımıza, Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerimize, sanayicimize, yani esnafımıza yansıtmadık. Bu tabii önemli bir fedakarlık içeriyor.
Niye böyle bir adım attık? Bütçede bu kadar ciddi etkisi olabilecek önemli bir adım, o rakamları da paylaşacağım. Şimdi öncelikle şunu söyleyeyim: Biz vatandaşımızın alım gücünü önemli ölçüde korumayı hedefledik. Evet, büyük bir küresel şok var ama bütçede alanımız vardı. Biz bu şokun etkisini sınırlamak istedik, bir. İkincisi de tabii ki enflasyonda geçici bir yükselişle karşı karşıyayız ama eşel mobil sistemini devreye almasaydık enflasyondaki artış çok daha dramatik olacaktı. Yani şu andaki yansıma üçte bir oranında bile değil, Merkez Bankası'nın yaptığı bir çalışma var. Dolayısıyla enflasyondaki artışı da sınırlamış olduk.
Alternatif bir senaryoda az önce söylediğim gibi yani biz eşel mobili devreye almasaydık, küresel ham petrol fiyatlarındaki artışı biz olduğu gibi pompa fiyatlarına yansıtsaydık enflasyon çok daha yüksek seviyelere çıkmış olurdu. İş dünyamızın rekabet gücünü önemsiyoruz. Çünkü sonuçta biliyorsunuz mazot tarımda, ulaştırmada önemli bir girdi. Biz eşel mobille aslında çiftçimizi desteklemiş olduk. Eşel mobille biz esnafımızı, sanayimizi, ihracatımızı desteklemiş olduk.
Yani esas itibarıyla biz vatandaşımızın alım gücünü, ülkemizin rekabet gücünü önemli ölçüde korumak için bu fedakarlığı yaptık. Nasıl bir fedakarlık? İlk 2 ayda bize maliyeti -yani gelir kaybı söyleyeyim- yapılmasaydı ki senaryoya oranla yaklaşık 90 milyar lira. Yani ciddi bir rakam; 2 milyar dolar. Yılın tamamında benzer durum devam ederse etki yaklaşık 600 milyar lira civarında bir şey olacak.
Yani bugünkü fiyatlarla 13-14 milyar dolarlık bir rakamdan bahsediyorsunuz. Bunun bir de finansman maliyeti var.
Uzun bir süredir bütçede disiplini tesis etmeseydik, kamuda tasarruf yapmasaydık, gelirlerimizi arttırma çabasına girmeseydik, harcamaları kontrol altına almasaydık, bütçe açığını geçen sene düşüremeseydik bunu yapma imkanımız olmayacaktı. Dolayısıyla bütçede ciddi bir disiplini, iyi bir performansı yakaladığımız için de eşel mobil sistemini devreye aldık ve bunun sayesinde de şokun etkisini sınırlamış olduk.
Eşel-Mobil Sistem Nedir?
Necmettin Erbakan'ın Başbakan olduğu 54. Hükümet döneminde (1997) uygulanan Eşel Mobil Sistemi, yüksek enflasyon karşısında çalışanların satın alma gücünü korumak için maaşların enflasyon oranına göre aylık olarak otomatik ayarlanması esasına dayanan bir ücret sistemidir. Ücret artışlarının, TÜİK verilerine göre 6 aylık sözleşmeler yerine, enflasyon artışıyla otomatik olarak güncellendiği bu sistem, sabit gelirlileri korumayı hedefler.