DÜNYA

Filistinli anne İsrail bombardımanında bacaklarını kaybeden küçük oğlu için protez istiyor

Filistinli anne Amine Nassar, 7 yaşındaki oğlunun İsrail bombardımanında iki bacağını birden kaybettiğini belirterek, "Oğlumun bacaklarının olmadığını görmek çok acı. Protez bacakları olsun, kendi başına yürüyebilsin istiyorum." dedi.

Abone Ol

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesinde yaşayan 7 yaşındaki Reşid Muhammed Nassar, İsrail ordusunun 11 Ekim 2023'te bölgeye düzenlediği bombardımanda bacaklarını kaybetti.

Küçük Reşid, şimdi ailesiyle birlikte zorlu koşullar altında bir çadırda yaşamını sürdürüyor.

"Birden duvarlar üzerimize yıkılmaya başladı"

AA muhabirine konuşan Reşid'in annesi Amine Nassar, saldırı anında evde olduklarını belirtti.

Filistinli anne, o günü şöyle anlattı:

"Biz odada oturuyorduk. Birden duvarlar üzerimize yıkılmaya başladı; her yer karanlık, toz duman içindeydi, çığlıklar yükseliyordu. Üzerime duvar devrildiği için sırtımdan yaralandım. Yanımda diğer oğlum da vardı, o da yaralandı. Reşid de hemen yanımdaydı ama toz duman arasında bir anda onu gözden kaybettim."

"Öldüğünü sandım"

Saldırı sonrası ambulansla Kemal Advan Hastanesi'ne götürüldüklerini anlatan Nassar, doktorların telaşla sağa sola koştuğunu, diğer çocuklarının yanında olduğu ancak Reşid'i göremediğini dile getirdi.

Sürekli "Reşid nerede?" diye sorduğunu aktaran Nassar, "İlk başta onun hayatını kaybettiğini sandım. Sonra çocuklarımdan biri onun yaralandığını söyledi. Yaşıyordu." diye konuştu.

"Odaya girdiğimde Reşid'i gördüm ama bacakları yoktu"

Filistinli anne, oğlunu gördüğünde yaşadığı acıyı ise şu sözlerle ifade etti:

"Odaya girdiğimde Reşid'i gördüm ama bacakları yoktu. O anki çığlığımı anlatamam; oğlumun bacaklarının olmadığını görmek çok büyük bir acı. Hem onun, hem de benim için tarif edilemez bir ıstırap."

"Oğlum kendi başına yürüyebilsin istiyorum"

Oğlunun henüz ikinci sınıfa gittiğini; okumak, koşup oynamak istediğini anlatan Nassar, küçük Reşid'in hareket etmek için başkasına muhtaç olduğunu; okula giderken iki kişi kollarından tutup onu bir sandalyeye bindirdiğini dile getirdi.

Reşid'in protez bacaklarına kavuşan akranlarını görünce üzüldüğünü dile getiren Nassar, şöyle konuştu:

"Oğlumun da protez bacakları olsun; kendi başına yürüyebilsin, hayatını diğer çocuklar gibi normal bir şekilde yaşayabilsin istiyorum. Tüm dünyaya sesleniyorum."

"Anne, neden bacaklarım yok?"

Küçük çocuğun sık sık kendisine "Anne, neden bacaklarım yok, bacaklarım nerede?" diye sorduğunu aktaran Nassar, şunları söyledi:

"Akranlarının su doldurmaya gittiğini, marketten bir şeyler aldığını görünce çok üzülüyor. Bana bazen 'Anne, keşke ben de gidip sana su getirebilsem, bakkaldan bir şeyler alabilsem' diyor. Bu durum beni ondan daha çok kahrediyor."

"Çok zulüm gördük"

"Gazze Şeridi'nde çok zulüm gördük, yaşam şartlarımız çok zor." diyen Nassar, çadırlarda yaşadıklarını, her yerin kum olduğunu, oğlunun yürüyemediği için yerde sürünmekten dolayı ellerinde yaralar çıktığını anlattı.

Nassar, Gazze'deki tıbbi imkanların yetersizliğine dikkati çekerek, bir ülkenin Reşid’i bölgeden çıkarıp tedavi imkanı sağlamasını, eğitimine devam edebilmesini ve en önemlisi yeniden yürüyebilmesine yardımcı olmasını umut ettiğini söyledi.

Yaklaşık 5 kişinin sakat kaldığı Gazze'de protez uzuv sıkıntısı

İsrail’in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda yaklaşık 5 bin Filistinli kalıcı şekilde sakat kaldı. Gazze'de Ekim 2025’te ateşkese varılmış olmasına rağmen, süren saldırılar nedeniyle Filistinliler yaşamını yitirmeye ya da ağır yaralanarak engelli kalmaya devam ediyor.

İsrail, Gazze'ye yönelik ablukasını sürdürerek birçok sektör için hayati önem taşıyan ham maddelerin bölgeye girişini engelliyor. Protez üretiminde kullanılan alçı, plastik ve protez adaptörleri gibi malzemelerin girişine izin verilmemesi de üretimde ciddi aksamalara ve gecikmelere yol açıyor.

İsrail saldırılarında uzuvlarını kaybeden Filistinliler, yeniden normal hayatlarına dönebilmek için uzun süre beklemek zorunda kalıyor.

Uzmanlar, protez üretimi için gerekli ham maddelerin tükenme noktasına geldiği uyarısında bulunarak, mevcut stokların tamamen bitmesi halinde üretimin durabileceğine dikkati çekiyor.