İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, 2026'da yürütülen dört soruşturmada, Türkiye'de "çağrı merkezi" adı altında faaliyet gösteren bazı şirketlerin sosyal medyada "forex ve kripto yatırım reklamları" yayınladığının ve bu reklamlar aracılığıyla şirketler tarafından oluşturulan sisteme kişisel bilgilerini kaydeden yabancı ülke vatandaşlarının yüksek kazanç vaadiyle dolandırıldığının tespit edildiği belirtildi.
Açıklamada, söz konusu soruşturmalar kapsamında bu dolandırıcılık yönteminin münferit şirketler bünyesinde değil çok daha büyük bir organizasyon kapsamında gerçekleştirildiğinin anlaşılması üzerine "bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık", "Sermaye Piyasası Kurulu Kanunu'na muhalefet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçları yönünden soruşturma başlatıldığı kaydedildi.
Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından hazırlanan analiz ve değerlendirme raporları, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan mali analiz raporları, şüphelilerin ve söz konusu şirketlerin tespitine yönelik yapılan araştırmalar neticesinde düzenlenen tutanaklar ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen kapsamlı çalışmalar, araştırmalar ve tespitler yapıldığı aktarıldı.
📍Uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı operasyonunda 174 şüpheli yakalandı
— TV5 (@tv5televizyonu) September 18, 2026
📍Suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlığına ise el konulduğunu bildirdi
🔗https://t.co/JApJUGbtWA pic.twitter.com/eGYknlNhXg
İbranice konuşmanın yasak olduğu ofisler
Açıklamada, "İsrail vatandaşı" olan kişiler tarafından yönetilen dolandırıcılık organizasyonunda, ilk olarak farklı ülkelerde, "İsrailli dolandırıcılık baronları" tarafından operasyondan sorumluların belirlendiği, ardından bu kişiler tarafından ilgili ülkelerde şirket kurulumu, abonelikler, insan kaynakları yönetimi ve muhasebe gibi organizasyonel konuların planlanması yapılarak hedef ülkelerin dışındaki ülkelerde "paravan çağrı merkezi" adı altında firmaların kurulduğu bilgisi verildi.
Birçok farklı dil bilen kişilere yönelik olarak "conversion agent" ve "retention agent" ünvanıyla iş ilanları oluşturulduğu, bu iş ilanlarına başvuranların bir haftalık eğitime tabi tutulduğu ifade edilen açıklamada, bu eğitim kapsamında her bir şahsa bir "kod ad" verildiği ve bu kişilere kendilerine "maske hayat hikayesi" hazırlaması talimatı verildiği kaydedildi.
Açıklamada şu detaylar yer aldı:
"Bu hayat hikayesine dolandırılmak istenilen mağdurları etkileyebilecek (Oxford vb. üniversite mezunu olmak gibi) unsurların eklenmesine özen gösterildi. Bu kişiler işe başlamadan önce yalan makinesine sokularak herhangi bir güvenlik gücü ile ilişkisi olup olmadığı netleştirildi. Testte başarısız olan kişiler işe alınmadı. İşe alınan şüphelilerin çağrı merkezi adı altında faaliyet gösteren iş yerlerine telefon sokması ve ofis içerisinde İbranice konuşulması yasaklandı."
Çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketi adı altında dolandırıcılık faaliyeti
Şüphelilerin, Türkiye'de kurdukları sözde "çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketi" adı altında faaliyet gösteren şirketlerde istihdam ettikleri şüpheli kişiler aracılığıyla, "sosyal medya, arama motorları ve çeşitli internet siteleri" üzerinden farklı yatırım platformları adı altında kısa sürede "yüksek kazanç garantisi" vaadi ve ağırlıklı olarak forex yatırımı içeren reklamları yayınladıkları aktarıldı.
Açıklamada şu tespitlere yer verildi:
"Söz konusu reklamları görerek, şüpheliler tarafından yönetilen uygulama veya sitelere kişisel bilgilerini kaydeden mağdurların bilgileri, şirket içerisinde bulunan CRM (müşteri takip paneli) ekranlarına düştü. Akabinde söz konusu bilgiler CRM çalışanları tarafından şirket içerisinde bulunan ve kayıt oluşturan mağdurların uyruğuna ve konuştuğu dile göre, o dili bilen kişi olarak, mağdurlar ile ilk teması kurmak üzere istihdam edilen çağrı merkezi çalışanlarına iletildi ve onlara mağdurları arama talimatı verildi. Bu talimata istinaden müşteri temsilcisi olarak adlandırılan şüpheliler tarafından internet tabanlı arama sistemleri ve iletişim uygulamaları aracılığıyla mağdurlar arandı. Mağdurlarla yapılan görüşmelerde, kurulan firmanın ünvanı yerine İsrailli dolandırıcılık baronları tarafından kısa periyotlarla değiştirilmek üzere sıkı denetimlerin uygulanmadığı ülkelerden para karşılığı sözde lisans alınan platformların ismi (Inefex, Quantum AI, Algo Education, Exentral-Int vb.) mağdurlara bildirildi."
Açıklamada, bu platform isimleri üzerinden dolandırıcılık eylemlerine bir süre devam edilmesinin akabinde mağdurlar tarafından ilgili platform hakkında şikayetlerin biriktiği belirtilerek, "şüphelilerin yeni bir platform ismini kullanmaya başladıklarına", "şüphelilerin mağdurlara yatırım fırsatı bulunduğu yönünde bilgilendirme yaptığına", "mağdurların ikna edilmesinin akabinde mağdurlardan kayıt ücreti adı altında düşük miktarlarda tutarlar alındığına" ve "mağdurların şirket içerisinde daha tecrübeli ve ikna kabiliyeti yüksek olduğu değerlendirilen diğer şüphelilere yönlendirildiğine" dikkat çekildi.
Bu şüphelilerin mağdurlar ile daha detaylı görüşmeler gerçekleştirerek yatırım yapmaları yönünde ikna sürecini yürüttükleri, müştekilerin ikna edilmesinin ardından şüphelilere ait yurt dışında bulunan banka hesaplarına veya kripto cüzdanlarına para yatırmalarının sağlandığı ifade edilen açıklamada, şüphelilerin kontrol ettikleri kazanç verilerini değiştirebildikleri, sözde yatırım takip ekranlarında mağdurları kar etmiş veya piyasa şartlarıyla parasını kaybetmiş gibi gösterdikleri bildirildi.
Açıklamada "Burada mağdurların kar ettiklerine dair gösterimin amacı, mağdurların sisteme daha fazla para yatırmasını sağlamaktı. Mağdurlar paralarını çekmek istediğinde ise hesap bloke oldu. Bu blokenin kaldırılabilmesi için daha fazla para yatırılması veya belirlenen vergi tutarının yatırılması gerektiği gibi gerekçelerle mağdurlardan daha fazla para yatırma talebinde bulunuldu." değerlendirmesi yapıldı.
Dünya geneline yayılan yatırım dolandırıcılığı
Mağdurların paralarının iade edilmediği ve mağdurlar ile iletişimin kesildiği, şüphelilerin mağdurlar tarafından gönderilen tutarlar ile herhangi bir yatırım işlemi yapılmaksızın söz konusu tutarları kendi kontrollerindeki banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına aktardıkları ifade edilen açıklamada, şüphelilerin eylemlerini sistematik ve organize şekilde sürdürdüklerine işaret edildi.
Açıklamaya göre çalışanlar hedef ülkelerin saat dilimlerine uygun olacak şekilde vardiyalı olarak çalıştırıldı, tüm bu faaliyetlerin hedef ülke konumunda bulunan ülkelerden veya Türkiye'den herhangi bir lisans almadan, denetlenmeyen aracı kurumlar üzerinden gerçekleştirildi.
Başsavcılığın açıklamasına şöyle devam edildi:
"MİT'in yapmış olduğu kapsamlı çalışmalarda, İsrail vatandaşlarının yönettiği bu örgütlenmenin faaliyetlerini ülkemize kaydırma arayışı içinde olduğu tespit edildi. Bu kapsamda 2017 yılı içerisinde İsrail toprakları içerisinde mezkur dolandırıcılık faaliyetinin tamamen yasaklanmasına dair yasa İsrail Meclisinde kabul edildi. Ancak bu yasa söz konusu faaliyetlerin yalnızca İsrail sınırlarında gerçekleştirilmesini yasakladı. Bu doğrultuda İsrailli dolandırıcılık baronları tarafından şüpheliler, İsrail vatandaşlarının dolandırılmaması adına katı bir şekilde talimatlandırıldı. Bu talimat neticesinde şüphelilerin dolandırıcılık eylemleri kapsamında İsrail ve ABD vatandaşları haricinde kalan Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya Federasyonu, Singapur, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, İrlanda, Çin, İsviçre, Belçika, İsveç ve Güney Kore vatandaşları yoğunlukta olmak üzere tüm dünya geneline yönelik yatırım dolandırıcılığı gerçekleştirdikleri tespit edildi."
MİT ve emniyetin ortak operasyonuyla 191 şüpheli yakalandı
Açıklamada, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Interpol-Europol Daire Başkanlığı aracılığı ile bu şirketler ve platformlar üzerinden dolandırılan yüzlerce mağdura ait başvuruların temin edilerek soruşturma dosyasına eklendiği, şüphelilerin 2 yıl içerisinde, yalnızca ofis gideri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen 13 milyar lira tutarında işlem hacmine ulaştıkları, mağdurlardan elde ettikleri haksız kazancın ise 3 milyar dolardan fazla olduğunun anlaşıldığı, bu tutarın ise yurt dışında bulunan banka hesaplarında veya kripto cüzdanlarında tutulduğu belirtildi.
MİT ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde 29 farklı şirkete ait 44 sözde çağrı merkezi ile söz konusu şirket çalışanı ve yöneticisi konumunda olduğu tespit edilen 239 şüpheliye ait 286 ikamete, şüphelilerin yakalanabilmesi ve suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla İstanbul ve Muğla'da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği bildirilen açıklamada, 191 şüphelinin gözaltına alındığı aktarıldı.
Açıklamada, "Şüphelilerin suçtan elde ettiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz malvarlıklarına, şüphelilerin ve söz konusu şirketlerin banka hesaplarına, ödeme kuruluşu ve kripto para borsaları nezdindeki varlıklarına el konulmuş olup, firari olan şüpheliler hakkında yakalama çalışmaları devam etmektedir." bilgisi verildi.