DÜNYA

Gazze'deki Filistinliler, ateşkesin ikinci aşamasının uygulanmasından kalıcı barış ve somut adımlar bekliyor

Gazze Şeridi'nde, ateşkesin ikinci aşamasının uygulanmasına ilişkin anlaşmaya varıldığı yönündeki açıklamaları sevinçle karşılayan Filistinliler, İsrail'in saldırıları ve ablukası nedeniyle ağır bir insani kriz yaşayan bölgede kalıcı ateşkesin sağlanmasını ve anlaşmanın uygulanmasını istiyor.

Abone Ol

ABD Başkanı Donald Trump ile "Barış Kurulu", Gazze'de ateşkesin bir sonraki aşamasının uygulanmasına ilişkin anlaşmaya varıldığını duyurdu. Kurul, Hamas'ın ayrıntılı bir yol haritasını kabul ettiğini bildirdi.

Gazze'deki geçiş dönemi yönetim yapılarından biri olan "Barış Kurulu", ABD yönetimi tarafından 16 Ocak'ta onaylanan yapılar arasında yer alıyor. Geçiş dönemi kapsamında ayrıca "Gazze Yürütme Konseyi", "Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (Teknokrat Hükümet)" ve "Uluslararası İstikrar Gücü" bulunuyor.

Anlaşmaya ilişkin açıklamaları değerlendiren Gazze'deki yerinden edilmiş Filistinliler, AA muhabirine yaptıkları açıklamalarda, yeni sürecin İsrail'in saldırılarının sona ermesi, ateşkesin kalıcı hale gelmesi, yerinden edilenlerin evlerine dönebilmesi, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazze'nin yeniden imar edilmesi yönünde somut sonuçlar doğurmasını beklediklerini ifade etti.

Filistinliler, daha önce varılan ateşkes ve anlaşmaların uygulanmasında yaşanan sorunlar nedeniyle bu kez arabulucuların ve uluslararası toplumun, İsrail'in anlaşma hükümlerine uymasını sağlayacak bağlayıcı ve etkili güvenceler oluşturmasını talep ediyor.

Gazze'de yüz binlerce Filistinli, İsrail'in saldırılarında evlerinin yıkılması veya ağır hasar görmesi nedeniyle çadırlarda ve geçici barınma merkezlerinde yaşamını sürdürüyor. İsrail'in saldırıları ve Gazze'ye uyguladığı abluka, temel ihtiyaç maddelerinin girişini kısıtlarken, bölgedeki insani krizi derinleştirdi.

İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılar sonucunda yaklaşık 73 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 174 binden fazla kişi yaralandı. Saldırılarda Gazze'deki sivil altyapının yaklaşık yüzde 90'ının yıkıldığı veya hasar gördüğü belirtiliyor.

"Açıklamaların sahada somut adımlara dönüşmesini umuyoruz"

Yerinden edilen Fahd Ebu Cudeyan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze'deki Filistinlilerin yeni anlaşmaya ilişkin açıklamaları "memnuniyetle" karşıladığını belirterek, uzun süredir devam eden saldırıların sona ermesini sağlayacak her gelişmenin kendileri için umut olduğunu söyledi.

Ebu Cudeyan, "Bu açıklamanın önceki açıklamalardan farklı olmasını ve sözlerin sahada somut adımlara dönüşmesini umuyoruz. İnsanlar saldırılardan, ölümden, yerinden edilmekten ve açlıktan yoruldu." dedi.

Gazze'deki halkın öncelikli beklentisinin insani yardımların düzenli şekilde ulaştırılması, yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve insanların yaşadıkları bölgelere geri dönebilmesi olduğunu dile getiren Ebu Cudeyan, temel hizmetlerin, özellikle su ve elektriğin yeniden sağlanmasını istediklerini belirtti.

Ebu Cudeyan, son yıllarda Filistinlilerin yaşadığı acı ve sıkıntıların daha önce görülmemiş boyutlara ulaştığını ifade etti.

"Çadırlar artık yaşamaya elverişli değil"

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı'ndan yerinden edilen Muhammed Ebu Cudeyan ise İsrail saldırılarının başlamasından bu yana birçok kez yer değiştirmek zorunda kaldığını ve artık geri dönebileceği bir evinin bulunmadığını söyledi.

Ebu Cudeyan, yeni anlaşmanın öncekilerden farklı olmasını ve yeniden imar çalışmalarının bir an önce başlamasını umduğunu belirterek, "Çünkü çadırlar artık yaşamaya elverişli değil. Ne yaz sıcağından ne de kışın soğuğundan koruyor." diye konuştu.

İsrail saldırılarının özellikle çocuklar üzerindeki etkisine dikkati çeken Ebu Cudeyan, çocukların eğitimden, istikrardan ve normal yaşamdan mahrum kaldığını ifade etti.

Ebu Cudeyan, ailelerin öncelikle geçici barınma imkanlarına, ardından yıkılan kent ve yerleşim yerlerinin yeniden imar edilmesini sağlayacak kapsamlı bir çalışmaya ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

"Yeni bir anlaşmanın bozulmasını önleyecek gerçek güvenceler istiyoruz"

Yerinden edilen İsmail Nevfel de Filistinlilerin saldırıları sona erdirecek her adımı memnuniyetle karşıladığını ancak yeni bir anlaşmanın uygulanmasını güvence altına alacak somut mekanizmalara ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

"Filistin halkı saldırılardan yoruldu. Evlatlarımızı ve yakınlarımızı kaybettik, evlerimiz yıkıldı. Dünyadaki diğer halklar gibi yaşamak istiyoruz." diyen Nevfel, Filistinlilerin artık uygulanmayan anlaşmaların ardından yeniden saldırı ve yıkım döngüsüne dönmek istemediğini belirtti.

Nevfel, arabulucuların ve uluslararası toplumun İsrail üzerinde gerçek bir baskı kurarak ateşkesin uygulanmasını ve İsrail'in askeri saldırılara yeniden başlamamasını güvence altına alması gerektiğini ifade etti.

Gazze'de önceliğin bombardımanların durdurulması, sınır kapılarının açılması, temel ihtiyaçların bölgeye girişine izin verilmesi ve normal yaşamın yeniden kurulması olduğunu dile getiren Nevfel, yeniden imar sürecinin de gecikmeden başlatılması gerektiğini söyledi.

"Tek istediğimiz güvenli bir şekilde yaşamak"

Yerinden edilen Ummu Muhammed Vadi de yıllardır süren korku ve zorunlu yerinden edilmenin ardından yeni açıklamaların güvenlik ve istikrar döneminin başlangıcı olmasını umduğunu belirtti.

Vadi, "Gerçek bir ateşkes istiyoruz, yeni vaatler değil. Katliamlardan yorulduk, çocuklarımız çadır hayatından bıktı. Sınır kapılarının açılmasını, yaralıların tedavi için dışarı çıkabilmesini ve Gazze'nin yeniden imarına başlanmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Filistinlilerin artık tek talebinin güvenli bir şekilde yaşamak olduğunu vurgulayan Vadi, bunun için İsrail'in saldırılarının ve ablukanın sona ermesi, insanların evlerine dönebilmesi ve yaşam koşullarının yeniden oluşturulması gerektiğini söyledi.

Ateşkesin ikinci aşamasında İsrail'in çekilmesi ve silahsızlanma süreci öne çıkıyor

Filistinli kaynaklara göre, Gazze'de ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin hazırlanan yol haritası, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden çekilmesi, silahsızlanma, güvenlik personelinin statüsü, uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması, geçiş dönemi yönetimi ve yeniden imar sürecini kapsıyor.

Taslağa göre, geçiş döneminde Gazze Şeridi'ndeki tüm sivil ve güvenlik sorumlulukları Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesine devredilecek. Komite, kamu kurumları ve kamu hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesinin yanı sıra mali ve idari işlerin denetiminden sorumlu olacak.

İç güvenlik ve kamu düzeninin sağlanması da Komitenin görevleri arasında yer alacak. Yönetimde "tek otorite, tek yasa ve tek silah" ilkesinin benimsenmesi öngörülürken, silah ruhsatı verme ve yasaları uygulama yetkisinin de Komiteye verilmesi planlanıyor.

Nitelikli güvenlik personelinin resmi kurumlara entegre edilmesi öngörülürken, uygun görülmeyen personel için sivil istihdam veya emeklilik seçeneklerinin sunulması planlanıyor.

Taslakta ayrıca Gazze'de sivil barışın sağlanması, iç şiddetin sona erdirilmesi ve askeri geçit törenlerinin yasaklanması öngörülüyor. Ağır silahların toplanarak depolanması, tüneller ile askeri üretim tesislerinin imha edilmesi de plan kapsamında bulunuyor.

Silahsızlanma sürecinin, oluşturulacak uluslararası bir mekanizmanın gözetiminde Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi tarafından yürütülmesi öngörülüyor. Toplanacak silahların İsrail'e veya başka bir tarafa teslim edilmeyeceği, silah envanterinin Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesinin sorumluluğunda tutulacağı belirtiliyor.

Filistinli kaynaklar, silahsızlanma sürecinin İsrail ordusunun Gazze'den tamamen çekilmesi, yeniden imar çalışmaları ve güvenilir bir Filistin Devleti'nin kurulması hedefleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ediyor.

Taslağa göre, Gazze'de ateşkesin uygulanmasını denetlemek amacıyla uluslararası bir istikrar gücü konuşlandırılacak. Bu gücün insani yardımların ulaştırılmasını kolaylaştırması ve Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesine görevlerini yerine getirmesinde destek vermesi bekleniyor.

İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nden belirli bir takvim doğrultusunda aşamalı olarak çekilmesi öngörülürken, çekilmenin ayrıntılı takvimine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Ateşkesin ilk aşamasında da ihlaller yaşandı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 17 Kasım 2025'te 2803 sayılı kararı kabul ederek Trump'ın Gazze planını desteklemiş, "Barış Kurulu"nun oluşturulması ve geçici uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasına onay vermişti.

Trump'ın 29 Eylül 2025'te açıkladığı 20 maddelik plan, Gazze'de İsrail saldırılarının sona erdirilmesi, İsrailli ile Filistinli esirlerin takası, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve İsrail ordusunun aşamalı olarak çekilmesini öngörüyor.

Plana göre, Gazze'nin geçici olarak teknokratlardan oluşan bir Filistinli komite tarafından yönetilmesi ve bu yapının "Barış Kurulu"nun denetiminde faaliyet göstermesi planlanıyor. Plan kapsamında Gazze'nin yeniden imar edilmesi ve Hamas'ın yönetimden çıkarılması da öngörülüyor.

Ateşkesin ilk aşaması 10 Ekim 2025'te yürürlüğe girmiş ve bu aşama kapsamında ateşkesin yanı sıra esir ve tutuklu takası ile insani yardımların artırılması hedeflenmişti.

Ancak İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları ve ateşkes ihlalleri, bölgede can kayıplarının ve yaralanmaların devam etmesine yol açtı. İsrail'in Gazze'ye uyguladığı abluka nedeniyle insani yardımların girişinin kısıtlanması da bölgede gıda, temiz su, sağlık hizmetleri ve barınma imkanlarına erişimi daha da zorlaştırdı.

Gazze'de yüz binlerce Filistinli, İsrail saldırılarında yıkılan veya ağır hasar gören evlerine dönemediği için çadırlarda ve geçici barınma merkezlerinde yaşamaya devam ediyor. Bölgede kapsamlı yeniden imar çalışmalarının başlatılabilmesi için ise güvenliğin sağlanması ve insani yardım akışının kesintisiz hale getirilmesi gerekiyor.