Eski Merkez Bankası Başekonomisti Hakan Kara, "Dünya çok farklı bir yere gidiyor. Dünyada biraz daha yüksek enflasyon yeni norm olarak kabul edilebilir. Korumacılığın çok artması, ülkelerin kendi kendine yetmeye çalışması, enflasyonist arz şokları ve belirsizlikler bitmeyecek gibi duruyor. O yüzden kendimizi buna göre hazırlamamız lazım" dedi.
Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Ankara Şubesi’nin, Türkiye İş Bankası ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'nın (TSKB) iştiraki Yatırım Finansman iş birliğiyle düzenlediği "Ekonomi Zirvesi" Ankara’da yapıldı.
Zirveye Yatırım Finansman Genel Müdürü Eralp Arslankurt, ekonomi ve iş dünyasından sivil toplum kuruluşu başkanları ve TÜGİAD üyeleri katıldı.
Zirvenin açılış konuşmasını yapan TÜGİAD Ankara Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Çakmaklı, belirsizliklerin, jeopolitik risklerin, ticaret savaşlarının, enerji dönüşümünün, dijitalleşmenin ve yapay zekanın ekonomileri yeniden şekillendirdiği bir dönemden geçildiğini söyledi. Küresel ölçekte sermayenin yönünün değiştiğini, üretim merkezlerinin yeniden konumlandığını, tedarik zincirlerinin yeniden kurulduğunu ifade eden Çakmaklı, "Artık ülkelerin rekabet gücünü teknolojiye uyum kabiliyeti, nitelikli insan gücü, finansmana erişim imkânı ve girişimcilik ekosistemi belirliyor" dedi.
"Şartlar ne olursa olsun görevimiz üretime devam etmek"
Çakmaklı, Türkiye’nin çok önemli bir eşikte olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
"Bir tarafta enflasyonla mücadele, finansmana erişim, maliyet baskıları, ihracat pazarlarındaki daralma ve yatırım kararlarını etkileyen belirsizlikler var. Diğer tarafta ise genç nüfusumuz, sanayi altyapımız, girişimcilik enerjimiz, bölgesel gücümüz ve üretim kabiliyetimiz var. Yani aslında önümüzde iki ayrı pencere var. Biri zorlukları gösteriyor, diğeri ise fırsatları. Biz genç iş insanları olarak bu ikinci pencereye daha çok bakmak zorundayız. Çünkü bizim görevimiz şartlar ne olursa olsun dönüşümlere adapte olmaya, yatırım yapmaya, üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize değer katmaya devam etmektir.
Elbette kolay bir dönemden geçmiyoruz. Finansmana erişimin zorlaştığı, maliyetlerin arttığı, yatırım kararlarının daha dikkatli alındığı bir süreçteyiz. Fakat iş dünyasının doğasında da zaten bu var. Riskleri doğru okumak, değişime hızlı uyum sağlamak ve en önemlisi umudu kaybetmeden çalışmaya devam etmek."
"Genç iş insanlarının dünyaya açılan kapısı olma vizyonuyla hareket ediyoruz"
Çakmaklı, TÜGİAD’ın İstanbul, Ankara, Bursa, Ege ve Eskişehir şubelerinin yanı sıra Çin, ABD ve Özbekistan’daki yapılanmalarıyla genç Türk iş insanlarının dünyaya açılan kapısı olma vizyonuyla hareket ettiğini belirtti.
Yurt dışı açılımlarını Türk iş dünyasının küresel ölçekte daha güçlü konumlanması için stratejik köprü olarak gördüklerini anlatan Çakmaklı, "Çünkü artık iş dünyasında başarı yalnızca yerel pazarlarda güçlü olmakla sınırlı değil. Küresel rekabeti okuyabilmek, yeni pazarlara açılabilmek, ihracat kapasitesini artırmak, uluslararası yatırım fırsatlarını değerlendirmek ve Türkiye’nin girişimcilik gücünü dünyaya taşıyabilmek gerekiyor. Biz TÜGİAD olarak bu vizyonun taşıyıcısı olmak istiyoruz" diye konuştu.
"Türkiye'nin çözüm üretecek güçlü iş dünyası ve çalışkan gençliği var"
Türkiye’nin geleceğinin cesur girişimcilerle, güçlü KOBİ’lerle, nitelikli insan kaynağıyla ve vizyoner genç iş insanlarıyla şekilleneceğinin bilincinde olduklarını vurgulayan Çakmaklı, şöyle devam etti:
"Türkiye’nin önümüzdeki dönemde en önemli gündemlerinden biri güven ortamını güçlendirmek, üretimi desteklemek, yatırımı teşvik etmek ve gençlerin iş dünyasındaki rolünü daha da artırmak olacaktır. Türkiye’nin çözüm bekleyen meseleleri olabilir. Ama Türkiye’nin çözüm üretecek güçlü iş dünyası, çalışkan gençliği ve büyük potansiyeli de vardır. Önemli olan bu potansiyeli doğru politikalarla, doğru finansal araçlarla, doğru iş birlikleriyle ve ortak akılla harekete geçirebilmektir. Açtığımız her işletme, yaptığımız her yatırım, sağladığımız her istihdam, geliştirdiğimiz her iş birliği bu ülkenin geleceğine atılmış bir imzadır. Zorlukları görüyoruz, riskleri biliyoruz ama Türkiye’ye, genç iş insanlarının gücüne ve geleceği birlikte inşa edeceğimize inanıyoruz."
Hakan Kara: "Yeni bir iklim var ve bu iklimde yaşamaya alışacağız"
Çakmaklı’nın ardından moderatörlüğünü Yatırım Finansman Kurumsal İletişim Direktörü Barış Esen’in yaptığı söyleşiye geçildi. Söyleşiye konuşmacı olarak katılan eski Merkez Bankası Başekonomisti Hakan Kara ile TSKB Başekonomisti Burcu Ünüvar, Hürmüz Boğazı gerginliğinden tedarik zincirlerine, para politikası ve küresel enflasyondan dünyanın içinden geçtiği dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundular.
Eski Merkez Bankası Başekonomisti Kara, dünyanın bir süredir yüksek enflasyonla yaşadığını, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaştan kaynaklanan Hürmüz Boğazı geriliminin yeni enflasyon şokları yarattığını söyledi.
Dünyada da enflasyonla güçlü mücadele edebilecek bir konjonktür olmadığını ifade eden Kara, "Kimse böyle bir dünyada mali konsolidasyonla uğraşmaz. Gerçekçi olmak lazım. Dünya çok farklı bir yere gidiyor. Bu dönemde muhtemelen merkez bankaları, ülkelerin stratejik hedeflerini de gözeten merkez bankalarına dönüşecek. Ticaret savaşlarına, soğuk ve sıcak savaşlara açık bir ortamda, parayı sıkıp ekonomiyi soğutma konusunda çekimser olabilirler. Dünyada biraz daha yüksek enflasyon yeni norm olarak kabul edilebilir. Bir taraftan korumacılığın çok artması, ülkelerin kendi kendine yetmeye çalışması, enflasyonist arz şokları ve belirsizlikler bitmeyecek gibi duruyor. O yüzden kendimizi buna göre hazırlamamız lazım. Farklı senaryolar eşliğinde gayet esnek ve çevik olmamız gereken bir dönemdeyiz" değerlendirmesini yaptı.
Türkiye’nin kısa vadede savaştan etkilenmemesinin mümkün olmadığını belirten Kara, "Özellikle de bu kadar enerji ihtiyacı olan, hem de enflasyonla mücadele sürecinden geçen bir ülke için en son istenilen şey böyle bir şok. Şu anda şişeden bir cin çıksa ve ‘Dile benden ne dilersen’ dese, ‘enerji fiyatlarını düşür’ derim" diye konuştu.
Kara, İran savaşı, Çin’in rekabetçiliği, dış talep zayıflığının yanında yüksek faiz ve mevcut kur seviyesinin bir araya gelmesi nedeniyle sanayicinin zor bir dönemden geçtiğini belirterek, iş adamlarına "Bu, ‘mükemmel fırtına’ gibi görünüyor fakat aynı zamanda kalıcı bir paradigma ve bir iklim değişikliğini yansıtıyor. Yani yeni bir iklim var ve biz bu iklimde yaşamaya alışacağız. O yüzden bu yeni iklime uyum sağlayacak yatırımları kesinlikle ertelemeyin" tavsiyesinde bulundu.
Kara, şirketler kesiminin riskleri yönetebilecek çeviklikte olmaları gerektiğini belirterek, bu doğrultuda verimliliği artıracak dijital yatırımlara, pazar çeşitliliğini ve girdi tedariki güvenliğini sağlayacak hamlelere önem verilmesini vurguladı.