İsrail ordusunun, Gazze’ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu’na saldırısına tepkiler gösterilmeye devam ediyor.
Filoda yer alan Müzik ve Sinema Derneği (MÜSİDER) kurucu üyelerinden Bilali Yıldırım da kaçırılan Türk vatandaşlarından biri oldu. Dernekten yapılan açıklamada, “Bilali Yıldırım’ın ve aynı durumda bulunan tüm kardeşlerimizin temel insan hakları çerçevesinde korunması, herhangi bir zarar görmeden derhal serbest bırakılması ve güvenli bir şekilde ülkelerine ulaştırılması, uluslararası hukukun ve insanlığın ortak sorumluluğudur.” denildi.
Müzik ve Sinema Derneği Başkanı Arslan Ateş, İsrail ordusu tarafından saldırıya maruz kalan Sumud Filosu için yaptığı açıklamada duruma tepki gösterdi. Ateş, “Terör ve işgal politikalarıyla anılan İsrail’in elinde bulunan sivillerin can güvenliği sağlanmalı, hiçbir gecikmeye mahal verilmeden gerekli diplomatik ve insani adımlar atılmalıdır.” dedi.
Ateş yazılı açıklamasında şunları kaydetti:
“Derneğimizin kurucu üyelerinden Bilali Yıldırım’ın kamuoyuna yansıyan video mesajı, bizleri derin bir endişe ve sorumluluk duygusuyla harekete geçirmiştir. Söz konusu videoda, kendisinin İsrail askerleri tarafından tutuklanmış olabileceğine dair beyanı, durumun vahametini açıkça ortaya koymaktadır.
Bilali Yıldırım’ın ve aynı durumda bulunan tüm kardeşlerimizin temel insan hakları çerçevesinde korunması, herhangi bir zarar görmeden derhal serbest bırakılması ve güvenli bir şekilde ülkelerine ulaştırılması, uluslararası hukukun ve insanlığın ortak sorumluluğudur.
Buradan başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere tüm uluslararası kurumları, insan hakları örgütlerini ve vicdan sahibi devletleri; hukuksuz ve insanlık dışı uygulamalara son verilmesi için acil ve etkili girişimlerde bulunmaya davet ediyoruz. Terör ve işgal politikalarıyla anılan İsrail’in elinde bulunan sivillerin can güvenliği sağlanmalı, hiçbir gecikmeye mahal verilmeden gerekli diplomatik ve insani adımlar atılmalıdır.
Bilali Yıldırım’ın ortaya koyduğu duruş; mazlumun yanında yer alma, hakikati dile getirme ve insanlık onurunu savunma iradesinin bir tezahürüdür. Bu çağrı, sadece bireysel bir feryat değil, aynı zamanda insanlığın ortak vicdanına yöneltilmiş güçlü bir uyarıdır.
Bizler, Müzik ve Sinema Derneği olarak sürecin takipçisi olacağımızı ve kardeşlerimizin sağ salim özgürlüklerine kavuşmaları için her platformda sesimizi yükseltmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”