Törende konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisine yönelik artan toplumsal desteğe dikkat çekerek; ekonomi, kalkınma, büyüme ve dış politika başlıklarında değerlendirmelerde bulundu.
Arıkan, Saadet Partisi’ne katılan bin yeni üyeye rozetlerini takarken, yeni üyeler arasında AK Parti ve MHP’den istifa ederek Saadet Partisi’ne katılan çok sayıda vatandaşın bulunması dikkat çekti.
Mahmut Arıkan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle;
“ÜYE ÜYE BÜYÜYOR, ADIM ADIM HEDEFE YÜRÜYORUZ”
“Değerli dava kardeşlerim, Bugün Kocasinan ilçemizde “1000 YENİ ÜYE KATILIM TÖRENİ” için bir aradayız. Sözlerimin hemen başında aramıza yeni katılan üyelerimize hoş geldiniz sefalar getirdiniz diyor hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Hamdolsun! Üye üye büyüyor, adım adım hedefe yürüyoruz. Bugün burada Kocasinan ilçemizden 1000 üyemizin partimize katılım töreni için bir aradayız.
Sadece Kocasinan’da değil! Türkiye’nin dört bir yanında fevç fevç büyüyen bir partiyiz. Hepinizin malumu olduğu üzere, ocak ayında Yargıtay tarafından partilerin üye katılım sayıları açıklandı. Türkiye’de 190 siyasi parti var. Elhamdülillah Saadet Partimiz son 6 ay içerisinde en çok üye arttıran muhalefet partisi oldu! Evet! Bugün coşkuluyuz. Bugün heyecanlıyız… Yahya Kemal Beyatlı’nın akıncılar şiirinde dediği gibi. “Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik, Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik. Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan, Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan.” Bugün bizlerde bu salonda, 1000 üye katılım töreninde bin atlı akınlardaki çocuklar gibi şeniz!”
“RAKAMLARI DEĞİL UMUDU BÜYÜTÜYORUZ”
“Şundan emin olunuz; Büyüyen sadece sayılarımız değildir. Biz aramıza katılan her üye ile UMUDU BÜYÜTÜYORUZ! Katılan her üye ile, sadece teşkilatımızı değil, İmralı ile Silivri arasında hapsedilmeye çalışılan YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE UFKUNU BÜYÜTÜYORUZ! Büyüyen sadece rakamlarımız değil, ülkemizi dört bir yandan saran devasa tehlikeleri bertaraf edecek İNANCI BÜYÜTÜYORUZ. Büyüyen sadece partimiz değil, ülkemizin geleceği adına yerli ve milli bir duruşu, SARSILMAZ BİR İRADEYİ BÜYÜTÜYORUZ! Aziz milletimizin; bu kısa sürede partimize gösterdiği ilgi ve teveccühe bir kez daha teşekkür ediyorum.”
“HAZİNE İMKANLARIYLA DEĞİL FEDAKARLIKLA BÜYÜYORUZ!”
“Elbette biz bu çalışmaları; hazinenin imkanlarıyla değil teşkilatımızın fedakarlığı ile gerçekleştiriyoruz. Saadet partisi olarak, hazineden aldığımız milyonlarca liralık seçim yardımı yok. Partimize, şahsımıza tahsis edilmiş devlet uçakları, kamu araçları, devlet imkanları yok! Peki ne var? İşte! Bugün Kocasinan’da, bu salonu doldurmuş; binlerce fedakar ve çalışkan yürek var! Milli görüş bu milletin özüdür, aslıdır. Mayasıdır. Bizler Anadolu’yuz… Saadet Partisi, müstekbirlerin değil mustazafların partisidir! Saadet Partisi, milletine tepeden bakanların değil milletin bağrından çıkanların partisidir! Saadet Partisi, gösteriş ve şatafatı itibar sayanların değil, otobüs duraklarında bekleyenlerin temsilcisidir. Saadet Partisi lüks plazalarda parti yapanların, ihale paylaşanların değil inşaat şantiyelerinde emeği sömürülenlerin temsilcisidir. Saadet Partisi, 50 bin liralık ayakkabı giyenlerin değil, ayağındaki lastik ayakkabı çamurlu diye devletin arabasına binmekte imtina edenlerin partisidir. Saadet Partisi helal olan 4’ün haram olan 5’ten büyük olduğunu bilenlerin partisidir!”
“TEHLİKE BU KADAR YAKINKEN MİLLET KAYIKÇI KAVGALARIYLA MEŞGUL EDİLİYOR”
“Biz Anadolu’yuz derken sadece bir coğrafyadan söz etmiyoruz. Biz Anadolu’yuz demek; zulme sessiz kalmamak demektir, mazlumun kimliğine bakmadan yanında durmak demektir, hakkı savunurken bedel ödemeyi göze almak demektir. İşte bu yüzden bizim siyasetimiz sınırlarla daralmaz. Evet! 1000 yıldır, din, tarih ve kültür birliğine sahip olduğumuz kardeş ülkeler bir bir işgal ediliyor… Her biri ayrı bir kaosun içinde… Şöyle bir tabloya bakalım… 79’dan bu yana İran’ı Ambargoyla boğan ABD, şimdi İran’ı demokrasiyle boğmak istiyor! Gazze’de bir ateşkes işletildiği iddia ediliyor. Fakat sözde ateşkes başladığından beri Yüzlerce çocuk, saldırılarda hayatını bugün hala kaybediyor. Yardım ve tıbbi malzemeler girmediği için, soğukta, yağmurda Çadırlarda verilen mücadeleyi söylemiyorum bile. Doğu Türkistan’da soydaşlarımız Hesapsıza işkence görüyor, hapislerde ölüme terkediliyor, Asimilasyon ve soykırım devam ediyor… Suriye kendi iç sorunlarıyla boğuşurken, İşgalci İsrail, “fırsat bu fırsat” diyerek Suriye topraklarında çoktan bayrağını dalgalandırmaya başladı! Venezuella petrolü çoktan Trump’ın bizzat kendisinin kontrolüne girdi! Sudan’da, Yemen’de, Arakan’da masumların kanı akıtılmaya devam ediyor… Dünyayı sömüren emperyalist zihniyetler Afganistan’dan Mısır’a, Suriye’den Irak’a, Venezuela’dan İran’a bütün bölgeyi, bütün dünyayı kendi menfaatleri doğrultusunda yeniden şekillendirmeye çalışıyor. Peki böylesine kritik gelişmelerin yaşandığı bir dönemde bu coğrafyanın en güçlü ve en stratejik ülkesi olan Türkiye’mizde neler oluyor? Tehlike bu kadar yakınken, Maalesef milletimiz aylardır kayıkçı kavgalarıyla meşgul ediliyor… Yanlış politikalarla, milletin evlatları arasında düşmanlık tohumları ekiliyor. Partilerinin geleceğini düşünenler, Türkiye’nin geleceğini yok ediyorlar. Belki üç oy fazla alırız diye milleti kutuplaştırıyorlar. Siyasi rant için suni gündemlerle vakit geçiriyorlar. Bu suni gündemlerle halkın gerçek gündemini örtmeye çalışıyorlar.”
“ANKARA’NIN VE ANADOLU’NUN GÜNDEMİ AYNI DEĞİL!”
“Tüm Anadolu’yu karış karış geziyoruz. Çiftçimizin, esnafımızın elini sıkıyoruz, Gencimizin derdini dinliyoruz, emeklimizle çay içiyoruz… Gördüğüm manzara şu! Ankara’nın gündemiyle Anadolu gündemi aynı değil! Ankara’dan ülkeyi yönetmeye çalışanlarla, Anadolu’da ayakta kalmaya çalışanların dertleri aynı değil! Ankara’da her şeyi tartışıyorlar! Ama emekli maaşını tartışmıyorlar! Her şeyi konuşuyorlar! Ama asgari ücreti konuşmuyorlar! Her şeyi görüyorlar! Ama çarşıdaki, pazardaki fiyatları görmüyorlar! Her şeyi biliyorlar! Ama uyuşturucu rakamlarını, bağımlılık sayılarını bilmiyorlar!”
“EKONOMİYİ NE ANLATIR?”
“Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durumu ne anlatır? Ne Sayın Şimşek’in sürekli anlattığı grafikler, ne TÜİK’in sürekli açıkladığı rakamlar, ne de hükümet yetkililerinin öve öve bitiremediği veriler anlatamaz… Türkiye’de kötü giden ekonomiyi Kayseri’de gazi olduğu durakta canına kıyan Ferdi Çatal anlatır… Memleketi için, canını siper etmiş bu vatan evladını yoksulluğa, çaresizliğe çok kolay erişilebilen kumar bataklığına sürükleyen düzen anlatır! İstediğiniz kadar “ekonomi büyüyor” diye anlatın, bu milleti artık inandıramazsınız!”
“5Y’YE İZİN VERMEYECEĞİZ”
“‘Bu suni gündemlerle halkın gerçek gündemini örtmeye çalışıyorlar!’ Huzurlarınızda söz veriyorum; bu horoz döğüşüne, bu Hacivat karagöz tiyatrosuna, bu kavuklu pişekar sahnesine artık izin vermeyeceğiz. Huzurlarınızda söz veriyorum; bu yalan ve talan düzenine karşı bütün gücümüzle mücadele edecek ve şu 5y’ye karşı duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz!
Birincisi: YOLSUZLUK! Yolsuzluk, rüşvet ve iltimasa asla izin vermeyeceğiz. Garip gurebanın hakkını, yetim hakkı korur gibi koruyacağız. İhalelerde şeffaf, denetlemede son derece titiz olacağız.
İkincisi: YANDAŞLIK! Yandaşlığa, adam kayırmaya prim vermeyeceğiz. Hizmette partizanlık yapmayacağız. Emaneti ehline vereceğiz.
Üçüncüsü: YALAKALIK! Çevremizde yalakaların öbeklenmesine müsaade etmeyeceğiz. Farklı fikir ve düşüncelere itibar edecek, hoşumuza gideni değil hoşumuza gitmese de doğru olanı yapacağız.
Dördüncüsü: YAĞMA! Milletin kaynaklarının yağmalanmasına izin vermeyeceğiz. Çevrenin, tarihin, sahillerin, yeşil alanların talan edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.
Beşincisi: YASAK! Türkiye’yi normalleştireceğiz. Fikirlerin konuşulduğu yerde hakikat ortaya çıkar. Şiddete başvurmadığı sürece her tür fikir ve düşüncenin önünü açacağız. Zira biz şuna inanıyoruz: Ahlaki bir zemin inşa edilmeden, kalıcı bir ekonomik kalkınma gerçekleştirilemez. Yolsuzluğun, yandaşlığın ve yağmanın olduğu bir yerde ne kaynaklar verimli kullanılır ne de projeler halkın hayrına netice verir.
“TÜRKİYE KALKINMA PLANI KAPSAMINDA 41 MASTER PROJE HAZIRLADIK”
“Ülkemizin; zengin maden kaynakları var, enerji koridorları var, verimli ovaları var, limanları var, insan kaynağı var, en önemlisi jeopolitik gücü var! Ancak bunu “yaygın ve süratli bir kalkınmaya” dönüştürecek iktidarı yok! İşte Saadet iktidarında biz bunu başaracağız. Biz bunu yapmaya talibiz ve kimsenin şüphesi olmasın! Biz hazırız! İşte karşınızda “Türkiye Kalkınma Planımız” Vatana, millete hayırlı olsun! Türkiye Kalkınma Planımız kapsamında, ülkemizin üretim altyapısını baştan sona yeniden inşa edecek Tam 41 Master Proje hazırladık. Bu projelerin çevresinde; Bunlara entegre 100’lerce uydu tesis yer alacak. Elbette burada tüm projelerimizi ayrıntılı anlatmak mümkün değil. Ama birkaçını örnek vermek isterim. Biz, “Yarı İletken ve Mikroçip Fabrikası” kuracağız. Biliyorsunuz, çip savaşları başladı. Biz bunları üretmekle kalmayacağız aynı zamanda dışarıya satacağız. “Paslanmaz Çelik Üretim Fabrikası” kuracağız. Savunma sanayiinden beyaz eşyaya, inşaattan otomotive kadar birçok sektörde vazgeçilmez olan bu malzemeyi, kendi kaynaklarımızla üreteceğiz. “Tıbbi Görüntüleme ve Tahlil Cihazları Sanayii” kuracağız. “Yüksek Teknolojili Sanayi Makineleri Fabrikası” kuracağız. Böylece “üretim makinelerinde” dışa bağımlılığı bitireceğiz. “Hidrojen Motoru Sanayii” kuracağız. Saatte 600 km’ye çıkabilen “Maglev Süper Hızlı Tren” altyapısı kuracağız. Bu sistemin tüm bileşenlerini kendi kaynaklarımızla, kendi uydu fabrikalarımızda üreteceğiz. “Yüksek İrtifa Hava Araçları Fabrikası” yani “Yolcu Uçağı Fabrikası” kuracağız. Biz Amerika’dan, gidip Boeing’ten, 225 tane uçak almayacağız, kendimiz üreteceğiz. “Başkanım, birçok fabrika kurmaktan bahsediyorsunuz. Peki, bu fabrikaların enerjisini nereden karşılayacaksınız” dediğinizi duyar gibiyim. Bunun için -inşallah- kendi “Toryum Reaktörlerimizi” kuracağız! Türkiye en zengin Toryum rezervine sahiptir. Böylece inşallah enerji bağımsızlığımızı kazanacağız! Pekiiii bütün finansmanlarını nasıl sağlayacağız? Ona da çalıştık… Biz “Millî Faizsiz Kalkınma Bankası” kuracağız. Hem milli, hem faizsiz olacak, milletin kaynakları millet için kullanılacak. Şunu hatırlatmak isterim, Bunlar ve çok daha fazlasının; hangi bölgede, hangi ilde, ne kadar istihdam sağlayacağı, Gayrisafi Milli Hasıla’ya ne ölçüde katkı sunacağı tek tek hesaplandı ve bunların hepsi planlandı. Ve en önemli müjdemi veriyorum: Biz Türkiye Kalkınma Planımızla birlikte; Türkiye’de 2,5 milyon insanımıza istihdam oluşturacağız. Yani benim genç kardeşlerim, artık doğdukları yerde doyacaklar, Memleketlerinde huzur içinde yaşayacak! Ve gayri Safi Milli Hasılaya 528 milyar dolar gelir artışıyla, dış ticaret açığı veren değil, ihracat fazlası veren bir ülke haline geleceğiz! Rabbimizden niyazımız; bu tesislerin teker teker temellerini attığımız, açılış kurdelelerini kestiğimiz, ürettiğimiz günleri bizlere göstermesidir.”
“BAHANE ÜRETENLERİN DEĞİL, ÇÖZÜM ÜRETENLERİN İKTİDARI OLACAĞIZ”
“Sadece kalkınmada değil Ekonomiden adalete, eğitimden sosyal hayata kadar bu ülkeyi kilitleyen ne varsa, çözecek iradede, kadroda, planda bizde var. Burada, Kocasinan’dan aramıza katılan 1000 yeni üye kardeşimden aldığım güçle söylüyorum ki: İktidara geldiğimiz ilk 100 günde bu ülkenin bütün sorunlarını çözeceğiz! İktidara geldiğimiz ilk 100 günde, yıllardır halının altına süpürülen ne varsa masaya yatıracağız, çözeceğiz, bitireceğiz. Bahane üretenlerin değil, çözüm üretenlerin iktidarı olacağız. “İLK 100 GÜN” Sadece bir iktidar değişimi değil, bir ahlâk devrimi olacak! Siyaset, bürokrasi ve mafya arasındaki kirli ilişkiler kökten bitirilecek. Türkiye'nin sokakları çetelerin gölgesinden; bıçakların işgalinden kurtarılacak. Çete yapılanmalarını besleyen uyuşturucu, silah ve kumar ağları kökten çökertilecek. Bizim iktidarımız, Temiz ellerin tertemiz başlangıcı olacak! Gençlerimiz hayatlarının en güzel çağlarında uyuşturucu ve sanal kumar çetelerinin ağına düşmeyecek. Hepsi kökten temizlenecek. Bizim iktidarımızda, Kirli propaganda düzeni sona erecek! Hiçbir medya kuruluşu, değerlerimizi istismar eden yayın yapamayacak. Trol ordularının saltanatı sona erecek. Aile kurumunu hedef alan, televizyon dizilerine karşı Temiz Medya Reformu başlatılacak. Gündüz kuşağı programlarında ekranları kirleten ahlaksız içerikler, Yayından kaldırılacak. Bizim iktidarımızda, Adalet parayla değil, hakikatle işleyecek! Tarifeli yargı sistemi tarihe karışacak. yani; suçun ağırlığını cüzdan değil, vicdan belirleyecek. “Tutuklama, ceza değildir” ilkesi yeniden hakim olacak. Bizim iktidarımızda, Dış politikada; kınama değil, yaptırım dönemi başlatılacak! Kimsenin gölgesinde, diplomasi yürütülmeyecek. Yeni bir kavramla yola çıkıyoruz: “Ahlâkî Diplomasi” batı ile ilişkilerde gizli mutabakatlar, kapalı kapılar ve şahsi dostluklar dönemi sona erecek. Savunma sanayi artık gösteri değil, sorumluluk alanı olacak. Askeri gücümüz birilerinin değil barışın garantörü olacak! Ve bilin ki, bizim iktidarımızda; bu topraklarda yeniden adalet hüküm sürecek bolluk bereket yükselecek ahlâk ve maneviyat yeniden dirilecek!”
“BU SİSTEM ÇÜRÜMÜŞTÜR”
“İçerisinde yaşadığımız bu düzen, bozuk bir düzendir! Ve bozuk tezgahtan sağlam ürün çıkmaz! Bizim mücadelemiz: bu bozuk sistemi değiştirme mücadelesidir! Çok net söylüyorum: biz iktidarın alternatifi değiliz! Biz bu bozuk sistemin alternatifiyiz! Ve Allah’ın izniyle bu sistemi biz değiştireceğiz!”