GÜNDEM

Mahmut Arıkan: “Milletin cüzdanındaki terörü siz ne zaman bitireceksiniz?”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan partisinin İstanbul teşkilatı tarafından düzenlenen “Geleneksel İstanbul Pikniği” etkinliğinde konuştu. Transfer ve Operasyonlar üzerinden iktidarı eleştiren Arıkan, “Türk Dil Kurumu'na yılın kelimesi olmak için iki önerimiz var: operasyon ve transfer.” dedi.

Abone Ol

“24 yıldır ülkeyi siz yönetiyorsunuz, sizin zamanınızda ülkede bu kadar çöp birikti” diyen Saadet Partisi Genel Başkanı, “Muhammed Salah'ı alan Trabzonspor bile Ak Parti transferleri kadar gündem olamadı” diyerek Ak Parti’nin transfer politikasını eleştirdi.

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da katıldığı etkinliğe Deva Partisi yöneticileri de katıldı.

Mahut Arıkan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde;

“TÜRK DİL KURUMU'NA İKİ ÖNERİMİZ VAR: ‘OPERASYON VE TRANSFER’”

“İstanbul pikniğinden bir çağrıda bulunmak istiyorum. Çağrıda bulunacağım kurumun adı Türk Dil Kurumu. Buradaki arkadaşlar şunu diyebilir: "Tamam da başkan, ne alaka? Pikniğe geldik, Türk Dil Kurumu'na sen çağrıda bulunuyorsun" denilebilir. Türk Dil Kurumu hepimizin malumu; her sene bir "yılın kelimesi" seçer. Biz de Türk Dil Kurumu'na İstanbul pikniğinden bu yılın kelimesi olmak için iki tane kelime önereceğiz. Bunlardan bir tanesi "operasyon" kelimesi. Malumunuz, 2026 yılı içerisinde en çok duyduğumuz kelimelerden birisi operasyon oldu. Neredeyse her gün, neredeyse her sabah ekranları açtığımızda bir operasyon haberiyle karşı karşıya kalıyoruz. Biz şuna karşı değiliz: Bir suç varsa, bir hata varsa elbette operasyon yapılmalı. Elbette suçluların üzerine gidilmeli, sonuna kadar da takipçisi olunmalı; her türlü bu tarz yapı, hukuk önünde hesap verebilmeli. Hukukun üstünlüğüne, adalete inanan hiç kimse böyle bir gerçeklik karşısında duyarsız kalamaz. Ancak değerli kardeşlerim; halkın vicdanını kanatan, adalete olan inancı sarsan çok yakıcı bir soru hepimizin hafızasında. Nedir bu soru? Neden bu operasyonlar sadece iktidara muhalif olanların kapılarını çalıyor? Neden şafak baskınları, sabah operasyonları sadece iktidarı eleştirenlere karşı gerçekleştiriliyor?

Bu ülkede dolar bir günde 8 liradan 18 liraya çıktı, binlerce insan milyoner oldu. Bununla alakalı bir soruşturmanın başlamadığını yıllardır hep beraber görüyoruz. Yine kamu bankalarından aldığı kredilerle medya patronu olan insanlar oldu. Bununla alakalı da bir soruşturma başlamadığını yıllardır görüyoruz. Türkiye ekonomisine maliyeti 60 milyar doları bulan Kur Korumalı Mevduat'la alakalı hâlâ bir soruşturma başlatılmadığını üzülerek görüyoruz. Yine bu devletin bakanı devletin kurumuna dezenfektan sattı; hâlâ bir soruşturmanın başlamadığını üzülerek görmekteyiz. Operasyon dediğiniz şey iktidarın rakiplerine çevirdiği bir projektör değil; suç neredeyse orayı aydınlatan bir adalet ışığı olmak zorundadır. İktidar operasyon yaptıkça karşılarına ne çıkıyor? Geçmişte yaptığı icraatların aynısını net bir şekilde görebiliyorlar. Uyuşturucu baronları çıkıyor karşılarına, kokainciler çıkıyor, sanal kumarbazlar çıkıyor, sokak çeteleri çıkıyor, kara para trafiğiyle karşı karşıya kalmak zorunda kalıyorlar.”

“24 YILDIR ÜLKEYİ SİZ YÖNETİYORSUNUZ, SİZİN ZAMANINIZDA ÜLKEDE BU KADAR ÇÖP BİRİKTİ”

Peki, sorumuz şu; İstanbul'dan soruyoruz: Bu kadar çöp hangi ara birikti? 24 yıldır ülkeyi siz yönetiyorsunuz, sizin zamanınızda ülkede bu kadar çöp birikti. Sizin zamanınızda ülkemiz bu kadar yıprandı. Sizin zamanınızda ülkemizde değerlerin içerisi bu kadar boşaltıldı maalesef. 24 yılın sonunda doğru olan soru "Bu problemleri kim temizliyor?" değil, "Bu bataklık kimin zamanında oluştu?" sorusunu sorabilmektir değerli kardeşlerim. Operasyon yapmak elbette kıymetli ama biz muhalefet olarak operasyonlara zemin oluşturan bu icraatların müsebbiplerini de sorgulamaya bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edeceğiz. Düşünebiliyor musunuz; bugün bu sabah bir operasyon yapılıyor, 100 kişiyi gözaltına alıyorlar, birkaç saat sonra 100 kişiden boşalan yer 200 kişi tarafından tekrar dolduruluyor. Demek ki sistem baştan sona çürümüş. Bu sistem köhnemiş. Bizim beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarla iddiamız bu sisteme alternatif olmak değil, bozuk olan düzeni kökten değiştirmek olacak inşallah.”

“MUHAMMED SALAH'I ALAN TRABZONSPOR BİLE AK PARTİ TRANSFERLERİ KADAR GÜNDEM OLAMADI”

“Türk Dil Kurumu'na birinci kelime tavsiyemiz operasyon. Geliyoruz ikincisine; ikinci tavsiyemiz de 2026 yılının kelimesi "transfer" olsun. Niye? Siyasette son dönemde o kadar hızlı bir transfer harekâtı var ki kim hangi partiden seçildi, bugün hangi partide, yarın hangi partide olacağını kestirmenin zor olduğu bir dönem içerisindeyiz. Tabii ki sağlam bir şekilde, iradeli bir şekilde dik duran vekillerimiz var. Ama son dönemde gördük ki, özellikle birkaç gün önce gördük ki çivi tamamıyla çıkmış vaziyette. Yaz ayları, elbette transferler konuşulur. Ama hangi transferler? Futbolcuların yaptığı transferler. İki gün önce AK Parti'nin transferi Türkiye'de o kadar fazla gündem oldu ki dünyanın en ünlü futbolcusu Muhammed Salah'ı alan Trabzonspor bile AK Parti transferleri kadar gündem olamadı bu ülkede, işin şakası bir yana bu konu üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerekir. Biz siyasette insanların fikir değiştirmesini başlı başına bir suç olarak göremeyiz. İnsan elbette kanaatlerini değiştirebilir. Fakat mesele bir kişinin parti değiştirmesinden çıkıp bir siyasi yönteme dönüştüğünde oraya "Dur" demek mecburiyetindeyiz. Demokrasi sadece sandık kurmak değildir. Demokrasi, sandıkta ortaya çıkan iradeye saygı duyabilme cesaretidir. Hukuken mümkün olanın ahlaken her zaman mümkün olmadığını bir kez daha son dönemde görmüş olduk değerli arkadaşlar. Evet; birinci kelimemiz operasyon, ikinci kelimemiz transferi Türk Dil Kurumu'na tavsiye olarak iletiyoruz.”

“MİLLETİN CÜZDANINDAKİ TERÖRÜ SİZ NE ZAMAN BİTİRECEKSİNİZ?”

“Şimdi son haftanın konuşulan gündem maddesi: "Terörsüz Türkiye" meselesi. İktidar "Bu hedefe ulaştık" diyor. İnşallah ulaşılır, biz de elimizden gelen desteği gösterdik. Ancak şunu sormamız lazım: Milletin cüzdanındaki terörü siz ne zaman bitireceksiniz? Enflasyon dediniz, defalarca hedef gösterdiniz. En nihayetinde "2026'nın sonunda 12 olacak" dediniz, 28 olarak güncellediniz. Soruyorum size ya; bu enflasyon terörünü bitirmek için daha ne istiyorsunuz ya? Ne kadar yetki istiyorsunuz? Ne kadar oy istiyorsunuz ki bu enflasyon terörünü bitirebilesiniz? Faiz terörü: Bütçeden 2,75 trilyon faize ödeme yapıyorsunuz. Ve bu yılın en fazla kâr eden 20 kurumu içerisinde ön plana çıkan bankalar, finans kurumları. Bu faiz terörü değil de nedir Allah aşkına arkadaşlar ya? Hani "Nas" diyordunuz? Hani "İnancımız gereği faizle mücadele edeceğiz" diyordunuz? Bu cümleler nereye gitti Allah aşkına ya? Yine seçim mi olması gerekiyor bu cümleleri Türkiye gündemine getirebilmeniz için? İşte İstanbul; her tarafı beton yığını hâline getirdiniz. İstanbul'daki rant terörünü ne zaman bitireceksiniz? En önemli soruyu soruyorum, en önemlisini söylüyorum: Bu ‘muhalife cefa, yandaşa sefa’ düzenini ne zaman bitireceksiniz ey iktidar yetkilileri? Değerli kardeşlerim, hiç umutsuzluğa kapılmayın. İnşallah çok yakın bir zamanda, ilk seçimlerden sonra el birliğiyle, yol arkadaşlarımızla beraber öyle bir Türkiye inşa edeceğiz ki yılın kelimesi operasyon değil, adalet olacak Allah'ın izniyle. Yine yılın kelimesi transfer değil, umut olacak Allah'ın izniyle. Ve siyasetçiler kürsülerde konuşurken faizi değil bereketi konuşacakları ekonomik düzeni Türkiye'ye hediye edeceğiz inşallah. Biz bunun için transfer milletvekillerine başvurmayacağız. Transfer belediye başkanlarına başvurmayacağız. Ya ne yapacağız? Projelerimizle milletimizin gönlünü transfer etmeye talip olacağız arkadaşlar. Öyle bir Türkiye kuracağız ki insanlarımız aracına yakıt alırken kara kara düşünmek zorunda kalmayacak. Çiftçimiz traktörünü çalıştırmaktan korkmayacak. Okullar açılıyor diye velilerimiz kara kara düşünmek zorunda kalmayacak.”