YURT HABERLERİ

Marmara Denizi’ndeki tehlike!

Marmara Denizi’nde deniz suyu sıcaklığı 20 santigrat derece seviyesinde seyrediyor. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sarı, bu sıcaklık seviyesinin denizdeki besin zincirisini etkileyebileceği uyarısında bulundu, müsilaj tehlikesine dikkat çekti.

Abone Ol

Kasım ayı gelmesine rağmen Marmara Denizi’nde deniz suyu sıcaklığı düşmedi. Marmara’da deniz suyu sıcaklığı 20 santigrat derece seviyesinde seyrediyor.

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, bu oranın oldukça tehlikeli olduğuna dikkat çekti.

Sıcaklığın, denizin dibinde de yüksek olduğunu söyleyen Sarı, “Bu yaz, çok kurak bir dönem geçirdik. Bütün dünyada deniz suyu sıcaklıkları rekor seviyelere ulaştı. Buna bağlı olarak da ne yazık ki ülkemizin de içinde yer aldığı dünyanın birçok yerinde, sonbahar oldukça kurak geçiyor, yağışlar az. Şu anda Marmara Denizi’nde deniz suyu sıcaklığı, yüzeyde 20 santigrat derece; bu çok yüksek.” şeklinde konuştu.

Dün, Marmara’da bir dalış gerçekleştirdiğini söyleyen Sarı, “Dalışta, yüzeyde başlayan 20 santigrat derece sıcaklığın, neredeyse 20 metreye kadar hiç değişmeden, aynı şekilde devam ettiğini gördüm.” ifadelerini kullandı.

Sarı, bu sıcaklık seviyesinin, denizdeki besin zincirini etkileyeceğine ve müsilaj tehlikesine yol açabileceğine dikkat çekti.

Sarı şunları anlattı:

“Şu anda Karadeniz’den Marmara Denizi’ne gelen su miktarı da minimum düzeyde. Dolayısıyla yağışların da olmaması nedeniyle denizdeki görüş çok iyi. Denizdeki besin üretimi, ilk üretim dediğimiz üretim azaldı. Marmara Denizi’nde normalde baktığınızda 2 metre, 3 metrede görebildiğiniz dipleri, şimdi 7-8 metrede görebilir hale geldiniz. Bu aşama, aslında kurak yazdan sonra beklediğimiz bir durumdu. Eğer yağışlar birden artarsa, yağışların artması ile denize taşınacak besinden sonra, besindeki üretimi dikkatle takip etmemiz lazım. Çünkü Marmara Denizi, 2021 yılında korkunç bir müsilaj felaketi yaşadı. Bunun acı tecrübelerini gördük. Müsilaj zaten sonbaharda oluşmaya başlayıp, ilkbaharda yüzeye çıkan bir ekolojik felaket. Onun için dikkatle izlemeye devam ediyoruz.”