POLİTİKA

Özgür Özel: "Millete soracağım, onlar bana bir yol gösterecekler"

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Biz bu partide bir mücadeleyi sonuna kadar verme kararlılığındayız. Son çaba da boşa çıkarılırsa bu kötü niyetli çabalarla, ondan sonra millete soracağım. 'Ben ne taraftan yürüyeyim? Yani yol bitti. Ne taraftan gidilecek' diyeceğim. Onlar bana bir yol gösterecekler. Sokak ne diyecek onu duymak lazım ama sonuna kadar bu mücadeleyi vermek lazım" dedi.

Abone Ol

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, BirGün TV’de "Timur Soykan ile Cevap Hakkı" programının konuğu oldu. "İBB davasındaki bu çöküş olmasa da mutlak butlanı planlıyorlar mıydı" sorusuna şu yanıtını verdi:

"İBB davasında şöyle bir şey planlıyorlardı, biliyorsunuz, 'Ahtapot' diyorlardı. Şimdi demiyorlar. Bir ahtapot, işte başında Ekrem İmamoğlu kollarından biri partiye uzanacak, biri İzmir'e, biri oraya, biri buraya. Şimdi bu kurguyu kuramadılar. O yüzden ahtapotu ayırdılar. Ayrı ayrı yerlerde yengeçler koydular. Bulduğunu ısırıyor. Şimdi İstanbul'daki ahtapotun kolunu burayla ilişkilendiremediği için gelmiş burada işte bize mutlak butlan kararı veriyor. İzmir'de başka bir karar veriyor. Antalya'da başka bir iftira, Uşak'ta başka bir iftira falan böyle sistemde kişileri alıyorlar, biraz da paraya, pula, daha doğrusu geçmişten beri edinilmiş mal varlığına duyarlı kişiler."

"HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN BÜYÜK SİYASET MÜHENDİSLİĞİ"

Özel, "Mutlak butlan kararı açıklanmadan bir gün önce Kemal Kılıçdaroğlu kameranın karşısına geçti ve bir video çekti. Bu rastlantı olabilir mi? Mutlak butlankararın içinde bu ekip başından beri var mıydı sizce" sorusunu da şöyle yanıtladı:

"İstanbul'a kayyım atandı. İstanbul'a kayyım atanan kişi, 'Ben de mahkemeden dolayı haberdar oldum' dedi. Bir baktık geçmiş aidat borçlarını kayyım kararından bir gün önce yatırmış ki hani efendim sen nasıl İstanbul il başkanı olacaksın yıllardır ödememişsin veya aidat ödemeyen biliyorsunuz göreve gelemiyor falan. Burada da bu mutlak butlan kararından önce zaten avukatların gelip gittiği, çalışmaların olduğu, görüşüldüğü... Mutlak butlan kararında iki tane butlan kararı var. 2023 yılı İstanbul İl Kongresi ve 2023 yılı 5 Kasım genel başkanlık, 4 Kasım-5 Kasım kongremiz. İkisine de mutlak butlan karar verdiler. İlde tedbir yok. Burada tedbir var. Niye? Burada tedbir olmazsa göreve ben devam edeceğim. Tedbir olunca Kemal Bey'i getiriyorlar. Burada tedbir yok. Niye? Tedbir verirse o günkü yönetim gelecek. O yönetimin tamamı değişimci. Yani Canan Hanım'ın (Kaftancıoğlu) yönetimi ama Canan Hanım şimdi yok ve o yönetimdeki gençlerin hepsi değişimci olmuş. Kendi içlerinden ya da dışarıdan seçebilecekler ya başkanı, işlerine gelen bir başkan seçilmeyecek diye oraya tedbir koymuyor ki kayyum orada devam ediyor olsun diye. Bu kadar. Şimdi hangi Ankara bölge adliye mahkemesindeki bir hakim ve iki yani üç hakim bir başkan ve iki hakim CHP'nin 6 yıl önce yaptığı il kongresinde seçilenlerden bugüne kalanların parti işi tercihlerini bilecekler. Olur mu? Hayatımda gördüğüm en büyük siyaset mühendisliği. Bir oran ver derseniz, karar yüzde 99 siyasi yüzde 1 hukuki yazılmış. Hukuki bir metin."

"MECLİS BAŞKANI BU TALEBİ REDDETİ"

Özgür Özel, "Grup başkanlığı, yani bu odanızı da boşaltmak istedikleri, bunun için başvurdukları yönünde haberler var. Böyle bir ihtimali görüyor musunuz? Böyle bir ihtimal olursa çalışmanızı nerede devam edeceksiniz" sorusuna da "Böyle bir şey gerçekleşti. Meclis Başkanı da CHP'nin usulüne uygun seçilmiş grup başkanlığını tanıdığını söyledi. Hatta genel merkeze de grup başkan vekilliklerinin yerine atamayı kabul etmeyeceğini, burada bir seçim yapılması gerektiğini ki yapılırsa yine bizim arkadaşlarımız seçilirler. Grup başkanlığının da yazıyla düşürülemeyeceğini ancak bir güvensizlik oyu ve salt çoğunlukla düşürülebileceğini grup iç yönetmelikleri yazıyor. Meclis başkanı bu talebi reddetti ve böyle bir risk şimdi yok. Yani tabii tenezzül meselesidir. Partinin seçilmiş genel başkanını partiden ihraç etmeye niyet ederler, göze alırlar mı? Yani Özgür Özel'i CHP'den ihraç ederlerse o zaman grup başkanlığı düşebilir" yanıtını verdi.

"PM ÇOĞUNLUĞU OLMADIĞI İÇİN MYK KARARIYLA ATMAYA KALKTILAR"

Özel, CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı'nın "CHP'nin Manisa milletvekili ve biz bunu değerlendiriyoruz" açıklamalarının hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:

"Onun söylediği o günkü kafasında bir yazı yazıp onları görevden alabiliriz. Meclis Başkanlığı da bunu kabul etmiyor. Beni kesin ihraç talebiyle partiden atıp milletvekilliğimi yani CHP milletvekilliğimi düşürmek suretiyle buradan düşürmeye kalkarlar. Buna tenezzül ederler mi? Ederlerse bu millet bunlara ne der? Onu ayrıca hesap etmeleri lazım. Ama ben böyle bir şeye hani kalkışacaklarını sanmadığım gibi, yargı yoluyla arkadaşların çok hızlı şekilde geriye geleceklerini de düşünüyorum. Yani yargı normal işlerse diyeyim. Geçmişte çünkü çok var örnekleri var. Siz bir milletvekilinin PM kararı olmadan atamazsınız. Bunların PM'de çoğunluğu olmadığı için MYK kararıyla atmaya kalktılar."

"OYUNU BOZMAK İÇİN KENDİMİ CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI DENKLEMİNİN DIŞINA ÇIKARDIM"

Özel, "Size 'Ekrem Bey’i ve Mansur Bey’i sat' diyorlar. Yani bir birliği bozmak için bir müdahale var. İkincisi de siz 'Ben daha 50 yaşındayım. 20 yıl daha bu koltukta oturabilirdim. Bana böyle bir siyasette kalmam, yani iktidar hedeflemeyen bir siyaset yapmam halinde bana bunu belli ediyorlar, söylüyorlar' diyorsunuz. Kemal Kılıçdaroğlu bunu kabul etmiş bir lider mi sizce" sorusuna da şöyle yanıt verdi:

"'Bir gün İstanbul'da bir çarşamba akşamı bir kez Anadolu'da miting yaparsan' ki ben bunları yaparak partiyi yüzde 36'da 38'de tutmuşum, 'AK Parti'yi ikinci parti yaparsan, zaman da daraldığına göre seni orada oturtmam' diyor. 'Ey Özgür otobüsün üstünden in'. 'Ankara merkezli siyaset yap.' Şimdi ben bunu bütün Türkiye ile birlikte duydum. 'Cumhurbaşkanı adayıyım' desem, 'Ne güzel Ekrem'i sattın. Mansur Başkanı dışladın, kendine bir hayal kurdun', Cumhurbaşkanı… Rüyanda yıldızlar dönüyor Türk devletlerinin falan. O zaman iyi. O zaman CHP nasıl bölünür, belki Mansur Bey gider hani yapar diye demiyorum, 100 bin imzayla aday olur veya bazı siyasi partiler o tarafa destek açıklar, bazıları buraya açıklar. Ekrem Başkan oradan küser. Mansur Başkan buradan alınır. Biz paramparça oluruz. Saraydakiler rahat oturur. Ben bu oyunu bozmak için bir kere kendimi cumhurbaşkanlığı adaylığı denkleminin dışına çıkardım."

"MİLLETE SORACAĞIM, ONLAR BANA YOL GÖSTERECEKLER"

Özel, "Yeni parti için daha büyük bir enerji yaratabilir, daha kapsayıcı olabilir ve bu Türkiye bir siyasal dönüşümün eşiğinde bunu yüklenebilir, götürebilir diye düşünenler var. Siz buna katılıyor musunuz? Yani yeni bir parti gerçekten yeni bir soluk ve daha birleşik bir cephe… Yani çünkü ya saltanat ya cumhuriyet diyebileceğimiz bir nokta, eğer monarşi ise söz konusu olan, seçme seçilme hakkımız yok olacaksa yani bunu örgütlemek söz konusu olabilir mi? Bu konuda söylemleriniz genişleyecek mi? Yani bu birleşik bir cepheye diğer partileri de katabileceğiniz bir söylem geliştirecek misiniz" sorusuna da şöyle yanıt verdi:

"Yeni parti açısından bakıldığında, benim siyasette bildiğim bir şey var. Gerçekleşmeyen bir durumun ölçülmesi mümkün değil. Yani şimdi birçok anket yapılıyor. Soruyorlar yeni parti olursa olur, şu olur, sonra olur. Yeni partinin yine birinci parti olduğunu gösteriyorlar ya da CHP'deki mücadeleyi kazanırsak CHP'nin bıraktığımız yerden daha ileride AKP'nin daha geride olduğunu gösteriyorlar. Bunlar önemli ama gerçekleşmeyen bir şey ölçülemez. Yani hemen böyle kendini darı ambarında sanmamak lazım. Birincisi bu. Bunu kendime de telkin ediyorum, ekibe de telkin ediyorum. İkincisi, biz bu partide bir mücadeleyi sonuna kadar verme kararlılığındayız. Son çaba da boşa çıkarılırsa bu kötü niyetli çabalarla, ondan sonra millete soracağım. Ben ne taraftan yürüyeyim? Yani yol bitti. Ne taraftan gidilecek diyeceğim. Onlar bana bir yol gösterecekler. Ondan çok eminim. Ama onu öyle hani gecikmeden veya uzatarak yapacak değilim. Ama sokakta şimdi iki ses çok. İlk gün yüzde 90 partiyi asla bırakma sesi çoktu. Yüzde 10 da sen yürü biz arkandayız diyorlardı. Bu önce 70’e 30’a düştü. Şimdi 51’e 49. Partiyi bırakma diyenlerle sen yürü diyenler... Sokak ne diyecek onu duymak lazım ama sonuna kadar bu mücadeleyi vermek lazım.

Sorunuzun ikinci fazı, yeni parti olsa da inşallah burada başarırız. Burada başarmak çok istiyoruz. Olmasa burada kalsak da bizim artık bir daha geniş bir cepheyi, bir birleşik muhalefeti, böyle muhalefete abilik yaparak, patronluk yaparak değil ama kol kola girerek ya otokrasi ya demokrasi mücadelesini hep birlikte vermemiz lazım. Bunun için çatı partiler mi gerekir, ittifaklar mı gerekir veya işte bu yolda yürürken daha kapsayıcı bir birliktelik için davette bulunmak mı gerekir? Bunların hepsini konuşacağız."