Prof. Dr. İzzet Özgenç, TBMM Başkanlığına sunulan 5.8.2026 tarihli ve 2/3793 Esas sayılı kanun teklifini hukuki yönden analiz ettiği açık mektubunu X hesabı üzerinden kamuoyuna duyurdu. Özgenç, terör örgütü PKK'nın silah bırakması ve fiili varlığına son vermesi koşuluna bağlanan erteleme ve af düzenlemelerinin, hukuk devleti ilkeleriyle ve kanun yapma tekniğiyle bağdaşmadığına dikkat çekti.
"Özel af görünümlü örtülü genel af"
Mektubunda teklifin 6. maddesinde yer alan hükümlülere yönelik infaz erteleme düzenlemelerini değerlendiren Özgenç, metnin bir "koşullu özel af" niteliği taşıdığını belirtti. Ancak tasarlanan Kurulun talebi ve infaz hâkiminin kararıyla örgüt mensuplarının denetim süresi dolmadan kamu görevi üstlenebileceklerine işaret eden Özgenç, bu durumun özel affı fiilen bir "genel affa" dönüştüreceğini ifade etti.
Özgenç ayrıca, Abdullah Öcalan ile ilgili mahkûmiyet hükmünün örtülü şekilde kapsam dışı bırakılmaya çalışıldığını, ancak Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu 1 Haziran 2005 öncesinde işleyenler ile sonrasında işleyenler arasında çelişkili bir ayrım yaratıldığını ve bunun teknik bir sorun teşkil ettiğini kaydetti.
"Soruşturma açılmadan serbest kalabilecekler"
Kanun teklifindeki en kritik boşluklardan birinin örgüt yöneticileriyle ilgili olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Özgenç, mektubunda şu hususların altını çizdi:
Soruşturmasız Serbestlik: Kandil'deki örgüt yöneticilerinin, haklarında henüz Türkiye'de açılmış bir soruşturma bulunmadığı için hiçbir kısıtlamaya tabi tutulmadan serbest kalabileceği ve kamu görevi üstlenebileceği değerlendirildi.
Kasten Öldürme ve Rehin Alma İstisnası Zayıf Kalıyor: Kasten öldürme suçu kapsam dışı tutulmuş görünse de örgütü yöneten kişilerin bu suçlara iştirak edip etmediği araştırılmaksızın soruşturmalarının savcılık kararıyla ertelenebileceği, ağır yaralama ve kamu görevlilerini rehin alma gibi fiilleri işleyenlerin soruşturmasız serbest kalabileceği belirtildi.
İdari İzin Şartı: Hakkında henüz işlem yapılmamış örgüt mensupları için soruşturma açılmasının, teklifle kurulması öngörülen idari bir organın (Kurul) iznine bağlanmasının yargı bağımsızlığı bakımından sorunlu olduğu aktarıldı.
"Malvarlığı değerleri unutuldu, terimler özensiz"
Prof. Dr. Özgenç, teklifte PKK’nın kontrolü altında bulunan malvarlığı değerlerinin akıbetine ilişkin hiçbir hükme yer verilmediğini, sadece daha önce el konulmuş malvarlıklarının müsadere edileceğine dair düzenlemenin bu eksikliği gidermeyeceğini savundu. Teklifte hukuki kavramların oldukça özensiz kullanıldığını belirten Özgenç, bu durumun uygulamada ciddi kargaşaya yol açacağını dile getirdi.
"Teklif geri çekilmeli, akademik kadroyla yeniden çalışılmalı"
Söz konusu teklifin yasama sürecinde tadilatlarla düzeltilemeyecek kadar sorunlu olduğunu belirten İzzet Özgenç, mektubunu şu çağrıyla tamamladı:
"Teklif bekletilerek, özellikle Kürt sorununun çözümüne ve buna bağlı olarak terör örgütünün fiili varlığına son verilmesine, örgüt mensuplarının topluma kazandırılabilmelerine yönelik olarak, uygun görülecek akademik kadronun da katkısı sağlanarak, Hukuk Devleti ilkeleri çerçevesinde yeniden bir çalışma başlatılmasını önermekteyim. Aksi takdirde, söz konusu Teklif bu haliyle kanunlaştığı takdirde, uygulamada içinden çıkılamaz bir kaos ortamına sürüklenmiş olacağız!"