YURT HABERLERİ

Saadet Partili Akdağoğlu: "Gelin siyasi rekabeti hizmet yarışına dönüştürelim"

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Akdağoğlu, Saadet Partisi tarafından Tuzla'da düzenlenen Ortak Akıl Güçlü Şehir Çalıştayı'nda konuştu.

Abone Ol

Saadet Partisi Tuzla'da Ortak Akıl Güçlü Şehir Çalıştayı düzenledi.

Çalıştay'da konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Akdağoğlu şunları dile getirdi:

Kıymetli akademisyenler,

Değerli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri,

Muhtarlarımız,

Siyasi partilerimizin kıymetli temsilcileri,

Ve Tuzla'nın geleceği için burada bulunan değerli hemşehrilerimiz;

Hepinizi Saadet Partisi adına saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Bugün burada Tuzla'nın önümüzdeki yıllarını şekillendirecek ortak bir aklı oluşturmak için bulunuyoruz.

Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki; bir muhalefet partisi olarak burada bulunmamızın amacı eleştirmek için eleştirmek değildir. Bizim anlayışımızda siyaset; kavga etmek değil, çözüm üretmektir. Yanlış gördüğümüzü söylemek kadar doğru yapılanı takdir etmek de siyaset ahlakının bir gereğidir.

Bu nedenle bugün konuşmamda sadece sorunları değil, aynı zamanda çözüm önerilerimizi ve Tuzla için hayal ettiğimiz geleceği de paylaşmak istiyorum.

Çünkü biz inanıyoruz ki;

Bir şehrin geleceği yalnızca belediye başkanlarının, bürokratların ya da siyasi partilerin değil, o şehirde yaşayan herkesin ortak sorumluluğudur.

GÜÇLÜ ŞEHİR NEDİR?

Öncelikle güçlü şehir kavramını doğru tanımlamamız gerekiyor.

Güçlü şehir;

Sadece yüksek binaları olan şehir değildir.

Sadece büyük bütçeleri olan şehir değildir.

Sadece asfaltı, kaldırımı veya beton yatırımları fazla olan şehir de değildir.

Güçlü şehir;

Afetlere hazır olan,

Çocuklarının geleceğini düşünen,

Gençlerini başka ilçelere ve başka ülkelere kaptırmayan,

Kadınların kendini güvende hissettiği,

Yaşlıların yalnız bırakılmadığı,

Engellilerin şehir hayatına tam katılabildiği,

Yeşilin beton karşısında kaybetmediği,

Adaletin ve liyakatin esas olduğu şehirdir.

Biz Saadet Partisi olarak güçlü şehri böyle tanımlıyoruz.

TUZLA'NIN SAHİP OLDUĞU BÜYÜK POTANSİYEL

Tuzla sıradan bir ilçe değildir.

Bir tarafta Türkiye'nin en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden biridir.

Diğer tarafta denizi, sahili, doğal alanları ve tarihi dokusuyla önemli bir yaşam merkezidir.

Tersaneleriyle üretim gücüne sahiptir.

Organize sanayi bölgeleriyle ekonomik güce sahiptir.

Üniversiteleriyle bilgi üretme kapasitesine sahiptir.

Genç nüfusuyla dinamizme sahiptir.

Fakat bütün bu avantajlara rağmen şu soruyu sormak zorundayız:

Bu potansiyel Tuzlalıların yaşam kalitesine ne kadar yansıyor?

Bugün hâlâ ulaşım sorunu konuşuyorsak,

Bugün hâlâ deprem kaygısı taşıyorsak,

Bugün hâlâ gençler iş bulmakta zorlanıyorsa,

Bugün hâlâ dar gelirli aileler hayat pahalılığı karşısında ayakta kalmaya çalışıyorsa,

O zaman elimizdeki potansiyeli tam anlamıyla değerlendiremediğimizi kabul etmek zorundayız.

DEPREM VE AFET GERÇEĞİ

Değerli katılımcılar,

Tuzla'nın geleceği konuşulurken ilk gündem maddemiz deprem olmak zorundadır.

Çünkü deprem siyasi bir mesele değildir.

Deprem ideolojik bir mesele değildir.

Deprem bir hayat meselesidir.

Biz Saadet Partisi olarak şunu söylüyoruz:

Kentsel dönüşüm sadece bina yenilemek değildir.

Mahalle kültürünü koruyarak dönüşmektir.

İnsanları borç yükü altında ezmeden dönüşmektir.

Vatandaşla kavga ederek değil vatandaşla anlaşarak dönüşmektir.

Yerinde dönüşümdür.

Adil dönüşümdür.

Şeffaf dönüşümdür.

Tuzla'nın geleceği açısından önümüzdeki beş yılın en önemli konusu deprem hazırlığı olacaktır.

Bu konuda tüm siyasi farklılıkları bir kenara bırakmamız gerektiğine inanıyoruz.

YEŞİL TUZLA MI, BETON TUZLA MI?

Bugün dünyanın gelişmiş şehirleri betonla değil yeşille yarışıyor.

Daha fazla ağaç.

Daha fazla park.

Daha fazla yaya alanı.

Daha fazla bisiklet yolu.

Daha temiz hava.

Daha yaşanabilir çevre.

Stratejik planda yeşil alanların artırılması hedefleniyor.

Bu hedefi destekliyoruz.

Ancak şunu da ifade etmek zorundayız:

Yeşil alanları artırmak yalnızca yeni park yapmak değildir.

Mevcut doğal alanları korumaktır.

Kıyıları korumaktır.

Orman alanlarını korumaktır.

İklim krizine karşı hazırlıklı olmaktır.

Şehir planlamasında bu anlayışın hakim olması gerektiğini düşünüyoruz.

GENÇLERİMİZİN GELECEĞİ

Değerli dostlar,

Bir şehrin geleceği yollarında değil gençlerinde gizlidir.

Bugün Tuzla'da binlerce genç yaşıyor.

Fakat gençlerimizin önemli bir kısmı şu üç soruyla mücadele ediyor:

"Nasıl iş bulacağım?"

"Nasıl ev sahibi olacağım?"

"Nasıl bir gelecek kuracağım?"

İşte burada yerel yönetimlerin rolü devreye giriyor.

Biz gençleri yalnızca sosyal etkinliklerin katılımcısı olarak görmüyoruz.

Gençleri şehir yönetiminin ortağı olarak görüyoruz.

Gençlik meclisleri güçlendirilmelidir.

Girişimcilik merkezleri kurulmalıdır.

Teknoloji üretim merkezleri yaygınlaştırılmalıdır.

Üniversite-sanayi-belediye iş birliği geliştirilmelidir.

Tuzla, İstanbul'un teknoloji ve inovasyon merkezi olabilecek potansiyele sahiptir.

Biz gençlerimizin iş arayan değil iş kuran bireyler olarak yetişmesini istiyoruz.

SOSYAL BELEDİYECİLİK

Bir şehirde refah sadece kişi başına düşen gelirle ölçülmez.

Komşusu açken tok yatamayan insanların yaşadığı şehirler güçlü şehirlerdir.

Bugün ekonomik şartlar hepimizin malumudur.

Emekliler zorlanıyor.

Asgari ücretliler zorlanıyor.

Kiracılar zorlanıyor.

Genç aileler zorlanıyor.

Bu nedenle sosyal belediyecilik artık bir tercih değil zorunluluktur.

Ancak sosyal belediyecilik;

Sadece yardım dağıtmak değildir.

İnsanları yardıma muhtaç olmaktan kurtarmaktır.

Meslek kazandırmaktır.

İstihdam oluşturmaktır.

Üretimi desteklemektir.

Kadın girişimciliğini güçlendirmektir.

Aileyi korumaktır.

Biz Saadet Partisi olarak insan onurunu esas alan bir sosyal belediyecilik anlayışını savunuyoruz.

KATILIMCI VE ŞEFFAF YÖNETİM

Bugün vatandaşlarımızın en önemli taleplerinden biri şeffaflıktır.

İnsanlar artık kararların kapalı kapılar ardında alınmasını istemiyor.

Mahallesine yapılacak projeyi önceden bilmek istiyor.

Bütçenin nasıl harcandığını görmek istiyor.

İhale süreçlerini takip etmek istiyor.

Belediye yönetimine katkı sunmak istiyor.

Ortak akıl dediğimiz şey tam da budur.

Bugün burada yaptığımız çalıştayın anlamlı olabilmesi için sonuçlarının uygulamaya yansıması gerekir.

Vatandaşın fikri sadece alınmamalı, değerlendirilmelidir.

Katılım göstermelik değil gerçek olmalıdır.

AKILLI ŞEHİR DEĞİL, ÖNCE ADALETLİ ŞEHİR

Teknoloji önemlidir.

Dijitalleşme önemlidir.

Akıllı şehir uygulamaları önemlidir.

Fakat unutulmaması gereken bir gerçek vardır:

Bir şehir önce adaletli olmalıdır.

Sonra akıllı olmalıdır.

Çünkü adalet yoksa teknoloji de eşitsizliği büyütebilir.

Bu nedenle;

Kaynak dağılımında adalet,

Hizmet dağılımında adalet,

İmar uygulamalarında adalet,

Sosyal yardımlarda adalet,

İstihdamda liyakat

esas alınmalıdır.

Güçlü şehirlerin temelinde güçlü ahlak ve güçlü adalet vardır.

TUZLA İÇİN VİZYONUMUZ

Biz Saadet Partisi olarak önümüzdeki 20 yıllık perspektifte Tuzla'yı;

Depreme hazır,

Yeşil alanlarıyla örnek gösterilen,

Üreten,

Teknoloji geliştiren,

Üniversiteleriyle bütünleşen,

Kadınların ve gençlerin aktif olduğu,

Sosyal dayanışmanın güçlü olduğu,

Şeffaf yönetilen,

Mutlu insanların yaşadığı

bir şehir olarak hayal ediyoruz.

Bizim hedefimiz yalnızca bugünün Tuzla'sını yönetmek değil;

Çocuklarımızın gurur duyacağı yarının Tuzla'sını inşa etmektir.

SONUÇ

Sözlerimi tamamlarken şunu ifade etmek istiyorum:

Bugün burada farklı siyasi görüşlerden insanlar olabiliriz.

Farklı düşüncelere sahip olabiliriz.

Farklı çözüm önerileri sunabiliriz.

Ama hepimizin ortak bir paydası var:

O da Tuzla'dır.

Bu şehir hepimizin evidir.

Bu şehir hepimizin geleceğidir.

Bu şehir çocuklarımızın yarınlarıdır.

Gelin siyasi rekabeti hizmet yarışına dönüştürelim.

Gelin ortak aklı kişisel hesapların önüne koyalım.

Gelin Tuzla'yı sadece İstanbul'un değil, Türkiye'nin örnek ilçelerinden biri haline getirelim.

Saadet Partisi olarak bu süreçte yapıcı eleştirilerimizle, çözüm önerilerimizle ve ortak akla katkı sunma irademizle her zaman üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğumuzu ifade ediyor; hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Allah'a emanet olunuz.