EĞİTİM AKADEMİK BAŞARIDAN İBARET GÖRÜLMEMELİ
Modern eğitim sistemlerinin temel amacının yalnızca sınavlarda başarılı öğrenciler yetiştirmek olmaması gerektiğinin altı çizilen raporda, öz denetim sahibi, sorumluluk bilinci gelişmiş ve empati kurabilen bireyler yetiştirmenin toplumsal huzur için zorunlu olduğu aktarıldı. Çocuğun ilk öğretmeninin anne ve babası, ilk sosyal çevresinin ise ailesi olduğu hatırlatılarak karakter eğitiminin evde başladığı ifade edildi. Evde kurulan iletişim dilinin, sevgi ortamının, sınırların ve değer aktarımının çocuğun okul hayatındaki davranışlarını doğrudan şekillendirdiği belirtildi.
OKUL ŞİDDETİ VE AKRAN ZORBALIĞINDA AİLE BOYUTU
Son yıllarda kamuoyunun en önemli gündem maddelerinden biri haline gelen okul şiddeti ve akran zorbalığının yalnızca okul güvenliği tedbirleri üzerinden ele alınmasının eksik bir yaklaşım olacağı kaydedildi. Aile içindeki iletişim problemleri, şiddetin normalleştirilmesi veya aşırı koruyucu ebeveynlik gibi tutumların çocukların davranışlarını olumsuz etkilediği belirtilerek, akran zorbalığıyla mücadelede ailelerin sürece doğrudan dâhil edilmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca dijital çağda çocukların kontrolsüz dijital ortamlara maruz kalmasının şiddete karşı duyarsızlaşma, sosyal yalnızlaşma ve gerçeklik algısının bozulması gibi riskler taşıdığına dikkat çekilerek ailelere dijital ebeveynlik konusunda bilinçlenme çağrısı yapıldı.
“EN BÜYÜK MİRAS SAĞLAM BİR KARAKTERDİR”
Raporun bulgularına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, çocuklara dürüstlük, merhamet ve adaleti anlatmanın yetmeyeceğini, ebeveynlerin bu değerleri yaşayarak örnek olması gerektiğini vurguladı. Güçlü aile, güvenli okul ve erdemli nesil kavramlarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Tekin, çocuklara bırakılacak en büyük mirasın iyi bir eğitim veya maddi imkandan ziyade sağlam bir karakter, güçlü bir vicdan ve güzel ahlak olduğunu dile getirdi. Tekin, okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi, rehberlik hizmetlerinin artırılması ve özellikle babaların eğitim sürecine daha aktif katılımının sağlanması için koruyucu ve önleyici aile eğitim programlarının vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.