Gazze’de on binlerce Filistinlinin hayatını kaybetmesine yol açan saldırıları ve işgal politikaları nedeniyle uluslararası arenada tepkilerin odağında olan katil İsrail’in, Doğu Akdeniz’deki stratejik hamlelerini Güney Kıbrıs üzerinden derinleştirdiği yönündeki iddialar dikkat çekiyor.
Son yıllarda enerji, güvenlik ve askeri alanlarda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile ilişkilerini hızla geliştiren İsrail’in, şimdi de gayrimenkul ve arazi yatırımları üzerinden adadaki etkisini artırdığı öne sürülüyor. Özellikle İsrailli yatırımcıların Güney Kıbrıs’ta yoğun şekilde mülk satın alması, Rum kamuoyunda ciddi tartışmalara neden oldu.
GKRY’de yayın yapan Skala Times gazetesinin haberine göre, Limasol bölgesine bağlı Trozena köyünün büyük bölümü İsrailli yatırımcıların mülkiyetine geçti. Uzun süredir büyük ölçüde boş olduğu belirtilen köydeki ev ve arazilerin toplu şekilde satın alındığı ifade edildi.
Haberde ayrıca bazı Rum vatandaşların köyde bulunan kiliseye girişlerinin engellendiği yönündeki iddialar da dikkat çekti. Konuya ilişkin açıklama yapan GKRY eski milletvekili George Perdikis, yetkililere çağrıda bulunarak kamuoyunun bilgilendirilmesini istedi.
Perdikis, İsrail bağlantılı şirketlerin yalnızca Trozena’da değil, çevredeki bölgelerde de yoğun şekilde arazi ve konut satın aldığına dair iddiaların bulunduğunu belirtti. Bazı yapıların yıkıldığı ve bölgede farklı faaliyetlerin yürütüldüğünün ileri sürülmesi ise Güney Kıbrıs’ta “demografik dönüşüm” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Doğu Akdeniz’de İsrail-GKRY Yakınlaşması
İsrail ile GKRY arasındaki ilişkiler son yıllarda özellikle enerji ve savunma alanlarında dikkat çekici biçimde güçlendi. Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlayan enerji projeleri, doğal gaz anlaşmaları, ortak askeri tatbikatlar ve güvenlik işbirlikleri iki taraf arasındaki stratejik ortaklığı derinleştirdi.
Katil İsrail’in Doğu Akdeniz’de oluşturmak istediği enerji koridorlarında GKRY önemli bir merkez olarak görülüyor. Özellikle Avrupa’ya uzanacak enerji hatları, liman işbirlikleri ve askeri koordinasyon çalışmaları, bölgedeki dengeleri doğrudan etkileyen gelişmeler arasında değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre İsrailli yatırımcıların Güney Kıbrıs’a yönelmesinin arkasında yalnızca ekonomik nedenler değil, güvenlik ve jeopolitik hesaplar da bulunuyor…
“Ada’da İsrail Etkisi Artıyor” Endişesi
İsrailli şirketlerin artan mülk alımlarının yalnızca ticari yatırım olarak görülmemesi gerek. Özellikle köy ölçeğinde toplu arazi alımlarının, ilerleyen süreçte sosyal ve demografik yapıyı değiştirebilir.
İsrail’in Filistin topraklarında sürdürdüğü işgal politikaları nedeniyle bölgedeki yayılmacı stratejilerinin yakından takip edilmesi gerek. Güney Kıbrıs’taki gelişmeler Doğu Akdeniz’in geleceği açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
Yabancılara yönelik büyük ölçekli arazi satışlarının artması, GKRY içinde “ulusal egemenlik”, “demografik yapı” ve “stratejik bağımlılık” tartışmalarını da beraberinde getirirken, işgalci İsrailli yatırımcıların adadaki faaliyetlerinin ne yönlü ilerleyeceği, bu durumun önüne nasıl geçileceği ise merak konusu. Şimdi gözler İsrail’i durdurmak için atılacak olan adımlarda.