YURT HABERLERİ

Siyer Vakfı Siyer Eğitim Merkezi Diorama Müzesi’nin açılışı gerçekleştirildi

Hz. Muhammed'in hayatı ve İslam tarihinin önemli dönüm noktalarının dioramalar aracılığıyla yeniden canlandırıldığı Siyer Vakfı Siyer Eğitim Merkezi Diorama Müzesi’nin açılışı gerçekleştirildi.

Abone Ol

Hz. Muhammed'in hayatı ve İslam tarihinin önemli dönüm noktalarının dioramalar aracılığıyla yeniden canlandırıldığı "Siyer Eğitim Merkezi Diorama Müzesi", ziyaretçilerine bugün kapılarını açtı.

Siyer Vakfı’nın Eyüp Sultan'daki merkezinde yer alan müze, siyeri yalnızca metinler üzerinden öğrenilen bir alan olmaktan çıkararak görsel, işitsel ve mekansal bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor.

Siyer Vakfı Siyer Eğitim Merkezi Diorama Müzesi’nin açılışı bugün gerçekleştirildi.

Açılışa İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, Eyüpsultan Kaymakamı Arslan Yurt, Siyer Vakfı Başkanı Ali Dalgıç ve Siyer Vakfı Kurucusu Muhammed Emin Yıldırım katılım sağlayarak açılışı gerçekleştirdi.

Program Sümbülü Efendi Cami İmam Hatibi Hafız İbrahim Yıldırım’ın Kur’an’ı Kerim tilaveti başladı.

Daha sonra Siyer Vakfı Başkanı Ali Dalgıç konuşmalarını gerçekleştirdi.

Dalgıç konuşmasında şunları dile getirdi:

Ben sözlerime başlamadan evvel ülkemizde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan elim olaydan dolayı orada vefat eden evlatlarımıza, öğretmenimize Allah'tan rahmet, yaralı olana tez zamanda şifalar diliyorum. Ailelerine de sabırlar diliyorum. Allah rahmet eylesin. İnşallah ülkemizin bir daha böyle bir elim olayı yaşamaması adına da Rabbime niyaz ediyorum. Kıymetli misafirlerimiz, yaklaşık 2,5 yıldır sürdürmüş olduğumuz müzemizin inşaatında alanında mahir insanlarla çalıştık. En önce Mimarımız Ömer kardeşime ve müzemizin inşaatında Diorama sanatkarı Yasin kardeşime ses ve görüntü ve otomasyon ekibine çok çok teşekkür ediyorum. Ve bu süreç içerisinde hiç ekibi yalnız bırakmayan Siyer Vakfımızın Müdürü Oğuzhan kardeşime çok teşekkür ediyorum. Ama en önemlisi de bu süreci en iyi şekilde yürütülmesinde sağlıklı bir şekilde ilerlemesinde fayda sağlayan kıymetli hocamın ilmi ve tarihi bilgisiyle beraber bu müzenin kurulumunda en baştan sonuna kadar onun bilgilerine dayandırdığımızdan dolayı kendisine şükranlarımı sunuyorum. Bir teşekkürü de müzemizin inşaatı esnasında finansman yükünü taşıyan ismini açıklamak istemeyen kardeşime çok çok teşekkür ediyorum. Allah ebeden onlardan razı olsun. Kıymetli misafirlerimiz, müzemizin gezesi esnasında ümit ediyoruz ki sizler Peygamber Efendimiz’in 23 yıllık nübüvvet dönemini sanki bir rüyadaymış gibi yaşayıp o şekilde zihninize kalmasını arzu ediyoruz. Rabbim inşallah sizlerle beraber bu e hizmetin daim olmasını niyaz ediyorum. Bu süre içerisinde müzemizde beklentimiz gerçekten her insana ulaşacak şekilde bir ziyaret bekliyoruz. Allah'ın izniyle günde 120 insana ulaşabileceğimiz şekilde bir plan üzerinde, davet dili üzerinde inşallah bu yolumuza devam edeceğiz. Rabbimden niyaz ediyorum ki inşallah bu siyer eğitimleriyle beraber ülkemizdeki bütün gençlerimiz, bütün halkımızın daha da faydalanması adına bir çalışmayı bu hayata geçirmiş olalım. Ben sizlere katılımızdan dolayı çok çok teşekkür ediyorum. Saygılarımı sunuyorum. Hoş geldiniz. Sefa geldiniz.

Dalgıç’ın ardından konuşmalarını gerçekleştiren Siyer Vakfı Kurucusu Muhammed Emin Yıldırım şunları dile getirdi:

Bismillahirrahmanirrahim.

Elhamdülillah vessalatü vesselamü ala resulillah. Sayın valim, sayın kaymakamım, basınımızın güzide mensupları ve siz değerli kardeşlerim, hepinizi Allah'ın selamıyla selamlıyorum. Esselamüaleyküm ve rahmetullahi ve berekatü. Bu güzel cuma gününün sabahında böyle güzel bir iş için bizleri bir araya getirdiği için Rabbime de sonsuz hamd ediyorum. Yılların hayalleri ve bu hayaller gerçekleşince tabii insan heyecanlanıyor, seviniyor. O sevinç ve heyecanla birlikte aslında bundan sonraki sorumluluklarımıza ait de farklı şeyler zihinlerimizde belirliyor. İnşallah rabbim bu kutlu yolun kutlu neferleri kılar hepimizi ve hakkını verenlerden oluruz bu güzel hizmetlerin. Ali abimiz Kahramanmaraş'taki bu elim hadiseyi hatırlattı. Ben de bir rahmet dileyerek sözlerime başlamak istiyorum. Allah rahmet eylesin oradaki o yavrularımıza ve öğretmenimize. Bir daha böyle acıları Mevla yaşatmasın bizlere. Bu acıların yaşanmaması da aslında bugünkü bu hizmetle doğrudan bağlantılı. İnsanlar olarak hepimiz aslında rol modellerle yürüyoruz. Hayatımızı öyle şekillendiriyoruz. Kime sorarsanız sorun ister ikrar etsin ister etmesin. Benzemeye çalıştığımız birileri vardır bizim. Zaten bütün mesele o benzemeye çalıştığımız yerleri, o rol modelleri doğru olanlardan belirlemek. Biz her gün Fatiha'da en az 40 kez rabbimizden aslında bunu istiyoruz. Allah'ım bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet. O nimet verdikleri kim? Onlar da dört sınıf. Nisa Suresinin 69. ayetinde beyan buyurulduğu gibi nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihler. İşte bu dört sınıfı mecburen tanımamız gerekiyor. Tanımayan nasıl onların yolunu bilecek ve nasıl o yolu yürüyecek? Bütün çaba, siyer, siyerle alakalı buradaki hizmetler, şimdiye kadar yapılanlar, bugün işte beraberce şahitliğini yaptığımız bu müzemiz ve bundan sonra inşallah yapılacak olanlar hepsi bununla alakalı. Tanıyalım ki onların dünyasını kendi dünyamızla birleştirelim. Adımlarımızı onların adımlarıyla birleştirelim. Onların üzerinden Allah'ın bize vermiş olduğu mirası, mesajı doğru anlayalım ve o mesaj çerçevesinden hayatlarımızı anlamlı bir biçimde yaşayabilelim. Bütün çaba bu. İşte bu çabadan dolayı yıllardır kardeşlerimiz bilir. 2010'da Siyer Vakfı burada faaliyetlerine başladı ama öncesi de var. Hep biz siyer çalışmalarını yaparken ki bu alanda çalışan hocalarımızın da itiraf edeceği, söyleyeceği bir hakikat bu. Bizim kitaplarımızda inanılmaz derecede bilgiler var. Ama bu bilgilerin bugünün dünyasına taşınma noktasında yeni usuller ve yeni teknikler geliştirmemiz gerekiyor. Bu kadar dünyanın görselliğe işte rağbet ettiği bir zamanda sadece kitap çözmüyor işi. Mecburen biz de çocuklarımıza, gençlerimize, alanda olan hocalarımıza, kardeşlerimize bu işin görsel olan tarafını da oluşturmamız ve yansıtmamız gerekiyor. Hacca ya da umreye gidenler çok iyi fark etmişlerdir. Zaten şu anda siyerin coğrafyası tarihten hiçbir iz taşımıyor. Nereye giderseniz gidin yani eğer ilk kez de gidiyorsanız bir hayal kırıklığına uğrarsınız. Zannedersiniz ki Safa ile Merve tepesi arasına koşarken Hacer'in koştuğu gibi koşacaksınız. Ama öyle bir imkan yok. Tabii giderseniz Uhud'a zannedersiniz ki orayı daha farklı bir biçimde hissedeceksiniz, yaşayacaksınız. Ama o kadar imara, o kadar binalara mahkum edilmiş ve coğrafya korunmamış ki bu konuda Uhud'u saatlerce o coğrafyanın içerisinde olsanız bile eğer oraları bilen bir rehber size anlatmıyorsa anlayamıyorsunuz. Çünkü çok ciddi bir biçimde bozulmuş bir coğrafyayla karşı karşıyayız. tarihi anlamda hiçbir iz şu anda siyer coğrafyasında karşılığını bulmuyor. Hal böyle olunca işte mecburen biz de bu manada bir şeyler yapmamız gerekiyordu. Elhamdülillah bunu ilk yapan biz değiliz. Başka kardeşlerimiz de Mekke'de, Medine'de, Fas'ta yapanlar oldu. Biz bütün bu çalışmaları iyice bir gözlemledik. Biz ne yapabiliriz? Oradakinin aynısını buraya kopyalamak bir maharet değil. Biz başka bir şey daha yapabilir miyiz diye bir çaba içerisine olduk. Ve yıllardır bu konuda bütün yaptığımız çalışmaları da toparlayarak biraz sonra siz de şahitlik edeceğiniz o Dioroma Müzesini oluşturduk. Orası şu anda var olan bütün maketlerin daha detaylısı ve daha üst bir versiyonu oldu. Elhamdülillah biz daha fazla detaylara dikkat ettik. Oradaki coğrafyanın özel bazı hususlarını bugünün dünyasına taşıma adına ve burada o görsellikle takdim etme adına bir çaba içerisinde olduk. Daha iyi olabilir miydi? Elbette ki daha iyi olabilirdi ama mevcut imkanlar çerçevesinde ancak bu kadar oldu. Bundan sonrasının da daha güzel olacağına inanıyorum inşallah. Öyle bir altyapı oluşturduk ki biz bu altyapının üzerine artık bundan sonraki süreçte versiyon versiyon bazı şeyleri bina edeceğiz. Daha fazla dijital bir aslında bir şey olacak, imkan olacak ve bundan sonraki süreçte biz birkaç daha üst versiyonlarıyla siyer konusunda bu konuda özellikle meseleyi daha iyi anlayabilmemiz için orada bir zemin oluşturmaya çalıştık. İnşallah biraz sonra göreceksiniz. Peygamber Efendimizin hücre-i saadeti ile başlayacak süreç. Sonra Mekke çok detaylı bir hicret yolu çalıştık. Hicretin birçok hatırasını. Orada iki türlü bir imkan var ama bugün sadece işte bir miktarına şahit olacağız. Hem otomasyonla rahat bir biçimde kendiniz gelip ziyaret edebileceğiniz ve ışıkların yönlendirmesiyle bazı özel mekanları görebileceğiniz şeyler var. Ama bir üstünde de ben daha fazla araştırma yapmak istiyorum, detaylara inmek istiyorum diyen kardeşlerimiz de yine buradaki rehber arkadaşlarımızın eşliğinde daha güzel bir biçimde orada bu çalışmaları yapabilecekler ve böyle bir hizmetle işte hicret yolundan sonra Medine'ye sonra Mescid-i Aksa'ya arkasından Kabe'nin tarihi sürecinin tamamına bütün bu ziyaret gerçekleştikten sonra üç savaşın bazı ayrıntılarına Bedir bir hendek. Daha sonra da inşallah hazırlanan bir film var. Bu seneki filmimiz Özgürlük Evi. Kabe'nin tarihi ile alakalı. Ama o film her sene yenilenecek. Çünkü öyle bir imkan da sunmak istiyoruz. Her sene yenilenerek siyerdeki bir olayın daha farklı bir biçimde nazarlara takdim edilmesi arzusuyla o filmleri de yenileyerek bir 10 dakikalık kısa filmini de izleyerek yaklaşık 40-45 dakikada ziyareti bitirilmiş bir vaziyette iş tamamlanmış olacak. İnşallah daha ötesine Allah bizi vardırsın diye dua edin ve bu yapılan hizmetin çocuklarımızın, gençlerimizin, kardeşlerimizin siyeri anlamalarına bir katkı sağlamasına vesile olmasını rabbimizden dileyelim. Eğer bu konuda biraz olsun yüreklerimizde var olan peygamber sevgisine, sahabe sevgisine biraz daha katkı sağlayabilir ve o sevgiyi daha da bir üste taşıyabilirse maksat hasıl olmuş olur. Allah bu maksattan ve bu niyetten de bizi geri koymasın inşallah. Bu bir ekip işi tabii. Yani işin görünen bir yüzü var. Görünen yüzde isimler var, simalar var. Ama arka tarafta da böyle bu işin gerçekten çok ciddi bir biçimde emeğini çeken kardeşlerimiz var. Ben tek saymayayım ama Ömer'imiz işte Yasin kardeşimiz, Oğuzhan'ımız ki Ali abinin de çok ciddi emekleri var. Bütün emek veren, katkı sağlayan kardeşlerime teşekkür ediyorum. Allah daha nice güzel hizmetler onlara da bizlere de nasip etsin diye dua ediyorum. İnşallah bu yapılan çalışmanın da hepimizden salih bir amel olarak kabul buyurulmasını rabbimden niyaz ediyorum. Sağ olun, var olun. Bu güzel ana bizimle beraber eşlik ettiğiniz için, şahitlik ettiğiniz için Allah hepinizden razı olsun. Cumanız mübarek olsun inşallah.

Son olarak konuşmalarını gerçekleştiren İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier şunları söyledi:

Bugün burada vakfımızca yapımı gerçekleştirilen Siyer Eğitim Merkezi ve Diorama Müzesinin inşallah açılışını hep beraber gerçekleştireceğiz. Bugün bölgemizde yaşadığımız hadiseleri, süreçleri hepiniz yakinen gözlemliyorsunuz. İslam alemi bugün birlik ve beraberlik içinde olamadığı için medeni olarak bildiğimiz, bize insan hakları, hukuk dersleri vermeye çalışan batılı ülkelerin bombalamalarına maruz kalan Müslüman kardeşlerimizin acısını hepimiz hep beraber yaşıyoruz. Bu tabii ki İslam aleminin maalesef şu an birlik ve beraberlik içinde tam anlamıyla olamamasından kaynaklanan süreçler. Bunu sağlamanın yolu da dinimizi, diyanetimizi, örfümüzü tam anlamıyla ve doğru bir şekilde öğrenmekten geçiyor. İşte Siyer Vakfımızın bugün inşallah açılışını yapacağımız Siyer Eğitim Merkezi de bu amaca matuf hizmetlerden birisi. İnşallah bizler de şimdi videosunu kısaca izledik. Ondan bile heyecanlandık. Şimdi canlı bir şekilde görmek için hakikaten ben de sabırsızlanıyorum. Burayı görecek kardeşlerimiz, gençler, çocuklar hem kitaptan edindiği bilgilerle burada yakinen o kitaplardaki siyer hayatını gözlemleme fırsatı bulacaklar. dinini, diyanetini daha iyi öğrenecekler. Ben bu Siyer Eğitim Merkezi’nin tamamlanmasında emeği geçen başta hayırseverimizi, Siyer Eğitim Merkezi, Siyer Vakfı’nın değerli temsilcilerini tebrik ediyorum. Hayırlı hizmetlerinin inşallah devamını diliyorum. Teşekkür ediyorum tekrar. Sağ olun.

Konuşmaların ardından Siyer Vakfı Siyer Eğitim Merkezi Diorama Müzesi’nin açılışı kurdele kesilerek gerçekleştirildi.