ABD ve Suudi Arabistan, Suriye hükümetinin IŞİD ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu’na 90. üye olarak katıldığını ve "Şam yönetiminin Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile ülkenin kuzeydoğusunun entegrasyonu konusunda kapsamlı bir anlaşmaya vardığını" açıkladı.
Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde dün Riyad'da düzenlenen IŞİD ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu Küçük Grup toplantısının ardından ortak bildiri yayımlandı. Toplantının açılışını Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Waleed A. Elkhereiji yaparken, eş başkanlığı ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack yürüttü.
Bildiride, "Suriye Hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmanın memnuniyetle karşılandığı" belirtildi. Söz konusu anlaşmanın "kalıcı bir ateşkesi ve kuzeydoğu Suriye'nin sivil ve askeri açıdan merkezi yönetimle entegrasyonunu kapsadığı" ifade edildi.
Katılımcılar, "Suriye hükümetinin IŞİD ile mücadele çabalarında ulusal liderliği üstlenme niyetini" vurguladı ve SDG'nin bu süreçte verdiği kayıplar için takdirlerini aktardı.
Şam yönetimi ile doğrudan iş birliği yapılacak
Ortak bildiride, Suriye hükümetinin IŞİD ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu’na 90. üye olarak kabul edildiği duyuruldu. Koalisyon üyeleri, "Şam yönetimiyle yakın çalışmaya hazır olduklarını” kaydetti ve üye ülkeleri “Suriye ve Irak'ın çabalarına doğrudan destek vermeye" çağırdı.
Toplantıda belirlenen öncelikler arasında IŞİD tutuklularının hızlı transferi ve güvenliğinin sağlanması, üçüncü ülke vatandaşlarının ülkelerine iadesi ve el-Hol ile Roj kamplarındaki ailelerin onurlu bir şekilde topluma geri kazandırılması yer aldı. IŞİD ile mücadele kampanyasının geleceği konusunda Şam ve Bağdat ile koordinasyonun sürdürüleceği belirtildi.
"Irak’ın IŞİD’lileri gözaltında tutma çabalarını takdir ediyoruz"
Koalisyon yetkilileri, diplomatik ve askeri kanallar arasındaki yakın koordinasyona dikkati çekti. Irak hükümetinin "IŞİD savaşçılarını güvenli bir şekilde gözaltında tutma çabalarını takdir ettiklerini" kaydeden yetkililer, Suriye'nin de tutuklu merkezleri ve yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kampların sorumluluğunu üstlenmesini "olumlu karşıladıklarını" ifade etti.
Bildiride, tutukluların Irak gözetimine transferinin bölgesel güvenlik için hayati önem taşıdığını belirterek, "ülkelerin kendi vatandaşlarını Irak ve Suriye'den geri alması ve sorumluluk üstlenmesi gerektiği" çağrısı yapıldı.