Müstafi Tümamiral Sayın Cihat Yaycı’nın bize gönderdiği “Taşacak Bu Deniz” adlı iletiyi köşemize aktarmakta fayda mülahaza ediyoruz. Herkesin bildiği gibi Sayın Yaycı, milli meselelerde dik durması ile ün yapan, tarihi olayları ve güncel meseleleri gündeme taşıması ile milletimiz nezdinde itibar gören nadir şahsiyetlerden birisidir.
Takip edebildiğimiz kadarı ile gerçekten de dizideki bu deniz taşmış, böylece Karadeniz’in geleneksek yapısını ve yöresel lehçeyi alay konusu yapmış, diğer taraftan Karadenizlilerin ve bilhassa Rize ve Trabzonluların asla onaylamayacağı aile içi edepsizlikleri dizi konusu yaparak, ülkenin tamamına ufunet saçmış, böylece denizi kirletmiştir.
Utanmadan, arlanmadan hazırlanan bu dizinin, Türkiye Televizyon Kurumunun birinci kanalında yayınlanması son derece üzücüdür. Herhalde sakallı olan genel müdür, siyasete soyunuyor ki gözleri görmez oldu. Onun için bu dizinin yayınlanmasında mahzur görmemiştir. Taşan bu deniz milleti üzmüştür ama kimin umurunda!
Dikkatlice izlendiğinde görülecektir ki, bu dizide Trabzonlulara, Rizelilere bir nevi sövülmektedir, onlarla alay edilmektedir. Bu dizi, bizi, Trabzon Çaykara’lı olduğumuz için, daha çok üzmüştür. Bu dizi ile ilgili bize gönderilen makaleyi, arzı münasip gördük.
Şöyle ki;
(Bu dizi ile) “Trabzonluya, Rizeliye (bir nevi) sövülüyor. “Taşacak Bu Deniz” dizisinin senaryosunu Yunan istihbaratı mı yazdı? Şayet Yunan istihbaratı yazmadıysa, kimler, ne için ve hangi maksatla yazdılar? TRT olarak bu diziyi nasıl kabullenebiliyor ve de hangi maksatla gösterime sokuyorsunuz?
Dizinin 1. Bölümünün başlangıcında, ekrana kocaman harflerle “Yunanistan-Atina” yazısı… Mezuniyet töreni ve sahnede ise kocaman bir Acropolis yazısı… Ardından kilise, papaz, kalabalık bir Yunan topluluğu sahneleniyor… Papazın ‘Trabzon bizimdir’ imzasıyla vaazı ve sonrasında Sümela Manastırı…
“Taşacak Bu Deniz” dizisi normal ve masum bir dizi olmanın çok ötesinde, maksatlı ve de dış bağlantılı bir operasyon olmalı!
Trabzon’da kullanılmayan “Koçari” kelimesiyle Rize’yi de işin içine katarak, dizide geçen iğrençliklerin daha geniş bir sahaya sıçramasına özen gösterilmiş(tir).
Taşacak Bu Deniz.
Evet, denizden Pontusçuluk, Trabzonluyu aşağılama, Trabzonlulara hakaret taştı(ufunet yayıldı).
Dizideki rezaletlere (gelince):
Trabzon insanı, ırz ve namus düşmanı olarak gösteriliyor… Aile içi şiddet, müstehcen söz ve davranışlar, işkence, sadistlik… Bebek satacak kadar aşağılama, iftira, geri zekâlı, manyak davranışlı, aptal görünümlü, birbirine saygısız bir Trabzonlu tiplemesi…
Çok aşağılayıcı ve küçültücü bir şekilde işlenen; kan davası, hasımlık, akıl, izan ve ahlak dışı davranış bozuklukları… Rastgele ve aptalca sağa sola kurşun sıkmalar, çok iğrenç bir şive…
Trabzonluları gözden düşürmek, her yönüyle alaya alıp küçültmek, aşağılamak, ahlaki yönden çürümüş aile yapılarını ise çökmüş olarak göstermek ve dahası Trabzonluları çok yönlü linç etmek.
Üstelik (bu dizi) de milletin parasıyla çekilip, devletin kendi televizyon kanalından yayına sokulmuştur. Birçok bilgi birikimli, kültür sahibi akademisyen ve milli ruha sahip insanımız bu rezaletin farkında oldukları halde, nedense suskunlar. (Doğruyu dillendiremiyorlar zira dilleri lal olmuştur)
Diğer taraftan;
Şehrin her yanı dizinin reklam afişleri ile doldurulmuş. Dizinin oyuncuları, okul çevrelerinde ilkokul çocukları ile buluşturuluyor… Sloganlar, galalar tertip edilerek halkla sıcak temas sağlanıyor… Bütün bu yapılan hinliklerden bir şeyleri sezmemek, görmemek, iğrenç kokuyu almamak ne mümkün.
Deniz taştı! Taşan denizden karaya vuran, (ahlaksızlık) Pontusçuluk ve Trabzonluyu aşağılamak oldu. Dikkat edin.
Bu zamana kadar, Sümela Manastırı, kilise kalıntıları, yer isimleri, horon, kemençe üzerinden yürütülen Pontusçuluk, bundan sonra “Taşacak Bu Deniz” gibi dizilerle yürütülecektir.
Bundan 5 yıl kadar önceki “Sen Anlat Karadeniz” dizisi de bunun benzeri bir diziydi.” (unutma!)
Hemen beyan edelim ki, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacak, ahlaksız ve maksatlı dizilerde yayınlanamayacaktır. Masum gibi görünenler milletimizi aldatmamalı, bilenler konuşmalı ve muktedirler ikaz edilmelidir. Ve ancak ülkenin korunabilmesi için “Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi… “ (Nisâ / 58) emretmektedir.
Sonuç olarak; Trabzonluların ve Rizelilerin halkı namuslu, edepli, misafirperver, ırz ve namusunda hassastır. Taşması halinde, bu taşkınlıktan ar ve hayâsı kalmayanları da temizler. Dizilerle bu insanları kirletmeye çalışanları da affetmez. Zira onlar “önce ahlak ve maneviyat” için yaşarlar. Onun için herkes haddini bilmelidir. Çünkü çırpınırsa Karadeniz, herkesi ayıklar.
Rahman ve Rahim,
Kadir ve Muktedir,
Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.
Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). 12.02.2026