GÜNDEM

TBMM'de çocuklara internet ve sosyal medya sınırlaması önerildi

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Çocuk Hakları Alt Komisyonunun taslak raporunda, 18 yaş altındaki çocukların cep telefonu ve tabletlerindeki internetin 22.00-06.00 saatlerinde sınırlandırılması, sosyal medya platformlarının çocuklar için 15 yaşını doldurana kadar hizmet sunmaması önerisinde bulunuldu.

Abone Ol

AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu başkanlığındaki komisyon toplantısında "Dijital Mecralarda Çocuklarımızı Bekleyen Tehdit ve Riskler" konulu taslak rapor ele alındı.

Milletvekillerinin görüş ve önerilerinin ardından komisyonda kabul edilen ve üst komisyona gönderilen rapor, 6 ana bölümden, 204 sayfadan ve 82 öneriden oluşuyor.

"Dijital ortamlarda çocukları koruma yasası hazırlanmalıdır"

"Dijital Mecralarda Çocuklarımızı Bekleyen Tehdit ve Riskler" konulu taslak raporun sunuş bölümünde değerlendirmelerde bulunan Katırcıoğlu, şunları kaydetti:

"Bugün çocuklarımızın dijital dünyada karşılaştıkları fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimleri açısından ortaya çıkan riskler, toplumumuzun tüm kesimlerini ilgilendiren modern bir sosyal problemdir. Bu problemi göz ardı etmenin toplumumuz için ne kadar acı sonuçları olacağının farkındayız. Bu nedenle dijital ortamlardan çocuklara yönelik gelen ve gelebilecek olan her türlü tehditten onları koruma görevi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu rapor, ulusal ve uluslararası alanda dijital dünyada çocuklara yönelik riskleri ve fırsatları en geniş perspektiften ele alarak çocuklarımızın faydasına olabilecek bir dizi düzenlemeyi hayata geçirmeyi hedeflemektedir."

Komisyon çalışmalarının anlatıldığı raporda, dijital bağımlılığın çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri, diğer ülkelerin mücadele örnekleri ve çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik tespit ve öneriler yer aldı.

Çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları risklerin giderek artması ve çeşitlenmesinin, çocuklara yönelik dijital hak ve güvenlik alanında özel bir yasal çerçeve oluşturulmasını gerekli kıldığı belirtilen raporda, "Çocukları siber ortamdaki istismar, mahremiyet ihlali ve bağımlılık gibi tehditlerden koruyacak, ebeveynlere hak arama yollarını anlaşılır biçimde sunacak çocuğun üstün yararı odaklı bir dijital ortamlarda çocukları koruma yasası hazırlanmalıdır." ifadesi kullanıldı.

Dijital ortamlarda işlenen çocuklara yönelik suç türlerinin kapsamının, yapay zeka kullanımı da dahil edilerek yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanan raporda, Çocuk Koruma Kanunu'na çocuğun dijital ortamdaki gizlilik hakkını güvence altına alan ve siber suçlara karşı koruyucu, önleyici hükümler içeren düzenlemelerle bu suçlara yönelik ağırlaştırılmış yaptırımlar içeren hükümler oluşturulması önerisinde bulunuldu.

Raporda, çocukların mahremiyetlerinin ve kişisel görüntülerinin, kamu kurumları dahil olmak üzere dijital platformlarda izinsiz ve kontrolsüz şekilde paylaşılmasını önleyecek açık ve bağlayıcı yasal hükümler hayata geçirilmesi gerektiği belirtilerek, şu önerilere yer verildi:

"Çocukların dijital içeriklerdeki temsili ile sosyal medya ve çevrim içi platformlarda reklam/pazarlama yoluyla hedeflenmesine ilişkin çocuk haklarına dayalı etik yayın ilkeleri oluşturulmalı, bu çerçevede içerik üreticilerine, yayıncılara ve platformlara yönelik rehber ilkeler geliştirilerek denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir. Çocukların dijital ortamlarda karşılaşabileceği risklerin farkında olarak bu risklerden kendilerini koruyabilen bilinçli bireyler haline gelmelerini sağlamak amacıyla dijital okuryazarlık ve dijital güvenlik dersleri Milli Eğitim müfredatına zorunlu ders olarak dahil edilmeli, ana sınıfı dahil olmak üzere tüm eğitim kademelerinde uygulanmalıdır."

Eğitim ortamlarında çocukların mahremiyetlerinin korunması amacıyla, eğitimcilerin dijital platformlarda öğrenci görüntülerini izinsiz ve kontrolsüz şekilde paylaşmalarının önlenmesine yönelik Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir yönetmelik hazırlanması ve bu kapsamda gerekli idari ve etik düzenlemelerin hayata geçirilmesi istenen raporda, "Eğitim ortamında ihtiyaç duyulmayan teknolojik cihazların (telefon, akıllı saat vb.) okul ortamında kullanılmamasına yönelik uygulamalar tüm okullarda standart hale getirilmeli, öğretmenlerin sınıf içi dijital dikkat dağınıklığını önlemeye yönelik uygulamaları, açık mevzuat hükümleri ve yönetmeliklerle güvence altına alınmalıdır." değerlendirmesine yer verildi.

"Çocuk hattı" uygulaması

Okullarda görev yapan psikolojik danışman ve rehber öğretmen sayısının artırılması, çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği bağımlılık, siber zorbalık ve istismar risklerine karşı erken müdahale ve farkındalık çalışmalarının aktif ve etkin bir şekilde yürütülmesi tavsiyesinde bulunulan raporda, şunlar kaydedildi:

"Çocukların yaş ve gelişim düzeylerine uygun olmayan sosyal medya hizmetlerine erişimin sınırlandırılması, yaş doğrulama ve içerik denetimi mekanizmalarının etkin şekilde uygulanması tavsiye edilerek, sosyal medya platformlarının çocuklar için 15 yaşını doldurana kadar hizmet sunmaması ve 18 yaşına kadar filtrelenmiş içerik sunması yasal hale getirilmelidir. İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının gerekli kanuni düzenlemeleri ivedilikle hayata geçirmesi, yaş doğrulama sistemlerinin tüm dijital hizmetler bakımından zorunlu hale getirilmesi önem arz etmektedir. Ayrıca, ihtiyaç duyulması halinde, çocukların kullandığı teknolojik cihazlara yönelik olarak 18 yaşına kadar 'çocuk hattı' benzeri SIM kart uygulamalarının hayata geçirilmesi gibi işlevsel ve koruyucu tedbirlerin, alanında uzman kurum ve kişilerce değerlendirilmesi gerekmektedir."

Raporda, mevcut denetim yapısının "çocuk hakları" odağında güçlendirilmesi ve özel ihtisas komisyonları kurularak çocukların dijital ortamda karşılaşabileceği tehdit ve suç türlerine yönelik uzmanlaşmış birimler oluşturulması gerektiği belirtilerek, "Sosyal medya platformlarında içerik yüklerken hangi yaş gruplarına hitap edildiğinin belirtilmesi zorunlu olmalıdır. Çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimlerinin korunması, uyku düzenlerinin sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi ve dijital ortamlarda maruz kalabilecekleri risklerin azaltılması amacıyla, 18 yaşın altındaki çocukların kullandığı mobil cihazlar üzerinden sağlanan internet erişiminin, 22.00-06.00 saatleri arasında sınırlandırılması veya yavaşlatılması esası benimsenmelidir." denildi.

Dijital ortamlarda çocuklara yönelik sürümlerde "kumara ve sanal bahise özendirici mekanizmaların" yasaklanması istenen raporda, "Çocukların yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerine yönelmesini önlemeye yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin artırılması gerekmektedir. Bu kapsamda, dijital mecralarda ve fiziksel ortamlarda bahis içeriklerine erişimin engellenmesi, çocukları hedef alan dolaylı reklam ve tanıtım faaliyetlerinin denetim altına alınması önem taşımaktadır. Çocuklarda görülen dijital, internet, oyun ve teknoloji bağımlılığı gibi farklı bağımlılık türleriyle mücadeleye yönelik çeşitli ve güncel psikolojik müdahale programları geliştirilmelidir." ifadeleri kullanıldı.