Yargıtay, Rıdvan Çamlıca ve Yıldıray Çamlıca'nın dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 17 Mart 2019 tarihinde Üsküdar'da halka hitap ettiği sırada Saadet Partisi ve Genel Başkan Temel Karamollaoğlu'nu hedef almasına ilişkin verdikleri tepki nedeniyle yargılandıkları davada aldıkları cezayı onadı.
İDDİANAMEDEN
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 17 Mart 2019 tarihinde Üsküdar'da halka hitaben bir konuşma yaptığı belirtilmişti.
İddianamede, sanıklar Rıdvan Çamlıca ve Yıldıray Çamlıca'nın, konuşması sırasında Soylu'yu hedef alarak hakaret içerikli bağırdıkları anlatılmıştı.
Sanıkların alınan savunmalarında, Soylu'nun Saadet Partisi'ne ilişkin söylemlerine karşı çıktıklarını, ancak hakaret içerikli sözler söylemediklerini ileri sürdükleri, olaya tanık olan 3 polis memurunun ise sanıkların Bakan Soylu'ya hitaben hakaret içeren sözler söylediklerini beyan ettikleri kaydedilmişti.
İddianamede, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı "kamu görevlisine alenen hakaret" suçunu işledikleri savunularak, 3 ay 15 günden 2 yıl dörder aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti.
Yargıtay cezayı onadı
Rıdvan Çamlıca ve Yıldıray Çamlıca'nın dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 17 Mart 2019 tarihinde Üsküdar'da halka hitap ettiği sırada Saadet Partisi ve Genel Başkan Temel Karamollaoğlu'nu hedef almasına ilişkin verdikleri tepki nedeniyle yargılandıkları davada aldıkları ceza Yargıtay tarafından onandı.
Konuya ilişkin Yargıtay kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi; dosyadaki delillerin üç koruma polisinin tanıklığından ibaret olması, olay anına ilişkin görüntülerin toplanıp incelemesinin yapılmaması, mağdurun olay tarihinde Bakan sıfatı ile değil üyesi olduğu siyasi parti adına orada bulunması ve siyasi parti üyesi olmanın kamu görevi sayılmaması, mağdurun konuşmasındaki sözleri dikkate alınarak haksız tahrik hükümlerinin tartışılmaması, şikayetten vazgeçme dilekçesinin bulunması ve buna rağmen vekilin duruşmaları takip etmesinin hakimin tarafsızlığını tehlikeye düşürmesi nedenleriyle kararın bozularak sanıklar hakkında beraatlerine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III.GEREKÇE
Sanıkların savunmaları, tutanak ve tüm dosya kapsamından, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanıklara yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.11.2025 tarihinde karar verildi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi; dosyadaki delillerin üç koruma polisinin tanıklığından ibaret olması, olay anına ilişkin görüntülerin toplanıp incelemesinin yapılmaması, mağdurun olay tarihinde Bakan sıfatı ile değil üyesi olduğu siyasi parti adına orada bulunması ve siyasi parti üyesi olmanın kamu görevi sayılmaması, mağdurun konuşmasındaki sözleri dikkate alınarak haksız tahrik hükümlerinin tartışılmaması, şikayetten vazgeçme dilekçesinin bulunması ve buna rağmen vekilin duruşmaları takip etmesinin hakimin tarafsızlığını tehlikeye düşürmesi nedenleriyle kararın bozularak sanıklar hakkında beraatlerine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III.GEREKÇE
Sanıkların savunmaları, tutanak ve tüm dosya kapsamından, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanıklara yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.11.2025 tarihinde karar verildi.