Dünyanın en büyük 7 ekonomisi, başta Çin ve Suudi Arabistan gibi daha zengin ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelede kesenin ağzını açmasını talep edecek.

Ekonomim.com'dan Hilal Sarı'nın haberine göre; Bu hafta İtalya’da bir araya gelen G7 ülkeleri liderlerinin bu kararı, zengin ekonomileri Çin, Suudi Arabistan, Hindistan ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerle karşı karşıya getirecek. Türkiye’nin de aralarında olduğu gelişmekte olan ekonomiler geçmişte yol açtıkları - ve bu sayede milli gelirlerini kaydadeğer oranda artırmalarını sağlayan - karbon emisyonları için zengin ülkelerin bedel ödemesini istiyor.

Birleşmiş Milletler’in perşembe günü sonlanan ve Bonn kentinde gerçekleşen zirvesinde bu konudaki fikir ayrılıkları daha da belirgin hale geldi.

Trump'ın daha fazla koruma talebi reddedilmiş Trump'ın daha fazla koruma talebi reddedilmiş

BM 100 milyar dolar toplamayı hedefliyor

BM’nin hedefi Bakü’de gerçekleşecek COP29 İklim Zirvesi’nde daha fakir ulusları fonlamak amacıyla yıllık 100 milyar dolarlık bir fon toplamak. Bu hedef on yılı aşkın bir süre önce konmuş ancak Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine höre ancak ve ancak 2022’de tutturulabilmişti. Financial Times’ın görüntülediği taslak G7 sonuç bildirgesinde “G7 ülkelerinin amaca uygun bir [iklim finansmanı] hedefine öncü katkıda bulunma niyetinde olduklarını vurguluyor ve katkıda bulunabilecek ülkelerin herhangi bir uluslararası kamu finansmanı seferberliğine dahil edilmesinin öneminin altını çiziyoruz” ifadeleri yer alıyor.

Suudi Arabistan: Gelişmişler 441 milyar dolar ödesin

Çin, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan ve Brezilya’nın da bu fona katkı sağlaması bekleniyor. Suudi Arabistan, Arap ülkeleri grubu adına da Bonn’da konuşmuş ve “ABD ve AB’nin başı çektiği gelişmiş ülkelerin ise gelişmekte olan ülkelere iklim finansmanı olarak yılda 441 milyar dolar gönderilmesi gerektiğini savunmuştu.

Nisan ayında Almanya Başbakanı Olaf Scholz, birçok gelişmekte olan ekonomilerin artan ekonomik güçle birlikte büyük karbon salıcılar haline geldiğini söyledi. Scholz, "Son 30 yılda emisyonlara önemli katkıda bulunan ülkelerin, bunu yapabilecek ekonomik konumda olmaları halinde kamu maliyesine de katkıda bulunmaları gerektiğini" belirtti.

İklim odaklı bir düşünce kuruluşu olan E3G’de kıdemli uzman olarak görev yapan Alden Meyer, Bonn’daki müzakerelerin “2030 itibariyle küresel emisyonları yüzde 43 oranında düşürmek amacıyla COP28’de alınan kararların uygulanmasının ne kadar zor olduğuna dikkat çekti.