İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (ISNA) göre, İrevani, Hürmüz Boğazı ile ilgili Bahreyn tasarısının oylaması vesilesiyle yapılan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) konuşmasında çatışmayı sona erdirecek herhangi bir çözümün, saldırganlığa kesin ve geri döndürülemez bir son vermeyi ve tekrarını önleyecek güvenilir ve doğrulanabilir güvencelere dayalı adil ve kalıcı bir barışı tesis etmeyi garanti etmesi gerektiğini ifade etti.
Trump’ın son açıklamasına değinen İrevani, “Bugün, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı bir kez daha son derece sorumsuz ve aynı zamanda endişe verici bir dile başvurdu: ‘Bütün bir medeniyet bu gece yok olacak ve asla geri dönmeyecek’ diyen bir dil kullandı.” dedi.
Bu tür bir söylemin, uluslararası barış ve güvenliği korumakla görevli BMGK’nın daimi üyesi bir ülkenin başkanına veya herhangi bir lidere yakışmadığını ifade eden İrevani, şöyle konuştu:
“ABD Başkanı'nın, uluslararası toplumun gözü önünde, İran'daki köprüler, enerji santralleri ve enerji tesisleri de dahil olmak üzere tüm sivil altyapıyı yok etmekle tehdit ederken ve savaş suçları ile insanlığa karşı suçlar işleme niyetini açıkça ilan ederken, tasarının yazarları ve hamilerinin bu siyasi güdümlü metni oylamaya sunmak için acele etmeleri üzücü ve endişe vericidir.”
İrevani, tasarının kabul edilmesi durumunda belirsiz ve temelsiz suçlamalara dayalı güç kullanımını normalleştireceğini, daha geniş bölgesel ve uluslararası tırmanma riskini artıracağını ve tehlikeli bir emsal teşkil edeceğini kaydetti.
İrevani, “Bu nedenlerle, bu taslağı hukuken savunulamaz, siyasi olarak dengesiz ve stratejik olarak istikrarsızlaştırıcı buluyoruz.” dedi.
ABD’li yetkililerin artık nükleer tesisleri hedef almaktan açıkça bahsettiğini aktaran İrevani, bu tür “pervasız” tehditlerin uluslararası eylemsizliğin doğrudan bir sonucu olduğunu ve Birleşmiş Milletler ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın güvenilirliğini ciddi şekilde zedelediğini vurguladı.
İrevani, 28 Şubat’tan bu yana, Natanz, Buşehr, Erak ve Erdekan çevresindeki İran nükleer tesislerine çok sayıda saldırı düzenlendiğini aktararak, “Özellikle aktif Buşehr nükleer santralinin yakınındaki tekrarlanan saldırılar endişe vericidir. Nükleer tesislere, özellikle de Buşehr nükleer santraline yapılacak herhangi bir saldırı, kaçınılmaz olarak telafisi mümkün olmayan insani ve çevresel sonuçlara yol açacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.