GÜNDEM

Mahmut Arıkan’dan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine tepki

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Resmi Gazete’de yayımlanan “Askeri Araç ve Gereçlerin Transit Geçişine ve Ticaretine Dair” Cumhurbaşkanlığı kararnamesine sosyal medya hesabından yayımladığı video ile tepki gösterdi.

Abone Ol

Kararnamenin bölgesel gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, Türkiye’nin olası bir savaşın parçası haline getirilme riskine dikkat çekerek yetkililere “açık ve net açıklama” çağrısında bulundu. İran’a yönelik olası askeri süreç, ABD’nin üs iddiaları ve geçmişte yaşanan 1 Mart tezkeresi sürecine atıf yapan Arıkan, “Bu millet Türkiye’nin böyle bir tuzağın içine sürüklenmesine razı değildir” dedi.

Arıkan’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımın metni:

“Resmi gazetede Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın imzasıyla;

“askeri araç ve gereçlerin transit geçişine ve ticaretine dair”

bir kararname yayınlandı.

Tam bu esnada;

Trump yönetiminin İran’a karşı kullanılmak üzere

Türkiye’den üs talep ettiğine dair iddialar duyuyoruz.

Batılı ülkelerin

Trump’ın Hürmüz Boğazı çağrısına mesafeli duruşlarını dikkatle takip ediyoruz.

Şimdi bölgemiz hiç olmadığı kadar sıkışmışken,

Yayınlanan bu kararname

Aklımıza -hafızamızdaki- “tehlikeli” soruları getiriyor…

Türkiye İran’a karşı yürütülen savaşta

İsrail’e lojistik sağlayan bir ülke mi olacak?

Irak işgali sürecinde olduğu gibi

1 Mart Irak tezkeresi kabul edilmemesine RAĞMEN

Üsler Amerika’nın hizmetine açılmış,

4990 sorti yapılmıştı.

Yoksa yine aynısı mı yaşanacak?

Bu kararname Ukrayna ile ilgiliyse

bu durumda Karadeniz’deki

görece istikrarlı durum bundan nasıl etkilenecek?

Bu kararname neyin nesidir?

Neden, hangi amaçla gündeme getirilmiştir?

Yetkililer bu soruların cevaplarını

bir an önce

en küçük bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde

açıklamak zorundadır.

Bugün de, tıpkı 1 Mart’ta olduğu gibi,

bu millet Türkiye’nin böyle bir tuzağın içine sürüklenmesine razı değildir!

Şimdi, biz

Saadet Partisi olarak uyarıyor,

Aynen Erbakan Hocamızın cümleleriyle söylüyorum:

Eğer bütün bu gelişmeler

İran’a dönük bir sürecin parçasıysa

ve Türkiye’yle İran’ın karşı karşıya getirilmesi tuzağına düşerseniz

‘yedi sülaleniz alnını secdeden kaldırmasa bunun vebalini ödeyemezsiniz.’