GÜNDEM

Mahmut Arıkan:Gelin milletin iradesinin hiçbir gölgenin altında kalmadığı bir Türkiye'yi inşa edelim

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 23 Nisan Özel Oturumu’nda TBMM Genel Kurulu’na hitap etti. Arıkan "Meclis ilk açıldığında duvarında Şura Suresi'nin 38. ayetinde geçen 'İşlerini istişare ile yürütürler' yazıyordu. Gelin işlerimizi istişare ile yürütelim. Gelin çocukların aç yatmadığı, korkmadan okula gidebildiği, milletin iradesinin hiçbir gölgenin altında kalmadığı bir Türkiye'yi inşa edelim" dedi.

Abone Ol

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 23 Nisan Özel Oturumu’nda TBMM Genel Kurulu’na hitap etti.

Arıkan şunları dile getirdi:

Gazi Meclisi'mizin 106. kuruluş yıldönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramını en kalbi duygularımla kutluyorum. 23 Nisan dünyada çocuklara armağan edilmiş tek bayram. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çocuklarımızın varlığını, haklarını ve geleceğini hesaba katmadan kurulan her cümle eksiktir. Gidilen her yol yanlıştır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı gün Emperyalizm'e karşı milletimizin sözünün başladığı gündür ancak bugün Emperyalizm ve Siyonizm'e karşı olan mücadelemiz ağır yaralar almıştır. Neden? Ülkemize ve bölgemize nizam vermeye, rejimi tarif etmeye kalkan Epstein müdavimi ve dünyadaki en büyük siyonistlerden biri Antalya Diplomasi Forumu'nda baş köşede ağırlandı.

O yüzden şunun bilinmesini isteriz. 106 yıl önce günün imkansızlıkları içinde devleşen irade bugün bir avuç karanlık odağın karşısında suskun kalmayı hak etmiyor. Bizler ne o kahramanların bıraktığı bağımsızlık mirasını ne de çocuklarımızın hüznü dış güçlerinvesayetine kurban etmeyeceğiz.

Değerli milletvekilleri, eşitsizliklerin, yoksulluğun, uluslararası hukukun hiçe sayıldığı, savaş ve çatışmaların en çok çocukları ve kadınları vurduğu bir dünyada vicdanın, merhametin, adaletin ve barışın merkez üssü olan güçlü bir Türkiye'ye çok ihtiyaç var. Bu bu beklentiyi karşılayacak bir Türkiye'de siyasetin gündemi, kutuplaşma ve çatışmaları büyütmek olmamalı. İktidarıyla, muhalefetiyle hepimize düşen hak ve adalet ekseninde samimi bir diyalog zeminini oluşturabilmektir. Toplumun hiçbir kesimini ötekileştirmeden dayanışma ve kardeşliği muhkem kılmaktır. Buna odaklanmayan her arayış beyhude arayış olacaktır.

Biz bu kürsüden toplumun tüm kesimlerine bir çağrı yapıyoruz. Bu çağrı adaleti tesis etme, mağduriyetleri giderme, siyasetin dilini güzelleştirme, iyiliği bir yarışa dönüştürme, kucaklaşma ve helalleşme çağrısıdır. Biz toplumun her kesiminin bu çağrıya kulak vereceğine, destek olacağına inanıyoruz. Çünkü Türk'üyle Kürt'üyle insanımızın talebi adalet, güvenlik ve refah içerisinde yaşamaktır. Alevi'si ile Sünni'siyle insanımızın talebi inançlara saygı, düşünceye özgürlüktür. Mütedeyyiniyle, seküleriyle, genciyle, yaşlısıyla, erkeğiyle, kadınıyla insanımızın talebi geçim kaygısının ve yalnız kalma korkusunun olmadığı barış ve huzur iklimidir. Eğer biz çözüme odaklanmışsak, bu pencereden bakarsak bu taleplerin hiçbiri birbirine karşı olan talepler değildir. Bilakis birbirini tamamlayan taleplerdir. Çünkü adalet bir bütündür. Çünkü bu ülke hepimizindir.

Değerli milletvekilleri, 23 Nisan'ın bize yüklediği sorumluluk tam da burada başlıyor. Önümüzde iki yol var. Ya bugün burada birbirimizi suçlamaya devam edeceğiz ya da birlikte çözümü konuşacağız. Hatırlatmak isterim ki bu Meclis ilk açıldığında duvarında Şura Suresi'nin 38. ayetinde geçen "İşlerini istişare ile yürütürler" yazıyordu. Gelin işlerimizi istişare ile yürütelim. Gelin çocukların aç yatmadığı, korkmadan okula gidebildiği, milletin iradesinin hiçbir gölgenin altında kalmadığı bir Türkiye'yi inşa edelim. Aziz milletimizi ve Genel Kurul'u saygıyla selamlıyorum.