AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yapıldı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezindeki toplantı sonrasında, MYK gündemine ilişkin açıklama yaptı.
Hem iç politikada hem dış politikada yoğun bir gündemle karşı karşıya olunduğunu belirten Çelik, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin 3. yılında, vatandaşların evlerine kavuşmasının en büyük sevinçleri olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, depremin ilk anından itibaren her toplantıda konuyu gündemde tuttuğunu aktaran Ömer Çelik, bölgede büyük bir gayretle çalışıldığını anlattı.
Ömer Çelik, o dönemlerde, bir yandan felaketle uğraşırken bir yandan da dezenformasyonla uğraştıklarını belirterek, şöyle konuştu:
"Bu yıl dönümünde en üzücü olaylardan biri ise CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in kullandığı üslup ve söylediği sözlerdi. Burada yapılanları gölgelemeye ve lekelemeye çalışan bir üslup içerisinde, kendilerine ait belediyelerin katkılarını anlatmaya çalışırken aslında bunların birçoğunun katkı olmadığını itiraf eden sözler ortaya koydu. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Devleti merkezi yönetimiyle, belediyeleriyle bir bütündür ve bununla ilgili bir ayrım söz konusu değildir. Ancak Sayın Özgür Özel’in üslubuna, burada yaptığı konuşmalara ve hakikatleri görmezden gelme gayretine hep şahit olduk. Orada CHP yönetiminin söylemi ve zihniyeti bu yıl dönümünde bir kez daha enkaz altında kaldı. Bu üzücüydü. Ama bunların bir önemi yok. Çalışmaya devam edeceğiz."
“Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki çalışmalar, kesintisiz devam ediyor”
“Terörsüz Türkiye” sürecine değinen Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki çalışmalarının, kesintisiz bir şekilde devam ettiğini bildirdi.
Yine bu konuyu gündeme aldıklarını söyleyen Çelik, "Bir yandan Terörsüz Türkiye'nin ve terörsüz bölgenin ortaya koyduğumuz ilkeler şekillenmesi, ilerlenmesi söz konusu. Buna dönük olarak dezenformasyonlar, maksimalist yaklaşımlar, çerçevenin dışına taşmaya çalışan aşırı söylemler, odağımızı kaybettirmeye yani terör örgütünün fesih ve silah bırakması odağını sulandırmaya dönük birtakım yanlış yaklaşımlar ya da birtakım ırkçı söylemler söz konusu olabiliyor. Manipülasyon ve provokasyonun bizi yolumuzdan geri çevirmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.
"Sosyal medya konusunda çalışma yürütüyoruz"
Ömer Çelik, dünyada tartışılan bir diğer önemli başlığın da son gündemlerle birlikte sosyal medya konusu olduğunu ifade ederek, "Biz sosyal medya konusunda bir çalışma yürütüyoruz ve Sayın Cumhurbaşkanımız hem nesilleri korumak, hem dezenformasyonlara karşı direnmek, hem de artık millî egemenliğin bir parçası haline gelen siber egemenliğimizi korumak için pek çok konuşmasında bu konuya dikkat çekmektedir” diye konuştu.
Avrupa’da bazı ülkelerde, 16 yaşından küçük çocukların korunmasına yönelik güçlü yasal tedbirlerin alınmasının gündemde olduğunu aktaran Çelik, "Özgürlüğümüzü, egemenliğimizi ve çocuklarımızı korumak için bu konuda daha hassas olmamız gerektiği açıktır. Türkiye siber alandaki egemenliğini korumak için de kararlı bir mücadele sürdürecektir ve bu çerçevede sosyal medya yasasını, özgürlüğümüzü koruma ve teknoloji oligarklarının her şeyi yönetme saldırganlığına karşı bir set oluşturma anlayışıyla ele alacağız” ifadelerini kullandı.
“İran'a müdahale dışarıdan yapılacak bir müdahale, yanlış analizlere dayanır”
AK Parti Sözcüsü Çelik, ABD ve İran arasındaki gerginliğe de değinerek, İran'la ilgili konunun yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Çelik, İran-ABD müzakerelerin başladığını ifade ederek, “Biz bu müzakereler yoluyla konuların çözülmesinin fevkalade önemli olduğunu değerlendiriyoruz. İran'a müdahale dışarıdan yapılacak bir müdahale, yanlış analizlere dayanır. İran'da tabii ki sorunlar var, siyasal alanda, sosyal alanda. Ama bunu İran toplumunun kendi dinamikleriyle çözmelidir" diye konuştu.
“Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş konusunda Sayın Dervişoğlu'nun açıklamaları son derece kıymetlidir”
Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e yönelik söylemleri kınayan Çelik, şunları söyledi:
"Nefret siyaseti hastalık olarak zaman zaman kendisini gösteriyor. Mihalgazi Belediye Başkanımız vatandaşımızın oyuyla seçilmiş Zeynep Hanım'a nefret söylemiydi. Gerçekten aşağılık söylemdi. Ortaya konulan tepkinin çok anlamlı olduğunu ifade etmek isterim. Kadın vatandaşlarımızın nefret söylemine karşı çıkması son derece kıymetliydi. Farklı siyasi partilerden ortak duyarlıklı açıklama yapıldı. Bu da bu alanda milli mutabakat sağlandığı anlamına geliyor. Bu şahsın İYİ Partili olduğu söyleniyordu. İYİ Parti disiplin mekanizmaları çok hızlı karar aldı. Sayın Genel Başkan Müsavvat Dervişoğlu'nun açıklamaları son derece kıymetlidir. Buradan herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz."
"CHP Genel Başkanı’nın kullandığı ifadeler, Türk siyasi hayatında pek eşi benzeri olmayan bir skandaldır"
AK Parti Sözcüsü Çelik, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan arasındaki polemikten sonra Özarslan’ın AK Parti’ye geçeceği iddialarına ilişkin soruya Çelik, şu yanıtı verdi:
"CHP Genel Başkanı’nın kullandığı ifadeler, Türk siyasi hayatında pek eşi benzeri olmayan bir skandaldır. Bir genel başkanın bu derece küfürlü bir şekilde kendi partisindeki bir belediye başkanına dönük ifade kullanması ya da herhangi birine yönelik bu tarz sözler sarf etmesi gerçekten hem üzücü hem de utanç verici bir durumdur. Bu tabloyu ortaya koyanlar açısından elbette ayrıca değerlendirilmesi gereken bir vahamet söz konusudur. Cumhuriyet Halk Partisi bu hale nasıl geliyor, bu şekilde bir savrulmanın ve seviye yoksunluğunun içine nasıl düşüyor sorularının cevabını, Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımızın değerlendirmesi gerektiği gibi, bütün milletimiz de değerlendirecektir. Kürsüye çıktıklarında demokrasi, hukuk ve siyasi diyalog diyorlar, siyasetin seviyesinin yükseltilmesi gerektiğini dile getiriyorlar. Fakat bu mesajlar, seviye düşüklüğü ile bile tanımlanamayacak bir noktada, adeta seviye yok. Bu nedenle bu mesele hakkında konuşmak bile utanç vericidir. Yapılan savunmalar o mesajlardan daha kötü. Çıkıp özür dilenmesi gereken bir konudur. Bu nasıl olmuş, böyle bir duruma nasıl gelinmiş, o da ayrı bir mesele.
Keçiören Belediye Başkanının partimize geçmesiyle ilgili, Genel Başkanımız ve yetkili kurullarımız böyle bir konuyu değerlendirmedi. Tabii pek çok belediye başkanının partimize dönük talebi var. O talepler, genel başkanımızın başkanlığında yetkili kurullarda değerlendiriliyor. Ama bugün itibarıyla Keçiören Belediye Başkanıyla ilgili bir gündem yok, verilmiş bir karar yok. Herhangi bir karara şu ya da bu şekilde varırsak bunu size açıklarım."
TÜVTÜRK muayene istasyonundaki polis cinayeti
Çelik, bir başka soru üzerine de TÜVTÜRK muayene istasyonunda darbedilen polis memurunun kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmesinden büyük üzüntü duyduklarını söyledi. Ömer Çelik, şöyle devam etti:
“Hukuken gereği mutlaka yapılacaktır ve biz de süreci takip edeceğiz. Bu tür olaylarla ilgili tedbirlerin artırılması gerekir. Ancak şiddet yalnızca belli alanlarda değil, farklı kurumlarda ve toplumun çeşitli alanlarında da karşımıza çıkmaktadır. Bu sadece güvenlik güçlerinin inisiyatifiyle çözülebilecek bir mesele değildir. Güvenlik güçlerimiz, emniyetimiz, jandarmamız ve adliyemiz insanüstü bir gayretle görevlerini yerine getirmektedir. Bunun yanında toplumsal bir duyarlılık oluşturulması da şarttır. Trafikteki şiddet de bunun bir parçasıdır ve çok yönlü bir mücadele gerektirir. Siyasetin üzerine düşen, cezaların ağırlaştırılması gibi adımları atmaktır ve bu yapılmaktadır. Ancak medyada kullanılan dilden toplumun farklı kesimlerinin yaklaşımlarına kadar herkesin sorumluluk alması gerekir.”
"Deprem bölgesinde yardımların mezheplere göre dağıtıldığı ve Alevi vatandaşların dışlandığı çok büyük bir iftiradır”
Sorular üzerine, deprem bölgesinde yardımların mezheplere göre dağıtıldığı ve Alevi vatandaşların dışlandığı iddialarını da değerlendiren Çelik, “Bu çok büyük bir iftiradır. Sahada bulunmamış kişilerin provokatif amaçlarla ortaya attığı bu iddiaların hâlâ dile getirilmesi son derece üzücüdür. O gün sahada olan herkes bilir ki yardımlar ilk mağdura ve ilk ihtiyaç duyana ulaştırılmak için büyük bir özveriyle yapılmıştır. Bu iddialar dikkatle incelenmiş ve tamamının yalan olduğu ortaya çıkmıştır” dedi.
“Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve KKTC’nin çıkarlarını zedeleyecek girişimlerden uzak durulsun”
Çelik, bir başka soruya karşılık da Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) haklarına zarar verecek adımlardan kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, “Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çıkarlarını zedeleyecek girişimlerden uzak durulsun. Bütün bunlar masada konuşulur ve diplomasi çerçevesinde sonuca ulaştırılır” diye konuştu.
Kıbrıs meselesinin temel başlıklardan biri olduğunu ifade eden Çelik, "Bizim her zaman söylediğimiz şudur; Kıbrıs Türk davasına her zaman sahip çıkmaya devam edeceğiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarının ve egemenliğinin korunması bizim milli davamızdır” değerlendirmesinde bulundu. KKTC yönetiminin de sorunların diplomasi yoluyla çözümünden yana olduğunu dile getiren Çelik, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yönetimi bu konuda doğru mesajlar vermektedir” ifadelerini kullandı.