Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı gündem analiz raporunu yayımladı. “Her Yedi Boşanmadan Biri 50 Yaş Üzerinde” ana başlığıyla kamuoyuna sunulan raporda, kamuoyunda “gri boşanma” olarak adlandırılan ve 50 yaş üzeri bireylerde görülen evlilik sonlandırma vakalarındaki hızlı artışa dikkat çekildi.
VAHİM TABLO RAKAMLARA YANSIDI
Türkiye'de son yıllarda evlilik oranları düşerken boşanmaların arttığına işaret edilen raporda, 2001 yılında 17 bin 112 olan gri boşanma sayısının 2025 yılında 61 bin 252'ye ulaşarak yaklaşık 3,6 katına çıktığı belirtiliyor. Uzun yaşam süresi, çocukların evden ayrılmasıyla oluşan boş yuva sendromu, emeklilikle değişen hayat düzeni ve kadınların ekonomik bağımsızlığının artması gibi etkenlerin bu boşanma eğilimini güçlendirdiği ifade ediliyor.
YOKSULLUK VE YALNIZLIK TEHLİKESİ
Gri boşanmaların eşlerin yanı sıra çocukları ve aile içi bakım ilişkilerini de derinden etkilediği vurgulanan raporda, boşanma sonrası ortaya çıkan tablonun ciddiyetine dikkat çekiliyor. Sürecin en belirgin sonuçları arasında gelir kaybı, barınma güçlüğü, yalnızlık ve sosyal destek ihtiyacının yer aldığı kaydedilirken, özellikle düzenli geliri veya yeterli emekli aylığı bulunmayan ileri yaştaki kadınların yoksulluk riskiyle çok daha fazla karşı karşıya kalabildiği uyarısı yapılıyor.
“30 YILLIK YUVALAR DAĞILIYOR”
Raporun yayımlanmasının ardından açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, Türkiye'de aile yapısının ciddi bir değişim sürecinden geçtiğini ve boşanmalardaki artışın artık sadece genç çiftlerle sınırlı kalmadığını belirtti. Bugün boşanan her yüz kişiden yaklaşık 15'inin 50 yaş ve üzerinde olduğunu hatırlatan Tekin, 2025 yılında gerçekleşen boşanmaların yüzde 30'unun 16 yıl ve daha uzun süren evliliklerde yaşandığına dikkat çekerek, yirmi, otuz hatta kırk yıl aynı hayatı paylaşmış insanların dahi evliliklerini sonlandırdığını dile getirdi.
“AİLEYİ EKONOMİK ŞARTLARDAN BAĞIMSIZ DEĞERLENDİREMEYİZ”
Boşanmaların kendine özgü sebepleri olmakla birlikte ailenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal şartlardan bağımsız ele alınamayacağını ifade eden Av. Sinan Tekin, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, işsizlik ve borçluluk gibi etkenlerin aile içinde var olan sorunları daha da ağırlaştırdığını vurguladı. Millî Görüş anlayışında ailenin toplumun temeli olduğunu hatırlatan Tekin, ailenin huzur içinde yaşayabileceği şartları oluşturmanın devletin temel sorumluluğu olduğunu belirterek, ekonomi politikalarının başarısının vatandaşın sofrasına ve aile huzuruna yaptığı katkıyla ölçülmesi gerektiğini kaydetti.
“POLİTİKALAR 50 YAŞ ÜZERİNİ DE KAPSAMALI”
Türkiye'nin yaşlanan nüfusuna ve yalnız yaşayanların artan sayısına dikkat çeken Av. Sinan Tekin, aile politikalarının yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu. Seyirci kalmak yerine bugünden tedbir alınması gerektiğini belirten Tekin, aile danışmanlığı hizmetlerinin yalnızca genç çiftlere değil, çocukların evden ayrılması veya emeklilik gibi önemli değişim süreçlerinden geçen 50 yaş üzerindeki çiftleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.