Saadet Partisi Arnavutköy İlçe Başkanlığı tarafından organize edilen “Ortak Akıl Güçlü Şehir” Çalıştayı, ilçenin geleceğine yönelik önemli değerlendirmelere sahne oldu. Programa Saadet Partisi Arnavutköy İlçe Başkanı Musa Sevinçhan, Saadet Partisi İstanbul İl Sosyal İşler Başkanı Hakan Tevfik Erdağı ve Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin katıldı.
Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, muhtarlar, akademisyenler ve kanaat önderlerinin yoğun ilgi gösterdiği çalıştayda, Arnavutköy’ün mevcut durumu, geleceğe dönük riskleri ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı.
“Arnavutköy İstanbul’un En Stratejik İlçelerinden Biri”
Arnavutköy’ün son yıllarda İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu ve büyük ölçekli yatırımların etkisiyle İstanbul’un en hızlı dönüşen ilçelerinden biri haline geldiğini belirten Tekin, bu büyümenin planlı ve sürdürülebilir olup olmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
“Bugün birçok şehir büyüyor ancak aynı ölçüde gelişemiyor. Nüfus artıyor ama yaşam kalitesi artmıyor. Bizim hedefimiz sadece büyüyen değil, gelişen bir Arnavutköy olmalıdır” diyen Tekin, şehirleşmenin insan odaklı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“Su Kaynakları Gelecek Nesillerin Emanetidir”
Konuşmasında çevre ve su politikalarına özel yer ayıran Tekin, Arnavutköy’ün Terkos ve Sazlıdere havzaları başta olmak üzere İstanbul’un en önemli su kaynaklarının merkezinde bulunduğunu hatırlattı.
İstanbul’un artık kendi su kaynaklarıyla yetebilen bir şehir olmadığını ifade eden Tekin, su havzalarının kısa vadeli rant anlayışına kurban edilmemesi gerektiğini belirterek, “Arnavutköy yalnızca kendi geleceğinden değil, milyonlarca İstanbullunun su geleceğinden de sorumludur. Su havzaları gelecek nesiller adına korunması gereken milli servetlerdir” dedi.
“Kuzey Ormanları Arnavutköy’ün Hazinesidir”
Tekin, Arnavutköy’ün sahip olduğu doğal zenginliklerin ilçenin en büyük değeri olduğunu belirterek, şehirlerin zenginliğinin yalnızca bütçeleriyle değil, ormanları, tarım alanları, temiz havası ve biyolojik çeşitliliğiyle ölçüldüğünü söyledi.
“Bugün gelişmiş şehirler artık betonla değil, yaşam kalitesiyle yarışıyor. Bizim vizyonumuz daha fazla beton değil, daha fazla yaşam alanıdır; daha fazla rant değil, daha fazla nefes alanıdır” ifadelerini kullanan Tekin, çevre duyarlılığının şehir planlamasının temel unsurlarından biri olması gerektiğini kaydetti.
“Afetlere Hazırlık Siyaset Üstü Bir Meseledir”
İstanbul’un deprem gerçeğine dikkat çeken Tekin, afetlere hazırlığın tüm kurumların ortak sorumluluğu olduğunu belirtti.
Her mahalle için ayrı afet eylem planları hazırlanması, toplanma alanlarının güçlendirilmesi, afet lojistik merkezlerinin oluşturulması ve vatandaşlara temel afet eğitimlerinin verilmesi gerektiğini ifade eden Tekin, “Afet olduktan sonra yapılan çalışmaların maliyeti, afet olmadan yapılan hazırlıkların kat kat üzerindedir” dedi.
Çalıştay, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi. Program sonunda yapılan değerlendirmelerde, çalıştaydan çıkan fikir ve önerilerin raporlaştırılarak ilgili kurumlarla paylaşılacağı belirtilirken, Arnavutköy’ün daha yaşanabilir, çevreye duyarlı, afetlere hazırlıklı ve insan merkezli bir şehir haline gelmesi için ortak çalışmaların sürdürüleceği ifade edildi.