İsmailov yazısında şunları dile getirdi:

İşgalci İsrail ordusu Gazze’nin güney bölgelerine yoğun topçu saldırısı düzenledi İşgalci İsrail ordusu Gazze’nin güney bölgelerine yoğun topçu saldırısı düzenledi

Milli ideoloji devletleri ayakta tutan en önemli faktörlerden biridir. Maalesef birçok yorumda ve medya materyalinde ideoloji kavramının manipülasyona açık olduğunu görüyoruz.

Ulusal ideolojiden bahsederken kavramın formülünü doğru tanımlayabilmemiz gerekiyor. İdeolojiyi kısa ve geniş anlamda açıklayabiliriz. Kısaca ideolojiyi, bir fikri alıp o fikirle bir sistemi (devlet, toplum ve hatta aileyi) kontrol etme aracı olarak değerlendirebiliriz. 18. yüzyılın sonlarında tarih sahnesine çıkan ve sadece sosyal bilimlerde değil, gündelik yaşamda da siyasal, toplumsal, kültürel ve ekonomik olaylara anlam kazandırma görevini üstlenen "ideoloji" kavramı, yapısı itibariyle önemli ve oldukça kapsamlı bir terim olarak kullanılmaktadır.

Felsefede ideolojiyi dünya görüşünün en önemli biçimi olarak gören yeterli sayıda filozof vardır. Dünya görüşü fikri, ideal bireylerin veya kurumların davranışlarına rehberlik etmek için kullanılan bir dizi fikir olarak tanımlanır. Siyasi, felsefi, dini ve değerler alanlarına odaklanan bir kavramdır. Karmaşık yaşam içerisinde incelendiğinde ideoloji kavramı toplumun nasıl işlediğini, bireylerin toplumdaki rolünün ne olduğunu, kaos içerisinde en iyi yolun ne olduğunu açıklayan bir kavramdır. Yaygın inanışın aksine ideoloji, basit bir siyasi varsayımlar bütünü olarak tanımlanmaz. Siyasi ve sosyal hayatı anlamaya yardımcı olan bir kavramdır.

Toplumu haritalandıran ve toplum içinde hareket etmeyi sağlayan bir kavramdır.

Artık neo-emperyalizm toprağı işgal etmiyor, düşünceyi ve bilinci “işgal ediyor”. Toplumların değerleri baltalanıyor. Toplumda ayrıştırma politikaları gündemde. Bunun sonucunda ulusal kimliğine ve topluma yabancı zihinsel özellikler kazanan “Z Kuşağı”nın oluşturulmasına çalışılmaktadır. Bunlar arasında ulusal ideolojiye yabancı "hareketler" yaratmak, sosyal medyayı yoğun bir şekilde kullanmak, alternatif iletişim araçlarını kullanarak ulusal ideolojiden ayrı "topluluklar" oluşturmak temel amaçlar arasında yer alıyor.

Azerbaycan'ın parçalanmasını ve yıkılmasını bekleyen düşmanların planlarını ve hayallerini yıkan, Azerbaycancılık ideolojisi, bu ideolojinin Azerbaycan halkının ulu önderi Haydar Aliyev tarafından büyük bir bilgelikle uygulanmasıydı.

Azerbaycancılık ideolojisinin temel ilkeleri, 1995 yılında bağımsız Azerbaycan Anayasasının oluşturulmasında önemli bir etki yarattı. Ülkede siyasi reformların başlatılması süreci, bu ideolojiyi kendisine kriter olarak seçmiştir. Ülkemizin uluslararası toplum tarafından ciddi bir devlet olarak kabul edilmesinde, gençlerin milli ruhla eğitilmesinde, genç neslin vatansever ve milli ruhla yetiştirilmesinde Azerbaycancılık ideolojisinin son derece büyük etkisi olmuştur. Bu etki günümüzde hala mevcuttur. Azerbaycan da şanslıydı ki, Haydar Aliyev'den sonraki dönemde onun yazdığı ideoloji, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından büyük bir öngörüyle hayata geçirildi. Bugünkü muzaffer Azerbaycan bu ideolojinin temelleri üzerinde güçlenmiştir.

44 gün süren Vatanseverlik Savaşı, ülkedeki halk-iktidar, halk-ordu birliğinin temelinde Azerbaycancılık ideolojisinin bulunduğunu gösterdi. Bu ideolojinin etkisiyle Karabağ'ın işgalini bitiren 44 günlük savaş döneminde işgalci Ermenilere uyguladığımız "demir yumruk"a paralel olarak millet olarak hassas konularda tek yumruk olmayı başardık. İşgalden kurtulan toplum içinde de "Birleşik Vatan", "Birleşik Devlet" ve "Birleşik Azerbaycan" kavramları etrafında sıkı bir birlik ortaya çıktı.

Azerbaycancılık ideolojisi başarılı bir şekilde gelişecek ve devlet politikasının ön saflarında yer almaya devam edecek, Azerbaycan'da milli birlik temeli üzerinde durmak en önemli faktörlerden biri olarak kalacaktır.

Yeni dönemin zorlukları arasında üzerimize düşen yük, Azerbaycan ideolojisinin propagandasını yaygınlaştırmaktır. 2020 yılına kadar Azerbaycancılık da işgale karşı birlik modeli idiyse, şimdi bu düşünce sistemi işgal sonrası büyük dönüşün, dönemin gerçeğini oluşturmalıdır. Dolayısıyla yeni milli ideoloji arayışımızda Azerbaycanlılığı dışlayamayız. Azerbaycancılığın her dönemde toplumun en geçerli ideolojik temeli olması gerektiğini düşünüyorum. Bugün ülkemizde Azerbaycanlılık ideolojisi yüksek düzeyde propaganda ediliyor. Bu, halkımızın birliğini ve siyasi yönelimi veya inancı ne olursa olsun herkesin kritik anda devlet ve devletçilik bilinci etrafında birliğini içerir.

Azerbaycan ideolojisinin sürekli gündemde ve devletin ön saflarında yer alması sonucu, 44 gün süren Vatan Savaşı sırasında Azerbaycan halkı Başkomutanının etrafında kenetlenmiştir. Bugün dünyanın birçok ülkesinde iç savaşlar var, tehditler var, farklı ideolojik düşüncelere sahip halklar ve milletler bir devlet bünyesinde barış içinde yaşamıyor, Azerbaycanlılığın ideolojisi hoşgörüyü ve çok kültürlülüğü de içeriyor. Azerbaycancılık ideolojisinin arka planında Azerbaycan halkının devlete ve ülke başkanına olan sevgisi sürekli olarak ortaya çıkmaktadır. Yeni dönemin ideolojik çizgisi Azerbaycancılıkla sürdürülmeli ve zenginleştirilmelidir.

Yeni ideolojik çizgimizde ordu önemli bir noktada duruyor. Azerbaycancılık fikri milli ordunun ideolojisini güçlendirdi. Azerbaycan halkı ordu oldu, ordusunun yanında yer aldı. Ordumuz sadece Azerbaycan ordusu değil, Azerbaycan oldu. Yeni dönemde ailede, okulda ve medyada askeri vatanseverlik propagandası bu açıdan daima akılda tutulmalıdır.

Gençliği yabancı ideolojilerle ele geçirmeye çalışan neo-emperyalist kötülüklere karşı en büyük kalkan milli devlet idealidir.