Hayatı

Mâverâünnehir bölgesinin Fergana şehrinin Ahsîkes nahiyesinde doğdu. Hayatı, eğitimi ve seyahatleri hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Hanefî fukahası arasında önemli bir yeri vardır. Muhammed b. Muhammed el-Îdî el-Buhârî, Muhammed b. Ömer en-Nûhâbâdî/en-Nûcâbâzî ve Muhammed b. Muhammed el-Kabâvî’nin kendisinden fıkıh tahsil ettiği kaydedilir.

Ahsîkesî, 644’te vefat etti. Buhara’daki Makberetü’l-Kudâti’s-Seb‘a adlı kabristana Kadıhan’ın kabri yakınına defnedildi.

Ahsîkesî’nin el-Müntehab fî usûli’l-mezheb adlı meşhur eseri yanında ayrıca Miftâhu’l-usûl, Gâyetü’t-tahkîk, Dekâ’iku’l-usûl ve’t-tebyîn adında eserleri olduğu kaynaklarda zikredilir.

Öğretisi

Ahsîkesî özellikle fıkıh usûlüne dair el-Müntehab adlı muhtasar eseriyle tanınmıştır. Bu eser onun lakabına nispetle el-Müntehabü’l-Hüsâmî adıyla meşhur olmuştur. Birçok yazma nüshası bulunan eser defalarca basılmıştır. Bu esere tanınmış bazı Hanefî âlimleri tarafından sayıları onu aşan şerhler yazılmıştır. Bu şerhler arasında Hüseyin es-Siğnâkî’nin el-Vâfî’si; Abdülazîz el-Buhârî’nin Gâyetü’t-tahkîk’i; Emîr Kâtib el-İtkânî’nin et-Tebyîn’i ve Hâfızüddin Ebü’l-Berekât en-Nesefî’nin Şerhu’l-Muntahab’ı zikredilebilir.

Ahsîkesî, fıkıh usûlü anlayışını kendisinden önce Pezdevî ve Serahsî tarafından vaz edilen usûl meseleleri üzerinden sürdürmüştür. Meselelerin tertibinde küçük bazı takdim tehirler yer alır. Ayrıca ibarelerde kendine has üslubu sebebiyle kapalı ve hemen anlaşılması güç bir yazı üslubu tercih etmiştir. Hatta bu eserin anlaşılmasının güçlüğü üzerine Kâtip Çelebi, “insanlar bu eseri anlamak ve atlatmak için neredeyse helak oldular” sözünü kullanmıştır. Bununla birlikte el-Müntehab önemli bir geçiş noktasında yer aldığı için değeri usûlcüler tarafından fark edilmiş ve üzerine birçok şerh kaleme alınmıştır. Telif metodu olarak eserinde kısmen Şâfiî usûlü ile mukayeseye yer vermekte, karmaşık ve kapalı usûl meselelerine füru fıkıhtan misaller zikretmektedir.

Ahsîkesî’nin eserinde en dikkat çekici konu ise adının usûlü’l-mezheb şeklinde konulmuş olmasıdır. Buradan hareketle hicrî VII. yüzyılın ilk yarısında dahi fıkıh usûlünün bir mezhep usûlü olarak görüldüğüne işaret olarak görülebilir. Nitekim müellifin burada mezhep ile kastı Hanefî mezhebidir.

Öne Çıkan Eserleri

  • el-Müntehab fî Usûli’l-Mezheb: thk. Ahmed Muhammed Nasır Abbas el-Avazi, Dârü’l-Medari’l-İslâmî, Beyrut 2005.   

    Kaynak: İslam Düşünce Atlası
    Dijital Yapım: MÜSİDER ve TV5 Televizyonu