İlahiyatçı Abdullah Yuyucu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, son dönemde artan “mahremiyetin teşhiri” meselesine dikkat çekerek tepki gösterdi. Özellikle aile hayatının, özel anların ve dini mekanlarda çekilen videoların sosyal medyada paylaşılmasını eleştiren Yuyucu, toplumda “hayâ ve edep duygusunun zayıfladığını” belirtti.
Beş yıldır ilmî içerikler ürettiğini belirten Yuyucu, bugüne kadar bu kadar sert bir açıklama yapmadığını ifade ederek, insanların özel hayatlarını milyonlarca kişiye açmasını eleştirdi. Özellikle eşlerin ev içindeki görüntülerinin paylaşılması, hamilelik gibi özel meselelerin sosyal medya içeriğine dönüştürülmesi ve aile mahremiyetinin kamusal hale getirilmesinin “Müslüman toplum yapısıyla bağdaşmadığını” söyledi.
Yuyucu, Kâbe manzaralı bir otelde çekilen ve namaz sırasında hamilelik testinin gösterildiği bir videodan duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, bunun “mahremiyet sınırlarının aşılması” olduğunu vurguladı. Toplumun bu tür içeriklere ilgi göstermesini de eleştiren Yuyucu, “Bu insanları izleyen, takip eden ve prim veren toplum da bu sürecin parçası oluyor” ifadelerini kullandı.
“Hayâ ve edep duygusu kayboluyor” vurgusu
Paylaşımında sık sık “hayâ”, “iffet” ve “mahremiyet” kavramlarına vurgu yapan Yuyucu, sosyal medya kültürünün aile yapısını ve toplumsal değerleri olumsuz etkilediğini belirtti. İnsanların artık özel hayatlarını gizleme ihtiyacı hissetmediğini belirten Yuyucu, bunun yeni nesiller üzerinde de olumsuz etkiler doğurduğunu söyledi.
“Yediklerimiz ahlakı etkiliyor”
Yuyucu paylaşımında, insanların tükettiği gıdaların karakter ve ahlak üzerinde etkili olduğunu da savundu. Domuz eti, genetiği değiştirilmiş ürünler ve haram lokma üzerinden çeşitli değerlendirmelerde bulunan Yuyucu, “İnsan yediğinden etkilenir” ifadelerini kullandı. Toplumdaki ahlaki çözülmenin yalnızca sosyal medya ile değil, tüketim alışkanlıklarıyla da ilişkili olduğunu kaydetti.